
Mağdur Şikâyetinden Vazgeçerse Sanığın Kabulü Gerekir mi? TCK 73 – 2026 Güncel Rehber
7 Ağustos 2026
Sadece Şikâyetçinin Beyanı ile Ceza Verilebilir mi? Yargıtay Uygulaması – 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026Savcılık delil yetersizliğinden dosyayı kapatır mı? KYOK nedir, hangi durumlarda takipsizlik kararı verilir, yeterli şüphe nedir, KYOK’a nasıl itiraz edilir? CMK 172 ve 173 kapsamında 2026 güncel rehber
Evet.
Cumhuriyet savcılığı, yürüttüğü soruşturma sonucunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği kanaatine ulaşırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verebilir.
Halk arasında bu karar genellikle:
“takipsizlik kararı”
veya
“savcılığın dosyayı kapatması”
olarak ifade edilmektedir.
Ancak savcılığın KYOK verebilmesi için mutlaka “hiç delil bulunmaması” gerekmez.
Dosyada bazı deliller bulunmasına rağmen bu deliller şüphelinin suçu işlediği konusunda kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphe oluşturmuyorsa yine KYOK verilebilir.
Bu nedenle en önemli soru:
Dosyada delil var mı?
değil;
Dosyadaki deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturuyor mu?
sorusudur.
KYOK Nedir?
KYOK, Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar anlamına gelir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesine göre Cumhuriyet savcısı soruşturma sonunda;
kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi
veya
kovuşturma olanağının bulunmaması
hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
Güncel mevzuata Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
KYOK ile Takipsizlik Aynı Şey mi?
Evet.
“Takipsizlik” uygulamada kullanılan eski ve yaygın ifadedir.
Kanuni terminolojide ise kararın adı:
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar
yani KYOKtur.
Bu nedenle UYAP veya savcılık dosyasında “KYOK” ifadesini gören kişi bunun takipsizlik kararı olduğunu bilmelidir.
Savcılık Hangi Durumlarda Dosyayı Kapatabilir?
KYOK yalnızca delil yetersizliği nedeniyle verilmez.
Somut dosyanın özelliklerine göre;
yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmaması,
fiilin suç oluşturmaması,
olayın esasen hukuki veya ticari uyuşmazlık niteliğinde olması,
şüphelinin suçla bağlantısının kurulamaması,
kovuşturma olanağının bulunmaması
gibi nedenlerle kamu davası açılmaması gündeme gelebilir.
Ancak her nedenin hukuki dayanağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Delil Yetersizliği Nedeniyle KYOK Nedir?
Örneğin A, B hakkında:
“Beni tehdit etti.”
iddiasıyla şikâyette bulunmuştur.
Savcılık soruşturma yapar.
Ancak;
kamera kaydı yoktur,
mesaj yoktur,
ses kaydı yoktur,
tanık yoktur,
şikâyetçinin anlatımlarında önemli çelişkiler vardır
ve B isnadı başından itibaren reddetmektedir.
Bu durumda savcılık mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturmadığı sonucuna ulaşabilir.
Sonuç:
KYOK verilebilir.
Ancak bu örnekten:
“Tanık veya kamera yoksa mutlaka KYOK çıkar.”
sonucu çıkarılmamalıdır.
Her dosyanın delil yapısı farklıdır.
Yeterli Şüphe Nedir?
Ceza soruşturmasında en önemli kavramlardan biridir.
CMK m.170 uyarınca soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler.
Dolayısıyla savcılığın önünde temel olarak şu ayrım vardır:
Yeterli şüphe varsa: İddianame
Yeterli şüphe yoksa: KYOK
Ancak yeterli şüphe, mahkûmiyet için gerekli ispat seviyesiyle aynı değildir.
Savcının soruşturma aşamasında:
“Bu kişi kesin olarak suçlu mudur?”
sorusuna cevap vermesi gerekmez.
Savcının değerlendirmesi kamu davası açılmasını haklı gösterecek seviyede delil bulunup bulunmadığı üzerinedir.
Savcılık Mahkûmiyet İçin Kesin Delil Arar mı?
Hayır.
Bu çok sık karıştırılmaktadır.
Savcılık aşamasında mahkûmiyeti kesinleştiren delil aranmaz.
Savcılık açısından iddianame düzenleme ölçütü yeterli şüphedir.
Mahkeme ise yargılama sonucunda sanığın suçluluğunun mahkûmiyet için gereken ispat seviyesine ulaşıp ulaşmadığını değerlendirir.
Bu nedenle:
“Kesin delil yoksa savcı dava açamaz.”
şeklindeki ifade hukuken doğru değildir.
Sadece Şikâyetçinin Beyanı Varsa Savcılık KYOK Verir mi?
Her zaman değil.
Ceza hukukunda:
“Tek delil mağdur beyanıysa mutlaka KYOK verilir.”
şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Özellikle;
cinsel suç,
tehdit,
hakaret,
aile içi şiddet
gibi bazı suçlar üçüncü kişilerin bulunmadığı ortamlarda işlenebilir.
Bu nedenle mağdurun beyanının delil değeri somut olay bakımından ayrıca değerlendirilir.
Savcılık özellikle;
beyanın tutarlı olup olmadığını,
zaman içerisinde değişip değişmediğini,
objektif delillerle desteklenip desteklenmediğini,
hayatın olağan akışıyla uyumlu olup olmadığını
inceleyebilir.
Şikâyetçinin Çelişkili İfadeleri KYOK Sebebi Olabilir mi?
Olabilir.
Ancak her küçük farklılık KYOK verilmesini gerektirmez.
Örneğin şikâyetçi ilk ifadesinde:
“Olay saat 18.00’de oldu.”
demiş, daha sonra:
“18.15 civarındaydı.”
demiş olabilir.
Bu farklılık tek başına önemli olmayabilir.
Ancak şikâyetçi önce:
“Olay sırasında yalnızdık.”
daha sonra:
“Üç arkadaşım yanımızdaydı.”
diyorsa anlatımın güvenilirliği bakımından daha ciddi bir çelişki söz konusu olabilir.
Savcılık bu çelişkileri dosyanın tamamıyla birlikte değerlendirmelidir.
Tanık Yoksa KYOK Verilir mi?
Otomatik olarak hayır.
Bir suçun tanığının bulunmaması suçun gerçekleşmediği anlamına gelmez.
Dosyada;
kamera kaydı,
mesaj,
telefon kaydı,
banka hareketi,
adli rapor,
bilirkişi raporu,
dijital veri
veya başka deliller bulunabilir.
Dolayısıyla tanık bulunmaması yalnızca delil değerlendirmesinin bir parçasıdır.
Kamera Kaydı Yoksa Savcılık Dosyayı Kapatır mı?
Her zaman değil.
Ceza soruşturmasında kamera görüntüsü zorunlu delil değildir.
Kamera bulunmasa bile başka deliller yeterli şüphe oluşturabilir.
Ancak olayın kamera görüntüsüyle doğrulanabileceği iddia edildiği hâlde görüntüler iddiayı desteklemiyorsa bu durum şüpheli lehine önemli olabilir.
WhatsApp Ekran Görüntüsü Tek Başına Dava Açılması İçin Yeterli mi?
Dosyanın niteliğine bağlıdır.
Savcılık;
mesajın gerçekliğini,
hesabın kime ait olduğunu,
mesajın bütünlüğünü,
konuşmanın öncesi ve sonrasını,
manipülasyon ihtimalini
ve gerektiğinde dijital inceleme sonuçlarını değerlendirebilir.
Sadece kırpılmış bir ekran görüntüsüne dayanılarak yapılan suçlamalarda delilin güvenilirliği ayrıca tartışılmalıdır.
Sahte veya Manipüle Edilmiş Delil Varsa Ne Olur?
Savunmanın en önemli alanlarından biri budur.
Örneğin şikâyetçi;
sahte WhatsApp konuşması,
montajlanmış ses kaydı,
değiştirilmiş ekran görüntüsü,
yapay zekâyla oluşturulmuş görüntü
sunmuş olabilir.
Bu durumda dijital materyalin teknik incelemeye gönderilmesi talep edilebilir.
Delilin gerçek olmadığı anlaşılırsa bu durum yalnızca mevcut soruşturmanın sonucunu değil, şartları varsa ayrıca ceza sorumluluğunu da gündeme getirebilir.
Şüphelinin İnkâr Etmesi KYOK İçin Yeterli mi?
Hayır.
Şüphelinin:
“Ben yapmadım.”
demesi tek başına KYOK verilmesini gerektirmez.
Savcılık şüphelinin savunmasını diğer delillerle karşılaştırır.
Örneğin şüpheli olay yerinde olmadığını söylüyor ve;
kamera görüntüsü,
uçak bileti,
otel kaydı,
konum verileri
ve başka objektif deliller bunu doğruluyorsa savunmanın delil değeri güçlenebilir.
Şüphelinin Suçla Bağlantısı Kurulamıyorsa KYOK Verilir mi?
Evet, yeterli bağlantı kurulamaması KYOK bakımından önemli olabilir.
Özellikle internet ve banka hesabı üzerinden işlenen dolandırıcılık soruşturmalarında bu konu sık görülmektedir.
Örneğin dolandırıcılık parası bir kişinin banka hesabına gelmiş olabilir.
Ancak yalnızca paranın hesaba gelmiş olması, her durumda hesap sahibinin dolandırıcılığı bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiğini kanıtlamaz.
Savcılık;
hesabın kim tarafından kullanıldığını,
paranın nasıl hareket ettirildiğini,
şüphelinin diğer kişilerle bağlantısını,
iletişim kayıtlarını,
IP ve cihaz verilerini
incelemelidir.
Banka Hesabına Para Gelmesi Tek Başına Dolandırıcılık İçin Yeterli mi?
Her durumda yeterli değildir.
Ceza sorumluluğu kişiseldir.
Kişinin suç teşkil eden fiile bilerek ve isteyerek katılıp katılmadığının araştırılması gerekir.
Örneğin hesabına para gelen kişinin olayın gerçek niteliğinden haberdar olmadığına ilişkin güçlü objektif deliller bulunabilir.
Bu durumda yalnızca IBAN sahibinin kimliğinden hareketle suç isnadı kurulması yeterli olmayabilir.
“Hukuki Uyuşmazlık” Nedeniyle KYOK Verilebilir mi?
Uygulamada oldukça sık görülür.
Örneğin A, B’ye 500.000 TL borç vermiştir.
B borcunu zamanında ödemez.
A:
“B beni dolandırdı.”
diyerek savcılığa başvurur.
Ancak olayda baştan itibaren hileli davranış bulunduğunu gösteren yeterli delil yoktur ve mesele yalnızca borcun ödenmemesinden ibarettir.
Savcılık olayın ceza hukuku değil borçlar veya ticaret hukuku uyuşmazlığı olduğu sonucuna ulaşabilir.
Bu durumda dolandırıcılık suçundan KYOK gündeme gelebilir.
Sözleşmenin İhlali Dolandırıcılık mıdır?
Her sözleşme ihlali dolandırıcılık değildir.
Bir kişinin sözleşmeden doğan borcunu yerine getirmemesi tek başına ceza sorumluluğu doğurmaz.
Dolandırıcılık bakımından kanunda aranan hileli davranış ve diğer unsurların oluşması gerekir.
Bu ayrım özellikle;
ticari sözleşmeler,
araç satışları,
gayrimenkul satışları,
yatırım ilişkileri,
borç verme işlemleri
ve ortaklık uyuşmazlıklarında önemlidir.
Savcılık Eksik Soruşturmayla KYOK Verebilir mi?
Savcılığın soruşturmayı etkin ve yeterli şekilde yürütmesi gerekir.
Örneğin şikâyetçi açıkça:
“Olayı gösteren kamera kayıtları bulunmaktadır.”
demesine rağmen görüntüler araştırılmamış olabilir.
Veya;
önemli tanık dinlenmemiş,
banka kayıtları getirtilmemiş,
telefon incelemesi yapılmamış,
bilirkişi incelemesi tamamlanmamış
olabilir.
Bu durumda verilen KYOK kararına karşı eksik soruşturma gerekçesiyle itiraz gündeme gelebilir.
Savcı Her Delili Toplamak Zorunda mı?
Savcı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir değerlendirme yapılabilmesi için gerekli soruşturma işlemlerini yürütmelidir.
CMK m.160 kapsamında Cumhuriyet savcısı şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür.
Bu nedenle soruşturma yalnızca şikâyetçinin iddiasını doğrulamaya yönelik yürütülemez.
Şüphelinin lehine olabilecek deliller de araştırılmalıdır.
Savcılık Şüphelinin Lehine Delilleri Toplamak Zorunda mı?
Evet.
Bu ceza soruşturmasının temel güvencelerinden biridir.
Örneğin şüpheli:
“Olay saatinde Ankara’da değildim, İstanbul’daydım.”
diyorsa ve bunu doğrulayabilecek objektif kayıtlar mevcutsa bunların araştırılması gerekebilir.
Savcılık yalnızca suçlamayı güçlendiren delilleri değil, şüpheliyi suçlamadan kurtarabilecek delilleri de değerlendirmelidir.
Savcılık Şüphelinin İfadesini Almadan KYOK Verebilir mi?
Somut olayın niteliğine göre şüphelinin ifadesi alınmadan da KYOK verilmesi mümkün olabilecek durumlar bulunabilir.
Örneğin ihbar edilen fiilin açıkça suç oluşturmadığının anlaşılması veya soruşturma sonucunda kişi hakkında suç şüphesinin yeterli düzeye ulaşmaması söz konusu olabilir.
Dolayısıyla:
“Şüphelinin ifadesi alınmadıysa KYOK geçersizdir.”
şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
KYOK Beraat Kararı mıdır?
Hayır.
Bu önemli bir ayrımdır.
KYOK savcılık tarafından soruşturma aşamasında verilen karardır.
Beraat ise ceza mahkemesinin kovuşturma sonunda verdiği hükümlerden biridir.
Bu nedenle:
KYOK = beraat
değildir.
Ancak her ikisi de kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilmediği anlamına gelir.
KYOK Sabıka Kaydına İşler mi?
KYOK bir mahkûmiyet kararı değildir.
Dolayısıyla mahkûmiyet hükmü gibi adli sicile işleyen bir ceza değildir.
Bir kişinin hakkında soruşturma yürütülmüş ve KYOK verilmiş olması, kişinin suçtan mahkûm olduğu anlamına gelmez.
KYOK UYAP’ta Görünür mü?
Soruşturmanın tarafları bakımından dosya ve kararın UYAP sistemindeki görünürlüğü, kişinin sıfatı ve erişim yetkisi çerçevesinde değerlendirilebilir.
Ancak KYOK’un UYAP’ta bulunması ile adli sicil kaydı aynı şey değildir.
Bu iki kavram karıştırılmamalıdır.
KYOK Kararında Gerekçe Bulunmak Zorunda mı?
KYOK kararının hukuki ve fiilî dayanağının anlaşılabilir olması önemlidir.
Kararın;
hangi delillerin değerlendirildiğini,
neden kamu davası açılmadığını
ve hangi hukuki sonuca ulaşıldığını
ortaya koyması gerekir.
Özellikle itiraz hakkının etkili kullanılabilmesi bakımından gerekçe önem taşır.
KYOK Kararı Kime Bildirilir?
CMK m.172 kapsamında karar;
suçtan zarar görene
ve
ifadesi daha önce alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye
bildirilir.
Kararda ayrıca itiraz hakkı, süresi ve mercii konusunda gerekli bilgiler yer almalıdır.
KYOK Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
KYOK kesin ve hiçbir şekilde denetlenemeyen bir karar değildir.
CMK m.173 kapsamında suçtan zarar gören kişi KYOK kararına karşı itiraz yoluna başvurabilir.
Bu nedenle şikâyetçi:
“Savcılık dosyayı kapattı, artık hiçbir şey yapılamaz.”
diye düşünmemelidir.
KYOK’a İtiraz Süresi Ne Kadardır?
2026 itibarıyla güncel CMK m.173 kapsamında suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir.
Bu süre kritik önemdedir.
Bu nedenle kararın yalnızca verildiği tarih değil, tebliğ tarihi de kontrol edilmelidir.
KYOK’a İtiraz Nereye Yapılır?
CMK m.173’te öngörülen usule göre KYOK’a itiraz, ilgili sulh ceza hâkimliği tarafından incelenir.
Yetkili merci belirlenirken kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığı ve kanundaki yetki kuralları dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle itiraz dilekçesi hazırlanırken merci hatası yapılmaması önemlidir.
KYOK’a İtiraz Dilekçesinde Ne Yazılmalıdır?
Etkili bir KYOK itirazında yalnızca:
“Karara katılmıyorum.”
denilmesi genellikle yeterli değildir.
İtirazda mümkün olduğunca somut şekilde;
hangi delilin değerlendirilmediği,
hangi tanığın dinlenmediği,
hangi kamera kaydının araştırılmadığı,
hangi banka kaydının getirtilmediği,
hangi hukuki değerlendirmenin yanlış olduğu,
hangi çelişkinin gözden kaçırıldığı
açıklanmalıdır.
Eksik Soruşturma KYOK’un Kaldırılmasını Sağlayabilir mi?
Evet, somut olayda önemli olabilir.
Örneğin dolandırıcılık iddiasında banka kayıtları dosyaya getirtilmeden KYOK verilmişse;
tehdit dosyasında mesajların bulunduğu telefon incelenmeden karar verilmişse;
yaralama dosyasında kamera görüntüleri araştırılmamışsa;
savcılığın soruşturmayı tamamlamadan karar verdiği ileri sürülebilir.
Ancak eksik olduğu iddia edilen işlemin sonuca etkili olması önemlidir.
Sulh Ceza Hâkimliği KYOK İtirazını Kabul Ederse Ne Olur?
İtirazın kabul edilmesi hâlinde soruşturma süreci kanundaki usule göre devam eder.
Gerekli soruşturma işlemlerinin tamamlanması ve kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunup bulunmadığının yeniden değerlendirilmesi gündeme gelir.
Bu nedenle KYOK’un kaldırılması:
“Şüpheli kesin suçludur.”
anlamına gelmez.
Soruşturma yeniden değerlendirilir.
KYOK’a İtiraz Reddedilirse Ne Olur?
İtirazın reddedilmesi durumunda KYOK hukuki sonuçlarını sürdürür.
Ancak daha sonra ortaya çıkan yeni deliller bakımından CMK’daki özel düzenlemeler ayrıca değerlendirilmelidir.
KYOK’tan Sonra Aynı Olay İçin Tekrar Soruşturma Açılabilir mi?
Bu konuda CMK m.172/2 önemlidir.
Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.
Ayrıca kanunda öngörülen usul ve hâkimlik kararı şartları dikkate alınmalıdır.
Dolayısıyla:
“KYOK verildi, dosya hayat boyu hiçbir şekilde açılamaz.”
demek doğru değildir.
Ancak savcılık da aynı delilleri yeniden değerlendirerek keyfî şekilde aynı soruşturmayı sürekli açamaz.
Yeni Delil Nedir?
Yeni delil kavramı somut olay bakımından değerlendirilir.
Örneğin KYOK’tan sonra;
yeni kamera görüntüsü ortaya çıkması,
olayı gören yeni tanığın bulunması,
yeni banka kayıtlarına ulaşılması,
telefon incelemesinden yeni veri elde edilmesi,
DNA veya başka kriminal inceleme sonucunun ortaya çıkması
yeni delil tartışmasını gündeme getirebilir.
Ancak zaten soruşturma dosyasında bulunan bir delilin yalnızca yeniden yorumlanması her durumda “yeni delil” olarak kabul edilmez.
Şikâyetçi Yeni Delil Bulursa Ne Yapmalı?
Yeni delilin;
ne olduğu,
ne zaman ortaya çıktığı,
önceki soruşturmada neden bulunmadığı
ve
suç isnadını nasıl etkilediği
açıklanarak Cumhuriyet Başsavcılığına sunulabilir.
Özellikle kesinleşmiş KYOK sonrasında soruşturmanın yeniden yürütülmesinin kanuni şartları ayrıca incelenmelidir.
Şüpheli KYOK İçin Dilekçe Verebilir mi?
Evet.
Şüpheli veya müdafii soruşturma dosyasına savunma ve delil sunabilir.
Örneğin;
kamera görüntüleri,
banka kayıtları,
yazışmalar,
konum kayıtları,
sözleşmeler,
tanık bilgileri,
bilirkişi değerlendirmeleri
sunularak isnadın yeterli şüphe oluşturmadığı ileri sürülebilir.
Uygulamada etkili bir soruşturma savunması için iddianame düzenlenmesini beklemek her zaman doğru strateji olmayabilir.
Şüpheli Açısından KYOK Talebi Nasıl Güçlendirilir?
Savunmanın yalnızca:
“Suçlamayı kabul etmiyorum.”
şeklinde kurulması yerine suçlamayı çürüten objektif deliller gösterilmelidir.
Örneğin:
İddia: Para şüphelinin hesabına gönderildi.
Savunma: Hesabın kullanımı ve para hareketinin amacı banka kayıtlarıyla açıklanıyor.
İddia: Tehdit mesajını şüpheli gönderdi.
Savunma: Hesap veya cihaz bağlantısı teknik verilerle doğrulanmıyor.
İddia: Şüpheli olay yerindeydi.
Savunma: Kamera, seyahat veya başka objektif kayıtlar farklı yerde olduğunu gösteriyor.
Bu yöntem KYOK talebini çok daha güçlü hâle getirebilir.
Delil Yetersizliği Savunmasında Kontrol Edilmesi Gereken 20 Nokta
- Suçun bütün kanuni unsurları oluşmuş mu?
- Şüpheli ile fiil arasında bağlantı kurulmuş mu?
- Şikâyetçi beyanları tutarlı mı?
- Tanık anlatımları birbiriyle uyumlu mu?
- Kamera görüntüsü bulunuyor mu?
- Kamera görüntüsü gerçekten şüpheliyi gösteriyor mu?
- Dijital delillerin kaynağı doğrulanmış mı?
- WhatsApp kayıtlarının bütünlüğü kontrol edilmiş mi?
- Telefon veya bilgisayar incelemesi yapılmış mı?
- Banka hareketleri suç kastını gösteriyor mu?
- HTS veya iletişim kayıtları iddiayı destekliyor mu?
- Adli rapor suçlamayla uyumlu mu?
- Bilirkişi incelemesi gerekli mi?
- Şüphelinin lehine deliller toplanmış mı?
- Alibi savunması araştırılmış mı?
- Şikâyetçi ile şüpheli arasında husumet bulunuyor mu?
- Olay aslında özel hukuk uyuşmazlığı mı?
- Eksik soruşturma işlemi var mı?
- Toplanan deliller yalnızca basit şüphe mi oluşturuyor?
- Deliller gerçekten kamu davası açılması için yeterli şüphe seviyesine ulaşıyor mu?
Bu sorular cevapsız bırakılmamalıdır.
Çünkü KYOK bakımından belirleyici olan yalnızca delil sayısı değil, delillerin niteliği ve suç isnadıyla kurduğu bağlantıdır.
Delil Yetersizliği Nedeniyle KYOK Alınabilecek Dosyalarda Yapılan 10 Hata
- Savcılığa hiç savunma dilekçesi sunmamak
- Yalnızca “suçsuzum” demek
- Lehe kamera kayıtlarını zamanında istememek
- Banka kayıtlarını açıklamamak
- Dijital delillerin gerçekliğine itiraz etmemek
- Şikâyetçinin çelişkili ifadelerini karşılaştırmamak
- Hukuki uyuşmazlık ile ceza suçunu ayırmamak
- Lehe tanıkları bildirmemek
- Eksik soruşturma işlemlerini belirtmemek
- İddianame düzenlenmesini bekleyip soruşturma aşamasını pasif geçirmek
Örnek Olay 1: Dolandırıcılık Şikâyeti Ama Aslında Borç Uyuşmazlığı
A, B’ye ticari ilişki kapsamında para vermiştir.
B borcunu zamanında ödeyememiştir.
A dolandırıcılık şikâyetinde bulunur.
Ancak;
taraflar arasında gerçek sözleşme vardır,
ticari ilişki uzun süredir devam etmektedir,
B’nin başlangıçtan itibaren hileli davranışta bulunduğunu gösteren yeterli delil bulunmamaktadır.
Bu durumda olayın özel hukuk uyuşmazlığı olduğu değerlendirilerek KYOK verilmesi gündeme gelebilir.
Örnek Olay 2: Tehdit İddiası ve Çelişkili Beyanlar
Şikâyetçi ilk ifadesinde tehdidin telefon görüşmesinde gerçekleştiğini söyler.
İkinci ifadesinde tehdidin WhatsApp üzerinden gönderildiğini belirtir.
Dosyada WhatsApp mesajı bulunmamaktadır.
Şüpheli suçlamayı reddetmektedir.
Bu durumda savcılık çelişkileri ve diğer delilleri değerlendirerek yeterli şüphe oluşup oluşmadığını belirlemelidir.
Örnek Olay 3: Banka Hesabına Gelen Dolandırıcılık Parası
Dolandırıcılık mağdurunun gönderdiği para A’nın hesabına ulaşmıştır.
Ancak yalnızca IBAN sahipliği tespit edilmiştir.
A’nın mağdurla iletişimi bulunmamaktadır.
Dolandırıcılığı gerçekleştiren kişilerle bağlantısını gösteren başka delil yoktur.
Bu durumda A’nın suça bilerek ve isteyerek katılıp katılmadığının ayrıntılı biçimde araştırılması gerekir.
Sadece hesap sahipliği üzerinden otomatik ceza sorumluluğu kurulamaz.
Örnek Olay 4: Kamera Görüntüsü Şüpheliyi Doğrulamıyor
Şikâyetçi:
“Beni A darp etti.”
demektedir.
Olay yerindeki kamera görüntüsü incelenir ve A’nın olay sırasında başka bir noktada olduğu görülür.
Bu objektif delil şüpheli lehine son derece güçlü olabilir ve KYOK değerlendirmesinde dikkate alınmalıdır.
Örnek Olay 5: Eksik Soruşturma Sonucu KYOK
Şikâyetçi olay yerinde üç kamera bulunduğunu savcılığa bildirmiştir.
Savcılık görüntüleri istemeden KYOK vermiştir.
Kamera görüntülerinin olayın aydınlatılması açısından belirleyici olabileceği ortaya konulabiliyorsa KYOK’a itirazda eksik soruşturma özellikle ileri sürülebilir.
Sık Sorulan Sorular
1. Savcılık delil yetersizliğinden dosyayı kapatabilir mi?
Evet. Kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememişse KYOK verilebilir.
2. KYOK ne demektir?
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar demektir. Halk arasında takipsizlik olarak bilinir.
3. Hiç delil yoksa KYOK verilir mi?
Yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmuyorsa KYOK gündeme gelir. Ancak değerlendirme dosyanın tamamına göre yapılır.
4. Sadece mağdurun beyanıyla dava açılabilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre mümkün olabilir. “Tek mağdur beyanı hiçbir zaman yeterli değildir” şeklinde genel bir kural yoktur.
5. Şüphelinin inkâr etmesi KYOK için yeterli mi?
Hayır. İnkâr savunmasının diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
6. KYOK beraat midir?
Hayır. KYOK savcılık tarafından soruşturma aşamasında, beraat ise mahkeme tarafından kovuşturma aşamasında verilen farklı kararlardır.
7. KYOK sabıkaya işler mi?
KYOK bir mahkûmiyet kararı değildir ve mahkûmiyet hükmü gibi adli sicil kaydı oluşturmaz.
8. KYOK’a itiraz edilebilir mi?
Evet. CMK m.173 kapsamında itiraz mümkündür.
9. KYOK’a itiraz süresi kaç gündür?
2026 itibarıyla güncel düzenlemeye göre tebliğden itibaren iki haftadır.
10. KYOK’tan sonra dosya yeniden açılabilir mi?
Kanundaki koşulların oluşması ve özellikle yeni delilin ortaya çıkması hâlinde yeniden soruşturma gündeme gelebilir.
KYOK Kararı Verilmeden Önce Dosyada Ne Yapılmalı?
Şüpheli açısından soruşturmanın pasif biçimde beklenmesi her zaman doğru değildir.
Özellikle hakkındaki suçlamanın objektif delillerle çürütülebileceği dosyalarda soruşturma aşamasında;
lehe deliller sunulması,
kamera kayıtlarının talep edilmesi,
tanıkların bildirilmesi,
banka hareketlerinin açıklanması,
dijital delillerin incelenmesinin istenmesi,
şikâyetçi ifadelerindeki çelişkilerin gösterilmesi
önemli olabilir.
Çünkü ceza savunmasının amacı yalnızca mahkemede beraat almak değildir.
Bazı dosyalarda asıl hedef:
Yeterli şüphe oluşmadığını soruşturma aşamasında ortaya koyarak kamu davası açılmasını önlemek
olmalıdır.
Buna karşılık suçtan zarar gören kişi açısından savcılık eksik soruşturmayla KYOK vermişse, itiraz dilekçesinde eksikliklerin tek tek ve somut deliller üzerinden gösterilmesi gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK – KYOK ve Savcılık Soruşturmalarında Hukuki Destek
Savcılık soruşturmalarında delil yetersizliği nedeniyle KYOK verilmesi, yalnızca dosyada kaç delil bulunduğuna bakılarak belirlenmez.
Asıl önemli olan;
delillerin güvenilirliği,
şüpheli ile suç arasındaki bağlantı,
şikâyetçi ifadelerinin tutarlılığı,
objektif kayıtların iddiayı destekleyip desteklemediği,
suçun kanuni unsurlarının oluşup oluşmadığı
ve soruşturmanın eksiksiz yürütülüp yürütülmediğidir.
Özellikle dolandırıcılık, tehdit, hakaret, yaralama, banka hesabı üzerinden işlenen suçlar, dijital suçlar ve ticari ilişkilerden kaynaklanan ceza şikâyetlerinde olayın yalnızca şikâyetçinin anlatımı üzerinden değerlendirilmemesi gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya liderliğinde; Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde savcılık soruşturmaları, şüpheli savunması, KYOK talepleri, takipsizlik kararlarına itiraz, eksik soruşturma ve ceza davalarına ilişkin hukuki süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
İletişim: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Güncel CMK ve TCK hükümleri için Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden resmi mevzuat incelenebilir.




