
Boşanma Öncesinde Yapılan Şüpheli Gayrimenkul Satışları İptal Edilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026
Boşanmada Gerçekte Bağış Olan İşlemin Satış Gibi Gösterilmesi Nasıl İspatlanır? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026Boşanmadan önce ev, arsa, araç veya şirket payının gerçek değerinin çok altında satılması mal kaçırma sayılır mı? Eşe karşı yapılan düşük bedelli satışın mal paylaşımına etkisini, TMK m.229 kapsamında eklenecek değerleri, muvazaa iddiasını, üçüncü kişiye karşı talepleri, ihtiyati tedbiri ve ispat yöntemlerini 2026 güncel uygulamasıyla açıklıyoruz.
Boşanma ihtimali ortaya çıktıktan sonra eşlerden birinin ev, arsa, araç, şirket hissesi veya başka bir malvarlığı unsurunu piyasa değerinin çok altında üçüncü kişiye devretmesi, mal paylaşımı davalarının en önemli uyuşmazlıklarından biridir. Özellikle boşanma konuşmalarının başlamasından hemen sonra gerçekleştirilen satışlarda diğer eş, işlemin gerçek bir satış olmadığını veya amacın kendisinin katılma alacağını azaltmak olduğunu ileri sürebilir.
Örneğin piyasa değeri 10 milyon TL civarında olan bir taşınmazın boşanma davasından kısa süre önce 2 milyon TL bedelle yakın bir akrabaya devredilmesi hâlinde yalnızca tapuda yazılı satış bedeline bakılarak sonuca gidilmez. Satışın gerçek olup olmadığı, bedelin gerçekten ödenip ödenmediği, paranın nereye gittiği, alıcının ekonomik gücü, taraflar arasındaki yakınlık, malın gerçek değeri ve işlemin yapıldığı tarih birlikte önem kazanır.
Bununla birlikte bir malın düşük bedelle satılması tek başına otomatik olarak “mal kaçırma” anlamına gelmez. Her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilmelidir.
Boşanmadan Önce Eş Kendi Malını Satabilir mi?
Kural olarak eşlerden birinin adına kayıtlı bir malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabilmesi mümkündür. Evlilik devam ediyor diye eşlerin bütün malları üzerinde diğer eşin otomatik veto hakkı bulunduğu söylenemez.
Ancak bu serbesti sınırsız değildir. Özellikle edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla gerçekleştirilen bazı devirler, mal artık eşin üzerinde bulunmasa bile hesaplamada dikkate alınabilir.
Bu nedenle “Tapu benim üzerimdeydi, istediğim fiyata sattım ve diğer eş hiçbir şey isteyemez.” şeklindeki yaklaşım her olayda doğru değildir.
Düşük Bedelli Satış Mal Kaçırma Sayılır mı?
Satış bedelinin piyasa değerinden ciddi ölçüde düşük olması önemli bir emare olabilir ancak tek başına yeterli değildir. Gerçek bir ekonomik gerekçe nedeniyle de bir mal piyasa değerinin altında satılmış olabilir. Acil nakit ihtiyacı, taşınmazın hukuki veya fiziksel sorunları, üzerinde bulunan yükler veya piyasa koşulları satış bedelini etkileyebilir.
Buna karşılık boşanma sürecinin hemen öncesinde yapılan, gerçek bedeli açıklanamayan ve özellikle yakın kişilere gerçekleştirilen devirler daha ayrıntılı incelemeyi gerektirir.
Mahkeme bakımından temel mesele yalnızca “Ucuz mu satıldı?” sorusu değil, işlemin gerçek ekonomik niteliğinin ve mal rejiminin tasfiyesindeki etkisinin ne olduğudur.
TMK m.229 Neden Önemlidir?
Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesi, mal rejiminin tasfiyesinde bazı malvarlığı değerlerinin mevcut malvarlığına eklenerek hesaplanmasına imkân tanımaktadır.
Bunlardan biri, eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içerisinde diğer eşin rızası olmaksızın olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalardır. Diğeri ise bir eşin mal rejiminin devamı sırasında diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla gerçekleştirdiği devirlerdir.
İkinci ihtimal açısından kanunda yalnızca son bir yıllık dönemle sınırlı bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir.
Dolayısıyla malın boşanma davasından iki veya üç yıl önce devredilmiş olması, diğer koşullar mevcutsa incelemeyi otomatik olarak sona erdirmez.
Malın Çok Düşük Bedelle Satılması Karşılıksız Kazandırma Sayılabilir mi?
Gerçek değer ile satış bedeli arasında olağan dışı bir fark varsa işlemin gerçek niteliği araştırılabilir. Görünüşte satış yapılmış olmakla birlikte işlemin tamamının veya ekonomik yapısının gerçekte bağışlama niteliği taşıdığı ileri sürülebilir.
Örneğin 8 milyon TL değerindeki bir taşınmazın 500 bin TL’ye kardeşe devredildiği iddia ediliyorsa mahkeme yalnızca tapudaki “satış” ibaresine bağlı kalmaksızın somut uyuşmazlığı değerlendirebilir.
Ancak her düşük bedelli satışın otomatik olarak bağış kabul edileceğini söylemek doğru değildir. Değer farkının nedeni ve işlemin gerçek koşulları ispat bakımından önemlidir.
Satış Bedeli Tapuda Düşük Gösterilmişse Ne Olur?
Tapuda gösterilen bedel ile gerçekte taraflar arasında ödenen bedelin farklı olduğu iddiaları uygulamada sık görülmektedir. Bu nedenle tapu senedindeki rakam her zaman uyuşmazlığın bütününü tek başına çözmez.
Gerçek satış bedelinin belirlenmesinde banka hareketleri, ödeme belgeleri, tarafların ekonomik durumları, taşınmazın satış tarihindeki değeri ve diğer deliller önem kazanabilir.
Örneğin tapuda 1 milyon TL gösterilmiş olmasına rağmen alıcının satıcıya 7 milyon TL banka transferi yaptığı ortaya çıkarsa değerlendirme farklılaşacaktır.
Satış Bedeli Gerçekten Ödenmemişse Ne Olur?
Bu durum özellikle önemlidir.
Satış yapılmış görünmesine rağmen alıcının herhangi bir ödeme yapmadığı veya ödeme yapıldığına ilişkin güvenilir bir kayıt bulunmadığı ileri sürülebilir. Bu durumda işlemin gerçek satış olup olmadığı daha ayrıntılı araştırılabilir.
Alıcının ekonomik gücü de önem taşıyabilir. Örneğin düzenli geliri veya ciddi bir malvarlığı bulunmayan kişinin çok yüksek değerli bir taşınmazı satın aldığı ileri sürülüyorsa satın alma bedelinin kaynağı sorgulanabilir.
Mal Yakın Akrabaya Satılmışsa İşlem Geçersiz midir?
Hayır. Bir kişinin kardeşine, annesine, babasına veya başka bir yakınına mal satması tek başına işlemi geçersiz yapmaz.
Ancak yakınlık ilişkisi diğer olgularla birleştiğinde önemli hâle gelebilir. Boşanmadan hemen önce satış yapılması, bedelin piyasa değerinden olağan dışı düşük olması, satış bedelinin ödendiğinin gösterilememesi ve malı fiilen satıcı eşin kullanmaya devam etmesi birlikte değerlendirildiğinde işlemin gerçekliği konusunda daha güçlü bir uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
Eş Malı Arkadaşına Satarsa Durum Değişir mi?
Alıcının akraba olmaması işlemin mutlaka gerçek olduğu anlamına gelmez. Yakın arkadaş, iş ortağı, çalışan veya güven ilişkisi bulunan başka bir kişi de devir işleminin tarafı olabilir.
Bu nedenle değerlendirme yalnızca akrabalık bağı üzerinden yapılmaz. İşlemin zamanı, bedeli, ödeme şekli ve tarafların gerçek iradesi birlikte değerlendirilir.
Mal Boşanma Davasından Bir Hafta Önce Satılmışsa Ne Olur?
Zamanlama oldukça önemli bir emaredir.
Özellikle taraflar arasında ciddi boşanma uyuşmazlığı başladıktan sonra yüksek değerli malvarlığının kısa sürede elden çıkarılması, işlemin amacı bakımından inceleme gerektirebilir.
Ancak yalnızca boşanma davasından bir hafta önce satış yapılması da tek başına işlemin kötü niyetli olduğunu kesin biçimde kanıtlamaz. Satışın ekonomik gerekçesi ve bedelin akıbeti de araştırılmalıdır.
Boşanma Davasından Altı Ay Önce Yapılan Satış İncelenir mi?
Evet. İşlemin mal rejiminin tasfiyesine etkisi bulunuyorsa altı ay önce yapılmış olması incelemeye engel değildir.
Özellikle TMK m.229 kapsamında karşılıksız kazandırmalar bakımından bir yıllık süre ayrıca önem taşır. Katılma alacağını azaltma kastıyla gerçekleştirildiği ileri sürülen devirlerde ise değerlendirme farklıdır.
Beş Yıl Önce Yapılan Devir de İncelenebilir mi?
Somut olayın niteliğine göre evet.
Sık yapılan hatalardan biri TMK m.229’daki bütün durumların boşanmadan önceki bir yılla sınırlı olduğunu düşünmektir. Kanunda karşılıksız kazandırmalar bakımından yer alan bir yıllık düzenleme ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler birbirinden ayrılmalıdır.
Dolayısıyla eski tarihli bir devir bakımından da işlemin niteliği önem taşıyabilir.
Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?
Edinilmiş mallara katılma rejiminin hangi tarihte sona erdiği hesaplama açısından kritik önemdedir.
Boşanma hâlinde mal rejimi, kanundaki düzenleme gereğince dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Bu nedenle boşanma davasının açıldığı tarih ile malvarlığı devirlerinin tarihleri mutlaka karşılaştırılmalıdır.
Dava Açıldıktan Sonra Yapılan Satışın Durumu Nedir?
Boşanma davasının açılmasıyla mal rejiminin sona erme tarihi bakımından önemli bir eşik oluşur. Ancak dava sonrasında yapılan işlemlerin hiçbir hukuki önemi bulunmadığı sonucuna varılamaz.
Tasfiyeye konu malvarlığının belirlenmesi, malın değerinin korunması, üçüncü kişilere yapılan devirler ve diğer eşin alacağının güvence altına alınması bakımından dava sonrası işlemler ayrıca önem taşıyabilir.
Düşük Bedelli Satılan Ev İçin Tapu İptal ve Tescil Davası Açılır mı?
Her düşük bedelli satış otomatik olarak tapu iptal ve tescil sonucunu doğurmaz.
Mal rejiminin tasfiyesi esas olarak eşler arasındaki alacak ilişkisini ilgilendirir. Üçüncü kişiye yapılan devrin doğrudan iptal edilip edilemeyeceği ise ileri sürülen hukuki sebebe göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle “Mal kaçırıldıysa tapu mutlaka eski eşe döner.” şeklindeki yaklaşım doğru değildir.
Muvazaa İddiası Gündeme Gelebilir mi?
Somut olayın koşullarına göre gündeme gelebilir.
Tarafların görünürde satış sözleşmesi yaptığı ancak gerçekte başka bir işlem amaçladığı ileri sürülüyorsa muvazaa tartışması ortaya çıkabilir.
Bununla birlikte muvazaa iddiası ile TMK m.229 kapsamında eklenecek değer talebi aynı hukuki kurum değildir. Dava hazırlanırken hangi hukuki sebebe dayanıldığı açık biçimde belirlenmelidir.
Mal Gerçekten Satılmış Ama Çok Ucuza Verilmişse Ne Olur?
Gerçek satış bulunmasına rağmen bedelin olağan dışı düşük olması da mal rejiminin tasfiyesi bakımından önem taşıyabilir.
Burada satış bedeli ile gerçek değer arasındaki farkın neden oluştuğu, işlemin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacı taşıyıp taşımadığı ve satış bedelinin ne olduğu araştırılabilir.
Örneğin gerçek değeri 12 milyon TL olan bir taşınmazın 3 milyon TL’ye satılması ile piyasa koşulları nedeniyle 10,5 milyon TL’ye satılması aynı şekilde değerlendirilmeyecektir.
Satılan Malın Gerçek Değeri Nasıl Belirlenir?
Taşınmazlarda bilirkişi incelemesi önemli olabilir. Taşınmazın konumu, yüzölçümü, imar durumu, kullanım biçimi, yapı özellikleri ve satış tarihindeki piyasa koşulları dikkate alınabilir.
Araçlarda marka, model, kilometre, hasar durumu ve satış tarihindeki piyasa değeri önemlidir.
Şirket paylarında ise değerlendirme daha karmaşık olabilir. Şirketin yalnızca sermaye miktarına bakılması çoğu zaman gerçek ekonomik değeri göstermez. Şirketin varlıkları, borçları, faaliyetleri ve payın ekonomik değeri ayrıca incelenebilir.
Bilirkişi Bugünkü Değere mi Bakacaktır?
Mal rejiminin tasfiyesinde değerleme tarihi ve uygulanacak değer türü, malın hukuki niteliğine ve ileri sürülen talebe göre belirlenir. Bu nedenle “Her durumda satış tarihindeki bedel alınır.” veya “Her durumda dava tarihindeki değer alınır.” şeklinde tek bir formül kullanılmamalıdır.
Özellikle eklenecek değerlerin tasfiye anındaki değerlerinin hesaba katılmasına ilişkin düzenlemeler dikkate alınmalıdır.
Bu ayrım milyonlarca liralık fark yaratabileceği için dava dilekçesinde doğru hukuki nitelendirme önemlidir.
Satıştan Gelen Para Banka Hesabında Duruyorsa Ne Olur?
Bu durumda malın ekonomik karşılığının malvarlığında devam edip etmediği araştırılmalıdır.
Örneğin taşınmaz gerçek piyasa değerinden 8 milyon TL’ye satılmış ve 8 milyon TL banka hesabında bulunuyorsa, malvarlığının diğer eşten kaçırıldığı iddiası farklı değerlendirilebilir.
Çünkü taşınmaz çıkmış ancak yerine para girmiştir.
Tasfiyede aynı ekonomik değerin iki defa hesaba katılmamasına dikkat edilmelidir.
Satış Parasıyla Başka Bir Ev Alınmışsa Ne Olur?
Satış bedelinin başka bir malvarlığına dönüşmüş olması hâlinde ikame değer ve malın kaynağı incelenir.
Örneğin edinilmiş mal niteliğindeki ev satılmış ve bedeliyle başka bir taşınmaz alınmışsa yalnızca ilk evin satılmış olmasına bakılarak değer ortadan kaybolmuş kabul edilmez.
Paranın izinin sürülmesi gerekir.
Satış Bedeli Nakit Çekilmişse Ne Olur?
Satıştan gelen paranın hemen nakit olarak çekilmesi, özellikle yüksek tutarlarda uyuşmazlık yaratabilir.
Ancak para çekmek tek başına mal kaçırma kanıtı değildir.
Paranın ne için kullanıldığı, başka bir mal alınıp alınmadığı, borç ödenip ödenmediği veya paranın başka kişilere aktarılıp aktarılmadığı araştırılabilir.
Satış Bedeli Başka Bir Akrabanın Hesabına Gönderilmişse Ne Olur?
Bu durum işlemin ekonomik amacının incelenmesini gerektirebilir.
Örneğin eş taşınmazını sattıktan sonra satış bedelinin tamamını kardeşine gönderiyorsa transferin hukuki sebebi araştırılabilir.
Gerçek bir borç ödemesi bulunabilir. Buna karşılık hiçbir borç ilişkisi bulunmadan para üçüncü kişiye aktarılmışsa mal rejiminin tasfiyesine etkisi ayrıca değerlendirilebilir.
“Borç Ödedim” Savunması Yeterli midir?
Tek başına yeterli olmayabilir.
Özellikle yüksek tutarlı bir ödemenin gerçek bir borca dayandığı ileri sürülüyorsa borcun kaynağı, tarihi ve ödeme ilişkisi delillerle araştırılabilir.
Sözleşme, banka kayıtları, önceki transferler ve diğer belgeler önem taşıyabilir.
Araç Değerinin Çok Altında Satılırsa Aynı Kurallar Geçerli midir?
Benzer değerlendirmeler araçlar bakımından da yapılabilir.
Örneğin boşanmadan hemen önce yüksek değerli aracın çok düşük bedelle kardeşe veya arkadaşa devredilmesi hâlinde aracın gerçek piyasa değeri, satış bedelinin ödenip ödenmediği ve aracın fiilen kim tarafından kullanılmaya devam edildiği incelenebilir.
Şirket Hissesi Düşük Bedelle Devredilirse Ne Olur?
Şirket paylarının boşanma öncesinde düşük bedelle devri daha karmaşık uyuşmazlıklar doğurabilir.
Örneğin eşin sahip olduğu şirket payını boşanma öncesinde iş ortağına sembolik bir bedelle devretmesi hâlinde payın gerçek ekonomik değeri araştırılabilir.
Şirket payının nominal değeri ile gerçek değeri aynı değildir.
Bu nedenle yalnızca ticaret sicilindeki sermaye tutarı esas alınarak değerlendirme yapılması doğru olmayabilir.
Şirket Payı Kardeşe Devredilip Yönetim Eski Eşte Kalırsa Ne Olur?
Bu durum işlemin gerçekliği bakımından önemli bir emare oluşturabilir.
Pay devredilmiş olmasına rağmen eski pay sahibi şirketi fiilen yönetmeye, şirket gelirlerinden yararlanmaya ve bütün önemli kararları vermeye devam ediyorsa devrin ekonomik amacı daha ayrıntılı incelenebilir.
Ancak fiili yönetimin devam etmesi tek başına pay devrinin muvazaalı olduğunu kesin olarak göstermez.
Taşınmaz Satılmış Ama Eski Eş Evde Oturmaya Devam Ediyorsa Ne Olur?
Bu durum da diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Örneğin kişi evini kardeşine sattığını ileri sürmesine rağmen yıllarca hiçbir kira ödemeden aynı evde yaşamaya devam ediyorsa satışın gerçek ekonomik niteliği sorgulanabilir.
Buna karşılık alıcı ile yapılmış gerçek bir kira veya kullanım ilişkisi varsa değerlendirme farklı olabilir.
Alıcının Parayı Nereden Bulduğu Araştırılabilir mi?
Somut uyuşmazlıkta satışın gerçekliği bakımından alıcının ödeme gücü önem taşıyabilir.
Örneğin 15 milyon TL değerindeki taşınmazı satın aldığı ileri sürülen kişinin böyle bir ödeme yapabilecek ekonomik kaynağının bulunmadığı iddia ediliyorsa ödeme hareketleri önem kazanabilir.
Ancak alıcının ekonomik durumuna ilişkin araştırmalar da uyuşmazlığın kapsamı ve usul kuralları içinde yürütülmelidir.
Banka Kayıtları Delil Olabilir mi?
Evet. Özellikle satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğinin tespitinde banka hareketleri önemli deliller arasında yer alabilir.
Satıcı ile alıcı arasındaki transferler, paranın hemen geri gönderilip gönderilmediği ve satış bedelinin sonraki hareketleri uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Tapu Kayıtları Geriye Dönük İncelenebilir mi?
Uyuşmazlıkla ilgili taşınmazların devir tarihleri ve malik değişiklikleri tapu kayıtları üzerinden tespit edilebilir.
Bu nedenle boşanma sürecinde yalnızca eşin mevcut adına kayıtlı mallara bakmak her zaman yeterli değildir. Mal rejiminin sona ermesinden önce gerçekleştirilen önemli devirlerin de incelenmesi gerekebilir.
Mal Üçüncü Kişiye, Oradan Başka Birine Devredilmişse Ne Olur?
Zincirleme devirler uyuşmazlığı daha karmaşık hâle getirir.
Örneğin eş taşınmazı kardeşine, kardeşi kısa süre sonra başka bir kişiye devretmiş olabilir.
Bu durumda her devir ayrı ayrı incelenmeli; üçüncü kişilerin hukuki durumu, iyi niyet iddiaları ve ileri sürülen talebin hukuki dayanağı belirlenmelidir.
Üçüncü Kişiden Katılma Alacağı Talep Edilebilir mi?
Türk Medeni Kanunu m.241, tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığının veya terekesinin katılma alacağını karşılamaması hâlinde, belirli koşullarda eklenecek değeri kazandırmadan yararlanan üçüncü kişilere karşı eksik kalan miktarla sınırlı bir talep imkânı öngörmektedir.
Ancak üçüncü kişiye karşı talebin koşulları ve süreleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla her mal devrinde doğrudan üçüncü kişiden malın tamamının istenebileceği düşünülmemelidir.
Mal Kaçırılmadan Önce İhtiyati Tedbir İstenebilir mi?
Somut olayda kanuni koşullar bulunuyorsa ihtiyati tedbir talebi değerlendirilebilir.
Özellikle yüksek değerli bir taşınmazın üçüncü kişiye devredilmek üzere olduğu, araçların satılmaya başlandığı veya şirket paylarının hızla elden çıkarıldığı durumlarda geçici hukuki koruma önemli olabilir.
Ancak tedbir otomatik değildir. Mahkeme talep edilen hakkı, mevcut delilleri, yaklaşık ispatı ve gecikme nedeniyle ortaya çıkabilecek riski değerlendirir.
Boşanma Davasında Otomatik Olarak Mallara Tedbir Konulur mu?
Hayır.
Boşanma davası açılması eşlerin bütün malvarlığına kendiliğinden tedbir konulması anlamına gelmez.
Tedbir talep edilecekse hangi mal üzerinde, hangi hakkın korunması amacıyla ve neden acil koruma gerektiği açıklanmalıdır.
Aile Konutu Satışı Farklı mıdır?
Evet. Aile konutu bakımından Türk Medeni Kanunu m.194 kapsamında özel koruma bulunmaktadır.
Eşlerden biri diğer eşin açık rızası olmadan aile konutuyla ilgili kanunda belirtilen bazı tasarrufları gerçekleştiremez.
Bu nedenle satışa konu taşınmaz aile konutu ise uyuşmazlık yalnızca mal rejimi hükümleri üzerinden değerlendirilmemelidir.
Aile Konutu Şerhi Yoksa Hak Kaybedilir mi?
Aile konutu şerhinin bulunmaması, aile konutuna ilişkin bütün hukuki korumanın otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez. Bununla birlikte üçüncü kişinin hukuki durumu ve tapu siciline güven gibi meseleler somut olay bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle aile konutu satışı ile sıradan bir yatırım taşınmazının satışı aynı hukuki çerçevede değerlendirilmemelidir.
Mal Kişisel Malsa Durum Değişir mi?
Evet.
Öncelikle satılan malın edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğu belirlenmelidir.
Örneğin evlilikten önce edinilmiş taşınmaz, miras kalan mal veya karşılıksız kazanılmış bazı değerler kişisel mal niteliğinde olabilir.
Ancak kişisel malın gelirleri, kişisel mala yapılan katkılar veya satış bedelinin başka mallarla karışması gibi durumlar ayrıca uyuşmazlık doğurabilir.
Bu nedenle yalnızca “Tapu evlilikten önce alınmış.” bilgisi her zaman bütün hesaplamayı çözmez.
Evlilikten Önce Alınan Ev Boşanmadan Önce Ucuza Satılırsa Ne Olur?
Eğer taşınmaz tamamen kişisel mal niteliğindeyse diğer eşin doğrudan katılma alacağı bakımından değerlendirme farklılaşabilir.
Ancak evlilik sırasında kredi ödemeleri yapılmışsa, diğer eşin katkısı bulunuyorsa veya edinilmiş mallardan kişisel mala değer aktarılmışsa değer artış payı ve diğer tasfiye hesapları gündeme gelebilir.
Bu nedenle malın edinilme tarihi kadar finansman kaynağı da önemlidir.
Malın Düşük Bedelle Satıldığını Kim İspatlamalıdır?
İddiada bulunan tarafın ileri sürdüğü vakıaları somutlaştırması ve delillerini göstermesi gerekir. Bununla birlikte malın gerçek değeri bilirkişi incelemesiyle belirlenebilir ve satışın ekonomik yapısı farklı deliller birlikte değerlendirilerek ortaya konulabilir.
Dava dilekçesinde yalnızca:
“Eşim mal kaçırdı.”
demek yerine hangi malın ne zaman, kime, hangi bedelle ve hangi koşullarda devredildiği mümkün olduğunca açıklanmalıdır.
Mal Kaçırma Nasıl İspatlanabilir?
Tek bir delilin bulunması şart değildir. Tapu kayıtları, banka hareketleri, satış sözleşmeleri, ödeme belgeleri, şirket kayıtları, araç kayıtları, bilirkişi değerlemeleri ve somut olaya uygun diğer hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilebilir.
Önemli olan delillerin satışın gerçek ekonomik niteliğini ortaya koymasıdır.
WhatsApp Yazışmaları Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar somut olayın ispatında önem taşıyabilir.
Örneğin eşin üçüncü kişiye:
“Boşanma bitince evi geri üzerime alırım.”
anlamına gelen bir mesaj gönderdiği iddia ediliyorsa bu, diğer delillerle birlikte önemli olabilir.
Ancak ekran görüntüsünün kime ait olduğu, bütünlüğü, bağlamı ve hukuka uygun elde edilip edilmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Gizli Ses Kaydı Kullanılabilir mi?
Ses kayıtlarının hukuka uygunluğu olayın koşullarına bağlıdır. Eşler arasındaki uyuşmazlık bulunması kişiye sınırsız gizli kayıt yapma hakkı vermez.
Hukuka aykırı elde edilen deliller bakımından HMK m.189/2 dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle delil toplamak amacıyla hukuka aykırı yöntemlere başvurulmamalıdır.
Boşanma Davası ile Mal Paylaşımı Davası Aynı Şey midir?
Hayır.
Boşanma davası evlilik birliğinin sona ermesi, kusur, velayet, nafaka ve ilgili talepleri konu edebilir.
Mal rejiminin tasfiyesi ise eşlerin malvarlığı ilişkilerinin hesaplanmasına yönelik ayrı bir hukuki süreçtir.
Bu nedenle boşanma öncesindeki şüpheli satışların mal rejiminin tasfiyesi bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Düşük Bedelli Satışta En Büyük Hata Nedir?
En büyük hatalardan biri yalnızca tapudaki satış bedeline odaklanmaktır.
Asıl incelenmesi gereken; malın gerçek değeri, satışın gerçekliği, bedelin gerçekten ödenip ödenmediği, paranın nereye gittiği, alıcının kim olduğu, işlemin ne zaman yapıldığı ve satıştan sonra malın fiilen kim tarafından kullanıldığıdır.
Diğer önemli hata ise şüpheli devir öğrenildiği hâlde uzun süre hiçbir işlem yapılmamasıdır. Özellikle malın yeniden devredilmesi riski varsa hızlı hukuki değerlendirme önemlidir.
Boşanma Öncesinde Malın Değerinin Çok Altında Satılması Ne Sonuç Doğurur?
Boşanma öncesinde bir malın gerçek değerinin çok altında satılması tek başına otomatik olarak işlemi geçersiz kılmaz ve her durumda mal kaçırma anlamına gelmez.
Ancak düşük satış bedeli; işlemin zamanı, alıcının yakınlığı, gerçek ödeme bulunup bulunmadığı, satış bedelinin akıbeti ve malın satıştan sonraki kullanım biçimiyle birlikte değerlendirildiğinde diğer eşin katılma alacağını azaltmaya yönelik bir işlemin önemli göstergelerinden biri olabilir.
Şartları varsa devredilen değer TMK m.229 kapsamında tasfiye hesabına eklenebilir. Üçüncü kişiye yöneltilecek talepler bakımından TMK m.241 ayrıca gündeme gelebilir. İşlemin muvazaalı olduğu ileri sürülüyorsa bunun hukuki sonuçları ayrı değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yalnızca “Mal satılmış, artık yapılabilecek bir şey yok.” sonucuna varılması doğru değildir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, boşanma öncesi düşük bedelli satış uyuşmazlıklarında özellikle satış tarihinin, gerçek piyasa değerinin, banka hareketlerinin, alıcının ekonomik durumunun ve satış bedelinin sonraki akıbetinin birlikte incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Boşanma Öncesi Mal Kaçırma Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde boşanma öncesinde taşınmazların, araçların ve şirket paylarının üçüncü kişilere devredilmesi mal paylaşımı davalarının önemli uyuşmazlık alanlarından biridir.
Özellikle yüksek değerli taşınmazın piyasa değerinin çok altında akrabaya devredilmesi, satış bedelinin ödenmemesi, şirket hissesinin sembolik bedelle aktarılması, satış parasının başka kişilerin hesabına gönderilmesi veya malın devredildikten sonra eski eş tarafından kullanılmaya devam edilmesi hâllerinde işlemin gerçek ekonomik niteliğinin ayrıntılı incelenmesi gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davalarında eklenecek değer, katılma alacağı, değer artış payı, şüpheli mal devirleri, ihtiyati tedbir ve üçüncü kişilere yönelik talepler konusunda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Eşim boşanmadan önce evi çok ucuza sattı, satış iptal edilir mi?
Her düşük bedelli satış otomatik olarak iptal edilmez. Satışın gerçekliği, bedelin ödenip ödenmediği, işlemin amacı ve uygulanacak hukuki sebep ayrıca incelenmelidir.
2. Malın akrabaya satılması mal kaçırma olduğunu kanıtlar mı?
Tek başına hayır. Ancak yakınlık ilişkisi, düşük bedel, zamanlama ve ödeme yapılmaması gibi başka olgularla birlikte önemli bir emare olabilir.
3. Boşanmadan iki yıl önce satılan mal araştırılabilir mi?
Evet. TMK m.229 kapsamındaki katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirlerin tamamı yalnızca bir yıllık süreyle sınırlandırılmamalıdır.
4. Tapuda satış bedeli çok düşük gösterilmişse ne olur?
Tapudaki bedel önemli olmakla birlikte gerçek ödeme ve malın piyasa değeri diğer delillerle ayrıca araştırılabilir.
5. Satış bedeli gerçekten banka hesabına yatırılmışsa mal kaçırma olmaz mı?
Bu önemli bir olgudur ancak tek başına sonucu belirlemez. Paranın gerçek satış bedeli olup olmadığı ve sonrasında ne yapıldığı da incelenebilir.
6. Eşim evi sattıktan sonra parayı kardeşine gönderirse ne olur?
Transferin hukuki sebebi araştırılır. Gerçek borç ödemesi ile katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan kazandırma aynı şekilde değerlendirilmez.
7. Şirket hissesi boşanma öncesinde düşük bedelle devredilirse ne yapılabilir?
Payın gerçek ekonomik değeri, devir bedeli, alıcının kim olduğu ve devrin amacı incelenebilir. Nominal sermaye değeri tek başına gerçek pay değerini göstermeyebilir.
8. Malın gerçek değerini mahkeme nasıl belirler?
Malın türüne göre bilirkişi incelemesi ve somut piyasa verileri kullanılabilir.
9. Mal yeniden başka kişiye satılırsa hak tamamen kaybedilir mi?
Otomatik olarak hayır. Ancak zincirleme devirler üçüncü kişilerin hukuki durumunu ve uygulanacak talepleri daha karmaşık hâle getirebilir.
10. Malın tekrar satılacağından korkuyorsam tedbir isteyebilir miyim?
Somut olayda kanuni koşullar ve yaklaşık ispat mevcutsa ihtiyati tedbir talep edilmesi değerlendirilebilir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, boşanma öncesinde malvarlığının değerinin altında satılması ve mal rejiminin tasfiyesini etkileyen şüpheli devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle boşanma öncesi taşınmaz ve araç devirleri, şirket hisselerinin devredilmesi, TMK m.229 kapsamında eklenecek değerler, katılma alacağının azaltılması, üçüncü kişilere yapılan kazandırmalar, ihtiyati tedbir ve mal rejiminin tasfiyesi süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




