
Holding Sahibi Eşle Boşanmada Mal Varlığı Nasıl Araştırılır? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026
Boşanmada Şirketin Marka Değeri Mal Rejimi Hesabına Girer mi? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026Boşanmada marka, patent, yazılım, tasarım, telif ve diğer fikri mülkiyet hakları paylaşılır mı? Evlilikten önce veya evlilik sırasında oluşturulan markaların ekonomik değeri, lisans gelirleri, şirket markaları, telif gelirleri ve mal rejimi tasfiyesinde fikri hakların değerlemesini 2026 güncel rehberimizde açıklıyoruz.
Boşanma davalarında mal paylaşımı denildiğinde çoğu kişinin aklına ev, arsa, araç, banka hesabı veya şirket hissesi gelmektedir. Oysa özellikle girişimciler, şirket ortakları, yazılımcılar, tasarımcılar, içerik üreticileri, sanatçılar ve teknoloji şirketi sahipleri bakımından ekonomik değerin önemli bir kısmı fiziksel malvarlığından değil, marka, patent, yazılım, tasarım, telif hakkı ve lisans gelirlerinden kaynaklanabilir.
Bu nedenle boşanma sırasında yalnızca “Marka kimin adına kayıtlı?” sorusuna bakılması yeterli değildir. Fikri hakkın ne zaman ve nasıl elde edildiği, ekonomik değerin hangi dönemde oluştuğu, hakkın kişisel mal veya edinilmiş mal niteliği, evlilik süresince elde edilen gelirler, hakkın bir şirkete ait olup olmadığı ve eşlerden birinin diğer eşten mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirdiği işlemler birlikte değerlendirilmelidir.
Boşanmada Marka ve Patentler Doğrudan İkiye Bölünür mü?
Kural olarak mal rejiminin tasfiyesi, her malvarlığı unsurunun fiziksel veya hukuki olarak yarısının diğer eşe verilmesi şeklinde işlemez.
Örneğin bir markanın eşlerden biri adına kayıtlı olması hâlinde boşanmayla birlikte diğer eş otomatik olarak markanın yüzde 50 sahibi hâline gelmez.
Asıl tartışma çoğu durumda markanın veya diğer fikri hakkın mal rejimi tasfiyesinde dikkate alınacak ekonomik bir değer oluşturup oluşturmadığı üzerinde yoğunlaşır.
Dolayısıyla “markanın yarısı diğer eşe geçer” ile “markanın ekonomik değeri mal rejimi hesabında dikkate alınabilir” ifadeleri birbirinden farklıdır.
Fikri Mülkiyet Hakları Boşanmada Mal Paylaşımına Girer mi?
Bu soruya bütün fikri haklar bakımından tek bir cevap vermek doğru değildir.
Türk Medeni Kanunu kapsamında yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları birbirinden ayrılır.
Fikri mülkiyet bakımından da hakkın kendisi ile bu haktan elde edilen ekonomik gelirlerin birbirinden ayrılması gerekebilir.
Bu nedenle marka, patent, eser, yazılım veya tasarımın hukuki niteliği kadar bunlardan elde edilen gelirlerin hangi dönemde kazanıldığı da önem taşır.
TMK m.220 Fikri Mülkiyet Hakları Bakımından Neden Önemlidir?
Türk Medeni Kanunu’nun kişisel mallara ilişkin düzenlemesi, eşlerden birinin yalnızca kişisel kullanımına yarayan eşya yanında mal rejiminin başlangıcında sahip olunan veya sonradan miras ya da karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen malvarlığı değerlerini ve manevi tazminat alacaklarını kişisel mal kapsamında düzenlemektedir. Ayrıca kişisel mallar yerine geçen değerler de bu kapsamda değerlendirilir.
Fikri hak uyuşmazlıklarında ise hakkın kaynağı, elde edilme biçimi ve gelirleri ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle bir fikri hakkın eşin kişisel emeğiyle oluşturulmuş olması ile bu haktan evlilik süresince ekonomik gelir elde edilmesi aynı hukuki mesele değildir.
Evlilikten Önce Tescil Edilen Marka Paylaşıma Girer mi?
Evlilikten önce eşlerden birinin sahip olduğu malvarlığı değerleri bakımından kişisel mal niteliği önemlidir.
Örneğin kişi 2018 yılında kendi adına bir marka oluşturmuş ve tescil ettirmiş, 2022 yılında evlenmiş ve 2026 yılında boşanma sürecine girmiş olabilir. Böyle bir durumda markanın evlilikten önceki hukuki ve ekonomik varlığı özellikle dikkate alınır.
Ancak mesele burada bitmez.
Markanın evlilik sırasında ürettiği ekonomik getiriler ve bu gelirlerle edinilen başka malvarlığı değerleri ayrıca mal rejimi bakımından tartışılabilir.
Bu nedenle yalnızca tescil tarihine bakılarak bütün ekonomik sonuçlar hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Evlilik Sırasında Oluşturulan Marka Paylaşılır mı?
Evlilik sırasında oluşturulan markalarda daha ayrıntılı inceleme gerekir.
Markanın kim tarafından geliştirildiği, ticari faaliyetin nasıl yürütüldüğü, marka hakkının gerçek veya tüzel kişi adına mı kayıtlı olduğu, markanın ekonomik değerinin nasıl oluştuğu ve mal rejimi hükümleri bakımından hakkın niteliği belirlenmelidir.
Özellikle eşlerden birinin kişisel emeği ile oluşturduğu fikri ürünler bakımından hakkın kendisi ile bu hakkın ekonomik getirilerini birbirine karıştırmamak gerekir.
Marka Eşlerden Birinin Adına Kayıtlıysa Diğer Eş Hiç Hak Talep Edemez mi?
Hayır. Sicilde yalnızca bir eşin adının bulunması, mal rejimi tasfiyesine ilişkin bütün talepleri otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Tescil, marka hakkının kime ait olduğunun belirlenmesinde son derece önemlidir. Ancak boşanmada ayrıca eşler arasındaki mal rejiminden doğan ekonomik talepler değerlendirilir.
Bu nedenle “Marka benim adıma kayıtlı, eşimin hiçbir talep hakkı olamaz” şeklinde kesin bir sonuca ulaşmak hatalı olabilir.
Markanın Kendisi ile Marka Geliri Aynı Şey midir?
Hayır ve bu ayrım boşanma davalarında kritik önemdedir.
Bir fikri hakkın kendisinin kişisel mal niteliğinde olduğu bir durumda bile kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mal kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Örneğin evlilikten önce oluşturulan bir markadan evlilik süresince düzenli lisans bedeli elde edilmiş olabilir. Bu durumda marka hakkının kendisi ile evlilik sırasında elde edilen lisans gelirleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Marka Lisans Gelirleri Boşanmada Paylaşılır mı?
Markanın üçüncü kişilere kullandırılması karşılığında elde edilen lisans gelirleri önemli bir mal rejimi konusu oluşturabilir.
Evlilik devam ederken elde edilen lisans gelirlerinin hangi mal grubuna ait olduğu, gelirin harcanıp harcanmadığı, mevcut malvarlığına dönüşüp dönüşmediği ve tasfiye tarihinde dikkate alınabilecek değerlerin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Örneğin lisans gelirleriyle taşınmaz satın alınmışsa bu taşınmazın mal rejimi bakımından niteliği ayrıca araştırılır.
Patent Boşanmada Paylaşıma Girer mi?
Patentler bakımından da yalnızca patent belgesinin kimin adına düzenlendiğine bakmak yeterli olmayabilir.
Buluşun oluşturulma tarihi, patent başvurusunun tarihi, patentin ekonomik değer kazanma süreci, lisans gelirleri ve patentin şirket bünyesinde kullanılıp kullanılmadığı önem taşır.
Özellikle yüksek ekonomik değere ulaşmış teknoloji şirketlerinde patentlerin değerlendirilmemesi şirket değerinin de yanlış hesaplanmasına neden olabilir.
Patentten Elde Edilen Lisans Bedelleri Paylaşılır mı?
Patentten elde edilen lisans gelirleri, mal rejimi bakımından patent hakkının kendisinden ayrı değerlendirilmelidir.
Evlilik süresince düzenli şekilde alınan lisans bedelleri, royalty ödemeleri veya kullanım gelirleri edinilmiş malların belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Bu nedenle patent dosyası kadar banka kayıtları, lisans sözleşmeleri ve muhasebe kayıtları da incelenmelidir.
Yazılımın Ekonomik Değeri Boşanmada Dikkate Alınabilir mi?
Evet, somut olayın özelliklerine göre yazılım ciddi ekonomik değere sahip bir fikri ürün olabilir.
Örneğin eşlerden biri evlilik sırasında bir mobil uygulama, SaaS platformu veya ticari yazılım geliştirmiş olabilir. Yazılım daha sonra binlerce kullanıcıya ulaşmış, abonelik geliri üretmeye başlamış veya bir şirkete lisanslanmış olabilir.
Bu durumda yalnızca kaynak kodun kime ait olduğu değil, yazılımın ekonomik getirisi ve varsa şirket değerine etkisi de araştırılmalıdır.
Telif Hakları Boşanmada Nasıl Değerlendirilir?
Kitap, müzik, fotoğraf, video, yazılım veya başka eserlerden kaynaklanan mali haklar ekonomik değer üretebilir.
Özellikle evlilik süresince alınan telif bedelleri mal rejimi bakımından önem taşıyabilir.
Ancak eser sahibinin manevi hakları ile ekonomik nitelikteki mali hakların birbirine karıştırılmaması gerekir.
Bir Kitabın Telif Geliri Boşanmada Paylaşılır mı?
Örneğin eşlerden biri evlilikten önce bir kitap yazmış olabilir ancak kitap evlilik sırasında yüksek satış rakamlarına ulaşmış ve önemli telif geliri sağlamış olabilir.
Bu durumda kitabın eser sahipliği ile evlilik sırasında elde edilen ekonomik gelirlerin hukuki niteliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Diğer eş boşanma nedeniyle kitabın ortak yazarı hâline gelmez. Ancak mal rejimi kapsamında ekonomik talepler doğabilir.
Sosyal Medya Hesabı ve Dijital Marka Değeri Paylaşılabilir mi?
Günümüzde bazı işletmelerin ekonomik değerinin önemli bölümü Instagram, YouTube, TikTok veya diğer dijital kanallarda oluşturulan marka gücünden kaynaklanmaktadır.
Ancak takipçi sayısının yüksek olması tek başına paylaşılabilir bir malvarlığı değeri bulunduğunu göstermez.
Hesabın ticari faaliyetle ilişkisi, reklam gelirleri, sponsorluk sözleşmeleri, marka iş birlikleri, şirket bağlantısı ve gelir üretme kapasitesi birlikte değerlendirilmelidir.
Domain ve İnternet Sitesinin Değeri Mal Paylaşımında Dikkate Alınır mı?
Ekonomik değer taşıyan alan adları ve internet tabanlı işletmeler somut olayda malvarlığı değerlendirmesinin parçası olabilir.
Özellikle alan adı şirketin veya markanın ana ticari varlıklarından biriyse değeri şirket değerlemesine yansıyabilir.
Ancak alan adı, marka hakkı ve şirket hissesi aynı malvarlığı unsuru değildir.
Marka Şirkete Aitse Eş Markanın Yarısını İsteyebilir mi?
Bu noktada çok önemli bir ayrım bulunmaktadır.
Bir limited veya anonim şirket ayrı tüzel kişiliğe sahiptir. Şirket adına kayıtlı marka şirketin malvarlığına aittir; doğrudan şirket ortağının kişisel malvarlığı değildir.
Örneğin eşlerden biri ABC Ltd. Şti.’nin yüzde 60 ortağı ve marka ABC Ltd. Şti. adına kayıtlıysa, diğer eş boşanma nedeniyle şirket markasının doğrudan yüzde 30’unun kendisine verilmesini talep edemez.
Mal rejimi bakımından esas tartışma eşin sahip olduğu şirket payının ekonomik değerinin belirlenmesi üzerinde yoğunlaşabilir.
Şirket Markasının Değeri Hisse Değerine Dahil Edilebilir mi?
Evet. Markanın şirket açısından önemli ekonomik değeri bulunuyorsa bu değer şirket paylarının değerlemesini etkileyebilir.
Örneğin şirketin fiziksel varlıkları yalnızca 5 milyon TL değerinde olabilir ancak çok güçlü markası nedeniyle işletmenin ekonomik değeri bunun çok üzerinde olabilir.
Bu nedenle yalnızca şirketin bilançosundaki maddi duran varlıklara bakılması şirket paylarının gerçek ekonomik değerini yansıtmayabilir.
Şirketin Markası Ayrı, Şirket Hissesi Ayrı Değerlenip İki Kez Hesaba Katılabilir mi?
Burada mükerrer hesaplama yapılmaması önemlidir.
Şirket markasının ekonomik değeri zaten şirket değerlemesinin içinde hesaba katılmışsa aynı marka değerinin ayrıca eşin kişisel malvarlığıymış gibi ikinci kez hesaba eklenmesi doğru olmayabilir.
Bu sorun özellikle marka değeri yüksek şirketlerin boşanma davalarında önemlidir.
Marka Değeri Nasıl Hesaplanır?
Markanın ekonomik değeri yalnızca tescil belgesindeki bilgilerden belirlenemez.
Değerlemede somut olayın özelliklerine göre markanın geçmiş gelirleri, lisans anlaşmaları, pazar konumu, müşteri bağlılığı, markanın işletmenin gelir üretme kapasitesine katkısı ve gelecekteki ekonomik fayda potansiyeli gibi unsurlar değerlendirilebilir.
Değerleme yönteminin işletmenin ve fikri hakkın niteliğine uygun seçilmesi gerekir.
“Marka Bilançoda 1 TL Görünüyor” Denilerek Gerçek Değer Gizlenebilir mi?
Muhasebe kayıtlarında görünen değer ile ekonomik değer her zaman aynı değildir.
Uzun yıllar önce oluşturulmuş ve muhasebe kayıtlarında düşük bedelle bulunan bir marka zaman içinde milyonlarca liralık ekonomik değer kazanmış olabilir.
Bu nedenle boşanma ve şirket değerleme uyuşmazlıklarında yalnızca defter değerine bakılması her zaman yeterli değildir.
Patent Henüz Gelir Üretmiyorsa Değeri Yok mudur?
Hayır.
Henüz ticari gelir üretmeyen patent veya başka bir fikri hak gelecekte ekonomik fayda yaratabilecek nitelikte olabilir.
Ancak gelecekteki bütün muhtemel kazançların bugünden kesin gelir gibi hesaplanması da doğru değildir.
Değerlemede teknik başarı ihtimali, pazar potansiyeli, lisanslanabilirlik ve ticari riskler gibi faktörler dikkate alınabilir.
Marka Boşanmadan Önce Başkasına Devredilirse Ne Olur?
Boşanma öncesinde fikri hakların üçüncü kişilere devredilmesi özellikle dikkatle incelenmelidir.
Her marka veya patent devri mal kaçırma anlamına gelmez. Gerçek ticari gerekçeyle ve gerçek bedelle yapılmış satışlar bulunabilir.
Ancak eşlerden biri diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan alacağını azaltmak amacıyla ekonomik değeri yüksek markayı yakınına veya kontrol ettiği başka bir şirkete devretmişse Türk Medeni Kanunu’nun eklenecek değerler hükümleri gündeme gelebilir.
Boşanmadan Birkaç Ay Önce Marka Kardeşe Devredilirse Ne Olur?
Devir işleminin tarihi kadar amacı ve niteliği de önemlidir.
TMK m.229 kapsamında karşılıksız kazandırmalar ile diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler bakımından farklı düzenlemeler bulunmaktadır.
Bu nedenle her olay için:
“Boşanmadan bir yıl önce yapılan bütün devirler geçersizdir.”
şeklinde bir kural yoktur.
Devrin karşılıklı olup olmadığı, gerçek bedelin ödenip ödenmediği ve işlemin amacı ayrıca araştırılmalıdır.
Marka Çok Düşük Bedelle Devredilmişse Ne Olur?
Örneğin ekonomik değeri milyonlarca lira olduğu iddia edilen bir marka boşanmadan hemen önce 50.000 TL karşılığında yakın bir kişiye devredilmiş olabilir.
Bu durumda devir bedelinin gerçekliği, piyasa değeri, taraflar arasındaki ilişki, ödemenin gerçekten yapılıp yapılmadığı ve devreden kişinin markayı fiilen kullanmaya devam edip etmediği önem taşıyabilir.
Marka Şirkete Devredilerek Mal Paylaşımından Kaçırılabilir mi?
Eşin kişisel adına kayıtlı markanın boşanma öncesinde kontrol ettiği şirkete devredilmesi tek başına hukuka aykırı değildir.
Ancak işlemin mal rejiminden doğan alacağı azaltma amacı taşıdığı ileri sürülüyorsa devrin ekonomik ve hukuki gerçekliği incelenebilir.
Markanın şirkete devredilmesiyle ekonomik değer tamamen ortadan kaybolmaz; şirketin değerini artırması da mümkündür.
Bu nedenle şirket paylarının değerlemesi ayrıca önem kazanabilir.
Marka Satılmış ve Para Harcanmışsa Ne Olur?
Mal rejiminin tasfiyesinde yalnızca mevcut banka bakiyesine bakılmaz.
Somut olayda fikri hakkın ne zaman satıldığı, satış bedelinin gerçek olup olmadığı, paranın nereye aktarıldığı ve TMK m.229 kapsamında eklenecek değer koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
Marka Gelirleri Başka Hesaba Aktarılıyorsa Ne Yapılabilir?
Lisans ve royalty gelirlerinin başka kişilerin hesaplarına yönlendirilmesi hâlinde banka hareketleri, lisans sözleşmeleri, şirket muhasebe kayıtları ve vergi kayıtları önem kazanabilir.
Gelirin yalnızca farklı hesaba aktarılmış olması hukuki niteliğini otomatik olarak değiştirmez.
Fikri Mülkiyet Değerlemesinde Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı?
Uyuşmazlığın çözümü özel veya teknik bilgi gerektiriyorsa bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.
Özellikle marka, patent veya teknoloji şirketlerinin değerlemesinde yalnızca genel muhasebe verileri yeterli olmayabilir.
Ancak bilirkişinin görevi hukuki karar vermek değil, mahkemenin ihtiyaç duyduğu teknik ve ekonomik değerlendirmeyi yapmaktır.
Marka Değerlemesinde Şirket Cirosu Tek Başına Yeterli midir?
Hayır.
Şirket cirosu marka değerinin belirlenmesinde kullanılabilecek verilerden yalnızca biridir.
Yüksek ciro yüksek marka değeri anlamına gelmeyebileceği gibi düşük cirolu ancak güçlü büyüme potansiyeline sahip bir markanın da önemli ekonomik değeri bulunabilir.
Ayrıca şirket cirosu şirket sahibinin kişisel geliri değildir.
Patent Değerlemesinde Neler Önemlidir?
Patent değerlemesinde teknolojinin ekonomik uygulanabilirliği, koruma süresi, ilgili pazar, alternatif teknolojiler, lisans sözleşmeleri, mevcut gelirler ve ticarileşme ihtimali gibi faktörler önem taşıyabilir.
Patent tescil edilmiş olsa bile ticari değeri çok düşük olabilir. Bunun tersine stratejik bir patent önemli ekonomik değer taşıyabilir.
Marka ve Patent Gelirleri Gizleniyorsa Hangi Belgeler İncelenebilir?
Somut olayın özelliklerine göre marka ve patent sicil kayıtları, lisans sözleşmeleri, şirket finansal tabloları, banka hareketleri, fatura kayıtları, royalty ödemeleri, devir sözleşmeleri ve şirket pay değerlemeleri birlikte incelenebilir.
Amaç yalnızca hakkın kimin adına kayıtlı olduğunu değil, ekonomik faydanın gerçekte kime ve hangi dönemde aktığını belirlemektir.
Mal Rejimi Hangi Tarihte Sona Erer?
Boşanma davasının açılması, mal rejiminin sona erme tarihi bakımından kritik önemdedir.
Türk Medeni Kanunu uyarınca boşanma hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Bu nedenle fikri mülkiyet gelirlerinin ve ekonomik değerlerin hangi dönemde oluştuğunun belirlenmesinde boşanma davasının açıldığı tarih özellikle dikkate alınmalıdır.
Boşanma Davasından Sonra Markanın Değeri Artarsa Ne Olur?
Burada mal rejiminin sona erme tarihi ile tasfiyede uygulanacak değerleme esaslarının birbirinden ayrılması gerekir.
Bir malın hangi mal grubuna ait olduğu ile tasfiyede hangi tarihteki değerinin esas alınacağı aynı soru değildir.
Bu nedenle “Boşanma davası açıldıktan sonraki bütün değer artışları kesinlikle hesaba katılmaz” şeklinde genel bir yaklaşım doğru olmayabilir.
Somut fikri hakkın niteliği ve uygulanacak tasfiye hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Eş Markanın Oluşturulmasına Ücretsiz Çalışarak Katkı Sağladıysa Hak Talep Edebilir mi?
Bu durumda yalnızca katılma alacağı değil, somut olayın özelliklerine göre değer artış payı gibi diğer mal rejimi talepleri de gündeme gelebilir.
Ancak evlilik içinde eşlerin birbirine sağladığı her destek otomatik olarak parasal bir alacak yaratmaz.
Katkının niteliği, hangi malvarlığı değerine yapıldığı, karşılığının bulunup bulunmadığı ve değer artışıyla bağlantısı somut şekilde değerlendirilmelidir.
Eş Markanın Reklamını ve Pazarlamasını Yıllarca Yaptıysa Ne Olur?
Bu katkının hukuki niteliği somut olayda ayrıca belirlenmelidir.
Eş şirkette ücretli çalışan olabilir, ücretsiz katkı sağlamış olabilir veya işletmenin birlikte yürütülmesinde aktif rol üstlenmiş olabilir.
Her durumda otomatik olarak markanın yarısına sahip olduğu sonucu doğmaz.
Ancak katkının mal rejimi ve diğer özel hukuk talepleri bakımından sonuçları bulunabilir.
Evlilik Sözleşmesi Sonucu Değiştirebilir mi?
Evet.
Eşlerin kanunun izin verdiği sınırlar içinde mal rejimi sözleşmesi yapmış olmaları fikri mülkiyet gelirlerinin tasfiyedeki durumunu etkileyebilir.
Özellikle kişisel malların gelirlerine ilişkin düzenlemeler bakımından sözleşmenin içeriği önemlidir.
Bu nedenle yüksek değerli marka, patent veya şirket sahibi kişilerin mal rejimi uyuşmazlıklarında yalnızca tapu ve banka kayıtlarına değil varsa mal rejimi sözleşmesine de bakılmalıdır.
Marka, Patent ve Fikri Mülkiyet Uyuşmazlığında En Büyük Hata Nedir?
En büyük hatalardan biri yalnızca tescil sahibine bakmaktır.
Diğer önemli hata ise markanın veya patentin tamamının doğrudan yarısının diğer eşe verileceğini varsaymaktır.
Doğru incelemede fikri hakkın kendisi, hakkın edinilme tarihi, gelirleri, şirket bağlantısı, lisans sözleşmeleri, devirler, ekonomik değer ve eşler arasındaki mal rejimi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Boşanmada Marka, Patent ve Fikri Mülkiyet Haklarının Ekonomik Değeri Paylaşılır mı?
Boşanmada marka, patent ve diğer fikri mülkiyet hakları bakımından “Her fikri hakkın yarısı diğer eşindir” şeklinde bir kural bulunmamaktadır.
Bunun yerine öncelikle hakkın hangi eşe veya şirkete ait olduğu ve mal rejimi bakımından hukuki niteliği belirlenmelidir. Daha sonra evlilik döneminde elde edilen lisans, telif ve diğer ekonomik gelirler incelenmeli; varsa şirket paylarının gerçek ekonomik değerine fikri hakların etkisi değerlendirilmelidir.
Özellikle ekonomik değeri yüksek markalar, patentler ve yazılımlar söz konusu olduğunda yalnızca muhasebe kayıtlarındaki düşük bedellerin esas alınması önemli değerleme hatalarına yol açabilir.
Aynı şekilde şirket adına kayıtlı bir markanın ekonomik değerinin şirket payı değerlemesine dahil edilmesinden sonra ayrıca ikinci kez hesaplanması da mükerrer değerlendirme riski yaratabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, fikri mülkiyet içeren boşanma ve mal rejimi uyuşmazlıklarında tescil sahibinden çok daha geniş bir ekonomik inceleme yapılması gerektiğini; hakkın edinilme zamanı, gelirleri, şirket bağlantısı, devir işlemleri ve mal rejiminin sona erme tarihinin birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirtmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Fikri Mülkiyet İçeren Boşanma ve Mal Paylaşımı Davaları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde girişimciler, şirket ortakları ve yüksek ekonomik değerli fikri haklara sahip eşlerin boşanma süreçlerinde klasik taşınmaz ve banka hesabı incelemesinin ötesine geçilmesi gerekebilir.
Özellikle marka değerinin şirket hisselerinin gerçek değerine etkisi, patent ve yazılım gelirleri, lisans sözleşmeleri, telif gelirleri, boşanma öncesi fikri hak devirleri ve eşlerden mal kaçırıldığı iddiaları mal rejimi tasfiyesinde önemli uyuşmazlık alanlarıdır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, boşanmada şirket hisseleri, marka ve patentlerin ekonomik değeri, fikri mülkiyet gelirleri, mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı, değer artış payı ve mal kaçırma iddialarına ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Eşimin adına kayıtlı markanın yarısını boşanmada alabilir miyim?
Markanın yarısının otomatik olarak diğer eşe devredilmesi şeklinde bir sistem yoktur. Markanın mal rejimi bakımından niteliği ve ekonomik değeri ayrıca değerlendirilir.
2. Evlilikten önce alınan marka boşanmada paylaşılır mı?
Evlilikten önce mevcut malvarlığı değerlerinin kişisel mal niteliği önemlidir. Ancak evlilik süresince markadan elde edilen gelirler ayrıca değerlendirilmelidir.
3. Marka şirket adına kayıtlıysa eş hak talep edebilir mi?
Şirket ayrı tüzel kişidir. Eş doğrudan şirket markasının yarısını talep etmek yerine şartlarına göre şirket payının mal rejimi kapsamındaki ekonomik değerine ilişkin talepte bulunabilir.
4. Patentten kazanılan lisans gelirleri mal paylaşımında dikkate alınır mı?
Evlilik süresince elde edilen lisans gelirlerinin mal rejimi bakımından niteliği ayrıca incelenir.
5. Yazılımın değeri boşanmada hesaplanabilir mi?
Ekonomik değer taşıyan yazılım ve bundan kaynaklanan haklar somut olayın özelliklerine göre mal rejimi incelemesinde önem taşıyabilir.
6. Boşanmadan önce marka başka birine devredilirse ne olur?
Devrin tarihi, gerçek bedeli ve amacı incelenir. Diğer eşin katılma alacağını azaltma amacı taşıyan işlemler bakımından TMK m.229 gündeme gelebilir.
7. Marka değerini bilirkişi hesaplayabilir mi?
Teknik ve ekonomik değerlendirme gerektiren durumlarda bilirkişi incelemesi yapılabilir. Kullanılacak değerleme yöntemi markanın ve işletmenin özelliklerine uygun olmalıdır.
8. Şirket markası ile şirket hissesi ayrı ayrı hesaplanır mı?
Marka değeri şirket değerinin içinde zaten dikkate alınmışsa aynı ekonomik değerin ikinci kez hesaba katılmaması gerekir.
9. Telif geliri elde eden eşin bütün gelecekteki gelirleri paylaşılır mı?
Hayır. Mal rejiminin sona erme tarihi, gelirin kazanıldığı dönem ve hakkın niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
10. Markanın gerçek değerinin gizlendiğini düşünüyorsam ne yapılabilir?
Tescil kayıtları, lisans sözleşmeleri, şirket finansalları, banka hareketleri, faturalar, devir sözleşmeleri ve gerektiğinde uzman değerleme incelemeleri birlikte değerlendirilebilir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, marka, patent, yazılım, telif hakkı ve şirket değeri bulunan boşanma ve mal rejimi uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle şirket sahibi eşlerin boşanması, marka ve patent değerlemesi, şirket hisselerinin gerçek değerinin belirlenmesi, lisans ve telif gelirleri, katılma alacağı, değer artış payı ve boşanma öncesinde yapılan malvarlığı devirlerinin incelenmesine ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




