
Ceza Soruşturmasında Delil Kaybolmadan Tespit ve Muhafaza Nasıl Sağlanır? 2026 Güncel Rehber
21 Ağustos 2026
Banka Hesabını Kullandıran Kişi Nitelikli Dolandırıcılıktan Kaç Yıl Ceza Alabilir? 2026 Güncel Rehber
21 Ağustos 2026Nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla polis, jandarma veya Cumhuriyet savcılığı tarafından ifadeye çağrılmak, özellikle banka hesabı, IBAN, kripto varlık hesabı, internet ilanı, sosyal medya yazışması, e-ticaret işlemi veya şirket faaliyeti üzerinden yürütülen soruşturmalarda ciddi hukuki sonuçlar doğurabilecek bir sürecin başlangıcı olabilir. 2026 yılında nitelikli dolandırıcılık soruşturmalarında dijital delillerin, banka hareketlerinin, HTS ve iletişim kayıtlarının, IP verilerinin, para transfer zincirlerinin ve elektronik cihaz incelemelerinin önemi giderek artmıştır. Bu nedenle “Sadece ifade verip çıkarım” düşüncesiyle hazırlıksız şekilde ifade vermek yerine suçlamanın kapsamının, kişinin dosyadaki konumunun ve lehine kullanılabilecek delillerin önceden değerlendirilmesi önem taşır.
Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu, basit dolandırıcılığa göre daha ağır yaptırımlara bağlanmıştır. Özellikle bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması, ticari faaliyet sırasında güven ilişkisinin kötüye kullanılması ve diğer kanuni nitelikli hâller soruşturmanın TCK m.158 kapsamında yürütülmesine neden olabilir. 2026 bakımından ayrıca iki önemli güncel düzenleme özellikle dikkate alınmalıdır: nitelikli dolandırıcılık davalarında görevli mahkemeye ilişkin 2025 sonunda yürürlüğe giren değişiklik ve 2026 yılında banka/ödeme/kripto hesaplarının başkalarının kullanımına verilmesine ilişkin TCK m.158’e eklenen yeni düzenleme.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Nedir?
Dolandırıcılık suçunun temel şekli TCK m.157’de düzenlenmiştir. Suçun oluşabilmesi için genel olarak hileli davranışlarla bir kişinin aldatılması, bunun sonucunda mağdurun veya bir başkasının zararına olarak failin kendisine ya da başka bir kişiye yarar sağlaması gerekir. Dolandırıcılığın TCK m.158’de sayılan belirli yöntemlerle veya belirli ilişkiler kullanılarak gerçekleştirilmesi ise nitelikli dolandırıcılık suçunu gündeme getirir.
TCK m.158 kapsamında özellikle bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması uygulamada oldukça sık karşılaşılan suçlamalardan biridir. İnternetten ürün satışı, sahte yatırım platformları, sosyal medya ilanları, kapora dolandırıcılığı, sahte kiralık ev veya araç ilanları, banka hesabının üçüncü kişilere kullandırılması, kripto para transferleri ve benzeri işlemler soruşturmalara konu olabilmektedir.
Nitekim 2026 yılında Cumhuriyet başsavcılıklarınca kamuoyuna açıklanan soruşturmalarda sosyal medya üzerinden sahte satış ilanları, banka hesapları ve kripto varlık transferleri gibi yöntemlerin TCK m.158 kapsamında incelendiği görülmektedir.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Cezası 2026 Yılında Ne Kadar?
2026 itibarıyla TCK m.158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunun temel yaptırımı üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Bununla birlikte kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işlenmesi, bilişim sistemlerinin veya banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, tahsis edilmemesi gereken kredinin açılmasının sağlanması, sigorta bedelinin alınması amacıyla işlenmesi ve kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması gibi kanunda belirtilen bazı hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan; adli para cezası ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Ayrıca dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, suç işlemek amacıyla oluşturulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılabilir. Bu nedenle soruşturma dosyasındaki iştirak biçiminin ve şüpheliler arasındaki ilişkinin doğru belirlenmesi son derece önemlidir.
2026 Yılında Gelen Önemli Değişiklik: IBAN ve Banka Hesabını Başkasına Kullandırma
2026 yılında nitelikli dolandırıcılık bakımından en dikkat çekici değişikliklerden biri, kamuoyunda “IBAN mağduriyeti” veya “hesap kullandırma” olarak bilinen olaylarla ilgilidir. 16 Temmuz 2026 tarihli düzenlemeyle TCK m.158’e yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir. Buna göre dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak, kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabının kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalmışsa verilecek cezanın yarı oranında indirilmesi öngörülmüştür.
Ancak bu düzenleme, “IBAN’ımı verdim, dolayısıyla otomatik olarak ceza almam” anlamına gelmez. Kişinin dolandırıcılık fiilinden haberdar olup olmadığı, hesabın neden kullandırıldığı, hesaba gelen paradan komisyon veya başka bir menfaat elde edilip edilmediği, para geldikten sonra ne yapıldığı, başka hesaplara veya kripto varlık platformlarına aktarım bulunup bulunmadığı ve kişi ile asıl failler arasındaki iletişim kayıtları ayrıca değerlendirilir. Dolayısıyla özellikle “banka hesabımı arkadaşım kullandı”, “IBAN’ımı verdim”, “hesabıma para geldi ama dolandırıcılık olduğunu bilmiyordum” şeklindeki dosyalarda savunmanın somut deliller üzerinden kurulması gerekir.
Nitelikli Dolandırıcılıktan İfadeye Çağrılmak Ne Anlama Gelir?
İfadeye çağrılmanız hakkınızda kesin olarak suç işlendiğinin veya mahkûm olacağınızın kabul edildiği anlamına gelmez. Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığı, şüpheli hakkındaki iddiayı ve delilleri araştırmaktadır. Ancak ifade işlemi dosyanın ilerleyen aşamalarını etkileyebilecek temel işlemlerden biridir.
Kişinin ifadesi alındıktan sonra soruşturma devam edebilir, yeni deliller toplanabilir, banka kayıtları incelenebilir, bilirkişi raporu alınabilir, dijital materyaller üzerinde inceleme yapılabilir veya başka şüphelilerin ifadeleri alınabilir. Yeterli şüphe oluştuğu kanaatine varılırsa iddianame düzenlenebilir; kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphe bulunmadığı değerlendirilirse kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebilir.
Bu nedenle Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin veya Bursa’da nitelikli dolandırıcılık soruşturması kapsamında ifadeye çağrılan kişinin ilk değerlendirmesi, “Ne söylemeliyim?” sorusundan önce “Dosyada bana yöneltilen somut iddia nedir ve hangi deliller bulunuyor?” sorusuna odaklanmalıdır.
İfadeye Gitmeden Önce Ne Yapılmalı?
İfadeye çağrılan kişinin mümkünse ifade işleminden önce ceza hukuku alanında çalışan bir avukatla görüşmesi önemlidir. Dosyanın erişime açık kısmının incelenmesi, isnadın niteliğinin belirlenmesi, banka hareketlerinin ve dijital yazışmaların değerlendirilmesi, kişinin soruşturmadaki diğer şüphelilerle bağlantısının ortaya konulması ve lehine olan belgelerin belirlenmesi savunmanın temelini oluşturabilir.
Özellikle banka veya IBAN üzerinden yürütülen dosyalarda hesap hareketleri kronolojik şekilde incelenmelidir. Paranın kimden geldiği, ne zaman geldiği, kişinin parayı çekip çekmediği, başka hesaba gönderip göndermediği, işlem açıklamalarının ne olduğu ve hesabın fiilen kim tarafından kullanıldığı önem taşıyabilir. İnternet üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilen olaylarda ise telefon, bilgisayar, IP bilgileri, sosyal medya hesapları, ilan platformu kayıtları, e-posta yazışmaları ve mesajlaşma kayıtları değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK bünyesinde ceza soruşturmalarının değerlendirilmesinde, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından da özellikle soruşturmanın ilk aşamasında delillerin bütüncül biçimde değerlendirilmesi ve savunmanın dosyanın somut özelliklerine göre hazırlanması gerektiği gözetilmektedir.
Şüphelinin İfade Sırasında Hangi Hakları Vardır?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 147. maddesi uyarınca şüpheliye kendisine yüklenen suçun anlatılması, müdafi seçme ve müdafi yardımından yararlanma hakkının bildirilmesi ve yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğunun hatırlatılması gerekir. Şüpheli ayrıca lehine somut delillerin toplanmasını isteyebilir ve kendisi aleyhindeki şüphe nedenlerini ortadan kaldırabilecek hususları ileri sürebilir.
Dolayısıyla şüphelinin susma hakkı vardır. Ancak susma hakkının kullanılıp kullanılmayacağı veya ayrıntılı savunma yapmanın daha uygun olup olmadığı her dosyada ayrı değerlendirilmelidir. Bazı soruşturmalarda banka dekontları, mesaj kayıtları veya sözleşmelerle desteklenen ayrıntılı bir açıklama şüpheli lehine olabilirken bazı dosyalarda delil durumu görülmeden ayrıntılı beyanda bulunmak savunma açısından risk yaratabilir.
CMK m.148 gereğince ifade özgür iradeye dayanmalıdır; kötü davranma, cebir, tehdit, aldatma veya iradeyi sakatlayan yöntemlerle ifade alınamaz. Ayrıca müdafi hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade, şüpheli veya sanık tarafından hâkim ya da mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
Avukat İfade Sırasında Yanınızda Bulunabilir mi?
Evet. CMK m.149 uyarınca şüpheli, soruşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir ve avukatın şüpheliyle görüşme, ifade sırasında yanında bulunma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez.
Nitelikli dolandırıcılık dosyalarında isnadın çoğu zaman banka kayıtları, çok sayıda şüpheli, dijital materyaller ve farklı şehirlerde gerçekleştirilen işlemler üzerinden kurulması nedeniyle ifade öncesi dosya analizi özellikle önem kazanabilir. Ankara’da başlayan bir soruşturmanın para transferleri İstanbul, İzmir, Mersin veya Bursa’daki kişilerle bağlantılı olabilir ve farklı şehirlerdeki hesap sahipleri aynı soruşturma kapsamında şüpheli hâline gelebilir.
“IBAN’ımı Arkadaşıma Verdim” Savunması Yeterli midir?
Tek başına yeterli olmayabilir. Banka hesabının başka biri tarafından kullanıldığının söylenmesi, hesabın sahibi ile gerçekleşen işlemler arasındaki hukuki ve fiilî bağlantının araştırılmasını engellemez. Savcılık hesabın kim tarafından kullanıldığını, internet/mobil bankacılık erişimlerini, telefon ve SIM kart bağlantılarını, para çekme işlemlerini, diğer hesaplara transferleri ve şüpheliler arasındaki iletişimi araştırabilir.
2026 yılında TCK m.158’e eklenen yeni düzenleme hesap veya ödeme araçlarının kullandırılması bakımından özel bir indirim hükmü getirmiş olsa da bunun uygulanabilmesi somut olayın koşullarına bağlıdır. Bu nedenle “hesap benimdi ama işlemleri ben yapmadım” iddiasının mümkünse teknik ve mali delillerle desteklenmesi gerekir.
Telefon ve Bilgisayar İncelemesi Neden Önemlidir?
Nitelikli dolandırıcılık soruşturmalarında dijital materyaller suçlamanın merkezinde bulunabilir. Telefon içerisindeki WhatsApp veya diğer mesajlaşma uygulamalarındaki görüşmeler, SMS kayıtları, e-postalar, sosyal medya hesapları, internet ilanları, banka uygulamaları, kripto varlık platformları ve cihazdaki diğer dijital veriler soruşturmanın yönünü değiştirebilir.
Ancak dijital materyalde kişinin telefonunda belirli bir uygulamanın veya mesajın bulunması tek başına suçun bütün unsurlarının oluştuğunu göstermeyebilir. Verinin kime ait olduğu, ne zaman oluşturulduğu, bağlamı, cihazın kim tarafından kullanıldığı ve diğer delillerle bağlantısı birlikte değerlendirilmelidir.
Banka Hesabına Dolandırıcılık Parası Gelmesi Kişiyi Otomatik Olarak Suçlu Yapar mı?
Hayır. Bir banka hesabına suçtan elde edildiği ileri sürülen paranın gelmiş olması önemli bir delil olabilir ancak ceza sorumluluğunun belirlenmesinde kişinin kastı, olay hakkındaki bilgisi, fiile katkısı ve iştirak iradesi ayrıca araştırılır.
Örneğin hesabına para gelen kişinin bu paranın kaynağını bilip bilmediği, karşılığında komisyon alıp almadığı, hesabını bilerek suç faillerine tahsis edip etmediği, parayı nakit olarak çekerek başka kişiye teslim edip etmediği ve şüphelilerle önceden bağlantısının bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
Bu nedenle banka hesabının soruşturmaya konu olması durumunda yalnızca hesap hareketlerinin değil, işlemlerin arkasındaki hukuki ve fiilî ilişkinin de açıklanması gerekir.
Nitelikli Dolandırıcılıkta Etkin Pişmanlık Mümkün mü?
Dolandırıcılık suçları bakımından TCK m.168’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri belirli koşullarda gündeme gelebilir. Bununla birlikte zararın giderilmesi ile suçlamanın kabul edilmesi aynı hukuki mesele değildir. Kişi fiili işlemediğini savunuyorsa yalnızca “dosya kapansın” düşüncesiyle ödeme yapılmasının savunma üzerindeki muhtemel sonuçları değerlendirilmeden hareket edilmemelidir.
Özellikle birden fazla mağdur, farklı para transferleri veya çok sayıda şüpheli bulunan dosyalarda hangi zararın, kimin tarafından ve hangi aşamada giderildiğinin cezaya etkisi ayrıca incelenmelidir.
İfade Sonrasında Tutuklama Olur mu?
İfade verilmiş olması tek başına tutuklama sebebi değildir. Tutuklama için CMK’da düzenlenen koşulların bulunması gerekir. Bununla birlikte soruşturmanın kapsamı, mevcut deliller, isnat edilen suç, kaçma veya delillere müdahale şüphesine ilişkin somut olgular ve dosyanın diğer özellikleri değerlendirilerek savcılık tarafından şüphelinin sulh ceza hâkimliğine sevki gündeme gelebilir.
Dolayısıyla “ifadeye çağrıldım, kesin tutuklanırım” düşüncesi doğru olmadığı gibi “sadece ifade vereceğim, hiçbir risk yok” yaklaşımı da doğru değildir. Risk analizi somut dosyaya göre yapılmalıdır.
2026’da Nitelikli Dolandırıcılık Davasına Hangi Mahkeme Bakıyor?
2026 açısından en önemli usul değişikliklerinden biri görevli mahkemeye ilişkindir. 7571 sayılı Kanun ile 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinde değişiklik yapılmış ve TCK m.158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçları ağır ceza mahkemelerinin görev alanından çıkarılmıştır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu da 25 Aralık 2025 tarihli kararıyla TCK m.158 kapsamında açılacak davaların asliye ceza mahkemelerine genel tevzi yoluyla dağıtılmasına karar vermiştir.
Ancak geçiş düzenlemesi son derece önemlidir. Değişiklik yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan veya istinaf/temyiz incelemesinde bulunan nitelikli dolandırıcılık dosyalarında yalnızca görev değişikliği nedeniyle görevsizlik veya bozma kararı verilemez; bu dosyalara önceki görev kuralları çerçevesinde kesin hükme kadar devam edilir.
Bu nedenle internette yer alan ve “nitelikli dolandırıcılık davalarına her durumda ağır ceza mahkemesi bakar” şeklindeki eski bilgiler 2026 itibarıyla güncel değildir.
İfade Vermeden Önce Hangi Belgeler Hazırlanmalı?
Her dosyanın niteliği farklı olmakla birlikte banka hesap hareketleri, dekontlar, para transferinin nedenini gösteren belgeler, faturalar, sözleşmeler, WhatsApp veya diğer mesajlaşma kayıtları, e-postalar, internet ilanları, kargo belgeleri, ticari defter ve kayıtlar, şirket evrakları, ödeme açıklamaları ve kişinin olay tarihinde nerede veya ne yaptığına ilişkin diğer kayıtlar önem taşıyabilir.
Buradaki temel amaç çok sayıda belge sunmak değil, isnadın hangi unsurunu hangi delilin çürüttüğünü ortaya koyabilmektir. Örneğin para transferinin gerçek bir ticari ilişkiye dayandığı savunuluyorsa sözleşme, fatura, teslim belgesi ve taraflar arasındaki yazışmalar birlikte değerlendirilmelidir.
İfade Tutanağı İmzalanmadan Önce Kontrol Edilmeli mi?
Kesinlikle kontrol edilmelidir. CMK m.147 kapsamında ifade işlemi tutanağa bağlanır ve tutanağın ifade veren kişi ile hazır bulunan müdafi tarafından okunması ve imzalanması öngörülür.
Şüpheli, söylediği bir hususun eksik veya yanlış yazıldığını düşünüyorsa bunun düzeltilmesini istemelidir. Özellikle “hesabı kullandırdım” ile “hesabın şifresini verdim”, “parayı çektim” ile “paranın çekildiğini sonradan öğrendim” gibi ifadeler arasında ceza sorumluluğunun değerlendirilmesi bakımından önemli farklar bulunabilir.
Nitelikli Dolandırıcılık Soruşturmasında En Sık Yapılan Hatalar
İfadeye hazırlıksız gitmek, dosyanın kapsamını öğrenmeden ayrıntılı açıklamalar yapmak, panikle telefon veya mesajları silmek, banka hareketlerini açıklayamamak, diğer şüphelilerle ifadeyi yönlendirmeye yönelik görüşmeler yapmak, gerçeğe aykırı belge oluşturmak veya soruşturmayı etkileyebilecek delillere müdahale etmek ciddi sorunlar doğurabilir.
Bunun yerine mevcut deliller korunmalı, olay kronolojik biçimde çıkarılmalı, para hareketlerinin gerekçesi belirlenmeli ve savunma hukuka uygun deliller üzerinden oluşturulmalıdır. Özellikle dijital deliller bakımından sonradan yapılan silme veya değiştirme işlemleri ayrıca şüphe doğurabileceğinden delillere müdahale edilmemesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Nitelikli dolandırıcılıktan ifadeye çağrıldım, tutuklanır mıyım?
Hayır. İfadeye çağrılmak otomatik olarak tutuklanacağınız anlamına gelmez. Tutuklama için kanunda öngörülen şartların ve somut gerekçelerin değerlendirilmesi gerekir. Ancak soruşturmanın kapsamı ve mevcut deliller nedeniyle ifade öncesinde risk analizi yapılması önemlidir.
2. Nitelikli dolandırıcılık ifadesine avukatsız gidebilir miyim?
Kanuni koşullara göre mümkün olabilse de şüphelinin müdafi yardımından yararlanma hakkı bulunmaktadır. Özellikle TCK m.158 kapsamındaki ciddi suçlamalarda dosyanın ve delillerin ifade öncesinde değerlendirilmesi savunma açısından önem taşıyabilir.
3. Banka hesabıma dolandırıcılık parası gelmişse ceza alır mıyım?
Paranın hesabınıza gelmesi tek başına otomatik mahkûmiyet anlamına gelmez. Paranın kaynağını bilip bilmediğiniz, hesabınızı neden kullandırdığınız, para üzerinde ne yaptığınız ve diğer şüphelilerle bağlantınız değerlendirilir.
4. IBAN’ımı arkadaşıma verdim, nitelikli dolandırıcılıktan sorumlu olur muyum?
Somut olayın özelliklerine göre ceza sorumluluğu gündeme gelebilir. 2026 yılında TCK m.158’e hesap ve ödeme araçlarının kullandırılmasıyla sınırlı iştirak bakımından özel bir yarı oranında indirim hükmü eklenmiştir; ancak bu hükmün uygulanması için kanundaki şartların gerçekleşmesi gerekir.
5. Nitelikli dolandırıcılık suçunun 2026 cezası kaç yıldır?
TCK m.158’de genel olarak üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Kanunda belirtilen bazı nitelikli hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldır ve adli para cezası bakımından ayrıca özel alt sınır uygulanır.
6. İfade sırasında susma hakkımı kullanabilir miyim?
Evet. CMK m.147 uyarınca şüphelinin yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkı vardır. Bununla birlikte bu hakkın nasıl kullanılacağı somut dosyanın delil durumuna göre değerlendirilmelidir.
7. Nitelikli dolandırıcılık dosyasında WhatsApp mesajları delil olur mu?
Hukuka uygun şekilde elde edilen dijital yazışmalar soruşturmada delil olarak değerlendirilebilir. Ancak mesajların bütünlüğü, bağlamı, kime ait olduğu ve diğer delillerle bağlantısı önem taşır.
8. Nitelikli dolandırıcılıkta mağdurun zararını ödersem dosya kapanır mı?
Zararın giderilmesi otomatik olarak soruşturmanın veya davanın sona ermesi anlamına gelmez. Bununla birlikte koşulları oluştuğunda etkin pişmanlık hükümleri cezanın belirlenmesinde etkili olabilir.
9. 2026 yılında nitelikli dolandırıcılık davasına ağır ceza mahkemesi mi bakıyor?
Yeni açılacak TCK m.158 davaları bakımından görev asliye ceza mahkemesine geçirilmiştir. Buna karşılık değişiklik yürürlüğe girdiğinde ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan mevcut dosyalar için geçiş hükmü bulunmaktadır ve bu dosyalar sırf görev değişikliği nedeniyle başka mahkemeye gönderilmez.
10. İfade verdikten sonra hakkımda dava açılıp açılmayacağını nasıl öğrenebilirim?
İfade sonrasında Cumhuriyet savcılığı diğer delilleri toplamaya devam edebilir. Soruşturma sonucunda yeterli şüphe bulunduğu değerlendirilirse iddianame düzenlenebilir; yeterli şüphe bulunmadığı kanaatine varılırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebilir. Dosyanın soruşturma sürecindeki gelişmeleri hukuken izin verilen ölçüde takip edilebilir.
Uzman Hukuki Destek
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde hizmet veren ceza hukuku ve nitelikli dolandırıcılık alanında uzman avukat ile çalışarak haklarınızı güvence altına alabilirsiniz. Nitelikli dolandırıcılık suçlaması, TCK 158 soruşturmaları, banka hesabı ve IBAN kullandırma iddiaları, bilişim yoluyla dolandırıcılık, sosyal medya ve internet dolandırıcılığı, ifade ve savunma işlemleri, savcılık soruşturması, dijital deliller, banka hareketleri, gözaltı ve tutuklama süreçleri gibi ceza hukuku uyuşmazlıklarında FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Özellikle nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla ifadeye çağrılan kişiler açısından ifade öncesinde dosyanın hukuki niteliğinin belirlenmesi, mevcut banka ve dijital kayıtların değerlendirilmesi, şüpheli lehine delillerin tespit edilmesi ve savunma stratejisinin somut olayın özelliklerine göre hazırlanması önem taşımaktadır. Ankara’nın yanı sıra İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelindeki nitelikli dolandırıcılık soruşturmaları bakımından hukuki destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




