
Şirket Kârının Ortaklardan Gizlenmesi Halinde Hukuki Yollar Nelerdir? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026
Şirket Ortakları Arasında Para Transferleri Nasıl İspatlanır? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026Şirket Ortağına Haksız Borç Çıkarılırsa Ne Yapılır? 2026 Rehberi
Şirket ortağına gerçekte olmayan borç çıkarılırsa ne yapılabilir? Ortaklar cari hesabı, sahte borç kaydı, ticari defterler, menfi tespit davası, genel kurul kararının iptali, icra takibine itiraz ve yönetici sorumluluğunu 2026 güncel rehberimizde inceleyin.
Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklarda en ciddi sorunlardan biri, bir ortağın şirket kayıtlarında gerçekte bulunmayan veya miktarı gerçeği yansıtmayan şekilde şirkete borçlu gösterilmesidir.
Özellikle ortaklar arasındaki ilişki bozulduktan sonra;
“Şirkete borcun var.”
“Ortaklar cari hesabında 3 milyon TL borçlusun.”
“Şirketten geçmişte para çekmişsin.”
“Sermaye borcunu ödemedin.”
“Şirket senin adına ödeme yaptı.”
gibi iddialar ileri sürülebilmektedir.
Bazı durumlarda bu borç gerçekten mevcut olabilir. Ancak bazı uyuşmazlıklarda şirket kayıtları, muhasebe fişleri, cari hesaplar veya genel kurul kararları kullanılarak ortağa dayanağı bulunmayan bir borç yüklenmeye çalışıldığı iddia edilmektedir.
Bu durumda ortağın öncelikle borcun hangi hukuki ilişkiye dayandırıldığını belirlemesi gerekir.
Çünkü sermaye koyma borcu, şirketten alınan borç, ortaklar cari hesabı, şirketin ortak adına yaptığı ödeme ve tamamen gerçeğe aykırı muhasebe kaydı birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurur.
Somut olaya göre;
borca ve icra takibine itiraz,
menfi tespit davası,
istirdat davası,
genel kurul kararının iptali veya butlanı,
bilgi alma ve inceleme hakkı,
yönetici sorumluluğu
ve fiilin niteliğine göre ceza hukuku yolları gündeme gelebilir.
Güncel 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Şirket Ortağı Hangi Sebeplerle Şirkete Borçlu Olabilir?
Bir ortağın şirket kayıtlarında borçlu görünmesi tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmez.
Borç farklı hukuki sebeplerden doğabilir.
Örneğin:
- Taahhüt edilen sermayenin ödenmemesi
- Şirketten borç para alınması
- Şirket kredi kartının kişisel amaçla kullanılması
- Şirketin ortak adına kişisel ödeme yapması
- Avans alınıp mahsup edilmemesi
- Şirket kasasından para çekilmesi
- Ortağın şirkete verdiği zarardan kaynaklanan alacak
- Ortaklar cari hesabındaki işlemler
- Sözleşmesel borçlar
- Haksız alınan kâr payının iadesi
Bu nedenle:
“Muhasebede borç görünüyor.”
ifadesi borcun gerçekten mevcut olduğunu tek başına kanıtlamaz; ancak aynı şekilde borcun kesinlikle sahte olduğunu da göstermez.
Borç kaydının hukuki sebebi ve dayanak belgeleri araştırılmalıdır.
Ortaklar Cari Hesabı Nedir?
Ortaklar cari hesabı, şirket ile ortak arasındaki mali hareketlerin muhasebeleştirildiği hesaplardan biridir.
Burada;
ortağın şirkete verdiği paralar,
şirketten aldığı paralar,
ortak adına yapılan ödemeler
ve benzeri işlemler görülebilir.
Ortaklık uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri:
“Muhasebede ortağın şirkete borcu var.”
iddiasının yalnızca cari hesap bakiyesine dayandırılmasıdır.
Oysa cari hesap kaydının hangi gerçek işlemden kaynaklandığı ayrıca incelenmelidir.
Muhasebe Kaydı Tek Başına Ortağın Borçlu Olduğunu İspatlar mı?
Her durumda hayır.
Ticari defterlerin delil niteliği HMK ve TTK hükümleri kapsamında değerlendirilir.
Muhasebe kayıtları önemli delillerdir; ancak özellikle şirketin kendi kontrolünde oluşturduğu tek taraflı kayıtların dayanak belgelerle uyumu önemlidir.
Örneğin:
“A ortağına 2.000.000 TL borç kaydı girildi.”
şeklindeki muhasebe kaydı için şu sorular sorulmalıdır:
Para gerçekten A’ya ödendi mi?
Banka transferi var mı?
Kasa çıkışı mevcut mu?
A’nın imzasını taşıyan belge var mı?
Borç sözleşmesi mevcut mu?
Ödemenin başka bir hukuki sebebi olabilir mi?
Şirket Ortağına Sonradan Borç Kaydı Girilebilir mi?
Muhasebe kayıtlarının sonradan düzeltilmesi veya hatalı kayıtların düzeltilmesi mümkündür.
Ancak ortaklık uyuşmazlığı başladıktan sonra geçmiş dönemlere ilişkin yüksek tutarlı borçların aniden ortaya çıkması dikkatle incelenmelidir.
Örneğin ortak yıllardır şirkete borçlu görünmezken, dava hazırlıkları başladıktan sonra:
“2022’den beri şirkete 5 milyon TL borçlusun.”
deniliyorsa;
kayıt tarihi,
yevmiye maddeleri,
dayanak belgeler,
banka hareketleri,
önceki bilançolar
ve muhasebe kayıtlarının değişiklik geçmişi
incelenmelidir.
Ortağın İmzası Olmadan Borç Kaydı Oluşturulabilir mi?
Muhasebe kaydının oluşturulması için her durumda ortağın imzası gerekmez.
Ancak bu durum:
“Şirket muhasebeye ne yazarsa ortak borçlu olur.”
anlamına gelmez.
Şirket alacağının gerçekten doğduğunu ispatlayacak hukuki ve mali dayanakların bulunması gerekir.
Özellikle borcun dayanağı bir ödünç sözleşmesi olduğu ileri sürülüyorsa paranın gerçekten ortağa verilip verilmediği araştırılmalıdır.
Şirket Banka Hesabından Ortağa Para Gönderilmişse Bu Her Zaman Borç mudur?
Hayır.
Banka transferinin hukuki sebebi önemlidir.
Ortağa yapılan ödeme;
kâr payı,
masraf iadesi,
ücret,
önceden şirkete verilen borcun geri ödemesi,
avans
veya gerçekten ödünç para
olabilir.
Dolayısıyla banka açıklamasında yalnızca:
“Transfer”
yazması ödemenin mutlaka borç olduğunu göstermez.
İşlemin hukuki sebebi diğer delillerle birlikte belirlenmelidir.
Ortağın Şirkete Verdiği Para Sonradan Ortağın Borcu Gibi Gösterilebilir mi?
Muhasebe kayıt hataları veya kasıtlı işlemler nedeniyle böyle uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.
Örneğin ortak şirkete 1 milyon TL finansman sağlamıştır.
Normalde şirketin ortağa borcu söz konusu olabilecekken kayıt ters şekilde işlenerek:
“Ortak şirkete 1 milyon TL borçlu.”
sonucu ortaya çıkmış olabilir.
Bu nedenle cari hesap incelenirken yalnızca bakiye değil, her hareketin borç ve alacak yönü kontrol edilmelidir.
Sermaye Borcu ile Cari Hesap Borcu Aynı Şey midir?
Hayır.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Ortağın şirket kuruluşunda veya sermaye artırımında taahhüt ettiği sermayeyi ödememesi sermaye koyma borcu ile ilgilidir.
Şirketten aldığı para nedeniyle ortaya çıktığı iddia edilen tutar ise farklı bir borç ilişkisidir.
Bu iki kalemin;
hukuki dayanağı,
muacceliyeti,
ispatı
ve sonuçları farklı olabilir.
Haksız Borç Kaydını Öğrenen Ortak İlk Olarak Ne Yapmalı?
İlk yapılması gereken doğrudan dava açmak değil, borcun kaynağını tespit etmektir.
Şirkete yazılı olarak şu sorular yöneltilebilir:
Borç hangi işlemden doğmuştur?
Hangi tarihte doğmuştur?
Dayanak sözleşme nedir?
Banka veya kasa ödeme belgesi var mıdır?
Hangi yevmiye maddesine kaydedilmiştir?
Borç nasıl hesaplanmıştır?
Faiz uygulanmışsa dayanağı nedir?
Talep mümkün olduğunca yazılı ve ispatlanabilir biçimde yapılmalıdır.
Limited Şirket Ortağı Muhasebe Kayıtlarını İnceleyebilir mi?
Evet, kanuni şartlar kapsamında.
TTK m.614 uyarınca her limited şirket ortağı müdürlerden şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir.
Dolayısıyla haksız borç çıkarıldığını düşünen ortak özellikle;
ortaklar cari hesabını,
yevmiye kayıtlarını,
banka hareketlerini,
kasa kayıtlarını
ve dayanak belgeleri
incelemek isteyebilir.
Müdür Belgeleri Göstermeyi Reddederse Ne Yapılır?
Limited şirketlerde TTK m.614 özel mekanizma öngörmektedir.
Müdürlerin bilgi alma veya inceleme talebini engellemesi hâlinde ortak genel kurula başvurabilir.
Genel kurul da hakkı haksız şekilde engellerse mahkemeye başvurulabilir.
Bu nedenle:
“Borçlusun ama borcun belgelerini göstermiyoruz.”
şeklindeki yaklaşım hukuken ciddi sorun yaratabilir.
Anonim Şirkette Bilgi Alma Hakkı Kullanılabilir mi?
Evet.
Anonim şirketlerde TTK m.437 kapsamındaki bilgi alma ve inceleme mekanizmaları gündeme gelir.
Pay sahibi şirket işleri hakkında bilgi talep edebilir.
Bilgi veya inceleme talebinin haksız şekilde reddedilmesi, cevapsız bırakılması veya ertelenmesi hâlinde kanundaki şartlarla mahkemeye başvurulabilir.
Şirket Haksız Borç İçin İcra Takibi Başlatırsa Ne Yapılmalı?
Burada hızlı hareket edilmelidir.
Şirket ortağa karşı ilamsız icra takibi başlatmışsa ödeme emrinin türüne göre kanuni itiraz süresi içerisinde borca itiraz edilmesi gerekir.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz gündeme gelir.
İtirazda;
borca,
faize,
faiz oranına,
yetkiye
ve somut olaya göre diğer hususlara itiraz edilebilir.
Süre geçirilirse takip kesinleşebilir.
Güncel İcra ve İflas Kanunu hükümlerine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Borca İtiraz Edilirse Takip Durur mu?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresinde yapılan borca itiraz kural olarak takibi durdurur.
Bu durumda şirket, elindeki belgelere ve uyuşmazlığın niteliğine göre;
itirazın iptali
veya şartları varsa itirazın kaldırılması
yoluna başvurabilir.
Bu aşamada şirketin iddia ettiği borcun gerçekten mevcut olup olmadığı yargısal incelemeye konu olabilir.
Şirket Henüz İcra Takibi Başlatmadıysa Menfi Tespit Davası Açılabilir mi?
Şartları varsa evet.
İİK m.72 kapsamında borçlu olmadığını iddia eden kişi, belirli şartlarla menfi tespit davası açabilir.
Ancak henüz herhangi bir tahsil tehdidi bulunmadan yalnızca şirket muhasebesinde bir kayıt bulunması her durumda menfi tespit davası için yeterli hukuki yarar oluşturmayabilir.
Somut olayda;
şirketin ödeme talebi,
ihtarname,
icra tehdidi,
borcun mahsup edilmek istenmesi
gibi unsurlar değerlendirilmelidir.
Menfi Tespit Davasında Ne Talep Edilir?
Temel talep:
Davacının şirkete karşı iddia edilen borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti
şeklindedir.
Örneğin şirket:
“Ortaklar cari hesabına göre A’nın şirkete 4.500.000 TL borcu vardır.”
iddiasında bulunuyorsa A, şartları oluşmuşsa bu borcun bulunmadığının tespitini isteyebilir.
Borç Haksız Olduğu Hâlde Ödenmişse Ne Yapılabilir?
Haksız olduğu ileri sürülen borç cebri icra tehdidi altında ödenmişse istirdat davası gündeme gelebilir.
İİK m.72 kapsamında borçlu olmadığı parayı cebri icra tehdidi altında ödeyen kişi, kanundaki şartlar ve süre içerisinde paranın geri verilmesini talep edebilir.
Ödemenin hangi koşullarda yapıldığı bu nedenle önemlidir.
Genel Kurul Kararıyla Ortağa Borç Çıkarılabilir mi?
Genel kurulun karar almış olması tek başına gerçekte bulunmayan bir borcu yaratmaz.
Örneğin genel kurul çoğunluğu:
“A ortağının şirkete 5 milyon TL borçlu olduğunun kabulüne”
karar vermiş olabilir.
Eğer böyle bir borcun maddi ve hukuki dayanağı yoksa genel kurul kararı tek başına alacak yaratmayabilir.
Ayrıca kararın kanuna, şirket sözleşmesine veya dürüstlük kuralına aykırı olması hâlinde genel kurul kararının iptali veya hukuka aykırılığın ağırlığına göre butlanı ayrıca değerlendirilebilir.
Genel Kurul Kararının İptali İçin Süre Ne Kadardır?
TTK m.445 kapsamında genel kurul kararının iptali davası kural olarak:
Genel kurul kararının tarihinden itibaren üç ay içinde
açılmalıdır.
Bu nedenle ortağa borç yükleyen veya borç iddiasının şirket kararına dönüştürüldüğü durumlarda sürenin derhal kontrol edilmesi önemlidir.
Sahte Genel Kurul Kararıyla Borç Çıkarılırsa Ne Olur?
Eğer gerçekte yapılmamış bir toplantıya ilişkin sahte tutanak hazırlanmış veya ortağın imzası taklit edilmişse uyuşmazlık çok daha ağırdır.
Somut olayın niteliğine göre;
kararın yokluğu,
butlanı,
ticaret sicili işlemleri,
belgede sahtecilik iddiaları
ve diğer ceza hukuku sonuçları gündeme gelebilir.
Gerçek bir genel kurul kararındaki hukuka aykırılık ile hiç gerçekleşmemiş toplantının tutanağının oluşturulması birbirinden ayrılmalıdır.
Ortağın İmzası Taklit Edilmişse Ne Yapılabilir?
Ortak adına;
borç sözleşmesi,
ödeme belgesi,
ibraname,
teslim belgesi
veya başka evrak üzerinde sahte imza bulunduğu iddia ediliyorsa belgenin aslı ve imza incelemesi kritik önem taşır.
Somut olayın özelliklerine göre hukuk davası yanında ceza soruşturması da gündeme gelebilir.
Ancak yalnızca imzanın hatırlanmaması sahte olduğu anlamına gelmez; teknik inceleme yapılması gerekebilir.
Sahte Faturayla Ortağa Borç Çıkarılabilir mi?
Örneğin şirket ortağın kişisel harcaması olduğunu iddia ettiği faturaları şirket kayıtlarına işlemiş ve sonra:
“Bunları senin adına ödedik, bize borçlusun.”
demiş olabilir.
Bu durumda;
mal veya hizmeti kimin aldığı,
faturanın kime düzenlendiği,
ödemenin kim tarafından yapıldığı,
harcamanın şirket faaliyetiyle ilişkisi
araştırılmalıdır.
Gerçeğe aykırı belge söz konusuysa ayrıca vergi ve ceza hukuku sonuçları doğabilir.
Şirket Ortağının Kâr Payından Haksız Borç Mahsup Edilebilir mi?
Şirket, ortağın kâr payı alacağından kendisine ait gerçek ve hukuken mahsup edilebilir bir alacağı bulunduğunu ileri sürebilir.
Ancak:
“Seni borçlu yazdık, kâr payını ödemiyoruz.”
demek tek başına yeterli değildir.
Mahsup koşullarının bulunup bulunmadığı ve iddia edilen şirket alacağının gerçekten mevcut olup olmadığı incelenmelidir.
Bu yöntem azınlık ortağını kâr payından mahrum bırakmak için kullanılıyorsa uyuşmazlık daha geniş şirketler hukuku ihlallerini gündeme getirebilir.
Ortağın Şirketten Çıkış Bedelinden Borç Kesilebilir mi?
Limited şirket ortağının çıkması veya çıkarılması hâlinde ayrılma akçesi hesaplanırken şirketin ortağa karşı gerçek alacaklarının etkisi gündeme gelebilir.
Ancak gerçekte bulunmayan bir borcun sonradan kayda geçirilerek ayrılma akçesinin azaltılması hukuken korunmaz.
Bu nedenle özellikle ortaklıktan çıkma uyuşmazlıklarında ortaklar cari hesabının geçmiş dönem hareketleri ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Haksız Borç Kaydıyla Ortak Baskı Altına Alınabilir mi?
Uygulamada haksız borç iddiaları bazen ortağı;
payını düşük bedelle devretmeye,
şirketten ayrılmaya,
kâr payından vazgeçmeye,
genel kurul kararlarına itiraz etmemeye
zorlamak amacıyla ileri sürülebilir.
Örneğin:
“Payını bize satmazsan 10 milyon TL şirket borcunu icraya koyarız.”
şeklindeki baskılar varsa yalnızca muhasebe uyuşmazlığı değil, olayın bütün hukuki boyutları değerlendirilmelidir.
Haksız Borç Çıkaran Müdürün Sorumluluğu Doğar mı?
Şartları varsa evet.
Yöneticilerin kanundan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri ve zarar meydana gelmesi hâlinde TTK m.553 ve ilgili hükümler kapsamında sorumluluk gündeme gelebilir.
Özellikle müdürün bilerek gerçeğe aykırı muhasebe kayıtları oluşturduğu ve bunları bir ortağa zarar vermek amacıyla kullandığı ispatlanırsa durum ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirketin Zararı ile Ortağın Zararı Ayrılmalı mı?
Evet.
Bu ayrım çok önemlidir.
Bazı işlemler doğrudan şirkete zarar verirken bazı işlemler ortağın şahsi malvarlığında doğrudan zarar yaratabilir.
Örneğin ortağa gerçekte bulunmayan 3 milyon TL borç çıkarılıp bu tutar ortağın hak ettiği kâr payından kesilmişse ortağın doğrudan zararının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilebilir.
Dava açılırken zararın kime ait olduğu doğru belirlenmelidir.
Haksız Borç Kaydı Ceza Sorumluluğu Doğurabilir mi?
Her muhasebe veya cari hesap uyuşmazlığı suç değildir.
Tarafların aynı işlemi farklı hukuki şekilde yorumlaması mümkündür.
Ancak somut olayda;
sahte belge düzenlenmesi,
imza taklidi,
gerçeğe aykırı kayıtlarla menfaat sağlanması
veya başka bir suç tipinin unsurlarını oluşturan davranışlar varsa ceza hukuku ayrıca gündeme gelebilir.
Ticari uyuşmazlığın otomatik biçimde ceza dosyasına dönüştürülmemesi gerekir.
Savcılığa Şikâyet Etmek Borcu Ortadan Kaldırır mı?
Hayır.
Ceza soruşturması başlatılması:
icra takibine itiraz,
menfi tespit davası,
genel kurul kararının iptali
ve diğer özel hukuk yollarının yerine geçmez.
Özellikle icra ödeme emri geldiyse ceza soruşturmasının sonucunu beklemek itiraz süresinin kaçırılmasına neden olabilir.
Haksız Borç İddiasında En Önemli 20 Delil
- Ortaklar cari hesabı
- Yevmiye defteri
- Defteri kebir
- Envanter kayıtları
- Şirket banka hesapları
- Ortağın banka hesapları
- Kasa kayıtları
- Muhasebe fişleri
- Borç sözleşmeleri
- Genel kurul tutanakları
- Müdürler veya yönetim kurulu kararları
- Faturalar
- Makbuzlar
- Dekontlar
- Sermaye ödeme belgeleri
- Önceki yılların bilançoları
- Mali müşavir kayıtları
- E-posta ve hukuka uygun mesaj kayıtları
- Noter ihtarları
- Bilirkişi raporları
Bilirkişi İncelemesi Neden Önemlidir?
Bu tür uyuşmazlıklarda muhasebe kayıtları çoğu zaman yıllara yayılan yüzlerce işlem içerir.
Bilirkişi özellikle;
borcun hangi tarihte oluştuğunu,
kaynağını,
banka kayıtlarıyla uyumunu,
cari hesap hareketlerini,
ödemeleri
ve borcun gerçek bakiyesini
inceleyebilir.
Ancak borcun hukuken mevcut olup olmadığına ilişkin nihai değerlendirme mahkemeye aittir.
Ticari Defterler Sonradan Değiştirilmişse Nasıl Anlaşılır?
Elektronik ve fiziki kayıtların niteliğine göre;
yevmiye tarihleri,
e-Defter kayıtları,
berat tarihleri,
banka hareketleri,
önceki mali tablolar
ve dayanak belgeler
karşılaştırılabilir.
Özellikle geçmiş yıl bilançosunda bulunmayan yüksek bir borcun sonraki dönemde ortaya çıkması açıklama gerektirebilir.
Haksız Borç Çıkarılan Ortağın İlk 15 Adımı
- Borcun tutarını kesin olarak öğrenin.
- Borcun hukuki sebebini yazılı sorun.
- Ortaklar cari hesabını temin edin.
- Dayanak muhasebe kayıtlarını inceleyin.
- Banka transferlerini karşılaştırın.
- Sermaye borcu ile cari hesap borcunu ayırın.
- Önceki yılların bilançolarını karşılaştırın.
- Şirket sözleşmesini inceleyin.
- Genel kurul kararı varsa tutanağı temin edin.
- İptal davasındaki üç aylık süreyi kontrol edin.
- Ödeme emri varsa icra itiraz süresini derhal kontrol edin.
- Borç tehdidi varsa menfi tespit şartlarını değerlendirin.
- İmza veya belge sahteciliği iddiası varsa belgelerin asıllarını koruyun.
- Kâr payı veya çıkma bedelinden mahsup yapılıp yapılmadığını kontrol edin.
- Hukuk, icra ve gerekiyorsa ceza stratejisini birlikte belirleyin.
Örnek Olay: %40 Ortağa Bir Gecede 8 Milyon TL Borç Çıkarılması
A, X Ltd. Şti.’nin %60; B ise %40 ortağıdır.
A aynı zamanda şirket müdürüdür.
Ortaklar arasında anlaşmazlık çıktıktan sonra B şirketten ayrılmak istediğini bildirir.
B’ye:
“Ortaklar cari hesabına göre şirkete 8 milyon TL borcun var.”
denilir.
B önceki yıllarda böyle bir borçtan haberdar değildir.
Şirket ayrıca:
“Payının değeri 6 milyon TL. Zaten bize 8 milyon TL borçlusun; aksine sen şirkete 2 milyon TL ödemelisin.”
savunmasını yapmaktadır.
Bu durumda yalnızca cari hesabın son bakiyesine bakılması yeterli değildir.
Öncelikle;
8 milyon TL borcun hangi işlemlerden oluştuğu,
paranın gerçekten B’ye ödenip ödenmediği,
banka kayıtlarının bulunup bulunmadığı,
önceki yılların mali tablolarında borcun yer alıp almadığı,
kayıtların hangi tarihte oluşturulduğu
incelenmelidir.
Gerçek bir borç bulunmuyorsa somut olaya göre menfi tespit, bilgi alma ve inceleme, genel kurul kararına karşı dava ve yönetici sorumluluğu gibi hukuki yollar birlikte gündeme gelebilir.
Sık Sorulan Sorular
1. Şirket ortağı muhasebede borçlu gösterilebilir mi?
Gerçek bir hukuki işlem varsa evet. Ancak salt muhasebe kaydı oluşturulması gerçekte bulunmayan bir borcu kendiliğinden yaratmaz.
2. Ortaklar cari hesabı borcun kesin kanıtı mıdır?
Tek başına her durumda kesin kanıt değildir. Kaydın dayanağı ve ticari defterlerin delil niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
3. Şirket bana haksız icra takibi başlatırsa ne yapmalıyım?
Ödeme emrinin türüne göre kanuni itiraz süresi derhal kontrol edilmelidir. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süre kural olarak 7 gündür.
4. Borçlu olmadığımın tespiti için dava açabilir miyim?
Şartları ve hukuki yarar mevcutsa İİK m.72 kapsamında menfi tespit davası gündeme gelebilir.
5. Genel kurul kararıyla bana borç çıkarılabilir mi?
Genel kurul kararı tek başına gerçekte bulunmayan bir borcu yaratmaz. Kararın geçerliliği ayrıca dava konusu olabilir.
6. Kâr payımdan şirketin iddia ettiği borç kesilebilir mi?
Mahsup şartları ve şirketin gerçek bir alacağının bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Gerçekte bulunmayan bir borca dayanarak kesinti yapılması hukuki uyuşmazlık doğurabilir.
7. Şirket kayıtlarını görmek için dava açabilir miyim?
Limited şirketlerde TTK m.614, anonim şirketlerde TTK m.437 kapsamında bilgi alma ve inceleme yolları bulunmaktadır.
8. İmzam taklit edilerek borç belgesi hazırlanmışsa ne yapabilirim?
Belgenin aslı, imza incelemesi ve özel hukuk sonuçlarının yanında fiilin niteliğine göre ceza hukuku da değerlendirilmelidir.
9. Haksız borç çıkaran şirket müdürü sorumlu olur mu?
Kusurlu hukuka aykırı davranış ve zarar şartları oluşmuşsa yönetici sorumluluğu gündeme gelebilir.
10. Savcılığa şikâyet etmek icra takibini durdurur mu?
Kural olarak hayır. İcra hukukundaki süreler ve başvuru yolları ayrıca takip edilmelidir.
Sonuç: Muhasebede Borç Yazması Tek Başına Gerçek Borç Olduğu Anlamına Gelmez
Şirket ortağına haksız borç çıkarıldığı iddiasında yapılması gereken en önemli şey borcun kaynağını işlem işlem ortaya çıkarmaktır.
Özellikle şu sorular cevaplandırılmalıdır:
Borç hangi hukuki işlemden doğmuş?
Şirket ortağa gerçekten para ödemiş mi?
Banka veya kasa kaydı var mı?
Muhasebe kaydı ne zaman oluşturulmuş?
Önceki bilançolarda bu borç bulunuyor mu?
Ortağın imzasını taşıyan bir belge mevcut mu?
Borç, kâr payını veya ortaklıktan çıkma bedelini azaltmak için mi kullanılıyor?
Bu inceleme sonucunda borcun gerçek olmadığı ortaya çıkarsa somut olaya göre icra takibine itiraz, menfi tespit davası, istirdat, genel kurul kararının iptali, bilgi alma ve inceleme hakkı, yönetici sorumluluğu ve gerekli hâllerde ceza hukuku yolları gündeme gelebilir.
Özellikle ödeme emri tebliğ edilmişse veya genel kurul kararı alınmışsa süreler nedeniyle hızlı hareket edilmesi gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK – Haksız Borç ve Ortaklar Cari Hesabı Uyuşmazlıkları
Şirket ortağının gerçeğe aykırı şekilde borçlu gösterilmesi; kâr payının ödenmemesi, ortaklıktan çıkma bedelinin azaltılması veya ortağın payını düşük bedelle devretmeye zorlanması gibi daha geniş bir şirket ortaklığı uyuşmazlığının parçası olabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya liderliğinde Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde ortaklar cari hesabı uyuşmazlıkları, menfi tespit davaları, ticari defter incelemeleri, genel kurul kararlarının iptali, yönetici sorumluluğu ve şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklara ilişkin hukuki destek sunmaktadır.
İletişim: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Güncel mevzuat için Mevzuat Bilgi Sistemi, şirket tescil ve ilanları için Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve yüksek mahkeme içtihatları için Yargıtay Karar Arama Sistemi kullanılabilir.




