
Satış Sonrası Hizmetlerin Sözleşmeyle Düzenlenmesi?
28 Nisan 2025
Konşimento ve Navlun Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği?
28 Nisan 20251. Ticari Sözleşmelerde Sözlü Anlaşmanın Tanımı
Sözlü anlaşmalar, taraflar arasında herhangi bir yazılı belge düzenlenmeden, yalnızca sözlü beyanlar yoluyla kurulan hukuki ilişkilerdir. Ticaret hayatında hızlı işlemler ve karşılıklı güven esasına dayalı ilişkiler nedeniyle sözlü sözleşmeler oldukça yaygındır. Ancak sözlü anlaşmaların geçerliliği, tarafların beyanlarının kanıtlanabilir olması ve sözleşmenin konusunun yazılı şekil şartına tabi olup olmaması gibi faktörlere bağlıdır. Bu nedenle, her sözlü anlaşma otomatik olarak geçerli kabul edilmez; hukuki geçerliliği, belirli unsurların sağlanmasına bağlıdır.
2. Sözlü Anlaşmaların Hukuki Dayanağı
Türk Borçlar Kanunu’na göre, sözleşmelerin kurulması için temel prensip tarafların irade beyanlarının uyuşmasıdır. Genel kural olarak, bir sözleşmenin geçerli olabilmesi için yazılı yapılması şart değildir. Sözlü olarak kurulan ticari sözleşmeler de, tarafların rızasıyla hukuken bağlayıcı olabilir. Ancak bazı özel sözleşme türleri (örneğin taşınmaz satışları, kefalet sözleşmeleri) yasalar gereği yazılı şekil şartına tabidir. Bu ayrımı doğru yapmak, sözlü sözleşmenin geçerliliğini değerlendirmek açısından önemlidir.
3. Ticaret Hukukunda Sözlü Sözleşmelere Yaklaşım
Ticaret hukuku kapsamında, sözlü sözleşmelere daha esnek yaklaşılmaktadır. Çünkü ticaret hayatında hız ve pratiklik ön plandadır. Türk Ticaret Kanunu’nda da ticari işlerde ispat kolaylığı sağlamak amacıyla yazılı delil şartı yumuşatılmıştır. Taraflar arasında sürekli ticari ilişkilerin bulunması halinde, teamüller ve yazılı olmayan mutabakatlar da sözleşme olarak kabul edilebilir. Ancak yine de her durumda ispat yükünün dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
4. Sözlü Sözleşmelerin İspat Yükü
Sözlü sözleşmelerde en büyük sorun, varlığının ve içeriğinin ispatıdır. Ticari davalarda kural olarak 4.880 TL üzerindeki işlemlerde yazılı delil aranır. Ancak taraflar arasındaki yazışmalar, fatura, sevk irsaliyesi, ödeme belgeleri gibi yardımcı deliller, sözlü bir sözleşmenin varlığını ispatta kullanılabilir. Ayrıca ticari işlerde tanık dinlenebilmesi de mümkündür. Yine de, delil eksikliği durumunda sözlü sözleşmenin ispatı oldukça zorlaşabilir ve hak kayıplarına yol açabilir.
5. Sözlü Anlaşmaların Geçersiz Sayıldığı Durumlar
Bazı hallerde sözlü anlaşmalar hukuken geçersiz sayılır. Örneğin, taşınmaz alım-satımı gibi işlemler için resmi şekilde düzenlenmiş yazılı sözleşme zorunluluğu vardır. Benzer şekilde, kefalet sözleşmeleri ve tüketici kredisi sözleşmeleri gibi işlemler de yazılı şekil şartına bağlıdır. Eğer söz konusu ticari işlem, kanunen yazılı şekil şartına tabiyse, sadece sözlü beyanla yapılan bir anlaşma geçersiz olur ve taraflara hukuki koruma sağlamaz.
6. Taraf İradesinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi
Sözlü anlaşmalarda tarafların irade açıklamaları büyük önem taşır. Sözleşmenin kurulup kurulmadığı, tarafların beyanlarının değerlendirilmesiyle anlaşılır. Tarafların söz konusu sözlü anlaşmada gerçekten bağlayıcı bir taahhütte bulunup bulunmadığı, olayların akışı ve tarafların davranışları dikkate alınarak belirlenir. Bu süreçte mahkemeler, dürüstlük kuralı ve iyi niyet ilkeleri çerçevesinde tarafların gerçek niyetini ortaya koymaya çalışır.
7. Sürekli Ticari İlişkilerde Sözlü Mutabakatlar
Taraflar arasında uzun süredir devam eden bir ticari ilişki varsa, yazılı bir sözleşme yapılmamış olsa bile, her iki tarafın da belli kurallara uyarak işlem yaptığı bir düzen kurulmuş olabilir. Bu durumda mahkemeler, taraflar arasındaki sözlü anlaşmaların varlığını teamüllere ve uygulamalara dayanarak kabul edebilir. Örneğin, her ay düzenli mal teslimatı yapılan bir tedarikçi ile müşteri arasındaki ilişki yazılı olmasa da geçerli bir ticari sözleşme ilişkisi oluşturabilir.
8. Sözlü Sözleşmenin Değiştirilmesi ve İptali
Bir sözlü sözleşme kurulmuşsa, taraflar bu sözleşmeyi yine sözlü olarak değiştirebilir veya feshedebilir. Ancak burada da ispat sorunu devreye girer. Değişiklik veya iptal iddialarının ispatı, yazılı deliller ya da tanık beyanlarıyla desteklenmediği takdirde ciddi güçlükler doğurabilir. Bu nedenle, önemli değişikliklerin yazılı şekilde yapılması tavsiye edilir.
9. Sözlü Anlaşmaların Geçerliliğini Artıran Unsurlar
Sözlü anlaşmaların geçerliliğini artırmak için birtakım destekleyici unsurlar kullanılabilir. Bunlar arasında yazışmalar (e-posta, mesajlaşma kayıtları), fatura ve sevk irsaliyeleri, banka ödeme dekontları gibi dolaylı belgeler yer alır. Ayrıca sözleşmenin konusu olan ürün veya hizmetin fiilen sunulmuş olması ve tarafların buna dayanarak hareket etmeleri, sözlü sözleşmenin varlığını destekleyen önemli faktörlerdir.
10. Riskler ve Sözlü Anlaşmaların Ticari Hayata Etkisi
Ticari hayatın dinamizmi içinde sözlü anlaşmalar kolaylık sağlar gibi görünse de, uzun vadede ciddi riskler doğurabilir. Özellikle büyük meblağlı işlemlerde veya karmaşık projelerde, yazılı sözleşme olmaksızın hareket etmek taraflar için büyük belirsizliklere yol açabilir. Anlaşmazlık halinde taraflardan biri sözlü mutabakatı inkâr ederse, diğer taraf haklarını ispat etmekte zorlanabilir ve büyük kayıplar yaşayabilir.
11. Sözlü Anlaşmaların Uygulamada Karşılaştığı Sorunlar
Uygulamada, sözlü anlaşmalar nedeniyle doğan uyuşmazlıklar sıkça yargıya intikal etmektedir. Mahkemeler, yazılı delil bulunmadığı durumlarda olayları tanıklar ve yardımcı deliller üzerinden çözmeye çalışır. Ancak delillerin yetersiz olması veya tarafların olayları farklı şekilde anlatması, karar sürecini zorlaştırır ve uzun süren dava süreçlerine neden olur. Bu da hem maddi hem manevi açıdan taraflara ağır yükler getirebilir.
12. Yazılı Sözleşmenin Tercih Edilmesinin Önemi
Her ne kadar sözlü sözleşmeler hukuken geçerli olabilse de, özellikle ticari ilişkilerde yazılı sözleşme düzenlenmesi kesinlikle önerilir. Yazılı sözleşme, tarafların hak ve yükümlülüklerini net biçimde belirler ve anlaşmazlık halinde güçlü bir ispat aracı sağlar. Ayrıca sözleşmede cezai şartlar, tahkim veya arabuluculuk hükümleri gibi özel düzenlemeler yapılarak taraflar arasındaki ilişki güvence altına alınabilir.
13. Sonuç: Sözlü Sözleşmelerde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Ticari hayatın hızlı temposunda sözlü anlaşmalar kaçınılmaz olabilir; ancak tarafların bu tür anlaşmalarda dikkatli olmaları şarttır. Sözlü mutabakatların mümkün olduğunca yazılı delillerle desteklenmesi, önemli noktaların yazılı şekilde teyit edilmesi ve özellikle büyük meblağlı veya uzun vadeli projelerde mutlaka yazılı sözleşmeler düzenlenmesi gerekir. Bu, tarafların haklarını koruyacak ve ileride doğabilecek ihtilafları önleyecektir.
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki destek almak için FFK Partner Hukuk olarak sizlere profesyonel destek sağlıyoruz!




