
Borçlunun Lisans ve Royalty Gelirlerine Haciz Konulabilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Borçlunun Son 5 Yıldaki Mal Devirleri Araştırılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026İcra takibinde en zor dosyalardan biri, borçlunun görünürde hiçbir malvarlığı bulunmamasına rağmen fiilen yüksek bir ekonomik güce sahip olduğu dosyalardır. Borçlu lüks bir hayat sürmekte, ticari faaliyetlerine devam etmekte veya önemli gelir elde etmekte; buna karşılık banka hesaplarında para, adına kayıtlı araç ya da taşınmaz bulunmamaktadır. Böyle durumlarda “Borçlu malvarlığını mı gizliyor?” sorusu gündeme gelir.
Borçlunun malvarlığını gizlediğinin tespiti tek bir kayıt üzerinden yapılmaz. Etkili bir tahsilat araştırmasında banka hareketleri, tapu ve araç devirleri, şirket ortaklıkları, üçüncü kişilerdeki alacaklar, eş ve yakınlara yapılan devirler, ticari faaliyetler, dijital varlıklar ve gelir kaynakları birlikte değerlendirilmelidir.
Ancak önemli bir sınır vardır: Alacaklı, borçlunun veya yakınlarının kişisel verilerine istediği şekilde ulaşamaz. Araştırmanın İcra ve İflas Kanunu, kişisel verilerin korunması, bankacılık gizliliği ve usul hukuku kurallarına uygun yürütülmesi gerekir.
Borçlunun Üzerinde Hiç Mal Bulunmaması Mal Kaçırdığını Gösterir mi?
Hayır.
Borçlunun adına kayıtlı mal bulunmaması tek başına mal kaçırmanın ispatı değildir. Kişinin gerçekten haczedilebilir malvarlığı bulunmayabilir.
Ancak bazı durumlarda görünürdeki malvarlığı ile borçlunun gerçek ekonomik yaşamı arasında ciddi bir çelişki bulunabilir.
Örneğin borçlu:
yüksek cirolu işletmeyi yönetiyor,
lüks araç kullanıyor,
yüksek bedelli konutta oturuyor,
ticari faaliyetini sürdürüyor,
çok sayıda çalışan istihdam ediyor
ancak adına hiçbir banka hesabı, araç, taşınmaz veya şirket payı görünmüyorsa daha ayrıntılı araştırma gerekebilir.
Burada amaç yaşam tarzından hareketle otomatik olarak “mal kaçırıyor” sonucuna ulaşmak değil, ekonomik faaliyetin hangi malvarlığı ve gelir kaynakları üzerinden yürütüldüğünü tespit etmektir.
İlk Olarak Borçlunun Banka Hesapları Araştırılabilir mi?
İcra takibinde borçlunun bankalardaki hak ve alacaklarına haciz uygulanması mümkündür.
Ancak yalnızca belirli bir anda banka hesabında bakiye bulunmaması yeterli değildir.
Bazı borçlular hesabına para geldiği anda başka hesaplara aktarabilir veya kendi hesaplarını hiç kullanmayabilir.
Örneğin:
09.00 → hesaba 800.000 TL gelir
09.05 → başka hesaba aktarılır
10.00 → banka haczi uygulanır
10.00 → bakiye 0 TL
Bu durumda klasik banka haczi sonuç vermeyebilir.
Dolayısıyla özellikle yüksek tutarlı dosyalarda paranın kaynağına, yani borçluya ödeme yapan üçüncü kişilere yönelmek önem kazanabilir.
Borçlunun Sürekli Başka Hesaplara Para Aktardığı Nasıl Anlaşılır?
Alacaklının borçlunun bütün banka hareketlerini kendiliğinden inceleme yetkisi bulunmamaktadır.
Ancak açılmış davalarda veya ilgili hukuki süreçlerde uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli banka kayıtlarının yetkili merciler aracılığıyla celbi gündeme gelebilir.
Banka hareketleri elde edildiğinde özellikle şu model dikkat çekebilir:
para geliyor → aynı gün başka kişiye aktarılıyor → borçlunun hesabında sürekli düşük bakiye tutuluyor.
Transferlerin özellikle eşe, yakın akrabaya veya ilişkili şirkete yapılması durumunda işlemlerin hukuki sebebi ayrıca incelenebilir.
Borçlunun Eşinin Hesabını Kullanması Nasıl Tespit Edilir?
Borçlu kendi banka hesapları yerine eşinin hesabını kullanıyor olabilir.
Örneğin müşterilerine:
“Benim hesabıma göndermeyin, eşimin IBAN’ına gönderin.”
şeklinde talimat vermiş olabilir.
Bu durumda önemli olan yalnızca eşin hesabında para bulunması değildir. Eşin kendi malvarlığı borçlunun kişisel borcu nedeniyle doğrudan haczedilemez.
Ancak borçluya ait ticari alacakların sistematik biçimde eşin hesabına yönlendirilmesi farklıdır.
Faturalar, ödeme açıklamaları, hukuka uygun elde edilmiş yazışmalar, ticari defterler ve üçüncü kişilerin kayıtları birlikte değerlendirilebilir.
Borçlunun Başkasının IBAN’ını Kullanması Mal Kaçırma Sayılır mı?
Her durumda değil.
Bir kişinin üçüncü kişinin hesabını kullanmasının meşru nedenleri bulunabilir.
Ancak borçlu hakkında icra takibi başladıktan sonra bütün müşterilerine üçüncü kişinin IBAN’ını vermeye başlamış ve kendi hesaplarını boş bırakıyorsa durum araştırılmalıdır.
Özellikle üçüncü kişinin hesabına gelen paraların aslında borçlunun mal veya hizmet satışından doğan alacakları olduğu belirlenirse alacaklı bakımından üçüncü kişilerdeki alacakların haczi gündeme gelebilir.
Borçlunun Müşterileri Nasıl Önemli Bir Tahsilat Kaynağı Olabilir?
Borçlu aktif ticari faaliyet yürütüyorsa en önemli malvarlığı unsurlarından biri müşterilerinden olan alacaklarıdır.
Örneğin borçlunun banka hesabında para bulunmayabilir ancak:
A müşterisinden 500.000 TL,
B müşterisinden 750.000 TL,
C müşterisinden 1.200.000 TL
alacağı bulunabilir.
Bu durumda banka hesabında paranın görünmesini beklemek yerine borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarına yönelmek daha etkili olabilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi bu noktada önemli araçlardan biridir.
İİK 89 Haciz İhbarnamesi Nasıl Kullanılır?
Borçlunun üçüncü kişide hak veya alacağının bulunduğu durumda şartları varsa üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilebilir.
Örneğin borçlu bir şirketten hakediş alacaksa veya müşterisine mal satmış ancak bedeli henüz tahsil etmemişse bu alacak hacze konu olabilir.
Burada amaç üçüncü kişinin kendi malvarlığını haczetmek değil, üçüncü kişinin borçluya ödemesi gereken paraya yönelmektir.
İİK m.89 sürelere ve özel sonuçlara bağlı bir prosedür olduğundan hem alacaklı hem üçüncü kişi bakımından dikkatle yürütülmelidir.
Borçlunun Taşınmazlarını Devrettiği Nasıl Tespit Edilir?
Borçlunun mevcut taşınmazları kadar geçmişte yaptığı devirler de önem taşıyabilir.
Örneğin borçlu:
borcun doğmasından sonra evini eşine,
arsasını kardeşine,
iş yerini kontrol ettiği şirkete
devretmiş olabilir.
Burada yalnızca mevcut tapu kaydı değil, devir tarihçesi ve işlemlerin kronolojisi önemlidir.
Tapu işlemlerine ilişkin kayıtların hukuka uygun yöntemlerle temin edilmesi ve devirlerin İcra ve İflas Kanunu’nun tasarrufun iptaline ilişkin hükümleri kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.
Borçlunun Aracını Yakınına Devretmesi Araştırılabilir mi?
Evet.
Araç devirlerinde de aynı yaklaşım geçerlidir.
Örneğin borçlu icra takibinden birkaç gün önce yüksek değerli aracını kardeşine devretmiş ancak aracı fiilen kullanmaya devam ediyor olabilir.
Bu durum tek başına devrin muvazaalı olduğunu kanıtlamaz.
Ancak:
devir tarihi,
satış bedeli,
bedelin gerçekten ödenip ödenmediği,
aracı kimin kullandığı,
tarafların ilişkisi
birlikte değerlendirildiğinde önemli deliller ortaya çıkabilir.
Tasarrufun İptali Davası Neden Önemlidir?
Borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı bazı işlemlere karşı İcra ve İflas Kanunu m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Bu dava borçlunun yaptığı bütün işlemleri otomatik olarak geçersiz kılmaz. Kanunda öngörülen koşulların bulunması gerekir.
Özellikle karşılıksız tasarruflar, olağan dışı işlemler ve alacaklılara zarar verme kastıyla gerçekleştirildiği ileri sürülen bazı tasarruflar bakımından özel hükümler bulunmaktadır.
Mal Kaçırma İçin En Önemli Şey Kronoloji midir?
Çoğu dosyada evet.
Örneğin şu kronoloji oldukça önemlidir:
10 Ocak: 5 milyon TL ticari borç doğdu.
20 Şubat: Borçlu ödeme ihtarı aldı.
25 Şubat: Taşınmazını eşine devretti.
28 Şubat: Aracını kardeşine sattı.
3 Mart: Bankadaki parasını ilişkili şirkete gönderdi.
10 Mart: İcra takibi başladı.
Tek tek bakıldığında her işlem için farklı açıklama yapılabilir.
Ancak bütün işlemler aynı zaman diliminde ve borçlunun haczedilebilir malvarlığını ortadan kaldıracak şekilde gerçekleşmişse tablo farklı değerlendirilir.
Bu nedenle yüksek tutarlı icra dosyalarında malvarlığı hareketlerinin zaman çizelgesinin oluşturulması son derece önemlidir.
Borçlunun Şirket Ortaklıkları Araştırılabilir mi?
Evet.
Borçlunun kendi adına araç veya taşınmazı bulunmayabilir ancak değerli şirket paylarına sahip olabilir.
Limited veya anonim şirketlerde şirket malvarlığı ile ortağın malvarlığı ayrı olsa da borçlunun şirket payı kendi malvarlığı değeridir.
Ayrıca borçlunun şirketten:
kâr payı,
tasfiye payı,
ortaklar cari hesabı alacağı,
ücret,
huzur hakkı
gibi ekonomik hakları bulunabilir.
Bu nedenle şirket bağlantılarının araştırılması önemlidir.
Ticaret Sicili Kayıtları Nasıl Kullanılabilir?
Borçlunun şirket ortaklıkları ve yöneticilik ilişkilerinin araştırılmasında ticaret sicili kayıtları önemli olabilir.
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi
MERSİS de ticari işletme ve şirket sicil süreçlerinin elektronik altyapısında kullanılmaktadır.
MERSİS – Merkezi Sicil Kayıt Sistemi
Özellikle borçlunun icra takibinden hemen önce şirket paylarını devretmesi veya yeni şirket kurarak ticari faaliyetini buraya aktarması araştırılması gereken işlemler arasında olabilir.
Borçlu Şirketini Başkasının Üzerine Geçirirse Ne Olur?
Pay devri tek başına hukuka aykırı değildir.
Ancak borçlu şirket paylarını borcun doğmasından sonra yakın kişiye düşük veya karşılıksız bedelle devretmişse işlemin gerçekliği incelenebilir.
Borçlunun şirketi devrettikten sonra:
şirketi yönetmeye devam etmesi,
müşterilerle kendisinin görüşmesi,
şirket hesaplarını kontrol etmesi,
ticari kararları kendisinin vermesi
gibi olgular diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Yeni Şirket Kurarak Eski Şirketin Faaliyetini Oraya Taşımak Mal Kaçırma mıdır?
Her yeni şirket kuruluşu mal kaçırma değildir.
Ancak borçlu şirketin borçları arttıktan sonra aynı ortaklar, aynı yöneticiler, aynı müşteriler, aynı çalışanlar ve aynı faaliyet alanıyla yeni şirket kurulmuş; eski şirketin değerli varlıkları düşük bedelle yeni şirkete aktarılmışsa işlemler ayrıntılı incelenmelidir.
Özellikle marka, ekipman, müşteri sözleşmeleri ve ticari alacakların aktarılması önem taşıyabilir.
Borçlunun Marka ve Patentleri Araştırılabilir mi?
Evet.
Borçlunun görünürde klasik malvarlığı bulunmasa bile ekonomik değeri yüksek marka, patent, faydalı model veya tasarım hakları bulunabilir.
Türkiye’deki sınai mülkiyet hakları bakımından TÜRKPATENT’in araştırma sistemleri önemli resmi kaynaklardandır.
Bu hakların kendisinin yanı sıra üçüncü kişilere verilen lisanslardan doğan royalty gelirleri de tahsilat bakımından araştırılabilir.
Borçlunun Alan Adları ve Dijital Varlıkları Araştırılabilir mi?
Özellikle e-ticaret, teknoloji ve dijital hizmet sektörlerinde evet.
Borçlunun değerli alan adları, yazılımları, mobil uygulamaları veya platformlardan doğan para alacakları bulunabilir.
Ancak dijital varlıkların hukuki niteliği birbirinden farklıdır.
Alan adı, yazılım üzerindeki fikrî hak, sosyal medya hesabı ve pazaryeri alacağı aynı haciz rejimine tabi değildir.
Bu nedenle her dijital varlık ayrı değerlendirilmelidir.
E-Ticaret Pazaryeri Gelirleri Tespit Edilebilir mi?
Borçlu çevrim içi pazaryerlerinde satış yapıyorsa platformdan doğmuş hakedişleri önemli olabilir.
Örneğin borçlunun banka hesabında bakiye bulunmayabilir ancak pazaryerinde henüz aktarılmamış 2 milyon TL satış bedeli olabilir.
Bu durumda borçlunun platformdan doğan alacağına yönelik haciz olanakları değerlendirilebilir.
Borçlunun satış yaptığı platformların belirlenmesi bu nedenle önemlidir.
POS Alacakları Haczedilebilir mi?
Borçlu mağaza veya işletme sahibi ise bankalar veya ödeme kuruluşları nezdinde POS işlemlerinden doğan alacakları bulunabilir.
Banka hesabına para geçmeden önce POS kaynaklı alacağın hukuki niteliği ve üçüncü kişideki hakların haczi değerlendirilebilir.
Özellikle yüksek günlük cirosu bulunan işletmelerde POS alacakları önemli bir tahsilat kaynağı olabilir.
Borçlunun Kira Gelirlerini Gizlediği Nasıl Anlaşılır?
Borçlu taşınmazını kiraya vermiş ancak kira ödemelerini kendi hesabı yerine eşinin veya yakınının hesabına yönlendirmiş olabilir.
Burada kira sözleşmesine ve kira alacağının gerçek sahibine bakılır.
Taşınmaz ve kira alacağı borçluya aitse, ödeme yapılacak IBAN’ın üçüncü kişiye ait olması alacağın sahibini kendiliğinden değiştirmez.
Bu durumda kiracıdaki kira alacağına yönelmek değerlendirilebilir.
Borçlunun Maaşını Başka Hesaba Aldırması Haczi Engeller mi?
Hayır.
Ücret alacağının sahibi borçluysa maaşın eşin veya başka kişinin hesabına yatırılması ücret alacağının hukuki sahibini kendiliğinden değiştirmez.
Kanuni sınırlamalar çerçevesinde işveren nezdindeki ücret alacağına haciz uygulanabilir.
Bu nedenle borçlunun hangi işverenden gelir elde ettiğinin tespit edilmesi önemlidir.
Borçlu Lüks Aracı Başkasının Üzerine Kaydettirmişse Haczedilebilir mi?
Sırf borçlu kullanıyor diye üçüncü kişi adına kayıtlı araç doğrudan borçlunun malı kabul edilemez.
Mülkiyet ve gerçek hukuki ilişki araştırılmalıdır.
Ancak aracın bedelinin borçlu tarafından ödendiği, aracın sürekli borçlunun kullanımında bulunduğu ve kayıt sahibinin yalnızca görünürde malik olduğu iddia ediliyorsa muvazaa ve diğer hukuki yollar somut delillerle değerlendirilebilir.
Üçüncü kişinin mülkiyet hakkı göz ardı edilemez.
Borçlunun Yakınlarının Malvarlığı Araştırılabilir mi?
Sırf borçluyla akraba olmaları nedeniyle eş, çocuk, kardeş veya diğer yakınların bütün malvarlığının araştırılması mümkün değildir.
Üçüncü kişilerin kişisel verileri ve mülkiyet hakları korunmaktadır.
Ancak borçludan belirli üçüncü kişilere yapılmış somut devirler bulunduğunda bu işlemler uyuşmazlık kapsamında incelenebilir.
Örneğin borçlunun takipten hemen önce taşınmazını eşine devrettiğinin belirlenmesi hâlinde ilgili işlem tasarrufun iptali açısından araştırılabilir.
Sosyal Medya Paylaşımları Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun biçimde erişilebilen sosyal medya içerikleri bazı durumlarda yardımcı delil niteliği taşıyabilir.
Örneğin borçlu aracını sattığını iddia ederken aylar boyunca aynı aracı kendi ticari faaliyetinde kullandığını açık biçimde paylaşmış olabilir.
Ancak sosyal medya görüntüsü tek başına mülkiyet ispatı değildir.
Resmî kayıtlar ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
WhatsApp Mesajları Mal Kaçırmayı İspatlayabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar önemli olabilir.
Örneğin borçlunun müşterisine:
“Benim hesaplar hacizli, bundan sonra ödemeleri kardeşimin hesabına yap.”
şeklinde mesaj göndermesi, banka ve ticari kayıtlarla birlikte güçlü bir delil hâline gelebilir.
Ancak hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen özel yazışmalar bakımından delil yasakları ve kişisel hayatın gizliliği ayrıca dikkate alınmalıdır.
Mal Beyanı Borçlunun Malvarlığını Tespit Etmek İçin Kullanılabilir mi?
İcra ve İflas Kanunu borçlunun mal beyanına ilişkin hükümler içermektedir.
Borçlunun kanunda öngörülen şartlarda mal beyanında bulunması ve gerçeğe aykırı beyanda bulunmasının sonuçları ayrıca düzenlenmiştir.
Ancak alacaklının yalnızca mal beyanına güvenmesi yeterli olmayabilir.
Borçlunun resmî kayıtlarla tespit edilebilen malvarlığı ve üçüncü kişilerdeki haklarının da araştırılması önemlidir.
Borçlunun Malvarlığını Gizlemesinin Cezai Sonuçları Olabilir mi?
İcra ve İflas Kanunu bazı davranışlar bakımından cezai veya disiplin niteliğinde sonuçlar öngörmektedir.
Ancak borçlunun her mal devri veya ödeme yapmaması otomatik olarak suç oluşturmaz.
Özellikle mal beyanına ilişkin yükümlülükler, gerçeğe aykırı beyan ve alacaklıyı zarara uğratmaya yönelik belirli davranışların hangi suç veya yaptırım kapsamında değerlendirileceği somut olayda ayrıca incelenmelidir.
Ceza hukuku, yalnızca borcun tahsil edilememesi nedeniyle otomatik olarak devreye girmez.
Aciz Belgesi Neden Önemlidir?
Borçlunun haczedilebilir malvarlığının borcu karşılamaması durumunda aciz belgesi tasarrufun iptali ve bazı diğer hukuki süreçler bakımından önemli olabilir.
Ancak aciz belgesinin türü ve hangi hukuki işlem bakımından gerekli olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle borçlunun malvarlığının yetersiz olduğunun icra dosyasına doğru şekilde yansıtılması önem taşır.
Mal Kaçırma Araştırmasında En Büyük Hata Nedir?
En büyük hata yalnızca borçlunun bugün adına kayıtlı mallara bakmaktır.
Etkili araştırmada üç ayrı soru sorulmalıdır:
Borçlunun bugün neyi var?
Borçlunun yakın geçmişte neyi vardı ve kime devretti?
Borçlu bugün parasını nereden kazanıyor?
Özellikle üçüncü soru çoğu zaman tahsilatın anahtarını oluşturur.
Borçlu bütün taşınmazlarını devretmiş olabilir ancak her ay müşterilerinden milyonlarca liralık tahsilat yapmaya devam ediyor olabilir.
2026’da Borçlunun Gizlenen Malvarlığı İçin Nasıl Bir Yol Haritası İzlenmeli?
İlk aşamada klasik malvarlığı araştırması yapılmalıdır: banka, taşınmaz, araç ve şirket payları.
İkinci aşamada geçmiş malvarlığı hareketleri incelenmelidir. Özellikle borcun doğmasından sonraki taşınmaz, araç, şirket payı ve önemli para transferlerinin kronolojisi oluşturulmalıdır.
Üçüncü aşamada gelir kaynakları belirlenmelidir. Müşteriler, kiracılar, işverenler, hakediş borçluları, POS kuruluşları, pazaryerleri, franchise işletmeleri ve lisans alanlar araştırılabilir.
Dördüncü aşamada marka, patent, şirket payı, kâr payı, tasfiye payı, royalty ve dijital platform alacakları gibi klasik olmayan ekonomik değerler değerlendirilmelidir.
Son aşamada somut delillere göre İİK m.89 haciz ihbarnamesi, ihtiyati haciz, tasarrufun iptali ve diğer hukuki yollar arasından uygun yöntem seçilmelidir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Gizlenen Malvarlığının Tespiti
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere yüksek tutarlı icra takiplerinde borçlunun üzerinde görünürde hiçbir mal bulunmaması dosyanın tahsil edilemeyeceği anlamına gelmez.
Özellikle ticari borçlularda şirket bağlantıları, üçüncü kişilerdeki alacaklar, POS ve pazaryeri gelirleri, kira gelirleri, marka ve patent hakları, lisans gelirleri ve geçmiş malvarlığı devirleri birlikte incelenmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından yüksek tutarlı alacakların tahsilinde yalnızca mevcut malvarlığının değil, borçlunun geçmiş devirlerinin ve devam eden gelir akışlarının da değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle mal kaçırma şüphesinin bulunduğu icra dosyalarında borcun doğum tarihi ile borçlunun taşınmaz, araç, şirket payı ve para hareketlerinin kronolojik olarak karşılaştırılması, uygulanacak tahsilat yönteminin belirlenmesi açısından önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Borçlunun mal kaçırdığı nasıl anlaşılır?
Tek bir kriter yoktur. Devir tarihleri, banka hareketleri, şirket bağlantıları, gelir kaynakları ve üçüncü kişilere yapılan işlemler birlikte değerlendirilir.
2. Borçlunun üzerinde hiçbir şey yoksa alacak tahsil edilemez mi?
Hayır. Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacakları, şirket payları, kira, ücret, royalty, POS veya pazaryeri gelirleri bulunabilir.
3. Borçlu parasını eşinin hesabında tutuyorsa haczedilebilir mi?
Eşin kendi parası doğrudan haczedilemez. Ancak paranın veya alacağın gerçekte borçluya ait olduğu somut delillerle ortaya konulabiliyorsa farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
4. Borçlunun eski tapu devirleri araştırılabilir mi?
Somut hukuki süreç kapsamında geçmiş devirlerin incelenmesi tasarrufun iptali açısından önemli olabilir.
5. Borçlu aracını kardeşine devrettiyse araç geri alınabilir mi?
Devir otomatik olarak geçersiz değildir. Şartları varsa tasarrufun iptali veya muvazaa yolları değerlendirilebilir.
6. Borçlunun müşterilerindeki alacakları haczedilebilir mi?
Borçluya ait doğmuş veya kanunen haczedilebilir nitelikteki alacaklar bakımından İİK m.89 dâhil haciz yöntemleri uygulanabilir.
7. Borçlunun şirketindeki hakları haczedilebilir mi?
Şirketin malvarlığı doğrudan ortağın borcu için haczedilemez; ancak borçlunun şirket payı ve şirketten doğan haczedilebilir alacakları takip konusu olabilir.
8. Sosyal medya paylaşımları malvarlığı tespitinde kullanılabilir mi?
Hukuka uygun erişilen paylaşımlar yardımcı delil olabilir ancak tek başına mülkiyeti kanıtlamaz.
9. Borçlu malvarlığını yakınlarına devrettiyse tasarrufun iptali açılabilir mi?
İİK m.277 ve devamındaki şartlar gerçekleşmişse tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir.
10. Malvarlığı gizleyen borçluya karşı en etkili yöntem nedir?
Tek bir yöntem yoktur. Mevcut malvarlığı, geçmiş devirler ve devam eden gelir kaynaklarının birlikte araştırılması ve buna göre haciz, İİK m.89, ihtiyati haciz veya tasarrufun iptali yollarının seçilmesi gerekir.
Uzman Hukuki Destek
Borçlunun banka hesaplarını boşaltması, mallarını yakınlarına devretmesi, başka kişilerin IBAN’larını kullanması veya ticari gelirlerini üçüncü kişiler üzerinden tahsil etmesi hâlinde yalnızca standart banka ve tapu hacizleriyle yetinilmesi tahsilatı zorlaştırabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak borçlunun malvarlığının ve gelir kaynaklarının hukuka uygun şekilde araştırılması, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, ihtiyati haciz, şirket payı ve alacak hacizleri, tasarrufun iptali ve yüksek tutarlı alacakların tahsili süreçlerinde hukuki destek sunuyoruz.
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır. Malvarlığı araştırmasının üçüncü kişilerin mülkiyet, özel hayat ve kişisel veri haklarına müdahale etmeyecek şekilde kanuni usullerle yürütülmesi gerekir.




