
Ebeveyn Yabancılaştırma Sendromu Velayet Davasında Nasıl İspatlanır? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026
Velayet Sahibi Ebeveyn Çocuğu Diğer Ebeveynden Uzaklaştırırsa Ne Olur? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026Çocuk anne veya babayla görüşmek istemiyorsa ne yapılır? Çocuğun görüşü, kişisel ilişki kararının uygulanması, görüşmenin değiştirilmesi ve velayet üzerindeki etkileri hakkında 2026 güncel rehber.
Boşanma sonrasında mahkeme tarafından çocuğun velayeti anne veya babadan birine bırakılırken diğer ebeveynle çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilebilir. Ancak uygulamada zaman içerisinde çocuk, velayet kendisinde olmayan anne veya babayla görüşmek istemediğini söyleyebilir.
Bu durumda ebeveynlerin karşılaştığı en önemli sorular şunlardır:
Çocuk istemiyorsa mahkeme kararındaki görüşme yine de uygulanır mı?
Çocuğun görüşmek istememesi kişisel ilişki kararının değiştirilmesini sağlar mı?
Velayet sahibi ebeveyn çocuğu görüşmeye göndermek zorunda mı?
Çocuk diğer ebeveynden gerçekten korkuyorsa ne yapılmalıdır?
Bu soruların tamamında temel hukuki ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Çocuğun “gitmek istemiyorum” demesi ne otomatik olarak görmezden gelinmeli ne de hiçbir araştırma yapılmadan kişisel ilişki tamamen sona erdirilmelidir.
Öncelikle çocuğun neden görüşmek istemediği belirlenmelidir.
Çocuk Babayla Görüşmek İstemiyorsa Ne Yapılır?
Çocuğun babasıyla görüşmek istememesinin nedeni araştırılmalıdır.
Çocuk;
babasından korkuyor olabilir,
geçmişte kötü muamele yaşamış olabilir,
babayla uzun süredir görüşmediği için yabancılık çekiyor olabilir,
anne ve baba arasındaki çatışmadan etkilenmiş olabilir,
velayet sahibi anne tarafından olumsuz etkilenmiş olabilir,
babanın yeni aile düzenine uyum sağlayamamış olabilir.
Bu nedenlerin her biri farklı hukuki değerlendirme gerektirir.
Dolayısıyla yalnızca;
“Çocuk babasını istemiyor.”
demek yeterli değildir.
Çocuk Anneyle Görüşmek İstemiyorsa Ne Yapılır?
Aynı ilkeler anne açısından da geçerlidir.
Velayet babada bulunuyorsa ve çocuk annesiyle görüşmek istemediğini söylüyorsa bu durumun gerçek nedeni araştırılmalıdır.
Türk hukukunda anne ve baba açısından farklı bir temel ölçüt uygulanmaz.
Asıl mesele çocuğun üstün yararıdır.
Çocuk İstemiyorsa Görüşmeye Gitmek Zorunda mı?
Bu sorunun cevabı çocuğun yaşı, olgunluk düzeyi, görüşmek istememe nedeni ve mevcut mahkeme kararına göre değerlendirilmelidir.
Mahkeme tarafından kişisel ilişki kurulmasına ilişkin geçerli bir karar varsa velayet sahibi ebeveynin bu kararı kendi değerlendirmesiyle tamamen etkisiz hale getirmesi doğru değildir.
Ancak çocuk açısından gerçek ve ciddi bir güvenlik riski ortaya çıkmışsa mevcut kararın değiştirilmesi için hukuki yollara başvurulması gerekebilir.
Çocuğun “Gitmek İstemiyorum” Demesi Yeterli mi?
Tek başına her zaman yeterli değildir.
Özellikle küçük çocukların görüşleri;
korku,
anlık öfke,
ebeveyn çatışması,
yönlendirme,
yeni ortama alışamama
gibi birçok etkenden kaynaklanabilir.
Bu nedenle çocuğun beyanının nedeni araştırılmalıdır.
Çocuğun Yaşı Önemli midir?
Evet.
Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi görüşünün değerlendirilmesinde önemlidir.
Örneğin 5 yaşındaki çocuk ile 15 yaşındaki çocuğun görüşlerinin değerlendirilme biçimi aynı olmayabilir.
Yaşı ve olgunluğu arttıkça çocuğun kendi yaşamına ilişkin görüşlerinin ağırlığı da artabilir.
Ancak belirli bir yaşa ulaşılması çocuğa mahkeme kararını tek başına kaldırma yetkisi vermez.
12 Yaşındaki Çocuk Babasıyla Görüşmek İstemiyorsa Ne Olur?
“12 yaşını geçen çocuk isterse görüşür, istemezse görüşmez” şeklinde mutlak bir hukuk kuralı bulunmamaktadır.
Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi arttıkça görüşüne daha fazla önem verilmesi mümkündür.
Ancak çocuğun neden görüşmek istemediği yine araştırılmalıdır.
15 Yaşındaki Çocuk Görüşmeye Zorlanabilir mi?
Ergenlik çağındaki bir çocuğun açık ve tutarlı iradesinin tamamen görmezden gelinmesi uygulamada önemli sorunlar yaratabilir.
Özellikle 15-16 yaşındaki çocuğun neden görüşmek istemediğinin uzmanlar tarafından değerlendirilmesi gerekebilir.
Ama yine de mesele yalnızca yaş üzerinden çözülemez.
Çocuğun Görüşü Mahkeme İçin Bağlayıcı mıdır?
Çocuğun görüşü önemlidir ancak mahkeme her durumda çocuğun söylediğiyle otomatik olarak bağlı değildir.
Mahkeme;
çocuğun yaşını,
olgunluğunu,
görüşünün nedenlerini,
yönlendirme bulunup bulunmadığını,
çocuğun güvenliğini,
ebeveynlerle ilişkisini
birlikte değerlendirir.
Temel kriter yine çocuğun üstün yararıdır.
Çocuk Mahkemede Dinlenebilir mi?
Yaşı ve olgunluk düzeyi uygun olan çocuğun görüşünün alınması gündeme gelebilir.
Ancak çocuğun anne ve baba arasında seçim yapmaya zorlanmaması gerekir.
Amaç;
“Anneni mi babanı mı seçiyorsun?”
sorusuna cevap almak değildir.
Çocuğun yaşamına ilişkin düşüncelerinin baskıdan uzak biçimde anlaşılması amaçlanmalıdır.
Çocuk Hakları Sözleşmesi Bu Konuda Ne Diyor?
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendisini ilgilendiren konularda görüşünü ifade edebilmesine ve görüşlerine yaşı ve olgunluk derecesine uygun ağırlık verilmesine ilişkin önemli bir ilke içermektedir.
Velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarında da çocuğun görüşünün değerlendirilmesi bu nedenle önem taşır.
Çocuk Babasından Korkuyorsa Ne Yapılmalı?
Çocuğun korkusunun nedeni mutlaka araştırılmalıdır.
Çocuk babanın;
şiddet uyguladığını,
bağırdığını,
tehdit ettiğini,
kendisini yalnız bıraktığını,
alkol veya madde etkisinde bulunduğunu
söylüyor olabilir.
Bu iddialar ciddiye alınmalıdır.
Ancak aynı zamanda iddiaların mümkün olduğunca objektif ve uzman değerlendirmeleriyle incelenmesi gerekir.
Çocuk Annesinden Korkuyorsa Ne Yapılmalı?
Aynı yaklaşım anne açısından da geçerlidir.
Çocuğun annesinden korkmasının gerçek nedenleri araştırılmalı ve çocuğun fiziksel veya psikolojik güvenliği bakımından risk bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Velayet uyuşmazlığında ebeveynin cinsiyeti değil, çocuğun güvenliği önemlidir.
Şiddet Varsa Çocuk Görüşmeye Gönderilmek Zorunda mı?
Çocuğa yönelik gerçek ve ciddi şiddet riski bulunuyorsa durum sıradan bir kişisel ilişki uyuşmazlığı olarak ele alınmamalıdır.
Somut olayın özelliklerine göre;
koruyucu tedbirler,
kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi,
gerekirse kişisel ilişkinin sınırlandırılması,
velayetin yeniden değerlendirilmesi
gündeme gelebilir.
Çocuğun güvenliği acil risk altındaysa hızlı hukuki müdahale gerekebilir.
Kişisel İlişki Tamamen Kaldırılabilir mi?
Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinin tamamen kesilmesi istisnai ve ciddi bir tedbirdir.
Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesi kapsamında ebeveynin kişisel ilişki hakkını çocuğun huzurunu tehlikeye sokacak biçimde kullanması veya kanunda öngörülen diğer koşulların bulunması halinde kişisel ilişki hakkının reddedilmesi veya kendisinden alınması gündeme gelebilir.
Ancak bunun için ciddi gerekçeler gerekir.
Kişisel İlişki Sınırlandırılabilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre kişisel ilişkinin şekli yeniden düzenlenebilir.
Örneğin;
görüşme süresi,
görüşme sıklığı,
yatılı görüşme,
teslim biçimi
çocuğun üstün yararına göre yeniden değerlendirilebilir.
Her durumda kişisel ilişkinin tamamen kesilmesi gerekmez.
Yatılı Görüşme Kaldırılabilir mi?
Çocuk diğer ebeveyn yanında gece kalmaktan ciddi şekilde korkuyorsa veya yatılı görüşmenin çocuğun üstün yararına aykırı olduğu ileri sürülüyorsa kişisel ilişki düzeninin değiştirilmesi talep edilebilir.
Mahkeme çocuğun yaşını, geçmiş ilişkisini ve mevcut koşulları değerlendirir.
Gözetimli Görüşme Mümkün mü?
Çocuğun diğer ebeveynle bağının tamamen koparılması gerekmemekle birlikte doğrudan ve kontrolsüz görüşmenin riskli olduğu bazı durumlarda uygun koruyucu yöntemler değerlendirilebilir.
Somut olayın özelliklerine göre uzman desteği veya uygun gözetim altında kişisel ilişki seçenekleri gündeme gelebilir.
Çocuk Uzun Süredir Anne veya Babasını Görmediyse Ne Yapılmalı?
Uzun süre görüşmeyen çocuk ile ebeveyn arasında doğrudan uzun süreli veya yatılı kişisel ilişki kurulması çocuk açısından zorlayıcı olabilir.
Bazı durumlarda ilişkinin aşamalı şekilde yeniden kurulması daha uygun olabilir.
Örneğin önce kısa görüşmeler, ardından daha uzun görüşmeler ve koşullar uygunsa yatılı kişisel ilişki değerlendirilebilir.
Çocuk Yeni Eşi veya Sevgiliyi Sevmediği İçin Görüşmek İstemiyorsa Ne Olur?
Bu durumda çocuğun neden rahatsız olduğu araştırılmalıdır.
Yeni partner;
çocuğa kötü davranıyor olabilir,
çocuğu dışlıyor olabilir,
diğer ebeveyni kötüleyebilir,
evde sürekli kavga çıkarabilir.
Buna karşılık çocuk yalnızca ebeveyninin yeni ilişkisine alışmakta zorlanıyor da olabilir.
İki durum aynı şekilde değerlendirilmez.
Çocuk Üvey Kardeşleri Nedeniyle Gitmek İstemiyorsa Ne Olur?
Yeni aile düzenine uyum sorunları çocuklarda görülebilir.
Çocuğun üvey kardeşleri kıskanması veya kendisini dışlanmış hissetmesi tek başına kişisel ilişkinin kaldırılması nedeni değildir.
Ancak çocuğun ihtiyaçlarının sürekli ihmal edilmesi veya ciddi psikolojik baskı yaşaması durumunda koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.
Velayet Sahibi Anne “Çocuk Gitmek İstemiyor” Diyerek Görüşmeyi Engelleyebilir mi?
Sadece bu ifadeye dayanarak mahkeme kararının sürekli uygulanmaması doğru değildir.
Velayet sahibi ebeveynin çocuğun diğer ebeveynle sağlıklı ilişki kurmasını desteklemesi beklenir.
Çocuk gerçekten görüşmek istemiyorsa bunun nedeni araştırılmalı ve gerekiyorsa kişisel ilişki kararının değiştirilmesi için mahkemeye başvurulmalıdır.
Velayet Sahibi Baba “Çocuk Annesini Görmek İstemiyor” Diyebilir mi?
Aynı ilke baba için de geçerlidir.
Çocuğun görüşmek istemediği iddiasının sistematik olarak diğer ebeveynle kişisel ilişkiyi engellemek amacıyla kullanılması velayet bakımından sorun yaratabilir.
Çocuğun Görüşmeye Gitmesinin Engellenmesi Velayeti Değiştirir mi?
Sistematik ve haklı nedene dayanmayan engellemeler velayet değişikliği değerlendirmesinde önemli olabilir.
Özellikle velayet sahibi ebeveyn;
mahkeme kararına sürekli uymuyor,
çocuğu diğer ebeveyne karşı olumsuz etkiliyor,
çocuğun sağlıklı ilişki kurmasını engelliyor
ise velayetin çocuğun üstün yararına uygun kullanılıp kullanılmadığı tartışılabilir.
Çocuk Gerçekten İstemiyorsa Velayet Sahibi Ebeveyn Ne Yapmalı?
En önemli nokta çocuğu sorguya çekmemektir.
Çocuğa sürekli;
“Neden gitmek istemiyorsun?”
“Baban sana ne yaptı?”
“Annen sana kötü davrandı mı?”
şeklinde yönlendirici sorular sorulması çocuğun psikolojisini ve beyanlarının güvenilirliğini etkileyebilir.
Gerekli durumlarda uzman desteği alınması ve mevcut mahkeme kararının değiştirilmesi için hukuki sürecin değerlendirilmesi daha doğru olabilir.
Çocuğu Zorla Arabaya Bindirmek Doğru mu?
Çocuğun fiziksel güç kullanılarak kişisel ilişkiye zorlanması özellikle psikolojik açıdan ciddi sonuçlar doğurabilir.
Kişisel ilişki kararının uygulanması ile çocuğun fiziksel ve psikolojik bütünlüğünün korunması birlikte değerlendirilmelidir.
Çocuk yoğun korku ve direnç gösteriyorsa bunun nedeni araştırılmadan salt zor kullanma yaklaşımı benimsenmemelidir.
Çocuğu Görüşmeye Hazırlamamak Velayeti Etkiler mi?
Velayet sahibi ebeveynin mahkeme kararındaki kişisel ilişkinin sağlıklı yürütülmesini engelleyecek davranışlardan kaçınması gerekir.
Çocuğu sürekli görüşme öncesinde olumsuz etkilemek, teslim saatinde ortadan kaybolmak veya görüşmeyi fiilen imkânsız hale getirmek sistematik davranışa dönüşürse önem taşıyabilir.
Ebeveyn Yabancılaştırma İddiası Nasıl Araştırılır?
Çocuğun görüşmek istememesinin diğer ebeveyn tarafından yönlendirilmeden kaynaklandığı iddia ediliyorsa olayların geçmişi incelenmelidir.
Özellikle;
çocuk daha önce görüşmek istiyor muydu,
davranış değişikliği ne zaman başladı,
kişisel ilişki düzenli uygulanıyor muydu,
çocuk diğer ebeveyn hakkında yaşına uygun olmayan ifadeler kullanıyor mu,
velayet sahibi ebeveyn görüşmeleri destekliyor mu
soruları önemlidir.
Çocuk Diğer Ebeveyne Karşı Doldurulmuşsa Ne Yapılabilir?
Sistematik yabancılaştırma bulunduğu düşünülüyorsa deliller hukuka uygun biçimde toplanmalı ve çocuğun psikolojik durumu uzmanlar aracılığıyla değerlendirilmelidir.
Somut olayın ağırlığına göre;
kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi,
uzman desteği,
velayetin değiştirilmesi
gündeme gelebilir.
WhatsApp Mesajları Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilen mesajlar önemli olabilir.
Örneğin velayet sahibi ebeveyn;
“Çocuğu sana göndermiyorum.”
“İsterse mahkemeye git.”
“Bir daha çocuğu göremezsin.”
şeklinde mesajlar göndermiş olabilir.
Bu tür yazışmalar sistematik engelleme iddiasını destekleyebilir.
Çocuğun Mesajları Delil Olarak Kullanılabilir mi?
Çocuğun mesajları son derece hassas değerlendirilmelidir.
Çocuğun özel hayatına ölçüsüz müdahale edilmemesi gerekir.
Ayrıca çocuğa mesaj yazdırılması veya belirli ifadeleri kullanmaya yönlendirilmesi velayet uyuşmazlığını daha da ağırlaştırabilir.
Ses Kaydı Yapılabilir mi?
Gizli ses kayıtlarında hukuka uygunluk sorunu doğabilir.
Çocuğun konuşmalarını sürekli kaydetmek veya çocuğa diğer ebeveyni gizlice kaydettirmekten kaçınılmalıdır.
Çocuk ebeveynler arasındaki delil toplama mücadelesinin aracı haline getirilmemelidir.
Psikolog Raporu Önemli midir?
Çocuğun görüşmek istememesinin nedenlerinin anlaşılmasında uzman değerlendirmeleri önemli olabilir.
Ancak psikolojik destek ile dava için delil üretme süreci birbirine karıştırılmamalıdır.
Uzmanın temel amacı çocuğun psikolojik iyiliğini korumaktır.
Sosyal İnceleme Raporu İstenebilir mi?
Velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarında sosyal inceleme raporu önemli bir değerlendirme aracı olabilir.
Uzmanlar;
çocuğun anneyle ilişkisini,
babayla ilişkisini,
yaşam koşullarını,
ebeveynlerin tutumlarını,
çocuğun görüşlerini
inceleyebilir.
Mahkeme raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Okul Kayıtları Kullanılabilir mi?
Çocuğun görüşmeler öncesinde veya sonrasında davranışlarında belirgin değişiklik meydana geldiği ileri sürülüyorsa okul kayıtları somut olayda yardımcı olabilir.
Örneğin;
devamsızlık,
başarı düşüşü,
davranış problemleri,
rehberlik servisine yapılan başvurular
değerlendirilebilir.
Öğretmen Tanık Olabilir mi?
Öğretmen çocuğun davranış değişikliklerini doğrudan gözlemlemişse tanık anlatımı önem taşıyabilir.
Özellikle tarafların aile üyeleri dışında daha objektif gözlem yapabilen kişilerin anlatımları bazı dosyalarda değerli olabilir.
Çocuk Görüşmeden Döndüğünde Sürekli Ağlıyorsa Ne Yapılmalı?
Bu durum ciddiye alınmalı ancak doğrudan;
“Diğer ebeveyn kesin kötü davranıyor.”
sonucuna varılmamalıdır.
Çocuğun neden ağladığı profesyonel şekilde değerlendirilmelidir.
Ayrılık kaygısı, ebeveyn çatışması veya görüşme ortamındaki gerçek bir sorun gibi farklı nedenler bulunabilir.
Çocuk Görüşmeden Sonra Davranış Problemleri Yaşıyorsa Ne Olur?
Uyku bozukluğu, yoğun kaygı, öfke veya okul sorunları gibi belirtiler sürekli hale geliyorsa uzman değerlendirmesi yararlı olabilir.
Bu belirtilerin kişisel ilişkiyle gerçekten bağlantılı olup olmadığı araştırılmalıdır.
Çocuk Görüşmek İstemediği İçin Kişisel İlişki Kararı Değiştirilebilir mi?
Şartları varsa evet.
Mevcut kişisel ilişki düzeninin çocuğun üstün yararına uygun olmadığı ortaya çıkmışsa mahkemeden yeni bir düzenleme talep edilebilir.
Örneğin uzun yatılı görüşme yerine daha kısa veya aşamalı görüşme düzeni değerlendirilebilir.
Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Davasında Ne İspatlanmalıdır?
Mevcut kararın verilmesinden sonra ortaya çıkan koşullar ve bunların çocuk üzerindeki etkisi somutlaştırılmalıdır.
Sadece;
“Çocuk gitmek istemiyor.”
demek yerine;
neden istemediği,
ne zamandır istemediği,
hangi olayların yaşandığı,
çocuğun psikolojik durumunun nasıl etkilendiği
ortaya konulmalıdır.
Çocuğun Görüşmek İstememesi Velayet Değişikliğine Neden Olabilir mi?
Tek başına hayır.
Ancak çocuğun diğer ebeveynle görüşmek istememesinin nedeni velayet sahibi ebeveynin sistematik yabancılaştırma davranışlarıysa velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir.
Buna karşılık çocuğun velayet sahibi olmayan ebeveynden gerçek şiddet veya kötü muamele nedeniyle uzak durması farklı değerlendirilir.
Kişisel İlişki Kararı Varken Görüşme Tamamen Kesilebilir mi?
Geçerli mahkeme kararı bulunduğu sürece tarafların kararı kendi başlarına kalıcı olarak değiştirmeleri hukuki sorun yaratabilir.
Koşullar değişmişse mahkemeden kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talep edilmesi daha doğru yoldur.
Acil güvenlik risklerinin bulunduğu durumlarda ise uygun koruyucu hukuki mekanizmaların hızlı biçimde değerlendirilmesi gerekir.
2026’da Çocuk Görüşmek İstemiyorsa Nasıl Bir Hukuki Strateji İzlenmelidir?
Bu tür dosyalarda ilk yapılması gereken çocuğun beyanını hemen anne veya baba lehine delil olarak kullanmak değil, nedenini doğru tespit etmektir.
Hukuki değerlendirme üç aşamada yapılabilir:
1. Görüşmek İstememe Nedenini Belirleyin
Çocuk;
korkuyor mu,
kötü muamele gördü mü,
yeni aile düzenine alışamadı mı,
uzun süredir ebeveyni görmediği için yabancılaştı mı,
diğer ebeveyn tarafından yönlendiriliyor mu?
Bu sorunun cevabı davanın yönünü belirleyebilir.
2. Objektif Delilleri Toplayın
Somut olaya göre;
WhatsApp yazışmaları,
kişisel ilişki geçmişi,
okul kayıtları,
uzman değerlendirmeleri,
sosyal inceleme raporları,
tanıklar,
resmî kayıtlar
kullanılabilir.
3. Çocuğa En Az Zarar Verecek Çözümü Talep Edin
Her durumda kişisel ilişkinin tamamen kaldırılması veya velayetin değiştirilmesi gerekmez.
Bazı olaylarda;
görüşme süresinin değiştirilmesi,
yatılı görüşmenin kaldırılması,
ilişkinin aşamalı kurulması,
uzman desteği
çocuğun üstün yararına daha uygun olabilir.
Bu nedenle Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin’de görülen kişisel ilişki ve velayet uyuşmazlıklarında olduğu gibi her dosya çocuğun yaşı, psikolojik durumu ve aile ilişkilerine göre ayrı değerlendirilmelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından velayet ve çocukla kişisel ilişki uyuşmazlıklarında yapılan hukuki değerlendirmelerde de çocuğun beyanının tek başına ele alınması yerine, görüşmek istememe nedenleri, ebeveynlerle geçmiş ilişkisi, sosyal inceleme raporları ve çocuğun üstün yararı birlikte değerlendirilmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Çocuk babasıyla görüşmek istemiyorsa gitmek zorunda mı?
Geçerli bir kişisel ilişki kararı varsa yalnızca “çocuk istemiyor” gerekçesiyle kararın sürekli uygulanmaması doğru değildir. Çocuğun neden görüşmek istemediği araştırılmalı ve gerekiyorsa mahkemeden yeni düzenleme talep edilmelidir.
2. Çocuk annesiyle görüşmek istemiyorsa ne yapılır?
Çocuğun görüşmek istememe nedeni belirlenmelidir. Gerçek bir güvenlik sorunu, yabancılaşma, ebeveyn yönlendirmesi veya başka bir neden bulunabilir.
3. Çocuk kaç yaşından sonra görüşmek istemediğine kendisi karar verir?
Türk hukukunda “şu yaştan sonra çocuk tamamen kendisi karar verir” şeklinde mutlak bir yaş sınırı bulunmamaktadır. Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi arttıkça görüşüne verilen önem de artabilir.
4. 15 yaşındaki çocuk babasını görmek istemiyorsa ne olur?
Ergenlik çağındaki çocuğun açık ve tutarlı görüşü önemli olabilir. Ancak görüşmek istememe nedeni yine araştırılır ve çocuğun üstün yararı esas alınır.
5. Çocuk diğer ebeveynden korkuyorsa kişisel ilişki kaldırılabilir mi?
Gerçek ve ciddi güvenlik riski bulunuyorsa kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya şartları varsa kaldırılması gündeme gelebilir. Somut deliller ve uzman değerlendirmeleri önemlidir.
6. Anne “çocuk babasını istemiyor” diyerek görüşmeyi engelleyebilir mi?
Bu gerekçeyle mahkeme kararının sistematik biçimde uygulanmaması hukuki sorun yaratabilir. Çocuğun gerçekten görüşmek istemediği durumlarda neden araştırılmalı ve gerekli hukuki başvuru yapılmalıdır.
7. Çocuk anneye veya babaya karşı doldurulmuşsa ne yapılabilir?
Yabancılaştırma iddiası hukuka uygun delillerle ortaya konulabilir. Somut olayın ağırlığına göre kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi veya velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir.
8. Çocuğun psikolog raporu mahkemede geçerli midir?
Uzman değerlendirmeleri önem taşıyabilir ancak mahkeme bütün delilleri birlikte değerlendirir.
9. Çocuğun görüşmek istememesi velayeti değiştirir mi?
Tek başına değiştirmez. Görüşmek istememenin nedeni ve mevcut velayet düzeninin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı değerlendirilir.
10. Çocukla kişisel ilişki kararı sonradan değiştirilebilir mi?
Evet. Koşullarda önemli değişiklik meydana gelmiş ve mevcut düzenleme çocuğun üstün yararına uygun olmaktan çıkmışsa kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talep edilebilir.
Çocuğunuz Görüşmek İstemiyorsa Önce Nedenini Belirleyin
Çocuğun anne veya babayla görüşmek istemediği uyuşmazlıklarda en büyük hata, çocuğun beyanını yetişkinler arasındaki velayet mücadelesinin deliline dönüştürmektir.
“Çocuk beni seçti.”
veya
“Çocuk diğer ebeveyni istemiyor.”
yaklaşımı tek başına doğru bir velayet stratejisi değildir.
Asıl araştırılması gereken, çocuğun neden görüşmek istemediği ve mevcut kişisel ilişki düzeninin çocuğun fiziksel ve psikolojik yararına uygun olup olmadığıdır.
Çocuğun gerçek bir şiddet veya kötü muamele nedeniyle görüşmek istememesi ile diğer ebeveyn tarafından sistematik biçimde yabancılaştırılması tamamen farklı hukuki durumlar yaratabilir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi, kişisel ilişkinin engellenmesi, velayet değişikliği, ebeveyne yabancılaştırma ve yabancı unsurlu velayet uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Çocuğunuz anne veya babasıyla görüşmek istemiyor, görüşmeler sırasında yoğun korku veya direnç gösteriyor ya da kişisel ilişkinin artık çocuğun üstün yararına uygun olmadığını düşünüyorsanız, mevcut kararın değiştirilmesi için gerekli hukuki koşulların değerlendirilmesi amacıyla Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
Telefon: 0312 434 22 22
Mobil: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




