
Hakkında Haksız Ceza Şikâyeti Yapılan Kişi Ne Yapmalı? 2026 Güncel Ceza Hukuku Rehberi
14 Ağustos 2026
Şikâyetçi Duruşmaya Gelmezse Ceza Davası Düşer mi? 2026 Güncel Ceza Hukuku Rehberi
14 Ağustos 2026Şikâyetçi şikâyetini geri çekerse ceza davası kapanır mı? Şikâyetten vazgeçme, şikâyete bağlı suçlar, kamu davası, savcılık soruşturması, uzlaşma ve düşme kararı hakkında 2026 güncel rehber.
Bir kişi hakkında polise veya Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunulduktan sonra şikâyetçinin fikrini değiştirerek “Şikâyetimi geri çekiyorum” demesi, ceza soruşturmasının veya ceza davasının her durumda otomatik olarak sona ereceği anlamına gelmez. Sonucun ne olacağı öncelikle isnat edilen suçun şikâyete bağlı olup olmadığına, şikâyetten vazgeçmenin hangi aşamada gerçekleştiğine ve somut olayda birden fazla suç bulunup bulunmadığına göre belirlenir. Şikâyete bağlı bir suç söz konusuysa vazgeçme ceza muhakemesinin sona ermesine yol açabilirken, savcılığın resen soruşturmak zorunda olduğu suçlarda mağdurun şikâyetini geri çekmesi soruşturmayı veya davayı kendiliğinden bitirmez. Bu nedenle uygulamada sık kullanılan “Şikâyetimi çekersem dosya kapanır” düşüncesi her ceza dosyası açısından doğru değildir.
Şikâyeti Geri Çekmek Ne Demektir?
Günlük dilde “şikâyeti geri çekmek” denilse de ceza hukuku bakımından esas kavram çoğunlukla şikâyetten vazgeçmedir. Şikâyet hakkını kullanan kişi daha sonra suçun soruşturulması veya kovuşturulması yönündeki talebinden vazgeçebilir. Ancak bunun hukuki sonuç doğurabilmesi için suçun kanunen şikâyete bağlı olması gerekir. Şikâyete bağlı olmayan bir suçta mağdurun “Artık şikâyetçi değilim” demesi savcılığın soruşturma yetki ve görevini ortadan kaldırmaz.
Şikâyet Geri Çekilirse Savcılık Dosyası Kapanır mı?
Suç şikâyete bağlıysa ve geçerli bir şikâyetten vazgeçme gerçekleşmişse soruşturmanın devam edip etmeyeceği bu hukuki durum dikkate alınarak değerlendirilir. Buna karşılık suç resen soruşturulan bir suçsa savcılık mağdurun şikâyetten vazgeçmesine rağmen soruşturmaya devam edebilir. Örneğin mağdur karakola giderek “Şikâyetçiydim ama barıştık, şikâyetimi geri çekiyorum” dediğinde dosyanın aynı gün otomatik olarak kapanacağını düşünmek doğru değildir. Savcılık isnat edilen suçun niteliğini ve mevcut delilleri değerlendirir.
Şikâyete Bağlı Suç Nedir?
Şikâyete bağlı suçlarda soruşturma ve kovuşturmanın yürütülebilmesi bakımından kanunda mağdurun veya şikâyet hakkı sahibinin şikâyetine hukuki sonuç bağlanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesinde soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlara ilişkin temel hükümler düzenlenmektedir. Bu nedenle öncelikle dosyadaki suçun hangi kanun maddesi kapsamında değerlendirildiğinin belirlenmesi gerekir. Yalnızca suçun günlük hayattaki adına bakılarak “Bu suç şikâyete bağlıdır” sonucuna ulaşılması hatalı olabilir.
Şikâyete Bağlı Olmayan Suçlarda Şikâyet Geri Çekilirse Ne Olur?
Resen soruşturulan suçlarda mağdurun şikâyetten vazgeçmesi kural olarak kamu davasının devam etmesine engel olmaz. Bunun temel nedeni, bazı suçların yalnızca mağdura karşı değil kamu düzenine karşı da önemli bir ihlal olarak kabul edilmesidir. Örneğin soruşturma başladıktan sonra mağdur “Ben artık ceza almasını istemiyorum” dese bile savcılık mevcut delillere göre soruşturmayı sürdürebilir ve yeterli şüphe görürse iddianame düzenleyebilir. Dava açılmışsa mahkeme de yargılamaya devam edebilir.
Şikâyet Geri Çekilirse Açılmış Ceza Davası Otomatik Düşer mi?
Hayır. Öncelikle suçun şikâyete tabi olup olmadığı incelenmelidir. Şikâyete bağlı bir suçta geçerli vazgeçme gerçekleşmiş ve kanundaki diğer şartlar oluşmuşsa mahkeme düşme kararı verebilir. Ancak resen takip edilen suçlarda şikâyetçinin vazgeçmesi nedeniyle otomatik düşme kararı verilmez. Bu nedenle sanığın “Müşteki şikâyetini çekti, artık duruşmaya gitmeme gerek yok” şeklinde hareket etmesi ciddi bir hata olabilir. Mahkeme dosyası resmen sona ermeden yargılama yükümlülükleri devam eder.
Şikâyetten Vazgeçme ile Şikâyeti Geri Alma Aynı Şey midir?
Günlük kullanımda bu ifadeler aynı anlamda kullanılmaktadır. Teknik açıdan ise şikâyet hakkının kullanılmasından sonra bundan dönülmesi şikâyetten vazgeçme olarak ifade edilir. Uygulamada polis, savcılık veya mahkemede “Şikâyetimden vazgeçiyorum”, “Sanıktan şikâyetçi değilim” veya “Şikâyetimi geri çekiyorum” şeklindeki beyanların hukuki anlamı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Şikâyetten Vazgeçme Nasıl Yapılır?
Dosyanın bulunduğu aşamaya göre savcılık veya mahkeme nezdinde şikâyetten vazgeçme iradesi açıklanabilir. Burada beyanın açık ve tereddütsüz olması önemlidir. Örneğin “Sanıkla barıştık ama davam devam etsin” ifadesi ile “Şikâyetimden vazgeçiyorum” ifadesinin hukuki sonuçları aynı olmayabilir. Bu nedenle beyanın ne anlama geldiği açık biçimde ortaya konulmalıdır.
Şikâyetçi Duruşmada “Şikâyetçi Değilim” Derse Dava Biter mi?
Her zaman değil. Mahkeme önce yargılanan suçun şikâyete bağlı olup olmadığını değerlendirir. Suç şikâyete bağlı değilse müştekinin şikâyetçi olmadığını açıklaması davayı otomatik olarak sona erdirmez. Mahkeme diğer delilleri değerlendirerek yargılamaya devam edebilir. Bu nedenle özellikle aile, komşuluk veya ticari uyuşmazlıklardan kaynaklanan ceza dosyalarında tarafların sonradan barışması her zaman kamu davasının sona ermesi anlamına gelmez.
Şikâyetten Vazgeçme Sanığın Kabulüne Bağlı mıdır?
TCK m.73 kapsamında önemli noktalardan biri de şikâyetten vazgeçmenin sanık bakımından doğuracağı sonuçlardır. Kanundaki düzenlemeye göre kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçmenin sanığın kabul etmemesi hâlinde davayı düşürmeyeceği durum söz konusudur. Bunun nedeni sanığın “Ben suçu işlemedim, hakkımda beraat kararı verilmesini istiyorum” diyerek yargılamanın devamında hukuki menfaatinin bulunabilmesidir. Dolayısıyla şikâyetçinin tek taraflı olarak “Vazgeçtim” demesi her durumda sanık açısından otomatik sonuç yaratmaz.
Sanık Şikâyetten Vazgeçmeyi Neden Kabul Etmeyebilir?
Sanık kendisine yöneltilen suçlamanın tamamen asılsız olduğunu düşünüyorsa düşme kararı yerine beraat kararı verilmesini isteyebilir. Örneğin bir kişi hakkında hakaret iddiasıyla dava açılmış, ancak sanık mesajların kendisine ait olmadığını ve suçlamanın sahte ekran görüntülerine dayandığını ileri sürüyor olabilir. Şikâyetçi daha sonra vazgeçtiğinde sanık “Ben vazgeçmeyi kabul etmiyorum, beraat etmek istiyorum” şeklinde bir tutum benimseyebilir. Bunun hukuki sonuçları somut dosya üzerinden değerlendirilmelidir.
Şikâyetten Vazgeçtikten Sonra Tekrar Şikâyetçi Olunabilir mi?
Bu konu özellikle dikkat gerektirir. Geçerli şekilde şikâyetten vazgeçilmişse daha sonra aynı olay bakımından yeniden şikâyet hakkının kullanılabileceğini varsaymak doğru değildir. Bu nedenle kişi öfke, baskı veya yanlış bilgi altında “Şikâyetimi çekiyorum” şeklinde beyanda bulunmadan önce bunun hukuki sonuçlarını değerlendirmelidir. Vazgeçme, basit bir dosya erteleme işlemi değildir.
Şikâyetten Vazgeçme Diğer Sanıkları da Etkiler mi?
TCK m.73’te şikâyetten vazgeçmenin iştirak hâlinde suç işleyenler bakımından sonuçlarına ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Bu nedenle bir suçun birden fazla kişi tarafından işlendiği iddia ediliyorsa mağdurun yalnızca bir sanık hakkında şikâyetinden vazgeçmek istemesi beklediği sonucu doğurmayabilir. Birden fazla şüpheli veya sanığın bulunduğu dosyalarda vazgeçmenin kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Birden Fazla Suç Varsa Şikâyet Geri Çekilince Dosyanın Tamamı Kapanır mı?
Hayır. Aynı olay içerisinde birden fazla suç oluşmuş olabilir ve bunların bir bölümü şikâyete bağlıyken diğer bölümü resen soruşturulabilir. Örneğin aynı olayda hakaret, tehdit, yaralama veya başka suç iddiaları birlikte bulunabilir. Şikâyetten vazgeçme yalnızca hukuken vazgeçmenin sonuç doğurabileceği suçlar bakımından etkili olabilir. Bu nedenle “Tek dosya var, şikâyet çekilince dosyanın tamamı kapanır” şeklinde düşünülmemelidir.
Hakaret Şikâyeti Geri Çekilirse Dava Düşer mi?
Hakaret suçlarında olayın niteliği, suçun işleniş biçimi, mağdurun sıfatı ve uygulanacak güncel mevzuat dikkate alınmalıdır. Şikâyete bağlı bir hakaret dosyasında geçerli vazgeçmenin yargılamaya etkisi olabilir. Ancak dosyadaki suç vasfı kesin olarak belirlenmeden yalnızca “Hakaret şikâyeti çekildi, dava kesin düşer” denilmesi doğru değildir.
Tehdit Şikâyeti Geri Çekilirse Dava Düşer mi?
Tehdit suçunda da suçun hangi biçiminin işlendiği iddia edildiği önemlidir. TCK m.106 kapsamında farklı hukuki niteliklere sahip tehdit fiilleri bulunmaktadır. Bazı hâllerde şikâyet önem taşırken bazı hâllerde soruşturma resen devam edebilir. Bu nedenle “Tehdit şikâyeti geri çekildiğinde her dosya kapanır” şeklinde genel bir kural yoktur.
Yaralama Şikâyeti Geri Çekilirse Dava Düşer mi?
Kasten yaralama dosyalarında yaralamanın niteliği, mağdurun kim olduğu, kullanılan araç, olayın gerçekleşme biçimi ve nitelikli hâllerin bulunup bulunmadığı önemlidir. Bazı yaralama fiilleri şikâyete bağlı olabilirken bazıları resen soruşturulur. Dolayısıyla mağdurun “Şikâyetçi değilim” demesinin sonucu suç vasfına göre değişebilir.
Eş Şikâyetini Geri Çekerse Aile İçi Şiddet Dosyası Kapanır mı?
Her zaman değil. Aile içi şiddet dosyalarında en sık yapılan hatalardan biri mağdurun şikâyetini geri çekmesiyle bütün sürecin sona ereceğini düşünmektir. İsnat edilen fiil resen soruşturulan bir suç oluşturuyorsa savcılık soruşturmaya devam edebilir. Ayrıca ceza soruşturması ile koruyucu ve önleyici tedbirler birbirinden farklı hukuki mekanizmalardır. Şikâyetten vazgeçilmesi mevcut tedbirlerin de otomatik olarak ortadan kalkacağı anlamına gelmez.
Dolandırıcılık Şikâyeti Geri Çekilirse Dosya Kapanır mı?
Dolandırıcılık dosyalarında suçun hukuki niteliği özellikle önemlidir. Dolandırıcılığın farklı görünüm biçimleri ve nitelikli hâlleri bulunduğundan şikâyetçinin “Paramı aldım, şikâyetimi çekiyorum” demesi her durumda kamu davasını sona erdirmez. Özellikle resen soruşturulan bir suç söz konusuysa zarar giderilmiş veya taraflar anlaşmış olsa dahi savcılık ya da mahkeme sürece devam edebilir. Zararın giderilmesinin başka ceza hukuku kurumları bakımından etkisi ayrıca değerlendirilebilir.
Hırsızlık Şikâyeti Geri Çekilirse Dava Biter mi?
Hırsızlık suçlarında da suçun şekli ve somut olayın özellikleri önemlidir. Şikâyetten vazgeçmenin bütün hırsızlık dosyalarını otomatik olarak sona erdireceği söylenemez. Özellikle nitelikli hâllerin bulunduğu dosyalarda kamu makamlarının soruşturma ve kovuşturma yetkisi mağdurun iradesinden bağımsız şekilde devam edebilir.
Şantaj Şikâyeti Geri Çekilirse Dava Düşer mi?
Şantaj, yalnızca tarafların “barışması” nedeniyle otomatik olarak ortadan kalkacağı varsayılabilecek bir suç değildir. Örneğin failin mağdurdan “100.000 TL vermezsen görüntülerini yayımlarım” diyerek para istediği iddia edilen bir dosyada mağdur daha sonra parasını geri aldığı veya faille anlaştığı için şikâyetinden vazgeçebilir. Ancak suç resen takip ediliyorsa bu beyan davanın kendiliğinden düşmesini sağlamaz.
Cinsel Suçlarda Şikâyet Geri Çekilirse Dava Düşer mi?
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda suçun türü, mağdurun yaşı, tarafların ilişkisi ve kanunda öngörülen özel şartlar büyük önem taşır. Bu alanda bütün suçlar için tek bir “şikâyet geri çekilirse dava kapanır” kuralı bulunmamaktadır. Özellikle ağır nitelikteki cinsel suçlarda mağdurun sonradan şikâyetçi olmadığını belirtmesi kamu davasının devamına engel olmayabilir.
Şikâyetten Vazgeçmek ile Uzlaşmak Aynı Şey midir?
Hayır. Şikâyetten vazgeçme ve uzlaştırma farklı ceza muhakemesi kurumlarıdır. Uzlaştırma kapsamındaki bir suçta tarafların uzlaşması kanunda düzenlenen özel sonuçlar doğurabilir. Şikâyetten vazgeçme ise şikâyete bağlı suçlarda farklı bir hukuki mekanizmadır. Bu nedenle “Şikâyetçi vazgeçti, zaten uzlaşmış sayılırız” şeklindeki yaklaşım doğru değildir.
Şikâyetçi Para Karşılığında Şikâyetini Geri Çekebilir mi?
Tarafların zarar giderimi veya hukuki uyuşmazlıklarının çözümü kapsamında ödeme yapılması farklı bir meseledir. Ancak “Bana şu kadar para verirsen şikâyetimi çekerim” şeklindeki taleplerin somut olayın özelliklerine göre ayrıca hukuki değerlendirmeye tabi tutulması gerekebilir. Özellikle tehdit, baskı veya hukuka aykırı menfaat talebi varsa farklı ceza hukuku sorunları ortaya çıkabilir. Bu nedenle ceza şikâyetinin bir pazarlık aracına dönüştürülmesi ciddi riskler yaratabilir.
Şikâyetten Vazgeçme Baskıyla Alınmışsa Ne Olur?
Şikâyetçinin iradesinin tehdit, baskı veya başka hukuka aykırı yöntemlerle etkilenmesi ayrı bir hukuki sorundur. Örneğin sanık mağdura “Şikâyetini çekmezsen ailene zarar veririm” diyerek vazgeçme beyanı almışsa bu durum yalnızca ilk suç bakımından değil yeni suçların oluşup oluşmadığı açısından da değerlendirilmelidir. Bu tür bir baskı varsa kolluk veya savcılığa açık biçimde bildirilmesi önemlidir.
Şikâyetçi Duruşmaya Gelmezse Şikâyetini Geri Çekmiş Sayılır mı?
Kural olarak yalnızca duruşmaya gelmemek ile açıkça şikâyetten vazgeçmek aynı şey değildir. Mahkeme, müştekinin duruşmaya katılmamasının hukuki sonuçlarını dosyanın özelliklerine göre değerlendirir. “Şikâyetçi duruşmaya gelmedi, dava kesin düşer” şeklindeki yaygın düşünce doğru değildir.
Şikâyetçi İfadesini Değiştirirse Dava Düşer mi?
Hayır. Şikâyetçinin önce “Sanık bana vurdu”, daha sonra “Aslında vurmadı” demesi otomatik olarak davayı düşürmez. Mahkeme iki ifade arasındaki çelişkinin nedenini ve dosyadaki diğer delilleri değerlendirir. Kamera görüntüsü, adli rapor, tanık anlatımı veya başka maddi deliller varsa dava bunlar üzerinden devam edebilir.
Şikâyetçi “Yanlış Anladım” Derse Ne Olur?
Şikâyetçi olayın başlangıcında yanlış değerlendirme yaptığını ve suçun aslında gerçekleşmediğini söyleyebilir. Bu durumda savcılık veya mahkeme yeni beyanı diğer delillerle birlikte değerlendirir. İlk şikâyetin yanlış anlaşılmaya mı dayandığı yoksa bilinçli biçimde gerçeğe aykırı mı yapıldığı ayrıca önemlidir. Bilerek gerçeğe aykırı suç isnadı varsa şartlarının oluşması hâlinde iftira suçu bakımından ayrı değerlendirme yapılabilir.
Şikâyetten Vazgeçilirse Adli Sicile İşler mi?
Şikâyetten vazgeçme tek başına mahkûmiyet değildir. Adli sicil açısından belirleyici olan ceza dosyasının hangi kararla sonuçlandığıdır. Bu nedenle yalnızca bir kişinin şikâyetçi olması, daha sonra vazgeçmesi veya soruşturma yürütülmesi sabıkalı olmak anlamına gelmez.
Şikâyet Geri Çekildiği Hâlde Polis İfadeye Çağırabilir mi?
Evet. Özellikle suç resen soruşturuluyorsa şikâyetçinin vazgeçmiş olması soruşturma işlemlerini otomatik olarak durdurmaz. Savcılık olayın aydınlatılması amacıyla şüphelinin ifadesinin alınmasına, tanıkların dinlenmesine veya başka delillerin toplanmasına devam edebilir.
Şikâyet Geri Çekildiği Hâlde İddianame Düzenlenebilir mi?
Suç resen soruşturuluyorsa ve savcılık kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğu kanaatindeyse şikâyetçinin vazgeçmesine rağmen iddianame düzenlenmesi mümkündür. Bu nedenle “Müşteki şikâyetçi değil, savcı artık dava açamaz” düşüncesi her suç açısından doğru değildir.
Şikâyetçi Vazgeçtiği Hâlde Mahkeme Ceza Verebilir mi?
Suç resen takip ediliyorsa ve mahkeme hukuka uygun deliller sonucunda suçun işlendiğinin sabit olduğu kanaatine ulaşırsa şikâyetçinin vazgeçmesi mahkûmiyet ihtimalini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Şikâyetçinin sonradan sanıkla barışması ile suçun oluşup oluşmadığı birbirinden farklı hukuki meselelerdir.
Mağdur ile Sanık Barışırsa Dava Kapanır mı?
Barışma tek başına genel bir ceza davasını sona erdirme sebebi değildir. Ancak suçun şikâyete bağlı olması, uzlaştırma kapsamında bulunması, zararın giderilmesi veya etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi gibi durumlar sonucu etkileyebilir. Bu nedenle tarafların barışmasının hukuki sonucu suç tipine göre ayrıca incelenmelidir.
Şikâyetten Vazgeçme Tazminat Hakkını da Ortadan Kaldırır mı?
Ceza hukukundaki şikâyetten vazgeçmenin özel hukuk taleplerine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle vazgeçme sırasında kişinin şahsi haklarından da vazgeçip vazgeçmediği önem taşıyabilir. Bu nedenle hazırlanmış bir vazgeçme veya sulh belgesinin içeriği okunmadan imzalanmamalıdır. Kişi yalnızca ceza şikâyetinden vazgeçtiğini düşünürken daha geniş kapsamlı hukuki haklardan feragat etmiş olabilir.
Şikâyetten Vazgeçme Dilekçesi Verirken Nelere Dikkat Edilmeli?
Dilekçede dosya bilgileri, şikâyetçinin kimliği ve iradesi açık olmalıdır. Özellikle “Şikâyetten vazgeçiyorum”, “Maddi ve manevi bütün haklarımdan vazgeçiyorum” ve “Sanıkla sulh oldum” ifadeleri aynı hukuki sonucu doğurmayabilir. Bu nedenle kullanılacak ifadelerin sonuçları değerlendirilmeden standart internet dilekçelerinin kopyalanması risklidir.
Örnek Olay: Şikâyete Bağlı Suçta Vazgeçme
A’nın B hakkında şikâyete bağlı bir suç nedeniyle şikâyette bulunduğunu ve daha sonra tarafların barıştığını düşünelim. A yargılama sırasında açıkça şikâyetinden vazgeçiyor. Bu durumda suçun gerçekten şikâyete bağlı olduğu ve TCK m.73’teki diğer şartların gerçekleştiği belirlenirse vazgeçmenin ceza davasının sona ermesine ilişkin sonuçları gündeme gelebilir. Ancak mahkemenin dosyanın hukuki niteliğini değerlendirmesi gerekir; tarafların kendi aralarında “Dosya kapandı” demesi yeterli değildir.
Örnek Olay: Resen Soruşturulan Suçta Şikâyetin Geri Çekilmesi
Bir kişinin ağır bir suç iddiasıyla soruşturulduğunu düşünelim. Mağdur ilk ifadesinde ayrıntılı biçimde şikâyetçi oluyor; dosyada kamera görüntüleri ve başka maddi deliller bulunuyor. Bir süre sonra taraflar barışıyor ve mağdur “Şikâyetimi geri çekiyorum” diyor. Suç resen soruşturuluyorsa savcılık mevcut delilleri değerlendirmeye devam edebilir. Yeterli şüphe bulunması hâlinde kamu davası açılabilir ve mağdurun vazgeçmesi tek başına dosyanın kapanmasını sağlamaz.
Örnek Olay: Şikâyetçinin İfadesini Değiştirmesi
A, B’nin kendisini darbettiğini söyleyerek şikâyetçi oluyor. Hastane raporu ve kamera görüntüsü dosyaya giriyor. Dava başladıktan sonra A ile B barışıyor ve A mahkemede “Bana vurmadı, düştüm” diyor. Mahkeme yalnızca son ifadeyi esas almak zorunda değildir. İlk ifade, adli rapor, kamera görüntüsü ve diğer deliller birlikte değerlendirilir. Suç resen takip ediliyorsa mağdurun şikâyetçi olmaması yargılamayı otomatik olarak sona erdirmez.
Şikâyet Geri Çekildiğinde Kontrol Edilmesi Gereken 15 Kritik Nokta
Öncelikle isnat edilen suçun tam olarak hangi kanun maddesine dayandığı belirlenmeli, suçun şikâyete bağlı olup olmadığı kontrol edilmeli, dosyanın soruşturma mı kovuşturma mı aşamasında olduğu tespit edilmeli, vazgeçmenin açık ve geçerli olup olmadığı değerlendirilmelidir. Ayrıca dosyada birden fazla suç veya sanık bulunup bulunmadığı, sanığın vazgeçmeyi kabul edip etmediği, uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı, zarar gideriminin hukuki etkisi, etkin pişmanlık ihtimali, vazgeçme beyanının baskı altında verilip verilmediği, şahsi haklardan ayrıca vazgeçilip vazgeçilmediği, mevcut koruma tedbirlerinin durumu, mahkemenin henüz karar verip vermediği ve dosyanın kesin olarak sona erip ermediği kontrol edilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Şikâyet geri çekilirse dava kesin düşer mi? Hayır. Suçun şikâyete bağlı olması ve kanundaki diğer şartların gerçekleşmesi gerekir. Resen soruşturulan suçlarda şikâyetten vazgeçme davayı otomatik olarak sona erdirmez.
Şikâyetçi “şikâyetçi değilim” derse savcı dosyayı kapatmak zorunda mı? Hayır. Suç resen soruşturuluyorsa savcılık delilleri toplamaya ve soruşturmaya devam edebilir.
Dava açıldıktan sonra şikâyet geri çekilebilir mi? Şikâyete bağlı suçlarda kovuşturma aşamasında da vazgeçme gündeme gelebilir. Bunun sonucu TCK m.73 ve somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir.
Sanık şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmek zorunda mı? Kovuşturma aşamasında vazgeçmenin sanık bakımından sonucu açısından sanığın iradesi önem taşıyabilir. Sanık beraat kararı almak amacıyla vazgeçmeyi kabul etmeyebilir.
Şikâyetçi duruşmaya gelmezse dava düşer mi? Kural olarak hayır. Duruşmaya gelmemek ile şikâyetten vazgeçmek aynı şey değildir.
Taraflar barışırsa kamu davası kapanır mı? Her zaman değil. Suç resen takip ediliyorsa tarafların barışması davayı kendiliğinden sona erdirmez.
Şikâyet geri çekilirse polis yine ifadeye çağırabilir mi? Evet. Özellikle resen soruşturulan suçlarda soruşturma işlemleri devam edebilir.
Şikâyetçi vazgeçtiği hâlde ceza alınabilir mi? Resen takip edilen suçlarda diğer deliller suçun işlendiğini ortaya koyuyorsa mahkûmiyet ihtimali devam edebilir.
Şikâyetten vazgeçtikten sonra tekrar şikâyetçi olunabilir mi? Geçerli vazgeçmenin sonuçları nedeniyle yeniden şikâyet hakkının kullanılabileceği varsayılmamalıdır. Somut durum hukuken değerlendirilmelidir.
Şikâyetten vazgeçmek sabıka oluşturur mu? Hayır. Şikâyetten vazgeçme tek başına mahkûmiyet değildir.
Sonuç: Şikâyetin Geri Çekilmesi Her Ceza Dosyasını Kapatmaz
Ceza hukukunda “Şikâyet geri çekildi, dava otomatik olarak bitti” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır. Sonuç öncelikle isnat edilen suçun şikâyete bağlı olup olmadığına göre belirlenir. Şikâyete bağlı suçlarda geçerli vazgeçme, kanundaki şartların gerçekleşmesi hâlinde soruşturmanın veya ceza davasının sona ermesine yol açabilir. Buna karşılık resen soruşturulan suçlarda mağdurun “Şikâyetçi değilim” demesi savcılığın veya mahkemenin görevini kendiliğinden sona erdirmez. Dosyada yeterli delil varsa soruşturma devam edebilir, iddianame düzenlenebilir ve açılmış kamu davasında yargılama sürdürülebilir.
Özellikle tehdit, yaralama, dolandırıcılık, aile içi şiddet, cinsel suçlar, şantaj ve birden fazla suç isnadının bulunduğu dosyalarda suçun hukuki niteliği belirlenmeden şikâyetten vazgeçmenin sonucuna ilişkin kesin değerlendirme yapılmamalıdır. Aynı olay içerisinde şikâyete bağlı ve resen soruşturulan suçların birlikte bulunması mümkündür. Bu durumda şikâyetin geri çekilmesi dosyanın yalnızca belirli bölümü üzerinde sonuç doğurabilir.
Şikâyetçi açısından da vazgeçme kararı dikkatle verilmelidir. Özellikle “şikâyetten vazgeçme”, “şahsi haklardan vazgeçme” ve “maddi-manevi tazminat taleplerinden feragat” birbirinden farklı sonuçlar doğurabilecek kavramlardır. İçeriği değerlendirilmeden imzalanan bir sulh veya vazgeçme belgesi ileride başka hak kayıplarına neden olabilir.
Sanık açısından ise şikâyetçinin vazgeçtiğini öğrenmek üzerine dosyanın sona erdiğini varsayarak duruşmalara katılmamak veya savunmayı bırakmak doğru değildir. Savcılık veya mahkeme tarafından dosyanın hukuken sona erdiği belirlenmeden ceza yargılamasının devam ettiği kabul edilerek hareket edilmelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; şikâyetten vazgeçme, şikâyetin geri çekilmesi, kamu davasının düşmesi, savcılık soruşturmaları, ceza davaları, tehdit, hakaret, yaralama, dolandırıcılık, şantaj ve diğer ceza hukuku uyuşmazlıklarında Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




