
Mağdur Şikâyetinden Vazgeçerse Sanığın Kabulü Gerekir mi? 2026 Güncel Ceza Hukuku Rehberi
14 Ağustos 2026
Sadece Şikâyetçinin Beyanı ile Ceza Verilebilir mi? Yargıtay Uygulaması ve 2026 Ceza Hukuku Rehberi
14 Ağustos 2026Savcılık delil yetersizliği nedeniyle dosyayı kapatabilir mi? KYOK nedir, hangi durumlarda takipsizlik verilir, yeterli şüphe nedir, KYOK kararına itiraz nasıl yapılır? 2026 güncel ceza hukuku rehberi.
Hakkında savcılık soruşturması yürütülen kişilerin en sık merak ettiği konulardan biri, “Savcılık yeterli delil bulamazsa dosyayı kapatır mı?” sorusudur. Evet. Cumhuriyet savcısı yürüttüğü soruşturma sonucunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edemezse kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verebilir. Günlük kullanımda bu karar hâlen sıklıkla “takipsizlik kararı” veya “dosyanın kapanması” şeklinde ifade edilmektedir. Ancak savcılığın KYOK kararı verebilmesi yalnızca şüphelinin suçlamayı reddetmesine bağlı değildir. Savcı; şikâyetçinin beyanını, şüphelinin savunmasını, tanık ifadelerini, kamera kayıtlarını, dijital materyalleri, banka hareketlerini, bilirkişi raporlarını ve dosyadaki diğer delilleri birlikte değerlendirerek kamu davası açılması için gerekli yeterli şüphenin bulunup bulunmadığını belirler.
KYOK Nedir?
KYOK, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ifadesinin kısaltmasıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu kararın verilmesiyle şüpheli hakkında o soruşturma kapsamında iddianame düzenlenmez ve kamu davası açılmaz.
Takipsizlik Kararı ile KYOK Aynı Şey midir?
Uygulamada büyük ölçüde aynı kararı ifade etmek için kullanılmaktadır. Halk arasında ve hukuk uygulamasında “takipsizlik” ifadesi yaygın şekilde kullanılmasına rağmen kanuni terminoloji “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar”dır. Bu nedenle bir kişi “Savcılık takipsizlik verdi” dediğinde çoğunlukla hakkında KYOK kararı verilmesini ifade etmektedir.
Savcılık Delil Yetersizliğinden Dosyayı Kapatabilir mi?
Evet. Savcılığın temel görevlerinden biri, soruşturma sırasında hem şüphelinin aleyhine hem de lehine olan delilleri araştırarak maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına çalışmaktır. Yapılan araştırma sonucunda iddianame düzenlemek için yeterli şüphe oluşmuyorsa savcılık sırf bir kişi şikâyetçi olduğu için kamu davası açmak zorunda değildir.
Örneğin A, B hakkında “Beni tehdit etti” diyerek şikâyetçi olmuş olabilir. Ancak dosyada tehdit içerikli mesaj, ses kaydı, kamera görüntüsü veya tanık bulunmayabilir. Şikâyetçinin anlatımında ciddi çelişkiler bulunabilir ve soruşturma sırasında elde edilen objektif veriler iddiayı desteklemeyebilir. Böyle bir durumda dosyanın bütününe göre yeterli şüphe oluşmadığı değerlendirilirse KYOK kararı gündeme gelebilir.
Bir Kişinin Şikâyetçi Olması Dava Açılması İçin Yeterli midir?
Her zaman değil. Ceza soruşturmasının başlaması ile kamu davası açılması birbirinden farklı aşamalardır. Bir kişinin suç duyurusunda bulunması savcılığın soruşturma yapmasına neden olabilir; ancak “Şikâyetçi var, mutlaka dava açılacak” şeklinde bir kural bulunmamaktadır. Savcı soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirmek zorundadır. Kamu davası açılması için CMK m.170 kapsamında suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturacak deliller bulunmalıdır.
Yeterli Şüphe Nedir?
Ceza muhakemesinde soruşturma aşamasından kovuşturma aşamasına geçiş bakımından temel kavramlardan biri yeterli şüphedir. Savcılık iddianame düzenlerken dosyada kamu davası açılmasını gerektirecek düzeyde delil bulunup bulunmadığını değerlendirir. Bu aşamada mahkûmiyet için gereken ispat standardı aranmaz; ancak salt soyut iddia veya varsayıma dayanılarak da iddianame düzenlenmemesi gerekir.
Bu nedenle “Suçu kesin olarak ispatlayamadılar, savcı mutlaka KYOK verir” yaklaşımı da doğru değildir. Savcılık aşamasında aranan ölçüt kesin mahkûmiyet değil, kamu davasının açılmasını gerektirecek yeterli şüphedir.
Delil Yetersizliği Ne Anlama Gelir?
Delil yetersizliği, soruşturma sonunda elde edilen mevcut delillerin şüpheli hakkında kamu davası açılması için gerekli şüphe seviyesini oluşturamaması anlamına gelebilir. Örneğin şikâyetçinin iddiasını destekleyen objektif kayıt bulunmaması, tanıkların olayı görmemiş olması, kamera görüntülerinin şüphelinin savunmasını doğrulaması, banka kayıtlarının suç iddiasıyla uyuşmaması veya dijital incelemenin isnadı desteklememesi gibi durumlar birlikte değerlendirildiğinde yeterli şüphe oluşmayabilir.
Savcılık Hangi Durumlarda KYOK Verebilir?
CMK m.172 bakımından iki temel durum önemlidir: kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması. Dolayısıyla KYOK yalnızca “delil yok” durumunda verilen bir karar değildir. Soruşturmanın hukuki yapısına göre kovuşturma olanağının bulunmadığı başka durumlar da KYOK sonucunu doğurabilir.
Savcı Şüphelinin Lehine Delilleri de Toplamak Zorunda mı?
Evet. Ceza soruşturmasının yalnızca şüpheli aleyhine delil toplama faaliyeti olarak görülmesi doğru değildir. Cumhuriyet savcısının soruşturma sırasında şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri araştırması gerekir. Bu nedenle şüphelinin elinde suçlamayı çürütebilecek kamera görüntüsü, mesaj, banka kaydı, sözleşme, tanık veya başka bir delil bulunuyorsa bunların soruşturma dosyasına kazandırılması önem taşıyabilir.
Şüpheli Savunma Vermeden KYOK Çıkabilir mi?
Dosyanın özelliklerine göre soruşturmanın yürütülme biçimi değişebilir. Savcılık mevcut deliller üzerinden suçun oluşmadığını veya kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunmadığını değerlendirebilir. Ancak özellikle şüphelinin açıklamasının olayın aydınlatılması bakımından önemli olduğu dosyalarda ifade alınması gündeme gelebilir. Her soruşturmanın mutlaka aynı usul işlemlerinden geçmesi gerektiği şeklinde genel bir kuraldan hareket edilmemelidir.
Savcılık Şikâyetçinin Beyanına İnanmazsa KYOK Verebilir mi?
Savcılık delilleri serbestçe değerlendirirken şikâyetçinin anlatımının tutarlılığını ve diğer delillerle uyumunu da inceler. Şikâyetçinin ifadeleri arasında olayın temel unsurlarına ilişkin ciddi çelişkiler varsa ve iddiayı doğrulayan başka delil elde edilemiyorsa bu durum yeterli şüphe değerlendirmesinde etkili olabilir. Ancak yalnızca küçük ifade farklılıkları nedeniyle her dosyada KYOK verilmesi gerektiği söylenemez.
Şikâyetçinin Beyanı Tek Başına Yeterli Delil Olabilir mi?
Bu soruya bütün suçlar ve bütün dosyalar açısından tek bir cevap vermek doğru değildir. Delillerin değeri somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Özellikle doğası gereği tanık veya kamera bulunmadan gerçekleşebilen bazı suçlarda mağdur beyanının içeriği önemli olabilir. Bu nedenle “Başka delil yoksa savcılık kesin takipsizlik verir” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır. Beyanın tutarlılığı, olayın özellikleri ve diğer destekleyici veya çelişen veriler birlikte incelenir.
WhatsApp Ekran Görüntüsü Varsa Savcılık Dava Açar mı?
Tek bir WhatsApp ekran görüntüsünün bulunması otomatik olarak dava açılacağı anlamına gelmez. Ekran görüntüsünün kime ait olduğu, konuşmanın tamamı, mesajların bağlamı, görüntünün manipüle edilip edilmediği ve gerektiğinde kaynak cihazdaki kayıtlarla uyumu değerlendirilmelidir.
Örneğin şikâyetçi yalnızca “Bunun hesabını vereceksin” mesajını sunmuş olabilir. Ancak konuşmanın tamamı incelendiğinde tarafların bir futbol maçı hakkında şakalaştıkları ortaya çıkabilir. Delilin bağlamı suçun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesini tamamen değiştirebilir.
Sahte WhatsApp Mesajı Nedeniyle Açılan Soruşturmada KYOK Verilebilir mi?
Mesajların şüpheliye ait olmadığı veya ekran görüntülerinin manipüle edildiği teknik ve diğer delillerle ortaya konulabiliyorsa suçlamanın dayanağı önemli ölçüde ortadan kalkabilir. Gerektiğinde telefon veya diğer dijital materyaller üzerinde inceleme yapılması gündeme gelebilir. Bu incelemeler sonucunda iddiayı destekleyen yeterli şüphe bulunmazsa KYOK kararı verilebilir.
Kamera Görüntüsü Şüphelinin Suçsuzluğunu Gösteriyorsa Ne Olur?
Objektif kamera görüntüsü soruşturmalarda son derece önemli olabilir. Örneğin şikâyetçi “Saat 20.00’de işyerime gelerek beni darbetti” demiş ancak güvenlik kamerası kayıtlarında şüphelinin o tarihte işyerine hiç gelmediği açıkça görülüyorsa bu durum savunma açısından güçlü bir lehe delildir. Savcılık tüm dosyayı birlikte değerlendirerek kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunmadığı sonucuna ulaşabilir.
Banka Kayıtları Dolandırıcılık Soruşturmasında KYOK Sağlayabilir mi?
Özellikle dolandırıcılık iddialarında yalnızca para transferinin gerçekleşmiş olması suçun oluştuğunu göstermeyebilir. Taraflar arasında gerçek bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı, sözleşmeler, faturalar, teslim belgeleri, e-postalar, banka hareketleri ve olayın başlangıcındaki irade birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin A, B’ye 800.000 TL ödeme yapmış ve daha sonra “B beni dolandırdı” diye şikâyetçi olmuş olabilir. B ise sözleşme, fatura, kısmi teslim belgeleri ve taraflar arasındaki ticari yazışmaları sunabilir. Uyuşmazlığın ceza hukukundan ziyade sözleşmenin ifasına ilişkin özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olduğu değerlendirilirse KYOK gündeme gelebilir.
Her Ödenmeyen Borç Dolandırıcılık Soruşturmasına Dönüşür mü?
Hayır. Bir borcun ödenmemesi, sözleşmenin yerine getirilmemesi veya ticari ilişkinin başarısız olması tek başına dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermez. Dolandırıcılığın kanuni unsurlarının somut olayda gerçekleşmesi gerekir. Bu nedenle ticari ve hukuki uyuşmazlıkların ceza soruşturmasına dönüştürüldüğü dosyalarda taraflar arasındaki ilişkinin başlangıcından itibaren belgelenmesi önemlidir.
HTS Kayıtlarında Görüşme Olması Suç İçin Yeterli midir?
Bir kişinin başka bir kişiyle telefon görüşmesi yapmış olması tek başına görüşmenin içeriğini veya suç işlendiğini göstermeyebilir. İletişim kayıtlarının delil değeri isnat edilen suç ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir. Dolayısıyla tek bir teknik veriden hareketle otomatik olarak dava açılacağı veya KYOK verileceği söylenemez.
Tanık Şüphelinin Lehine İfade Verirse Dosya Kapanır mı?
Tanık anlatımı önemli olmakla birlikte savcılık bütün delilleri birlikte değerlendirir. Tek bir tanığın şüpheli lehine konuşması otomatik olarak KYOK verilmesini sağlamaz. Ancak tanık anlatımı objektif kayıtlarla da destekleniyorsa yeterli şüphe değerlendirmesinde önemli rol oynayabilir.
Savcılık Eksik Araştırmayla KYOK Verebilir mi?
Şikâyetçi açısından önemli sorunlardan biri soruşturmanın gerekli deliller toplanmadan sonuçlandırılmasıdır. Örneğin olay yerindeki kamera kayıtları araştırılmamış, gösterilen tanıklar dinlenmemiş veya önemli belgeler incelenmemiş olabilir. Böyle bir durumda KYOK kararına karşı kanunda öngörülen itiraz yolunda eksik soruşturma iddiaları ileri sürülebilir.
KYOK Kararı Verilince Dosya Tamamen Biter mi?
KYOK verilmesiyle o aşamada şüpheli hakkında kamu davası açılmaz. Ancak kararın kanunda öngörülen itiraz süreci bulunmaktadır. Dolayısıyla kararın verilmiş olması ile kararın hukuki olarak kesinleşmiş olması birbirinden ayrılmalıdır. Şikâyetçi KYOK kararına karşı süresi içinde itiraz edebilir.
KYOK Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Evet. CMK m.173 kapsamında suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içerisinde yetkili mercie itiraz edebilir. Bu nedenle şüpheli açısından “Takipsizlik çıktı, dosya artık hiçbir şekilde değişemez” şeklinde düşünülmemelidir. Kararın itiraz edilmeden veya itiraz süreci tamamlanarak kesinleşmesi ayrıca önemlidir.
KYOK Kararına İtiraz Kabul Edilirse Ne Olur?
İtirazın kabul edilmesi durumunda soruşturmanın devam etmesi veya hukuki şartların oluşmasına göre kamu davasının açılmasına yönelik süreç gündeme gelebilir. İtiraz merciinin değerlendirmesi kararın gerekçesine ve soruşturmanın durumuna göre şekillenir. Bu nedenle KYOK kararına yapılan itirazın sonucu dosyanın içeriğine göre değerlendirilmelidir.
KYOK Kararı Kesinleşirse Aynı Olaydan Yeniden Soruşturma Açılabilir mi?
CMK m.172 kapsamında, KYOK kararından sonra aynı fiil nedeniyle kamu davası açılabilmesi için kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi gerekir. Özellikle yeni delil ortaya çıkması ve ilgili usul şartlarının sağlanması önem taşır. Bu nedenle kesinleşmiş KYOK kararından sonra aynı olayın hiçbir şart altında yeniden gündeme gelemeyeceği şeklinde mutlak bir değerlendirme yapılmamalıdır.
Yeni Delil Nedir?
Daha önce soruşturma sırasında değerlendirilmemiş ve dosyanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte yeni bir delilin ortaya çıkması gündeme gelebilir. Örneğin soruşturma sırasında bulunmayan kamera kaydının daha sonra ortaya çıkması, yeni bir tanığın belirlenmesi veya yeni dijital verilerin elde edilmesi somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.
KYOK Kararı Sabıka Kaydına İşler mi?
KYOK bir mahkûmiyet kararı değildir. Hakkında soruşturma yürütülmesi ve sonrasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla KYOK kararı mahkûmiyet olarak adli sicile işlenen bir karar değildir.
KYOK Kararı Beraat Kararı mıdır?
Hayır. KYOK ile beraat birbirinden farklıdır. KYOK soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen ve kamu davası açılmamasını sağlayan karardır. Beraat ise kamu davası açıldıktan sonra mahkemenin kovuşturma sonucunda verebileceği hüküm türlerinden biridir. Her iki durumda da kişi hakkında mahkûmiyet sonucu doğmaz ancak kararların hukuki niteliği farklıdır.
KYOK Kararı Sonrası Haksız Şikâyetçiye Dava Açılabilir mi?
Her KYOK kararı şikâyetçinin iftira suçunu işlediği anlamına gelmez. Bu ayrım çok önemlidir. Bir kişinin şikâyetinin ispatlanamaması ile bilerek gerçeğe aykırı suç isnadında bulunması farklıdır. İftira suçunun gündeme gelebilmesi için TCK m.267’deki kanuni unsurların somut olayda gerçekleşmesi gerekir.
Örneğin şikâyetçi gerçekten suç işlendiğini düşünmüş ancak bunu ispatlayamamış olabilir. Bu durumda yalnızca KYOK verilmiş olması nedeniyle otomatik olarak iftira suçunun oluştuğu söylenemez.
Sahte Delil Üretildiği Ortaya Çıkarsa Ne Olur?
Şikâyetçinin bilinçli şekilde sahte WhatsApp konuşması, montajlanmış ses kaydı, sahte dekont veya başka sahte materyal oluşturduğu ortaya çıkarsa durum farklı suç tipleri açısından değerlendirilebilir. Bu tür bir davranış yalnızca ilk soruşturmanın delil yapısını değil şikâyetçinin kendi ceza sorumluluğunu da gündeme getirebilir.
Şüpheli KYOK Almak İçin Ne Yapmalı?
Ceza soruşturmasında “Nasıl olsa suçsuzum, savcı kendisi bulur” şeklinde pasif bir yaklaşım her zaman doğru değildir. Şüphelinin lehine olan ve zamanla kaybolabilecek delillerin tespit edilmesi önemlidir. Kamera görüntüleri, WhatsApp konuşmalarının tamamı, e-postalar, banka hareketleri, sözleşmeler, faturalar, konum ve seyahat kayıtları, tanıklar ve diğer objektif veriler dosyanın niteliğine göre savunma açısından önemli olabilir.
Özellikle kamera kayıtlarının belirli süre sonra silinebileceği unutulmamalıdır. Soruşturmanın aylarca sürmesini bekleyip daha sonra kamera görüntüsünü talep etmek delilin artık bulunamamasına neden olabilir.
Savcılığa Savunma Dilekçesi Verilebilir mi?
Evet. Şüpheli veya müdafii, soruşturmanın niteliğine göre savunmasını ve lehe delillerini içeren dilekçe sunabilir. Dilekçede yalnızca “Suçlamayı kabul etmiyorum” demek yerine iddianın neden gerçeğe aykırı olduğu, hangi objektif delillerin bunu gösterdiği ve hangi araştırmaların yapılmasının talep edildiği açıklanabilir.
Örnek Olay: Delil Yetersizliği Nedeniyle KYOK
A, B’nin kendisini telefonla ölümle tehdit ettiğini ileri sürerek şikâyetçi oluyor. B suçlamayı reddediyor. A herhangi bir mesaj veya ses kaydı sunamıyor. Gösterdiği tanığın konuşmayı duymadığı ortaya çıkıyor. A’nın ifadelerinde olayın tarihi ve içeriğine ilişkin ciddi çelişkiler bulunuyor. Soruşturma sonucunda başka destekleyici delil de elde edilemiyor. Savcılık tüm dosya kapsamında kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşmadığını değerlendirirse KYOK kararı verebilir.
Örnek Olay: Dolandırıcılık Şikâyetinde KYOK
Bir müşteri şirkete 500.000 TL ödeme yaptıktan sonra ürünlerin zamanında teslim edilmemesi nedeniyle şirket yöneticisini dolandırıcılıkla şikâyet ediyor. Şirket ise üretimin başladığını gösteren kayıtları, faturaları, tedarikçi ödemelerini, sevk belgelerini ve gecikmeye ilişkin yazışmaları sunuyor. Soruşturma sonucunda başlangıçtan itibaren hileli davranış bulunduğuna ilişkin yeterli şüphe elde edilemez ve olayın sözleşmesel uyuşmazlık niteliğinde olduğu değerlendirilirse dolandırıcılık suçundan KYOK gündeme gelebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Savcılık delil yetersizliğinden dosyayı kapatır mı? Evet. Kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse CMK m.172 kapsamında KYOK verilebilir. KYOK ne demektir? Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar demektir. Takipsizlik ile KYOK aynı mı? Uygulamada takipsizlik olarak bilinen karar KYOK’tur. Şikâyetçi varsa savcı mutlaka dava açar mı? Hayır. Savcının yeterli şüphe oluşturacak delilleri değerlendirmesi gerekir. Tek bir şikâyetçi beyanı dava açılması için yeterli midir? Somut olayın ve suçun niteliğine göre değerlendirilir; bütün dosyalar için geçerli otomatik bir kural yoktur. KYOK sabıkaya işler mi? Hayır, KYOK mahkûmiyet değildir. KYOK beraat anlamına gelir mi? Hayır. Beraat mahkeme tarafından kovuşturma sonunda verilen farklı bir karardır. KYOK kararına itiraz edilebilir mi? Evet, CMK m.173 kapsamında kanuni itiraz yolu bulunmaktadır. KYOK çıkınca dosya kesin kapanır mı? İtiraz süreci ve kararın kesinleşme durumu ayrıca takip edilmelidir. KYOK çıkarsa şikâyetçiye iftira davası açılır mı? KYOK tek başına iftira suçunun oluştuğunu göstermez; şikâyetçinin bilerek gerçeğe aykırı isnatta bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç: Delil Yetersizliği KYOK Kararının En Önemli Nedenlerinden Biridir
Savcılık soruşturmasının başlamış olması şüpheli hakkında mutlaka ceza davası açılacağı anlamına gelmez. Cumhuriyet savcısı soruşturma sonunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunup bulunmadığını belirler. Bu seviyede delil elde edilememesi hâlinde CMK m.172 kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebilir.
Şüpheli açısından önemli olan yalnızca suçlamayı reddetmek değil, iddiayı çürüten objektif delillerin zamanında soruşturma dosyasına kazandırılmasını sağlamaktır. Özellikle kamera kayıtları, WhatsApp konuşmaları, e-postalar, banka hareketleri, sözleşmeler, faturalar, tanıklar ve dijital kayıtlar soruşturmanın sonucunu önemli ölçüde etkileyebilir. Delillerin kaybolma ihtimali bulunan dosyalarda erken hareket edilmesi özellikle önem taşır.
KYOK kararı verilmesi hâlinde ise kararın itiraz ve kesinleşme süreci takip edilmelidir. Şikâyetçi açısından da soruşturmanın eksik yürütüldüğü düşünülüyorsa CMK m.173 kapsamında kanuni itiraz yolunun değerlendirilmesi mümkündür. Dolayısıyla KYOK hem şüpheli hem de suçtan zarar gören açısından hukuki sonuçları dikkatle takip edilmesi gereken önemli bir ceza muhakemesi kararıdır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; savcılık soruşturmaları, KYOK ve takipsizlik kararları, KYOK kararına itiraz, şüpheli savunması, haksız ceza şikâyetleri, dolandırıcılık, tehdit, şantaj, bilişim suçları ve diğer ceza hukuku uyuşmazlıklarında Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22 E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




