
Uzun Süredir Türkiye’de Yaşayan Yabancıya Deport Kararı Verilebilir mi? Aile ve Özel Hayat Hakkı – 2026 Güncel Rehber
13 Ağustos 2026
Trafik Kazasında Sigorta Şirketinden Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
13 Ağustos 20262026’da Türkiye’de yaşayan yabancılar için en kritik 25 hukuki risk: ikamet izni reddi, çalışma izni kriterleri, kaçak çalışma, deport, tahdit kodu, giriş yasağı ve hukuki çözüm yolları.
Türkiye’de yaşayan, çalışan, şirket kuran, yatırım yapan veya ailesiyle birlikte hayatını sürdüren yabancılar açısından 2026 yılı yabancılar hukukunda başvuruların yalnızca belge tamamlamaktan ibaret olmadığı bir dönemdir. İkamet iznindeki adres ve belge sorunlarından çalışma iznindeki istihdam, mali yeterlilik ve ücret kriterlerine; sınır dışı kararlarından tahdit kodlarına ve Türkiye’ye giriş yasaklarına kadar birçok işlem yabancının Türkiye’deki hukuki statüsünü doğrudan etkileyebilir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 28 Temmuz 2026 tarihli güncel duyurusunda, 1 Ekim 2024 tarihinde yayımlanan çalışma izni değerlendirme kriterlerinin hâlen yürürlükte olduğunu ve değerlendirmede istihdam, mali yeterlilik ve ücret kriterlerinin esas alındığını yeniden vurgulamıştır.
Bu nedenle yabancılar açısından en büyük hata, ikamet izni, çalışma izni, deport ve giriş yasağı süreçlerini birbirinden tamamen bağımsız görmek olabilir. Bir alanda yapılan hata başka bir statünün kaybedilmesine, Türkiye’deki yasal kalışın sona ermesine veya sonraki girişlerde ciddi sorunlarla karşılaşılmasına neden olabilir. İşte 2026 yılında yabancıların Türkiye’de karşılaşabileceği en kritik 25 hukuki risk ve dikkat edilmesi gereken temel noktalar.
1. İkamet İzni Süresinin Kaçırılması
İkamet izni süresinin takip edilmemesi yabancının yasal kalış statüsünü riske atabilecek en temel hatalardan biridir. Yabancı, ikamet izninin bitiş tarihini önceden kontrol etmeli ve uzatma sürecini mevzuatta öngörülen zaman içinde yürütmelidir. Süre aşımının ortaya çıkması yalnızca yeni ikamet başvurusunu değil, idari para cezası, Türkiye’den çıkış ve sonraki giriş süreçlerini de etkileyebilir.
2. e-İkamet Başvurusunda Yanlış veya Eksik Bilgi Verilmesi
Pasaport numarası, medeni durum, adres, iletişim bilgileri veya ikamet amacı gibi temel bilgilerin yanlış girilmesi dosyada uyumsuzluk yaratabilir. Özellikle elektronik başvurudaki bilgiler ile sunulan belgelerin birbirini doğrulaması önemlidir. Bilinçli şekilde gerçeğe aykırı beyanda bulunulması ise basit bir başvuru hatasından çok daha ciddi hukuki sonuçlara yol açabilir.
3. Gerçek Olmayan Adres Beyanı
2026 yılında ikamet izni dosyalarında en fazla dikkat edilmesi gereken konulardan biri adresin gerçek ve doğrulanabilir olmasıdır. Yabancının fiilen yaşamadığı bir adresi göstermesi, sahte kira sözleşmesi kullanması veya yalnızca ikamet izni almak amacıyla gerçeğe aykırı adres kaydı oluşturması dosyanın güvenilirliğini ciddi biçimde etkileyebilir.
İkamet izni bakımından Türkiye’de kalınacak adres bilgisinin verilmesi kanuni yükümlülüklerden biridir. Örneğin öğrenci ikamet izninde adres bilgisinin bildirilmesi YUKK’ta açıkça düzenlenmiştir.
4. Sahte Kira Sözleşmesi veya Belge Kullanılması
Sahte kira sözleşmesi, sahte sigorta poliçesi, gerçeğe aykırı öğrenci belgesi veya değiştirilmiş resmi belge kullanılması yalnızca ikamet izninin reddedilmesi riskini doğurmaz. Belgenin niteliğine göre ceza hukuku bakımından da ayrıca sorumluluk gündeme gelebilir.
Bu nedenle yabancıların “başvuruyu kolaylaştırmak” amacıyla üçüncü kişiler tarafından hazırlanan belgeleri kontrol etmeden kullanmaları ciddi bir risktir.
5. Sağlık Sigortasının Başvuru Şartlarını Karşılamaması
İkamet izni türüne göre yeterli ve geçerli sağlık sigortasının bulunması gerekebilir. Poliçenin kapsamı, geçerlilik tarihleri veya yabancının bilgileri başvuruyla uyuşmuyorsa ek belge talebi veya başvurunun olumsuz sonuçlanması gündeme gelebilir.
Özellikle internet üzerinden veya aracı kişilerden temin edilen poliçelerin gerçekliği kontrol edilmelidir.
6. İkamet İzni Ret Kararının Süresinde Takip Edilmemesi
İkamet izni başvurusunun reddedilmesi halinde yabancının “yeniden başvuru yaparım” düşüncesiyle hiçbir işlem yapmaması her zaman doğru strateji değildir. Ret kararının gerekçesi, yabancının mevcut yasal kalış hakkı ve uygulanabilecek idari veya yargısal yollar birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle ret kararının ardından yabancının Türkiye’de kalmaya devam etmesinin yasal dayanağı bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
7. Çalışma İzni Olmadan Çalışmak
Türkiye’de ikamet iznine sahip olmak çalışma hakkı bulunduğu anlamına gelmez. Yabancının çalışabilmesi için kural olarak çalışma izni veya çalışma izni muafiyetinin bulunması gerekir.
İzinsiz çalışma yabancı açısından idari yaptırımlara ve göçmenlik statüsü bakımından ciddi sonuçlara; işveren açısından ise ayrıca idari para cezalarına neden olabilir.
8. Çalışma İzni Başvurusunda 5 Türk Çalışan Kriterinin Gözden Kaçırılması
2026 yılında yürürlükte bulunan genel değerlendirme kriterlerine göre bilanço esasına tabi işyerlerinde, çalışma izni talep edilen her bir yabancı için en az beş Türk vatandaşının istihdam edilmesi esastır. Bununla birlikte kriterin uygulanmadığı veya farklı uygulandığı istisnalar bulunmaktadır. Örneğin son yıl net satışları 50 milyon TL veya üzerinde olan işyerlerinde beş yabancıya kadar çalışma izni başvurularında istihdam kriteri uygulanmaz.
Dolayısıyla “her yabancı için koşulsuz beş Türk çalışan gerekir” şeklindeki genelleme doğru değildir.
9. İşverenin Mali Yeterlilik Kriterini Karşılamaması
2026 çalışma izni başvurularında önemli ret risklerinden biri işverenin mali yeterlilik şartlarını karşılamamasıdır. Bilanço esasına tabi yeni kurulmuş işyerlerinde ödenmiş sermayenin en az 500.000 TL olması gerekir.
Faaliyette olan işyerlerinde ise ödenmiş sermayenin en az 500.000 TL olması veya net satışların en az 8 milyon TL olması veya ihracatın en az 150.000 ABD doları olması kriterlerinden biri aranır.
Bu nedenle yabancının mesleki yeterliliği tek başına çalışma izninin verilmesini sağlamaz.
10. Yabancı Çalışanın Maaşının Yanlış Belirlenmesi
2026 çalışma izni sisteminde ücret kriteri yabancının görevine göre değişmektedir. Yürürlükteki kriterlere göre üst düzey yöneticiler ve pilotlarda asgari ücretin 5 katı, mühendis ve mimarlarda 4 katı, diğer yöneticilerde 3 katı, uzmanlık ve ustalık gerektiren işlerde 2 katı; ev hizmetleri ve diğer işlerde ise en az asgari ücret seviyesinde ücret aranır.
Dahası sosyal güvenlik yükümlülüklerinin çalışma izni başvurusunda beyan edilen ücret ve tam zamanlı çalışma esaslarına uygun şekilde yerine getirilmesi gerekir.
11. Şirket Ortağı Yabancının Çalışma İzni Şartlarını Karıştırması
Türkiye’de şirkete ortak olmak yabancıya otomatik çalışma hakkı sağlamaz. Bilanço esasına tabi işletmelerde yabancı şirket ortağının çalışma izni değerlendirmesinde yabancının sermaye payının en az 500.000 TL, toplam ödenmiş sermayenin en az 500.000 TL ve yabancının ortaklık oranının en az %20 olması öngörülmektedir. İlk çalışma izninin yedinci ayından itibaren her ay en az beş Türk vatandaşının istihdamı da esas alınır. Sermaye payı 100.000 ABD doları veya üzerinde olan yabancı ortaklar bakımından belirtilen mali yeterlilik ve istihdam kriterleri uygulanmaz.
12. Çalışma İzni Kriterlerindeki İstisnaların Bilinmemesi
Her yabancıya aynı değerlendirme kriterleri uygulanmaz. Örneğin çalışma izni başvurusundan önceki son beş yıl içinde öğrenci ikameti hariç en az üç yıl Türkiye’de yasal olarak kalan yabancılar bakımından, belirli şartlarla ve işyerinde en fazla üç yabancı için istihdam ve mali yeterlilik kriterlerinin uygulanmaması esastır.
Ayrıca Türk vatandaşı anne, baba veya çocuğu bulunanlar, insani ikamet izni sahipleri, uzun dönem ikamet izni sahipleri ve en az üç yıldır Türk vatandaşıyla evli olanlar gibi bazı yabancılar değerlendirme kriterlerinden muaf tutulabilmektedir.
13. 2026 Çalışma İzni Sektörel Kriterlerinin Gözden Kaçırılması
Çalışma izni değerlendirmesinde yalnızca genel kriterlere bakmak yeterli değildir. Sektör, meslek ve iş bazında özel kriterler de uygulanabilmektedir.
2026 yılında bu alan ayrıca güncellenmeye devam etmektedir. Bakanlığın güncel kriterlerinde örneğin bazı sektörel düzenlemeler için 11 Mart 2026 yürürlük tarihi öngörülmüştür. Bu nedenle eski tarihli internet içerikleri üzerinden çalışma izni dosyası hazırlamak risklidir.
14. Çalışma İzni Alındıktan Sonra SGK ve İşe Başlama Yükümlülüklerinin İhmal Edilmesi
Çalışma izninin alınmasıyla süreç tamamlanmaz. Yurt içinden yapılan başvurularda yabancının çalışma izninin başlangıç tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili yükümlülükleri yerine getirerek çalışmaya başlaması gerekir. Ayrıca sosyal güvenlik bildirimlerinin başvuruda beyan edilen ücret üzerinden ve mevzuata uygun yapılması zorunludur.
15. Çalışma İzninin İkamet Statüsü Üzerindeki Etkisinin Yanlış Değerlendirilmesi
Geçerli çalışma izni, YUKK kapsamında ikamet izninden muafiyet sağlayan belgeler arasındadır. Ancak çalışma izninin sona ermesi veya iptal edilmesi halinde yabancının Türkiye’de kalmaya devam edebilmek için başka bir yasal kalış hakkının bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Bu geçiş döneminin yanlış yönetilmesi yabancının yasal kalış süresini ihlal etmesine neden olabilir.
16. Deport Kararının Tebliğinden Sonra Sürenin Kaçırılması
Yabancılar hukukundaki en ağır risklerden biri sınır dışı kararının tebliğ edilmesine rağmen zamanında hukuki işlem yapılmamasıdır. Deport kararları çok kısa yargısal başvuru sürelerine tabidir.
Bu nedenle yabancı kendisine verilen sınır dışı kararının ve tebliğ belgesinin örneğini almalı ve tebliğ tarihini kesin olarak kaydetmelidir. Süre hesabı tahmine bırakılmamalıdır.
17. Deport Kararı ile İdari Gözetim Kararının Karıştırılması
Sınır dışı kararı ile yabancının geri gönderme merkezinde tutulmasına ilişkin idari gözetim kararı iki farklı hukuki işlemdir. Sınır dışı kararına karşı idari yargıda başvuru yapılması, idari gözetimin otomatik olarak sona ermesini sağlamaz.
Bu nedenle geri gönderme merkezindeki yabancının dosyasında her iki kararın ayrı ayrı incelenmesi gerekir.
18. Türkiye’de Eş ve Çocuk Bulunmasının Otomatik Deport Engeli Sanılması
Türk vatandaşı eş veya çocuk sahibi olmak yabancının hiçbir koşulda sınır dışı edilemeyeceği anlamına gelmez. Ancak aile hayatının gerçekliği, çocuğun üstün yararı, ebeveyn-çocuk ilişkisi ve sınır dışı işleminin aile üzerindeki sonuçları hukuki değerlendirmede son derece önemlidir.
Bu nedenle deport davasında yalnızca evlilik belgesi sunmak yerine aile hayatının fiilen Türkiye’de sürdürüldüğü ortaya konulmalıdır.
19. Uzun Süredir Türkiye’de Yaşamanın Mutlak Koruma Sağladığının Düşünülmesi
Türkiye’de 10, 15 veya 20 yıldır yaşamak tek başına deport bağışıklığı sağlamaz. Bununla birlikte yabancının Türkiye’de kurduğu özel ve aile hayatı, uzun süreli yasal ikamet geçmişi, çocukları, çalışma hayatı ve sosyal bağları sınır dışı kararının ölçülülüğü değerlendirilirken önem kazanabilir.
Dolayısıyla uzun süreli ikamet önemli bir hukuki argümandır ancak tek başına garanti değildir.
20. YUKK Madde 55 Kapsamındaki Korumanın İleri Sürülmemesi
Sınır dışı dosyasında yalnızca deport kararının nedenine odaklanmak önemli bir hata olabilir. Yabancının ayrıca YUKK m.55 kapsamında sınır dışı edilemeyecek kişilerden olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Özellikle gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele riski bulunanlar ile ciddi sağlık, yaş, hamilelik ve kanunda düzenlenen belirli mağduriyet durumları ayrıca değerlendirilir.
21. Tahdit Kodunun Varlığının Seyahatten Önce Kontrol Edilmemesi
Yabancı Türkiye’den çıktıktan sonra geçmiş bir deport, vize ihlali veya başka idari işlem nedeniyle tahdit kaydıyla havalimanında karşılaşabilir. Bu durum yabancının seyahat planını, çalışma ilişkisini ve aile birleşimini ciddi biçimde etkileyebilir.
Özellikle daha önce deport edilmiş veya vize/ikamet ihlali yaşamış yabancıların Türkiye’ye yeni seyahat planlamadan önce hukuki durumlarını değerlendirmeleri önemlidir.
22. Giriş Yasağı Varken Geçerli Vizenin Yeterli Sanılması
Vize Türkiye’ye mutlak giriş hakkı sağlamaz. Aktif giriş yasağı bulunan veya YUKK kapsamında ülkeye kabulünde başka engel bulunan yabancı geçerli vizesi olsa dahi sınır kapısında sorun yaşayabilir.
Bu nedenle yeni vize alınmış olması eski giriş yasağının veya tahdit kaydının kesin olarak ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır.
23. Giriş Yasağının Süresi Dolunca Bütün Sorunların Bittiğinin Düşünülmesi
Giriş yasağının süresinin dolması önemli olmakla birlikte yabancının dosyasında başka tahdit kayıtları, idari para cezaları veya kamu alacakları bulunabilir. Özellikle geçmişte deport edilen yabancılar açısından dosyanın bütün olarak incelenmesi gerekir.
Yabancının yalnızca eski giriş yasağının tarihini kontrol ederek uçak bileti alması, havalimanında yeniden giriş problemiyle karşılaşmasına neden olabilir.
24. Geri Gönderme Merkezinde Anlaşılmayan Belgelerin İmzalanması
Geri gönderme merkezinde bulunan yabancının önüne tebligat, idari gözetim belgeleri veya geri dönüşle ilgili çeşitli evraklar gelebilir. Yabancı anlamadığı bir belgeyi hukuki sonuçlarını öğrenmeden imzalamamalıdır.
Özellikle yabancının gerçekten gönüllü dönüş iradesi bulunmadığı halde farklı hukuki sonuç doğurabilecek bir belgeyi imzalaması sonraki hukuki süreçleri ciddi şekilde etkileyebilir.
25. Hukuki Yardım İçin Sürecin Son Aşamasına Kadar Beklenmesi
2026 yılında yabancılar hukukundaki en önemli risklerden biri, avukata ancak ikamet reddedildikten, çalışma izni başvurusu başarısız olduktan, deport kararı kesinleşme riski doğduktan veya yabancı havalimanından geri çevrildikten sonra başvurulmasıdır.
Oysa birçok problem başvuru öncesinde yapılacak hukuki kontrolle tespit edilebilir. İkamet izninde adres ve belge kontrolü, çalışma izninde beş Türk çalışan, sermaye, mali yeterlilik ve ücret kriterlerinin önceden değerlendirilmesi; deport dosyalarında ise sürelerin ve temel hak iddialarının zamanında incelenmesi önemli ölçüde hak kaybını önleyebilir.
2026 Yabancılar Hukukunda Özellikle Dikkat Edilmesi Gereken Güncel Değişiklikler
2026 açısından çalışma izni uygulamasındaki güncellik özellikle önemlidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 28 Temmuz 2026 tarihli resmi duyurusunda 1 Ekim 2024 tarihinde yayımlanan kriterlerin hâlen yürürlükte olduğunu açıkça belirtmiş ve istihdam, mali yeterlilik ve ücret kriterlerine yeniden dikkat çekmiştir. Bakanlığın güncel kriterlerinde 2026 içerisinde yürürlüğe giren bazı sektörel hükümler de bulunmaktadır.
Bu nedenle yabancıların ve işverenlerin 2023 veya 2024 tarihli blog yazılarında bulunan eski sermaye ve değerlendirme kriterlerine güvenmemesi gerekir. Örneğin güncel genel mali yeterlilik kriterinde yeni işyerleri için 500.000 TL ödenmiş sermaye, faal işletmelerde ise 500.000 TL sermaye veya 8 milyon TL net satış veya 150.000 ABD doları ihracat kriterleri uygulanmaktadır.
Aynı şekilde yabancı şirket ortaklarında güncel sermaye payı ve ortaklık oranı kriterleri ile yabancı çalışanlarda mesleğe göre değişen ücret katsayıları başvuru yapılmadan önce kontrol edilmelidir. Bakanlık ayrıca 30 Mart 2026 tarihinde çalışma izni başvuruları, değerlendirme kriterleri ve yabancıların çalışma yükümlülüklerini kapsayan güncel bir bilgilendirme yayımlamıştır.
Yabancılar İçin 2026 Hukuki Kontrol Listesi
Türkiye’de yaşayan yabancıların ikamet ve çalışma izinlerinin bitiş tarihlerini düzenli takip etmeleri, adres kayıtlarının fiilî durumla uyumlu olmasını sağlamaları, sahte veya doğrulanmamış belge kullanmamaları ve çalışma izni olmadan çalışmamaları gerekir. İşverenler ise yabancı istihdamından önce beş Türk çalışan kriterini, mali yeterliliği, yabancının görevine göre ücret kriterini ve varsa sektörel özel kriterleri kontrol etmelidir. Deport veya giriş yasağıyla karşılaşan yabancılar açısından ise tebliğ tarihi, tahdit kaydı, aile ve özel hayat, çocuğun üstün yararı, idari gözetim ve sınır dışı edilmeme nedenleri birlikte değerlendirilmelidir.
Yabancılar hukukunda çoğu zaman asıl sorun tek bir hata değil, bir hatanın diğer statüleri zincirleme biçimde etkilemesidir. Bu nedenle özellikle çalışma, ikamet, aile hayatı ve Türkiye’ye giriş hakkının birbiriyle bağlantılı olduğu dosyalarda bütüncül hukuki inceleme önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. 2026’da yabancılar için en büyük hukuki risk nedir?
Tek bir riskten söz etmek mümkün değildir. İkamet süresinin geçirilmesi, gerçeğe aykırı adres veya belge kullanılması, çalışma izni olmadan çalışma, çalışma izni kriterlerinin karşılanmaması ve deport kararına karşı yasal sürenin kaçırılması en ciddi riskler arasındadır.
2. 2026’da çalışma izni için 5 Türk çalışan şartı devam ediyor mu?
Genel kriter kapsamında bilanço esasına tabi işyerlerinde her yabancı için en az beş Türk vatandaşının istihdamı esastır. Ancak yüksek net satışa sahip işyerleri ve mevzuatta düzenlenen diğer durumlar bakımından istisnalar bulunmaktadır.
3. 2026 çalışma izni için şirket sermayesi ne kadar olmalıdır?
Genel mali yeterlilik kriterinde bilanço esasına tabi yeni kurulan işyerinin ödenmiş sermayesinin en az 500.000 TL olması gerekir. Faaliyetteki işletmelerde 500.000 TL sermaye, 8 milyon TL net satış veya 150.000 ABD doları ihracat alternatiflerinden biri yeterli olabilir.
4. Şirket ortağı yabancı çalışma izni alabilir mi?
Evet, şartların karşılanması halinde mümkündür. Güncel kriterlerde yabancı ortağın sermaye payının en az 500.000 TL ve ortaklık oranının en az %20 olması gibi özel koşullar bulunmaktadır. 100.000 ABD doları veya üzerindeki sermaye paylarında belirli kriter istisnaları uygulanmaktadır.
5. İkamet izni olan yabancı çalışma izni olmadan çalışabilir mi?
Kural olarak hayır. İkamet izni ile çalışma hakkı birbirinden farklıdır. Yabancının çalışma izni veya ilgili mevzuat kapsamında çalışma izni muafiyetinin bulunması gerekir.
6. Türkiye’de uzun yıllardır yaşayan yabancı deport edilebilir mi?
Evet. Uzun süreli yaşam tek başına deport engeli değildir. Ancak yabancının aile ve özel hayatı, çocukları ve Türkiye’de kurduğu yerleşik yaşam sınır dışı kararının hukuki değerlendirmesinde önemli olabilir.
7. Türk vatandaşıyla evli yabancı sınır dışı edilebilir mi?
Evlilik otomatik deport bağışıklığı sağlamaz. Bununla birlikte gerçek aile hayatının varlığı, çocuklar ve sınır dışı işleminin aile üzerindeki etkileri hukuki incelemede önem taşıyabilir.
8. Deport kararı ile geri gönderme merkezinde tutulma aynı işlem midir?
Hayır. Sınır dışı etme kararı ile idari gözetim farklı hukuki işlemlerdir. Bunlara karşı kullanılacak yargısal yollar da birbirinden farklıdır.
9. Tahdit kodu bulunan yabancı Türkiye’ye girebilir mi?
Tahdit kodunun türüne, nedenine ve yabancı hakkında aktif giriş yasağı bulunup bulunmadığına bağlıdır. Bu nedenle yalnızca kodun ismine bakmak yerine dayandığı idari işlemin incelenmesi gerekir.
10. Yabancılar hukuku dosyasında avukata ne zaman başvurulmalıdır?
Mümkünse sorun ortaya çıktıktan sonra değil, başvuru veya işlem öncesinde hukuki değerlendirme yapılmalıdır. Özellikle çalışma izni, riskli ikamet dosyaları, geçmiş vize ihlali, deport, geri gönderme merkezi ve giriş yasağı dosyalarında sürelerin kısa olması erken hukuki müdahaleyi önemli hale getirir.
2026 Yabancılar Hukuku Süreçlerinde Profesyonel Hukuki Destek
Türkiye’de ikamet etmek, çalışmak, şirket kurmak veya aile hayatını sürdürmek isteyen yabancılar açısından küçük görünen bir başvuru hatası bazen ikamet izni reddi, çalışma izni reddi, yasal kalış hakkının kaybedilmesi, deport kararı veya Türkiye’ye giriş yasağına kadar uzanan sonuçlar doğurabilir. Özellikle 2026 çalışma izni kriterleri, ikamet başvuruları, geri gönderme merkezi işlemleri ve sınır dışı dosyalarının güncel mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi önemlidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; yabancıların ikamet izni, çalışma izni, çalışma izni reddi, yabancı şirket ortaklarının izin süreçleri, sınır dışı kararlarının iptali, idari gözetim, geri gönderme merkezleri, tahdit kodlarının kaldırılması ve Türkiye’ye giriş yasağı uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır. Başvuru yapmadan önce risklerinizi belirlemek veya hakkınızda verilmiş bir idari işleme karşı doğru hukuki yolu değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




