
Dolandırıcıya Kendi İsteğiyle Para Gönderen Kişi Parasını Geri Alabilir mi? 2026 Güncel Rehber
1 Eylül 2026
Savcılığa Verilen Şikâyet Dilekçesinden Sonra Süreç Nasıl İlerler? 2026 Güncel Rehber
1 Eylül 2026Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunan kişilerin en sık merak ettiği konulardan biri, şikâyet edilen kişinin ne zaman ifadeye çağrılacağıdır. Savcılığa şikâyet dilekçesi verildikten sonra birkaç gün geçmesine rağmen karşı tarafın aranmadığını öğrenen müşteki, çoğu zaman “Savcılık dosyayla ilgilenmiyor mu?”, “Şüpheli neden hâlâ ifadeye çağrılmadı?”, “Şikâyet dilekçem işleme alınmadı mı?” veya “Karşı tarafın ifadesi alınmadan dosya kapanabilir mi?” gibi sorular sormaktadır.
Öncelikle bilinmesi gereken en önemli husus şudur: Savcılığa yapılan her şikâyetten sonra karşı tarafın 3 gün, 7 gün, 15 gün veya 30 gün içerisinde mutlaka ifadeye çağrılmasını öngören genel bir kanuni süre bulunmamaktadır. Cumhuriyet savcısı, bir suç işlendiği izlenimini veren hâli öğrendiğinde kamu davasının açılmasına yer olup olmadığını belirlemek amacıyla gerçeği araştırmaya başlar ve soruşturmanın gerektirdiği delilleri toplar. Şüphelinin ne zaman ifadeye çağrılacağı da soruşturmanın özelliklerine göre değişebilir.
Bu nedenle şikâyetin üzerinden iki hafta geçmesine rağmen karşı tarafın ifadeye çağrılmamış olması tek başına dosyanın işlem görmediğini göstermez. Savcılık önce banka kayıtlarının, kamera görüntülerinin, telefon kayıtlarının, bilirkişi raporunun, sağlık raporunun, ticari belgelerin veya başka delillerin toplanmasını bekliyor olabilir.
Savcılığa Şikâyet Edildikten Sonra Ne Olur?
Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu yapıldığında dilekçe ve ekleri kayda alınarak soruşturma dosyası oluşturulabilir ve dosya ilgili soruşturma bürosuna gönderilir. Dosyanın niteliğine göre Cumhuriyet savcısı doğrudan işlem yapabileceği gibi adli kolluğa soruşturma talimatları da verebilir.
CMK m.160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren hâli öğrenmesi üzerine gerçeği araştırmaya başlar. Savcı maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılama yapılabilmesi amacıyla şüphelinin hem lehine hem de aleyhine olan delilleri toplamak ve muhafaza etmekle yükümlüdür. Adalet Bakanlığı 21 Mart 2026 tarihli açıklamasında da bu soruşturma yükümlülüğünü açık biçimde vurgulamıştır.
Dolayısıyla savcılık soruşturmasının amacı yalnızca şikâyet edilen kişinin ifadesini almak değildir. İfade, soruşturmadaki delil toplama işlemlerinden yalnızca biridir.
Şikâyet Edilen Kişi Kaç Gün İçinde İfadeye Çağrılır?
Kanunda bu konuda bütün soruşturmalar için geçerli sabit bir gün sayısı bulunmamaktadır.
Uygulamada süre dosyanın niteliğine, Cumhuriyet Başsavcılığının iş yoğunluğuna, suçun türüne, delillerin durumuna, şüphelinin adresine, başka şehirde bulunup bulunmamasına ve öncelikle yapılması gereken araştırmalara göre değişebilir.
Bazı soruşturmalarda şüpheli kısa süre içerisinde ifadeye çağrılabilir.
Bazı dosyalarda ise önce deliller toplanır ve şüphelinin ifadesi daha sonra alınır.
Bu nedenle:
“Savcılığa şikâyet ettim, karşı taraf 15 gün içinde kesin ifadeye çağrılır.”
şeklinde genel bir bilgi doğru değildir.
Savcılık Önce Delil Toplayıp Sonra Şüpheliyi Çağırabilir mi?
Evet.
Hatta bazı dosyalarda bu yöntem soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi açısından son derece önemli olabilir.
Örneğin banka dolandırıcılığı şikâyetinde önce banka hesap hareketlerinin istenmesi gerekebilir. Sahtecilik iddiasında belge asılları veya ilgili kurumlardaki kayıtlar toplanabilir. İş kazasında bilirkişi incelemesi yapılabilir. İnternet üzerinden işlenen suçlarda dijital verilerin araştırılması gerekebilir.
Savcı, bu delillerin bir bölümünü topladıktan sonra şüphelinin önüne daha somut bir isnat koyarak ifade almayı tercih edebilir.
Bu nedenle şüphelinin henüz ifadeye çağrılmaması soruşturmanın beklediği anlamına gelmeyebilir.
Şikâyet Dilekçesi Verilir Verilmez Şüpheliye Tebligat Gider mi?
Her zaman değil.
Şikâyet dilekçesinin savcılığa verilmesiyle birlikte karşı tarafa otomatik olarak dilekçenin bir örneğinin gönderildiği ve belirli bir süre içerisinde savunma yapmasının istendiği şeklinde genel bir sistem bulunmamaktadır.
Ceza soruşturması hukuk davasındaki dilekçeler teatisi sistemi gibi işlemez.
Cumhuriyet savcısı soruşturmanın gerektirdiği işlemleri belirler.
Şüphelinin ifadesinin alınmasına karar verildiğinde ilgili usule göre çağrı yapılabilir.
Şüpheli İfadeye Nasıl Çağrılır?
CMK m.145 uyarınca ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır. Davetiyede kişinin hangi nedenle çağrıldığı belirtilir ve gelmemesi hâlinde zorla getirilebileceği bildirilir.
Adalet Bakanlığının soruşturma sürecine ilişkin bilgilendirmesinde çağrının telefon, telgraf, faks veya elektronik posta gibi araçlardan yararlanılarak da gerçekleştirilebileceği, ancak bu durumda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçların uygulanmayacağı açıklanmaktadır.
Dolayısıyla şüphelinin mutlaka telefonla aranması gerektiği şeklinde bir kural yoktur.
Polis Telefonla Arayıp İfadeye Çağırabilir mi?
Uygulamada kolluk tarafından telefonla iletişim kurulması mümkündür.
Ancak telefonla yapılan çağrı ile CMK m.145 kapsamında sonuçları açıkça gösterilen davetiye aynı hukuki nitelikte değerlendirilmemelidir. Adalet Bakanlığının resmî bilgilendirmesinde de telefon, telgraf, faks ve elektronik posta gibi araçlarla çağrı yapılabileceği; ancak çağrı kâğıdına bağlanan sonuçların bu durumda uygulanmayacağı belirtilmektedir.
Şüpheli kendisini arayan kişinin gerçekten kolluk görevlisi olup olmadığından şüphe duyuyorsa resmî kanallardan doğrulama yapabilir.
Şüpheli İfadeye Çağrıldığında Suçlamayı Öğrenir mi?
CMK m.147 kapsamında şüphelinin kimliği tespit edilir ve kendisine yüklenen suç anlatılır. Ayrıca müdafi seçme hakkının bulunduğu ve müdafinin ifade sırasında hazır bulunabileceği kendisine bildirilir.
Dolayısıyla ifade işlemi yalnızca:
“Bu kişi sizden şikâyetçi oldu, anlatın.”
şeklinde yürütülen basit bir görüşme değildir.
Şüphelinin savunma hakları bulunmaktadır.
Şüpheli İfadeye Gitmezse Ne Olur?
CMK m.145 kapsamında usulüne uygun biçimde çağrılan şüphelinin davetiyesinde, gelmemesi hâlinde zorla getirileceği belirtilir. CMK m.146 kapsamında da belirli koşullar altında zorla getirme kararı verilebilir.
Dolayısıyla usulüne uygun çağrıya rağmen mazeretsiz şekilde ifade vermeye gitmemek dosyanın ortadan kalkmasını sağlamaz.
Ancak her şikâyet üzerine şüpheli hakkında doğrudan zorla getirme kararı verileceği de söylenemez. Adalet Bakanlığının zorla getirme kararlarına ilişkin genelgesinde, kanunda belirtilen istisnalar dışında şüpheli ve sanıkların öncelikle davetiye ile çağrılması gerektiği özellikle vurgulanmıştır.
Şüpheli Doğrudan Zorla Getirilebilir mi?
Her soruşturmada otomatik olarak değil.
CMK m.146 kapsamında, hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli neden bulunan ya da CMK m.145 uyarınca çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir.
Bu nedenle:
“Hakkında savcılığa şikâyet yaptım, polis hemen gidip evinden alır.”
şeklinde bir beklenti doğru değildir.
Soruşturmanın niteliği ve kanuni şartlar belirleyicidir.
Acil ve Ağır Suçlarda Şüpheli Daha Hızlı İfadeye Çağrılır mı?
Soruşturmanın aciliyeti işlemlerin hızını etkileyebilir.
Örneğin devam eden bir tehlike, delillerin yok edilmesi ihtimali, suçüstü durumu veya ciddi bir suç iddiası bulunan soruşturmalarla yıllar öncesine ilişkin belge incelemesi gerektiren bir dosyanın aynı hızda ilerlemesi beklenemez.
Nitekim 2026 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamalarında ciddi olaylarda soruşturma işlemlerine derhâl başlanabildiği, savcı ve bilirkişilerin görevlendirilerek delillerin toplanmasına yönelik işlemlerin gerçekleştirildiği görülmektedir.
Ancak soruşturmaya hemen başlanması, şüpheli ifadesinin mutlaka ilk işlem olacağı anlamına gelmez.
Dolandırıcılık Şikâyetinde Şüpheli Ne Zaman İfadeye Çağrılır?
Dolandırıcılık dosyalarında bu konu özellikle önemlidir.
Örneğin mağdur:
“500.000 TL’yi bu kişinin hesabına gönderdim.”
diyerek şikâyette bulunmuş olabilir.
Savcılık şüpheliyi hemen ifadeye çağırmak yerine öncelikle banka hesabının sahibini, para transferlerini ve mevcut diğer delilleri araştırabilir.
Çünkü paranın gönderildiği hesabın sahibi gerçek dolandırıcı olmayabilir.
Hesap üçüncü kişiye kullandırılmış olabilir.
Para aynı gün başka hesaplara aktarılmış olabilir.
Bu nedenle özellikle banka ve IBAN dolandırıcılığı dosyalarında para akışının ortaya çıkarılması şüpheli ifadelerinin sağlıklı değerlendirilmesi bakımından önemlidir.
Banka Kayıtları Gelmeden Şüphelinin İfadesi Alınabilir mi?
Evet, alınabilir. Bunun önünde genel bir engel yoktur.
Ancak savcı soruşturmanın stratejisine göre önce banka kayıtlarının gelmesini de tercih edebilir.
Örneğin şüpheli:
“Bu hesaba hiç para gelmedi.”
şeklinde savunma yapacaksa banka hareketlerinin dosyada bulunması ifadenin değerlendirilmesini kolaylaştırabilir.
Başka bir şüpheli:
“Para geldi ama aynı gün başka kişiye gönderdim.”
diyebilir.
Bu durumda sonraki transferlerin de araştırılması gerekebilir.
Dolayısıyla ifade zamanlaması dosyanın delil durumuyla yakından ilişkilidir.
Kamera Görüntüleri Toplanmadan Şüpheli Çağrılır mı?
Çağrılabilir. Ancak kamera görüntülerinin kaybolma ihtimali bulunan olaylarda savcılık veya kolluğun öncelikle bu delillerin teminine yönelmesi de mümkündür.
Örneğin darp, trafik olayı, işyeri hırsızlığı veya ATM’den para çekilmesi gibi bir olayda kamera görüntüleri soruşturmanın önemli delillerinden biri olabilir.
Bu nedenle mağdur açısından yalnızca:
“Şüpheli neden hâlâ ifadeye çağrılmadı?”
sorusuna odaklanmak yerine:
“Kaybolma ihtimali bulunan deliller toplandı mı?”
sorusunun sorulması daha önemli olabilir.
Şikâyetçinin İfadesi Önce mi Alınır?
Birçok soruşturmada müştekinin veya mağdurun ayrıntılı beyanının alınması soruşturmanın başlangıç noktalarından biridir.
Çünkü savcılık veya kolluk olayın nerede, ne zaman, nasıl ve kimler arasında gerçekleştiğini öğrenmek zorundadır.
Adalet Bakanlığının kolluk soruşturmalarına ilişkin resmî bilgilendirmesinde ifadelerin olayın bütününü ortaya koyacak biçimde “nerede, neden, ne zaman, ne şekilde, nasıl ve kim” sorularını cevaplayacak ayrıntıda alınması gerektiği belirtilmektedir.
Bu nedenle bazı dosyalarda önce şikâyetçinin ek ifadesi alınabilir ve şüpheli daha sonra çağrılabilir.
Savcılık Şikâyetçiyi Yeniden İfadeye Çağırabilir mi?
Evet.
İlk şikâyet dilekçesinde olay yeterince açıklanmamış olabilir.
Yeni delil ortaya çıkmış olabilir.
Şüphelinin savunmasına karşı müştekinin açıklamasına ihtiyaç duyulabilir.
Zarar miktarının netleştirilmesi gerekebilir.
Adalet Bakanlığının mağdur bilgilendirmesinde de bazı hususların ilk ifadede belirtilmemesi hâlinde mağdurun yeniden ifadeye çağrılmasının gerekebileceği açıklanmaktadır.
Dolayısıyla müştekinin bir kez ifade vermiş olması soruşturma boyunca bir daha çağrılmayacağı anlamına gelmez.
Şüphelinin İfadesi Alınmadan Dosya Kapanabilir mi?
Bu sorunun cevabı somut soruşturmaya göre değişebilir.
Ceza muhakemesinin temel amacı, şikâyet dilekçesindeki her iddia üzerine mutlaka belirli bir kişiyi ifadeye çağırmak değil; suç işlendiğine ilişkin yeterli hukuki ve fiilî temel bulunup bulunmadığını araştırmaktır.
Soruşturma sonucunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir.
Bu nedenle:
“Karşı tarafın ifadesi alınmadıysa savcılık kesinlikle karar veremez.”
şeklinde kategorik bir yaklaşım doğru değildir.
Bununla birlikte somut olayda şüphelinin savunmasının alınması maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından gerekli olduğu hâlde gerekli araştırmalar yapılmadan karar verilmişse dosya ayrıca hukuki açıdan değerlendirilmelidir.
Şüphelinin İfadesi Alınmadan İddianame Düzenlenebilir mi?
Her dosyada şüphelinin ifadesinin alınmış olması iddianamenin mutlak ön şartı olarak değerlendirilemez.
Adalet Bakanlığı bünyesinde yayımlanan bir hukuk çalışmasında da Yargıtay uygulamasında, kaçak şüpheli hakkında dava açmaya yeterli delil bulunması hâlinde ifadesi alınmadan iddianame düzenlenebilmesinin mümkün olduğuna ilişkin kararlar bulunduğu belirtilmektedir.
Dolayısıyla “ifade alınmadıysa dava açılamaz” şeklinde genel bir kuraldan söz etmek doğru değildir.
Şüpheli Başka Şehirdeyse İfade Süresi Uzar mı?
Uygulamada uzayabilir.
Örneğin soruşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülürken şüpheli İstanbul’da ikamet ediyor olabilir.
Şüphelinin bulunduğu yerde ifadesinin alınması için gerekli işlemler yapılabilir.
Benzer durum İzmir, Mersin veya Bursa’da bulunan şüpheliler bakımından da geçerlidir.
Şehirler arası yazışmalar, kolluk işlemleri ve tebligat süreçleri soruşturmanın süresini etkileyebilir.
Bu nedenle şüphelinin farklı şehirde bulunması hâlinde birkaç günlük gecikmeden hareketle dosyanın işlem görmediği sonucuna varılmamalıdır.
Şüphelinin Adresi Bulunamazsa Ne Olur?
Şüphelinin bilinen adresinde bulunamaması ifade alma sürecini uzatabilir.
Adres araştırmaları yapılabilir ve dosyanın niteliğine göre kanunun öngördüğü diğer işlemler gündeme gelebilir.
Şüphelinin adres değiştirmiş olması, yurt dışında bulunması veya kayıtlı adresinde yaşamaması soruşturmayı fiilen yavaşlatabilir.
Ancak kişinin bulunamaması soruşturma dosyasının kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Şüpheli Yurt Dışındaysa İfade Nasıl Alınır?
Bu durumda soruşturma daha karmaşık hâle gelebilir.
Şüphelinin bulunduğu ülke, vatandaşlığı, suçun niteliği ve uluslararası adli yardımlaşma imkânları önem taşıyabilir.
Dolayısıyla yurt dışında bulunan şüphelinin birkaç hafta içerisinde ifadeye çağrılmasını beklemek her dosyada gerçekçi olmayabilir.
Uluslararası yazışmalar soruşturma süresini önemli ölçüde etkileyebilir.
Birden Fazla Şüpheli Varsa Hepsi Aynı Gün mü Çağrılır?
Hayır.
Savcılık soruşturmanın niteliğine göre şüphelilerin ifadelerini farklı tarihlerde alabilir.
Hatta bazı dosyalarda önce bir şüphelinin ifadesi alınarak ortaya çıkan yeni bilgiler doğrultusunda diğer şüpheliler hakkında ek araştırmalar yapılabilir.
Özellikle örgütlü veya çok taraflı dolandırıcılık, şirket içi usulsüzlük, sahtecilik ve banka hesabı kullandırma dosyalarında şüphelilerin soruşturmadaki konumları birbirinden farklı olabilir.
Bu nedenle bir şüphelinin ifadeye çağrılmış olması diğerlerinin de aynı anda çağrılacağı anlamına gelmez.
Şikâyetten Bir Ay Geçti, Karşı Taraf Hâlâ Çağrılmadıysa Ne Yapılabilir?
Öncelikle soruşturma dosyasının durumunun hukuka uygun yollarla takip edilmesi gerekir.
Mağdur ve şikâyetçinin soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısından delillerin toplanmasını isteme hakkı bulunmaktadır. Ayrıca soruşturmanın gizliliğini ve amacını bozmamak şartıyla belge örneği isteme ve vekili aracılığıyla soruşturma belgelerini inceletme hakları da CMK kapsamında düzenlenmiştir. Adalet Bakanlığının mağdur haklarına ilişkin güncel bilgilendirmesi bu hakları açıkça sıralamaktadır.
Dolayısıyla yalnızca beklemek yerine dosyanın hangi aşamada bulunduğu, talep edilen delillerin gelip gelmediği ve yapılması gereken ek araştırmalar bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir.
İki Ay Geçti, Şüpheli Çağrılmadıysa Savcılık Dosyayı Unutmuş mudur?
Böyle bir sonuç çıkarılamaz.
Bazı soruşturmalar kısa sürede tamamlanırken bazıları aylar sürebilir.
Özellikle banka kayıtları, bilirkişi raporları, HTS veya diğer teknik araştırmalar, kurum yazışmaları, farklı şehirlerdeki işlemler ve çok sayıda şüphelinin bulunduğu dosyalar daha uzun sürebilir.
Önemli olan geçen sürenin tek başına değerlendirilmesi değil, dosyada hangi işlemlerin yapıldığının incelenmesidir.
Savcılığa Ek Dilekçe Verilebilir mi?
Evet.
Şikâyetten sonra yeni bir delil elde edilmiş olabilir.
Yeni tanık ortaya çıkmış olabilir.
Yeni banka hareketi bulunmuş olabilir.
Şüphelinin yeni mesajları veya tehditleri söz konusu olabilir.
Bu durumda soruşturma numarası belirtilerek ek dilekçe sunulması ve yeni delillerin değerlendirilmesinin talep edilmesi mümkündür.
Mağdurun soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısından delillerin toplanmasını isteme hakkı bulunmaktadır.
Şüphelinin İfadeye Çağrıldığını Şikâyetçi Öğrenebilir mi?
Soruşturma evresi kural olarak gizlidir ve dosyanın incelenmesi de bu çerçevede değerlendirilir.
Bununla birlikte mağdur veya müştekinin kanunda düzenlenen dosyaya erişim ve belge isteme hakları bulunmaktadır. Vekil aracılığıyla dosyanın takip edilmesi, soruşturmanın hangi aşamada bulunduğunun anlaşılması açısından yararlı olabilir.
Ancak soruşturmanın gizliliğini ihlal edecek şekilde her işlemin anlık olarak taraflara bildirilmesi gerektiği şeklinde bir kural bulunmamaktadır.
Şüpheli İfade Verdikten Sonra Ne Olur?
Şüphelinin ifadesinin alınması soruşturmanın sona erdiği anlamına gelmez.
Savcı şüphelinin savunmasını diğer delillerle karşılaştırabilir.
Yeni tanıkların dinlenmesine karar verilebilir.
Banka kayıtları istenebilir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılabilir.
Ek ifade alınabilir.
Yeni şüpheliler ortaya çıkabilir.
Cumhuriyet savcısının görevi maddi gerçeği araştırmak ve hem şüphelinin lehine hem aleyhine delilleri toplamaktır.
Dolayısıyla şüpheli ifade verdikten hemen sonra iddianame düzenleneceği şeklinde de kesin bir süre bulunmamaktadır.
Şüphelinin İfade Vermesi Dava Açıldığı Anlamına Gelir mi?
Hayır.
Soruşturma ve kovuşturma birbirinden farklı aşamalardır.
Şüphelinin ifadesinin alınması soruşturma işlemidir.
Savcı soruşturma sonunda elde edilen delilleri değerlendirir.
Kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmesi hâlinde iddianame düzenlenmesi gündeme gelir. Yeterli şüphe elde edilemezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilir.
Dolayısıyla:
Şikâyet → İfade → Kesin dava
şeklinde otomatik bir süreç bulunmamaktadır.
Şikâyet Edilen Kişi İfadeye Çağrılınca Tutuklanır mı?
Hayır.
İfadeye çağrılmak ile tutuklama birbirinden tamamen farklı hukuki işlemlerdir.
Şüpheli ifade verdikten sonra dosyanın özelliklerine göre serbest bırakılabilir veya kanuni şartların bulunması hâlinde farklı koruma tedbirleri gündeme gelebilir.
Her şikâyet edilen kişinin tutuklanması söz konusu değildir.
Dolayısıyla müştekinin:
“Şikâyet ettim, ifadeye çağrılınca tutuklanacak.”
şeklinde bir beklentiye girmesi doğru değildir.
Savcılık Şikâyetinden Sonra Süreci Hızlandırmak Mümkün mü?
Soruşturmanın sonucuna müdahale etmek mümkün değildir. Ancak dosyanın eksiksiz hazırlanması soruşturmanın daha sağlıklı ilerlemesine katkı sağlayabilir.
Şikâyet dilekçesinde olayın açık ve kronolojik anlatılması, delillerin gösterilmesi, tanıkların belirtilmesi, banka dekontları ve yazışmalar gibi belgelerin sunulması ve kaybolma ihtimali bulunan delillerin açıkça belirtilmesi önemlidir.
Örneğin yalnızca:
“Beni dolandırdı, şikâyetçiyim.”
şeklindeki bir dilekçe yerine olayın nasıl gerçekleştiğinin, ne kadar para gönderildiğinin, hangi IBAN’a gönderildiğinin, hangi telefon numarasıyla iletişim kurulduğunun ve hangi hileli beyanların kullanıldığının açıklanması soruşturmanın yönlendirilmesini kolaylaştırabilir.
Şüphelinin İfadeye Çağrılmasından Önce Delillerin Toplanması Neden Önemlidir?
Bazı dosyalarda şüphelinin soruşturmadan haberdar olmasından önce kaybolabilecek delillerin güvence altına alınması kritik olabilir.
Örneğin kamera görüntüleri silinebilir.
Dijital hesaplar kapatılabilir.
İnternet ilanları kaldırılabilir.
Banka parası farklı hesaplara aktarılabilir.
Belgeler değiştirilebilir.
Bu nedenle iyi hazırlanmış bir suç duyurusunda yalnızca:
“Şüphelinin ifadesi alınsın.”
talebine odaklanmak yerine hangi delillerin acilen toplanması gerektiği de gösterilmelidir.
2026 Yılında Savcılık Soruşturmalarında Temel Yaklaşım Nedir?
2026 itibarıyla CMK m.160 ve devamındaki temel soruşturma sistemi uygulanmaya devam etmektedir. Cumhuriyet savcısı suç işlendiği izlenimini veren bir durumu öğrendiğinde maddi gerçeği araştırmak ve hem lehe hem aleyhe delilleri toplamakla yükümlüdür. Adalet Bakanlığının 21 Mart 2026 tarihli açıklaması da savcının soruşturmadaki bu görevini yeniden açık biçimde ortaya koymaktadır.
Bu nedenle soruşturmanın başarısı yalnızca şüphelinin ne kadar hızlı ifadeye çağrıldığıyla ölçülmemelidir.
Banka kayıtlarının alınması, kamera görüntülerinin korunması, dijital delillerin araştırılması, tanıkların dinlenmesi ve bilirkişi incelemelerinin yapılması bazı dosyalarda şüpheli ifadesinden daha önce önem taşıyabilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da İfadeye Çağrılma Süresi Değişir mi?
Kanuni sistem şehirden şehre değişmez.
Ancak Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi büyük şehirlerde Cumhuriyet Başsavcılıklarının dosya yoğunluğu, ilgili soruşturma bürosu, kolluk işlemleri ve yapılması gereken kurum yazışmaları fiilî süreleri etkileyebilir.
Örneğin Ankara’da yapılan bir şikâyetin şüphelisi Bursa’da, banka hesabı İstanbul’da, olayla ilgili şirket İzmir’de ve başka bir şüpheli Mersin’de bulunuyorsa soruşturmanın farklı şehirlerde işlem yapılmasını gerektirmesi mümkündür.
Bu nedenle “şikâyetten tam kaç gün sonra ifade alınır?” sorusunun bütün dosyalar için geçerli tek bir cevabı bulunmamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK Açısından Savcılık Soruşturmasının Takibi
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK açısından savcılık şikâyeti sonrasında yalnızca karşı tarafın ne zaman ifadeye çağrılacağına odaklanmak yerine dosyada hangi delillerin toplandığı ve hangi kritik delillerin henüz toplanmadığı incelenmelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından ceza soruşturmalarının değerlendirilmesinde suç duyurusu tarihi, müşteki ifadesi, şüpheli tespiti, banka ve dijital kayıt talepleri, kamera görüntüleri, tanık beyanları, bilirkişi incelemeleri, şüphelinin ifade durumu ve dosyadaki diğer soruşturma işlemleri bir bütün olarak ele alınmalıdır.
Örneğin dolandırıcılık şikâyetinin üzerinden 45 gün geçmiş ve şüpheli henüz ifadeye çağrılmamış olabilir. Ancak bu süre içerisinde banka hesap hareketleri alınmış, paranın üç farklı hesaba aktarıldığı belirlenmiş ve yeni şüpheliler tespit edilmişse dosyanın işlem görmediğinden söz etmek doğru olmayabilir.
Buna karşılık aylar geçmesine rağmen kaybolma ihtimali bulunan kritik delillerin toplanmadığı görülüyorsa dosyanın hukuki açıdan değerlendirilmesi ve gerektiğinde ilgili delillerin toplanmasına yönelik taleplerin soruşturma makamına sunulması önem kazanabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Savcılığa şikâyetten kaç gün sonra karşı taraf ifadeye çağrılır?
Kanunda bütün soruşturmalar için geçerli 7, 15 veya 30 günlük sabit bir süre bulunmamaktadır. Zamanlama dosyanın niteliğine ve soruşturma işlemlerine göre değişir.
2. Bir ay geçti, şüpheli hâlâ çağrılmadı. Bu normal mi?
Tek başına bir aylık süre dosyanın işlem görmediğini göstermez. Savcılık bu sırada banka kayıtları, kamera görüntüleri veya başka delilleri topluyor olabilir.
3. Şüpheli telefonla ifadeye çağrılabilir mi?
Telefon gibi iletişim araçlarından yararlanılarak çağrı yapılması mümkündür; ancak bu çağrının CMK m.145 kapsamındaki davetiyeye bağlanan sonuçları aynı değildir.
4. Şüpheli ifadeye gitmezse ne olur?
CMK m.145 uyarınca usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli bakımından kanuni şartları varsa zorla getirme gündeme gelebilir.
5. Şüpheli ifadeye çağrılınca tutuklanır mı?
Hayır. İfadeye çağrılmak otomatik olarak tutuklanmak anlamına gelmez.
6. Savcılık şüphelinin ifadesinden önce banka kayıtlarını isteyebilir mi?
Evet. Cumhuriyet savcısı soruşturmanın gerektirdiği delilleri toplayabilir ve soruşturmanın yöntemini somut olayın özelliklerine göre belirleyebilir.
7. Şüpheli başka şehirdeyse süreç uzayabilir mi?
Evet. Şüphelinin farklı şehirde bulunması ve başka adli birimler aracılığıyla işlem yapılması fiilî süreyi etkileyebilir.
8. Şüpheli ifade verdikten sonra hemen dava açılır mı?
Hayır. Savcılık diğer delilleri toplamaya devam edebilir. Soruşturmanın sonunda yeterli şüphe bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
9. Şikâyetçi dosyaya ek delil sunabilir mi?
Evet. Mağdur ve şikâyetçinin soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısından delillerin toplanmasını isteme hakkı bulunmaktadır.
10. Karşı tarafın ifadesinin alınmadığını görürsem neye bakmalıyım?
Yalnızca ifade tarihine değil; banka kayıtları, kamera görüntüleri, tanıklar, dijital incelemeler ve diğer soruşturma işlemlerinin yapılıp yapılmadığına bakılmalıdır.
Uzman Hukuki Destek
Savcılığa suç duyurusunda bulunmanıza rağmen karşı taraf uzun süredir ifadeye çağrılmamışsa, soruşturma dosyanızda kritik delillerin toplanmadığını düşünüyorsanız veya dolandırıcılık, tehdit, hakaret, güveni kötüye kullanma, sahtecilik, banka ve bilişim suçları nedeniyle yürütülen soruşturmanın etkin biçimde takip edilmesini istiyorsanız dosyanın bütün soruşturma işlemleriyle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde savcılık şikâyeti, suç duyurusu, ceza soruşturmasının takibi, şüpheli ifadeleri ve delillerin toplanmasına ilişkin süreçlerde FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




