
Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler Nedeniyle Vergi Cezası Kesilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
14 Ağustos 2026
Sahte Fatura Kullanmadığınızı Nasıl İspatlarsınız? Vergi Davalarında Delil Rehberi 2026
14 Ağustos 2026Gerçekten mal veya hizmet aldığı şirketin sonradan sahte fatura düzenleyicisi olduğu tespit edilen mükellef ne yapmalıdır? KDV indirimi, gider reddi, vergi ziyaı cezası, VUK 359, ödeme belgeleri ve vergi incelemesinde ispat açısından 2026 rehberi.
Bir şirketin mal veya hizmet satın aldığı tedarikçinin daha sonra sahte fatura düzenleyen mükellef olarak tespit edilmesi, o şirketten daha önce gerçek bir ticari işlem kapsamında mal alan bütün mükelleflerin otomatik olarak sahte belge kullanıcısı veya vergi kaçakçılığı suçunun faili olduğu anlamına gelmez.
Bu ayrım son derece önemlidir. Bir şirket hem gerçek ticari faaliyetlerde bulunabilir hem de bazı işlemleri bakımından sahte belge düzenlemiş olabilir. Nitekim güncel KDV düzenlemeleri de sahte belge düzenleme faaliyetinin yanında gerçek mal ve hizmet satışları bulunan mükelleflerin bulunabileceğini açıkça dikkate almaktadır. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Dolayısıyla vergi incelemesinde yalnızca “satıcı hakkında sahte belge düzenleme raporu var” denilmesiyle yetinilmemesi; alıcı mükellefin somut faturalarının gerçek bir mal teslimine veya hizmet ifasına dayanıp dayanmadığının araştırılması gerekir. Mal gerçekten alınmışsa, bedeli gerçekten ödenmişse ve ticari faaliyet içerisinde kullanılmışsa mükellefin savunması bu gerçek ekonomik işlemin ispatı üzerine kurulmalıdır.
Sahte Fatura Nedir?
Vergi Usul Kanunu bakımından sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir.
Örneğin gerçekte hiçbir mal teslim edilmediği halde 2 milyon TL tutarında mal satışı yapılmış gibi fatura düzenlenmesi sahte belge tartışmasına yol açabilir.
Ancak burada çok önemli bir ayrım bulunmaktadır.
Bir şirketin bazı faturalarının sahte olması, o şirket tarafından düzenlenen bütün faturaların mutlaka sahte olduğu anlamına gelmez.
Tedarikçinin gerçek ticari faaliyetinin bulunup bulunmadığı ve uyuşmazlığa konu spesifik faturaların gerçek işlemlere dayanıp dayanmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Sahte Fatura Düzenleyen Bir Şirket Gerçekten Mal Satmış Olabilir mi?
Evet.
Bu durum uygulamada mümkündür ve vergi uyuşmazlığının en kritik noktalarından biridir.
GİB’in güncel düzenlemelerinde dahi sahte belge düzenlemenin yanında gerçek mal ve hizmet satışı bulunan mükelleflerden açıkça söz edilmektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Örneğin bir toptancı şirket gerçekten 50 farklı müşteriye mal satarken başka bazı işlemler bakımından gerçekte mal teslimi olmadan fatura düzenlemiş olabilir.
Vergi incelemesinde şirket hakkında sahte belge düzenleme tespiti yapılması, gerçek mal alan 50 müşterinin bütün faturalarının kendiliğinden sahte hale gelmesi sonucunu doğurmamalıdır.
Her ticari ilişkinin somut özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Tedarikçinin Sahte Fatura Düzenlediğini Bilmeyen Alıcı Sorumlu Olur mu?
Bu sorunun cevabı hangi sorumluluktan bahsedildiğine göre değişir.
Vergi tarhiyatı, KDV indirimi, vergi ziyaı cezası ve VUK 359 kapsamında ceza sorumluluğu aynı şey değildir.
Özellikle ceza hukuku bakımından mükellefin sahte olduğunu bildiği belgeyi kullanması ile tamamen gerçek olduğunu düşünerek aldığı faturayı kayıtlarına işlemesi aynı şekilde değerlendirilemez.
Bu nedenle somut olayda alıcının işlemin gerçekliğine ilişkin bilgi ve belgeleri ile sahte belge düzenleme faaliyetine katılıp katılmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Alıcı Gerçekten Malı Teslim Aldıysa Ne Olur?
Malın gerçekten teslim alınmış olması alıcı açısından en önemli savunma noktalarından biridir.
Örneğin şirket 10 ton hammadde satın almışsa ve bu malların;
sipariş kayıtları, sevk irsaliyeleri, taşıma belgeleri, depo giriş kayıtları, stok kayıtları, üretim kayıtları, banka ödemeleri ve sonrasında gerçekleştirilen satışlarla bağlantısı ortaya konulabiliyorsa gerçek bir ticari işlem bulunduğu savunulabilir.
KDV Genel Uygulama Tebliği de sahte belge uyuşmazlıkları bakımından işlemlerin gerçekliğinin ispatına ayrıca yer vermektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Dolayısıyla savunma yalnızca faturanın kendisine dayandırılmamalıdır.
Faturanın Gerçek Olduğu Nasıl İspatlanabilir?
Vergi incelemesinde amaç faturanın arkasındaki gerçek ticari işlemi ortaya koymaktır.
Örneğin bir şirket 5 milyon TL değerinde demir satın almışsa yalnızca e-Faturayı sunması yeterli görülmeyebilir. Malın nereden geldiği, nasıl taşındığı, hangi depoya teslim edildiği, stoklara nasıl girdiği ve daha sonra nerede kullanıldığı açıklanabilir olmalıdır.
Bu kapsamda özellikle banka dekontları, siparişler, sözleşmeler, sevk irsaliyeleri, taşıma belgeleri, kantar fişleri, depo giriş kayıtları, stok hareketleri, üretim kayıtları, e-postalar ve ticari yazışmalar önemli hale gelir.
Belgelerin birbirini doğrulaması savunmayı güçlendirir.
Bankadan Ödeme Yapılması Mükellefi Korur mu?
Banka yoluyla ödeme önemli bir delildir ancak tek başına bütün uyuşmazlığı çözmeyebilir.
Özellikle ödemenin faturayı düzenleyen şirketin kendi banka hesabına yapılması, gerçek ticari ilişkiyi destekleyen önemli bir unsurdur.
GİB’in müteselsil sorumluluk uygulamasına ilişkin geçmişten beri süregelen yaklaşımında da işlem bedelinin banka sistemi üzerinden satıcının hesabına yapılması önemli bir güvenlik ve tevsik unsuru olarak kabul edilmektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Ancak vergi idaresi ödemenin daha sonra alıcıya geri döndüğünü veya işlemde gerçek mal teslimi bulunmadığını iddia ederse banka ödemesinin yanında diğer ticari deliller de önem kazanır.
Nakit Ödeme Yapılmışsa Ne Olur?
Nakit ödeme yapılması tek başına faturanın sahte olduğunu göstermez.
Ancak özellikle yüksek tutarlı işlemlerde banka veya finans sistemi dışında ödeme yapılması işlemin gerçekliğinin ispatını zorlaştırabilir ve ayrıca tevsik zorunluluğuna ilişkin hükümler bakımından farklı sonuçlar doğurabilir.
Örneğin milyonlarca liralık ticari mal alımının tamamının nakit ödendiği ileri sürülüyorsa paranın kaynağı, kasa kayıtları ve tahsilat belgeleri ayrıca incelenebilir.
Bu nedenle yüksek tutarlı ticari işlemlerde ödeme izinin bulunması önemli bir savunma avantajıdır.
Satıcı Daha Sonra Ortadan Kaybolursa Alıcının Faturası Sahte Sayılır mı?
Otomatik olarak hayır.
Satıcının daha sonra adresini terk etmesi, mükellefiyetinin re’sen terk ettirilmesi veya vergi borçlarını ödememesi geçmişte gerçekleştirdiği bütün işlemlerin gerçek olmadığı anlamına gelmez.
Alıcının işlem yaptığı tarihte satıcının aktif şekilde faaliyet göstermesi, işyerinin bulunması, çalışanlarının olması ve malların gerçekten teslim edilmesi gibi unsurlar önem taşıyabilir.
Değerlendirmenin işlem tarihindeki koşullar üzerinden yapılması gerekir.
Satıcının Vergi Borcunu Ödememesi Alıcıyı Sorumlu Yapar mı?
Tek başına yapmaz.
Alıcı mükellefin temel sorumluluğu kendi vergisel yükümlülüklerini doğru şekilde yerine getirmektir. Ticari hayatta her müşterinin satıcının daha sonra KDV’yi Hazineye yatırıp yatırmadığını fiilen kontrol edebilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte KDV mevzuatında belirli şartlarda müteselsil sorumluluk hükümleri bulunmaktadır.
Bu nedenle satıcının vergiyi ödememesi ile faturanın sahte olması birbirinden ayrılmalıdır.
KDV İndirimi Reddedilebilir mi?
Vergi idaresi faturanın gerçek bir mal teslimine veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşırsa faturada gösterilen KDV’nin indirim konusu yapılmasını eleştirebilir.
Özellikle KDV iade süreçlerinde sahte belge düzenleme veya kullanma tespitleri ayrıca önem taşımaktadır. KDV Genel Uygulama Tebliği, sahte belge düzenleyen veya kullananlar ile işlemlerin gerçekliğinin ispatına ilişkin özel hükümler içermektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Ancak mükellef uyuşmazlığa konu malı gerçekten aldığını ve faturanın gerçek ticari işleme dayandığını ortaya koyabiliyorsa KDV indiriminin reddine karşı hukuki savunma yapılabilir.
Mal Gerçekten Alındıysa KDV İndirimi Korunabilir mi?
Somut olayın delillerine göre bu yönde savunma yapılabilir.
Burada kritik konu malın gerçekten satın alındığının ve ticari faaliyet içerisinde kullanıldığının ortaya konulmasıdır.
Örneğin alınan hammaddenin stok kayıtlarına girdiği, üretimde kullanıldığı ve üretilen ürünlerin daha sonra müşterilere satıldığı gösterilebiliyorsa “hiç mal alınmadı” iddiasının somut olayla uyumluluğu sorgulanabilir.
Bu nedenle stok ve üretim kayıtları özellikle imalat şirketlerinde son derece güçlü deliller olabilir.
Gider veya Maliyet Kaydı da Reddedilebilir mi?
Vergi idaresi faturanın gerçek olmadığını ileri sürerse yalnızca KDV indirimi değil, faturadaki mal veya hizmet bedelinin gider veya maliyet olarak dikkate alınması da uyuşmazlık konusu olabilir.
Ancak burada yine gerçek ticari işlem önemlidir.
Örneğin şirketin sattığı 1.000 adet ürünün üretilebilmesi için uyuşmazlık konusu hammaddenin fiilen kullanıldığı teknik olarak ortaya konulabiliyorsa maliyetin tamamen yok sayılması ayrıca tartışılabilir.
Dolayısıyla KDV indirimi ile kurumlar vergisi açısından maliyet/gider kabulü ayrı hukuki başlıklar halinde değerlendirilmelidir.
Vergi Ziyaı Cezası Kesilebilir mi?
Vergi idaresinin sahte belge kullanıldığı sonucuna ulaşması ve bu nedenle eksik vergi ödendiğini tespit etmesi halinde vergi ziyaı cezası gündeme gelebilir.
Ancak cezanın hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Mükellefin gerçekten mal aldığı, ödemeyi yaptığı ve ticari işlemi belgeleriyle ortaya koyduğu durumlarda vergi idaresinin sahte belge kullanıldığı yönündeki tespitinin somut ve yeterli delillere dayanıp dayanmadığı incelenmelidir.
Her sahte belge düzenleyicisi raporunun alıcı açısından otomatik ceza sonucu doğurduğu kabul edilmemelidir.
Habersiz Sahte Fatura Kullanmak VUK 359 Kapsamında Suç mudur?
Burada vergi tarhiyatıyla ceza sorumluluğunu kesin biçimde ayırmak gerekir.
VUK 359 kapsamındaki sahte belge kullanma suçu bakımından ceza sorumluluğu değerlendirilirken failin belgeyi bilerek kullanıp kullanmadığı, somut olayın özellikleriyle birlikte önem taşır.
Bir mükellefin gerçekten mal satın aldığını düşünerek aldığı faturanın satıcı tarafındaki usulsüzlük nedeniyle sonradan sahte olduğu iddiasıyla karşılaşması ile gerçekte hiçbir mal almadan komisyon karşılığında sahte fatura temin etmesi aynı değildir.
Ceza sorumluluğu şahsidir. Şirket sahibinin veya yöneticisinin kastı somut deliller üzerinden değerlendirilmelidir.
“Bilmiyordum” Demek Tek Başına Yeterli midir?
Hayır.
Nasıl vergi idaresinin yalnızca satıcının durumundan hareketle otomatik sonuç çıkarmaması gerekiyorsa mükellefin de yalnızca “haberim yoktu” demesi yeterli savunma olmayabilir.
İyi niyet ve gerçek ticari ilişki objektif belgelerle desteklenmelidir.
Örneğin satıcıyla ticari yazışmalar, fiyat teklifleri, siparişler, malların sevki, depo kayıtları ve banka ödemeleri mükellefin gerçekten ticari ilişki kurduğunu gösterebilir.
Tedarikçinin Sahte Faturacı Olduğu Nasıl Bilinebilir?
Ticari işletmelerden makul ölçüde tedarikçi kontrolü yapmaları beklenebilir; ancak her şirketten başka bir mükellefin vergi inceleme dosyasına erişmesi veya gelecekte sahte belge düzenleyip düzenlemeyeceğini bilmesi beklenemez.
Bununla birlikte çok olağandışı işlemler risk yaratabilir.
Piyasa fiyatının çok altında satış, şirketle ilgisi bulunmayan üçüncü kişinin hesabına ödeme talebi, gerçek bir işyerinin bulunmaması, malın kaynağının açıklanamaması veya olağandışı para hareketleri incelemede dikkate alınabilir.
Tedarikçi Kontrolü Yapılması Önemli midir?
Evet.
Özellikle yüksek tutarlı alımlarda şirketlerin temel tedarikçi kontrollerini belgelendirmesi ileride ortaya çıkabilecek sahte belge iddialarında savunmayı güçlendirebilir.
Vergi levhası, ticaret sicili bilgileri, faaliyet adresi, banka hesabı, yetkili kişiler, sözleşmeler ve ticari yazışmalar saklanabilir.
Ancak bu kontrollerin yapılmamış olması tek başına gerçek bir mal teslimini sahte hale getirmez.
E-Fatura Olması Sahte Belge Riskini Ortadan Kaldırır mı?
Hayır.
Bir faturanın elektronik sistem üzerinden düzenlenmiş olması belgenin teknik olarak sistem üzerinden oluşturulduğunu gösterir; faturanın arkasındaki mal tesliminin gerçekten gerçekleştiğini tek başına ispatlamaz.
Dolayısıyla e-Fatura da gerçek bir işleme dayanmadığı takdirde sahte belge tartışmasına konu olabilir.
Bununla birlikte e-Fatura kayıtları işlem tarihi ve tarafları açısından önemli delil niteliği taşıyabilir.
Satıcı Hakkındaki Vergi Tekniği Raporu Alıcı İçin Yeterli Delil midir?
Bu konu vergi davalarında son derece önemlidir.
Satıcı hakkında düzenlenen rapor, satıcının genel faaliyetleri açısından önemli bir delil olabilir. Ancak alıcı mükellefin belirli faturalarının gerçek olup olmadığının ayrıca araştırılması gerekir.
Özellikle satıcının aynı zamanda gerçek ticari faaliyetinin bulunduğu durumlarda bütün faturaların hiçbir ayrım yapılmadan sahte kabul edilmesi hukuken tartışılabilir.
GİB düzenlemelerinin de sahte belge düzenlemenin yanında gerçek mal ve hizmet satışı bulunabileceğini kabul etmesi bu ayrımın önemini göstermektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Vergi İncelemesine Çağrılan Mükellef Ne Yapmalıdır?
Öncelikle uyuşmazlığa konu faturaların tamamı belirlenmeli ve her fatura için gerçek ticari işlem dosyası hazırlanmalıdır.
Faturanın kendisi dışında ödeme, sipariş, teslimat, taşıma, depo, stok ve satış kayıtları bir araya getirilmelidir.
Savunmanın kronolojik olması özellikle önemlidir:
Sipariş verildi → mal sevk edildi → teslim alındı → stoklara girdi → ödeme yapıldı → üretimde veya satışta kullanıldı.
Bu zincirin belgelerle kurulması, yalnızca “malı gerçekten aldık” şeklindeki soyut açıklamadan çok daha güçlüdür.
Malın Başka Bir Firmadan Geldiği İddia Edilirse Ne Olur?
Vergi incelemesinde bazen “mal gerçekten alınmış olabilir ancak faturayı düzenleyen şirketten alınmamıştır” iddiası ileri sürülebilir.
Bu durumda uyuşmazlık daha karmaşık hale gelir.
Taşıma kayıtları, irsaliyeler, siparişler, depo girişleri ve satıcıyla yapılan yazışmalar malın kaynağını göstermek bakımından önem kazanır.
Alıcı mükellefin faturayı düzenleyen şirketle gerçek ticari ilişki kurduğunu ortaya koyması gerekir.
Vergi İnceleme Raporuna Karşı Ne Yapılabilir?
Vergi incelemesi sonucunda faturaların sahte olduğu kabul edilerek KDV indirimi veya giderler reddedilmişse rapor ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Özellikle şu sorular cevaplandırılmalıdır: Satıcı hakkındaki tespit hangi döneme ilişkindir? Uyuşmazlık konusu faturalar tek tek incelenmiş midir? Gerçek mal teslimine ilişkin belgeler değerlendirilmiş midir? Banka ödemeleri dikkate alınmış mıdır? Stok kayıtları araştırılmış mıdır?
Bu inceleme sonucunda tarhiyatın somut delillere mi yoksa yalnızca satıcı hakkındaki genel tespitlere mi dayandığı ortaya çıkarılabilir.
Sahte Fatura Nedeniyle Vergi Mahkemesinde Dava Açılabilir mi?
Evet.
Vergi incelemesi sonucunda vergi ve ceza ihbarnamesi düzenlenmesi halinde kanuni şartlar çerçevesinde vergi mahkemesinde dava açılabilir.
Davada faturaların gerçek ticari işlemlere dayandığı, malların fiilen teslim alındığı, ödemelerin gerçekleştirildiği ve şirket faaliyetlerinde kullanıldığı ileri sürülebilir.
Vergi idaresinin dayandığı vergi tekniği raporları ve diğer tespitlerin somut faturalarla bağlantısı da yargısal denetime konu olabilir.
Ceza Soruşturması Başlatılırsa Ne Yapılmalıdır?
Sahte belge kullanma iddiası VUK 359 kapsamında ceza soruşturmasına dönüşmüşse vergi davası ile ceza soruşturmasının farklı hukuki nitelikte olduğu unutulmamalıdır.
Şirket yetkilisinin faturanın sahte olduğunu bilip bilmediği, gerçek mal tesliminin bulunup bulunmadığı ve kişinin işlemdeki rolü ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bu nedenle ceza dosyasında yalnızca vergi inceleme raporuna cevap vermek yerine kast unsuruna ilişkin özel savunma hazırlanması gerekir.
Şirket Yöneticisi Otomatik Olarak Ceza Sorumlusu Olur mu?
Hayır.
Tüzel kişi adına düzenlenen faturalar nedeniyle şirketin bütün yöneticilerinin otomatik olarak cezai sorumluluğundan söz edilemez.
Sahte belge kullanma kararının kim tarafından verildiği, muhasebe ve satın alma süreçlerinin nasıl yürütüldüğü, yöneticinin faturadan ve işlemden haberdar olup olmadığı somut olayda araştırılmalıdır.
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereği her kişinin fiille bağlantısı ayrıca belirlenmelidir.
2026’da Şirketlerin Tedarikçi Riskine Karşı Ne Yapması Gerekir?
Özellikle yüksek tutarlı alımlarda yalnızca faturanın alınmasıyla yetinilmemelidir. Şirketler gerçek ticari işlemi baştan sona belgeleyen bir sistem kurmalıdır.
Satın alma siparişleri, sözleşmeler, sevk irsaliyeleri, taşıma belgeleri, depo girişleri, banka ödemeleri ve tedarikçi yazışmaları düzenli olarak saklanmalıdır.
Bu yaklaşım yalnızca sahte fatura riskini azaltmaz; yıllar sonra tedarikçi hakkında olumsuz bir vergi raporu düzenlendiğinde şirketin “biz gerçekten mal aldık” savunmasını somutlaştırmasını sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Sahte fatura düzenleyen firmadan gerçek mal almak suç mudur?
Tek başına değildir. Satıcının başka işlemlerde sahte fatura düzenlemiş olması, alıcının gerçekten yaptığı mal alımını otomatik olarak suç haline getirmez.
2. Satıcı sahte faturacı çıkarsa benim faturam da otomatik sahte olur mu?
Hayır. Uyuşmazlık konusu faturanın gerçek mal veya hizmet işlemine dayanıp dayanmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
3. Gerçekten mal aldığımı nasıl ispatlarım?
Banka dekontları, sözleşmeler, siparişler, sevk irsaliyeleri, taşıma belgeleri, depo ve stok kayıtları, üretim kayıtları ve ticari yazışmalar önemli delillerdir.
4. Bankadan ödeme yapmış olmam yeterli midir?
Önemli bir delildir ancak tek başına her durumda yeterli olmayabilir. Malın gerçekten teslim edildiğini gösteren diğer belgelerle desteklenmesi daha güçlüdür.
5. Satıcının vergi borcunu ödemediğini bilmiyorsam sorumlu olur muyum?
Satıcının vergi yükümlülüğünü yerine getirmemesi ile alıcının sahte belge kullanması aynı şey değildir. Bununla birlikte KDV mevzuatındaki müteselsil sorumluluk hükümleri somut olay açısından ayrıca incelenmelidir.
6. KDV indirimim reddedilebilir mi?
Vergi idaresi faturanın gerçek bir işleme dayanmadığı sonucuna ulaşırsa KDV indirimi reddedilebilir. Mükellef işlemin gerçekliğini delilleriyle ortaya koyabilir.
7. Satıcı hakkında sahte belge düzenleme raporu olması tek başına yeterli midir?
Satıcı hakkındaki rapor önemli bir delildir ancak alıcının somut işlemlerinin gerçekliği ayrıca değerlendirilmelidir. Güncel GİB düzenlemeleri de sahte belge düzenleyen bir mükellefin gerçek mal veya hizmet satışlarının bulunabileceğini dikkate almaktadır. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
8. Habersiz sahte fatura kullanmak VUK 359 kapsamında suç mudur?
Ceza sorumluluğunda kast ve kişinin fiille bağlantısı önemlidir. Gerçek mal aldığını düşünerek faturayı kayıtlarına alan kişi ile bilerek sahte belge temin eden kişi aynı şekilde değerlendirilemez.
9. Sahte fatura nedeniyle şirket müdürü hapse girebilir mi?
Otomatik olarak hayır. Ceza sorumluluğu bakımından yöneticinin belgeyi bilerek kullanıp kullanmadığı ve fiille kişisel bağlantısı araştırılmalıdır.
10. Vergi cezasına karşı dava açılabilir mi?
Evet. Tarhiyat yapılması halinde kanuni süre içerisinde vergi mahkemesinde dava açılarak faturaların gerçekliği, teslimat, ödeme ve diğer deliller ileri sürülebilir.
Sahte Fatura İddialarında Hukuki Destek
Sahte fatura uyuşmazlıklarında yapılabilecek en büyük hata, satıcı hakkında sahte belge düzenleme raporu bulunmasının alıcının bütün faturalarını otomatik olarak sahte hale getirdiğini kabul etmektir. Güncel vergi düzenlemeleri dahi sahte belge düzenleyen mükelleflerin aynı zamanda gerçek mal ve hizmet satışlarının bulunabileceğini kabul etmektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Bu nedenle özellikle gerçekten mal veya hizmet alan mükellefler açısından savunmanın merkezine işlemin ekonomik gerçekliği yerleştirilmelidir. Banka hareketleri, sevk ve taşıma belgeleri, stok kayıtları, üretim kayıtları ve ticari yazışmalar birlikte değerlendirilerek gerçek işlem zinciri ortaya konulmalıdır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; sahte fatura ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge incelemeleri, KDV indiriminin reddi, vergi ziyaı cezaları, vergi tekniği raporları, VUK 359 kapsamındaki ceza soruşturmaları ve vergi mahkemesi davalarında hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




