
Borçlunun Mallarını Arkadaşına Devretmesi Tasarrufun İptaline Konu Olabilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Borçlu Mal Kaçırdıysa Tasarrufun İptali mi Muvazaa Davası mı Açılmalıdır? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Borçlunun evini, aracını, arsasını, şirket payını veya başka değerli bir malını gerçekte elinden çıkarmadığı hâlde yalnızca resmî kayıtlarda başka bir kişinin üzerine geçirmesi, icra dosyalarında en önemli mal kaçırma yöntemlerinden biri olarak karşımıza çıkabilir.
Örneğin borçlu hakkında yüksek tutarlı bir alacak mevcutken evini arkadaşına satmış gibi gösterebilir. Tapu artık arkadaşının adına olmasına rağmen borçlu evde yaşamaya, vergileri ve giderleri ödemeye ve taşınmaz üzerinde fiilen malik gibi davranmaya devam edebilir. Benzer şekilde otomobil kardeş adına geçirilmesine rağmen araç hâlen borçlu tarafından kullanılabilir.
Bu tür işlemlerde temel soru şudur: Gerçekten ekonomik bir satış mı yapılmıştır, yoksa üçüncü kişilere karşı mal borçlunun malvarlığından çıkmış gibi gösterilmek amacıyla görünüşte bir işlem mi kurulmuştur?
Somut olayın özelliklerine göre TBK m.19 kapsamında muvazaa veya İcra ve İflas Kanunu m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali hükümleri gündeme gelebilir.
Kağıt Üzerinde Satış Nedir?
Halk arasında “kağıt üzerinde satış” olarak ifade edilen işlem çoğu zaman tarafların resmî kayıtlarda satış gerçekleştirmesine rağmen gerçek iradelerinin farklı olduğu iddiasını ifade eder.
Örneğin:
Gerçek piyasa değeri: 12.000.000 TL
Tapudaki satış: 3.000.000 TL
Gerçek ödeme: Yok
Alıcı: Borçlunun yakın arkadaşı
Evi kullanmaya devam eden: Borçlu
Bu tablo tek başına kesin olarak muvazaa bulunduğunu göstermese de ciddi araştırma gerektirir.
Muvazaa Nedir?
Muvazaanın temel hukuki dayanaklarından biri Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesidir.
TBK m.19 uyarınca bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek amacıyla kullandıkları sözcüklerden ziyade gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.
Bu nedenle resmî kayıtta “satış” yazması her uyuşmazlıkta işlemin ekonomik ve hukuki gerçekliğine ilişkin tartışmayı sona erdirmez.
Tasarrufun İptali ile Muvazaa Aynı Şey midir?
Hayır. Bu ayrım son derece önemlidir.
Tasarrufun iptali davasında kural olarak hukuken mevcut bir tasarruf vardır; ancak kanundaki koşullar nedeniyle bu tasarrufun alacaklı bakımından sonuç doğurmaması amaçlanır.
Muvazaada ise tarafların görünürde yaptığı işlem ile gerçek iradeleri arasında uyumsuzluk bulunduğu ileri sürülür.
Dolayısıyla bir dosyada “tasarrufun iptali mi, TBK m.19’a dayalı muvazaa mı?” sorusu dava açılmadan önce doğru cevaplandırılmalıdır.
Borçlunun Malını Gerçekte Satmadığı Nasıl İspatlanabilir?
Muvazaalı işlemlerde çoğu zaman tek bir kesin delil bulunmaz. Mahkeme çeşitli olguları birlikte değerlendirir.
Özellikle:
- Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği,
- Alıcının satın alma gücünün bulunup bulunmadığı,
- Malın gerçek değeri ile satış bedeli arasındaki fark,
- Borçlu ile alıcı arasındaki ilişki,
- Satışın borcun doğumuna ve icra takibine yakınlığı,
- Malı satıştan sonra kimin kullandığı,
- Vergi, aidat, sigorta ve diğer giderleri kimin ödediği,
- Malın kısa sürede başka kişilere devredilip devredilmediği
önemli olabilir.
Satış Bedelinin Ödenmemesi Muvazaayı İspatlar mı?
Çok önemli bir delil olabilir ancak her durumda tek başına yeterli değildir.
Örneğin 15 milyon TL değerindeki taşınmazın arkadaşına satıldığı ileri sürülüyor fakat alıcıdan borçluya hiçbir ödeme yapılmadığı görülüyorsa:
“Satış bedeli nerede?”
sorusu ortaya çıkar.
Alıcı bedeli ödediğini ileri sürüyorsa ödemenin nasıl gerçekleştirildiğinin açıklanması gerekebilir.
“Parayı Elden Verdim” Savunması Yeterli midir?
Özellikle yüksek tutarlı satışlarda bu savunmanın diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Örneğin 20 milyon TL’lik taşınmazın alıcısı:
“Bedelin tamamını nakit ödedim.”
diyorsa alıcının o tarihte böyle bir ekonomik güce sahip olup olmadığı önem kazanabilir.
Geliri ve malvarlığı sınırlı bir kişinin çok yüksek bedelli taşınmazı nakit satın aldığı iddiası, diğer emarelerle birlikte değerlendirilir.
Alıcının Ekonomik Gücü Araştırılabilir mi?
Uyuşmazlık açısından gerekli olduğu ölçüde alıcının satış bedelini karşılayabilecek ekonomik güce sahip olup olmadığı önemli bir ispat konusu olabilir.
Örneğin asgari düzeyde gelir elde eden bir kişinin 25 milyon TL değerindeki taşınmazı satın aldığı ileri sürülüyorsa bedelin kaynağı tartışma konusu yapılabilir.
Ancak üçüncü kişinin bütün mali bilgilerinin sınırsız şekilde araştırılabileceği düşünülmemelidir. Delil toplama işlemleri mahkeme ve kanuni usuller çerçevesinde yürütülmelidir.
Bankadan Para Gönderilmesi Muvazaayı Kesin Olarak Ortadan Kaldırır mı?
Hayır.
Banka transferi gerçek satış iddiasını destekleyen güçlü bir delildir fakat para hareketinin devamı önem taşıyabilir.
Örneğin:
10 Haziran: Alıcı borçluya 8.000.000 TL gönderdi.
11 Haziran: Borçlu alıcının şirketine 7.800.000 TL gönderdi.
Bu durumda ilk ödemenin tek başına değerlendirilmesi yanıltıcı olabilir.
Paranın borçluya gerçekten ekonomik değer olarak kalıp kalmadığı araştırılabilir.
Satıştan Sonra Borçlunun Evde Yaşamaya Devam Etmesi Önemli midir?
Evet.
Borçlu taşınmazını arkadaşına sattığını iddia ediyor fakat satıştan sonra yıllarca aynı evde ücretsiz şekilde yaşamaya devam ediyorsa bu durum diğer delillerle birlikte önemli olabilir.
Özellikle:
kira sözleşmesi bulunmaması,
kira ödenmemesi,
aidatları borçlunun ödemesi,
vergileri borçlunun karşılaması,
taşınmazla ilgili kararları hâlen borçlunun vermesi
işlemin gerçekliğinin araştırılmasını gerektirebilir.
Ancak eski malikin taşınmazda kalmaya devam etmesi tek başına muvazaa kanıtı değildir. Gerçek bir kira veya kullanım ilişkisi bulunabilir.
Araç Kağıt Üzerinde Satılmışsa Nasıl Anlaşılır?
Araçlarda fiilî kullanım özellikle önemli olabilir.
Örneğin borçlu aracını arkadaşına devretmiş fakat:
aracı her gün kendisi kullanıyor,
araç borçlunun evinde duruyor,
bakımları borçlu yaptırıyor,
sigorta giderlerini borçlu karşılıyor,
trafik cezaları borçlunun kullanım döneminde oluşuyor
olabilir.
Bunlar diğer delillerle birlikte satışın gerçekliğinin değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Aracın Anahtarının Borçluda Olması Yeterli midir?
Tek başına yeterli değildir.
Araç ödünç verilmiş olabilir.
Ancak satıştan sonra aylarca veya yıllarca kesintisiz biçimde yalnızca borçlu tarafından kullanılması ve bütün giderlerin borçlu tarafından karşılanması farklı bir tablo oluşturabilir.
Mal Eşe Devredilmişse Muvazaa Daha Kolay mı İspatlanır?
Eşe yapılan her satış muvazaalı değildir.
Ancak eşler arasındaki ekonomik ve kişisel yakınlık nedeniyle işlemin gerçekliği ayrıca incelenebilir.
Özellikle borçlunun takip tehdidini öğrendikten hemen sonra bütün önemli malvarlığını eşine devretmesi, karşılığında gerçek ödeme almaması ve malları kullanmaya devam etmesi ciddi bir inceleme gerektirir.
Arkadaşa Yapılan Kağıt Üzerindeki Satış da İptal Edilebilir mi?
Evet. Alıcının akraba olmaması işlemi otomatik olarak korumaz.
Özellikle alıcı borçlunun yakın arkadaşıysa ve:
borçlunun mali durumunu biliyorsa,
satış bedeli ödememişse,
malı fiilen teslim almamışsa,
borçlu malı kullanmaya devam ediyorsa
muvazaa veya tasarrufun iptali seçenekleri somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.
Borçlunun Şirket Ortağına Mal Devretmesi Ne Anlama Gelir?
Ticari dosyalarda özellikle önemlidir.
Borçlu, kişisel taşınmazını veya aracını uzun yıllardır birlikte çalıştığı şirket ortağına devretmiş olabilir.
Ortağın borçlunun mali durumunu yakından bilmesi muhtemelse bu husus özellikle İİK m.280 kapsamında önem taşıyabilir.
Ancak ortaklık ilişkisi tek başına kötü niyetin kesin kanıtı değildir.
Borçlu Malını Kendi Kontrolündeki Başka Şirkete Devrederse Ne Olur?
Örneğin borçlu:
A şirketinin sahibi,
B şirketinin de fiilen yöneticisi
olabilir.
Borç ortaya çıktıktan sonra A şirketindeki değerli araçlar, makineler veya fikrî mülkiyet hakları düşük bedelle B şirketine aktarılmışsa işlem ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
Özellikle iki şirketin:
aynı adreste faaliyet göstermesi,
aynı yöneticilere sahip olması,
aynı müşterilerle çalışması,
aynı çalışanları kullanması
diğer delillerle birlikte önem taşıyabilir.
Malın Gerçek Değeri ile Satış Bedeli Arasındaki Fark Önemli midir?
Evet.
Örneğin:
Gerçek değer: 10 milyon TL
Satış bedeli: 9,5 milyon TL
ile
Gerçek değer: 10 milyon TL
Satış bedeli: 1 milyon TL
aynı şekilde değerlendirilmez.
Gerçek değere göre çok düşük bir karşılığın kabul edilmesi İİK m.278 bakımından da önem taşıyabilir.
Malın Gerçek Değeri Nasıl Belirlenir?
Bugünkü değer değil, devir tarihindeki değer belirlenmelidir.
Taşınmazlarda emsal satışlar, konum, imar durumu, metrekare ve nitelik; araçlarda marka, model, kilometre, hasar durumu ve devir tarihindeki ikinci el piyasası dikkate alınabilir.
Mahkeme gerektiğinde bilirkişi incelemesine başvurabilir.
Borcun Doğum Tarihi Neden Çok Önemlidir?
Muvazaalı mal kaçırma iddialarında olayların kronolojisi son derece değerlidir.
Örneğin:
10 Ocak: 8 milyon TL borç doğdu.
1 Mart: Ödeme ihtarı gönderildi.
5 Mart: Borçlu evini arkadaşına sattı.
10 Mart: Aracını kardeşine devretti.
15 Mart: Bankadaki parayı eşine gönderdi.
20 Mart: İcra takibi başladı.
Bu kronoloji işlemlerin birbirinden bağımsız mı yoksa alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik bir bütünün parçaları mı olduğu konusunda önemli olabilir.
İcra Takibinden Bir Gün Önce Yapılan Satış Muvazaalı mıdır?
Otomatik olarak değil.
Ancak zamanlama güçlü bir emare olabilir.
Özellikle borçlunun takip yapılacağını bildiği ve aynı dönemde bütün haczedilebilir mallarını yakın çevresine devrettiği görülüyorsa işlemlerin ekonomik amacı araştırılmalıdır.
Tapu Kaydı Tek Başına Mülkiyet Tartışmasını Bitirir mi?
Taşınmazlarda tapu sicili son derece güçlü hukuki sonuçlar doğurur. Bununla birlikte tarafların görünürdeki işlemin arkasında farklı bir irade bulunduğu iddiası, kanuni şartlar kapsamında yargılamaya konu olabilir.
Bu nedenle “tapu artık üçüncü kişinin üzerinde, hiçbir şey yapılamaz” yaklaşımı doğru değildir.
WhatsApp Mesajları Muvazaayı İspatlayabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar önemli olabilir.
Örneğin borçlunun arkadaşına:
“Arabayı şimdilik senin üzerine yapalım, icra işi bittikten sonra geri alırım.”
şeklinde mesaj gönderdiği hukuka uygun delillerle ortaya konulabiliyorsa bu son derece önemli olabilir.
Ancak özel yazışmaların hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilmesi delilin kullanılabilirliği bakımından sorun yaratabilir.
E-Postalar Delil Olabilir mi?
Benzer şekilde hukuka uygun elde edilmiş e-postalar işlemin gerçek amacının belirlenmesinde kullanılabilir.
Özellikle şirketler arasındaki muvazaalı devirlerde yönetici ve muhasebe birimleri arasındaki yazışmalar önem kazanabilir.
Tanıkla Muvazaa İspatlanabilir mi?
Alacaklı üçüncü kişi konumundaysa ispat rejimi bakımından tanık dâhil çeşitli deliller gündeme gelebilir. Ancak hangi delilin kullanılabileceği tarafların hukuki konumuna ve ileri sürülen muvazaanın niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Bu nedenle “muvazaa yalnızca yazılı belgeyle ispatlanabilir” şeklinde genel bir sonuç doğru değildir.
Sosyal Medya Paylaşımları Kullanılabilir mi?
Hukuka uygun erişilebilen açık sosyal medya paylaşımları yardımcı delil olabilir.
Örneğin borçlu aracı bir yıl önce sattığını ileri sürmesine rağmen sonraki aylarda sürekli:
“Yeni arabamla seyahatteyim.”
şeklinde aynı araca ilişkin paylaşımlar yapmış olabilir.
Bu tek başına mülkiyet kanıtı değildir ancak fiilî kullanımın gösterilmesinde yardımcı olabilir.
Faturaları Borçlunun Ödemesi Önemli midir?
Evet.
Taşınmaz devredilmiş olmasına rağmen elektrik, doğalgaz, aidat, sigorta ve bakım giderlerinin sürekli borçlu tarafından karşılanması, özellikle başka deliller de varsa işlemin gerçekliğinin araştırılmasını gerektirebilir.
Araçlarda da sigorta, bakım, yakıt ve diğer kullanım giderleri benzer şekilde değerlendirilebilir.
Mal Birkaç Kez Devredilmişse Ne Yapılır?
Muvazaalı işlemlerde bazen zincirleme devirler görülebilir.
Örneğin:
Borçlu → arkadaş → arkadaşın kardeşi → ilişkili şirket
şeklinde kısa süre içerisinde üç işlem yapılmış olabilir.
Bu durumda her devir ayrı ayrı incelenmeli ve sonraki kişilerin hukuki durumu değerlendirilmelidir.
Son Alıcı Gerçekten İyi Niyetliyse Ne Olur?
Sonraki devralanın işlemin gerçek niteliğini bilmemesi farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Tasarrufun iptali bakımından malın iyi niyetli üçüncü kişinin elinden çıkması hâlinde önceki kişilerin belirli koşullarda nakden sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu nedenle malın yeniden satılması dosyanın otomatik olarak kapanması anlamına gelmez.
Tasarrufun İptali Davasında 5 Yıllık Süre Var mı?
İİK m.284 uyarınca iptal davası hakkı, iptale tabi tasarruf tarihinden itibaren beş yıl geçmekle düşer.
Bu nedenle muvazaalı veya alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu düşünülen devir tespit edildiğinde gecikmeden hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Ancak İİK m.284’teki süre ile TBK m.19 kapsamında ileri sürülebilecek muvazaa iddialarının hukuki rejimi aynı değildir.
2026’da Muvazaalı Devir Şüphesinde Hangi Deliller Toplanmalı?
En etkili yöntem tek bir belge aramak yerine delil zinciri oluşturmaktır.
Özellikle şu unsurlar birlikte araştırılabilir:
- Borcun doğum tarihi
- Ödeme ihtarlarının tarihleri
- İcra takip tarihi
- Malın devir tarihi
- Devir tarihindeki gerçek piyasa değeri
- Tapu veya araç satışında gösterilen bedel
- Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği
- Alıcının ekonomik gücü
- Borçlu ile alıcı arasındaki ilişki
- Malı satıştan sonra kimin kullandığı
- Malın giderlerini kimin ödediği
- Satış bedelinin daha sonra nereye aktarıldığı
- Malın sonraki kişilere devredilip devredilmediği
- Hukuka uygun WhatsApp, e-posta ve diğer yazışmalar
- Borçlunun devirden sonra kalan malvarlığı
Özellikle birkaç emarenin aynı anda bulunması muvazaa iddiasını ciddi biçimde güçlendirebilir.
En Güçlü Muvazaa Tablosu Nasıl Oluşur?
Örneğin şu olayları düşünelim:
Borçlu ödeme ihtarını alıyor. Bir hafta sonra 15 milyon TL değerindeki evini yakın arkadaşına 3 milyon TL bedelle devrediyor. Arkadaşın 3 milyon TL dahi ödeyebilecek ekonomik gücü görünmüyor. Bankada ödeme kaydı bulunmuyor. Borçlu satıştan sonra evde ücretsiz yaşamaya devam ediyor. Aidat ve faturaları kendisi ödüyor. Arkadaş ise taşınmazı hiç kullanmıyor.
Bütün bu olguların birlikte bulunması, yalnızca “ev arkadaşına satıldı” bilgisinden çok daha güçlü bir muvazaa veya tasarrufun iptali iddiası oluşturabilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Muvazaalı Mal Devirleri
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere yüksek tutarlı icra takiplerinde borçluların taşınmazlarını, araçlarını, şirket paylarını veya diğer değerli malvarlıklarını görünürde üçüncü kişilere devretmesi tahsilatı ciddi şekilde zorlaştırabilir.
Bu tür dosyalarda yalnızca güncel tapu veya araç kaydına bakılması yeterli değildir. Borcun doğumundan sonraki malvarlığı hareketleri, satış bedelleri, banka hareketleri, fiilî kullanım ve devir zinciri birlikte değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından muvazaalı devir iddiası bulunan dosyalarda işlemin yalnızca şekli değil, ekonomik gerçekliği ve devir sonrasındaki fiilî durumun da incelenmesi önem taşımaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle yüksek tutarlı icra dosyalarında “mal kimin adına kayıtlı?” sorusunun yanında “malı gerçekte kim kullanıyor, satış bedelini kim ödedi ve para nereye gitti?” sorularının birlikte araştırılması, muvazaanın ortaya çıkarılması açısından önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Kağıt üzerinde mal satışı nasıl anlaşılır?
Satış bedeli, banka hareketleri, alıcının ekonomik gücü, fiilî kullanım ve taraflar arasındaki ilişki birlikte incelenebilir.
2. Satış bedeli ödenmemişse satış muvazaalı mıdır?
Önemli bir emaredir ancak bütün deliller birlikte değerlendirilmelidir.
3. Borçlu sattığı evde yaşamaya devam ediyorsa muvazaa var mıdır?
Tek başına yeterli değildir; ancak kira ödememesi ve bütün giderleri karşılamaya devam etmesi gibi başka emarelerle birlikte önem kazanabilir.
4. Borçlu sattığı arabayı kullanmaya devam ediyorsa dava açılabilir mi?
Somut şartlara göre muvazaa veya tasarrufun iptali yolları değerlendirilebilir.
5. Alıcı “parayı elden ödedim” derse ne olur?
Özellikle yüksek bedelli işlemlerde alıcının ekonomik gücü ve ödeme iddiasını destekleyen diğer deliller araştırılabilir.
6. Banka transferi varsa muvazaa ispatlanamaz mı?
Hayır. Paranın daha sonra geri gönderilip gönderilmediği ve işlemin ekonomik gerçekliği de önemlidir.
7. WhatsApp mesajları muvazaayı kanıtlayabilir mi?
Hukuka uygun elde edilmiş mesajlar işlemin gerçek amacını ortaya koyuyorsa önemli delil olabilir.
8. Mal birkaç kişiye devredilmişse ne olur?
Devir zinciri incelenir ve sonraki devralanların hukuki durumları ayrı ayrı değerlendirilir.
9. Tasarrufun iptali ile muvazaa davası aynı mıdır?
Hayır. Hukuki sebepleri, koşulları ve sonuçları farklıdır.
10. Muvazaalı mal devri fark edildiğinde ne yapılmalıdır?
Borcun doğum tarihi, devir tarihi, ödeme kayıtları ve fiilî kullanım mümkün olduğunca erken tespit edilerek uygun dava ve geçici hukuki koruma yöntemleri değerlendirilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Borçlunun taşınmazını, aracını, şirket payını veya başka değerli malvarlığını yalnızca kağıt üzerinde üçüncü kişiye devrettiğinden şüpheleniliyorsa, satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğinin ve malın fiilen kim tarafından kullanılmaya devam edildiğinin erken aşamada araştırılması önemlidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, muvazaalı mal devirleri, tasarrufun iptali davaları, ihtiyati haciz, malvarlığı araştırması ve yüksek tutarlı icra takiplerinde hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya
Tel: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Muvazaa ile tasarrufun iptali farklı hukuki kurumlar olduğundan somut olayda doğru hukuki sebebin ve dava türünün belirlenmesi gerekir.




