
Deport Kararı Verilen Yabancı Türkiye’den Kendi İsteğiyle Çıkarsa Giriş Yasağı Kalkar mı? 2026 Güncel Rehber
2 Kasım 2026Sınır dışı kararına karşı dava süresi kaç gündür? Süre geçirilirse sonradan dava açılabilir mi? Usulsüz tebligat, giriş yasağı, tahdit kodu ve yeni karar ihtimallerini inceleyin.
Sınır dışı etme kararına karşı kanuni süre içinde dava açılmaması hâlinde, aynı karara karşı daha sonra açılan dava kural olarak süre aşımı nedeniyle reddedilir. Ancak kararın usulüne uygun tebliğ edilmemesi, yeni bir sınır dışı kararı verilmesi veya giriş yasağı, tahdit kodu ve idari gözetim gibi ayrı bir idari işlemin bulunması hâlinde farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
2026 yılı itibarıyla sınır dışı etme kararına karşı dava açma süresi, kararın tebliğinden itibaren 7 gündür. Bu nedenle yabancının veya avukatının, tebliğ tarihinden hemen sonra dosyayı inceleyerek idare mahkemesinde iptal davası açması gerekir.
Sınır Dışı Kararına Karşı Dava Açma Süresi Kaç Gündür?
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 53. maddesine göre yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı, sınır dışı etme kararının tebliğinden itibaren 7 gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemenin bu konuda verdiği karar kesindir.
Buradaki 7 günlük süre özel dava açma süresidir. Sınır dışı kararlarında, idari işlemler için geçerli olan genel 60 günlük dava süresine güvenilmemelidir.
Süre hesaplanırken tebliğ günü kural olarak hesaba katılmaz. Bununla birlikte resmî tatiller, elektronik tebligat, vekile yapılan bildirim ve tebligatın usulü gibi ayrıntılar son günü etkileyebilir. Bu nedenle süre hesabının dosyaya özel olarak yapılması gerekir.
Sınır Dışı Kararına İtiraz ile Dava Aynı Şey midir?
Uygulamada “sınır dışı kararına itiraz” ifadesi sıklıkla kullanılmasına rağmen temel hukuki yol, kararı veren valiliğe veya Göç İdaresine yalnızca dilekçe vermek değil, yetkili idare mahkemesinde iptal davası açmaktır.
İdareye sunulan dilekçe ile mahkemede açılan dava aynı hukuki sonucu doğurmaz. Özellikle yabancının yalnızca İl Göç İdaresi Müdürlüğüne başvurması, 7 günlük dava süresinin kesin olarak durduğu veya yeniden başladığı anlamına gelmez.
Hak kaybının önlenmesi için idari başvuru yapılacak olsa bile dava açma süresi ayrıca takip edilmelidir.
Yedi Günlük Süre Geçirilirse Ne Olur?
Sınır dışı kararının usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesine rağmen 7 gün içinde dava açılmazsa karar kesinleşerek uygulanabilir hâle gelir. Daha sonra aynı kararın iptali talebiyle açılan dava, mahkeme tarafından esas incelenmeden süre aşımı nedeniyle reddedilebilir.
Bu durumda yabancının:
- Türkiye’den çıkarılması,
- Hakkında giriş yasağı uygulanması,
- Pasaport veya kimlik bilgilerine tahdit kodu işlenmesi,
- Geri gönderme merkezine alınması,
- İdari gözetim altında tutulması
gibi sonuçlarla karşılaşması mümkündür.
Ancak dava süresinin geçirilmiş olması, yabancının bütün hukuki imkânlarını her durumda kaybettiği anlamına gelmez. Tebligatın geçerliliği, sonradan verilen yeni kararlar ve ayrı idari işlemler incelenmelidir.
Genel 60 Günlük Dava Süresi Uygulanabilir mi?
Hayır. Sınır dışı etme kararına karşı YUKK’ta özel olarak 7 günlük süre düzenlendiği için genel 60 günlük idari dava süresi uygulanmaz.
“Henüz 60 gün dolmadı” düşüncesiyle hareket edilmesi ciddi hak kaybına neden olabilir. Tebliğden sonra 7 günlük süre geçirilmişse, 60 gün içinde dava açılması davayı kendiliğinden süresinde hâle getirmez.
Göç İdaresine Dilekçe Vermek Dava Süresini Durdurur mu?
Sınır dışı kararının kaldırılması için valiliğe veya Göç İdaresine dilekçe verilmesi mümkün olabilir. Fakat bu başvurunun 7 günlük özel dava süresini durduracağı varsayılmamalıdır.
İdari makamın başvuruyu incelemeye alması, yabancıya sözlü olarak beklemesinin söylenmesi veya ek belge istenmesi de mahkemeye başvuru süresini güvenli biçimde uzatmaz. En güvenli yöntem, gerekli idari başvurularla birlikte süresinde iptal davası açılmasıdır.
Usulsüz Tebligat Varsa Sonradan Dava Açılabilir mi?
Sınır dışı kararına ilişkin süre, kural olarak usulüne uygun tebliğle başlar. Kararın yabancıya hiç tebliğ edilmemesi veya tebligatın hukuken geçersiz olması hâlinde 7 günlük sürenin başlayıp başlamadığı tartışılabilir.
Aşağıdaki durumlarda tebligatın geçerliliği incelenmelidir:
- Kararın yabancı yerine ilgisiz bir kişiye verilmesi,
- Tebliğ tarihinin belgelendirilememesi,
- Kararda başvuru yolu ve süresinin gösterilmemesi,
- Yabancının anlayabileceği biçimde bilgilendirilmemesi,
- Tebliğ tutanağında imza veya tarih çelişkisi bulunması,
- Tebligat evrakı ile idari dosya kayıtlarının uyuşmaması,
- Kararın yalnızca sözlü olarak bildirilmesi.
Usulsüz tebligat iddiası her dosyada sürenin yeniden başlamasını sağlamaz. Yabancının kararı fiilen hangi tarihte öğrendiği ve tebligattaki eksikliğin dava hakkını kullanmasını etkileyip etkilemediği değerlendirilir.
Kararın Tercüme Edilmemesi Süreyi Etkiler mi?
Yabancıya sınır dışı kararının sonucu, başvuru yolu ve süresi hakkında anlayabileceği şekilde bilgi verilmesi gerekir. Kararın yalnızca Türkçe tebliğ edilmesi ve yabancının içeriği anlayamaması, somut olayın özelliklerine göre etkili başvuru hakkı bakımından tartışılabilir.
Bununla birlikte her tercüme eksikliği otomatik olarak tebligatı geçersiz kılmaz. Tercüman tutanakları, imzalı bildirim belgeleri, yabancının Türkçe bilgisi ve avukata erişim imkânı birlikte incelenir.
Yeni Sınır Dışı Kararı Verilirse Yeniden Dava Açılabilir mi?
İdare, önceki karardan sonra ortaya çıkan yeni olaylara dayanarak yabancı hakkında yeni bir sınır dışı etme kararı verebilir. Yeni karar ayrı bir idari işlem olduğu için tebliğinden itibaren yeniden 7 günlük dava süresi başlar.
Ancak yabancının sadece önceki dava süresini canlandırmak amacıyla yeni karar verilmesini talep etmesi yeterli değildir. Yeni işlemin gerçekten kurulmuş ve tebliğ edilmiş olması gerekir.
Giriş Yasağı ve Tahdit Koduna Ayrı Dava Açılabilir mi?
Sınır dışı etme kararı, Türkiye’ye giriş yasağı ve tahdit kodu birbiriyle bağlantılı olsa da her zaman aynı idari işlem değildir. Sınır dışı kararına karşı dava süresinin geçirilmesi, giriş yasağı veya tahdit koduna karşı bütün başvuru imkânlarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Yabancının dosyasında bulunan G-87, Ç-114, Ç-116, Ç-117, Ç-141, N-82 veya benzeri tahdit kodlarının hukuki dayanağı ayrıca incelenebilir. Kodun kaldırılması, giriş yasağının iptali veya meşruhatlı vize alınması için ayrı başvuru ve davalar gündeme gelebilir.
İdari Gözetim Kararına Ayrıca İtiraz Edilebilir mi?
Geri gönderme merkezinde tutulan yabancı hakkındaki idari gözetim kararı, sınır dışı etme kararından farklıdır. İdari gözetimin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.
Sınır dışı kararına karşı 7 günlük dava süresinin geçirilmiş olması, idari gözetim kararına karşı başvuru yapılmasına tek başına engel değildir. Ayrıca idari gözetimin devamına ilişkin şartlar değiştiğinde yeniden değerlendirme talep edilebilir.
Geri Gönderme Yasağı Bulunuyorsa Ne Yapılmalıdır?
Bir yabancının gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence, insanlık dışı muamele, zulüm, ciddi sağlık riski veya yaşamını tehdit eden bir durumla karşılaşma ihtimali varsa geri göndermeme ilkesi gündeme gelir.
Bu tür risklere ilişkin yeni bilgi ve belgeler ortaya çıkmışsa bunlar idareye ve ilgili yargı mercilerine gecikmeden sunulmalıdır. Sağlık raporları, uluslararası kuruluşların ülke raporları, tehdit mesajları, soruşturma belgeleri ve aile bağlarını gösteren evraklar önem taşıyabilir.
Yeni deliller, süresi geçmiş eski iptal davasını kendiliğinden canlandırmaz. Ancak yeni bir idari başvuru, yeni karar veya telafisi imkânsız zarar tehlikesine karşı acil hukuki koruma süreci gündeme gelebilir.
Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapılabilir mi?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, süresi içinde kullanılmayan olağan dava yolunun yerine geçen ikinci bir dava değildir. Kural olarak etkili başvuru yollarının zamanında tüketilmesi gerekir.
Bununla birlikte sınır dışı işleminin yaşam hakkı, kötü muamele yasağı veya aile hayatına saygı hakkı bakımından ciddi ve geri döndürülemez bir tehlike doğurması hâlinde bireysel başvuru ve tedbir talebi değerlendirilebilir. Her başvuruda tedbir kararı verileceği garanti edilemez.
Süresinde Dava Açılması Sınır Dışı İşlemini Durdurur mu?
Mevcut düzenlemeye göre yabancının rızası saklı kalmak üzere, dava açma süresi içinde ve süresinde dava açılması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Açılan davanın kararı veren makama ayrıca bildirilmesi gerekir.
Dava dilekçesine sınır dışı kararının yanında aile bağları, çalışma durumu, sağlık koşulları, eğitim hayatı, çocukların üstün yararı ve geri gönderileceği ülkedeki risklere ilişkin belgeler eklenmelidir.
Yabancı Kendi İsteğiyle Türkiye’den Çıkarsa Karar Silinir mi?
Yabancının gönüllü olarak Türkiye’den ayrılması, sınır dışı kararının, giriş yasağının veya tahdit kodunun otomatik olarak silinmesini sağlamaz. Türkiye’ye tekrar girişte yasağın kaldırılması, tahdit kodunun iptali veya meşruhatlı vize alınması gerekebilir.
Çıkış yapılmadan önce para cezası, giriş yasağı süresi ve dosyadaki tahdit kayıtlarının araştırılması sonraki başvurular bakımından önemlidir.
2026 Yılında Hak Kaybını Önlemek İçin Ne Yapılmalıdır?
Sınır dışı kararı tebliğ edilen yabancı öncelikle kararın tamamını, tebliğ tutanağını ve varsa tercüman belgelerini temin etmelidir. Pasaport giriş-çıkış kayıtları, ikamet izni evrakı, aile bağlarını gösteren belgeler ve sağlık raporları da dosyaya eklenmelidir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa, Muğla ve Aydın başta olmak üzere sınır dışı dosyalarında süreler aynı kanuna göre uygulanmakla birlikte yetkili mahkeme ve dosya uygulaması işlemi yapan makama göre değişebilir. FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, yabancılar hukuku alanındaki dosyaları somut olayın özelliklerine göre değerlendirirken Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından dava süresi, tebligatın geçerliliği ve acil hukuki koruma yolları birlikte incelenmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Sınır dışı kararına karşı dava açma süresi 15 gün müdür?
Hayır. 2026 itibarıyla sınır dışı kararına karşı dava açma süresi, kararın tebliğinden itibaren 7 gündür.
2. Yedi günlük süre geçtikten sonra 60 gün içinde dava açılabilir mi?
Kural olarak hayır. Sınır dışı kararları için özel 7 günlük süre uygulanır. Genel 60 günlük süreye dayanılması davayı süresinde hâle getirmez.
3. Göç İdaresine itiraz dilekçesi vermek süreyi durdurur mu?
Buna güvenilmemelidir. İdari başvuru yapılması mahkemede dava açma süresini kesin olarak durdurmayabilir. Dava süresi ayrıca takip edilmelidir.
4. Karar bana tebliğ edilmediyse dava süresi başlamış sayılır mı?
Usulüne uygun tebligat bulunmuyorsa sürenin başlayıp başlamadığı tartışılabilir. Ancak kararın fiilen öğrenildiği tarih ve dosyadaki tebligat belgeleri incelenmelidir.
5. Sınır dışı kararı yalnızca Türkçe tebliğ edilirse geçerli midir?
Yabancının karar ve başvuru yolları hakkında anlayabileceği şekilde bilgilendirilmesi gerekir. Fakat tercüme eksikliği her durumda otomatik geçersizlik doğurmaz.
6. Süre geçirilmiş olsa bile giriş yasağı kaldırılabilir mi?
Koşulları varsa giriş yasağının kaldırılması, tahdit kodunun iptali veya meşruhatlı vize için ayrı başvuru yapılabilir.
7. Geri gönderme merkezindeki yabancı ne yapabilir?
Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde dava, idari gözetim kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvuru değerlendirilebilir.
8. Yeni delil bulunursa eski dava süresi yeniden başlar mı?
Yeni delil, eski kararın dava süresini kendiliğinden başlatmaz. Ancak yeni idari başvuru, yeni karar veya acil koruma süreci bakımından etkili olabilir.
9. Sınır dışı davasında verilen karara itiraz edilebilir mi?
YUKK kapsamında idare mahkemesinin sınır dışı kararına ilişkin hükmü kesindir. Bu nedenle dosyanın ilk aşamada eksiksiz hazırlanması büyük önem taşır.
Uzman Hukuki Destek
Sınır dışı kararlarında yalnızca birkaç günlük gecikme dahi dava hakkının kaybedilmesine yol açabilir. Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Mersin, Bursa, Muğla, Aydın ve Türkiye genelinde hizmet veren yabancılar hukuku alanında uzman avukat ile çalışarak haklarınızı güvence altına alabilirsiniz.
Sınır dışı kararının iptali, usulsüz tebligat, idari gözetim, giriş yasağı ve tahdit kodu uyuşmazlıklarında FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
Telefon ve WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara




