
2026 Ceza Davalarında En Güçlü 25 Beraat Sebebi: Yargıtay Uygulamasıyla Rehber
10 Ağustos 2026
Şirket Ortağının Kendi Şirketine Rakip İş Yapması Hukuka Aykırı mı? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026Şirket Ortağı Şirket Hesabından İzinsiz Para Çekerse Ne Yapılır? 2026
Şirket ortağının şirket banka hesabından izinsiz para çekmesi suç mu? Paranın iadesi, müdür ve yönetici sorumluluğu, güveni kötüye kullanma, tazminat, ortaklıktan çıkarma, ihtiyati haciz ve ceza şikâyeti yollarını 2026 güncel mevzuatıyla inceleyin
Şirket ortakları arasında en ciddi uyuşmazlıklardan biri, bir ortağın şirket banka hesabındaki parayı diğer ortakların bilgisi veya şirketin hukuki menfaati dışında kendi hesabına ya da üçüncü kişilere aktarmasıdır.
Uygulamada şu durumlarla sık karşılaşılmaktadır:
- Şirket ortağının şirket hesabından kendi hesabına para göndermesi
- Şirket kredi kartının kişisel harcamalarda kullanılması
- Şirket kasasından açıklamasız nakit çekilmesi
- Şirket müdürünün kendisine yüksek tutarlı transferler yapması
- Ortağın eşine veya yakınlarına şirket parasının gönderilmesi
- Gerçek bir ticari işlem olmaksızın üçüncü kişilere ödeme yapılması
- Şirket hesabından yapılan çekimlerin muhasebede farklı gösterilmesi
- Ortağın şirket parasını kişisel borçlarını ödemek amacıyla kullanması
Böyle bir işlem ortaya çıktığında diğer ortakların ilk tepkisi genellikle:
“Ortak zaten şirketin sahibi; şirketten para çekmesi suç olabilir mi?”
sorusudur.
Cevap şirketin türüne, ortağın aynı zamanda müdür veya yönetici olup olmadığına, şirket sözleşmesine, temsil yetkilerine, çekilen paranın hukuki sebebine ve paranın nasıl kullanıldığına göre değişir.
Ancak temel kural önemlidir:
Şirket malvarlığı ile ortakların kişisel malvarlığı birbirinden ayrıdır. Ortağın şirkette pay sahibi olması, şirket banka hesabındaki parayı istediği gibi kişisel amaçlarla kullanabileceği anlamına gelmez.
Şirketin Parası Ortakların Parası mıdır?
Özellikle limited ve anonim şirketlerde hayır.
Şirket ayrı bir tüzel kişiliğe ve kendisine ait malvarlığına sahiptir.
Örneğin bir limited şirketin banka hesabında 5 milyon TL bulunuyorsa şirketin %50 ortağı:
“Şirketin yarısı benim, dolayısıyla 2,5 milyon TL’yi çekebilirim.”
diyemez.
Ortaklık payı, şirket banka hesabındaki paranın aynı oranda doğrudan mülkiyetini sağlamaz.
Şirket parasının ortağa aktarılabilmesi için hukuken geçerli bir sebep bulunmalıdır.
Bu sebep örneğin;
kâr payı dağıtımı,
şirketin ortağa olan gerçek borcunun ödenmesi,
usulüne uygun ücret veya huzur hakkı ödemesi,
masraf iadesi
gibi bir hukuki ilişkiye dayanabilir.
Şirket Ortağının Şirket Hesabından Para Çekmesi Her Zaman Hukuka Aykırı mı?
Hayır.
Burada “para çekilmiş olması” ile “hukuka aykırı para çekilmiş olması” birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin şirketin ortağa 500.000 TL borcu vardır ve bu borç ödenmiştir.
Bu durumda banka hesabından ortağa para gönderilmesi tek başına hukuka aykırı değildir.
Benzer şekilde hukuka uygun biçimde kararlaştırılmış kâr payının ödenmesi de farklıdır.
Sorun özellikle:
hukuki sebebi bulunmayan,
şirket menfaatine dayanmayan,
yetkisiz,
gerçek dışı işlemle gizlenen
veya kişisel menfaat amacıyla gerçekleştirilen transferlerde ortaya çıkar.
Ortağın Aynı Zamanda Şirket Müdürü Olması Durumu Değiştirir mi?
Evet, önemli ölçüde değiştirebilir.
Limited şirket ortağı aynı zamanda müdürse şirketi temsil yetkisine sahip olabilir.
Ancak temsil yetkisinin bulunması:
“Şirket parasını kendi kişisel malvarlığı gibi kullanabilir.”
anlamına gelmez.
Türk Ticaret Kanunu kapsamında müdürlerin kanundan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri hâlinde hukuki sorumlulukları gündeme gelebilir.
Benzer esaslar anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından da önem taşır.
Güncel Türk Ticaret Kanunu metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Şirket Hesabından İzinsiz Para Çekildiğinde İlk Ne Yapılmalıdır?
İlk yapılması gereken işlem delillerin korunmasıdır.
Özellikle;
banka hesap ekstreleri,
dekontlar,
internet bankacılığı işlem kayıtları,
şirket kredi kartı hareketleri,
muhasebe kayıtları,
yevmiye ve kebir kayıtları,
faturalar,
genel kurul kararları,
müdürler kurulu kararları,
WhatsApp ve e-posta yazışmaları,
şirket sözleşmesi,
imza ve temsil yetkileri
incelenmelidir.
Çünkü sonradan açılacak hukuk veya ceza dosyasındaki temel soru genellikle şudur:
“Bu para neden çekildi?”
Banka Dekontunun Açıklama Kısmı Önemli midir?
Evet, fakat tek başına belirleyici değildir.
Örneğin dekont açıklamasına:
“borç ödeme”
yazılmış olabilir.
Ancak şirketin ortağa gerçekten borcu bulunmuyorsa yalnızca açıklama kısmına “borç ödeme” yazılması işlemi hukuka uygun hâle getirmez.
Aynı şekilde:
“masraf”, “avans”, “ödeme”, “cari hesap”
gibi ifadelerin de muhasebe ve ticari kayıtlarla karşılaştırılması gerekir.
Şirket Ortağına İhtarname Gönderilebilir mi?
Evet.
Somut olayın özelliklerine göre para çeken ortağa veya yöneticiye noter aracılığıyla ihtarname gönderilerek;
işlemlerin açıklanması,
hesap verilmesi,
paranın şirkete iade edilmesi,
belgelerin teslim edilmesi
talep edilebilir.
İhtarname özellikle sonradan ortaya çıkabilecek:
“Bu ödeme diğer ortakların bilgisi dahilindeydi.”
savunmasına karşı önemli olabilir.
Ancak yüksek miktarlı veya mal kaçırma riski bulunan olaylarda yalnızca ihtarnameyle yetinmek doğru olmayabilir.
Şirket Parasının İadesi İçin Dava Açılabilir mi?
Somut olayın hukuki niteliğine göre evet.
Şirket malvarlığından hukuki sebep olmaksızın çıkarılan paranın geri alınması amacıyla ilgili özel hukuki ilişkiye göre alacak, tazminat veya diğer hukuki talepler gündeme gelebilir.
Burada önemli bir nokta vardır:
Zarar doğrudan şirketin malvarlığında meydana gelmişse davanın kimin tarafından ve hangi hukuki sıfatla açılacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Diğer ortak:
“Şirketin %50’si benim, çekilen paranın yarısını bana ver.”
şeklinde her durumda doğrudan kişisel alacak iddiasında bulunamaz.
Şirket zararının ve ortağın kişisel zararının birbirinden ayrılması gerekir.
Şirket Yöneticisine Karşı Tazminat Davası Açılabilir mi?
Şirket ortağı aynı zamanda müdür veya yönetici ise yöneticilerin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümler gündeme gelebilir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 553. maddesi kapsamında kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri hâlinde verdikleri zararlardan sorumlulukları söz konusu olabilir.
Limited şirket müdürleri bakımından da TTK’daki özel düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Şirket Ortağının Yetkileri Kaldırılabilir mi?
Ortak aynı zamanda şirket müdürü veya yönetici ise bu seçenek özellikle önemlidir.
Limited şirketlerde müdürün görevden alınması ve yönetim/temsil yetkisinin sınırlandırılması konusunda TTK m.630 önem taşır.
Haklı sebeplerin bulunması hâlinde mahkemeden müdürün yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılması talep edilebilir.
Şirket parasının şirket menfaatine aykırı biçimde kişisel amaçlarla kullanılması, somut olayın koşullarına göre haklı sebep değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Banka Yetkileri Değiştirilebilir mi?
Şirketin temsil yapısı ve yetkili organ kararları çerçevesinde banka yetkilerinin gözden geçirilmesi gerekebilir.
Örneğin şirket hesabında tek başına işlem yapılabiliyorsa uyuşmazlığın büyümesi hâlinde yeni transferler gerçekleşebilir.
Bu nedenle hukuken mümkün olan durumlarda;
tek imza yerine müşterek yetki,
işlem limitlerinin düzenlenmesi,
internet bankacılığı yetkilerinin yeniden belirlenmesi
gibi tedbirler değerlendirilebilir.
Ancak bu işlemlerin şirket sözleşmesine ve temsil düzenine uygun yapılması gerekir.
İhtiyati Tedbir Talep Edilebilir mi?
Somut olayda koşulları varsa ihtiyati tedbir gündeme gelebilir.
Örneğin şirketin banka hesaplarından yüksek tutarlı ve açıklanamayan para çıkışları devam ediyor ve şirket malvarlığının ciddi şekilde zarar görme riski bulunuyorsa mahkemeden uygun geçici hukuki koruma talep edilmesi değerlendirilebilir.
Tedbirin türü ve kapsamı somut uyuşmazlığa göre belirlenmelidir.
İhtiyati Haciz İstenebilir mi?
Para alacağının niteliğine ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’ndaki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine göre ihtiyati haciz de gündeme gelebilir.
Özellikle parayı alan kişinin malvarlığını devretme riski varsa geçici hukuki koruma yöntemlerinin davadan önce değerlendirilmesi önem kazanabilir.
Ancak ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz aynı kurum değildir.
Hangi yolun kullanılacağı uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmelidir.
Şirket Ortağının Malvarlığına Haciz Konulabilir mi?
Öncelikle şirketin ortağa karşı alacağının hukuken belirlenmesi gerekir.
Alacağın icra edilebilir hâle gelmesinden sonra ortağın;
banka hesapları,
araçları,
taşınmazları,
üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları
üzerinde icra hukuku kapsamında haciz işlemleri gündeme gelebilir.
Mal kaçırma riski varsa dava öncesinde ihtiyati haciz ihtimali ayrıca incelenmelidir.
Şirket Ortağı Şirket Parasını Eşine veya Yakınına Gönderirse Ne Olur?
Bu durum özellikle dikkatle incelenmelidir.
Örneğin şirket hesabından;
ortağın eşine,
kardeşine,
çocuğuna,
başka şirketine
yüksek tutarlı transferler yapılmış olabilir.
Bu durumda her transfer bakımından:
“Şirketin bu kişiye ödeme yapmasını gerektiren gerçek bir hukuki ilişki var mı?”
sorusu sorulmalıdır.
Gerçek bir mal veya hizmet ilişkisi bulunmuyorsa transferlerin hukuki sebebi araştırılmalıdır.
Şirket Parasının Başka Bir Şirkete Aktarılması Hukuka Uygun mu?
Her zaman değil.
Özellikle aynı ortağın kontrol ettiği başka bir şirkete yapılan transferler yakından incelenmelidir.
Transfer;
gerçek bir mal veya hizmet alımı,
borç ilişkisi,
ticari sözleşme
gibi geçerli bir nedene dayanabilir.
Ancak görünürde sözleşme düzenlenerek gerçekte şirket varlıklarının başka şirkete aktarılması söz konusuysa hem ticaret hukuku hem ceza ve vergi hukuku bakımından ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir.
Şirket Ortağının Para Çekmesi Suç mudur?
Her izinsiz para çekme işlemi otomatik olarak suç değildir.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Olay;
şirketin türü,
paranın ortağa hangi sıfatla teslim edildiği,
ortağın yönetim veya temsil yetkisi,
paranın kullanım amacı,
işlemin nasıl gerçekleştirildiği,
kast
gibi unsurlar dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Somut olayın özelliklerine göre güveni kötüye kullanma başta olmak üzere malvarlığına karşı suçlar veya başka suç tipleri tartışılabilir.
Ancak sırf ortaklar arasında para uyuşmazlığı bulunması ceza sorumluluğunun otomatik olarak doğduğu anlamına gelmez.
Güveni Kötüye Kullanma Suçu Oluşabilir mi?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesinde güveni kötüye kullanma suçu düzenlenmektedir.
Maddenin uygulanabilmesi için suçun kanuni unsurlarının somut olayda gerçekleşmesi gerekir.
Özellikle şirket malvarlığı üzerinde belirli sıfatla tasarruf yetkisine sahip kişinin bu yetkiyi amacı dışında kullanması durumunda TCK m.155 bakımından değerlendirme yapılabilir.
Ancak:
“Şirketten izinsiz para çekildi = kesin güveni kötüye kullanma suçu oluştu.”
şeklinde kategorik bir sonuç doğru değildir.
Hırsızlık Suçu Oluşur mu?
Her olayda değil.
Hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve diğer malvarlığı suçlarının unsurları birbirinden farklıdır.
Ortağın şirket parasına hangi şekilde eriştiği, paranın kendisine teslim edilmiş olup olmadığı, şirket üzerindeki temsil yetkisi ve fiilin gerçekleştirilme şekli suç vasfını değiştirebilir.
Bu nedenle ceza şikâyetinde suç vasfının somut olay incelenmeden gelişigüzel belirlenmemesi gerekir.
Sahte Fatura Düzenlenmişse Ne Olur?
Şirketten para çıkışını gizlemek amacıyla;
gerçek dışı fatura,
sahte sözleşme,
gerçek dışı gider belgesi
kullanıldığı iddia ediliyorsa konu çok daha ciddi hâle gelir.
Bu durumda ticaret ve ceza hukuku yanında vergi hukuku ve Vergi Usul Kanunu kapsamındaki sorumluluklar da gündeme gelebilir.
Muhasebe kayıtlarının bağımsız biçimde incelenmesi özellikle önemlidir.
Şirket Defterleri Değiştirilmişse Ne Yapılmalıdır?
Şirket hesabından para çekildikten sonra işlemin muhasebe kayıtlarında gizlenmesi iddia ediliyorsa;
ticari defterler,
e-defter kayıtları,
banka ekstreleri,
faturalar,
cari hesaplar
karşılaştırılmalıdır.
Banka hareketleri ile muhasebe kayıtları arasındaki uyumsuzluk önemli bir delil olabilir.
Mali Müşavir Kayıtları Delil Olabilir mi?
Evet.
Şirketin muhasebe kayıtları ve mali müşavir tarafından tutulan belgeler uyuşmazlığın çözümünde önemli olabilir.
Örneğin ortağa yapılan 3 milyon TL transfer banka hesabında görülmekte ancak şirket kayıtlarında bunun gerçek bir ticari sebebi bulunmamaktadır.
Bu durum bilirkişi incelemesinde önem kazanabilir.
Şirket Ortağı Defter ve Belgeleri Vermiyorsa Ne Yapılabilir?
Ortak aynı zamanda müdürse ve şirket kayıtlarını elinde tutuyorsa durum daha ciddi olabilir.
Şirketin;
banka kayıtlarına,
ticari defterlerine,
faturalarına,
sözleşmelerine,
elektronik kayıtlarına
erişimin korunması gerekir.
Somut olayın özelliklerine göre şirketler hukuku kapsamında bilgi alma, inceleme, yönetimsel tedbirler ve yargısal yollar değerlendirilebilir.
Diğer Ortak Şirket Banka Hesaplarını İnceleyebilir mi?
Ortakların bilgi alma ve inceleme hakları şirket türüne göre farklı düzenlenmiştir.
Limited şirketlerde TTK m.614, ortağın bilgi alma ve inceleme hakkı bakımından özellikle önemlidir.
Ortak, müdürlerden şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi verilmesini isteyebilir ve belirli koşullarda inceleme hakkını kullanabilir.
Hakkın engellenmesi hâlinde yargısal başvuru gündeme gelebilir.
Özel Denetçi Talep Edilebilir mi?
Anonim şirketler bakımından TTK’daki özel denetim mekanizması belirli şartlar altında önemli bir araç olabilir.
Şirket kaynaklarının kötüye kullanıldığına ilişkin ciddi şüphe varsa, somut şirket türü ve kanuni koşullara göre özel denetim mekanizmasının uygulanabilirliği değerlendirilmelidir.
Limited şirket bakımından ise anonim şirkete ilişkin hükümlerin hangi ölçüde uygulanacağı ve özel düzenlemeler ayrıca incelenmelidir.
Ortak Şirketten Çıkarılabilir mi?
Limited şirketlerde ortağın şirketten çıkarılması belirli koşullara tabidir.
Şirket sözleşmesinde öngörülen çıkarma sebepleri veya haklı sebebe dayalı mahkeme süreci gündeme gelebilir.
Şirket malvarlığının sistematik biçimde kişisel amaçlarla kullanılması, olayın kapsamına göre ortaklık ilişkisinin devamını etkileyen ciddi bir uyuşmazlık oluşturabilir.
Ancak tek bir para transferinin otomatik olarak ortaklıktan çıkarma sonucu doğurduğu söylenemez.
Şirketin Feshi İstenebilir mi?
Ortaklar arasındaki uyuşmazlık şirketin işleyişini tamamen kilitlemişse bazı durumlarda haklı nedenle fesih gündeme gelebilir.
Özellikle limited şirketlerde TTK m.636 kapsamında haklı sebeple fesih davası önemlidir.
Ancak mahkeme fesih yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine veya duruma uygun başka bir çözüme karar verebilir.
Bu nedenle fesih çoğu zaman uyuşmazlığın en ağır çözüm yollarından biridir.
Şirket Hesabından Para Çekildiğinde Ceza Şikâyeti mi, Ticaret Davası mı Açılmalı?
Bu soru somut dosyada stratejik önem taşır.
Bazı olaylarda yalnızca ticari ve hukuki uyuşmazlık vardır.
Bazılarında ise aynı olay hem;
tazminat/alacak sorumluluğu
hem de ceza sorumluluğu
doğurabilir.
Bu nedenle ceza şikâyetinin ticari alacağın tahsili için baskı aracı olarak kullanılmaması gerekir.
Öncelikle işlemin gerçekten suçun kanuni unsurlarını oluşturup oluşturmadığı incelenmelidir.
Şirket Ortağının Para Çektiği Nasıl İspatlanır?
En önemli deliller şunlardır:
- Banka hesap ekstreleri
- EFT/havale dekontları
- İnternet bankacılığı kayıtları
- Şirket kredi kartı hareketleri
- Muhasebe kayıtları
- Cari hesap kayıtları
- Ticari defterler
- Faturalar
- Genel kurul kararları
- Müdürler kurulu/yönetim kurulu kararları
- Şirket sözleşmesi
- Temsil ve imza yetkileri
- E-posta yazışmaları
- WhatsApp mesajları
- Bilirkişi incelemesi
Özellikle banka kayıtları ile muhasebe kayıtlarının birlikte incelenmesi çoğu uyuşmazlıkta kritik önem taşır.
Şirket Ortağı Parayı Sonradan İade Ederse Sorumluluk Biter mi?
Her durumda değil.
Paranın iade edilmesi şirket zararının giderilmesi açısından önemlidir.
Ancak geçmişte gerçekleşen işlemin;
hukuki,
ticari,
vergisel
ve varsa cezai sonuçlarını
otomatik olarak tamamen ortadan kaldırdığı söylenemez.
Özellikle ceza hukuku bakımından suçun oluşup oluşmadığı ve zararın giderilmesinin hukuki sonucu ilgili suç tipi özelinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Vergisel Risk Doğar mı?
Evet, doğabilir.
Şirketten ortağa yapılan açıklanamayan transferler;
ortaklar cari hesabı,
örtülü kazanç aktarımı,
transfer fiyatlandırması,
kâr dağıtımı,
giderlerin kabul edilmemesi
gibi vergisel sorunlara yol açabilir.
Bu nedenle şirket hesabından usulsüz para çekildiği düşünülen dosyalarda yalnızca ticaret ve ceza hukuku değil vergi hukuku boyutu da incelenmelidir.
Şirket Ortağının İzinsiz Para Çektiği Fark Edildiğinde 15 Kritik Adım
- Banka ekstrelerini derhal temin edin.
- Şüpheli transferlerin tamamını kronolojik olarak çıkarın.
- Transfer yapılan hesap sahiplerini belirleyin.
- Dekont açıklamalarını inceleyin.
- Muhasebe kayıtlarıyla banka kayıtlarını karşılaştırın.
- İşlemlerin hukuki sebebini araştırın.
- Şirket sözleşmesini kontrol edin.
- Ortağın temsil ve imza yetkisini belirleyin.
- Genel kurul ve yönetim kararlarını inceleyin.
- Dijital yazışmaları koruyun.
- Yeni para çıkışlarının önlenmesi için yönetimsel tedbirleri değerlendirin.
- Gerekiyorsa noter ihtarnamesi gönderin.
- İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz koşullarını inceleyin.
- Hukuki sorumluluk ve para iadesi taleplerini belirleyin.
- Suç şüphesi varsa ceza hukuku boyutunu ayrıca değerlendirin.
Örnek Olay: Müdür Kendi Hesabına 5 Milyon TL Gönderiyor
A ve B, bir limited şirketin %50’şer ortağıdır.
A aynı zamanda şirket müdürüdür.
A, şirket hesabından kendi banka hesabına farklı tarihlerde toplam 5 milyon TL göndermiştir.
Dekontlarda:
“cari hesap”
yazmaktadır.
Ancak şirket muhasebesinde A’nın şirketten 5 milyon TL alacaklı olduğunu gösteren gerçek bir işlem bulunmamaktadır.
Bu durumda yalnızca:
“A şirket müdürü olduğu için bankadan para göndermeye yetkiliydi.”
savunması yeterli olmayabilir.
Çünkü bankacılık işlemini yapmaya teknik/temsili yetki ile şirket malvarlığını kişisel menfaat için kullanma hakkı aynı şey değildir.
Bu olayda;
para transferlerinin hukuki sebebi,
muhasebe kayıtları,
A’nın şirkete borcu/alacağı,
şirketin zararı,
yöneticinin sorumluluğu
ve somut koşullara göre ceza hukuku boyutu birlikte incelenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
1. Şirket ortağı şirket hesabından istediği kadar para çekebilir mi?
Hayır. Ortaklık sıfatı şirket parasını kişisel para gibi kullanma hakkı vermez.
2. Şirket müdürü şirket hesabından kendi hesabına para gönderebilir mi?
Geçerli bir hukuki sebep bulunabilir; ancak müdürlük sıfatı şirket parasını sınırsız biçimde kişisel amaçlarla kullanma hakkı sağlamaz.
3. İzinsiz çekilen para geri istenebilir mi?
Somut işlemin hukuki niteliğine göre şirket adına para iadesi, alacak veya tazminat talepleri gündeme gelebilir.
4. Şirket ortağının banka hesaplarına haciz konulabilir mi?
Şirketin ortağa karşı alacağının bulunması ve icra hukuku şartlarının gerçekleşmesi hâlinde ortağın malvarlığına yönelik takip ve haciz gündeme gelebilir.
5. Şirket ortağı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir mi?
Fiilin bir suçun kanuni unsurlarını oluşturduğuna ilişkin şüphe varsa ceza şikâyeti mümkündür. Ancak her ortaklık uyuşmazlığı suç değildir.
6. Şirketten para çekmek güveni kötüye kullanma suçu mudur?
Somut olayın özelliklerine göre TCK m.155 kapsamında değerlendirme yapılabilir; fakat her para çekme işlemi otomatik olarak bu suçu oluşturmaz.
7. Şirket müdürünün yetkisi kaldırılabilir mi?
Limited şirketlerde haklı sebepler varsa TTK m.630 kapsamında yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılması gündeme gelebilir.
8. Ortak şirket hesaplarını inceleyebilir mi?
Limited şirket ortaklarının TTK m.614 kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkı bulunmaktadır.
9. Ortağın eşine gönderilen şirket parası geri alınabilir mi?
Transferin hukuki sebebi yoksa şirketin haklarının korunması için para iadesi ve diğer hukuki yollar değerlendirilebilir. Üçüncü kişinin hukuki durumu ayrıca incelenmelidir.
10. Paranın sonradan iade edilmesi bütün sorumluluğu kaldırır mı?
Her zaman değil. İade zarar bakımından önemli olmakla birlikte işlemin diğer hukuki, vergisel veya cezai sonuçları ayrıca değerlendirilir.
Sonuç: Şirket Hesabındaki Para Ortağın Kişisel Parası Değildir
Şirket ortağının yaptığı her para transferini suç olarak değerlendirmek ne kadar yanlışsa:
“Şirketin ortağı, istediği parayı çekebilir.”
yaklaşımı da o kadar yanlıştır.
Özellikle limited ve anonim şirketlerde şirket tüzel kişiliğinin malvarlığı ortakların kişisel malvarlığından ayrıdır.
Bu nedenle şirket hesabından ortağa yapılan yüksek tutarlı ve açıklanamayan transferlerde temel olarak şu sorular cevaplandırılmalıdır:
Paranın gönderilmesinin hukuki sebebi var mı?
Şirket ortağa gerçekten borçlu mu?
Transfer için gerekli şirket kararı bulunuyor mu?
Para kişisel amaçlarla mı kullanıldı?
İşlem muhasebe kayıtlarında nasıl gösterildi?
Şirket zarara uğradı mı?
Parayı alan ortak aynı zamanda müdür veya yönetici mi?
Yeni para çıkışları veya mal kaçırma riski var mı?
Fiil yalnızca ticari uyuşmazlık mı, yoksa ceza sorumluluğu da doğuruyor mu?
Özellikle yüksek tutarlı şirket içi para transferlerinde dava açmadan önce banka kayıtları, muhasebe kayıtları ve şirket kararlarının birlikte analiz edilmesi, yanlış hukuki yol seçilmesini önleyebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK – Şirket Ortağı ve Şirket Parası Uyuşmazlıkları
Şirket ortağının şirket hesabından izinsiz para çekmesi; şirketler hukuku, ticaret hukuku, ceza hukuku, icra hukuku ve vergi hukukunun birlikte değerlendirilmesini gerektirebilen kapsamlı bir uyuşmazlıktır.
Özellikle şirket parasının ortağın kişisel hesabına aktarılması, şirket kredi kartının kişisel kullanılması, açıklanamayan banka transferleri, ortaklar cari hesabı, müdürün yetkisini kötüye kullanması, şirket malvarlığının başka şirketlere aktarılması ve şirket içi usulsüzlük iddialarında erken delil tespiti önem taşır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya liderliğinde Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklar, yönetici sorumluluğu, şirket alacaklarının tahsili, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, ortaklıktan çıkarma ve şirket kaynaklarının kötüye kullanıldığı iddialarına ilişkin hukuki süreçlerde danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.
İletişim: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Güncel Türk Ticaret Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu hükümlerine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden; yüksek mahkeme içtihatlarına ise Yargıtay Karar Arama Sistemi üzerinden ulaşılabilir.




