
Eşin Şirketine Para Aktarması Mal Kaçırma Sayılır mı? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026
Boşanmada Lüks Araç, Villa ve Yatırımlar Nasıl Paylaşılır? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026: Boşanma davasında şirket hisselerine tedbir konulabilir mi? Limited ve anonim şirket paylarının devrinin önlenmesi, HMK 389 ihtiyati tedbir, TMK 199, mal kaçırma ve mal rejiminin tasfiyesi hakkında 2026 güncel rehber.
Boşanma sürecinde eşlerden birinin önemli bir şirketin sahibi veya ortağı olması halinde diğer eş açısından en büyük risklerden biri, şirket hisselerinin dava devam ederken üçüncü kişilere devredilmesidir. Özellikle milyonlarca lira değerindeki limited veya anonim şirket paylarının aile üyelerine, iş ortaklarına ya da başka şirketlere devredilmesi, mal rejiminin tasfiyesini önemli ölçüde karmaşıklaştırabilir.
Bu nedenle en sık sorulan sorulardan biri şudur:
“Boşanma davası açtım. Eşim şirket hisselerini satmadan veya başkasına devretmeden hisselere tedbir koydurabilir miyim?”
Somut olayın şartları oluşmuşsa şirket payları bakımından ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkün olabilir. Ancak boşanma davasının açılması şirket hisselerine kendiliğinden tedbir konulması sonucunu doğurmaz.
Tedbir talebinin hukuki dayanağının, korunmak istenen hakkın ve payların devredilmesi halinde ortaya çıkabilecek zararın somut şekilde ortaya konulması gerekir.
2026 itibarıyla şirketli ve yüksek mal varlıklı boşanmalarda doğru strateji, bütün şirket faaliyetlerini durdurmaya çalışmak değil; eşe ait şirket payının ve mal rejiminden kaynaklanan ekonomik hakkın ölçülü biçimde korunmasını sağlamaktır.
Boşanma Davası Açılınca Şirket Hisseleri Otomatik Olarak Dondurulur mu?
Hayır.
Boşanma davasının açılmasıyla eşe ait limited veya anonim şirket hisseleri otomatik olarak bloke edilmez.
Şirket ortağı eş, şirketler hukuku bakımından sahip olduğu paylar üzerinde kural olarak tasarruf yetkisine sahip olmaya devam eder.
Ancak payların devredilmesi diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan hakkının elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracaksa geçici hukuki koruma talep edilmesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle yüksek değerli şirket paylarının bulunduğu boşanmalarda dava açılması ile malvarlığının korunması aynı konu olarak düşünülmemelidir.
Şirket Hisselerine İhtiyati Tedbir Konulmasının Hukuki Dayanağı Nedir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389 ve devamı ihtiyati tedbire ilişkin temel düzenlemeleri içermektedir.
HMK m.389 kapsamında mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkânsız hale geleceği ya da gecikme nedeniyle ciddi zarar veya sakınca doğacağı konusunda endişe bulunması halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Ancak bu düzenleme her boşanma davasında otomatik olarak şirket hisselerinin devrinin yasaklanacağı anlamına gelmez.
Mahkeme somut olayın koşullarını değerlendirir.
Şirket Hissesinin Mal Rejimindeki Niteliği Neden Önemlidir?
Tedbir talep edilmeden önce şirket payının mal rejimindeki durumunun belirlenmesi önemlidir.
Şirket payı;
evlilik sırasında edinilmiş olabilir,
evlilikten önce edinilmiş olabilir,
miras yoluyla geçmiş olabilir,
kişisel mal kaynakları kullanılarak alınmış olabilir,
hem kişisel hem edinilmiş mal kaynaklarıyla finanse edilmiş olabilir.
Türk Medeni Kanunu m.219 ve devamı hükümleri bu ayrım bakımından önem taşır.
Şirket payının evlilik sırasında edinilmiş mal niteliğindeki kaynaklarla edinilmiş olması, mal rejiminin tasfiyesinde ekonomik değerinin dikkate alınmasını gündeme getirebilir.
Diğer Eş Şirket Hisselerinin Yarısının Sahibi Olur mu?
Hayır.
Şirket hissesi bir eş adına kayıtlıysa diğer eş boşanma nedeniyle otomatik olarak bu hissenin yarısının sahibi olmaz.
Edinilmiş mallara katılma rejimi esas olarak bir alacak sistemi üzerinden işler.
Türk Medeni Kanunu m.231 ve devamındaki hesaplamalar sonucunda şartları varsa diğer eş lehine katılma alacağı ortaya çıkabilir.
Bu nedenle şirket hisselerine ilişkin tedbirin amacı çoğu zaman diğer eşi şirkete ortak yapmak değil, ekonomik hakkın korunmasını sağlamaktır.
Şirket Hisselerinin Devri Neden Risklidir?
Örneğin eşlerden biri 100 milyon TL ekonomik değere sahip olduğu iddia edilen bir şirketin yüzde 70 ortağı olabilir.
Boşanma sürecinin başlamasından sonra bu payları;
kardeşine,
anne veya babasına,
iş ortağına,
başka bir şirkete
devretmeye çalışabilir.
Böyle bir işlem gerçekleştiğinde mal rejiminin tasfiyesi hukuken tamamen imkânsız hale gelmeyebilir. Ancak payların gerçek değerinin belirlenmesi ve ekonomik hakkın tahsil edilmesi daha karmaşık hale gelebilir.
Bu nedenle somut devir tehlikesinin erken tespit edilmesi önemlidir.
“Eşim Hisseleri Satabilir” Demek Tedbir İçin Yeterli midir?
Her durumda yeterli olmayabilir.
İhtiyati tedbir ciddi bir geçici hukuki koruma olduğundan talebin somutlaştırılması önemlidir.
Örneğin;
pay devri görüşmelerinin başlaması,
hisse satış sözleşmesi hazırlanması,
ticaret sicili işlemlerine girişilmesi,
yakın akrabalara geçmişte pay devri yapılması,
şirket yapısında olağan dışı değişiklikler,
eşin payları devredeceğini gösteren hukuka uygun yazışmalar
gibi olgular tedbir talebinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Soyut bir mal kaçırma ihtimali ile somutlaştırılmış bir devir riski aynı değildir.
İhtiyati Tedbirde Yaklaşık İspat Nedir?
HMK m.390 kapsamında tedbir isteyen taraf, tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir.
İhtiyati tedbir aşamasında davanın bütün esasının kesin delillerle kanıtlanması aranmaz.
Ancak mahkemenin geçici hukuki korumaya ihtiyaç bulunduğuna kanaat getirebileceği ölçüde delil sunulması gerekir.
Şirket paylarının bulunduğu dosyalarda ticaret sicili kayıtları, pay sahipliği belgeleri ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş diğer belgeler önem taşıyabilir.
Limited Şirket Hisselerine Tedbir Konulabilir mi?
Şartları oluştuğunda limited şirket payları bakımından ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkündür.
Limited şirketlerde pay devri Türk Ticaret Kanunu’nda belirli şekil ve şirket içi onay mekanizmalarına bağlanmıştır.
Ancak somut şirket sözleşmesinin ve pay yapısının ayrıca incelenmesi gerekir.
Tedbir kararı verilmesi halinde kararın etkili şekilde uygulanabilmesi için ilgili kayıt ve kurumlara bildirim konusu ayrıca değerlendirilmelidir.
Anonim Şirket Hisselerine Tedbir Konulabilir mi?
Anonim şirketlerde de paylar bakımından ihtiyati tedbir gündeme gelebilir.
Ancak anonim şirketlerde payın türü, pay senedinin bulunup bulunmadığı, kaydileştirilmiş sermaye piyasası aracı olup olmadığı ve pay sahipliği yapısı uygulama bakımından önemlidir.
Özellikle halka açık şirketlerde sermaye piyasası mevzuatı ve Merkezi Kayıt Kuruluşu sistemi gibi ilave unsurlar gündeme gelebilir.
Bu nedenle anonim şirket hisselerine ilişkin tedbir kararının nasıl uygulanacağı somut payın niteliğine göre belirlenmelidir.
Tedbir Şirketin Bütün Faaliyetlerini Durdurur mu?
Kural olarak amaç bu değildir.
Eşin şirket paylarının devrini önlemeye yönelik tedbir ile şirketin bütün ticari faaliyetlerinin durdurulması birbirinden farklıdır.
Şirket;
personel çalıştırmaya,
mal veya hizmet satmaya,
ticari sözleşmeler yapmaya,
borçlarını ödemeye,
faaliyetlerini sürdürmeye
devam edebilir.
Tedbirin kapsamı mahkeme kararına göre belirlenir.
Ölçülülük ilkesi burada özellikle önemlidir.
Şirketin Mallarına da Tedbir Konulabilir mi?
Şirket hisseleri ile şirketin malvarlığı birbirinden ayrılmalıdır.
Şirket adına kayıtlı fabrika, taşınmaz, araç veya banka hesabı şirket tüzel kişiliğine aittir.
Şirket ortağı eşin mal rejiminden kaynaklanan uyuşmazlığı nedeniyle şirketin bütün mallarına doğrudan tedbir konulabileceği şeklinde genel bir sonuç çıkarılması doğru değildir.
Şirket ayrı bir tüzel kişidir ve üçüncü kişi niteliğindeki şirketin mülkiyet haklarının gözetilmesi gerekir.
Bu nedenle şirket hissesine tedbir talebi ile şirketin kendi mallarına yönelik tedbir talebi hukuken aynı değildir.
Şirketin Yüzde 100’ü Eşe Aitse Şirket Mallarına da Tedbir Gelir mi?
Şirket paylarının tamamının eşe ait olması şirket ile eşin malvarlığını hukuken birleştirmez.
Örneğin eş bir limited şirketin tek ortağı olsa bile şirket adına kayıtlı fabrika doğrudan eşin kişisel taşınmazı değildir.
Bununla birlikte şirket payının ekonomik değerinin korunması bakımından payların devrinin engellenmesine yönelik uygun tedbirler somut olayda değerlendirilebilir.
TMK 199 Şirket Hisseleri Bakımından Önemli midir?
Türk Medeni Kanunu m.199, ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesinin gerektirdiği ölçüde eşlerden birinin belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarruflarının diğer eşin rızasına bağlı hale getirilmesine imkân veren önemli bir düzenlemedir.
Bu hüküm, şartları bulunduğunda malvarlığının korunmasına yönelik önemli araçlardan biri olabilir.
Ancak TMK m.199 ile HMK m.389 kapsamındaki ihtiyati tedbir aynı hukuki kurum değildir.
Somut olayda hangi hukuki korumanın uygun olduğu ayrıca belirlenmelidir.
TMK 199 Kapsamında Şirket Hisselerinin Devri Sınırlandırılabilir mi?
Şirket paylarının eşe ait belirli bir malvarlığı değeri oluşturduğu durumlarda TMK m.199’un şartları somut olay bakımından değerlendirilebilir.
Mahkemenin müdahalesi için ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden kaynaklanan mali yükümlülüklerin gerektirdiği bir durum bulunmalıdır.
Tedbirin kapsamı da ölçülü olmalıdır.
Bu nedenle yalnızca eşin şirket sahibi olması TMK m.199 uygulanması için tek başına yeterli değildir.
Şirket Hisselerine Boşanma Davası Açılmadan Önce Tedbir Konulabilir mi?
HMK kapsamında dava açılmadan önce ihtiyati tedbir talep edilmesi hukuken mümkün olabilir.
Ancak bu durumda HMK m.397’de düzenlenen tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler özellikle önem taşır.
Tedbir kararının alınması davanın süresiz şekilde açılmadan bekletilebileceği anlamına gelmez.
Bu nedenle dava öncesi tedbir stratejisinde sürelerin dikkatle takip edilmesi gerekir.
Tedbir Kararı Ne Kadar Sürede Uygulanmalıdır?
HMK m.393 uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmesi gerekir.
Aksi halde kanunda öngörülen sonuçlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle yalnızca tedbir kararını almak değil, kararın zamanında uygulanmasını sağlamak da önemlidir.
Tedbir İçin Teminat Gerekir mi?
HMK m.392 kapsamında ihtiyati tedbir isteyen tarafın, haksız çıkması halinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayabilecekleri muhtemel zararlara karşı kural olarak teminat göstermesi gündeme gelebilir.
Ancak talebin resmi belgeye veya başka kesin delile dayanması yahut durum ve koşulların gerektirmesi halinde mahkeme gerekçesini açıklayarak teminat alınmamasına da karar verebilir.
Somut dosyaya göre teminat miktarı ve gerekliliği farklılık gösterebilir.
Hisse Devrinin Tamamen Yasaklanması Şart mı?
Hayır.
İhtiyati tedbirin kapsamı korunmak istenen hakla orantılı olmalıdır.
Bazı durumlarda belirli payların devrinin engellenmesi yeterli olabilir.
Mahkeme uyuşmazlığın özelliklerine göre uygun tedbir türünü belirler.
Amaç karşı tarafı cezalandırmak değil, dava sonunda verilecek kararın etkisiz kalmasını önlemektir.
Şirket Hisseleri Zaten Devredilmişse Ne Olur?
Bu durumda hukuki strateji değişir.
Öncelikle devrin;
ne zaman yapıldığı,
kime yapıldığı,
hangi bedelle gerçekleştirildiği,
gerçek ödeme bulunup bulunmadığı,
eşin şirket üzerindeki fiili kontrolünün devam edip etmediği
araştırılmalıdır.
Şartları oluştuğunda Türk Medeni Kanunu m.229 kapsamındaki eklenecek değer hükümleri gündeme gelebilir.
Dolayısıyla şirket hisselerinin dava öncesinde devredilmiş olması, ekonomik değerin mal rejimi tasfiyesinden mutlaka çıktığı anlamına gelmez.
TMK 229 Şirket Hisselerinin Devrinde Nasıl Uygulanır?
Türk Medeni Kanunu m.229 uyarınca mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın yapılan olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar belirli şartlarla tasfiyede edinilmiş mallara eklenebilir.
Ayrıca eşlerden birinin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler de eklenecek değer kapsamında değerlendirilebilir.
Bu ikinci kategori bakımından yalnızca son bir yıl içinde yapılan işlemlerle sınırlı bir değerlendirme yapılması doğru değildir.
Şirket paylarının mal kaçırma amacıyla devredildiği iddialarında bu ayrım önem taşır.
Hisseler Kardeşe veya Anne-Babaya Devredilirse Ne Olur?
Yakın akrabaya yapılan her pay devri muvazaalı veya kötü niyetli değildir.
Ancak örneğin boşanma görüşmeleri başladıktan sonra milyonlarca lira değerindeki şirket paylarının çok düşük bedelle kardeşe devredilmesi halinde işlemin gerçekliği araştırılabilir.
Özellikle;
ödeme belgesinin bulunmaması,
alıcının satın alma gücünün olmaması,
devreden eşin şirketi yönetmeye devam etmesi,
kâr ve ekonomik menfaatlerden yararlanmaya devam etmesi
önemli olabilir.
Üçüncü Kişilere Karşı Talepte Bulunulabilir mi?
Şartları oluştuğunda TMK m.241 kapsamında üçüncü kişilere yönelik talepler gündeme gelebilir.
Tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamadığı takdirde kanundaki koşullar çerçevesinde eklenecek değerlerden yararlanan üçüncü kişilere karşı eksik kalan miktar yönünden talepte bulunulabilir.
Ancak üçüncü kişinin sorumluluğu otomatik değildir ve kanundaki özel süreler dikkate alınmalıdır.
Şirket Hisselerinin Değeri Tedbirden Sonra Nasıl Hesaplanır?
Tedbir kararı şirket hissesinin ekonomik değerini belirlemez.
Şirket değerlemesi ayrı bir süreçtir.
Şirketin;
gayrimenkulleri,
nakdi,
ticari alacakları,
borçları,
makine ve araçları,
kârlılığı,
nakit akışı,
marka değeri,
iştirakleri
incelenebilir.
Şirketin kayıtlı sermayesi ile gerçek ekonomik değeri aynı değildir.
Örneğin ticaret sicilinde 1 milyon TL sermayeli bir şirketin gerçek ekonomik değeri onlarca milyon TL olabilir.
Şirket Değeri Bilerek Düşürülürse Ne Olur?
Payları devretmek yerine şirketin ekonomik değerini azaltmaya yönelik işlemler yapıldığı da iddia edilebilir.
Örneğin;
şirket varlıklarının ilişkili şirketlere devredilmesi,
olağan dışı borç yaratılması,
değerli taşınmazların düşük bedelle satılması,
ticari alacakların başka şirketlere aktarılması
gibi işlemler şirket değerini etkileyebilir.
Ancak her ticari işlem mal kaçırma değildir. İşlemin ticari gerekçesi, piyasa koşullarına uygunluğu ve ekonomik sonucu uzman incelemesiyle değerlendirilmelidir.
Şirket Hisselerine Tedbir Konulması Şirket Yönetimini Engeller mi?
Tedbirin içeriğine bağlıdır.
Pay devrinin yasaklanmasına yönelik bir tedbir, şirket ortağının bütün yöneticilik yetkilerinin otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez.
Pay sahipliği, pay devri ve şirket yönetimi birbirinden farklı hukuki kavramlardır.
Bu nedenle tedbir kararının kapsamı dikkatle okunmalıdır.
Tedbir Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
İhtiyati tedbir kararına karşı HMK’da öngörülen itiraz ve kanun yolu mekanizmaları bulunmaktadır.
Karşı taraf özellikle;
tedbir şartlarının bulunmadığını,
mal kaçırma riskinin somut olmadığını,
tedbirin ölçüsüz olduğunu,
şirket faaliyetlerini gereksiz şekilde etkilediğini
ileri sürebilir.
Bu nedenle tedbir talebinin başlangıçta somut delillerle ve ölçülü şekilde hazırlanması önemlidir.
Haksız Tedbir Nedeniyle Tazminat Gündeme Gelebilir mi?
Evet.
HMK m.399 kapsamında haksız ihtiyati tedbir nedeniyle zarar doğması halinde kanundaki şartlar çerçevesinde tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu nedenle şirket paylarına ilişkin tedbir taleplerinin yalnızca baskı oluşturmak amacıyla kullanılmaması gerekir.
Özellikle milyonlarca liralık şirketlerde ölçüsüz bir tedbir önemli ticari zararlar doğurabilir.
Yabancı Şirket Hisselerine Türkiye’de Tedbir Konulabilir mi?
Eşin İngiltere, Almanya, Hollanda, ABD veya başka bir ülkede kurulu şirkette pay sahibi olması halinde süreç daha karmaşıktır.
Türk mahkemesinde verilen bir kararın yabancı ülkedeki şirket payları üzerinde nasıl sonuç doğuracağı, ilgili ülkenin hukukuna ve kararın orada tanınması veya uygulanmasına ilişkin kurallara bağlı olabilir.
Ayrıca eşlerin mal rejimine uygulanacak hukukun belirlenmesinde 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun önem taşır.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, yabancı eşlerin ve uluslararası şirket yapılarının bulunduğu boşanmalarda şirket hisselerinin korunması, mal rejiminin tasfiyesi ve yurt dışındaki malvarlığına ilişkin hukuki stratejilerin oluşturulması konusunda destek sunmaktadır.
Yabancı Eşin Türkiye’deki Şirket Hisselerine Tedbir Konulabilir mi?
Eşin yabancı olması, Türkiye’deki şirkette sahip olduğu paylar bakımından tedbir talebinde bulunulmasını kendiliğinden engellemez.
Ancak şirket payının hukuki niteliği, uyuşmazlık konusu hak ve milletlerarası özel hukuk kuralları birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle yabancı eşlerin yüksek değerli şirket hisselerine sahip olduğu boşanmalarda erken hukuki analiz önemlidir.
2026’da Şirket Hisselerine Tedbir İçin Nasıl Bir Strateji İzlenmeli?
Şirket paylarının bulunduğu yüksek mal varlıklı bir boşanmada öncelikle eşin gerçek ortaklık yapısı tespit edilmelidir.
Ardından şu sorular cevaplandırılmalıdır:
Eş hangi şirketlerde ortak?
Pay oranı ne kadar?
Şirket payları ne zaman ve hangi kaynakla edinildi?
Payların yaklaşık ekonomik değeri nedir?
Pay devrine ilişkin somut bir girişim bulunuyor mu?
Geçmişte yakın kişilere pay devri yapıldı mı?
Şirket sözleşmesinde pay devrine ilişkin hangi hükümler bulunuyor?
Hangi tedbir ekonomik hakkı korumak için yeterli olur?
HMK m.389 mu yoksa somut olayda TMK m.199 kapsamında bir koruma mı daha uygun?
Tedbir şirketin veya diğer ortakların haklarını gereksiz biçimde etkiler mi?
Bu sorular cevaplandırıldıktan sonra somut, ölçülü ve uygulanabilir bir tedbir talebi oluşturulabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından şirket ortaklığının bulunduğu yüksek mal varlıklı boşanma dosyalarında yapılan hukuki değerlendirmelerde de yalnızca “mal kaçırabilir” şeklindeki genel endişeye dayanılmamakta; şirket payının niteliği, gerçek ekonomik değeri, geçmiş pay devirleri ve somut devir tehlikesi birlikte değerlendirilmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Boşanma davası açınca şirket hisselerine otomatik tedbir konulur mu?
Hayır. Boşanma davasının açılması şirket hisselerini otomatik olarak dondurmaz. Tedbirin ayrıca talep edilmesi ve hukuki şartlarının ortaya konulması gerekir.
2. Eşimin şirket hisselerini satmasını engelleyebilir miyim?
Somut devir tehlikesi ve ihtiyati tedbir şartları mevcutsa payların devrinin önlenmesine yönelik geçici hukuki koruma talep edilmesi mümkün olabilir. Son kararı mahkeme verir.
3. Şirket hisselerine dava açılmadan önce tedbir konulabilir mi?
Şartları oluştuğunda dava açılmadan önce ihtiyati tedbir istenebilir. Ancak HMK’da tedbiri tamamlayan işlemler için öngörülen sürelerin dikkatle takip edilmesi gerekir.
4. Şirket hisselerine tedbir konulursa şirket çalışmaya devam eder mi?
Tedbir yalnızca pay devrini sınırlandırıyorsa şirketin ticari faaliyetlerinin tamamen durması gerekmez. Tedbirin sonucu mahkeme kararının kapsamına bağlıdır.
5. Şirketin yüzde 100’ü eşime aitse şirket mallarına da tedbir konulur mu?
Otomatik olarak hayır. Şirket ayrı bir tüzel kişidir. Eşe ait şirket hisseleri ile şirketin taşınmazları, araçları ve banka hesapları hukuken birbirinden ayrılmalıdır.
6. Eşim şirket hisselerini kardeşine devrettiyse artık hak talep edemez miyim?
Bu sonuç otomatik olarak doğmaz. Devrin zamanı, bedeli ve amacı araştırılabilir. Şartları oluşmuşsa TMK m.229 kapsamındaki eklenecek değer hükümleri gündeme gelebilir.
7. Şirket hissesinin gerçek değeri nasıl belirlenir?
Şirketin yalnızca kayıtlı sermayesine bakılmaz. Aktifler, borçlar, gayrimenkuller, ticari alacaklar, nakit akışı, kârlılık ve diğer ekonomik unsurlar üzerinden bilirkişi incelemesi yapılabilir.
8. Tedbir talebi için şirket hissesinin değerini kesin olarak bilmek gerekir mi?
Her durumda kesin değerleme yapılmış olması gerekmez. Ancak payların varlığı, yaklaşık ekonomik önemi ve korunması gereken hakla bağlantısının somutlaştırılması tedbir talebini güçlendirebilir.
9. Yurt dışındaki şirket hisselerine tedbir konulabilir mi?
Yabancı şirket hisselerinde Türk mahkemesi kararının yabancı ülkede nasıl uygulanacağı ilgili ülkenin hukukuna bağlıdır. Bu nedenle uluslararası şirket paylarında ülke bazlı değerlendirme gerekir.
10. Haksız yere şirket hisselerine tedbir koydurmanın riski var mı?
Evet. Haksız ihtiyati tedbir nedeniyle zarar doğmuşsa HMK m.399 kapsamında tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu nedenle tedbir talebinin somut delillere dayanması ve ölçülü olması önemlidir.
Şirket Hisselerinin Devredilmesini Beklemeden Hukuki Koruma Seçeneklerini Değerlendirin
Şirket hisselerinin bulunduğu boşanmalarda en önemli hatalardan biri, şirket payları üçüncü kişilere devredildikten sonra harekete geçmektir. Özellikle yüksek değerli şirketlerin bulunduğu uyuşmazlıklarda pay devrinin gerçekleşmesi, mal rejiminin tasfiyesini ve ileride doğabilecek alacağın tahsilini önemli ölçüde karmaşıklaştırabilir.
Bununla birlikte şirket hisselerine tedbir talebi de otomatik veya sınırsız bir koruma değildir. Şirket payının mal rejimindeki niteliği, somut devir tehlikesi, yaklaşık ispat, ölçülülük ve üçüncü kişilerin hakları birlikte değerlendirilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, şirket ortaklığının bulunduğu boşanma davaları, yüksek mal varlıklı boşanmalar, şirket hisselerine ihtiyati tedbir, TMK m.199 kapsamında malvarlığının korunması, mal rejiminin tasfiyesi, şirket değerleme, katılma alacağı, TMK m.229 kapsamında eklenecek değer ve yabancı şirket hisselerinin bulunduğu uluslararası malvarlığı uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Eşinizin boşanma öncesinde veya dava sırasında şirket hisselerini satacağından, aile üyelerine devredeceğinden ya da şirket paylarının ekonomik değerini azaltacak işlemler gerçekleştireceğinden şüpheleniyorsanız, şirket hisselerinin korunması için hangi tedbirlerin talep edilebileceğinin zamanında değerlendirilmesi önemlidir.
Hukuki durumunuza özel değerlendirme almak ve malvarlığınızın korunmasına yönelik doğru dava stratejisini oluşturmak için Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
Telefon: 0312 434 22 22
Mobil: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya / Ankara




