
E-Fatura Ticari Alacak Davasında Delil Olur mu? 2026 Güncel Hukuki Rehber
17 Ağustos 2026
Ticari Faturaya İtiraz Süresi Kaç Gündür? Süre Geçerse Ne Olur? 2026 Güncel Hukuki Rehber
17 Ağustos 2026Faturaya 8 gün içinde itiraz edilmezse borç kabul edilmiş olur mu? TTK m.21/2 kapsamında fatura itiraz süresi, e-fatura, temel ilişki, teslim ispatı, icra takibi ve ticari alacak davası hakkında 2026 rehberi.
Ticari uyuşmazlıklarda en sık karşılaşılan sorulardan biri, gönderilen faturaya karşı tarafın itiraz etmemesinin borcun kesin olarak kabul edildiği anlamına gelip gelmediğidir. Özellikle mal veya hizmet satan şirketler, faturayı düzenledikten sonra borçlu şirketin sekiz gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunmaması hâlinde alacağın artık tartışılamayacağını düşünebilmektedir. Ancak hukuki durum bundan daha ayrıntılıdır. Türk Ticaret Kanunu m.21/2 uyarınca faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriğine itiraz etmezse bu içeriği kabul etmiş sayılır. Bununla birlikte bu sonuç, faturanın dayandığı temel ticari ilişkinin ve borcun her durumda kesin biçimde kabul edildiği anlamına gelmez. Özellikle borçlu, malın hiç teslim edilmediğini, hizmetin gerçekleştirilmediğini veya faturaya konu sözleşmesel ilişkinin hiç kurulmadığını ileri sürüyorsa faturanın yanında temel ilişkiyi ortaya koyan diğer deliller de önem kazanır.
Faturaya İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrasında faturaya itiraz bakımından sekiz günlük süre düzenlenmiştir. Bir fatura alan kişi, faturanın içeriği hakkında aldığı tarihten itibaren sekiz gün içerisinde itirazda bulunmazsa faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır.
Burada sürenin başlangıcının faturanın düzenlendiği tarih değil, kural olarak faturanın alındığı tarih üzerinden değerlendirilmesi önemlidir.
Dolayısıyla uyuşmazlık çıktığında faturanın ne zaman düzenlendiği kadar karşı tarafa ne zaman ulaştığı da önem kazanabilir.
8 Gün İçinde İtiraz Edilmezse Borç Kesinleşir mi?
Hayır. TTK m.21/2’nin sonucu çoğu zaman yanlış anlaşılmaktadır. Sekiz gün içinde itiraz edilmemesi faturanın içeriğine ilişkin bir kabul karinesi doğurur. Bu durum alacaklı açısından önemli bir ispat avantajı sağlayabilir ancak faturanın dayandığı temel borcun her durumda tartışmasız ve kesin şekilde doğduğu sonucuna ulaşmak doğru değildir.
Örneğin bir şirket hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan başka bir şirket adına tek taraflı olarak 5 milyon TL tutarında fatura düzenlerse, sırf karşı taraf sekiz gün içerisinde faturaya itiraz etmedi diye otomatik olarak 5 milyon TL borçlu hâle geldiği söylenemez.
Alacaklının gerektiğinde faturanın dayandığı temel ticari ilişkiyi de ortaya koyması gerekir.
Fatura Tek Başına Borç Doğurur mu?
Kural olarak fatura borcu doğuran temel işlem değildir. Fatura, taraflar arasındaki mevcut ticari ilişki kapsamında gerçekleştirilen mal teslimi veya hizmet gibi bir işlemi gösteren ticari belgedir.
Örneğin borcun kaynağı bir satış sözleşmesiyse borcu doğuran esas işlem satım ilişkisidir. Fatura ise bu ilişkinin ifası kapsamında düzenlenir.
Bu nedenle mahkemeler ticari alacak uyuşmazlıklarında yalnızca faturanın bulunup bulunmadığına değil, gerektiğinde faturanın dayandığı temel ilişkinin varlığına da bakar.
Faturaya İtiraz Edilmemesi Neyi Kabul Ettirir?
TTK m.21/2 bakımından kabul sonucu esas olarak faturanın içeriğine ilişkindir. Faturada malın miktarı, birim fiyatı, toplam bedeli veya yapılan işin kapsamı gibi bilgiler bulunabilir.
Faturanın alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde bu içeriğe itiraz edilmemesi alacaklı lehine önemli bir karine oluşturabilir.
Ancak temel hukuki ilişkinin hiç bulunmadığı yönündeki savunmalar ayrıca değerlendirilir.
Borçlu “Ben Bu Malları Hiç Almadım” Diyebilir mi?
Evet. Faturaya süresinde itiraz edilmemiş olsa bile borçlu temel ilişkiye yönelik savunmalar ileri sürebilir. Örneğin “mallar bana teslim edilmedi”, “bu siparişi hiç vermedim” veya “taraflar arasında böyle bir satış ilişkisi kurulmadı” diyebilir.
Bu durumda teslimin ve temel ticari ilişkinin ispatı önem kazanır.
Alacaklının elinde sipariş belgesi, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya başka teslim kayıtlarının bulunması dosyayı ciddi şekilde güçlendirebilir.
Borçlu “Hizmet Hiç Verilmedi” Diyebilir mi?
Evet. Özellikle danışmanlık, yazılım, reklam, proje, mühendislik veya benzeri hizmet faturalarında bu savunmayla sık karşılaşılmaktadır.
Alacaklı bu durumda hizmetin gerçekleştirildiğini gösteren proje çıktıları, raporlar, e-postalar, toplantı kayıtları, teslim edilen dosyalar, sistem kayıtları veya borçlunun hizmeti kullandığını gösteren diğer delillere dayanabilir.
Faturaya İtiraz Edilmemesi Alacaklı Açısından Avantaj Sağlar mı?
Evet. Sekiz günlük süre içerisinde itiraz edilmemiş bir faturanın bulunması önemsiz değildir. TTK m.21/2 nedeniyle alacaklı açısından önemli bir hukuki karine gündeme gelir.
Ancak bu avantajın gücü, faturanın yanında bulunan diğer delillere göre daha da artabilir.
Özellikle fatura + sipariş + teslim belgesi + ticari defter kaydı + banka hareketi + cari hesap mutabakatı birlikte bulunuyorsa alacağın ispatı çok daha güçlü hâle gelebilir.
E-Faturaya da 8 Günlük İtiraz Kuralı Uygulanır mı?
E-faturalar da ticari uyuşmazlıklarda TTK’nın faturaya ilişkin hükümleri bakımından değerlendirilir. Ancak e-faturanın hangi senaryoda düzenlendiği, hangi tarihte alıcıya ulaştığı ve sistem üzerinden hangi işlemlerin yapıldığı ayrıca önemlidir.
Özellikle ticari e-fatura senaryosunda elektronik kabul ve ret mekanizmaları bulunabilir.
Bu nedenle elektronik sistemdeki teknik ret işlemleri ile TTK m.21/2 kapsamındaki hukuki itiraz değerlendirmesinin her durumda birebir aynı olduğu varsayılmamalıdır.
E-Fatura Reddedilmezse Borç Kabul Edilmiş Olur mu?
E-faturanın sistem üzerinden reddedilmemiş olması önemli bir durum olabilir ancak tek başına her koşulda temel borcun kesin kabul edildiği anlamına gelmez.
Örneğin faturanın dayandığı mal tesliminin hiç gerçekleşmediği iddia ediliyorsa teslim ayrıca uyuşmazlık konusu yapılabilir.
Faturaya İtiraz Nasıl Yapılmalıdır?
İtirazın içeriğinin ve tarihinin sonradan ispatlanabilir olması son derece önemlidir. Ticari ilişkinin ve faturanın türüne göre noter ihtarnamesi, kayıtlı elektronik yöntemler veya ilgili elektronik sistem içerisindeki mekanizmalar gündeme gelebilir.
Önemli olan, “itiraz ettim” denilmesinin ötesinde itirazın süresinde ve ispatlanabilir şekilde yapıldığının ortaya konulabilmesidir.
Faturaya Sözlü İtiraz Yeterli midir?
Sözlü itiraz özellikle ispat açısından ciddi risk taşır. Borçlu “faturayı aldıktan iki gün sonra telefonla arayıp itiraz ettim” dese bile bunun sonradan ispatlanması güç olabilir.
Bu nedenle ticari uyuşmazlıklarda itirazın yazılı ve ispatlanabilir yöntemle yapılması daha güvenlidir.
İtirazda Hangi Hususlar Belirtilmelidir?
İtirazın mümkün olduğunca açık olması gerekir. Faturanın tamamına mı yoksa yalnızca belirli kalemlerine mi itiraz edildiği belirtilmelidir.
Örneğin “malların 500 adedi teslim edilmedi”, “sözleşmede birim fiyat 1.000 TL olmasına rağmen faturada 1.400 TL uygulanmıştır” veya “bu hizmet tarafımızdan sipariş edilmemiştir” gibi somut açıklamalar yapılabilir.
Kısmi İtiraz Yapılabilir mi?
Evet. Borçlu faturanın tamamına değil yalnızca belirli bölümüne itiraz edebilir.
Örneğin 3 milyon TL tutarındaki faturanın 2 milyon TL’lik bölümünü kabul edip 1 milyon TL’lik bölümünün fazla düzenlendiğini ileri sürebilir.
Bu durumda uyuşmazlık itiraz edilen bölüm bakımından yoğunlaşabilir.
Borçlu Faturanın Bir Kısmını Öderse Ne Olur?
Kısmi ödeme son derece önemli bir delil olabilir. Özellikle ödeme dekontunda ilgili fatura numarası belirtilmişse ödemenin hangi borca ilişkin olduğu daha kolay tespit edilir.
Örneğin 4 milyon TL tutarındaki faturanın 1,5 milyon TL’sinin “2026/458 numaralı fatura kısmi ödeme” açıklamasıyla ödenmesi, temel ticari ilişkinin değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Fatura Borçlunun Ticari Defterine Kaydedilmişse Ne Olur?
Faturanın borçlunun ticari defterlerinde kayıtlı bulunması alacaklı açısından önemli bir delil olabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.222 kapsamında ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin özel düzenlemeler bulunmaktadır.
Mahkeme gerektiğinde tarafların ticari defterlerini bilirkişi aracılığıyla inceletebilir.
Faturanın her iki tarafın defterinde de kayıtlı olması ve kayıtların birbirini doğrulaması ispat bakımından önem taşır.
Fatura Ticari Deftere Kaydedilmemişse Borç Yok mudur?
Hayır. Borçlunun faturayı kendi muhasebesine kaydetmemiş olması tek başına borcun bulunmadığını göstermez.
Alacaklı sipariş, teslim, hizmet ifası veya borç kabulünü başka delillerle ortaya koyabilir.
Cari Hesap Mutabakatı Varsa Ne Olur?
Faturanın yanında borçlu tarafından kabul edilmiş cari hesap veya bakiye mutabakatının bulunması alacaklının ispat durumunu önemli ölçüde güçlendirebilir.
Örneğin borçlu şirket, içerisinde uyuşmazlık konusu faturanın da bulunduğu 6 milyon TL bakiyeyi yıl sonunda yazılı olarak teyit etmişse bu belge son derece önemlidir.
“Bakiyemiz Uygundur” E-Postası Delil Olabilir mi?
Somut olayın koşullarına göre evet. Borçlu şirketin yetkili finans veya muhasebe biriminden gönderilen bakiye teyidi önemli bir delil olabilir.
Ancak gönderen kişinin yetkisi ve mesajın kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Faturaya İtiraz Edilmemişse İcra Takibi Başlatılabilir mi?
Para alacağı bakımından şartları varsa genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılabilir. Bunun için faturaya sekiz gün içerisinde itiraz edilmemiş olması zorunlu değildir.
Alacaklı, faturaya dayanan para alacağı için takip başlatabilir.
Ancak borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederse takip durabilir.
Faturaya İtiraz Etmeyen Borçlu İcra Takibine İtiraz Edebilir mi?
Evet. Bu iki itiraz birbirinden farklıdır.
Borçlunun faturaya TTK m.21/2 kapsamında sekiz gün içinde itiraz etmemiş olması, daha sonra kendisine gönderilen icra ödeme emrine itiraz edemeyeceği anlamına gelmez.
Borçlu ödeme emrine İcra ve İflas Kanunu’ndaki süre içerisinde itiraz edebilir.
Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir.
İcra Takibine İtiraz Edilirse Ne Olur?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlunun süresinde itirazı takibi durdurur. Alacaklının dosyadaki belgelere göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurması gerekebilir.
Faturaya sekiz gün içerisinde itiraz edilmemiş olması, sonraki uyuşmazlıkta alacaklının dayanabileceği unsurlardan biri olabilir.
Fatura İİK m.68 Belgesi midir?
Her fatura otomatik olarak İİK m.68 kapsamında itirazın kaldırılmasını sağlayan belge değildir.
Faturanın borçlu tarafından imzalanmış açık bir borç ikrarı niteliğinde olup olmadığı ve diğer kanuni şartlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla “faturaya itiraz edilmedi, doğrudan icra mahkemesinden itirazı kaldırırım” şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılmamalıdır.
İtirazın İptali Davası Açılabilir mi?
Borçlunun ilamsız icra takibine itiraz etmesi hâlinde gerekli koşullar varsa itirazın iptali davası açılabilir.
Bu davada faturaya süresinde itiraz edilmemesi alacaklının ileri sürebileceği önemli hususlardan biri olabilir ancak mahkeme temel ticari ilişkiyi ve diğer delilleri de değerlendirir.
İcra İnkâr Tazminatı Talep Edilebilir mi?
İİK m.67 kapsamında şartları varsa icra inkâr tazminatı talep edilebilir. Ancak borçlunun faturaya itiraz etmemiş olması tek başına tazminata hükmedilmesi için yeterli değildir.
Alacağın likit olup olmadığı ve diğer şartlar somut olay özelinde değerlendirilir.
Faturaya İtiraz Edilmemişse İhtiyati Haciz Alınabilir mi?
İhtiyati haciz bakımından İİK m.257 ve devamındaki şartların bulunması gerekir. Faturaya süresinde itiraz edilmemiş olması yaklaşık ispat değerlendirmesinde önemli olabilir ancak ihtiyati haciz kararının otomatik olarak verileceği anlamına gelmez.
Faturanın yanında teslim belgeleri, mutabakat veya borç kabulü bulunması talebi daha güçlü hâle getirebilir.
Faturaya İtiraz Edilmemişse Doğrudan Haciz Yapılabilir mi?
Hayır. Faturaya sekiz gün içerisinde itiraz edilmemesi tek başına alacaklıya borçlunun banka hesabına veya malvarlığına doğrudan haciz koyma yetkisi vermez.
Haciz için icra hukukundaki gerekli takip süreçlerinin tamamlanması veya şartları varsa ihtiyati haciz kararı alınması gerekir.
Fatura Alacağı İçin Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Gerekir mi?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğinde ve konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkinse dava şartı arabuluculuk hükümleri gündeme gelir.
Bu nedenle fatura alacağı için doğrudan alacak davası veya icra takibine itiraz sonrasında itirazın iptali davası açılacaksa zorunlu arabuluculuk şartı ayrıca değerlendirilmelidir.
Faturaya İtiraz Edilmemesi Zamanaşımını Ortadan Kaldırır mı?
Hayır. Faturaya sekiz gün içerisinde itiraz edilmemesi alacağın sonsuza kadar talep edilebileceği anlamına gelmez.
Zamanaşımı faturanın dayandığı temel hukuki ilişkiye göre belirlenir. Satış, eser, taşıma veya başka bir sözleşmeden doğan alacaklarda ilgili zamanaşımı hükümleri incelenmelidir.
Örnek Olay: Fatura Var, İtiraz Yok, Teslim Belgesi Var
A şirketi B şirketine 5 milyon TL değerinde ürün satmıştır. B siparişi kurumsal e-posta üzerinden vermiş, mallar B’nin deposuna teslim edilmiş, imzalı sevk irsaliyeleri düzenlenmiş ve e-fatura gönderilmiştir. B sekiz gün içerisinde faturaya itiraz etmemiş ancak ödeme de yapmamıştır.
Bu durumda sipariş, teslim belgeleri, fatura ve itiraz edilmemesi birlikte değerlendirildiğinde alacaklının oldukça güçlü bir delil yapısı bulunabilir.
Örnek Olay: Fatura Var Ancak Hiçbir Ticari İlişki Yok
A şirketi B şirketi adına 3 milyon TL fatura düzenlemiştir. B faturaya sekiz gün içerisinde itiraz etmemiştir. Ancak A’nın elinde sözleşme, sipariş, teslim belgesi, yazışma veya başka herhangi bir temel ilişki delili bulunmamaktadır. B de “Bu şirketle hiçbir ticaretimiz olmadı” demektedir.
Bu durumda yalnızca sekiz gün içerisinde faturaya itiraz edilmemesine dayanılarak temel borcun kesin şekilde mevcut olduğu sonucuna ulaşılması doğru olmayabilir.
Örnek Olay: Fatura İtirazsız ve Kısmen Ödenmiş
A şirketinin B’ye düzenlediği 4 milyon TL faturaya B itiraz etmemiş ve daha sonra banka üzerinden 1 milyon TL ödeme yaparak dekont açıklamasına fatura numarasını yazmıştır.
Bu durumda faturaya itiraz edilmemesi ile faturaya açıkça ilişkilendirilmiş kısmi ödeme birlikte değerlendirildiğinde alacaklının ispat pozisyonu önemli ölçüde güçlenebilir.
Alacaklı Açısından En Güçlü Delil Kombinasyonu Nedir?
Yüksek tutarlı ticari alacaklarda yalnızca “faturaya itiraz edilmedi” savunmasına güvenmek yerine mümkün olduğunca sözleşme veya sipariş + fatura + teslim belgesi + ticari defter kayıtları + banka hareketleri + cari hesap mutabakatı + borç kabulü içeren yazışmalar birlikte dosyalanmalıdır.
Bu yapı hem alacağın ispatında hem de olası ihtiyati haciz talebinde daha güçlü bir hukuki pozisyon sağlayabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Faturaya kaç gün içinde itiraz edilmelidir?
TTK m.21/2 kapsamında faturanın içeriğine yönelik itiraz bakımından faturanın alınmasından itibaren sekiz günlük süre öngörülmüştür.
8 gün içinde itiraz edilmezse borç kesinleşir mi?
Hayır. Faturanın içeriğinin kabulüne ilişkin karine doğar; temel ilişkinin varlığı gerektiğinde ayrıca tartışılabilir.
Faturaya itiraz edilmezse icra takibi kesinleşmiş olur mu?
Hayır. Faturaya itiraz ile icra ödeme emrine itiraz birbirinden farklıdır.
Faturaya itiraz etmeyen kişi ödeme emrine itiraz edebilir mi?
Evet. İcra takibindeki ödeme emrine kanuni süresi içerisinde ayrıca itiraz edilebilir.
E-faturaya da sekiz günlük kural uygulanır mı?
E-faturalar da faturaya ilişkin ticaret hukuku kuralları kapsamında değerlendirilir. Elektronik sistemdeki teknik ret mekanizmaları ayrıca dikkate alınmalıdır.
Fatura tek başına alacağı ispatlar mı?
Her durumda değil. Özellikle temel ilişki veya teslim inkâr ediliyorsa diğer deliller önem kazanır.
Faturaya itiraz edilmemesi ihtiyati haciz için yeterli midir?
Tek başına her durumda yeterli değildir. İİK m.257 ve devamındaki şartlar ile yaklaşık ispat değerlendirilir.
Borçlu faturanın bir bölümünü öderse ne olur?
Kısmi ödeme önemli delil olabilir. Dekontta fatura numarasının belirtilmesi özellikle önemlidir.
Faturanın ticari defterlerde kayıtlı olması önemli mi?
Evet. HMK m.222 kapsamında ticari defter kayıtları uyuşmazlıkta önemli delil oluşturabilir.
Faturaya itiraz edilmemişse doğrudan banka hesabına haciz konulabilir mi?
Hayır. İcra takibinin gerekli aşamalarının tamamlanması veya şartları varsa ihtiyati haciz kararı alınması gerekir.
Sonuç: 8 Günlük Sürenin Kaçırılması Önemlidir Ancak Borcun Kesin Kabulüyle Aynı Şey Değildir
Faturaya itiraz edilmemesi ticari alacak uyuşmazlıklarında alacaklı açısından önemli bir hukuki avantaj sağlayabilir. TTK m.21/2 gereğince faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içerisinde faturanın içeriğine itiraz etmezse içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak bu hükmün “sekiz gün geçtiği anda faturadaki borç kesinleşir ve artık hiçbir şekilde itiraz edilemez” şeklinde yorumlanması doğru değildir.
Faturanın içeriğine ilişkin kabul ile faturanın dayandığı temel ticari ilişkinin varlığı birbirinden ayrılmalıdır. Özellikle borçlu taraf malın hiç teslim edilmediğini, hizmetin verilmediğini veya taraflar arasında faturaya konu bir sözleşme bulunmadığını ileri sürüyorsa alacaklının temel ilişkiyi başka delillerle de desteklemesi gerekebilir.
Bu nedenle yüksek tutarlı ticari alacaklarda yalnızca faturaya itiraz edilmemiş olmasına güvenmek yerine sipariş kayıtları, sözleşmeler, sevk irsaliyeleri, teslim tutanakları, banka hareketleri, ticari defterler ve cari hesap mutabakatları birlikte korunmalıdır.
Ayrıca faturaya itiraz edilmemesi ile icra takibine itiraz edilmemesi kesinlikle aynı şey değildir. Borçlu faturaya sekiz gün içerisinde itiraz etmemiş olsa bile daha sonra başlatılan ilamsız icra takibindeki ödeme emrine kanuni süresi içerisinde itiraz edebilir. Böyle bir durumda alacaklının itirazın iptali veya şartları varsa itirazın kaldırılması yoluna başvurması gerekebilir.
Alacağın yüksek olması veya borçlunun malvarlığını azaltma ihtimalinin bulunması hâlinde ihtiyati haciz de sürecin başlangıcında değerlendirilmelidir. Çünkü ticari alacak uyuşmazlığında davayı kazanmak kadar karar sonunda tahsil edilebilir malvarlığı bulabilmek de önemlidir.
Sonuç olarak faturaya sekiz gün içerisinde itiraz edilmemesi borçlu açısından önemli hukuki sonuçlar doğurabilir; ancak tek başına temel borcun tartışmasız ve kesin biçimde kabul edildiği anlamına gelmez. Somut uyuşmazlıkta faturanın temel ticari ilişki, teslim ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Fatura ve Ticari Alacak Uyuşmazlıkları
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; faturaya itiraz, e-fatura uyuşmazlıkları, ödenmeyen fatura ve cari hesap alacaklarının tahsili, ihtiyati haciz, ilamsız icra takibi, itirazın iptali davaları, ticari defter incelemeleri ve yüksek tutarlı ticari alacak uyuşmazlıklarında Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




