
Tüketici İle Tacir Arasındaki Sözleşmeler
23 Nisan 2025
Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Süreci
23 Nisan 20251. Yetki Sözleşmesi Nedir? Hukuki Tanımı ve Önemi
Yetki sözleşmesi, taraflar arasında doğabilecek uyuşmazlıklarda hangi mahkemenin görevli ve yetkili olacağını önceden belirleyen bir anlaşma türüdür. Türk Hukuk sisteminde, HMK m.17-18 düzenlemeleri kapsamında tarafların, özel hukuk uyuşmazlıklarında yargı yetkisini belirlemeleri mümkündür. Ticaret hukukunda bu tür sözleşmelerin önemi daha da artar çünkü ticari işlemler çoğu zaman çok taraflı, kapsamlı ve hızlı yürüyen süreçlerdir. Taraflar, ticari ilişkilerini kurarken olası uyuşmazlıklarda nerede, hangi mahkemede çözüm arayacaklarını bilmek isterler. Bu durum hem zamandan hem maliyetten tasarruf sağlar.
2. Ticaret Hukukunda Yetki Sözleşmesinin Dayandığı Mevzuat
Yetki sözleşmelerinin dayanağı esasen Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nda yer alsa da, ticaret hukukuna özgü işlemler açısından bu sözleşmelerin uygulanabilirliği Türk Ticaret Kanunu ile Borçlar Kanunu ışığında değerlendirilir. Özellikle tacirler arasında yapılan işlemlerde, tarafların ticari ehliyetlerinin bulunması durumunda, yetki sözleşmeleri geçerli kabul edilir. HMK madde 17 uyarınca, sözleşmenin yazılı olarak yapılması, açık ve belirli mahkeme adının yer alması şarttır. Aksi takdirde yetki sözleşmesi geçersiz olur ve genel yetki kuralları uygulanır.
3. Tacirler Arasında Yetki Sözleşmelerinin Geçerliliği
Ticari hayatta taraflar çoğunlukla tacir sıfatına sahiptir ve profesyonel bilgiye sahip olarak hareket eder. Bu durumda tacirler arasında yapılan yetki sözleşmeleri daha sıkı bir denetime tabi değildir. Yargıtay içtihatlarına göre, her iki tarafın da tacir olması ve sözleşmenin ticari faaliyet çerçevesinde yapılması durumunda, açık ve net biçimde belirlenen yetki sözleşmeleri geçerli kabul edilir. Ancak burada önemli olan, yetkinin kamu düzenine aykırı şekilde sınırlandırılmaması ve davacının adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesidir.
4. Tüketici ile Yapılan Sözleşmelerde Yetki Belirlenmesi
Tüketici hukukuna tabi sözleşmelerde, yetki sözleşmesi düzenleme serbestisi sınırlandırılmıştır. 6502 sayılı TKHK gereği, tüketici ile tacir arasında yapılan sözleşmelerde sadece tüketicinin yerleşim yerindeki mahkemelerin yetkili olabileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle tüketici sözleşmelerine, tacirin lehine yetki şartı konulamaz. Böyle bir düzenleme varsa da geçersiz sayılır. Tüketicinin lehine olan bir yetki belirlemesi ise mümkündür. Bu durum, ticaret hukukunun klasik sözleşme serbestisi ilkesine tüketici lehine getirilen istisnai bir sınırlamadır.
5. Milletlerarası Ticarette Yetki Sözleşmeleri
Uluslararası ticarette taraflar sıklıkla farklı ülkelerde faaliyet gösterdiklerinden, yetki ve yargı yeri seçimleri büyük önem taşır. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı MÖHUK), yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda taraflara yargı yeri belirleme serbestisi tanır. Ancak burada da sözleşmenin yazılı olması, açıkça yetki belirtilmesi ve sözleşmenin Türk kamu düzenine aykırı olmaması gereklidir. Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi için ayrıca usul işlemleri yapılması gerekir ki bu da yetki sözleşmesinin stratejik önemini artırır.
6. Yetki Sözleşmelerinin Yazılılık Şartı
Yetki sözleşmelerinin geçerliliği için HMK uyarınca yazılı olarak yapılması şarttır. Bu yazılılık sadece ıslak imzalı kağıt üzerinde değil; elektronik imza, e-posta ile teyit edilen belgeler veya fatura üzerinde belirtilmiş ibareler yoluyla da sağlanabilir. Ancak bu ibarelerin karşı tarafça kabul edildiğinin ispatı gerekir. Ticari faturaların arka yüzünde bulunan “İstanbul Mahkemeleri Yetkilidir” gibi ibareler, tek başına yazılı yetki sözleşmesi oluşturmaz; tarafın açık kabulü gerekir.
7. Yetki Sözleşmesi İle Genel Yetki Kurallarının Aşılması
Yetki sözleşmeleri, genel yetki kurallarını geçersiz kılmaz; sadece onların yerine geçebilir. Yani taraflar, kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açmak zorundadır. Ancak yetki sözleşmesi yapılmışsa, belirlenen mahkeme yetkili olur. Bu durumun istisnası, kamu düzenine ilişkin davalardır. İcra takibi, tüketici şikayeti, fikri hak ihlali gibi konuların özel yetki kuralları geçerli olup yetki sözleşmesiyle aşılamaz. Dolayısıyla tarafların sözleşme yaparken konunun kamu düzenine dahil olup olmadığını dikkatle analiz etmesi gerekir.
8. Haksız Rekabet ve Sözleşmeye Aykırılıklarda Yetki Belirleme
Ticaret hukukunda en çok karşılaşılan dava türlerinden biri, haksız rekabet ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle açılan tazminat davalarıdır. Bu tür durumlarda da taraflar arasında önceden yetki sözleşmesi yapılmışsa, anlaşmada belirlenen mahkemede dava açılması mümkündür. Ancak sözleşme hiç yapılmamışsa ya da geçersizse, genel kurallar uygulanır ve davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olur. Ayrıca davanın niteliğine göre ticaret mahkemesi mi yoksa asliye hukuk mahkemesi mi yetkili olacağı da sözleşmenin konusuna bağlıdır.
9. Yetki Sözleşmelerinin Geçersizlik Sebepleri
Yetki sözleşmeleri bazı durumlarda geçersiz sayılabilir. En yaygın geçersizlik nedenleri arasında: yazılı şekil eksikliği, açık ve belirli olmama, taraflardan birinin tacir sıfatını taşımaması, kamu düzenine aykırılık veya tüketicinin aleyhine düzenleme yapılması yer alır. Geçersiz yetki sözleşmeleri yargılamada ciddi zaman kaybına ve görevsizlik-kararsızlık sorunlarına yol açabilir. Bu sebeple sözleşme metinlerinin deneyimli hukukçular tarafından hazırlanması, yargılama sürecinin sağlıklı işlemesi açısından kritik önemdedir.
10. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Yargıtay Kararları
Uygulamada, yetki sözleşmelerine yönelik en büyük sorunlardan biri, bu hükümlerin sözleşme eki mi yoksa ana gövdesi mi olduğunun ispatıdır. Ayrıca sözleşmede belirtilen mahkemenin “belirli ve açık” olması da gereklidir. Örneğin “İstanbul Mahkemeleri” ifadesi belirsizlik içerdiği için geçersiz kabul edilebilir. Yargıtay kararlarında, özellikle ticari faturalarda yazan yetki ibarelerinin, ancak tacir tarafından açıkça kabul edilmesi hâlinde geçerli olacağı vurgulanmıştır. Bu içtihatlar, tarafların yükümlülüklerini netleştirerek ihtilafları azaltmaktadır.
11. Sonuç: Ticari Sözleşmelerde Yetki Düzenlemesinin Stratejik Önemi
Yetki sözleşmeleri, sadece bir prosedür değil; aynı zamanda ticari uyuşmazlıkların yönetiminde stratejik bir enstrümandır. Doğru bir yetki belirlemesi, uyuşmazlık hâlinde zaman, maliyet ve kaynak tasarrufu sağlayabilir. Aksi halde davanın yanlış yerde açılması, görevsizlik kararı alınması ve yeniden başvuru gibi zahmetli süreçlere neden olur. Ticari sözleşmeler hazırlanırken, tarafların hukuki durumları, uyuşmazlık olasılıkları ve yargı yetkileri detaylı şekilde analiz edilmeli ve bu analiz neticesinde yetki sözleşmesi dikkatle düzenlenmelidir.
Resmi Kurum Linkleri:
- Adalet Bakanlığı – Mevzuat Bilgi Sistemi: https://mevzuat.adalet.gov.tr
- Ticaret Bakanlığı Resmî Bilgilendirme: https://www.ticaret.gov.tr
- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB): https://www.tobb.org.tr
- Yargıtay Karar Arama Sistemi: https://karar.yargitay.gov.tr
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki destek almak için FFK Partner Hukuk olarak sizlere profesyonel destek sağlıyoruz!




