
Uluslararası Ticari Sözleşmelerde Incoterms Kullanımı
23 Nisan 2025
Alım-Satım Sözleşmelerinde Cezai Şartlar
23 Nisan 20251. Teslim Kavramının Ticari Sözleşmelerdeki Önemi
Ticari sözleşmelerde “teslim”, satıcının borcunu yerine getirmesi bakımından kritik bir aşamadır. Malın alıcıya fiziki olarak ulaşması kadar, hukuken hangi anda teslimin gerçekleşmiş sayıldığı da büyük önem taşır. Çünkü teslim anı sadece satıcının borcunun ifasıyla ilgili değil; aynı zamanda mülkiyetin ve özellikle riski taşımanın devriyle de doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle ticari sözleşmeler hazırlanırken, teslimin yeri, zamanı ve şekli net şekilde belirlenmelidir. Aksi takdirde, teslim sürecinde meydana gelebilecek kayıp, zarar veya gecikmeler ciddi hukuki uyuşmazlıklara neden olabilir.
2. Riskin Geçişi Ne Demektir?
Riskin geçişi, teslim edilen malın hasar görmesi, kaybolması veya çalınması gibi durumların sorumluluğunun hangi tarafta olacağını belirleyen kavramdır. Riskin kime ait olduğu, hem zarar gören tarafın bu zarara katlanıp katlanmayacağını belirler, hem de sigorta ve dava süreçlerinin nasıl işleyeceğini etkiler. Genel olarak, teslim gerçekleştiği anda mal üzerindeki risk de alıcıya geçer. Ancak bu geçiş anı, sözleşmeye konulan özel hüküm veya kullanılan Incoterms terimlerine göre değişebilir. Bu nedenle riskin geçiş anının sözleşmede açıkça yazılması, taraflar açısından hukuki güvence sağlar.
3. Teslim Şekilleri ve Uygulamadaki Farklılıklar
Ticari sözleşmelerde teslim şekilleri genellikle üç ana başlık altında toplanır: alıcının iş yerinde teslim (alıcıya teslim), satıcının iş yerinde teslim (depo teslim veya EXW), ve taşıyıcıya teslim (FCA, FOB gibi). Her teslim şeklinde riskin geçişi farklılık gösterir. Örneğin “alıcıya teslim”de mal alıcının eline geçene kadar satıcının sorumluluğundadır. Oysa “taşıyıcıya teslim”de risk taşıyıcıya teslimle birlikte alıcıya geçer. Bu farklar, özellikle uluslararası ticarette yüksek meblağlar söz konusu olduğunda, telafisi güç zararlara neden olabileceğinden dikkatle değerlendirilmelidir.
4. Türk Hukukunda Teslim ve Riskin Geçişi Hükümleri
Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na göre, teslim edilen malda meydana gelen zararın sorumluluğu, teslim anına göre belirlenir. Ancak kanunlar, tarafların sözleşme ile bu kuralları değiştirmesine izin verir. Özellikle TTK’nın 23. maddesi ve devamında yer alan düzenlemeler, ticari mal tesliminde riskin hangi anda kime geçtiğini açıkça belirtir. Ticari teamüller, sektörel uygulamalar ve taraflar arası mutabakat, kanuni hükümlerden öncelikli hale gelebilir. Bu durum, özellikle sürekli ticari ilişki içinde olan taraflar açısından büyük esneklik sağlar.
5. Incoterms Terimlerinin Teslim ve Risk Açısından Önemi
Uluslararası ticari sözleşmelerde sıklıkla kullanılan Incoterms terimleri, teslim ve riskin geçişine dair standart tanımlar sunar. Örneğin FOB (Free On Board) teslimde, mal gemiye yüklendiği anda risk alıcıya geçer. DDP (Delivered Duty Paid) teriminde ise risk, mal alıcının adresine ulaştığında geçer. Incoterms terimlerinin doğru seçilmesi ve sözleşmeye açık şekilde dahil edilmesi, hem riskin kimde olduğunu belirler hem de taşıma ve sigorta yükümlülüklerini düzenler. Aksi halde, taraflar arasında farklı yorumlara yol açacak ve teslimin sorumluluğu netleşmeyecektir.
6. Teslimde Gecikmenin ve Ayıplı Teslimin Riskle İlişkisi
Teslimin süresinde yapılmaması veya malın ayıplı şekilde gönderilmesi, satıcının sorumluluğunu artırır ve riskin geçişi kuralını değiştirebilir. Özellikle teslim geciktiği halde hala satıcının kontrolünde olan mallar, zarar görürse risk satıcıya aittir. Ayıplı teslimde ise malın fiilen alıcıya ulaşması, riski devretmez; çünkü alıcı sözleşmeye uygun olmayan malı teslim almak zorunda değildir. Bu nedenle ticari sözleşmelerde teslimin uygunluğu, zamanlaması ve malın ayıpsızlığı birlikte değerlendirilmelidir. Aksi takdirde hem teslim hem de risk devri tartışmalı hale gelir.
7. Sigorta Yükümlülüğü ve Riskin Devri
Teslim ve riskin geçişi bakımından sigorta yaptırma yükümlülüğü kritik bir konudur. Özellikle taşıma sırasında malın zarar görmesi halinde, taraflardan hangisinin sigorta yaptıracağı ve bu sigortanın kapsamı, sözleşmede açıkça belirtilmelidir. Incoterms kapsamında bazı terimler (örneğin CIF, CIP) satıcıyı sigorta yaptırmakla yükümlü kılar. Ancak sigortanın kapsamı çoğu zaman minimum düzeyde tutulur. Bu nedenle alıcı taraf, riskin kendisine geçtiği andan itibaren oluşabilecek zararlara karşı önceden önlem almalı ve gerektiğinde ek sigorta taleplerini sözleşmeye yansıtmalıdır.
8. Riskin Geçişinin Alacak Hakkına Etkisi
Riskin alıcıya geçmesiyle birlikte, satıcının borcu sona ermiş olmaz. Malın teslimi riskle birlikte gerçekleşse de, alıcının bedeli ödeme yükümlülüğü sözleşme hükümleriyle sabittir. Ancak riskin geçtiği anda mal kaybolur veya hasar görürse, satıcı kusurlu değilse alıcı yine de bedeli ödemekle yükümlü olabilir. Bu durum özellikle ticari satışlarda büyük riskler doğurur. Tarafların alacak hakkı, teslim şekli ve riskin geçiş anı üzerinden yeniden değerlendirilmeli; sözleşmelerde ödeme zamanı ve teslim anı arasındaki ilişkinin netleştirilmesi büyük önem taşır.
9. Teslimin Belgelendirilmesi ve Hukuki Geçerlilik
Teslimin ispatı ve riskin geçişi açısından belgelerin önemi büyüktür. Taşıma belgesi (konşimento, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı vb.), teslimin yapıldığını ve riskin geçtiğini ispat eder. Ancak bu belgelerin imzalı ve zaman damgalı olması gerekir. Uluslararası teslimlerde elektronik teslim belgeleri de geçerli sayılabilir. Tarafların bu belgeleri sözleşmeye eklemesi, olası uyuşmazlıkların önüne geçer. Belgelerin eksik veya hatalı olması, teslimin ispatını zorlaştırır ve riskin kimde olduğu konusunda ciddi şüpheler yaratabilir.
10. Sonuç: Teslim ve Riskin Devri, Ticari Sözleşmenin Kalbidir
Ticari sözleşmelerde teslimin ne zaman, nerede ve nasıl yapılacağı ile riskin ne zaman alıcıya geçeceği, yalnızca teknik bir detay değil, doğrudan tarafların hukuki sorumluluğunu ve ticari güvenliğini belirleyen temel unsurlardır. İyi yapılandırılmış bir teslim ve risk maddesi, sadece sözleşmenin işlerliğini değil, aynı zamanda ileride doğacak uyuşmazlıkların da çözümünü kolaylaştırır. Bu nedenle taraflar, genel ifadeler yerine açık, ölçülebilir ve yoruma kapalı bir teslim ve risk düzenlemesi yapmalı; gerekirse bu konuda hukuki danışmanlık almalıdır.
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki destek almak için FFK Partner Hukuk olarak sizlere profesyonel destek sağlıyoruz!




