
Şirket Ortakları Arasında Para Transferleri Nasıl İspatlanır? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026
Şirketin Ortağından Olan Alacağı Nasıl Tahsil Edilir? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026Şirket Ortağının Şirketten Alacağı Nasıl Tahsil Edilir? 2026 Rehberi
Şirket ortağının şirkete verdiği borç, cari hesap alacağı, kâr payı ve diğer alacakları nasıl tahsil edilir? İhtarname, arabuluculuk, icra takibi, alacak davası, itirazın iptali ve şirket defterleriyle ispat yollarını 2026 güncel rehberimizde inceleyin.
Bir şirket ortağının aynı zamanda şirketten alacaklı olması mümkündür. Ortaklık sıfatı ile alacaklı sıfatı birbirinden farklı hukuki ilişkilerdir.
Özellikle limited ve anonim şirketlerde ortaklar, şirketin nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla şirkete para verebilir, şirket adına masraf yapabilir veya şirketten doğmuş başka bir alacağa sahip olabilir.
Uygulamada sorun çoğunlukla ortaklık ilişkisi bozulduğunda ortaya çıkar.
Şirket ortağa;
“Sen zaten ortaksın, şirkete verdiğin parayı geri isteyemezsin.”
“Bu para sermayeydi.”
“Muhasebede sana borcumuz görünmüyor.”
“Şirketin şu anda ödeme gücü yok.”
diyebilir.
Ancak ortağın şirkete gönderdiği her para sermaye ödemesi değildir. Transferin hukuki niteliğine göre ortağın şirketten talep edilebilir bir alacağı bulunabilir.
Bu durumda noter veya KEP ihtarı, zorunlu arabuluculuk, icra takibi, itirazın iptali davası, alacak davası ve şartları varsa ihtiyati haciz gibi farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
Öncelikle cevaplanması gereken soru şudur:
Ortağın şirketten olan alacağı hangi hukuki sebepten doğmaktadır?
Güncel Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu hükümlerine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Şirket Ortağının Şirketten Hangi Alacakları Olabilir?
Ortağın şirketten alacağı yalnızca kâr payından ibaret değildir.
Uygulamada özellikle şu alacaklarla karşılaşılmaktadır:
- Şirkete verilen borç para
- Ortaklar cari hesabından doğan alacak
- Muaccel kâr payı alacağı
- Şirket adına yapılan masraflar
- Müdürlük veya yöneticilik ücreti
- Huzur hakkı
- Şirket adına ödenen borçlar
- Avanslardan kaynaklanan alacaklar
- Pay devrinden kaynaklanan bazı alacaklar
- Şirketle yapılan başka sözleşmelerden doğan alacaklar
- Ayrılma akçesi
- Tasfiye payından doğan alacaklar
Her alacağın hukuki niteliği ve tahsil yöntemi aynı değildir.
Ortak Şirkete Verdiği Parayı Geri İsteyebilir mi?
Eğer para şirkete borç olarak verilmişse, şartları oluştuğunda geri istenebilir.
Örneğin şirketin acil finansmana ihtiyacı bulunmaktadır.
%30 ortak A şirket hesabına:
“Şirkete 2.000.000 TL borç”
açıklamasıyla para gönderir.
Şirket de bu tutarı muhasebede ortağa olan borç olarak kaydeder.
Bu durumda A’nın ortak olması, şirketten alacaklı olmasına engel değildir.
Ancak paranın sermaye olarak mı yoksa borç olarak mı verildiği özellikle önemlidir.
Şirkete Gönderilen Her Para Borç mudur?
Hayır.
Ortağın şirket hesabına gönderdiği para;
sermaye borcu,
sermaye artırımına ilişkin ödeme,
şirkete verilen ödünç,
şirket giderinin karşılanması
veya başka bir hukuki sebebe dayanabilir.
Dolayısıyla yalnızca:
“Şirkete 5 milyon TL gönderdim.”
demek alacağın varlığını her durumda ispatlamaya yetmez.
Transferin hukuki sebebi belirlenmelidir.
Sermaye Olarak Ödenen Para Geri İstenebilir mi?
Kural olarak sermaye ödemesi ile şirkete verilen borç birbirinden tamamen farklıdır.
Ortağın sermaye taahhüdünü yerine getirmek amacıyla şirkete ödediği para:
“Şirkete verdiğim borçtu, şimdi geri istiyorum.”
denilerek sıradan bir alacak gibi talep edilemez.
Sermayenin korunmasına ilişkin TTK hükümleri burada önem taşır.
Bu nedenle dava açılmadan önce transferin sermaye mi, ortak finansmanı mı olduğu kesinleştirilmelidir.
Ortaklar Cari Hesabı Alacağı Nedir?
Şirket ile ortak arasındaki mali hareketler muhasebede çeşitli hesaplar üzerinden takip edilir.
Ortak;
şirkete para vermiş,
şirket adına ödeme yapmış,
şirket giderlerini kendi hesabından karşılamış
olabilir.
Bunların sonucunda muhasebe kayıtlarında şirketin ortağa borçlu olduğu bir bakiye ortaya çıkabilir.
Uygulamada buna sıklıkla ortaklar cari hesabı alacağı denilmektedir.
Ancak cari hesapta bir rakam görünmesi tek başına yeterli görülmemeli; bakiyeyi oluşturan işlemler de incelenmelidir.
Ortaklar Cari Hesabı Alacağı Nasıl İspatlanır?
Özellikle şu deliller önemlidir:
- şirketin ticari defterleri,
- yevmiye kayıtları,
- defteri kebir,
- banka dekontları,
- ortaklar cari hesap dökümü,
- borç sözleşmeleri,
- ödeme belgeleri,
- faturalar,
- şirket kararları,
- e-postalar,
- KEP yazışmaları,
- hukuka uygun dijital yazışmalar.
En güçlü dosyalarda banka hareketleri ile şirket muhasebe kayıtları birbirini doğrular.
Banka Dekontu Tek Başına Yeterli midir?
Banka dekontu paranın şirket hesabına gönderildiğini güçlü biçimde gösterir.
Ancak uyuşmazlık çoğu zaman:
“Para neden gönderildi?”
sorusunda ortaya çıkar.
Örneğin dekont açıklamasında:
“Şirkete borç”
veya
“Geçici finansman”
yazması ortağın iddiasını destekleyebilir.
Açıklamasız transferlerde ise ticari defterler ve diğer deliller daha fazla önem kazanır.
Şirket Defterleri Ortağın Alacağını Gösteriyorsa Ne Olur?
Şirket kendi ticari defterlerinde ortağa borçlu olduğunu kaydetmiş olabilir.
Bu kayıtlar önemli delil niteliğindedir.
Ticari defterlerin hukuk davalarındaki delil niteliği özellikle HMK m.222 kapsamında değerlendirilir.
Defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı ve kayıtların diğer belgelerle uyumu önemlidir.
Şirket Sonradan Muhasebe Kaydını Değiştirirse Ne Yapılabilir?
Örneğin önceki mali kayıtlarda:
“Şirketin A ortağına 4.000.000 TL borcu”
görünürken ortaklık uyuşmazlığı çıktıktan sonra kayıt değiştirilmiş olabilir.
Bu durumda;
önceki bilançolar,
e-Defter kayıtları ve beratları,
banka hareketleri,
mali müşavir kayıtları,
yevmiye maddeleri
ve diğer belgeler karşılaştırılabilir.
Elektronik kayıtların zamanlaması özellikle önemli olabilir.
Şirket “Bu Para Sermayeydi” Derse Ne Yapılır?
Bu, ortak alacağı davalarında en sık karşılaşılan savunmalardan biridir.
Mahkeme özellikle;
ortağın sermaye taahhüdünü,
sermayenin daha önce ödenip ödenmediğini,
dekont açıklamalarını,
şirket muhasebesindeki kayıtları,
şirket kararlarını,
taraflar arasındaki yazışmaları
inceleyebilir.
Örneğin sermaye taahhüdü daha önce tamamen ödenmişse ve sonraki 3 milyon TL “ortaklara borçlar” hesabına kaydedilmişse şirketin sermaye savunması ayrıca değerlendirilir.
Kâr Payı Alacağı Nasıl Tahsil Edilir?
Kâr payı alacağı, ortağın şirkete verdiği borçtan farklıdır.
Şirketin kâr etmiş olması her durumda ortağın doğrudan talep edilebilir bir kâr payı alacağı bulunduğu anlamına gelmez.
Ancak yetkili organ tarafından geçerli bir kâr dağıtım kararı alınmış ve alacak muaccel hâle gelmişse ortağın şirkete karşı para alacağı doğabilir.
Ödeme yapılmazsa somut olayın şartlarına göre icra takibi veya alacak davası gündeme gelebilir.
Şirket Ortağının Alacağı İçin Önce İhtarname Gönderilmeli mi?
Her durumda zorunlu değildir; ancak birçok dosyada faydalıdır.
Noter veya KEP üzerinden gönderilecek ihtarda;
alacağın sebebi,
tutarı,
hangi tarihte doğduğu,
ödeme talebi
ve gerekiyorsa ödeme süresi
açıkça belirtilmelidir.
İhtarname özellikle temerrüt ve faiz başlangıcı bakımından önem taşıyabilir.
Faiz Ne Zaman Başlar?
Bu sorunun cevabı alacağın hukuki niteliğine göre değişir.
Taraflar arasında belirlenmiş bir vade bulunabilir.
Vade yoksa borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekebilir.
Ticari işlerde uygulanacak faiz bakımından ayrıca Türk Ticaret Kanunu ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle:
“Parayı gönderdiğim tarihten itibaren otomatik ticari faiz işler.”
şeklinde her olay için geçerli bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Şirket Ortağı Şirkete Karşı İcra Takibi Yapabilir mi?
Evet.
Muaccel bir para alacağı mevcutsa ortağın şirket ortağı olması icra takibi başlatmasına engel değildir.
Alacağın niteliğine göre ilamsız icra takibi gündeme gelebilir.
Şirket ödeme emrine süresinde itiraz etmezse takip kesinleşebilir ve haciz aşamasına geçilebilir.
Şirket İcra Takibine İtiraz Ederse Ne Olur?
Şirket:
“Böyle bir borcumuz yoktur.”
diyerek takibe itiraz edebilir.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresinde yapılan itiraz kural olarak takibi durdurur.
Bu durumda alacaklının elindeki belgenin niteliğine göre;
itirazın iptali davası
veya şartları bulunuyorsa itirazın kaldırılması
gündeme gelebilir.
İtirazın İptali Davası Ne Kadar Sürede Açılır?
İİK m.67 kapsamında alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabilir.
Bu süre uygulamada son derece önemlidir.
Alacaklı davada alacağın varlığını ispatlamalıdır.
İcra İnkâr Tazminatı İstenebilir mi?
İİK m.67’deki şartların gerçekleşmesi hâlinde icra inkâr tazminatı gündeme gelebilir.
Özellikle alacağın likit olup olmadığı bu değerlendirmede önem taşır.
Ancak her itirazın iptali davasında otomatik olarak tazminata hükmedileceği düşünülmemelidir.
Doğrudan Alacak Davası Açılabilir mi?
Evet.
Ortağın şirketten muaccel bir alacağı bulunuyorsa doğrudan alacak davası açılması da mümkün olabilir.
Dava stratejisinde;
alacağın belgeleri,
şirketin ödeme gücü,
zamanaşımı,
arabuluculuk,
geçici hukuki koruma ihtiyacı
ve şirketin muhtemel savunmaları birlikte değerlendirilmelidir.
Arabuluculuğa Başvurmak Zorunlu mu?
Ticari nitelikteki para alacağı ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk gündeme gelir.
TTK m.5/A bu konuda önemlidir.
Dolayısıyla şirket ortağının şirketten olan para alacağını dava yoluyla tahsil etmek istemesi hâlinde uyuşmazlığın niteliğine göre önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekebilir.
İcra takibi ile dava şartı arabuluculuk aynı şey değildir; izlenecek yol somut uyuşmazlığa göre belirlenmelidir.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Şirket ortaklığı ve ticari şirket ilişkisinden kaynaklanan birçok uyuşmazlık ticari dava niteliğindedir.
Görevli mahkeme kural olarak:
Asliye Ticaret Mahkemesidir.
Ancak ortağın şirketle arasındaki alacağın hukuki kaynağı ayrıca incelenmelidir.
İhtiyati Haciz Talep Edilebilir mi?
Şartları varsa evet.
Özellikle şirketin;
malvarlığını devrettiği,
banka hesaplarını boşalttığı,
taşınmazlarını sattığı,
faaliyetini başka şirkete aktardığı
gibi durumlarda alacağın gelecekte tahsil edilememesi riski ortaya çıkabilir.
İİK m.257 ve devamındaki şartlar gerçekleşmişse ihtiyati haciz değerlendirilebilir.
İhtiyati Haciz ile İhtiyati Tedbir Aynı Şey midir?
Hayır.
Para alacağının güvence altına alınmasında kural olarak ihtiyati haciz özel önem taşır.
İhtiyati tedbir ise HMK m.389 ve devamında düzenlenen farklı bir geçici hukuki korumadır.
Talebin yanlış hukuki mekanizmaya dayandırılması reddedilme riskini artırabilir.
Şirketin Banka Hesaplarına Haciz Konulabilir mi?
İcra takibinin kesinleşmesi ve kanuni şartların oluşması hâlinde şirketin banka hesaplarındaki alacaklarına haciz uygulanması gündeme gelebilir.
Ayrıca;
araçlar,
taşınmazlar,
üçüncü kişilerdeki alacaklar
ve diğer haczedilebilir şirket varlıkları bakımından da icra işlemleri gerçekleştirilebilir.
Ancak şirket ortağının kişisel malvarlığı ile şirket tüzel kişiliğinin malvarlığı birbirinden ayrıdır.
Şirket Borcu İçin Diğer Ortakların Mallarına Haciz Konulabilir mi?
Sermaye şirketlerinde kural olarak şirket borcunun borçlusu şirket tüzel kişiliğidir.
Dolayısıyla şirketten alacaklı ortak:
“Şirket bana borçlu, diğer ortağın evine haciz koydurayım.”
diyemez.
Diğer ortak veya yöneticinin ayrıca şahsi borçluluğunu doğuran hukuki bir sebep bulunması gerekir.
Şirketin Malvarlığını Diğer Ortağa Devretmesi Halinde Ne Yapılabilir?
Bu durum tahsilat bakımından ciddi risk oluşturabilir.
Örneğin şirket, alacağın talep edilmesinden hemen sonra;
araçlarını çoğunluk ortağına,
taşınmazını ilişkili şirkete,
ticari faaliyetini yeni kurulan başka şirkete
aktarıyorsa yapılan işlemler ayrıca incelenmelidir.
Şartlarına göre ihtiyati haciz, tasarrufun iptali ve yönetici sorumluluğu gibi yollar gündeme gelebilir.
Tasarrufun İptali Davası Açılabilir mi?
İİK m.277 ve devamındaki şartlar gerçekleşmişse borçlunun alacaklıdan mal kaçırma sonucunu doğuran belirli tasarruflarının iptali talep edilebilir.
Ancak tasarrufun iptali davasının kendine özgü ön koşulları vardır.
Sadece:
“Şirket mal sattı.”
demek yeterli değildir.
İcra hukuku bakımından gerekli koşulların somut olayda bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Şirket Konkordato İlan Ederse Ortağın Alacağı Ne Olur?
Ortağın şirketten gerçek bir alacağı varsa konkordato sürecinde bu alacağın niteliği ve kaydı önem kazanır.
Ancak ortak alacakları bazı durumlarda şirket finansmanı ve sermayenin korunması hükümleri bakımından özel değerlendirmeler gerektirebilir.
Konkordato ilanından sonra bireysel takip imkanları da önemli ölçüde etkilenebilir.
Bu nedenle şirketin finansal sıkıntısı biliniyorsa alacak uzun süre bekletilmemelidir.
Şirket İflas Ederse Ortak Alacağını Talep Edebilir mi?
Şirketten gerçek bir alacağı bulunan ortak iflas sürecinde alacağını iflas masasına kaydettirmek isteyebilir.
Ancak özellikle şirketin finansal sıkıntı döneminde ortak tarafından sağlanan bazı finansmanların hukuki niteliği ayrıca önem taşıyabilir.
Alacağın gerçekten borç mu yoksa sermaye niteliğinde mi olduğu bu aşamada yeniden tartışılabilir.
Şirket Ortağının Alacağı İçin Zamanaşımı Ne Kadardır?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur.
Zamanaşımı;
ödünç ilişkisi,
kâr payı,
ücret,
pay devri,
cari hesap
ve alacağın diğer hukuki sebeplerine göre farklılaşabilir.
Türk Borçlar Kanunu’nda genel zamanaşımı süresi 10 yıl olmakla birlikte daha kısa özel süreler öngörülen alacaklar bulunmaktadır.
Bu nedenle her şirket ortağı alacağında otomatik olarak “10 yıl” kabul edilmemelidir.
Şirket “Alacağın Zamanaşımına Uğradı” Derse Ne Yapılır?
Öncelikle;
alacağın doğduğu tarih,
muacceliyet tarihi,
uygulanacak zamanaşımı süresi,
zamanaşımını kesen işlemler
ve varsa borç ikrarları
incelenmelidir.
Örneğin şirketin daha sonraki tarihte borcu açıkça kabul etmesi zamanaşımı değerlendirmesinde önemli olabilir.
WhatsApp Mesajıyla Borç Kabul Edilmişse Kullanılabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar somut olayda önemli delil oluşturabilir.
Örneğin şirket müdürü:
“Şirkete verdiğin 4 milyon TL’yi eylül ayında ödeyeceğiz.”
demişse bu mesaj alacağın niteliği ve borç ikrarı bakımından değerlendirilebilir.
Ancak mesajın gerçekliği ve bütünlüğü tartışılırsa teknik inceleme gerekebilir.
Şirket Müdürü Borcu Kabul Ederse Şirket Bağlanır mı?
Burada müdürün temsil yetkisinin kapsamı önemlidir.
Şirketi temsil yetkisine sahip kişinin şirket adına yaptığı borç ikrarının sonuçları somut olayda temsil yetkisi ve işlemin niteliği dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Şirketin güncel temsil yapısı ticaret sicili kayıtlarından kontrol edilebilir.
Tescil ve ilanlara Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi üzerinden ulaşılabilir.
Şirket Alacağına Karşı “Sen de Bize Borçlusun” Diyebilir mi?
Şirket takas veya mahsup savunmasında bulunabilir.
Örneğin şirket:
“Sana 3 milyon TL borcumuz var ama sen de şirkete 2 milyon TL borçlusun.”
diyebilir.
Bu durumda karşı alacağın gerçekten mevcut olup olmadığı ve takas şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle ortaklar cari hesabındaki gerçeğe aykırı borç kayıtları bu noktada önemli uyuşmazlık yaratabilir.
Şirket Ortağının Alacağında Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı?
Evet, sıklıkla yapılır.
Bilirkişi;
ticari defterleri,
banka kayıtlarını,
ortaklar cari hesabını,
ödeme belgelerini,
faiz hesaplarını
ve tarafların karşılıklı mali hareketlerini inceleyebilir.
Özellikle yıllara yayılan yüzlerce işlem bulunan dosyalarda bilirkişi incelemesi önemli hâle gelir.
Şirket Defterleri Ortağa Gösterilmiyorsa Ne Yapılabilir?
Limited şirketlerde TTK m.614 kapsamında ortakların bilgi alma ve inceleme hakkı bulunmaktadır.
Dolayısıyla şirket:
“Sana borcumuz yok ama muhasebeyi de göstermiyoruz.”
diyorsa ortak kanuni bilgi alma ve inceleme mekanizmalarını kullanabilir.
Anonim şirketlerde ise TTK m.437’deki sistem dikkate alınmalıdır.
Şirket Ortağının Alacağını Tahsil Etmek İçin 15 Adımlık Yol Haritası
- Alacağın hukuki sebebini belirleyin.
- Sermaye ile borç finansmanını ayırın.
- Tüm banka dekontlarını toplayın.
- Ortaklar cari hesabını inceleyin.
- Ticari defter kayıtlarını kontrol edin.
- Sözleşme ve şirket kararlarını bulun.
- WhatsApp, e-posta ve KEP kayıtlarını koruyun.
- Alacağın muacceliyet tarihini belirleyin.
- Zamanaşımını kontrol edin.
- Faiz başlangıcını belirleyin.
- Gerekliyse noter veya KEP ihtarı gönderin.
- Dava şartı arabuluculuğu değerlendirin.
- İcra takibi veya alacak davası arasında strateji belirleyin.
- Mal kaçırma riski varsa ihtiyati haczi değerlendirin.
- Şirket malvarlığının tahsil kabiliyetini araştırın.
Örnek Olay: Ortak Şirkete 10 Milyon TL Verdi, Şirket Geri Ödemiyor
A, X Ltd. Şti.’nin %35 ortağıdır.
Şirket yeni yatırım için finansmana ihtiyaç duyduğunda A, şirket hesabına farklı tarihlerde toplam 10 milyon TL göndermiştir.
Dekontların bir kısmında:
“Şirket finansmanı – borç”
açıklaması bulunmaktadır.
Şirket muhasebesinde de ilk iki yıl bu tutar A’ya olan borç olarak gösterilmiştir.
Ortaklar arasında daha sonra uyuşmazlık çıkar.
A parasını geri istediğinde çoğunluk ortağı:
“Bu para sermaye katkısıydı, şirketin sana borcu yok.”
der.
Ancak;
A’nın sermaye taahhüdünü daha önce tamamen ödediği,
paranın şirket defterlerinde borç olarak kaydedildiği,
banka dekontlarında borç açıklaması bulunduğu
ve şirket müdürünün önceki e-postasında:
“A’nın sağladığı finansmanı yıl sonunda geri ödeyeceğiz.”
dediği tespit edilir.
Bu durumda bütün deliller birlikte değerlendirilerek A’nın şirketten gerçek bir alacağının bulunup bulunmadığı belirlenebilir.
Alacak muaccelse ihtar, arabuluculuk, icra takibi veya alacak davası seçenekleri değerlendirilebilir.
Şirketin malvarlığını elden çıkarmaya başladığı tespit edilirse ihtiyati haciz ayrıca önem kazanabilir.
Sık Sorulan Sorular
1. Ortak şirkete verdiği parayı geri alabilir mi?
Para sermaye değil gerçek bir borç veya başka bir alacak niteliğindeyse şartları oluştuğunda geri talep edilebilir.
2. Şirkete gönderilen para otomatik olarak sermaye sayılır mı?
Hayır. Transferin hukuki sebebi belirlenmelidir.
3. Ortak şirketten alacağı için icra takibi yapabilir mi?
Evet. Muaccel para alacağı varsa ortaklık sıfatı icra takibine engel değildir.
4. Şirket takibe itiraz ederse ne olur?
Süresinde yapılan itiraz takibi durdurabilir. Şartlarına göre itirazın iptali veya itirazın kaldırılması gündeme gelir.
5. İtirazın iptali davası ne kadar sürede açılır?
İİK m.67 kapsamında itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açılması gerekir.
6. Şirket ortağının alacağı için arabuluculuk zorunlu mu?
Ticari para alacağının dava yoluyla talep edilmesinde TTK m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir.
7. Şirket mallarını kaçırıyorsa ne yapılabilir?
Şartları oluşmuşsa ihtiyati haciz ve somut olaya göre diğer geçici koruma veya icra hukuku yolları değerlendirilebilir.
8. Şirket ortağının banka dekontu yeterli midir?
Transferi güçlü biçimde ispatlar; ancak paranın hangi hukuki sebeple gönderildiğinin ayrıca belirlenmesi gerekebilir.
9. Şirket defterlerinde ortağa borç görünüyorsa bu önemli midir?
Evet. Ticari defter kayıtları önemli delillerdir; ancak usulüne uygunluk ve diğer belgelerle uyum ayrıca incelenir.
10. Şirket “bu para sermayeydi” diyerek ödeme yapmazsa ne olur?
Sermaye taahhüdü, dekont açıklaması, ticari defterler, şirket kararları ve tarafların yazışmaları birlikte incelenerek paranın gerçek hukuki niteliği belirlenir.
Sonuç: Ortak Olmak Şirketten Alacak Talep Etmeye Engel Değildir
Şirket ortağının aynı zamanda şirketin alacaklısı olması mümkündür.
Ancak tahsil sürecinde en kritik soru:
“Şirkete verilen para sermaye mi, yoksa geri ödenmesi gereken bir borç mu?”
sorusudur.
Bu nedenle tahsilata başlamadan önce banka hareketleri, ortaklar cari hesabı, ticari defterler, şirket kararları ve yazışmalar birlikte incelenmelidir.
Alacak gerçek ve muaccel ise somut olayın özelliklerine göre;
ihtarname,
dava şartı arabuluculuk,
icra takibi,
itirazın iptali,
alacak davası
ve tahsilat riski bulunuyorsa ihtiyati haciz
gündeme gelebilir.
Özellikle şirketin ekonomik durumu kötüleşiyorsa veya malvarlığının başka ortaklara ya da ilişkili şirketlere aktarıldığı görülüyorsa tahsilat stratejisinin gecikmeden oluşturulması önem taşır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK – Şirket Ortağı Alacaklarının Tahsili
Şirket ortağının şirkete verdiği borçların geri alınması, ortaklar cari hesabı alacakları, kâr payı alacakları ve ortaklık ilişkisinden doğan diğer ticari alacakların tahsili; şirketler hukuku ile icra hukukunun birlikte değerlendirilmesini gerektirebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya liderliğinde Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde şirket ortağı alacakları, ortaklar cari hesabı uyuşmazlıkları, icra takipleri, itirazın iptali davaları, ihtiyati haciz ve ticari alacakların tahsiline ilişkin hukuki destek sunmaktadır.
İletişim: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Güncel mevzuata Mevzuat Bilgi Sistemi, şirket tescil ve ilanlarına Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve yüksek mahkeme içtihatlarına Yargıtay Karar Arama Sistemi üzerinden ulaşılabilir.




