
Alacak Yöntemi ve İcra Stratejileri?
28 Mart 2025
Uluslararası Alacaklarda İcra Takibi Yöntemleri?
28 Mart 20251. Giriş: Uluslararası Tahkim ve Önemli Avantajları
Uluslararası tahkim, farklı ülkelerde faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişiler arasındaki uyuşmazlıkların, ulusal yargı mercilerine gitmeden tarafsız bir hakem heyeti tarafından çözülmesini sağlayan alternatif bir yargı yoludur. Küresel ticaretin hızlanması ve sınır ötesi işlemlerin artmasıyla birlikte, taraflar çoğunlukla uzun ve karmaşık mahkeme süreçleri yerine hızlı, esnek ve uzmanlık gerektiren tahkim yoluna başvurmayı tercih etmektedir. Tahkim, taraflara kendi yargı organlarını seçme, prosedürleri belirleme ve hukuki kültür farklılıklarını aşma imkânı sunar. Böylece, uluslararası anlaşmalarla korunmuş bir ortamda uyuşmazlıkların tarafsız hakemlerce karara bağlanması sağlanır. Ancak tahkim kararlarının tek başına alınması yeterli değildir; bu kararların icrası, özellikle de yabancı tahkim kararlarının Türkiye’de uygulanması, ayrı bir hukuki prosedürü gerektirir.
2. Tahkim Kararlarının İcrasının Hukuki Dayanağı ve Temel Mevzuat
Türkiye’de yabancı tahkim kararlarının icrası, temel olarak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu çerçevesinde düzenlenir. Ayrıca Türkiye’nin de taraf olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesi (Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşme), yabancı tahkim kararlarının devlet mahkemelerinde tanınması ve tenfizi konusunda rehber niteliğindedir. Bu sözleşme, üye devletlerin birbirlerinin tahkim kararlarını karşılıklı olarak tanımasını ve icra etmesini öngörür. Dolayısıyla, Türkiye’de uluslararası tahkim kararlarının uygulanması, hem ulusal hem de uluslararası mevzuatın ortak hükümlerine dayanır. Bu çerçevede, yabancı tahkim kararlarının tenfizi, tarafların haklarının korunması ve uyuşmazlıkların kesin olarak çözümlenmesi bakımından önemli bir hukuki mekanizmadır.
3. Yabancı ve Yerli Tahkim Kararlarının Ayrımı
Uluslararası tahkim kararlarının Türkiye’de icrasında, “yabancı” ve “yerli” tahkim kararları arasında bir ayrım yapılır. Yerli tahkim kararı, Türkiye’deki bir tahkim yeri veya mahkeme desteğiyle yürütülen tahkim sonucunda verilen karardır. Yabancı tahkim kararı ise tahkim yeri veya hakem heyeti itibarıyla Türkiye sınırları dışında gerçekleşen tahkim sonucunda alınan kararlara denir. Yerli tahkim kararlarının icrası, Türk mahkemeleri nezdinde “ilamlı icra” niteliğine yakın işlem görürken, yabancı tahkim kararlarının Türkiye’de icra kabiliyetine sahip olabilmesi için tanıma veya tenfiz prosedürüne tabi tutulması gerekir. New York Sözleşmesi çerçevesinde “yabancılık unsuru” taşıyan tahkim kararları, belirli şartlar yerine getirildiğinde Türk mahkemeleri tarafından tenfiz edilerek zorla icra edilebilir hale gelir.
4. New York Sözleşmesi ve Tenfiz Sürecine Etkisi
1958 New York Sözleşmesi, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizini amaçlayan uluslararası en önemli hukuki metindir. Türkiye, 1991 yılında bu sözleşmeye katılmış ve sözleşme hükümlerini ulusal mevzuatının bir parçası haline getirmiştir. Sözleşme, taraf devletlerin birbirlerinin hakem kararlarını belli sınırlı gerekçeler dışında tanıması ve tenfiz etmesi yükümlülüğünü getirir. Böylece, bir ülkede verilen hakem kararı, diğer ülkede de neredeyse mahkeme ilamıyla eşdeğer bir icra gücüne kavuşabilir. New York Sözleşmesi, tahkim kararlarının icrasında prosedürlerin sadeleşmesini ve engellerin azalmasını sağlar. Türkiye’de de sözleşmenin getirdiği esaslar doğrultusunda, yabancı tahkim kararlarının tenfiz başvuruları ciddi şekilde kolaylaştırılmıştır. Özellikle uyuşmazlığın “tahkime elverişli” olması ve hakem kararının “kamu düzenine aykırı olmaması”, tenfizin kabulü için kilit kriterlerdir.
5. Türkiye’de Tenfiz Başvurusu İçin Gerekli Şartlar
Uluslararası tahkim kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi adına, alacaklı tarafın Türk mahkemelerine “tanıma ve tenfiz” talebiyle başvurması gerekir. Bu başvurunun temel şartları şu şekilde özetlenebilir:
- Kararın ticari bir uyuşmazlığa veya tahkime elverişli bir ihtilafa ilişkin olması. Türkiye’de borçlar hukuku ve ticaret hukuku çerçevesinde geniş bir alan tahkime elverişlidir.
- Tahkim kararının hakem(yetkili) heyeti tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş olması. Hakem seçimi, tahkim yeri, prosedürler gibi süreçlerin adil yargılanma hakkını zedelememesi gerekir.
- Kararın kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil etmemesi. Örneğin, Türk toplumunun temel değerleri veya zorunlu normlarıyla çelişen içerikler, tenfizi engelleyebilir.
- Kararın kesinleşmiş ve taraflar bakımından bağlayıcı nitelikte olması. Hakem kararına karşı öngörülen iptal yolları tüketilmiş veya itiraz hakları sona ermiş olmalıdır.
Mahkeme, bu hususların varlığını inceledikten sonra, “tenfiz kararı” verirse yabancı tahkim kararı aynen bir Türk mahkemesi ilamı gibi icra kabiliyetine sahip olur.
6. Tenfiz Davasında Mahkemelerin Yetki ve Görev Alanı
Türkiye’de yabancı tahkim kararlarının tenfizi, genel olarak asliye ticaret mahkemeleri veya bazı hâllerde asliye hukuk mahkemeleri tarafından yürütülür. 5718 sayılı MÖHUK uyarınca, davanın görülmesi için borçlunun Türkiye’deki yerleşim yeri veya icranın yapılacağı yer mahkemesi yetkilidir. Eğer borçlunun Türkiye’de yerleşim yeri yoksa veya yerleşim yeri tespit edilemiyorsa, yetkili mahkeme İstanbul, Ankara veya İzmir mahkemelerinden biri olabilir. Tenfiz davasında mahkeme, ilgili tahkim kararının New York Sözleşmesi ve ulusal mevzuat koşullarına uyup uymadığını denetler; ancak esasa ilişkin yeniden yargılama yapmaz. Bu noktada, “kamu düzeni” vurgusu önemlidir. Mahkeme, hakem kararını Türkiye’de uygulanması hâlinde kamu düzenine ciddi şekilde aykırı bir sonuç doğuyorsa tenfizi reddedebilir. Örneğin, faiz oranlarının Türk hukukunda yasaklanmış bir seviyede olması veya tahkim sürecinde tarafların savunma hakkının ihlâl edilmesi gibi durumlar reddi gerekçesi sayılabilir.
7. Kamu Düzeni Kavramı ve Red Gerekçeleri
Kamu düzeni, devletlerin en temel sosyal, kültürel ve hukuki değerlerini koruyan ve bu değerlere aykırı uygulamaların ülke içinde geçerlilik kazanmasını engelleyen bir kavramdır. Yabancı tahkim kararlarının tenfizinde, mahkeme bu kararı inceleyerek Türk hukukunun temel ilkeleriyle çelişip çelişmediğini değerlendirir. Örneğin, insan hakları ihlâli, kanuna aykırı sözleşme koşulları veya dolandırıcılık gibi ağır etik ihlâllerin tahkim kararıyla meşrulaştırılması durumunda tenfiz talebi reddedilir. Ancak mahkeme, sadece “daha doğru bulmadığı” veya “farklı hukuki yorumu savunduğu” gerekçesiyle kamu düzeni vurgusunu yaparak kararı reddedemez. Kamu düzeni istisnası dar yoruma tâbidir ve sırf farklı hukuki çözüm yollarının veya sözleşme hükümlerinin varlığı tek başına kamu düzenine aykırılık oluşturmaz. Sözleşme serbestisi ve taraf iradesi, tahkim sürecinin özünü oluşturan ilkelerdendir.
8. Tenfiz Kararının Sonuçları ve Uygulama Aşamaları
Mahkeme, yabancı tahkim kararının tenfizine hükmettiğinde, söz konusu hakem kararı artık Türkiye’de tıpkı bir Türk mahkemesi ilamı gibi icra edilebilir. Bu, borçluya karşı zorla icra işlemleri başlatma imkânı sağlar. Yani alacaklı, borçlunun malvarlığına haciz koyabilir, banka hesaplarını bloke ettirebilir veya taşınmazlarını satışa çıkararak alacağını tahsil edebilir. Tenfiz kararı sayesinde, uluslararası tahkim kararı borçlunun rızasına bakılmaksızın uygulanabilir hale gelir. Böylece, işletmeler veya gerçek kişiler, yurtdışında elde ettikleri haklarını Türkiye’de fiilen icra edebilir. Tenfiz aşamasının olumlu sonuçlanması, taraflara zaman ve maliyet tasarrufu sağlar; zira aksi takdirde aynı uyuşmazlık, Türkiye’de baştan mahkemeye taşınarak uzun bir yargılama sürecine yol açabilirdi.
9. Tahkim Kararlarının İcrasında Karşılaşılan Uygulama Sorunları
Her ne kadar mevzuat ve New York Sözleşmesi, yabancı tahkim kararlarının icrasını kolaylaştırıyor olsa da, uygulamada çeşitli zorluklar yaşanabilir. Borçlunun malvarlığının tespit edilememesi, farklı ülkelerde varlık saklama veya hukuki boşluklardan yararlanma çabaları, icra sürecini uzatabilir. Bazı borçlular, “kamu düzenine aykırılık” iddialarını genişleterek tenfizi engelleme stratejisi izleyebilir. Ayrıca bazı ülkelerdeki tahkim usulüne veya hakem heyetinin kuruluşuna yönelik eleştiriler, Türk mahkemelerinde güvensizlik oluşturabilir. Tüm bu faktörler, tahkim kararının hızlı icrasını sekteye uğratabilir. Tarafların doğru tahkim şartlarıyla, yetkili hakem kurumlarının güvenilirliğiyle ve hukuka uygun anlaşma maddeleriyle uyuşmazlığı düzenlemesi, icra sürecinde yaşanabilecek engelleri en aza indirir.
10. İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) ve Uluslararası İcra
Türkiye’de kurulmuş bulunan İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), hem yerli hem de yabancı taraflar açısından hızlı, etkin ve bağımsız bir tahkim süreci sunmayı hedefler. ISTAC tahkim kurallarına göre verilen kararlar, Türkiye’deki kanuni altyapı sayesinde yerli tahkim kararı niteliğinde sayılarak kolayca icra edilebilir. Aynı zamanda, ISTAC tahkimini tercih eden yabancı taraflar da, merkez tahkim kararının New York Sözleşmesi çerçevesinde uluslararası alanda tanınacağını bilerek sisteme güvenir. İstanbul’un uluslararası finans merkezi olma amacı, ISTAC’a verilen desteklerle birleşince, Türkiye’nin tahkim ve tenfiz konularında bölgesel cazibe merkezi hâline gelmesi amaçlanır. ISTAC kararlarının Türkiye’de icrası, çoğu zaman ek bir tenfiz süreci gerektirmeden, adli organlar tarafından doğrudan uygulanabilir hale getirilmektedir.
11. Sonuç ve Resmî Mevzuat Bağlantıları
Uluslararası tahkim kararlarının Türkiye’de icrası, küreselleşen ticari ilişkiler ve uluslararası anlaşmaların etkisiyle son derece önem kazanmıştır. 1958 New York Sözleşmesi, 5718 sayılı MÖHUK ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu gibi düzenlemeler, yabancı tahkim kararlarının tanınması ve tenfizinde yol gösterici hükümlere sahiptir. Böylece, farklı hukuk sistemlerine mensup taraflar, uluslararası tahkim yoluna başvurduklarında Türkiye’de de haklarını etkin biçimde koruyabilir. Tenfiz sürecinin olumlu sonuçlanması halinde, hakem kararları mahkeme ilamıyla eşdeğer güce kavuşarak borçlunun malvarlığı üzerinde icra uygulanmasını sağlar. Sürecin başarısı, tarafların tahkim aşamasında hukukî zemini doğru hazırlamasına, kamu düzenine aykırılık teşkil edecek durumların öngörülmesine ve hakem kararının usule uygun şekilde alınmasına bağlıdır. İlgili mevzuatın güncel hâline ve destekleyici düzenlemelere T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi adresinden ulaşabilir, tahkim merkezlerinin resmi sayfalarını inceleyerek uygulamadaki detaylara ve güncel gelişmelere erişebilirsiniz.
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki destek almak için FFK Partner Hukuk olarak sizlere profesyonel destek sağlıyoruz!




