
Apartman Kamera Görüntüleri Ceza Davasında Delil Olarak Kullanılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
1 Eylül 2026
Plaka Tanıma Sistemi (PTS) Kayıtları Ceza Davasında Delil Sayılır mı? 2026 Güncel Rehber
1 Eylül 2026İş yerinde meydana gelen hırsızlık, dolandırıcılık, kasten yaralama, tehdit, hakaret, mala zarar verme, çalışanlar arasındaki kavga, iş kazası bağlantılı ceza soruşturması veya başka bir suç iddiasında güvenlik kamerası görüntüleri soruşturmanın en önemli delillerinden biri olabilir. Ancak kamera görüntülerinin önemli bir özelliği bulunmaktadır: Kayıtlar çoğu sistemde belirli bir süre sonunda otomatik olarak silinmekte veya eski kayıtların üzerine yeni görüntüler yazılmaktadır. Bu nedenle ceza soruşturmasında kamera görüntüsünün bulunduğunun bilinmesi kadar görüntünün zamanında muhafaza altına alınması da önemlidir.
Uygulamada bu nedenle “Savcılık işyeri kamera kayıtlarını nasıl ister?”, “Polis işyerinden kamera görüntüsü alabilir mi?”, “İşyeri kamera kayıtlarını vermek zorunda mı?”, “Savcılık kamera kaydını kaç gün içinde ister?”, “İşveren KVKK nedeniyle kamera kaydını vermeyebilir mi?”, “Kamera görüntüleri silinirse ne olur?”, “Şikâyetçi savcılıktan kamera kaydının alınmasını isteyebilir mi?” ve “Şüpheli kendi lehine kamera görüntülerini isteyebilir mi?” soruları sıklıkla gündeme gelmektedir.
2026 itibarıyla temel hukuki sistem şöyledir: Cumhuriyet savcısı bir suç işlendiği izlenimini veren hâli öğrendiğinde CMK m.160 kapsamında maddi gerçeği araştırmaya başlar. Savcı, emrindeki adli kolluk aracılığıyla şüphelinin hem lehine hem aleyhine olan delilleri toplamak ve muhafaza etmekle yükümlüdür. CMK m.161 kapsamında da soruşturmanın gerektirdiği işlemlerin yapılmasını ve gerekli bilgi-belgelerin teminini sağlar. Adalet Bakanlığının 21 Mart 2026 tarihli güncel açıklamasında bu yetki ve yükümlülük açıkça vurgulanmaktadır.
Savcılık İş Yeri Kamera Görüntülerini İsteyebilir mi?
Evet.
İşyerindeki güvenlik kamerasının soruşturulan olay bakımından delil niteliği taşıyabileceği düşünülüyorsa Cumhuriyet savcılığı görüntünün temin edilmesi için gerekli soruşturma işlemlerini yaptırabilir.
Savcı doğrudan araştırma yapabileceği gibi polis veya jandarmaya talimat vererek kamera görüntülerinin işyerinden temin edilmesini sağlayabilir. Adalet Bakanlığının mağdurlara yönelik resmî bilgilendirmesinde de soruşturmanın Cumhuriyet savcısı tarafından yürütüldüğü; suç aletleri, kayıtlar, raporlar ve ifadeler gibi delillerin savcının talimatıyla polis veya jandarma tarafından toplandığı belirtilmektedir.
Dolayısıyla işyeri kamerası söz konusu olduğunda her zaman Cumhuriyet savcısının bizzat işyerine yazı yazması gerekmez.
Uygulamada savcılık kolluğa:
“Olay yerini ve çevresini gören güvenlik kameralarının tespit edilerek olay tarih ve saatini kapsayan görüntülerin temin edilmesi ve dosyaya gönderilmesi”
yönünde talimat verebilir.
Polis veya jandarma bu talimat doğrultusunda işyerine giderek görüntüleri temin edebilir.
Polis Savcılık Talimatıyla İşyerinden Kamera Kaydı Alabilir mi?
Evet.
Adli soruşturmanın yönetimi Cumhuriyet savcısına aittir. Kolluk görevlileri savcının talimatları doğrultusunda delilleri toplar.
Adalet Bakanlığının kolluk görevlilerine yönelik resmî açıklamasında özellikle kamera görüntülerine ilişkin önemli bir uyarı bulunmaktadır: Olay yerini gören kamera bulunması hâlinde sistem hafızalarının yeterli olmaması nedeniyle görüntülerin uzun süre saklanamayabileceği dikkate alınmalı ve kamera görüntüleri ivedilikle temin edilmelidir. Bakanlık açıklamasında, görüntülerin kaybolmasına izin verilmemesi gerektiği özellikle vurgulanmaktadır.
Bu nedenle kamera delillerinde soruşturmanın haftalarca veya aylarca bekletilmesi görüntünün teknik olarak kaybolmasına yol açabilir.
Savcılık Kamera Görüntülerini İşyerinden Nasıl İster?
Somut soruşturmanın özelliklerine göre farklı yöntemler kullanılabilir. Cumhuriyet savcılığı ilgili işyerinden kayıtların gönderilmesini isteyebilir veya adli kolluğa kayıtların yerinde araştırılarak temin edilmesi yönünde talimat verebilir.
Örneğin Ankara’da bir markette 20 Ağustos 2026 tarihinde saat 18.30’da hırsızlık gerçekleştiği iddia ediliyorsa savcılık veya kolluk tarafından marketin ilgili tarih ve saat aralığındaki güvenlik kamerası görüntülerinin temin edilmesi gündeme gelebilir.
Burada talebin mümkün olduğunca somut olması önemlidir.
İşyerinin açık adresi, olay tarihi, yaklaşık saat aralığı, hangi kameraların olay yerini gördüğü ve görüntünün soruşturulan olayla bağlantısı belirlenebilirse delilin bulunması kolaylaşır.
Şikâyetçi Savcılıktan İş Yeri Kamera Kayıtlarının Alınmasını İsteyebilir mi?
Evet.
Şikâyetçi veya mağdur soruşturma sırasında kamera görüntülerinin toplanmasını talep edebilir.
Örneğin bir kişi işyerinde saldırıya uğradığını iddia ediyorsa şikâyet dilekçesinde:
“Olayın gerçekleştiği işyerinin giriş, kasa ve olayın gerçekleştiği bölümü gören güvenlik kameralarının 12 Ağustos 2026 günü saat 14.00-15.00 arasındaki kayıtlarının silinmeden ivedilikle temin edilerek soruşturma dosyasına alınmasını talep ederim.”
şeklinde somut bir delil talebinde bulunabilir.
İlk şikâyet dilekçesinde kamera görüntüsünün alınması istenmemişse soruşturma devam ederken ek delil dilekçesi verilerek de bu talep ileri sürülebilir.
Ancak hukuken sonradan talep yapılabilmesi ile görüntünün teknik olarak hâlâ mevcut olması aynı şey değildir. Görüntü silinmişse geç yapılan talep delilin geri gelmesini garanti etmez.
Kamera Kaydı Talebinde Tarih ve Saat Belirtilmeli mi?
Mümkünse mutlaka belirtilmelidir.
“Kamera kayıtlarının tamamının incelenmesini istiyorum” şeklindeki çok geniş bir talep yerine olayın gerçekleştiği zaman aralığının açıkça belirtilmesi soruşturmayı kolaylaştırır.
Örneğin olay saat 16.20’de gerçekleşmişse yalnızca 16.20 anındaki görüntü değil, olayın öncesini ve sonrasını kapsayan makul bir zaman dilimi istenebilir.
Şüphelinin işyerine saat 16.05’te girdiği, olayın 16.20’de meydana geldiği ve kişinin 16.28’de işyerinden ayrıldığı tespit edilebilir.
Dolayısıyla sadece suç anı değil, olay öncesi ve sonrası hareketler de önemli olabilir.
İşyerinde Birden Fazla Kamera Varsa Hangileri İstenmelidir?
Olayla bağlantılı kameraların mümkün olduğunca belirlenmesi gerekir.
Örneğin bir mağazada hırsızlık meydana gelmişse yalnızca kasa kamerası yeterli olmayabilir. Mağaza giriş kamerası kişinin işyerine kimlerle geldiğini gösterebilir. Reyon kamerası olay anını kaydetmiş olabilir. Dış cephe kamerası ise şüphelinin hangi araçla geldiğini veya hangi yöne gittiğini gösterebilir.
Bu nedenle kamera delili araştırılırken yalnızca:
“Olayı gösteren kamera var mı?”
sorusu sorulmamalıdır.
Aynı zamanda:
“Olaydan önce ve sonra şüphelinin hareketlerini gösteren başka kamera bulunuyor mu?”
sorusu da araştırılmalıdır.
İş Yeri Kamera Kayıtları Kaç Gün Saklanır?
Türkiye’deki bütün işyerleri bakımından geçerli tek bir genel “7 gün, 15 gün, 30 gün veya 60 gün” kuralından söz edilemez.
Kamera kayıtlarının saklama süresi kullanılan sistemin kapasitesine, işyerinin niteliğine, veri işleme amacına ve varsa sektörel düzenlemelere göre değişebilir.
KVKK kararlarında farklı saklama uygulamalarının incelendiği görülmektedir. Örneğin Kurulun incelediği bir olayda kamera kayıtlarının yedi günlük sürede silindiği ve daha sonra kalıcı olarak imha edildiği belirtilmiştir. Bu durum bütün işyerleri için yedi günlük genel bir yasal süre bulunduğu anlamına gelmez.
Dolayısıyla ceza soruşturmasında:
“Nasıl olsa kamera kayıtları 30 gün tutuluyordur.”
varsayımıyla hareket edilmemelidir.
Kamera Görüntüsü Silinmeden Önce Savcılığa Nasıl Başvurulur?
En etkili yöntem, kamera görüntüsünün bulunduğu yerin ve zaman aralığının mümkün olduğunca somut şekilde belirtilerek ivedi delil toplama talebinde bulunulmasıdır.
Örneğin dilekçede şu bilgiler açıkça yer alabilir: soruşturma numarası, işyerinin unvanı ve adresi, olay tarihi, yaklaşık saat aralığı, kameranın bulunduğu bölüm ve görüntünün hangi olay bakımından önemli olduğu.
Özellikle görüntünün kısa sürede silinebileceği öğrenilmişse bu durum ayrıca belirtilmelidir.
Örneğin:
“İşyeri yetkilileriyle yapılan görüşmede kamera sisteminin kayıtlarının yedi günlük döngü sonunda üzerine yazıldığı öğrenildiğinden, görüntülerin kaybolma ihtimali nedeniyle ivedilikle temin edilmesini talep ederiz.”
şeklinde açıklama yapılabilir.
Adalet Bakanlığının kolluğa yönelik resmî açıklamasında da kamera hafızalarının yetersizliği nedeniyle görüntülerin uzun süre saklanamayabileceği ve kayıtların ivedilikle temin edilmesi gerektiği açıkça belirtilmektedir.
İşyerine Önceden “Kamera Kaydını Silmeyin” Bildirimi Yapılabilir mi?
Somut olayda bu yöntem yararlı olabilir.
Henüz savcılığın veya polisin işyerine ulaşmadığı ancak görüntünün kısa sürede silinebileceği biliniyorsa ilgili işyerine belirli tarih ve saat aralığındaki görüntünün bir ceza soruşturmasında delil olabileceği bildirilerek kaydın muhafaza edilmesi istenebilir.
Ancak burada amaç işyerini görüntüyü doğrudan şikâyetçiye vermeye zorlamak değildir.
Asıl amaç:
“Bu görüntü hukuki uyuşmazlığın delilidir, otomatik olarak silmeyin.”
şeklinde kayıt oluşturmaktır.
Bununla birlikte yalnızca işletmeye bildirim yapmakla yetinilmemeli; mümkünse aynı zamanda Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk nezdinde görüntünün resmî olarak temin edilmesi talep edilmelidir.
İşveren “KVKK Nedeniyle Kamera Kaydını Veremem” Diyebilir mi?
Bu konuda KVKK hükümleri yanlış yorumlanmamalıdır.
İşyeri kamera görüntüleri kişisel veri niteliğinde olabilir ve işverenin bu kayıtları isteyen herkese kontrolsüz şekilde vermesi doğru değildir. Ancak bu durum, yürütülen ceza soruşturması kapsamında yetkili adli makamların hukuka uygun delil taleplerinin sırf “KVKK var” denilerek kategorik biçimde yok sayılabileceği anlamına gelmez.
KVKK’nın işyeri kamera sistemlerine ilişkin kararlarında kamera kayıtlarının fiziksel mekân güvenliği, hukuk işlerinin takibi ve yetkili kişi, kurum ve kuruluşlara bilgi verilmesi gibi amaçlarla işlenmesinin gündeme gelebildiği görülmektedir. Kurulun incelediği bir olayda belirli bir görüntünün bir hakkın tesisi ve korunması amacıyla saklanarak adli makamlarla paylaşılması da değerlendirilmiştir.
Bu nedenle işverenin görüntüyü sıradan üçüncü kişilere vermesi ile Cumhuriyet savcılığı veya adli kolluk tarafından yürütülen ceza soruşturması kapsamında kayıtların istenmesi aynı hukuki mesele değildir.
İşveren Kamera Kaydını Şikâyetçiye Vermek Zorunda mı?
Bu sorunun cevabı savcılığın istemesinden farklıdır.
Kamera görüntülerinde çalışanlar, müşteriler veya başka üçüncü kişiler bulunabilir. Dolayısıyla görüntünün doğrudan şikâyetçiye teslim edilmesi kişisel verilerin korunması bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
İşletme:
“Görüntüyü size doğrudan veremeyiz, savcılık veya polis isterse ilgili makama göndeririz.”
diyebilir.
Bu durumda görüntünün bulunmadığı sonucuna varılmamalıdır.
Şikâyetçi savcılığa başvurarak kaydın işyerinden resmî şekilde temin edilmesini talep edebilir.
İşyerindeki Kamera Kaydı Polise USB veya CD ile Verilebilir mi?
Uygulamada dijital görüntülerin uygun dijital ortamda teslim edilmesi mümkündür. Önemli olan görüntünün kimden, ne zaman ve hangi soruşturma kapsamında alındığının mümkün olduğunca kayıt altına alınması ve orijinal verinin bütünlüğünün korunmasıdır.
Adalet Bakanlığının kolluğa yönelik açıklamasında kamera görüntülerinin ivedilikle temin edilmesi, CD ortamına aktarılması, bir nüshasının kollukta tutulması ve diğerinin adli tahkikatla birlikte savcılığa gönderilmesi gerektiği yönünde uygulama talimatı bulunmaktadır.
Teknoloji değiştikçe kullanılan fiziksel ortam değişebilse de temel amaç aynıdır: delilin kaybolmaması ve güvenilir biçimde soruşturma dosyasına kazandırılması.
Kamera Görüntüsünün Telefonla Çekilmiş Kopyası Yeterli midir?
Mümkünse orijinal dijital kaydın temin edilmesi tercih edilmelidir.
Kamera monitöründeki görüntünün cep telefonuyla tekrar çekilmesi olay hakkında fikir verebilir; ancak görüntünün çözünürlüğünü düşürebilir, zaman bilgisini kaybettirebilir ve kayıt bütünlüğüne ilişkin tartışmalar doğurabilir.
Bu nedenle özellikle görüntünün sanığın teşhisinde kullanılacağı önemli dosyalarda kayıt cihazından alınmış orijinal veya teknik olarak mümkün olan en nitelikli kopyanın muhafaza edilmesi önemlidir.
Yargıtay uygulamalarını aktaran Adalet Bakanlığı materyalinde işyerindeki güvenlik kamerası görüntülerinin sanıktan temin edilen görüntülerle karşılaştırılması gerektiğine ilişkin kararların yanı sıra kamera görüntülerinin bilirkişiye çözdürülmesi gerektiğine ilişkin kararlar da bulunmaktadır.
Kamera Görüntüsündeki Kişinin Kimliği Belli Değilse Ne Olur?
Görüntüdeki kişinin kimliği açık şekilde belirlenemiyorsa bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.
Görüntü kalitesi, yüzün görünürlüğü, kişinin fiziksel özellikleri ve diğer ayırt edici unsurlar değerlendirilebilir.
Ancak düşük çözünürlüklü bir kamera görüntüsünden teknik olarak mümkün olmayan bir kesinlik elde edileceği varsayılmamalıdır.
Adalet Bakanlığının Yargıtay uygulamalarını aktaran çalışmasında güvenlik ve MOBESE görüntülerinin görüntü kalitesinin iyileştirilmesi, kişilerin tespiti ve karşılaştırma yapılması amacıyla bilirkişi incelemesine başvurulmasına ilişkin karar örnekleri bulunmaktadır.
İş Yeri Kamera Görüntüsü Tek Başına Ceza Almaya Yeter mi?
Her olayda değil.
Kamera görüntüsünün neyi gösterdiğine bakılmalıdır.
Örneğin bir kişinin işyerine girdiğinin görülmesi o kişinin içeride gerçekleşen hırsızlığın faili olduğunu tek başına göstermeyebilir.
Buna karşılık görüntüde kişinin ürünü alarak kıyafetinin içine koyduğu ve ödeme yapmadan çıktığı açık biçimde görülüyorsa ispat değeri farklı olacaktır.
Ceza muhakemesinde kamera görüntüleri tanık ifadeleri, banka hareketleri, telefon veya dijital veriler, kriminal incelemeler ve diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Şüpheli Kendi Lehine İş Yeri Kamera Kayıtlarını İsteyebilir mi?
Evet. Bu son derece önemlidir.
Kamera kayıtları yalnızca şikâyetçinin aleyhe delili değildir.
Örneğin bir çalışan hakkında:
“Saat 19.30’da şirket kasasından para aldı.”
şeklinde suçlama yapılmış olabilir.
Ancak işyerinin kamera görüntüsü çalışanın saat 18.45’te işyerinden ayrıldığını ve daha sonra geri dönmediğini gösterebilir.
Bu durumda kamera kaydı şüpheli açısından önemli bir lehe delildir.
Cumhuriyet savcısı CMK m.160 kapsamında yalnızca suçlamayı destekleyen delilleri değil, şüphelinin lehine olan delilleri de toplamak ve muhafaza etmekle yükümlüdür.
Bu nedenle şüpheli veya müdafii de belirli işyeri kamera kayıtlarının ivedilikle temin edilmesini isteyebilir.
İşveren Kamera Kaydını Vermeyi Reddederse Ne Yapılabilir?
Öncelikle görüntünün doğrudan kişi tarafından talep edilmesi ile yetkili adli makam tarafından istenmesi birbirinden ayrılmalıdır.
İşveren şikâyetçiye doğrudan görüntü vermeyi reddetmiş olabilir. Bu durumda savcılığa dilekçe verilerek görüntünün işyerinden resmî şekilde istenmesi talep edilebilir.
Savcılık veya kolluk tarafından yürütülen soruşturma kapsamında kayıtların teminine ilişkin işlem ise ceza muhakemesinin delil toplama hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Kamu kurumları bakımından CMK m.161 kapsamında soruşturma için talep edilen bilgi ve belgelerin Cumhuriyet savcısına vakit geçirmeksizin sağlanması yükümlülüğü bulunduğu Adalet Bakanlığının 2026 tarihli açıklamasında açıkça belirtilmektedir. Özel işletmeler bakımından ise talebin hukuki niteliği ve gerekirse uygulanacak ceza muhakemesi tedbirleri somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.
İşveren Kamera Kaydını Bilerek Silerse Ne Olur?
Bu konuda otomatik olarak belirli bir suçun oluştuğunu söylemek doğru değildir.
Öncelikle görüntünün normal kayıt döngüsü nedeniyle otomatik olarak silinmesi ile belirli bir suç soruşturmasına ilişkin olduğu bilinmesine ve korunmasının istenmesine rağmen görüntünün özellikle ortadan kaldırıldığı iddiası birbirinden ayrılmalıdır.
Kayıt ne zaman silinmiştir? İşveren olaydan haberdar mıdır? Savcılık veya kolluk görüntüyü istemiş midir? İşletmeye muhafaza bildirimi yapılmış mıdır? Kayıt sistem tarafından otomatik mi silinmiştir yoksa bir kişi tarafından manuel olarak mı kaldırılmıştır?
Bütün bu hususlar değerlendirilmeden cezai sorumluluk konusunda kesin sonuca varılamaz.
Bu nedenle görüntünün kaybolma riski varsa işyerine yapılan muhafaza talebinin mümkün olduğunca ispatlanabilir şekilde yapılması önem taşıyabilir.
İş Yeri Kamerasının Ses Kaydı Yapması Hukuka Uygun mu?
Görüntü kaydı ile sürekli ses kaydı aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun işyerindeki kamera sistemi hakkında verdiği 30 Kasım 2023 tarihli kararında fiziksel mekân güvenliği amacıyla görüntü kaydının gerekli olabileceği; buna karşılık aynı amaç bakımından ilave ses kaydının zorunlu olmadığı ve somut olayda ses verilerinin işlenmesinin hukuki sebebinin bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Dolayısıyla:
“Kamera hukuka uygunsa ses kaydı da otomatik olarak hukuka uygundur.”
şeklinde bir sonuç çıkarılamaz.
Ceza dosyasına işyeri kamerasından alınmış sesli görüntü sunulduğunda ses kaydının hukuka uygunluğu ayrıca tartışılabilir.
Çalışanlardan Habersiz Kamera Kaydı Delil Olabilir mi?
Bu konuda kamera sisteminin kurulma amacı, konumu, çalışanların bilgilendirilmesi, kaydın kapsamı ve ölçülülük ilkesi birlikte değerlendirilmelidir.
KVKK, işyerlerindeki güvenlik kameralarıyla kişisel veri işlenmesinin çeşitli meşru amaçlarla mümkün olabileceğini kabul etmekle birlikte kameraların nerede bulunduğu, hangi verileri kaydettiği, saklama süresi ve veri işleme amacı gibi unsurların değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Özellikle soyunma odası, tuvalet veya çalışanların yüksek mahremiyet beklentisinin bulunduğu alanların görüntülenmesi ile mağaza girişi veya depo kapısının güvenlik amacıyla görüntülenmesi aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulamaz.
Ayrıca ceza yargılamasında delilin hukuka uygun şekilde elde edilmesi temel öneme sahiptir.
Kamera Görüntüsü Kesilmiş veya Montajlanmışsa Ne Yapılabilir?
Orijinal kayıtların temin edilmesi istenebilir.
Örneğin işveren yalnızca çalışanın başka bir çalışanı ittiği 10 saniyelik görüntüyü savcılığa vermiş ancak olaydan önceki iki dakikalık tartışmayı dosyaya sunmamış olabilir.
Bu durumda görüntünün olayın bütününü yansıtıp yansıtmadığı tartışılabilir.
Şüpheli veya müdafii daha geniş zaman aralığındaki orijinal kayıtların işyerinden temin edilmesini talep edebilir.
Görüntü üzerinde kesme, montaj veya değişiklik yapıldığı iddiası bulunuyorsa teknik bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir. Yargıtay uygulamalarında dijital görüntülerin gerektiğinde uzman bilirkişiler tarafından incelenmesi gerektiğine ilişkin örnekler bulunmaktadır.
Kamera Kayıtlarının Tarih ve Saati Yanlışsa Delil Geçersiz Olur mu?
Otomatik olarak geçersiz olmaz.
DVR veya NVR cihazının saatinin birkaç dakika veya saat ileri ya da geri olması mümkündür.
Önemli olan görüntünün gerçekten olay anına ait olduğunun diğer verilerle doğrulanabilmesidir.
Örneğin kasa fişi 17.42’yi, kamera cihazı 17.32’yi gösteriyor olabilir. Diğer kayıtlarla cihaz saatinin 10 dakika geri olduğu belirlenebiliyorsa bu teknik farklılık değerlendirmeye alınabilir.
Ancak görüntünün hangi tarih veya olaya ait olduğunun güvenilir şekilde belirlenemediği durumlarda delilin ispat gücü ciddi şekilde azalabilir.
Kamera Görüntülerinin Bilirkişiye Gönderilmesi İstenebilir mi?
Evet.
Özellikle kişinin kimliği, plaka, araç, hareket biçimi veya görüntünün değiştirilip değiştirilmediği tartışmalıysa bilirkişi incelemesi önemli olabilir.
Adalet Bakanlığının Yargıtay uygulamalarına ilişkin materyalinde güvenlik kamerasından elde edilen görüntülerin sanıktan temin edilecek görüntülerle karşılaştırılması ve görüntülerin bilirkişiye çözdürülmesi gerektiğine ilişkin kararlar bulunmaktadır.
Bu nedenle görüntünün varlığı her zaman incelemenin sonu değildir. Bazı dosyalarda asıl mesele görüntünün teknik olarak ne gösterdiğinin güvenilir biçimde belirlenmesidir.
Kamera Görüntüsü Duruşmada İzlenebilir mi?
Evet.
Soruşturma aşamasında temin edilen kamera görüntüsü iddianame düzenlenmesi sonrasında ceza davasının delilleri arasına girebilir. Görüntünün duruşmada değerlendirilmesi, tarafların görüntü hakkında beyanda bulunması ve gerektiğinde bilirkişi raporunun tartışılması mümkündür.
Yargıtay uygulamalarını aktaran Adalet Bakanlığı materyalinde soruşturma aşamasında temin edilen güvenlik kamerası görüntülerinin bilirkişiye çözdürülmesi ve çözüm tutanaklarının duruşmada taraflara okunarak diyeceklerinin sorulması gerektiğine ilişkin karar örneği bulunmaktadır.
Savcılık Kamera Kaydını Toplamazsa Ne Yapılabilir?
Kamera kaydının varlığı biliniyorsa soruşturma numarası belirtilerek ek delil ve ivedi delil toplama dilekçesi sunulabilir.
Dilekçede yalnızca “kamera görüntülerinin alınmasını istiyoruz” denilmesi yerine görüntünün nerede olduğu, hangi tarih ve saat aralığının istendiği, hangi kameranın olay yerini gördüğü ve kaydın neden önemli olduğu açıklanmalıdır.
Özellikle kayıtların silinme riski varsa bu husus açıkça vurgulanmalıdır.
Örneğin:
“İşletmenin kayıt sisteminin görüntüleri kısa süre içerisinde otomatik olarak sildiği öğrenildiğinden, telafisi mümkün olmayan delil kaybının önlenmesi amacıyla belirtilen görüntülerin ivedilikle temin edilmesini talep ederiz.”
şeklinde talep oluşturulabilir.
Adalet Bakanlığının kolluğa ilişkin açıklamasında da kamera kayıtlarının sistem hafızası nedeniyle kaybolabileceğine dikkat çekilerek görüntülerin ivedilikle temin edilmesi gerektiği belirtilmektedir.
2026 Yılında İş Yeri Kamera Kayıtlarında Güncel Hukuki Durum
2026 itibarıyla ceza soruşturması açısından temel çerçevede Cumhuriyet savcısının CMK m.160 ve 161 kapsamındaki maddi gerçeği araştırma ve delilleri toplama yükümlülüğü devam etmektedir. Adalet Bakanlığının 21 Mart 2026 tarihli açıklaması da soruşturmanın yönetiminin Cumhuriyet savcısına ait olduğunu, adli kolluğun savcının talimatları doğrultusunda hareket ettiğini ve savcının şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlü olduğunu vurgulamaktadır.
Kamera kayıtlarının kişisel veri niteliği taşıması nedeniyle KVKK boyutu ayrıca dikkate alınmalıdır. Özellikle işyerinde kamera kurulmasının amacı, kamera açısı, çalışanların bilgilendirilmesi, saklama süresi, erişim yetkileri ve ses kaydı bulunup bulunmadığı önem taşımaktadır. KVKK’nın işyeri kamera kararlarında güvenlik amacıyla görüntü kaydı ile ses kaydı arasında önemli bir ayrım yapıldığı görülmektedir.
Dolayısıyla ceza soruşturması bakımından iki soru ayrı ayrı cevaplanmalıdır:
Birincisi, görüntü suçun aydınlatılması bakımından gerekli ve ilgili bir delil midir?
İkincisi, bu görüntü hukuka uygun şekilde elde edilmiş midir?
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da İş Yeri Kamera Görüntülerinin Savcılıktan İstenmesi
CMK’nın temel hükümleri Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye’nin diğer illerinde aynıdır.
Örneğin Ankara’daki bir işyerinde meydana gelen hırsızlık dosyasında kamera görüntüsü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada istenebilir. İstanbul’daki mağaza dolandırıcılığı, İzmir’deki işyeri kavgası, Mersin’deki depo hırsızlığı veya Bursa’daki şirket içi para ya da mal kaçırma iddiasında da kamera kayıtları önemli deliller arasında yer alabilir.
Soruşturmanın başka bir şehirde yürütülmesi de delilin farklı yerde bulunmasına engel değildir. Cumhuriyet savcısının kendi yargı çevresi dışında yapılması gereken bir soruşturma işlemi bulunduğunda ilgili yer Cumhuriyet savcısından işlemin yapılmasını istemesine ilişkin sistem CMK m.161 kapsamında düzenlenmiştir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK Açısından İş Yeri Kamera Delili Stratejisi
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK açısından işyeri kamera görüntülerinin bulunduğu ceza soruşturmalarında yalnızca “kamera kaydı getirilsin” şeklinde genel bir talepte bulunmak yerine kamera haritası ve olay zaman çizelgesi üzerinden hareket edilmesi daha etkili olabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından bu tür dosyalarda yapılacak değerlendirmede olayın tam saati, olaydan önceki ve sonraki hareketler, işyerinin giriş-çıkışları, kasa, depo, otopark ve dış cephe kameraları, kayıtların saklama süresi, orijinal dijital dosyanın bulunup bulunmadığı ve görüntülerin diğer delillerle ilişkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin şirket kasasından para alındığı iddia edilen bir dosyada yalnızca kasayı gösteren kameranın incelenmesi yeterli olmayabilir. Şüphelinin işyerine giriş ve çıkış saatleri, başka kişilerin kasa bölümüne erişimi, paranın kaybolduğunun fark edildiği zaman ve kamera görüntülerindeki kesintiler birlikte değerlendirilmelidir.
Benzer şekilde mağazada meydana gelen bir hırsızlık olayında sadece ürünün bulunduğu reyon değil; giriş kapısı, kasa bölümü, dış cephe ve otopark kameraları da failin kimliğinin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Bu nedenle işyeri kamera delillerinde temel strateji şu şekilde özetlenebilir:
Kamerayı tespit edin, doğru zaman aralığını belirleyin, görüntünün silinmesini önleyin, orijinal kaydı isteyin ve görüntünün hangi olguyu ispatladığını açıkça ortaya koyun.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Savcılık işyeri kamera kayıtlarını isteyebilir mi?
Evet. Cumhuriyet savcısı soruşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli delillerin toplanmasını sağlayabilir. Kamera görüntüleri de soruşturmayla ilgiliyse bu kapsamda temin edilebilir.
2. Polis işyerinden kamera görüntüsü alabilir mi?
Evet. Polis veya jandarma Cumhuriyet savcısının talimatıyla soruşturma delillerini toplayabilir.
3. Şikâyetçi işyeri kamera kayıtlarının alınmasını isteyebilir mi?
Evet. Şikâyet dilekçesinde veya daha sonra sunulacak ek delil dilekçesinde işyerinin adresi, olay tarihi ve saat aralığı belirtilerek kayıtların temin edilmesi talep edilebilir.
4. İşveren KVKK nedeniyle savcılığa kamera kaydı veremeyeceğini söyleyebilir mi?
Kamera kayıtlarının kişisel veri olması, yetkili adli makamların hukuka uygun soruşturma taleplerinin otomatik olarak engellendiği anlamına gelmez. Doğrudan üçüncü kişiye paylaşım ile ceza soruşturması kapsamında yetkili makama aktarım birbirinden ayrılmalıdır.
5. İş yeri kamera kayıtları kaç gün saklanır?
Bütün işyerleri için geçerli tek bir genel süre bulunmamaktadır. Kullanılan sistem, işyerinin niteliği, veri işleme amacı ve varsa özel düzenlemeler değerlendirilmelidir.
6. Kamera kaydı silinmek üzereyse ne yapılmalıdır?
Görüntünün bulunduğu işyeri, tarih, saat ve kamera konumu belirlenerek kaydın muhafazası istenmeli ve savcılık veya kolluktan görüntünün ivedilikle temin edilmesi talep edilmelidir. Adalet Bakanlığı da kamera kayıtlarının teknik nedenlerle kaybolabileceği için ivedilikle toplanması gerektiğini vurgulamaktadır.
7. Şüpheli kendi lehine işyeri kamera görüntülerini isteyebilir mi?
Evet. Cumhuriyet savcısının CMK m.160 kapsamında şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplama yükümlülüğü bulunmaktadır.
8. Kamera görüntüsündeki kişi belli değilse bilirkişi incelemesi yapılabilir mi?
Evet. Görüntünün niteliğine göre kişinin teşhisi, görüntünün iyileştirilmesi veya karşılaştırma yapılması amacıyla bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir. Yargıtay uygulamalarında buna ilişkin örnekler bulunmaktadır.
9. İşyerindeki kamera ses de kaydediyorsa bu kayıt kullanılabilir mi?
Ses kaydının hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir. KVKK, güvenlik amacıyla görüntü kaydının gerekli olabileceği bir olayda ilave ses kaydının aynı şekilde zorunlu kabul edilemeyeceğine karar vermiştir.
10. Kamera görüntüsü kesilmişse ne yapılabilir?
Olayın öncesini ve sonrasını kapsayan orijinal kayıtların işyerinden getirtilmesi ve gerekiyorsa görüntü üzerinde teknik bilirkişi incelemesi yapılması talep edilebilir.
Uzman Hukuki Destek
İşyeri kamera görüntülerinin silinmesinden endişe ediyorsanız, savcılığın işyerinden görüntüleri istemesini talep edecekseniz, işveren kayıtları vermiyorsa, şüpheli olarak lehinize olan görüntülerin toplanmasını istiyorsanız veya dosyadaki görüntünün kesilmiş ya da değiştirilmiş olduğunu düşünüyorsanız kamera delilinin hızlı ve teknik olarak doğru şekilde soruşturma dosyasına kazandırılması önemlidir.
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde ceza soruşturmaları, işyeri güvenlik kamerası kayıtları, delil dilekçeleri ve dijital deliller konusunda FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




