
Evlilik Sırasında Kurulan Şirket Boşanmada Paylaşılır mı? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026
Şirket Üzerine Alınan Ev ve Araçlar Boşanmada Paylaşılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026Şirket sahibi eş kendisine maaş ödemiyorsa nafaka nasıl belirlenir? Gerçek gelir, şirket kârı, şirket üzerinden yapılan kişisel harcamalar, düşük maaş gösterme ve ekonomik gücün ispatı hakkında 2026 güncel rehber.
Boşanma davalarında nafaka belirlenirken en önemli uyuşmazlıklardan biri tarafların gerçek ekonomik gücünün tespit edilmesidir. Özellikle eşlerden birinin şirket sahibi, şirket ortağı veya şirket yöneticisi olduğu dosyalarda yalnızca bordroda görünen maaşa bakılması gerçek mali durumu ortaya koymayabilir.
Bir şirket sahibi aylık yüksek ekonomik güce sahip olmasına rağmen şirketten kendisine hiç maaş ödemeyebilir. Başka bir durumda ise kendisine sembolik düzeyde maaş öderken otomobil, yakıt, seyahat, telefon veya başka kişisel yaşam giderlerini şirket üzerinden karşılayabilir.
Bu nedenle şirket sahibi eşin;
“Şirketten maaş almıyorum, dolayısıyla gelirim yok.”
şeklindeki savunması tek başına nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
2026 itibarıyla nafaka uyuşmazlıklarında önemli olan yalnızca resmi bordro geliri değil; tarafların ekonomik ve sosyal durumunun bütünüdür. Şirket ortaklıkları, şirketten sağlanan ekonomik menfaatler, malvarlığı, yaşam standardı, düzenli gelir kaynakları ve harcama kapasitesi birlikte değerlendirilebilir.
Nafaka Hesabında Sadece Maaşa mı Bakılır?
Hayır.
Türk Medeni Kanunu’nda nafakanın belirlenmesi yalnızca bordroda yazan ücret üzerinden yapılacak mekanik bir matematik hesabına bağlanmamıştır.
Boşanma sürecinde özellikle TMK m.169 kapsamında tedbir nafakası, TMK m.175 kapsamında yoksulluk nafakası ve TMK m.182 kapsamında çocuk lehine iştirak nafakası gündeme gelebilir.
Her nafaka türünün hukuki şartları farklı olmakla birlikte tarafların mali gücü önemli değerlendirme unsurlarındandır.
Bu nedenle şirket sahibi eşin yalnızca resmi maaşına bakılması yeterli olmayabilir.
Şirket Sahibi Kendisine Maaş Ödemek Zorunda mı?
Şirket ortağı olmak ile şirket çalışanı olmak aynı hukuki statü değildir.
Bir kişi limited veya anonim şirket ortağı olabilir ancak şirketten bordrolu maaş almıyor olabilir.
Ayrıca şirket yöneticiliği, yönetim kurulu üyeliği, müdürlük ve ortaklık sıfatlarının ekonomik sonuçları farklı olabilir.
Dolayısıyla bir şirket ortağının mutlaka her ay kendisine maaş ödemesi gerektiği şeklinde genel bir kuraldan söz edilemez.
Ancak nafaka davasında asıl soru bu değildir.
Asıl soru şudur:
Maaş almayan şirket sahibi eşin gerçek ekonomik gücü nedir?
Maaş Almamak Nafakayı Ortadan Kaldırır mı?
Kural olarak hayır.
Şirket sahibi eşin kendisine maaş ödememesi tek başına ekonomik gücünün bulunmadığını göstermez.
Örneğin eş;
şirketin yüzde 100 sahibi olabilir,
yüksek değerli taşınmazlara sahip olabilir,
şirketten kâr payı elde edebilir,
şirket aracını kullanabilir,
yatırım gelirleri bulunabilir,
yüksek yaşam standardını sürdürebilir.
Böyle bir durumda bordroda “0 TL maaş” görünmesi gerçek ekonomik kapasitenin de sıfır olduğu anlamına gelmez.
Şirketten Çok Düşük Maaş Alan Eş Nafakayı Düşürebilir mi?
Şirket sahibi eş kendisine piyasa koşullarına göre çok düşük bir maaş belirlemiş olabilir.
Örneğin şirket milyonlarca lira ciro yaparken şirketin tek veya hakim ortağı kendisine yalnızca düşük tutarlı bir aylık ödeme yapıyor olabilir.
Mahkeme somut olayın özelliklerine göre bu resmi gelirin tarafın gerçek ekonomik durumunu yansıtıp yansıtmadığını değerlendirebilir.
Özellikle geçmiş yıllardaki gelir, yaşam standardı ve şirketten sağlanan diğer menfaatler önem taşıyabilir.
Şirket Cirosu Eşin Geliri Sayılır mı?
Hayır.
Bu konuda önemli bir ayrım yapılmalıdır.
Şirket cirosu, şirket ortağının kişisel geliri değildir.
Örneğin şirketin yıllık 100 milyon TL cirosunun bulunması, eşin kişisel olarak 100 milyon TL gelir elde ettiği anlamına gelmez.
Cirodan;
personel giderleri,
vergi yükümlülükleri,
tedarikçi ödemeleri,
finansman giderleri,
işletme maliyetleri
karşılanabilir.
Bu nedenle nafaka hesabında şirket cirosunun doğrudan eşin geliri olarak kabul edilmesi doğru değildir.
Ancak yüksek ciro ve güçlü şirket yapısı, diğer finansal verilerle birlikte eşin ekonomik gücünün araştırılmasını gerektirebilir.
Şirket Kârı Eşin Geliri midir?
Şirketin kârı ile ortağın kişisel geliri birbirinden ayrılmalıdır.
Şirket kâr elde etmiş ancak bu kâr ortaklara dağıtılmamış olabilir.
Dağıtılmamış şirket kârı otomatik olarak şirket ortağının kişisel banka hesabındaki para gibi kabul edilmez.
Buna karşılık şirkette kâr dağıtımı yapılmış ve eş kâr payı elde etmişse bu gelir ekonomik durumun belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Kâr Bilerek Dağıtılmıyorsa Ne Olur?
Bu konu özellikle hakim ortak olan eşler bakımından tartışma yaratabilir.
Şirketin yatırım ihtiyacı, kredi borcu, işletme sermayesi ihtiyacı veya büyüme planı nedeniyle kâr dağıtmaması olağan ticari bir karar olabilir.
Ancak boşanma sürecine kadar düzenli şekilde kâr dağıtan şirketin boşanma başladıktan sonra hiçbir objektif ekonomik neden bulunmadan kâr dağıtımını durdurması halinde bu değişikliğin nedeni incelenebilir.
Her kâr dağıtmama kararı nafakadan mal kaçırma anlamına gelmez. Ticari gerekçeler ile kişisel ekonomik durumu olduğundan düşük gösterme amacı birbirinden ayrılmalıdır.
Şirketin Ödediği Kişisel Giderler Nafaka Hesabını Etkiler mi?
Somut olaya göre evet.
Şirket sahibi eş kendisine yüksek maaş ödemese bile bazı yaşam giderlerini şirket üzerinden karşılıyor olabilir.
Örneğin;
araç,
yakıt,
telefon,
seyahat,
konaklama
gibi harcamalar şirket tarafından karşılanıyor olabilir.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır.
Gerçek ticari faaliyet kapsamında yapılan şirket giderleri eşin kişisel geliri sayılamaz.
Buna karşılık gerçekte kişisel yaşam gideri niteliğindeki harcamaların sürekli olarak şirket tarafından karşılandığı ortaya konulabiliyorsa bu durum eşin fiili ekonomik imkanlarının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Şirket Aracı Kullanmak Gelir Sayılır mı?
Şirket aracının kullanılması doğrudan maaş değildir.
Ancak şirketin sağladığı ekonomik menfaatlerden biri olarak değerlendirilebilir.
Özellikle lüks bir aracın sürekli kişisel kullanımda olması ve bütün araç giderlerinin şirket tarafından karşılanması tarafın yaşam standardının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Nafaka hesabında yalnızca nakit gelir değil, tarafın gerçek yaşam koşulları da önemlidir.
Şirketin Eşin Ev Kirasını Ödemesi Önemli midir?
Şirket sahibinin konut giderleri şirket tarafından karşılanıyorsa bunun hukuki ve muhasebesel niteliği incelenmelidir.
Gerçekten şirket faaliyetleri için kullanılan lojman veya iş amaçlı konut ile tamamen kişisel aile konutunun giderlerinin şirket tarafından ödenmesi aynı değildir.
Kişisel konut giderlerinin sürekli şirket kaynaklarından karşılandığı ortaya konulabiliyorsa bu durum eşin gerçek ekonomik kapasitesi bakımından dikkate alınabilir.
Şirket Kredi Kartıyla Yapılan Harcamalar İncelenebilir mi?
Somut uyuşmazlık bakımından gerekli olması halinde şirket kayıtları ve harcamaların niteliği önem kazanabilir.
Şirket kredi kartıyla yapılan her ödeme kişisel harcama değildir.
Ancak lüks tatil, kişisel alışveriş veya aile yaşamına ilişkin giderlerin sürekli şirket kartından karşılandığı iddia ediliyorsa işlemlerin niteliği araştırılabilir.
Bu inceleme yapılırken şirketin ticari sırları ve üçüncü kişilerin kişisel verileri bakımından ölçülülük gözetilmelidir.
Şirket Sahibinin Gerçek Geliri Nasıl Tespit Edilir?
Şirket sahibi eşin gerçek ekonomik durumunun belirlenmesinde tek bir belge yeterli olmayabilir.
Somut dosyanın özelliklerine göre;
şirket ortaklık yapısı,
vergi ve mali kayıtlar,
kâr dağıtımları,
banka kayıtları,
taşınmazlar,
araçlar,
yatırım varlıkları,
şirketten sağlanan ekonomik menfaatler,
tarafın yaşam standardı
birlikte değerlendirilebilir.
Buradaki amaç şirketin bütün malvarlığını eşin kişisel geliri saymak değil, resmi maaş ile gerçek ekonomik güç arasında önemli bir fark bulunup bulunmadığını belirlemektir.
Ticaret Sicili Kayıtları Kullanılabilir mi?
Evet.
Ticaret sicili kayıtları eşin hangi şirketlerde ortak veya yönetici olduğunu belirlemek bakımından önemli olabilir.
Şirketin sermayesi, ortaklık oranları, yönetim yapısı ve geçmiş pay değişiklikleri araştırılabilir.
Ancak şirketin ticaret sicilindeki sermayesi de eşin aylık geliri değildir.
Bu kayıtlar ekonomik araştırmanın yalnızca bir bölümünü oluşturur.
Banka Hesapları Nafaka Davasında Araştırılabilir mi?
Uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli ve ölçülü olması halinde banka kayıtlarının getirtilmesi talep edilebilir.
Özellikle resmi olarak çok düşük gelir beyan eden bir kişinin banka hesaplarında düzenli ve yüksek tutarlı para hareketleri bulunması ekonomik durum değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Ancak banka hesaplarının kapsamı ve araştırılacak dönem somut uyuşmazlıkla bağlantılı olmalıdır.
Lüks Yaşam Tarzı Nafakada Delil Olabilir mi?
Tarafın yaşam standardı ekonomik gücünün değerlendirilmesinde yardımcı olabilir.
Örneğin resmi olarak hiçbir geliri olmadığını söyleyen kişinin;
yüksek değerli araç kullanması,
lüks konutta yaşaması,
yüksek tutarlı harcamalar yapması,
sık yurt dışı seyahatine çıkması
resmi gelir beyanının gerçek ekonomik durumla uyumlu olup olmadığının araştırılmasına neden olabilir.
Ancak sosyal medya görüntüsü veya tek başına lüks tüketim iddiası kesin gelir hesabı yerine geçmez. Bunların diğer mali delillerle desteklenmesi önemlidir.
Şirket Sahibi Eş Çalışmıyorum Diyebilir mi?
Bir şirketin ortağı olmak ile aktif olarak çalışmak farklıdır.
Ancak kişinin “çalışmıyorum” demesi şirket payından veya başka kaynaklardan ekonomik menfaat sağlamadığı anlamına gelmez.
Özellikle hakim ortak, müdür veya yönetim kurulu üyesi olan eşin şirket içerisindeki konumu ayrıca incelenebilir.
Kendini Bilerek İşsiz Gösteren Eş Nafakadan Kurtulabilir mi?
Nafaka yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla gelirini yapay olarak azaltan kişinin yalnızca resmi gelir beyanına dayanılması her durumda hakkaniyetli sonuç vermeyebilir.
Mahkeme tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını bütün olarak değerlendirebilir.
Ancak “bilerek gelir azaltma” iddiasının somut olgularla desteklenmesi önemlidir.
Yoksulluk Nafakasında Şirket Sahibi Eş Nasıl Değerlendirilir?
Türk Medeni Kanunu m.175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Burada nafaka yükümlüsünün mali gücü önemlidir.
Şirket sahibi eşin mali gücü değerlendirilirken yalnızca bordrodaki maaşa değil, somut olayın özelliklerine göre şirket ortaklığından ve diğer varlıklarından sağladığı ekonomik imkanlara da bakılabilir.
İştirak Nafakasında Şirket Geliri Önemli midir?
Evet.
Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine anne ve baba güçleri oranında katılmakla yükümlüdür.
Türk Medeni Kanunu m.182 kapsamında velayet kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılması söz konusu olabilir.
Özellikle özel okul, sağlık, kurs, spor veya diğer yüksek çocuk giderlerinin bulunduğu ailelerde ebeveynlerin gerçek ekonomik gücü önem kazanır.
Şirket sahibi ebeveynin yalnızca düşük bordro maaşına dayanması bu nedenle her durumda yeterli olmayabilir.
Tedbir Nafakasında Şirket Sahibinin Geliri Nasıl Değerlendirilir?
Boşanma davası devam ederken Türk Medeni Kanunu m.169 kapsamında hakim eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri alabilir.
Tedbir nafakası değerlendirilirken de tarafların ekonomik ve sosyal durumları önemlidir.
Şirket sahibi eşin gelir yapısı karmaşıksa şirket ortaklığı ve fiili ekonomik imkanların araştırılması gerekebilir.
Şirket Değeri ile Nafaka Aynı Şey midir?
Hayır.
Bu ayrım çok önemlidir.
Bir şirketin 100 milyon TL değerinde olması şirket sahibinin her ay milyonlarca lira nakit gelir elde ettiği anlamına gelmez.
Şirket değeri bir servet göstergesi, aylık nakit akışı ise ayrı bir ekonomik göstergedir.
Nafaka belirlenirken hem gelir kapasitesi hem de malvarlığı durumu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Şirket Sahibinin Başka Mal Varlıkları da Araştırılır mı?
Nafaka bakımından ekonomik güç yalnızca şirketten ibaret değildir.
Eşin;
taşınmazları,
kira gelirleri,
araçları,
yatırım hesapları,
döviz ve altın varlıkları,
diğer şirket ortaklıkları
ekonomik durumun değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Dolayısıyla şirketten maaş almamak diğer servet unsurlarını görünmez hale getirmez.
Şirket Hisselerini Başkasına Devretmek Nafakayı Etkiler mi?
Şirket sahibi eş boşanma öncesinde veya dava sırasında paylarını üçüncü kişilere devredebilir.
Devir gerçek ve ekonomik olarak makul bir işlem olabileceği gibi ekonomik durumu olduğundan düşük göstermek amacıyla yapıldığı da iddia edilebilir.
Bu durumda pay devrinin;
tarihi,
bedeli,
alıcısı,
ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediği,
eşin şirket üzerindeki fiili kontrolünün devam edip etmediği
önem taşıyabilir.
Eş Şirketi Başkasının Üzerine Kurmuşsa Ne Olur?
Uygulamada eşin şirketi fiilen yönettiği ancak payların anne, baba, kardeş veya başka kişi adına bulunduğu iddialarıyla karşılaşılabilir.
Sadece şirketi fiilen yönetiyor görünmek hukuken ortaklık hakkını kanıtlamaz.
Ancak gerçek ekonomik ilişkinin tespitinde para hareketleri, şirket kayıtları, yönetim yetkileri ve diğer hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilebilir.
Yabancı Şirket Sahibi Eşin Geliri Nasıl Araştırılır?
Eş yurt dışında şirket sahibi veya yabancı bir şirkette ortak olabilir.
Bu durumda gelir araştırması Türkiye’deki şirketlere göre daha karmaşık hale gelebilir.
Yabancı ülkenin;
ticaret sicili,
şirketler hukuku,
banka gizliliği,
vergi sistemi
önem taşıyabilir.
Uluslararası adli yardımlaşma ve ilgili ülkenin usul kuralları da dikkate alınmalıdır.
Yabancı Eş Türkiye’de Şirket Sahibiyse Nafaka Nasıl Belirlenir?
Eşlerden birinin yabancı olması nafaka yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Yabancı unsurlu boşanmalarda öncelikle uygulanacak hukukun belirlenmesi gerekir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun kapsamında yabancı unsurlu aile hukuku uyuşmazlıklarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, yabancı eşlerin ve uluslararası şirket ortaklıklarının bulunduğu boşanmalarda gerçek ekonomik gücün tespiti, nafaka, mal rejimi ve şirket kaynaklı aile hukuku uyuşmazlıkları konusunda hukuki destek sunmaktadır.
Şirket Kayıtları Nafaka İçin Mahkemeden İstenebilir mi?
Uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli olduğu ölçüde ilgili kayıtların mahkeme aracılığıyla getirtilmesi talep edilebilir.
Ancak şirketin bütün ticari sırlarının sınırsız şekilde incelenmesi gerektiği sonucu çıkarılmamalıdır.
Talep edilen kayıtların nafaka uyuşmazlığıyla bağlantılı, gerekli ve ölçülü olması önemlidir.
Bilirkişi İncelemesi Yapılabilir mi?
Şirket sahibi eşin gelir yapısının karmaşık olduğu dosyalarda mali belgelerin uzman bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekebilir.
Özellikle;
şirketten ortağa yapılan ödemeler,
kâr payları,
ortak cari hesapları,
ilişkili taraf işlemleri,
kişisel olduğu iddia edilen şirket giderleri
teknik inceleme gerektirebilir.
Bilirkişi incelemesinin amacı şirket cirosunu doğrudan eşin geliri kabul etmek değil, şirket ile eş arasındaki gerçek ekonomik akışı ortaya çıkarmaktır.
Nafaka Kararından Sonra Gerçek Gelir Ortaya Çıkarsa Ne Olur?
Tarafların ekonomik durumunda değişiklik olması veya nafakanın mevcut koşullara göre yetersiz kalması halinde şartlarına göre nafakanın artırılması talep edilebilir.
Benzer şekilde nafaka yükümlüsünün mali gücünde önemli azalma meydana gelmesi halinde indirim talebi de gündeme gelebilir.
Türk Medeni Kanunu m.176 kapsamında irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde artırılması ya da azaltılması mümkündür.
2026’da Şirket Sahibi Eşin Gerçek Geliri İçin Nasıl Bir Hukuki Strateji İzlenmeli?
Şirket sahibi eşin maaş almaması veya çok düşük maaş göstermesi halinde yalnızca bordroya odaklanılmamalıdır.
Öncelikle şirketin ortaklık ve yönetim yapısı belirlenmelidir.
Ardından;
Şirketten maaş alıyor mu?
Kâr payı alıyor mu?
Ortak cari hesabından para çekiyor mu?
Şirket hangi kişisel giderlerini karşılıyor?
Şirket aracı veya konutu kullanıyor mu?
Başka şirketlerde ortaklığı bulunuyor mu?
Taşınmaz ve yatırım gelirleri var mı?
Geçmiş yıllardaki yaşam standardı nasıl?
Boşanma başladıktan sonra gelir yapısında olağan dışı değişiklik oldu mu?
sorularının cevaplandırılması gerekir.
Bu veriler bir arada değerlendirildiğinde resmi bordro gelirinden çok daha sağlıklı bir ekonomik profil oluşturulabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından şirket sahibi eşlerin taraf olduğu boşanma ve nafaka uyuşmazlıklarında yapılan hukuki değerlendirmelerde de yalnızca bordrodaki maaşa değil; şirket ortaklıklarına, kâr paylarına, şirketten sağlanan ekonomik menfaatlere, malvarlığına ve tarafların gerçek yaşam standardına bütüncül şekilde bakılmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Şirket sahibi eş kendisine maaş ödemezse nafaka ödemez mi?
Hayır. Maaş almamak nafaka yükümlülüğünü otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Mahkeme eşin gerçek ekonomik ve sosyal durumunu değerlendirebilir.
2. Şirket cirosu eşin aylık geliri sayılır mı?
Hayır. Şirket cirosu şirket ortağının kişisel geliri değildir. Şirket giderleri ve borçları bulunmaktadır. Ancak şirketin ekonomik yapısı eşin mali durumunun araştırılmasında önem taşıyabilir.
3. Şirket sahibi kendisine asgari ücret gösterirse mahkeme sadece buna mı bakar?
Hayır. Resmi ücret önemli bir delildir ancak gerçek ekonomik durumu tek başına belirlemez. Şirketten sağlanan diğer ekonomik menfaatler, malvarlığı ve yaşam standardı da değerlendirilebilir.
4. Şirketin ödediği kişisel giderler nafakada dikkate alınabilir mi?
Somut olayda kişisel yaşam giderlerinin şirket tarafından karşılandığı ortaya konulabiliyorsa bu durum eşin gerçek ekonomik imkanlarının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
5. Şirket kârı nafaka hesabında dikkate alınır mı?
Şirket kârı ile ortağa dağıtılan kâr payı ayrılmalıdır. Dağıtılmış kâr payları eşin ekonomik durumunun tespitinde önem taşıyabilir. Dağıtılmamış kâr ise şirket bünyesinde kalır ve otomatik olarak kişisel gelir sayılamaz.
6. Şirket sahibi eşin banka hesapları araştırılabilir mi?
Uyuşmazlık bakımından gerekli ve ölçülü olması halinde ilgili banka kayıtlarının mahkeme aracılığıyla getirtilmesi talep edilebilir.
7. Şirket sahibi eş gelirini bilerek düşürürse ne olur?
Gelirin nafaka yükümlülüğünü azaltmak amacıyla yapay biçimde düşürüldüğü iddia ediliyorsa geçmiş gelirler, şirket kayıtları, banka hareketleri ve yaşam standardı birlikte değerlendirilebilir.
8. Yabancı ülkedeki şirketten elde edilen gelir nafakada dikkate alınabilir mi?
Somut olayın özelliklerine ve uygulanacak hukuka göre yabancı şirket ortaklığı ve buradan elde edilen ekonomik gelirler mali gücün belirlenmesinde önem taşıyabilir. Ancak yabancı kayıtların elde edilmesi daha karmaşık olabilir.
9. Nafaka düşük belirlendikten sonra şirket sahibinin gerçek gelirinin yüksek olduğu ortaya çıkarsa nafaka artırılabilir mi?
Şartları oluşmuşsa nafakanın artırılması talep edilebilir. Tarafların mali durumundaki değişiklikler ve hakkaniyet koşulları mahkeme tarafından değerlendirilir.
Şirket Sahibi Eşin Bordrosuna Değil, Gerçek Ekonomik Gücüne Bakılmalıdır
Şirket sahibi eşin kendisine hiç maaş ödememesi veya çok düşük maaş göstermesi, tek başına nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Özellikle şirket sahibi veya hakim ortak olan kişilerde şirketten sağlanan kâr payları, ekonomik menfaatler, banka hareketleri, taşınmaz ve yatırım gelirleri ile gerçek yaşam standardı birlikte değerlendirilmelidir.
Diğer taraftan şirketin cirosunun veya bütün malvarlığının doğrudan eşin kişisel geliri olarak kabul edilmesi de hukuken doğru değildir. Sağlıklı bir nafaka değerlendirmesi, şirket ile şirket ortağının malvarlığını birbirinden ayırırken şirketten ortağa aktarılan gerçek ekonomik menfaatleri ortaya çıkarmalıdır.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, şirket sahibi eşlerin taraf olduğu boşanma davaları, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, gerçek gelir araştırması, şirket kayıtlarının incelenmesi, yüksek mal varlıklı boşanma ve yabancı şirket ortaklıklarının bulunduğu aile hukuku uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Eşiniz şirket sahibi olduğu halde kendisini gelir elde etmiyor veya çok düşük gelir elde ediyor gibi gösteriyorsa ya da şirket üzerinden önemli kişisel giderlerini karşılamasına rağmen düşük nafaka talep ediliyorsa, gerçek ekonomik gücün hangi delillerle ortaya konulabileceğinin ve nafaka miktarının hangi veriler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinin belirlenmesi için Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
Telefon: 0312 434 22 22
Mobil: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya / Ankara




