
Şirket Ortağının Şirket Mallarını Başka Şirkete Devretmesi Halinde Ne Yapılmalı? 2026 Güncel Hukuki Rehber
14 Ağustos 2026
Şirket Yöneticisinin Kendi Yakınlarına Para Aktarmasının Hukuki Sonuçları – 2026 Güncel Rehber
14 Ağustos 2026Şirket taşınmazı, aracı, makinesi veya diğer malvarlığı ortağın eşine, çocuğuna, kardeşine ya da yakınının şirketine devredildiyse işlem iptal edilebilir mi? İhtiyati tedbir, muvazaa, yönetici sorumluluğu ve tazminat yolları.
Şirket ortakları arasında uyuşmazlık başladıktan sonra karşılaşılan en ciddi durumlardan biri, şirketin değerli malvarlığının ortaklardan birinin eşine, çocuğuna, kardeşine, akrabasına veya bunların kontrolündeki şirketlere devredilmesidir. Özellikle şirket taşınmazlarının piyasa değerinin çok altında satılması, araçların yakınlara geçirilmesi, makinelerin bağlantılı şirketlere aktarılması veya şirket hesabındaki paranın ortakların yakınlarına gönderilmesi, şirket malvarlığının bilinçli şekilde azaltıldığı iddiasını gündeme getirebilir. Ancak önemli bir ayrım yapılmalıdır: Bir şirket malının ortağın yakınına devredilmiş olması tek başına işlemi otomatik olarak geçersiz veya iptal edilebilir hâle getirmez. Devrin gerçek amacı, bedelin ödenip ödenmediği, piyasa değeri, şirketin ekonomik menfaati, işlemi yapan kişinin yetkisi, gerekli şirket kararlarının bulunup bulunmadığı ve devralan kişinin işlemin niteliğini bilip bilmediği birlikte değerlendirilmelidir.
Şirket Malı Ortağın Eşine veya Kardeşine Satılabilir mi?
Kural olarak şirketin bir malını ortağın yakınına satmasını mutlak şekilde yasaklayan genel bir kural yoktur. Gerçek bir ticari işlem bulunuyor, mal piyasa koşullarına uygun bedelle satılıyor, satış bedeli gerçekten şirkete ödeniyor ve işlem şirket menfaatine aykırı değilse sırf alıcının ortağın yakını olması işlemi hukuka aykırı hâle getirmez.
Ancak 20 milyon TL değerindeki şirket taşınmazının ortağın eşine 3 milyon TL’ye devredilmesi ve satış bedelinin dahi şirkete ödenmemesi tamamen farklı değerlendirilir.
Burada yakınlık ilişkisi tek başına değil, diğer şüpheli unsurlarla birlikte önem kazanır.
Hangi Devirler Şüpheli Kabul Edilebilir?
Şirket malının gerçek değerinin çok altında devredilmesi, satış bedelinin şirkete hiç ödenmemesi, alıcının şirket yöneticisinin eşi veya yakını olması, devrin ortaklık uyuşmazlığı başladıktan hemen sonra yapılması, şirketin ekonomik faaliyetlerini sürdüremeyecek ölçüde malvarlığının çıkarılması, görünürde satış yapılmasına rağmen malın fiilen eski yönetici tarafından kullanılmaya devam edilmesi veya kısa süre sonra malın başka kişilere aktarılması işlemin gerçek amacının araştırılmasını gerektiren önemli göstergelerdir.
Özellikle bu unsurlardan birkaçının aynı dosyada bulunması önemlidir.
Devir Otomatik Olarak İptal Edilir mi?
Hayır. Uygulamada sık yapılan hata budur. “Mal eşine devredilmiş, tapu kesin iptal edilir” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Öncelikle işlemin hukuki niteliğinin belirlenmesi gerekir. Muvazaalı işlem mi vardır? Şirket temsilcisi yetkisiz mı hareket etmiştir? Genel kurul veya yönetim kurulu kararında hukuka aykırılık mı vardır? Yönetici şirket menfaatine aykırı mı davranmıştır? Şirketin devralandan alacağı mı bulunmaktadır? Yoksa şirket zararının yöneticiden tazmini mi gerekmektedir?
Doğru dava türü bu soruların cevaplarına göre belirlenir.
Muvazaalı Devir Nedir?
Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla görünürde yaptıkları işlemin gerçek iradeleriyle uyuşmaması durumunu ifade eder.
Örneğin şirket taşınmazının gerçekte herhangi bir bedel alınmaksızın ortağın kardeşine aktarılması ancak tapuda satış yapılmış gibi gösterilmesi hâlinde işlemin gerçek niteliği tartışılabilir.
Ancak muvazaa yalnızca “Alıcı satıcının kardeşidir” denilerek ispatlanamaz. İşlemin ekonomik ve hukuki gerçekliği ortaya konulmalıdır.
Muvazaa Nasıl İspatlanabilir?
Şirket uyuşmazlıklarında muvazaa çoğu zaman tek bir belgeyle ortaya çıkmaz. İşlemin bütün koşulları birlikte değerlendirilir.
Taşınmazın gerçek piyasa değeri ile satış bedeli arasındaki olağan dışı fark, alıcının bu bedeli ödeme gücünün bulunmaması, banka üzerinden gerçek ödeme yapılmaması, tarafların yakınlığı, malın devredildikten sonra aynı kişi tarafından kullanılmaya devam edilmesi ve işlemin zamanlaması önemli olabilir.
Örneğin aylık geliri sınırlı olan bir kişinin 30 milyon TL değerindeki şirket taşınmazını satın aldığı ileri sürülüyor ancak herhangi bir banka ödemesi gösterilemiyorsa satışın gerçekliği ayrıca araştırılabilir.
Satış Bedeli Ödenmemişse Devir İptal Edilebilir mi?
Satış bedelinin ödenmemesi son derece önemli olabilir ancak tek başına her durumda tapu iptaline yol açan otomatik bir sonuç değildir. Satış sözleşmesinin niteliği, ödeme şartları ve tarafların gerçek iradesi ayrıca değerlendirilmelidir.
Bununla birlikte bedelin ödenmemiş olması şirketin devralan kişiye karşı alacak talebini veya yöneticinin sorumluluğunu gündeme getirebilir.
Piyasa Değerinin Çok Altında Satış Yapılması İptal Sebebi midir?
Tek başına düşük satış bedeli her durumda işlemi geçersiz hâle getirmez. Ancak şirket yöneticisinin şirket menfaatlerini koruma yükümlülüğü bakımından son derece önemli olabilir.
Örneğin piyasa değeri 50 milyon TL olan şirket deposunun yöneticinin eşine 8 milyon TL’ye satılması nedeniyle şirket 42 milyon TL ekonomik kayba uğramışsa yöneticinin sorumluluğu ciddi şekilde gündeme gelebilir.
Bu nedenle bu tür dosyalarda devir tarihindeki gerçek piyasa değerinin bilirkişi veya ekspertiz yoluyla tespiti önem taşır.
Şirket Taşınmazı Ortağın Eşine Devredilmişse Ne Yapılabilir?
İlk olarak tapu kayıtları, devir tarihi, satış bedeli ve devralan kişinin kimliği belirlenmelidir. Ardından satış bedelinin gerçekten şirket hesabına girip girmediği araştırılmalıdır.
Taşınmazın devir tarihindeki gerçek piyasa değeri de belirlenmelidir.
Eğer taşınmazın üçüncü kişilere tekrar devredilme tehlikesi bulunuyorsa somut uyuşmazlığa uygun şekilde ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmelidir.
Tapuya İhtiyati Tedbir Konulabilir mi?
HMK’daki şartların gerçekleşmesi hâlinde taşınmazın yeniden devredilmesini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir gündeme gelebilir.
Ancak mahkeme tedbiri yalnızca “Taşınmaz ortağın eşine devredildi” gerekçesiyle otomatik olarak vermez. Hak iddiasının ve mevcut tehlikenin yaklaşık olarak ortaya konulması gerekir.
Özellikle taşınmazın kısa sürede başka kişilere aktarılacağına ilişkin somut emareler bulunuyorsa hızlı hareket edilmesi önemlidir.
Taşınmaz Üçüncü Bir Kişiye Tekrar Satılırsa Ne Olur?
Bu durum hukuki süreci ciddi şekilde zorlaştırabilir. Özellikle sonraki alıcının hukuki durumu ve iyi niyet iddiası önem kazanabilir.
Bu nedenle şüpheli taşınmaz devri öğrenildiğinde aylarca beklemek yerine tapu kayıtlarının ve olası geçici hukuki koruma yollarının hızlı şekilde değerlendirilmesi önemlidir.
Şirket Aracı Ortağın Çocuğuna Devredilmişse Ne Yapılabilir?
Araçlarda da aynı temel yaklaşım uygulanır. Aracın devir tarihindeki piyasa değeri, satış bedeli, ödemenin yapılıp yapılmadığı ve devrin hangi şirket kararına dayandığı araştırılmalıdır.
Örneğin 5 milyon TL değerindeki şirket aracının 500.000 TL’ye ortağın çocuğuna devredildiği ve hiçbir ödeme yapılmadığı belirlenirse şirketin uğradığı zarar bakımından önemli deliller ortaya çıkabilir.
Şirket Makineleri Ortağın Kardeşinin Şirketine Aktarılmışsa Ne Olur?
Özellikle üretim şirketlerinde makineler şirketin temel ekonomik varlıklarıdır. Makinelerin başka şirkete aktarılması şirketin faaliyetlerini fiilen sona erdirebilir.
Devralan şirket ortağın kardeşine aitse, makinelerin düşük bedelle devredildiği ve eski şirketin müşterilerinin de yeni şirkete yönlendirildiği görülüyorsa yalnızca tek tek mal satışları değil, şirketin ekonomik faaliyetinin başka şirkete taşınıp taşınmadığı incelenmelidir.
Şirket Malları Ortağın Yeni Kurduğu Şirkete Aktarılırsa Ne Olur?
Bu durum ortaklık uyuşmazlıklarında oldukça önemlidir. Bir ortak yeni şirket kurup eski şirketin makinelerini, araçlarını, stoklarını, çalışanlarını ve müşterilerini sistematik şekilde yeni şirkete aktarıyorsa şirket menfaatine aykırılık, yöneticinin sadakat yükümlülüğü, rekabet yasağı, haksız rekabet ve yöneticilerin sorumluluğu birlikte gündeme gelebilir.
Bu noktada yalnızca fiziksel mallara odaklanılmamalıdır. Müşteri portföyü ve ticari sırlar da ciddi ekonomik değer taşır.
Şirket Hesabından Ortağın Eşine Para Gönderilmişse Ne Yapılabilir?
Öncelikle ödemenin hukuki sebebi araştırılmalıdır. Ortağın eşinin şirketten gerçek bir alacağı bulunabilir. Şirkete mal veya hizmet sunmuş olabilir.
Ancak milyonlarca liralık transferin hiçbir sözleşme, fatura veya ticari ilişki olmaksızın gerçekleştirilmesi hâlinde paranın neden aktarıldığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Banka hareketleri, muhasebe kayıtları ve faturalar birlikte incelenmelidir.
Şirketin Parasının Yakınlara Dağıtılması Yönetici Sorumluluğu Doğurur mu?
Şirket yöneticisinin kanundan ve şirket düzenlemelerinden doğan yükümlülüklerini kusurlu şekilde ihlal ederek şirket zararına neden olması hâlinde TTK kapsamında yöneticilerin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Anonim şirketlerde özellikle TTK m.553 ve devamındaki sorumluluk hükümleri önemlidir. Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu bakımından da ilgili TTK hükümleri değerlendirilir.
Yöneticinin aynı zamanda çoğunluk ortağı olması sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Çoğunluk Ortağı İstediği Kararı Alabilir mi?
Hayır. Şirket sermayesinin çoğunluğunu elinde bulundurmak sınırsız yetki sağlamaz. Genel kurul kararlarının kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun olması gerekir.
Çoğunluk ortağının oy gücünü şirket malvarlığını kendisine veya yakınlarına aktarmak amacıyla kullanması şirketler hukuku bakımından ciddi sorunlara yol açabilir.
Genel Kurul Kararı İptal Edilebilir mi?
TTK’daki şartların bulunması hâlinde kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararlarına karşı iptal davası gündeme gelebilir.
Özellikle çoğunluk ortağının kendi yakınına avantaj sağlayan işlemi genel kurul kararıyla gerçekleştirmeye çalışması hâlinde kararın hukuka uygunluğu değerlendirilmelidir.
İptal davası bakımından kanuni süreler son derece önemlidir.
Butlan ile İptal Arasındaki Fark Nedir?
Her hukuka aykırı genel kurul kararı aynı yaptırıma tabi değildir. Bazı kararlar iptal edilebilir nitelikteyken daha ağır hukuka aykırılıklar butlan sonucunu doğurabilir.
Hangi hukuki yaptırımın uygulanacağı kararın içeriğine ve hukuka aykırılığın niteliğine göre belirlenir.
Bu ayrım dava süresi ve talep biçimi bakımından önemlidir.
Yönetim Kurulu Üyesine Karşı Sorumluluk Davası Açılabilir mi?
Şirket malvarlığının bağlantılı kişilere şirket zararına devredilmesinde en önemli hukuki yollardan biri yöneticilerin sorumluluğudur.
Yöneticinin şirketin 40 milyon TL değerindeki taşınmazını kendi eşine ait şirkete 10 milyon TL’ye sattığını düşünelim. İşlem sonucunda şirket 30 milyon TL zarar etmişse yöneticinin bu zarardan sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ancak zarar miktarı, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağı somut olayda ortaya konulmalıdır.
Şirket Zararını Diğer Ortak Kendi Hesabına İsteyebilir mi?
Her zaman değil. Şirketin malvarlığında meydana gelen zarar ile ortağın kişisel zararı birbirinden ayrılmalıdır.
Şirket taşınmazının değerinin altında satılması nedeniyle doğrudan ekonomik kayıp çoğu durumda şirket tüzel kişiliğinde meydana gelir. Ortağın pay değerinin azalması ise bunun dolaylı sonucu olabilir.
Bu nedenle davayı kimin açacağı ve tazminatın kime ödeneceği dava öncesinde doğru belirlenmelidir.
İhtiyati Haciz İstenebilir mi?
Uyuşmazlık sonucunda belirli ve para ile ölçülebilir bir alacak ortaya çıkıyorsa ve İcra ve İflas Kanunu’ndaki şartlar mevcutsa ihtiyati haciz değerlendirilebilir.
Ancak ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbir aynı değildir. Taşınmazın devrini engellemek amacıyla kullanılan geçici hukuki koruma ile para alacağını güvence altına almak amacıyla başvurulan ihtiyati haczin koşulları farklıdır.
Ortağın Kişisel Mallarına Tedbir Konulabilir mi?
“Şirketten mal kaçırdı, bütün kişisel mallarını donduralım” şeklinde otomatik bir mekanizma bulunmamaktadır. Talep edilen tedbir ile uyuşmazlığın konusu ve korunmak istenen hak arasında bağlantı bulunması gerekir.
Para alacağı bakımından ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirket Defterleri İncelenebilir mi?
Evet. Şüpheli devirlerin ortaya çıkarılmasında şirket muhasebesi en önemli delil kaynaklarından biridir.
Satış faturaları, cari hesap hareketleri, e-faturalar, e-defter kayıtları, banka hareketleri, demirbaş kayıtları, stok hareketleri, yönetim kurulu kararları ve genel kurul tutanakları birlikte incelenmelidir.
Delil Tespiti İstenebilir mi?
Delillerin sonradan kaybolması veya değiştirilmesi riski varsa şartları oluştuğunda mahkemeden delil tespiti talep edilmesi değerlendirilebilir.
Özellikle elektronik muhasebe kayıtları, stok durumu, makinelerin mevcut konumu veya belirli ticari kayıtların daha sonra değişebileceği durumlarda delil tespiti önemli olabilir.
Özel Denetçi Talep Edilebilir mi?
Anonim şirketlerde TTK’daki koşulların bulunması hâlinde belirli işlemlerin açıklığa kavuşturulması amacıyla özel denetim mekanizması kullanılabilir.
Örneğin son iki yıl içerisinde ortakların yakınlarına yapılan bütün mal satışlarının, fiyatların ve ödemelerin araştırılması gereken bir uyuşmazlıkta özel denetim şartları değerlendirilebilir.
Şirket Ortağının Yakını Hakkında da Dava Açılabilir mi?
Bu, açılacak davanın türüne göre değişir. Şirket yöneticisine yöneltilecek sorumluluk davası ile devralan kişiye karşı ileri sürülecek talepler aynı değildir.
Devralan kişinin işlemin tarafı olması nedeniyle bazı davalarda taraf gösterilmesi gerekebilir. Ancak hangi talebin kime yöneltileceği somut işlemin hukuki niteliğine göre belirlenmelidir.
Yakının İyi Niyetli Olması Sonucu Değiştirir mi?
Özellikle üçüncü kişiye yapılan devirlerde devralanın iyi niyeti bazı uyuşmazlıklarda son derece önemlidir.
Ancak alıcının yöneticinin eşi, kardeşi veya çocuğu olması otomatik olarak kötü niyetli olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde yakınlık ilişkisi iyi niyetin her durumda kabul edilmesini de sağlamaz.
İşlemin koşulları değerlendirilmelidir.
Yakının Satış Bedelini Ödeyebilecek Ekonomik Gücü Yoksa Ne Olur?
Bu, muvazaa iddiasının değerlendirilmesinde önemli bir emare olabilir.
Örneğin 50 milyon TL değerindeki taşınmazı satın aldığı ileri sürülen kişinin bu bedeli karşılayabilecek gelir veya malvarlığının bulunmaması ve banka üzerinden herhangi bir ödeme yapıldığının gösterilememesi satışın gerçekliğinin araştırılmasını gerektirebilir.
Ancak ekonomik güç bulunmaması tek başına muvazaanın kesin kanıtı değildir.
Devirden Sonra Malı Hâlâ Eski Ortak Kullanıyorsa Ne Olur?
Bu da önemli bir gösterge olabilir. Örneğin şirket aracı ortağın eşine satılmış ancak araç hâlen aynı ortak tarafından kullanılmaya devam ediliyorsa görünürdeki devir ile fiili durum arasındaki fark incelenebilir.
Benzer şekilde taşınmaz devredilmiş ancak kira ödenmeksizin eski şirket tarafından kullanılmaya devam ediliyorsa işlemin gerçek ekonomik yapısı araştırılmalıdır.
Devir Ortaklık Kavgasından Hemen Sonra Yapılmışsa Önemli midir?
Evet. İşlemin zamanlaması delil değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Örneğin ortaklardan biri diğer ortağa şirketten ayrılmasını teklif ediyor, anlaşma sağlanamıyor ve takip eden günlerde şirket taşınmazları, araçları ve makineleri yöneticinin yakınlarına aktarılmaya başlanıyorsa bu kronoloji işlemlerin amacı bakımından önemli olabilir.
Ancak zamanlama yine tek başına hukuka aykırılığı kanıtlamaz.
Şirket Mallarının Yakınlara Devredilmesi Ceza Suçu Olabilir mi?
Her şirketler hukuku uyuşmazlığı suç değildir. Bununla birlikte olayın niteliğine göre güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, belgede sahtecilik veya başka suç tiplerinin unsurları gündeme gelebilir.
Örneğin gerçekte olmayan satışlar için sahte belgeler düzenlenmesi veya şirket malvarlığının kişisel yarar sağlamak amacıyla hukuka aykırı şekilde kullanılması ceza hukuku bakımından ayrıca incelenebilir.
Ancak ceza şikâyeti ticari uyuşmazlıkta baskı aracı olarak kullanılmamalıdır.
Sahte Fatura Kullanılmışsa Ne Olur?
Şirket malvarlığının yakınlara aktarılmasını gizlemek amacıyla gerçeğe aykırı faturalar veya muhasebe kayıtları düzenlenmişse olay yalnızca şirketler hukuku açısından değil vergi ve ceza hukuku bakımından da sonuç doğurabilir.
Fatura bulunması işlemin gerçek olduğunu tek başına kanıtlamaz. Mal veya hizmet hareketinin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılabilir.
Vergisel Sonuçları Olabilir mi?
Evet. Şirket ile ortak veya ilişkili kişiler arasındaki piyasa koşullarına aykırı işlemler kurumlar vergisi, KDV, transfer fiyatlandırması ve örtülü kazanç dağıtımı gibi başlıklarda vergisel inceleme konusu olabilir.
Bu nedenle şirket malvarlığının yakınlara düşük bedelle aktarılması yalnızca ortaklar arasındaki özel hukuk uyuşmazlığı olarak değerlendirilmemelidir.
En Güçlü Deliller Nelerdir?
Bu tür uyuşmazlıklarda özellikle tapu ve araç kayıtları, satış sözleşmeleri, banka hesap hareketleri, şirket defterleri, e-faturalar, e-defter kayıtları, ekspertiz raporları, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, ticaret sicili kayıtları ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar önemlidir.
Tek bir delilden ziyade bütün işlemlerin kronolojik olarak çıkarılması çok daha güçlü bir ispat tablosu oluşturabilir.
Örnek Olay: 40 Milyon TL’lik Taşınmazın Ortağın Eşine Devri
A ve B, X Ltd. Şti.’nin yüzde 50’şer ortağıdır. A aynı zamanda şirket müdürüdür. Ortaklar arasında uyuşmazlık çıktıktan iki hafta sonra şirketin piyasa değeri yaklaşık 40 milyon TL olan deposu A’nın eşine 7 milyon TL bedelle devredilir. Şirket banka hesabında 7 milyon TL’lik ödeme görünmez. Devirden sonra depo A’nın kontrolünde kullanılmaya devam eder.
Böyle bir olayda yalnızca “alıcı müdürün eşidir” denilmesi yerine satış bedelinin gerçekliği, ödeme kayıtları, taşınmazın gerçek piyasa değeri, A’nın temsil yetkisi, şirket kararları ve tarafların gerçek iradesi birlikte incelenmelidir.
Taşınmazın yeniden üçüncü kişiye devredileceğine ilişkin somut risk bulunuyorsa ihtiyati tedbir olanağı da gecikmeden değerlendirilmelidir.
Örnek Olay: Araçların Kardeşin Şirketine Aktarılması
Bir lojistik şirketinin 20 aracı bulunmaktadır. Ortaklık uyuşmazlığının başlamasından sonra müdür olan ortak 15 aracı kardeşinin yeni kurduğu şirkete düşük bedelle devreder. Aynı dönemde eski şirketin müşterileri de kardeşin şirketine yönlendirilir.
Burada yalnızca 15 ayrı araç satışı değil, eski şirketin ticari faaliyetinin yeni şirkete aktarılıp aktarılmadığı araştırılmalıdır. Araçların piyasa değerleri, satış bedelleri, ödeme hareketleri, müşteri geçişleri ve şirketlerin ortaklık bağlantıları birlikte değerlendirilmelidir.
Şirket Malvarlığını Korumak İçin İlk Yapılması Gerekenler
Şüpheli devir öğrenildiğinde önce şirketin mevcut malvarlığının güncel durumu belirlenmeli, şüpheli işlemler kronolojik olarak çıkarılmalı, tapu ve araç kayıtları kontrol edilmeli, banka ve muhasebe hareketleri karşılaştırılmalı, devralan kişilerle ortak arasındaki bağlantılar belirlenmeli ve malların tekrar devredilme riski değerlendirilmelidir.
Ardından somut olayın niteliğine göre ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, genel kurul kararının iptali, yöneticilerin sorumluluğu, tazminat, özel denetim, delil tespiti ve gerekiyorsa ceza hukuku yolları değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Şirket malı ortağın eşine devredilebilir mi? Gerçek ve şirket menfaatine uygun ticari işlem olması hâlinde mümkündür; yakınlık tek başına işlemi geçersiz kılmaz. Ortağın eşine yapılan tapu devri iptal edilebilir mi? İşlemin hukuki sebebi, muvazaa, temsil yetkisi, şirket kararları ve devralanın hukuki durumu incelenmelidir. Düşük bedelli satış iptal sebebi midir? Tek başına otomatik iptal nedeni değildir ancak şirket zararının ve işlemin gerçek amacının tespitinde önemli olabilir. Satış bedeli hiç ödenmemişse ne olur? Şirketin alacak ve sorumluluk talepleri gündeme gelebilir; işlemin gerçekliği ayrıca araştırılabilir. Tapuya tedbir konulabilir mi? HMK’daki şartların bulunması hâlinde uyuşmazlığın niteliğine uygun ihtiyati tedbir değerlendirilebilir. Şirket malları kardeşin şirketine aktarılırsa ne yapılabilir? İşlemlerin piyasa koşulları, şirket menfaati ve yöneticinin sorumluluğu incelenebilir. Yöneticiye tazminat davası açılabilir mi? TTK kapsamında sorumluluk şartları oluşmuşsa mümkündür. Şirket ortağının yakını hakkında dava açılabilir mi? Talebin niteliğine ve devralanın hukuki konumuna göre mümkün olabilir. Muvazaa nasıl kanıtlanır? Bedel, ödeme hareketleri, ekonomik güç, yakınlık, fiili kullanım ve işlemlerin kronolojisi birlikte değerlendirilebilir. Suç duyurusu yapılabilir mi? Somut fiil bir suçun unsurlarını oluşturuyorsa mümkündür; her şirket uyuşmazlığı suç değildir.
Sonuç: Yakına Yapılan Her Devir Geçersiz Değildir; Ancak Şirketi Boşaltma Amacı Taşıyan İşlemlere Karşı Hızla Hareket Edilmelidir
Şirket malvarlığının ortakların eşine, çocuklarına, kardeşlerine veya bunların kontrol ettiği şirketlere devredilmesi tek başına işlemin iptali için yeterli değildir. Ancak yakınlık ilişkisine düşük satış bedeli, bedelin hiç ödenmemesi, şirket zararının ortaya çıkması, devrin ortaklık uyuşmazlığından hemen sonra gerçekleştirilmesi ve malın fiilen aynı kişi tarafından kullanılmaya devam edilmesi gibi unsurlar eklendiğinde işlemin gerçek amacı ciddi biçimde tartışmalı hâle gelebilir.
Bu tür dosyalarda yalnızca “Mal yakınına kaçırıldı” iddiasıyla hareket edilmemeli; malın devir tarihindeki gerçek piyasa değeri, satış bedeli, banka hareketleri, şirket kararları, temsil yetkisi ve devralanın hukuki durumu somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Devir gerçekleşmemişse öncelikli amaç işlemin tamamlanmasını önlemek olabilir. Devir tamamlanmış ve malın yeniden üçüncü kişilere aktarılma tehlikesi bulunuyorsa geçici hukuki koruma ihtiyacı daha da önem kazanır. Şirketin uğradığı zarar bakımından ise yöneticilerin sorumluluğu ve tazminat talepleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle yüksek değerli şirket taşınmazları, araç filoları, fabrikalar, makineler ve şirket hesaplarındaki paranın bağlantılı kişilere aktarıldığı uyuşmazlıklarda erken delil tespiti ve hızlı hukuki müdahale, yıllar sonra yalnızca zarar tazmini istemekten çok daha etkili olabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; şirket malvarlığının ortakların yakınlarına devredilmesi, muvazaalı şirket işlemleri, şirketten mal kaçırma, ortaklar arası uyuşmazlıklar, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, yönetici sorumluluğu, genel kurul kararlarının iptali, özel denetim ve ticari davalarda Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




