
İmar Planı Değişikliklerinden Kaynaklanan Değer Kaybı Tazminatı
4 Ağustos 2025
1136 sayılı Avukatlık Kanunu
22 Ağustos 20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na Genel Bakış
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), Türkiye’de medeni yargılama usulünü düzenleyen temel kanundur. 1 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren bu kanun, 1086 sayılı HUMK’un yerini almış ve yargılamada çağdaş, hızlı ve etkin bir süreç oluşturmayı amaçlamıştır. HMK, dava açmadan kararın kesinleşmesine kadar olan tüm yargılama sürecini ayrıntılı şekilde düzenler. Bu kapsamda kanun, tarafların haklarını, yükümlülüklerini, delil toplama süreçlerini, mahkemelerin görev ve yetkilerini, istinaf ve temyiz yollarını detaylı olarak belirler.
Bu kanunun getirdiği en önemli yeniliklerden biri, istinaf sisteminin Türk yargı sistemine entegre edilmesidir. Daha önce ilk derece mahkemesinin kararına karşı yalnızca temyiz yolu açıkken, artık Bölge Adliye Mahkemeleri devreye girerek ikinci bir inceleme ve karar aşaması oluşturmuştur. Bu durum, hem usuli hataların düzeltilmesi hem de yargılamanın hızlandırılması açısından oldukça önemlidir.
📌 Dış Link Kaynakları:
HMK’nın Amacı ve Uygulama Alanı
HMK’nın amacı, adil yargılama hakkı çerçevesinde etkin, hızlı ve şeffaf bir yargılama sistemi sağlamaktır. Kanun; dava şartlarından sürelerin hesaplanmasına, delillerin toplanmasından mahkeme kararlarının uygulanmasına kadar geniş bir alanı kapsar. 6100 sayılı HMK, özellikle şu üç temel prensip üzerine inşa edilmiştir:
- Hukuki Dinlenilme Hakkı → Tarafların, mahkemede iddia ve savunmalarını serbestçe ileri sürme, delillerini sunma ve açıklamalarını dinletme hakkı güvence altına alınmıştır.
- Usul Ekonomisi İlkesi → Gereksiz masrafların ve uzun yargılamaların önlenmesi, davaların makul sürede sonuçlandırılması hedeflenmiştir.
- Hakimin Davayı Aydınlatma Yükümlülüğü → Hakim, tarafların iddia ve savunmalarını anlamak ve doğru karar verebilmek için gerekli açıklamaları isteme yetkisine sahiptir.
Örneğin, HMK Madde 27 açıkça “tarafların adil bir yargılama hakkı bulunduğunu” hüküm altına alır. Bu madde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ile de uyumlu olup, Türk yargısının uluslararası hukuk standartlarıyla entegrasyonunu sağlamaktadır.
📌 Dış Link Kaynakları:
Görev ve Yetki Kuralları: HMK’nın Temel İlkeleri
6100 sayılı HMK’da görev ve yetki kuralları, hangi mahkemenin hangi davaya bakacağını belirleyen kritik düzenlemelerdir. HMK’nın 1 ila 20. maddeleri bu konuyu ayrıntılı şekilde ele alır.
- Görev Kuralları:
Görev, kesin nitelikte olup mahkemeler tarafından re’sen dikkate alınır. Örneğin, Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Sulh Hukuk Mahkemeleri arasındaki ayrım HMK ile belirlenmiştir. - Yetki Kuralları:
Yetki ise, davanın hangi yerde açılacağını belirler. HMK madde 6’da genel yetki kuralını düzenler:
“Dava, davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır.”
Ancak, boşanma, sigorta, tazminat veya iş hukuku davalarında özel yetki kuralları geçerlidir.
Yargıtay, 2023 tarihli bir kararında (Yargıtay 2. HD, 2023/1678 E., 2023/2941 K.) yetki itirazlarının dava şartı yokluğu doğurabileceğini ve bunun mahkemece re’sen gözetileceğini vurgulamıştır.
📌 Dış Link Kaynakları:
Dava Şartları ve İlk İnceleme Süreci
HMK’da dava açılabilmesi için belirli koşulların yerine getirilmiş olması gerekir. Dava şartları, mahkemenin davayı esastan inceleyebilmesi için gerekli ön koşullardır. Bunlar arasında:
- Görev ve yetki
- Taraf ehliyeti
- Vekil ile temsil yetkisi
- Harç ve giderlerin yatırılması
- Arabuluculuk zorunluluğu (belirli davalar için)
Örneğin, iş davaları, tüketici davaları ve ticari alacak davalarında arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmiştir. Arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığında mahkeme, HMK 115. madde gereği davayı usulden reddeder.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Nedir ve Hangi Alanları Kapsar?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), Türkiye’de medeni yargılama usulünü düzenleyen temel kanundur. Dava açma, savunma, delil sunma, istinaf ve temyiz gibi yargılama süreçlerinin tüm kuralları bu kanunla belirlenmiştir. HMK, tarafların haklarını korumayı, davaların hızlı ve adil biçimde sonuçlanmasını ve usul ekonomisini sağlamayı amaçlar. Özellikle, delillerin sunulma süreci, görev-yetki kuralları, dava şartları, arabuluculuk zorunluluğu gibi konularda kapsamlı hükümler içerir.
📌 Detaylı Kanun Metni İçin:
Mevzuat.gov.tr – 6100 Sayılı HMK
HMK’ya Göre Dava Nasıl Açılır?
6100 sayılı HMK’ya göre dava açmak için, yetkili mahkemeye usulüne uygun bir dava dilekçesi verilmelidir. Dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlar HMK Madde 119’da açıkça düzenlenmiştir:
- Tarafların kimlik ve adres bilgileri
- Davanın konusu ve talep sonucu
- Olayların özet anlatımı
- Hukuki dayanaklar
- Delil listesi
Eksik veya hatalı dilekçeler, mahkeme tarafından HMK 119/2 gereği reddedilebilir. Özellikle, zorunlu arabuluculuk kapsamında olan davalarda önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir; aksi hâlde dava doğrudan usulden reddedilir.
📌 İlgili Resmî Kaynak:
Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Dairesi
HMK’da İstinaf ve Temyiz Süreçleri Nasıl İşler?
6100 sayılı HMK ile getirilen en önemli yeniliklerden biri, istinaf kurumudur. Artık ilk derece mahkemesi kararlarına karşı doğrudan temyiz değil, Bölge Adliye Mahkemeleri’ne başvuru yapılır. Süreç şu şekildedir:
- İstinaf Başvurusu: İlk derece mahkemesi kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır (HMK Madde 341).
- Bölge Adliye Mahkemesi İncelemesi: Karar, usul ve esas yönünden yeniden değerlendirilir.
- Temyiz Başvurusu: İstinaf sonrası verilen karara karşı belirli davalarda Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilir.
📌 Detaylı Yargıtay Kararları İçin:
Yargıtay Karar Arama Sistemi
HMK’ya Göre Deliller Nasıl Sunulur?
HMK, delillerin sunulma ve değerlendirilme usulünü Madde 187-198 arasında düzenler. Bu maddelere göre:
- Taraflar, iddia ve savunmalarını destekleyen tüm delilleri dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde sunmak zorundadır.
- Sonradan delil sunulması ancak haklı bir sebep varsa mümkündür.
- Deliller arasında tanık beyanları, bilirkişi raporları, keşif, uzman görüşü, elektronik veriler ve resmi belgeler yer alır.
Özellikle HMK, elektronik delillerin kabulüne geniş bir alan tanımaktadır. E-posta yazışmaları, banka hareketleri ve telefon kayıtları, usulüne uygun şekilde sunulduğunda mahkeme tarafından dikkate alınır.
HMK’da Arabuluculuk Zorunlu mu?
Evet, 6100 sayılı HMK kapsamında bazı davalarda zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaktadır. Özellikle şu davalarda arabuluculuk, dava açmadan önce yerine getirilmesi zorunlu bir prosedürdür:
- İşçi – işveren alacakları
- Ticari alacak davaları
- Tüketici uyuşmazlıkları
Zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan davalar, HMK Madde 115 gereği usulden reddedilir. Arabuluculuk süreci ise en fazla 4 hafta + 2 hafta ek süre içerisinde tamamlanır.
📌 Daha Fazla Bilgi İçin:
Arabuluculuk Portalı – Adalet Bakanlığı
HMK’da Görev ve Yetki Kuralları Nelerdir?
6100 sayılı HMK’nın 1-20. maddeleri, hangi mahkemenin hangi davaya bakacağını düzenler:
- Görev Kuralları:
Asliye Hukuk Mahkemeleri, Sulh Hukuk Mahkemeleri, İş Mahkemeleri gibi mahkemelerin görev alanı kanunla belirlenir. Görev kamu düzenindendir ve taraflarca değiştirilemez. - Yetki Kuralları:
Genel kural HMK Madde 6’da düzenlenmiştir:
“Dava, davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır.”
Ancak özel yetki kuralları, boşanma, tazminat, sigorta gibi davalarda farklı düzenlemeler getirir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023 tarihli bir kararında, yetki itirazlarının dava şartı niteliğinde olduğu açıkça vurgulanmıştır.
HMK Kapsamında Karşı Dava Açma Şartları Nelerdir?
Karşı dava, davalı tarafın davacıya karşı açtığı bağımsız bir davadır. HMK Madde 132’ye göre:
- Karşı dava, aynı mahkemede ve aynı dosya üzerinden açılır.
- Asıl davayla bağlantılı olmalıdır.
- Karşı dava dilekçesi, aynı unsurları taşır.
Bu süreç, usul ekonomisi açısından büyük avantaj sağlar. Böylece mahkeme hem asıl davayı hem karşı davayı aynı anda değerlendirir.
HMK’da Elektronik Tebligat Zorunluluğu Var mı?
Evet. HMK ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca, özellikle şirketler, avukatlar, kamu kurumları ve tacirler için elektronik tebligat (e-tebligat) zorunludur.
- E-tebligat adresi, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden alınır.
- Elektronik ortamda yapılan tebligat, gönderildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
📌 Resmî Kaynak:
UETS Elektronik Tebligat Portalı
HMK’ya Göre Yargılama Süresi Ne Kadar Sürer?
HMK, makul sürede yargılama hakkı ilkesine dayanır. Ancak davaların süresi; dosyanın kapsamı, delil durumu, bilirkişi raporları ve istinaf-temyiz aşamalarına göre değişir. Ortalama süreler şu şekildedir:
- Basit yargılama usulü: 3-6 ay
- Genel yargılama usulü: 6-18 ay
- İstinaf ve temyiz aşaması: 6-12 ay
Bununla birlikte, dava sürecini hızlandırmanın yollarından biri delillerin zamanında sunulması ve yetkili bir avukatla çalışılmasıdır.
HMK Konusunda Profesyonel Destek Almak Neden Önemli?
HMK kapsamındaki süreçler teknik bilgi gerektirir. Sürelerin kaçırılması, eksik delil sunulması veya dilekçelerde usul hataları davanın reddine veya kaybına neden olabilir. Bu nedenle, dava açmadan önce veya dava sürecinde alanında uzman bir avukattan profesyonel danışmanlık almak oldukça önemlidir.
FFK Partner Hukuk olarak, 6100 sayılı HMK kapsamında dava açma, savunma stratejileri, delil yönetimi, istinaf ve temyiz süreçlerinde profesyonel destek sağlıyoruz.
📌 Hemen Bizimle İletişime Geçin:
FFK Partner Hukuk – İletişim




