
Şirket Ortağının Kâr Payı Alacağına Haciz Konulabilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Borçlunun Marka ve Patent Hakları Haczedilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Bir limited veya anonim şirket ortağının kişisel borcu nedeniyle icra takibi yürütülürken yalnızca banka hesapları, taşınmazları veya şirket payları değil, şirketin tasfiyesi sonucunda ortağa düşebilecek tasfiye payı da tahsilat bakımından önem taşıyabilir. Özellikle borçlu ortağın şirketi tasfiye sürecindeyse ve tasfiye sonunda önemli miktarda para veya malvarlığı elde etmesi bekleniyorsa alacaklının bu ekonomik değere yönelmesi gündeme gelebilir.
Kural olarak şirket tasfiye hâline girdiğinde şirketin malvarlığı doğrudan ortakların malvarlığına dönüşmez. Önce şirketin borçları ödenir, tasfiye işlemleri tamamlanır ve kalan net malvarlığı şirketler hukuku hükümlerine göre ortaklara dağıtılır. İşte borçlu ortağın bu dağıtım sonucunda elde edeceği tasfiye payı veya tasfiye bakiyesi üzerindeki hakkı, kişisel alacaklı açısından haciz konusu olabilir.
Bu nedenle şirket hesabındaki paraya doğrudan haciz koymak ile borçlu ortağın tasfiye sonucunda şirketten elde edeceği alacağı haczetmek birbirinden ayrılmalıdır.
Tasfiye Payı Nedir?
Tasfiye payı, şirket sona erip tasfiye işlemleri tamamlandıktan ve şirketin borçları ödendikten sonra kalan malvarlığından ortağa düşen ekonomik değerdir.
Örneğin bir limited şirketin tasfiye sonunda:
20 milyon TL varlığı,
8 milyon TL şirket borcu,
2 milyon TL tasfiye ve diğer yükümlülüğü
bulunduğunu varsayalım.
Basitleştirilmiş örnekte geriye 10 milyon TL tasfiye bakiyesi kalabilir. Borçlu ortağın bu bakiyeden ne kadar pay alacağı şirket sözleşmesi, pay oranı ve uygulanacak şirketler hukuku hükümlerine göre belirlenir.
Alacaklı açısından önemli olan, şirketin 10 milyon TL’sini haczetmek değil, borçlu ortağa düşecek tasfiye payına yönelmektir.
Tasfiye Hâlindeki Şirketin Banka Hesabına Ortağın Kişisel Borcu İçin Haciz Konulabilir mi?
Kural olarak hayır.
Şirket tasfiye hâline girmiş olsa bile tüzel kişiliği tasfiye amacıyla devam eder.
Şirket unvanında “tasfiye hâlinde” ibaresinin bulunması, şirketin banka hesabındaki paranın ortakların kişisel malvarlığı hâline geldiği anlamına gelmez.
Dolayısıyla ortağın kişisel borcu nedeniyle:
“Şirket zaten tasfiyede, hesabındaki paranın borçlunun payına düşen kısmını haczedelim.”
şeklinde doğrudan şirket banka hesabına yönelmek kural olarak doğru değildir.
Hedef, borçlu ortağın şirketten doğacak tasfiye payı alacağı olmalıdır.
Limited Şirket Ortağının Tasfiye Payı Haczedilebilir mi?
Kanuni şartları çerçevesinde evet.
Limited şirket ortağının tasfiye sonucunda şirketten elde edeceği ekonomik hak, ortağın malvarlığı kapsamında değerlendirilebilir.
Türk Ticaret Kanunu’nun limited şirketlere ilişkin hükümleri ile anonim şirket tasfiyesine yapılan atıflar birlikte dikkate alınmalıdır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Ancak tasfiye payının miktarı tasfiye başlangıcında kesin olarak belli olmayabilir. Önce şirket borçlarının ve tasfiye giderlerinin belirlenmesi gerekir.
Anonim Şirket Ortağının Tasfiye Payına Haciz Konulabilir mi?
Anonim şirketlerde de pay sahibinin tasfiye bakiyesine katılma hakkı bulunmaktadır.
TTK m.507 pay sahiplerinin tasfiye sonucuna katılma haklarına ilişkin temel hükümlerden biridir. Tasfiye aşamasında ise TTK m.536 ve devamındaki hükümler önem taşır.
Tasfiye sonucunda şirket borçları ödendikten ve gerekli işlemler tamamlandıktan sonra kalan varlık pay sahipleri arasında ilgili hükümler doğrultusunda dağıtılır.
Borçlu pay sahibine düşecek ekonomik değer kişisel alacaklılarının takibi bakımından önem taşıyabilir.
Tasfiye Payı Henüz Ödenmemişse Haciz Mümkün mü?
Tasfiye payının hukuki niteliği ve hangi aşamada bulunduğu önemlidir.
Tasfiye henüz devam ederken borçlu ortağın elde edeceği kesin miktar belli olmayabilir.
Örneğin şirketin 50 milyon TL varlığı bulunabilir ancak devam eden vergi uyuşmazlıkları, çalışan alacakları, ticari davalar veya başka şirket borçları nedeniyle tasfiye sonunda ne kadar bakiye kalacağı bilinmeyebilir.
Bu nedenle mevcut, doğacak veya şarta bağlı hakların haczi bakımından İcra ve İflas Kanunu hükümleri somut dosya özelinde değerlendirilmelidir.
İİK 89 Haciz İhbarnamesi Kullanılabilir mi?
Borçlu ortağın şirket nezdinde haczedilebilir bir hak veya alacağının bulunduğu durumda İİK m.89 haciz ihbarnamesi önemli araçlardan biri olabilir.
Şirket bu ilişkide icra dosyasının borçlusu değil, borçlu ortağın kendisinden alacağı bulunduğu ileri sürülen üçüncü kişi konumundadır.
Örneğin:
İcra borçlusu: A
Tasfiye hâlindeki şirket: XYZ Ltd. Şti.
A’nın ortaklık oranı: %40
Tasfiye sonucunda A’ya ödeme yapılması ihtimali: mevcut
ise A’nın şirketten doğacak tasfiye alacağının haczi değerlendirilir.
Ancak haczin kapsamı ve hukuki etkisi tasfiyenin hangi aşamada bulunduğuna göre ayrıca belirlenmelidir.
Tasfiye Memuruna Haciz Bildirilmesi Neden Önemlidir?
Tasfiye hâlindeki şirketin iş ve işlemleri tasfiye memurları tarafından yürütülür.
Bu nedenle borçlu ortağın tasfiye payı üzerinde haciz bulunduğunda bunun tasfiye sürecinde dikkate alınması gerekir.
Tasfiye sonunda borçlu ortağa yapılacak ödeme üzerinde geçerli bir haciz mevcutsa tasfiye memurlarının bunu görmezden gelerek parayı doğrudan borçlu ortağa ödemesi hukuki sorumluluk tartışmalarına yol açabilir.
Bu nedenle haczin doğru muhataba ve doğru hukuki yöntemle yöneltilmesi önemlidir.
Şirket Tasfiyeye Girdiğinde Ortak Parasını Hemen Alabilir mi?
Hayır.
Tasfiye sürecinin amacı şirketin malvarlığının belirlenmesi, alacaklarının tahsil edilmesi, borçlarının ödenmesi ve kalan bakiyenin dağıtılmasıdır.
Tasfiye hâlindeki şirketin kasasında 15 milyon TL bulunması, ortakların ertesi gün bu parayı payları oranında çekebilecekleri anlamına gelmez.
Öncelikle şirket alacaklılarının hakları korunmalıdır.
Bu nedenle ortağın kişisel alacaklısı da şirket alacaklılarından önce şirket malvarlığını doğrudan alamaz.
Şirket Alacaklıları mı, Ortağın Kişisel Alacaklıları mı Önceliklidir?
Şirketin malvarlığı öncelikle şirketin kendi borçlarının karşılanmasına hizmet eder.
Ortağın kişisel alacaklısı şirketin alacaklısı değildir.
Dolayısıyla borçlu ortağın kişisel alacaklısının şirket malvarlığını şirket alacaklılarından önce paylaşması söz konusu değildir.
Ortağın kişisel alacaklısı esas itibarıyla şirket borçları ve tasfiye işlemleri sonrasında ortağa kalacak değere yönelir.
Tasfiye Sonunda Borçlu Ortağa Para Yerine Taşınmaz Verilirse Ne Olur?
Tasfiye bakiyesinin dağıtım şekli somut şirket yapısına ve hukuki koşullara göre değişebilir.
Borçlu ortağa para yerine başka bir malvarlığı değerinin verilmesi gündeme gelirse mevcut haczin bu değer üzerindeki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle hacizden sonra tasfiye payının niteliğinin değiştirilerek alacaklının tahsil imkânının ortadan kaldırılmaya çalışıldığı iddia ediliyorsa işlem dikkatle incelenmelidir.
Borçlu Tasfiye Payını Eşine Devredebilir mi?
Borçlu tasfiye sonucunda elde edeceği alacağını üçüncü kişiye devretmeye çalışabilir.
Örneğin borçlu icra takibini öğrendikten sonra tasfiye payı hakkını eşine devrettiğini ileri sürebilir.
Bu durumda:
devir tarihi,
haciz tarihi,
alacağın devredilebilirliği,
devrin gerçek karşılığı,
tarafların ilişkisi
ve işlemin alacaklılardan mal kaçırma amacı taşıyıp taşımadığı incelenmelidir.
Tasfiye Payının Hacizden Önce Devredilmesi Haczi Engeller mi?
Her olayda aynı sonuç ortaya çıkmaz.
Gerçek ve hukuken geçerli bir alacak devri hacizden önce yapılmışsa alacağın kime ait olduğu buna göre değerlendirilir.
Ancak borçlunun takipten kaçmak amacıyla tasfiye payını yakınlarına veya kontrol ettiği başka şirkete devretmesi hâlinde tasarrufun iptali ve muvazaa gibi hukuki yollar gündeme gelebilir.
Bu nedenle yalnızca devir belgesinin tarihine değil işlemin gerçek ekonomik niteliğine de bakılması gerekir.
Tasarrufun İptali Davası Açılabilir mi?
İcra ve İflas Kanunu’ndaki şartların gerçekleşmesi hâlinde değerlendirilebilir.
Borçlu, önemli bir tasfiye payı elde edeceğini bildiği hâlde bu hakkını karşılıksız veya şüpheli şekilde eşine, kardeşine ya da ilişkili şirkete devrederek üzerinde haczedilebilir değer bırakmamış olabilir.
Bu durumda İİK’nın tasarrufun iptaline ilişkin hükümleri gündeme gelebilir.
Ancak her tasfiye payı devri otomatik olarak iptal edilmez.
Tasfiye Payı Başka Şirketin Hesabına Ödenirse Ne Yapılabilir?
Borçlu ortağın tasfiye payının kendi hesabı yerine başka bir şirketin hesabına gönderilmesini istemesi alacağın gerçek sahibini kendiliğinden değiştirmez.
Örneğin tasfiye sonucunda borçlu ortağın 4 milyon TL alacağı doğmuş ancak borçlu:
“Parayı benim hesabıma değil, diğer şirketimin hesabına gönderin.”
demiş olabilir.
Alacak borçluya aitse ödeme yapılacak IBAN’ın değiştirilmesi tek başına alacağın sahibini değiştirmez.
Bu nedenle para transfer edilmeden önce tasfiye payı alacağına haciz uygulanması daha etkili olabilir.
Tasfiye Payı Eşin Hesabına Ödenirse Ne Olur?
Aynı prensip geçerlidir.
Tasfiye payının gerçek sahibi borçluysa eşin IBAN’ına ödeme talimatı verilmesi alacağın mülkiyetini otomatik olarak eşe geçirmez.
Para ödendikten sonra üçüncü kişinin hesabındaki paranın aidiyetini tartışmak yerine tasfiye memurları nezdinde borçlunun alacağına zamanında yönelmek daha etkili bir tahsilat stratejisi olabilir.
Borçlu Tasfiye Payını Tahsil Ettikten Sonra Hesabını Boşaltırsa Ne Yapılabilir?
Bu durumda klasik banka hacziyle tahsilat zorlaşabilir.
Borçlunun tasfiye payını hangi tarihte aldığı, parayı nereye aktardığı ve karşılığında ne aldığı araştırılabilir.
Özellikle tasfiye ödemesinin hemen ardından paranın yakınlara aktarılması veya nakit çekilmesi hâlinde şartları varsa tasarrufun iptali ve diğer hukuki yollar değerlendirilebilir.
Bu nedenle tasfiye süreci devam ederken haciz uygulanması, para borçluya ulaştıktan sonra takip etmeye çalışmaktan daha etkili olabilir.
Tasfiye Payının Miktarı Nasıl Belirlenir?
Tasfiye başlangıcında ortağın kesin olarak ne kadar para alacağı bilinmeyebilir.
Tasfiye memurları şirketin:
varlıklarını,
alacaklarını,
borçlarını,
devam eden uyuşmazlıklarını,
vergi yükümlülüklerini,
çalışan alacaklarını
ve diğer yükümlülüklerini değerlendirir.
Bütün borçlar ve tasfiye giderleri karşılandıktan sonra kalan net değer tasfiye bakiyesini oluşturur.
Borçlu ortağın payı bundan sonra belirlenebilir.
Borçlunun Şirket Payına da Haciz Konulabilir mi?
Evet. Tasfiye payı ile şirket payının haczi birbirinden farklı konulardır.
Borçlunun şirket payı ayrı bir malvarlığı değeridir.
Tasfiye sonucunda ortaya çıkacak alacağı ise ayrı bir ekonomik haktır.
Şirket henüz faaliyetini sürdürüyorsa pay haczi önemli olabilir. Şirket tasfiyeye girdikten sonra ise tasfiye sonucunda ortağa yapılacak ödeme tahsilat bakımından ayrıca önem kazanır.
Somut dosyada iki yöntemin hukuki etkileri birlikte değerlendirilmelidir.
Tasfiyedeki Şirket Ticaret Sicilinden Nasıl Tespit Edilir?
Şirketin tasfiyeye girip girmediği, tasfiye memurlarının kim olduğu ve sicile tescil edilen işlemler bakımından Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi önemli resmi kaynaklardan biridir.
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi
Şirket ve ticari işletmelerin sicil işlemleri bakımından MERSİS sistemi de kullanılmaktadır.
MERSİS – Merkezi Sicil Kayıt Sistemi
Alacaklı açısından tasfiye ilanlarının erken tespit edilmesi önemlidir. Çünkü şirket tasfiyesi tamamlanıp tasfiye bakiyesi borçlu ortağa ödendikten sonra paranın başka hesaplara aktarılması tahsilatı zorlaştırabilir.
Şirket Ticaret Sicilinden Silinirse Tasfiye Payı Haczi Ne Olur?
Şirketin terkin edilmesi tasfiye sürecinin tamamlandığını gösterebilir. Ancak şirketin tasfiyesi sırasında unutulan malvarlığı, tamamlanmayan işlem veya hukuki eksiklik bulunması hâlinde ek tasfiye gündeme gelebilir.
Bu nedenle borçlu ortağın şirketi sicilden silinmiş olsa dahi şirketin sonradan ortaya çıkan malvarlığı bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılabilir.
TTK’da ek tasfiyeye ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.
Ek Tasfiye Halinde Alacaklı Ne Yapabilir?
Tasfiye tamamlandıktan sonra şirketin daha önce bilinmeyen bir taşınmazı, banka alacağı veya dava alacağı ortaya çıkabilir.
Bu durumda ek tasfiye kararı verilmesi gündeme gelebilir.
Ek tasfiye sonucunda borçlu ortağa yeni bir tasfiye bakiyesi düşecekse kişisel alacaklının bu hak bakımından da haciz imkânlarını değerlendirmesi gerekebilir.
Tasfiye Memuru Borçlu Ortağa Hacze Rağmen Ödeme Yaparsa Ne Olur?
Geçerli bir haczin usulüne uygun şekilde şirkete veya ilgili tasfiye organına bildirilmesine rağmen haczedilen alacağın borçluya ödenmesi ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
Tasfiye memurunun sorumluluğu, İİK m.89 hükümleri ve şirketler hukuku düzenlemeleri somut olayın özelliklerine göre birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle tasfiye memurlarının haciz bildirimlerini sıradan bir yazışma olarak değerlendirmemesi gerekir.
Tasfiye Payı Haczinde Hangi Belgeler Önemlidir?
Özellikle şirketin tasfiyeye giriş kararı, Ticaret Sicili Gazetesi ilanları, tasfiye memuru bilgileri, şirket sözleşmesi, borçlunun pay oranı, tasfiye bilançosu, şirket finansal tabloları ve varsa tasfiye bakiyesinin dağıtımına ilişkin kararlar önem taşır.
Alacaklı bakımından en kritik konu, borçlunun gerçekten hangi miktarda ve hangi tarihte bir tasfiye alacağı elde edeceğinin belirlenmesidir.
Tasfiye Payı Haczi İçin Şirketin Bütün Mali Kayıtları İstenebilir mi?
Alacaklının şirketin bütün ticari ve mali kayıtlarına sınırsız biçimde erişim hakkı bulunduğu söylenemez.
Ancak uyuşmazlık yargısal aşamaya taşındığında ve gerekli olduğunda ilgili şirket kayıtlarının mahkeme aracılığıyla celbi veya bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.
Talebin uyuşmazlıkla bağlantılı ve ölçülü olması önemlidir.
Şirket Tasfiyesinin Alacaklıdan Mal Kaçırmak İçin Yapıldığı İddia Edilebilir mi?
Şirketin tasfiyeye girmesi tek başına mal kaçırma anlamına gelmez.
Ancak örneğin borçlu şirket ortağı hakkında yüksek tutarlı icra takibi başladıktan hemen sonra şirket tasfiyeye sokulmuş, şirket varlıkları ilişkili kişilere devredilmiş ve tasfiye payı borçlunun yakınlarına yönlendirilmişse işlemler ayrı ayrı incelenmelidir.
Tasfiye sürecinin kendisinden ziyade tasfiye sırasında gerçekleştirilen somut işlemlerin gerçekliği önem taşır.
Tasfiye Payına İhtiyati Haciz Konulabilir mi?
İhtiyati haciz şartları mevcutsa borçlunun alacaklarına yönelik koruyucu tedbirler değerlendirilebilir.
Özellikle alacak henüz kesinleşmemişken şirketin tasfiyesinin tamamlanmak üzere olduğu ve borçlu ortağa yüksek miktarda ödeme yapılacağı biliniyorsa ihtiyati haciz önemli hâle gelebilir.
Ancak ihtiyati haczin İİK’daki özel şartlarının somut olayda gerçekleşmesi gerekir.
Tasfiye Payı Haczinde En Etkili Zamanlama Nedir?
Tahsilat açısından zamanlama son derece önemlidir.
Tasfiye payı borçlunun hesabına ödendikten sonra borçlu parayı saniyeler veya dakikalar içerisinde başka hesaba aktarabilir.
Buna karşılık haciz tasfiye süreci devam ederken şirket veya tasfiye memurları nezdinde etkili hâle getirilirse ödeme doğrudan borçluya ulaşmadan tahsilat imkânı doğabilir.
Bu nedenle tasfiye ilanlarının ve şirket sicil hareketlerinin takip edilmesi önemlidir.
2026’da Tasfiye Payı Haczinde Nasıl Bir Yol Haritası İzlenmelidir?
İlk olarak borçlunun hangi şirketlerde ortak olduğu belirlenmelidir. Ardından şirketin aktif mi yoksa tasfiye hâlinde mi olduğu kontrol edilmelidir.
Tasfiye varsa tasfiye memurları, borçlunun pay oranı ve tasfiye aşaması tespit edilmelidir.
Sonrasında borçlunun mevcut veya doğacak tasfiye payı bakımından İİK m.89 ve diğer haciz yöntemlerinin uygulanabilirliği değerlendirilmelidir.
Borçlunun tasfiye payını önceden eşine, yakınlarına veya ilişkili şirketlere devrettiği görülürse tasarrufun iptali ve muvazaa ihtimalleri ayrıca incelenmelidir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Tasfiye Payı Haczi
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere şirket ortağı borçluların bulunduğu yüksek tutarlı icra takiplerinde şirketin tasfiyeye girmesi alacaklı açısından önemli bir gelişmedir.
Borçlunun banka hesaplarında para bulunmaması, tasfiye sonucunda önemli miktarda ödeme alamayacağı anlamına gelmez.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından bu tür dosyalarda şirket payı, tasfiye payı, kâr payı, ortaklar cari hesabı ve şirketten doğan diğer hak ve alacakların birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından şirket ortağı borçlulara ilişkin icra dosyalarında özellikle tasfiye sürecinin ödeme yapılmadan önce takip edilmesi ve borçlunun şirketten doğacak alacağına zamanında yönelinmesi, tahsilat stratejisi bakımından önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Şirket ortağının tasfiye payına haciz konulabilir mi?
Borçlu ortağın tasfiye sonucunda şirketten doğacak haczedilebilir ekonomik hakkına kanuni şartlar çerçevesinde haciz uygulanması mümkündür.
2. Tasfiye hâlindeki şirketin banka hesabına ortağın borcu nedeniyle haciz konulur mu?
Kural olarak hayır. Şirket tüzel kişiliği tasfiye amacıyla devam eder ve şirket malvarlığı ortağın kişisel malvarlığı değildir.
3. Tasfiye tamamlanmadan haciz yapılabilir mi?
Tasfiye payının henüz kesinleşmediği durumlarda mevcut veya doğacak hakların haczine ilişkin İİK hükümleri somut olay özelinde değerlendirilmelidir.
4. Tasfiye payı için İİK 89 haciz ihbarnamesi gönderilebilir mi?
Borçlunun şirketten mevcut veya haczedilebilir nitelikte doğacak alacağı bulunuyorsa İİK m.89 kapsamında haciz ihbarnamesi gündeme gelebilir.
5. Tasfiye payı eşe devredilirse ne yapılabilir?
Devrin gerçekliği, tarihi ve karşılığı incelenir. Şartları varsa tasarrufun iptali veya muvazaa iddiaları değerlendirilebilir.
6. Tasfiye payı eşin banka hesabına yatırılırsa haciz engellenir mi?
Ödeme yapılacak IBAN’ın değiştirilmesi alacağın gerçek sahibini kendiliğinden değiştirmez.
7. Şirketin borçları ödenmeden ortağın tasfiye payına ödeme yapılabilir mi?
Tasfiye sürecinde öncelikle şirketin borçları ve yükümlülükleri karşılanır; kalan değer ortaklara dağıtılır.
8. Borçlunun hem şirket payına hem tasfiye payına haciz uygulanabilir mi?
Bunlar farklı ekonomik değerlerdir. Takibin aşamasına ve şirketin durumuna göre uygulanabilecek haciz yöntemleri ayrıca değerlendirilir.
9. Şirket sicilden silinmişse tasfiye payı artık takip edilemez mi?
Her zaman değil. Sonradan şirket malvarlığı ortaya çıkarsa şartları çerçevesinde ek tasfiye gündeme gelebilir.
10. Tasfiye payı haczinde en önemli konu nedir?
Zamanlamadır. Tasfiye bakiyesi borçluya ödenmeden önce şirket ve tasfiye memurları nezdinde gerekli hukuki işlemlerin gerçekleştirilmesi tahsilat bakımından büyük önem taşır.
Uzman Hukuki Destek
Borçlu şirket ortağının kişisel banka hesaplarında haczedilebilir malvarlığı bulunmamasına rağmen ortağı olduğu şirketin tasfiye sürecinde olması, önemli bir tahsilat imkânı oluşturabilir. Tasfiye payının belirlenmesi, İİK m.89 haciz ihbarnamesi, şirket payının haczi, tasfiye memurlarına yapılacak bildirimler ve tasfiye payının üçüncü kişilere devredilmesi hâlinde uygulanabilecek hukuki yollar birlikte değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak şirket ortağının tasfiye payının haczi, şirket payı haczi, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, ihtiyati haciz, tasarrufun iptali ve yüksek tutarlı ticari alacakların tahsili süreçlerinde hukuki destek sunuyoruz.
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır. Şirket türü, tasfiyenin aşaması ve borçlu ortağın hakkının niteliğine göre uygulanacak icra yöntemi değişebilir.




