
Deport Kararına Karşı Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Ne Zaman Yapılabilir? (2026 Güncel Rehber)
3 Kasım 2026
Deport Davasını Kazanan Yabancı Türkiye’ye Yeniden Nasıl Girebilir? (2026 Güncel Rehber)
3 Kasım 2026Deport işleminin durdurulması için idare mahkemesi davası ve Anayasa Mahkemesine tedbir talebi nasıl yapılır? Süreler, belgeler ve başvuru yolları hakkında 2026 güncel rehber.
Hakkında sınır dışı etme kararı verilen yabancının Türkiye’den çıkarılmasını önlemek için kullanılabilecek hukuki yollar, dosyanın bulunduğu aşamaya göre değişir. Deport kararının yeni tebliğ edildiği aşamada öncelikle yedi gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. İdare mahkemesinin davayı kesin olarak reddetmesinden sonra ise yaşam, işkence, kötü muamele veya maddi ve manevi bütünlük bakımından ciddi bir tehlike bulunuyorsa Anayasa Mahkemesine tedbir talepli bireysel başvuru yapılabilir.
Burada iki farklı koruma birbirinden ayrılmalıdır. İdare mahkemesinde süresinde dava açılması, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca sınır dışı işleminin uygulanmasını kanunen engeller. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması ise deportu kendiliğinden durdurmaz; Anayasa Mahkemesinin ayrıca tedbir kararı vermesi gerekir.
Deport Kararı Tebliğ Edildiğinde İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
Sınır dışı etme kararı yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına gerekçeli olarak tebliğ edilmelidir. Kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Görevli ve yetkili mahkeme, sınır dışı kararını veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Örneğin karar Ankara Valiliği tarafından verilmişse dava Ankara İdare Mahkemesinde açılır.
Dava dilekçesinde yalnızca sınır dışı kararının iptali değil, yabancının kişisel durumu ve gönderileceği ülkede karşılaşacağı riskler de ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır. Dava açıldıktan sonra mahkeme başvurusunun sınır dışı kararını veren valiliğe ve yabancı geri gönderme merkezindeyse merkez yönetimine bildirilmesi gerekir.
YUKK’un 53. maddesi uyarınca, yabancının rızası bulunmadıkça dava açma süresi içinde ve süresinde dava açılması hâlinde yargılama tamamlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilemez.
İdare Mahkemesinden Ayrıca Yürütmenin Durdurulması İstenmeli mi?
Sınır dışı kararlarına karşı açılan davalarda, kanundan kaynaklanan özel bir durdurma mekanizması bulunmaktadır. Yabancı yedi günlük süre içinde dava açtığında sınır dışı işlemi, yargılama tamamlanıncaya kadar kanun gereği uygulanmamalıdır.
Bu nedenle genel idari işlemlerdeki yürütmenin durdurulması talebi ile deport davalarındaki kanuni durdurucu etki birbirinden farklıdır. Bununla birlikte uygulamada dava dilekçesinde işlemin uygulanmaması, yabancının gönderilmemesi ve dosyanın acil incelenmesi açıkça talep edilebilir.
Dava açıldıktan sonra yalnızca mahkeme dosya numarasının alınmasıyla yetinilmemelidir. Dava açma belgesi, esas numarası ve dilekçe örneği aşağıdaki makamlara gecikmeden sunulmalıdır:
- Sınır dışı kararını veren valilik,
- İl Göç İdaresi Müdürlüğü,
- Yabancının tutulduğu geri gönderme merkezi,
- Deport işlemini yürüten kolluk birimi,
- Gerektiğinde havalimanındaki ilgili birimler.
Bu bildirim, yabancının dava devam ederken sehven veya bilgi eksikliği nedeniyle sınır dışı edilmesini önlemek açısından önemlidir.
Tedbir Talebi Hangi Aşamada Anayasa Mahkemesine Yapılır?
İdare mahkemesinin deport kararına karşı açılan davayı reddetmesi hâlinde karar kesindir. Bu karara karşı istinaf veya temyiz yolu bulunmaz. Ret kararının öğrenilmesiyle olağan yargı yolu tüketilmiş olur.
Yabancının sınır dışı edilmesi hâlinde yaşamına, fiziksel bütünlüğüne veya ruhsal bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunuyorsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir ve sınır dışı işleminin geçici olarak durdurulması talep edilebilir.
Anayasa Mahkemesine başvuru, idare mahkemesinin kesin kararının öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. Ancak deport işlemi yakınsa otuz günlük sürenin sonuna kadar beklenmemelidir.
AYM Başvurusu Deportu Kendiliğinden Durdurur mu?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması deport işlemini otomatik olarak durdurmaz. Bireysel başvuru numarasının alınması veya başvurunun kayda girmesi, tek başına yabancının sınır dışı edilmesine engel değildir.
Deport işleminin durması için Anayasa Mahkemesinin ayrıca tedbir kararı vermesi gerekir. Bu nedenle bireysel başvuru formundaki tedbir bölümüne talep açıkça yazılmalı ve gerekçeleri açıklanmalıdır.
Anayasa Mahkemesine göre bireysel başvuru, kamu gücü işleminin icrasını kendiliğinden durdurmaz. Bunun istisnası, yaşam veya maddi ve manevi bütünlük bakımından ciddi tehlike bulunduğunun belirlenmesi üzerine tedbir kararı verilmesidir.
AYM Tedbir Talebinde Hangi Riskler İleri Sürülebilir?
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 73. maddesine göre, başvurucunun temel haklarına, özellikle yaşamına veya maddi ve manevi varlığına yönelik ciddi bir tehlike bulunması hâlinde gerekli tedbirlere karar verilebilir.
Sınır dışı dosyasında şu riskler tedbir talebine dayanak oluşturabilir:
- Ölüm cezasına mahkûm edilme veya infaz edilme riski,
- İşkence veya insanlık dışı muamele tehlikesi,
- Siyasi görüş nedeniyle öldürülme veya ağır biçimde cezalandırılma,
- Din, etnik köken veya belirli bir toplumsal gruba mensubiyet nedeniyle hedef alınma,
- Silahlı çatışma nedeniyle ciddi ve kişisel tehdit,
- Cinsel yönelim nedeniyle öldürülme veya ağır şiddete maruz kalma,
- İnsan ticareti mağdurunun yeniden faillerin eline düşme riski,
- Aile içi şiddet mağdurunun failin bulunduğu ülkeye gönderilmesi,
- Hayati hastalığın gönderilecek ülkede tedavi edilememesi,
- Güvenli olmadığı ileri sürülen üçüncü ülke üzerinden riskli ülkeye gönderilme ihtimali.
Riskin genel ifadelerle değil, yabancının kişisel durumuna bağlanarak açıklanması gerekir. Yalnızca gönderilecek ülkede insan hakları sorunları bulunduğunun belirtilmesi yeterli olmayabilir.
Tedbir Talebi Nasıl Yazılmalıdır?
Tedbir talebinde öncelikle sınır dışı işleminin hangi aşamada olduğu açıklanmalıdır. Yabancı geri gönderme merkezinde bulunuyorsa, kendisine uçuş bilgisi verilmişse veya havalimanına sevk edilme hazırlığı başlamışsa bu hususlar açıkça belirtilmelidir.
Başvuruda şu sorular cevaplanmalıdır:
- Yabancı hangi ülkeye gönderilecektir?
- Risk kimden veya hangi makamdan kaynaklanmaktadır?
- Tehdit neden kişisel ve günceldir?
- Yabancı daha önce hangi saldırı veya kötü muameleye maruz kalmıştır?
- Kendi ülkesinin makamlarından neden koruma alamamaktadır?
- Sınır dışı işlemi ne kadar yakındır?
- Deport gerçekleştirilirse hangi telafisi imkânsız zarar ortaya çıkacaktır?
- İdare mahkemesi bu iddiaları neden yeterince incelememiştir?
Talep bölümünde, bireysel başvuru sonuçlanıncaya veya risk hakkında etkili bir inceleme yapılıncaya kadar sınır dışı işleminin tedbiren durdurulması açıkça istenmelidir.
Tedbir Talebine Hangi Belgeler Eklenmelidir?
Anayasa Mahkemesi ülke koşullarını resen araştırabilse de yabancıya özgü kişisel risklerin başvurucu tarafından somutlaştırılması gerekir.
Tedbir talebine mümkünse şu belgeler eklenmelidir:
- Sınır dışı etme kararı,
- Deport kararının tebliğ belgesi,
- İdare mahkemesine sunulan dava dilekçesi,
- İdare mahkemesinin kesin ret kararı,
- Ret kararının öğrenilme tarihini gösteren belge,
- Geri gönderme merkezi ve idari gözetim belgeleri,
- Uluslararası koruma başvurusuna ilişkin kararlar,
- Uçuş, sevk veya deport hazırlığını gösteren bilgiler,
- Tehdit mesajları ve sosyal medya yazışmaları,
- Yakalama, tutuklama veya mahkûmiyet kararları,
- Sağlık ve işkence raporları,
- Tanık anlatımları,
- Siyasi veya toplumsal faaliyet belgeleri,
- Güncel ve güvenilir ülke raporları,
- Aile üyelerine yönelik saldırıları gösteren belgeler.
Yabancı dildeki belgelerin Türkçe tercümelerinin eklenmesi başvurunun etkili değerlendirilmesini kolaylaştırır. Zaman son derece kısıtlıysa mevcut belgelerle başvuru yapılarak ek belgelerin daha sonra sunulacağı belirtilmelidir.
Tedbir Talebinin Aciliyeti Nasıl Gösterilir?
Tedbir kararı için yalnızca ağır bir risk bulunması değil, bu riskin yakın olması da önemlidir. Yabancının geri gönderme merkezinde tutulması tek başına hemen deport edileceğini göstermeyebilir. Ancak uçuş planlanması, konsolosluk işlemlerinin tamamlanması, seyahat belgesi düzenlenmesi veya havalimanına sevk hazırlığı aciliyeti gösterebilir.
Başvuruda yabancının mevcut konumu, geri gönderme merkezi, dosya numarası, sınır dışı edileceği ülke ve biliniyorsa planlanan uçuş tarihi belirtilmelidir.
Anayasa Mahkemesinin güncel ilkelerine göre mesai günlerinde saat 16.00’ya kadar ulaşan tedbir talepleri aynı gün, bu saatten sonra ulaşan talepler ise kural olarak ertesi gün değerlendirilir. Cuma günleri ve resmî tatiller öncesinde farklı saat düzenlemeleri uygulanmaktadır.
Bu nedenle yabancının uçağa bindirilmesine birkaç saat kala başvuru yapmak yerine risk öğrenildiği anda harekete geçilmelidir.
İdare Mahkemesi Davası Devam Ederken AYM’den Tedbir İstenebilir mi?
Kural olarak Anayasa Mahkemesine başvurmadan önce olağan idari ve yargısal yolların tüketilmesi gerekir. İdare mahkemesinde devam eden deport davası, kanun gereği sınır dışı işlemini durdurduğundan genellikle etkili bir başvuru yolu olarak kabul edilir.
Ancak dava açılmasına rağmen yabancı fiilen sınır dışı edilmek üzere havalimanına götürülmüşse, yetkili makamlar dava açıldığını dikkate almıyorsa veya başvuru yolu yabancıyı pratikte koruyamıyorsa durum farklı değerlendirilebilir.
Bu durumda idare mahkemesi davasının açıldığı, dava bilgisinin idareye bildirildiği ve buna rağmen deport işleminin devam ettiği belgelerle gösterilmelidir. Olağan yollar tüketilmeden AYM’ye başvurulması kabul edilemezlik riski taşıdığından mevcut yargısal yolların eş zamanlı ve etkili biçimde kullanılması gerekir.
Tedbir Kararı Verilirse Ne Olur?
Anayasa Mahkemesinin sınır dışı işleminin durdurulmasına yönelik tedbir kararı vermesi hâlinde karar ilgili idari makamlara bildirilir. Yabancı, tedbir kararında belirlenen süre veya koşullar boyunca sınır dışı edilemez.
Tedbir kararı, deport kararını tamamen iptal etmez ve yabancıya otomatik ikamet izni vermez. Karar yalnızca telafisi imkânsız zarar doğmasını önlemek amacıyla sınır dışı işleminin geçici olarak uygulanmamasını sağlar.
Anayasa Mahkemesi daha sonra bireysel başvurunun kabul edilebilirliği ve esası hakkında inceleme yapar. Riskin ortadan kalkması, yabancının güvenli başka bir ülkeye kabul edilmesi veya başvurunun kabul edilemez bulunması hâlinde tedbir kaldırılabilir.
Tedbir Talebi Reddedilirse Ne Yapılabilir?
Tedbir talebinin reddedilmesi, bireysel başvurunun esasının da mutlaka reddedileceği anlamına gelmez. Ancak sınır dışı işlemi bakımından geçici koruma sona erebilir veya hiç başlamamış olur.
Tedbir talebi reddedildikten sonra yeni ve önemli bir gelişme meydana gelirse bu durum derhâl Anayasa Mahkemesine bildirilmelidir. Örneğin yabancı hakkında yeni bir yakalama kararı çıkarılması, ailesine saldırı düzenlenmesi veya gönderilecek ülkede savaş başlaması yeni tedbir değerlendirmesi gerektirebilir.
İç hukuk yolları ve Anayasa Mahkemesi süreci tamamlandıktan sonra, ölüm veya kötü muamele tehlikesinin devam etmesi hâlinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin geçici tedbir mekanizması da dosyanın özelliklerine göre değerlendirilebilir. Ancak bu yol, olağan iç hukuk başvurularının yerine geçen ilk başvuru mercii değildir.
İdari Gözetim Tedbir Kararıyla Sona Erer mi?
Sınır dışı işleminin durdurulması, yabancının geri gönderme merkezindeki idari gözetimini otomatik olarak sona erdirmez. Deport kararı ile idari gözetim kararı iki farklı idari işlemdir.
İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulmalıdır. Yabancının kaçma riski bulunmaması, sabit bir adresinin olması, sağlık sorunları veya idari gözetime alternatif yükümlülüklerin yeterli olması serbest bırakılma talebinde ileri sürülebilir.
Anayasa Mahkemesinden alınan deport tedbiri, sınır dışı işlemini durdurur; geri gönderme merkezinden çıkış için ayrıca idari gözetimin kaldırılması gerekir.
Gönüllü Geri Dönüş Belgesi Tedbir Talebini Etkiler mi?
Yabancının gönüllü geri dönüş belgesini imzalaması, kendi rızasıyla ülkesine dönmek istediği şeklinde değerlendirilebilir. Bu durum idare mahkemesi davasını ve tedbir talebini önemli ölçüde etkileyebilir.
Yabancının içeriğini anlamadığı, tercüman bulunmadan imzaladığı veya baskı altında imzalamak zorunda kaldığı belge gerçek bir gönüllü dönüş iradesini göstermeyebilir. Böyle bir durumda belgenin hangi koşullarda imzalatıldığı ayrıntılı biçimde açıklanmalıdır.
Yabancı, anlamadığı hiçbir belgeyi tercüman veya avukat yardımı almadan imzalamamalıdır.
2026 Güncel Değerlendirme
2026 yılında sınır dışı işlemlerinde tedbir talebi hazırlanırken dosyanın hangi aşamada olduğunun doğru belirlenmesi gerekir. Deport kararının yeni tebliğ edildiği aşamada yedi günlük idare mahkemesi davası, idare mahkemesi kararından sonra ise otuz günlük Anayasa Mahkemesi başvurusu gündeme gelir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa, Muğla ve Aydın gibi yabancı nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde dava açma belgesinin İl Göç İdaresi Müdürlüğüne ve geri gönderme merkezine zamanında bildirilmesi önem taşır. Tedbir talebinde genel ülke koşullarından çok yabancının kişisel ve güncel risklerine odaklanılmalıdır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, sınır dışı kararının iptali, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, acil tedbir talebi ve idari gözetim süreçlerini birlikte değerlendirmektedir. Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından yürütülen hukuki incelemelerde deport işleminin bulunduğu aşama, başvuru süreleri ve telafisi imkânsız zarar riski öncelikli olarak ele alınmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Deport kararına karşı tedbir talebi nereye yapılır?
Kararın tebliğinden sonra öncelikle yedi gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır. İdare mahkemesinin kesin ret kararından sonra gerekli koşullar varsa Anayasa Mahkemesinden tedbir istenebilir.
2. İdare mahkemesinde dava açılması deportu durdurur mu?
Evet. Yabancının rızası bulunmadıkça, dava açma süresi içinde ve süresinde dava açılması hâlinde yargılama tamamlanıncaya kadar sınır dışı işlemi uygulanmamalıdır.
3. AYM başvurusu deportu otomatik durdurur mu?
Hayır. Anayasa Mahkemesinin ayrıca tedbir kararı vermesi gerekir.
4. Tedbir talebi için hangi tehlikenin bulunması gerekir?
Başvurucunun yaşamına veya maddi ve manevi varlığına yönelik ciddi, yakın ve kişisel bir tehlike bulunmalıdır.
5. Tedbir talebi için kaç günlük süre vardır?
Bireysel başvuru, idare mahkemesi kararının öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır. Ancak deport yakınsa otuz günlük sürenin sonu beklenmemelidir.
6. Tedbir talebinde ülke raporu sunmak yeterli midir?
Genellikle yeterli değildir. Ülke raporlarıyla birlikte yabancıya özgü kişisel risklerin ve somut delillerin sunulması gerekir.
7. Tedbir kararı yabancıyı geri gönderme merkezinden çıkarır mı?
Hayır. İdari gözetimin kaldırılması için ayrıca sulh ceza hâkimliğine başvurulmalıdır.
8. Deport uçuşu planlanmışsa ne yapılmalıdır?
Uçuş ve sevk bilgileri tedbir talebine eklenmeli, başvurunun aciliyeti açıkça belirtilmeli ve ilgili idari makamlar derhâl bilgilendirilmelidir.
9. Tedbir kararı deport kararını iptal eder mi?
Hayır. Tedbir, sınır dışı işlemini geçici olarak durdurur. Deport kararının hukuka uygunluğu ayrı olarak incelenir.
10. Gönüllü dönüş formu imzalandıktan sonra tedbir istenebilir mi?
Belge baskı altında veya içeriği anlaşılmadan imzalanmışsa bu durum açıklanarak tedbir talep edilebilir. Ancak imzalama koşullarının somut delillerle gösterilmesi önemlidir.
Uzman Hukuki Destek
Sınır dışı işleminde tedbir talep edilirken yedi günlük idare mahkemesi süresi, otuz günlük Anayasa Mahkemesi süresi ve deport işleminin aciliyeti birlikte değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır.
Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Mersin, Bursa, Muğla, Aydın ve Türkiye genelinde hizmet veren yabancılar hukuku alanında uzman avukat ile çalışarak haklarınızı güvence altına alabilirsiniz. Sınır dışı işlemi, tedbir kararı ve bireysel başvuru uyuşmazlıklarında FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık
Hemen Ara: 0312 434 22 22
Telefon ve WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara




