
Borçlunun Alan Adı ve Dijital Varlıkları Haczedilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
İcra Takibinde Borçlunun Mal Varlığını Gizlediği Nasıl Tespit Edilir? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Borçlunun banka hesaplarında yeterli para bulunmaması, icra takibinde tahsilat yapılamayacağı anlamına gelmez. Özellikle marka, patent, yazılım, tasarım, telif hakkı, franchise sistemi veya başka fikrî ve sınai mülkiyet haklarına sahip şirket ve kişiler, bu hakları üçüncü kişilere kullandırarak düzenli lisans ve royalty geliri elde edebilir.
Bu durumda alacaklı açısından önemli olan yalnızca marka veya patent gibi fikrî hakkın kendisini haczetmek değildir. Borçlunun lisans sözleşmesi kapsamında üçüncü kişiden doğmuş para alacağı da şartları varsa haczedilebilir. Özellikle düzenli ve yüksek tutarlı royalty ödemelerinin bulunduğu dosyalarda üçüncü kişideki alacağa yönelmek, fikrî hakkın kendisinin satılmasından daha hızlı bir tahsilat yöntemi olabilir.
Royalty Nedir?
Royalty, bir fikrî veya sınai mülkiyet hakkının kullanımına karşılık hak sahibine ödenen bedeli ifade eder.
Örneğin bir şirket sahip olduğu markayı başka bir şirkete kullandırabilir ve karşılığında cironun %5’i oranında royalty alabilir. Bir patent sahibi üreticiye patent kullanım lisansı verebilir. Bir yazılım şirketi kendi yazılımını başka işletmelere lisanslayarak aylık veya yıllık ücret elde edebilir.
Bu ödemeler sözleşmeden doğan para alacağı niteliği taşıyabildiğinden icra hukukunda önemli bir tahsilat kaynağı oluşturabilir.
Lisans Gelirine Haciz Konulabilir mi?
Kural olarak borçlunun üçüncü kişiden doğmuş ve haczedilebilir nitelikteki para alacakları haczedilebilir.
Örneğin borçlu A şirketinin B şirketine marka lisansı verdiğini ve B şirketinin her ay A’ya 500.000 TL lisans bedeli ödediğini düşünelim.
A şirketinin alacaklısı bakımından:
A’nın markası ayrı bir malvarlığı değeridir.
B’den doğan aylık 500.000 TL lisans alacağı ise ayrı bir malvarlığı değeridir.
Dolayısıyla marka satılmadan da lisans sözleşmesinden doğan alacağa yönelmek mümkün olabilir.
Marka Royalty Gelirine Haciz Konulabilir mi?
Evet, borçlunun marka lisansından doğmuş para alacağı varsa haciz değerlendirilebilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, marka ve diğer sınai mülkiyet haklarının lisans sözleşmelerine konu olabilmesine imkân vermektedir.
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Marka hakkının kendisinin haczedilmesi ile marka lisansından doğan royalty alacağının haczedilmesi birbirinden farklıdır.
Alacaklı bazı durumlarda marka hakkını satışa çıkarmak yerine düzenli royalty gelirini haczetmeyi tercih edebilir.
Patent Lisans Gelirleri Haczedilebilir mi?
Patent sahibinin üçüncü kişilere verdiği lisanslardan doğan para alacakları da aynı şekilde değerlendirilebilir.
Örneğin borçlu şirket patentli bir teknolojiyi üç farklı üreticiye lisanslamış ve yıllık toplam 12 milyon TL lisans geliri elde ediyor olabilir.
Şirketin banka hesaplarında haciz anında bakiye bulunmaması, bu düzenli gelir akışının takip dışında kalacağı anlamına gelmez.
Borçlunun lisans alan şirketlerden doğmuş alacaklarına yönelmek mümkün olabilir.
Yazılım Lisans Gelirlerine Haciz Konulabilir mi?
Evet, borçlunun yazılım lisans sözleşmesinden doğan para alacağı varsa haciz gündeme gelebilir.
Yazılımlar bakımından 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri önem taşımaktadır.
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Örneğin borçlu yazılım şirketinin 100 müşterisi bulunuyor ve her müşteri yıllık lisans bedeli ödüyorsa bu sözleşmelerden doğan alacaklar ciddi ekonomik değer oluşturabilir.
İİK m.89 ile Royalty Alacağı Haczedilebilir mi?
Borçlunun üçüncü kişide bulunan para alacaklarının haczinde İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi önemli araçlardan biridir.
Örneğin:
Borçlu: A A.Ş.
Lisans alan: B Ltd. Şti.
Aylık royalty: 750.000 TL
ise alacaklı, şartları varsa B Ltd. Şti.’ye İİK m.89 kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep edebilir.
Burada B şirketi icra takibinin borçlusu değildir. Borçlu A’nın kendisinden alacağı bulunduğu ileri sürülen üçüncü kişi konumundadır.
Haciz İhbarnamesi Geldikten Sonra Lisans Alan Ne Yapmalıdır?
Lisans alan üçüncü kişinin İİK m.89 kapsamındaki bildirimleri dikkatle incelemesi gerekir.
Gerçekten borçluya ödeme yükümlülüğü varsa haczin hukuki sonuçlarına uygun hareket edilmelidir.
Buna karşılık borç bulunmadığını veya haciz ihbarnamesindeki iddianın gerçeği yansıtmadığını düşünüyorsa kanunda öngörülen itiraz mekanizması ve süreleri önem kazanır.
İİK m.89 sürelere bağlanmış özel sonuçlar içerdiğinden haciz ihbarnamesinin cevapsız bırakılması ciddi risk yaratabilir.
Lisans Alan “Borçluya Borcum Yok” Diyebilir mi?
Gerçekten borç bulunmuyorsa üçüncü kişi kanuni süresi içerisinde itiraz edebilir.
Örneğin lisans sözleşmesi sona ermiş veya bütün lisans bedelleri haciz ihbarnamesinden önce ödenmiş olabilir.
Ancak gerçekte ödenmemiş 3 milyon TL royalty borcu bulunmasına rağmen üçüncü kişinin gerçeğe aykırı şekilde:
“Borçluya hiçbir borcum yok.”
demesi farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
İİK m.89 üçüncü kişinin gerçeğe aykırı itirazına karşı alacaklıya özel hukuki yollar tanımaktadır.
Hacizden Sonra Royalty Borçluya Ödenebilir mi?
Usulüne uygun haciz üçüncü kişi nezdinde sonuç doğurduktan sonra haczedilen alacağın doğrudan borçluya ödenmesi hukuki risk yaratır.
Bu nedenle lisans alan şirket haciz ihbarnamesini aldıktan sonra ödeme takvimini ve haczin kapsamını dikkatle değerlendirmelidir.
Borçlu:
“Benim başka hesabıma gönderin.”
veya
“Eşimin hesabına yatırın.”
dese dahi geçerli haciz görmezden gelinmemelidir.
Royalty Eşin Hesabına Ödeniyorsa Haciz Mümkün mü?
Ödeme yapılacak banka hesabının başka kişiye ait olması alacağın sahibini kendiliğinden değiştirmez.
Örneğin marka borçluya ait, lisans sözleşmesinde lisans veren borçlu ve royalty alacağının sahibi borçluysa; ödemenin eşin IBAN’ına yapılması talimatı alacağın gerçek sahibinin kim olduğu konusunda tek başına belirleyici değildir.
Bu nedenle alacaklı açısından para eşin hesabına geçtikten sonra aidiyet tartışmasına girmek yerine lisans alan şirket nezdindeki alacağa yönelmek daha etkili olabilir.
Gelecekte Doğacak Royalty Alacakları Haczedilebilir mi?
Bu konu uygulamada önemlidir.
Örneğin 10 yıllık lisans sözleşmesi kapsamında borçluya her ay royalty ödeniyor olabilir.
Gelecekte doğacak alacakların haczedilebilirliği değerlendirilirken alacağın mevcut bir hukuki ilişkiye dayanıp dayanmadığı ve yeterince belirlenebilir olup olmadığı önemlidir.
Henüz hiçbir hukuki ilişkiye dayanmayan varsayımsal gelecek gelirleri ile mevcut bir lisans sözleşmesinden dönemsel olarak doğacak alacaklar aynı değildir.
Bu nedenle haczin gelecekteki ödemeler üzerindeki kapsamı somut sözleşmeye göre değerlendirilmelidir.
Royalty Ciroya Göre Hesaplanıyorsa Ne Olur?
Birçok lisans sözleşmesinde sabit bedel yerine satış veya ciro üzerinden yüzde belirlenir.
Örneğin:
Royalty = net satışların %6’sı
şeklinde hüküm bulunabilir.
Bu durumda alacağın miktarı dönem sonunda satış rakamlarının belirlenmesiyle kesinleşebilir.
Haciz açısından alacağın kaynağının belirli olması önemlidir; miktarın dönemsel hesaplamaya bağlı olması tek başına hukuki ilişkiyi ortadan kaldırmaz.
Asgari Garanti Bedeli Varsa Haczedilebilir mi?
Lisans sözleşmelerinde sıkça minimum garanti sistemi kullanılır.
Örneğin lisans alan şirket:
“Satış miktarı ne olursa olsun yıllık en az 5 milyon TL royalty ödeyecektir.”
şeklinde taahhütte bulunmuş olabilir.
Bu tür sözleşmeler alacaklı açısından özellikle önemlidir çünkü borçlunun belirli dönemlerde elde edeceği minimum gelir daha öngörülebilir hâle gelir.
Doğmuş ve muaccel garanti bedeli alacağının haczi değerlendirilebilir.
Franchise Royalty Gelirleri Haczedilebilir mi?
Evet, franchise sözleşmesinden doğan para alacakları da haciz bakımından değerlendirilebilir.
Borçlu franchise veren konumundaysa çok sayıda franchise işletmesinden aylık royalty veya franchise bedeli alıyor olabilir.
Örneğin borçlunun 40 franchise şubesi bulunuyor ve her biri aylık 100.000 TL ödüyorsa aylık toplam 4 milyon TL’lik bir alacak akışı oluşabilir.
Bu durumda her franchise işletmesi borçlunun üçüncü kişideki alacağı bakımından ayrı ayrı değerlendirilebilir.
Tek Seferde Birden Fazla Lisans Alana Haciz Gönderilebilir mi?
Borçlunun birden fazla üçüncü kişiden alacağı bulunabilir.
Markasını 10 farklı şirkete lisanslayan bir borçlunun her bir lisans alandan ayrı para alacağı doğabilir.
Alacaklı bakımından yalnızca en büyük lisans alanı değil, bütün önemli gelir kaynaklarının belirlenmesi tahsilat ihtimalini artırabilir.
Ancak haczin takip alacağını aşacak ölçüde uygulanmaması ve İİK m.85 kapsamındaki ölçülülük ilkesi dikkate alınmalıdır.
Royalty Gelirleri Nereden Tespit Edilebilir?
Bu gelirlerin tespiti banka hesabı araştırmasından daha zor olabilir.
Lisans sözleşmeleri, ticari defterler, faturalar, e-faturalar, şirket muhasebesi, banka kayıtları ve taraflar arasındaki ticari belgeler önemli olabilir.
Marka ve patent sicilindeki lisans kayıtları da somut olayın özelliklerine göre araştırılabilir.
Türkiye’deki sınai mülkiyet hakları bakımından TÜRKPATENT resmi kaynak niteliğindedir.
Lisans Sicile Kaydedilmemişse Haciz Yapılamaz mı?
Hayır, böyle genel bir sonuç çıkarılamaz.
Lisans ilişkisinin sicile kaydedilmesi ile taraflar arasındaki sözleşmeden doğan para alacağının varlığı farklı meselelerdir.
Sicilde görünmeyen bir lisans ilişkisi fiilen ve hukuken mevcut olabilir.
Bu nedenle yalnızca sicil araştırmasıyla yetinilmemeli; borçlunun ticari faaliyetleri ve gelir kaynakları da incelenmelidir.
Borçlu Royalty Sözleşmesini Hacizden Sonra Feshederse Ne Olur?
Bu durum özellikle dikkatle değerlendirilmelidir.
Borçlu, lisans alacağının haczedildiğini öğrendikten sonra lisans sözleşmesini sona erdirerek gelir akışını başka bir şirkete yönlendirmeye çalışabilir.
Sözleşmenin gerçekten haklı bir nedenle mi sona erdirildiği yoksa yalnızca alacaklının haczini etkisiz hâle getirmek amacıyla mı hareket edildiği araştırılabilir.
Haczedilmiş ve doğmuş alacakların sonradan yapılan işlemlerle ortadan kaldırılması ayrıca değerlendirilmelidir.
Borçlu Markayı Başka Şirkete Devredip Yeni Royalty Sözleşmesi Yaparsa Ne Olur?
Örneğin borçlu şirket icra takibinden sonra markasını aynı ortakların kontrolündeki başka bir şirkete devretmiş ve franchise işletmelerine:
“Bundan sonra royalty ödemelerini yeni şirkete yapın.”
demiş olabilir.
Bu durumda marka devrinin tarihi, bedeli, tarafların ilişkisi ve işlemin ekonomik gerekçesi araştırılmalıdır.
Şartları gerçekleşirse tasarrufun iptali veya muvazaa iddiaları gündeme gelebilir.
Hacizden Önce Royalty Alacağı Devredilmişse Ne Olur?
Borçlu royalty alacağını üçüncü kişiye temlik etmiş olabilir.
Bu durumda alacağın devrinin hacizden önce mi sonra mı gerçekleştiği önemlidir.
Gerçek ve geçerli bir alacak devri hacizden önce gerçekleşmişse hak sahipliği buna göre değerlendirilir.
Ancak alacağın eşe, yakın akrabaya veya ilişkili şirkete mal kaçırma amacıyla devredildiği iddia ediliyorsa tasarrufun iptali ve diğer hukuki yollar gündeme gelebilir.
Royalty Alacağı Bankaya Temlik Edilmişse Ne Olur?
Şirket finansman sözleşmesi kapsamında gelecekteki lisans gelirlerini bankaya temlik etmiş olabilir.
Bu durumda alacaklının haczi ile önceki alacak devri arasındaki öncelik ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yüksek tutarlı royalty alacaklarında yalnızca lisans sözleşmesinin değil, finansman ve teminat belgelerinin de incelenmesi gerekir.
Lisans Hakkının Kendisi ile Lisans Geliri Aynı Şey midir?
Hayır.
Örneğin marka sahibi borçlu şirket olsun.
Marka hakkı → borçlunun sınai mülkiyet hakkıdır.
Lisans sözleşmesi → markanın kullanımına ilişkin hukuki ilişkidir.
Royalty → bu sözleşmeden doğan para alacağıdır.
Bu üç unsur farklıdır ve haciz stratejisinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Telif Gelirlerine Haciz Konulabilir mi?
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki mali haklardan doğan gelirlerin haczi ayrıca değerlendirilebilir.
Kitap, müzik, yazılım, film veya başka eserlerden doğan telif gelirleri ekonomik değer taşıyabilir.
Ancak FSEK kapsamında manevi haklar ile mali hakların hukuki rejimi birbirinden farklıdır. Bu nedenle eser sahibinin bütün haklarının ayrım yapılmaksızın haczedilebileceği söylenemez.
Doğmuş para alacakları bakımından ise daha klasik bir alacak haczi söz konusu olabilir.
Yurt Dışından Gelen Royalty Gelirlerine Haciz Konulabilir mi?
Burada sınır ötesi icra sorunu ortaya çıkar.
Borçlunun lisans alan şirketi Almanya, ABD veya başka bir ülkede bulunuyorsa Türkiye’deki haciz işleminin yabancı şirket üzerinde otomatik olarak sonuç doğurduğu kabul edilemez.
Lisans sözleşmesinin tarafları, uygulanacak hukuk, ödeme yeri ve üçüncü kişinin Türkiye’de malvarlığı veya şubesinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Gerekirse ilgili yabancı ülkede cebri icra yollarına başvurulması gerekebilir.
Yabancı Para Üzerinden Royalty Haczedilebilir mi?
Alacağın euro, dolar veya başka bir yabancı para üzerinden belirlenmiş olması haczedilebilirliği tek başına ortadan kaldırmaz.
Ancak icra dosyasındaki alacak, ödeme para birimi ve tahsilat aşamasındaki kur hesaplamaları bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.
Özellikle uluslararası lisans sözleşmelerinde vergi ve stopaj düzenlemeleri de fiilen tahsil edilecek net tutarı etkileyebilir.
Royalty Üzerinde Vergi Kesintisi Varsa Haciz Hangi Tutara Uygulanır?
Lisans ödemeleri vergi mevzuatı bakımından stopaj, KDV veya başka mali yükümlülüklere tabi olabilir.
Borçlunun üçüncü kişiden gerçekte talep edebileceği net veya brüt alacağın belirlenmesi için sözleşme ve vergi hükümleri birlikte incelenmelidir.
Bu nedenle haciz ihbarnamesinde varsayımsal brüt tutar yerine hukuken mevcut alacağın doğru belirlenmesi önemlidir.
Royalty Alacağına İhtiyati Haciz Konulabilir mi?
İcra ve İflas Kanunu’ndaki ihtiyati haciz şartları gerçekleşmişse borçlunun üçüncü kişilerdeki para alacakları bakımından ihtiyati haciz değerlendirilmesi mümkündür.
Özellikle borçlunun kısa süre içerisinde yüksek miktarda lisans bedeli tahsil edeceği ve bu parayı başka hesaplara aktaracağına ilişkin ciddi risk bulunuyorsa ihtiyati haciz etkili olabilir.
Ancak ihtiyati haczin özel kanuni şartları her dosyada ayrıca incelenmelidir.
Marka veya Patent Satılmadan Royalty Geliriyle Borcun Tamamı Tahsil Edilebilir mi?
Royalty gelirinin tutarı yeterliyse mümkündür.
Örneğin icra borcu 3 milyon TL, borçlunun aylık lisans geliri ise 1 milyon TL olabilir.
Bu durumda ekonomik açıdan değerli markanın cebri satışına gitmeden lisans gelirleri üzerinden tahsilat sağlanması daha ölçülü ve pratik olabilir.
Bu nedenle marka veya patent haczi ile royalty alacağı haczi arasında stratejik tercih yapılmalıdır.
Royalty Gelirinin Haczi Şirket Faaliyetini Durdurur mu?
Her durumda değil.
Fikrî mülkiyet hakkının kendisi borçluda kalabilir ve lisans ilişkisi devam edebilir; ancak lisans bedelleri haciz kapsamında icra dosyasına yönlendirilebilir.
Bu özellik royalty haczini bazı ticari dosyalarda özellikle kullanışlı hâle getirebilir.
Şirket faaliyetini sürdürürken alacaklı düzenli tahsilat elde edebilir.
2026’da Lisans ve Royalty Haczinde En Etkili Strateji Nedir?
Öncelikle borçlunun fikrî ve sınai mülkiyet portföyü araştırılmalıdır. Ardından bu hakların üçüncü kişilere lisanslanıp lisanslanmadığı belirlenmelidir.
Sonraki aşamada:
lisans alanlar + sözleşme süreleri + ödeme tarihleri + royalty oranları + minimum garanti bedelleri
tespit edilmelidir.
Borçlunun lisans alanlardan mevcut alacağı bulunuyorsa İİK m.89 haciz mekanizması değerlendirilmelidir.
Borçlu hacizden kaçınmak amacıyla markayı veya royalty alacağını ilişkili kişilere devretmişse tasarrufun iptali ve muvazaa seçenekleri ayrıca incelenmelidir.
Bu yaklaşım özellikle düzenli fikrî mülkiyet geliri elde eden borçlularda klasik banka haczinden daha etkili olabilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Royalty Alacağı Haczi
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere teknoloji, yazılım, franchise, perakende, üretim ve marka lisanslama alanlarında faaliyet gösteren borçlular bakımından fikrî mülkiyet gelirleri önemli bir tahsilat kaynağı olabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından bu tür dosyalarda marka ve patentlerin kendisinin haczi yanında lisans sözleşmelerinden doğan royalty, franchise ve diğer dönemsel alacakların da araştırılması önem taşımaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle yüksek tutarlı icra dosyalarında borçlunun sahip olduğu fikrî hakkın yanı sıra bu hakkın hangi üçüncü kişilerden düzenli gelir ürettiğinin belirlenmesi, tahsilat stratejisinin etkinliği bakımından önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Royalty gelirine haciz konulabilir mi?
Borçlunun üçüncü kişiden doğmuş ve haczedilebilir para alacağı varsa kural olarak mümkündür.
2. Marka lisans gelirleri haczedilebilir mi?
Evet. Marka lisans sözleşmesinden doğan para alacakları hacze konu olabilir.
3. Patent lisans gelirlerine haciz konulabilir mi?
Borçlunun patent lisansı nedeniyle üçüncü kişiden doğmuş alacağı varsa haciz değerlendirilebilir.
4. Yazılım lisans gelirleri haczedilebilir mi?
Borçlu yazılım sahibinin müşterilerinden doğmuş lisans alacakları hacze konu olabilir.
5. Franchise royalty gelirine haciz konulur mu?
Franchise sözleşmesinden doğmuş para alacakları haczedilebilirlik açısından değerlendirilebilir.
6. Lisans alan şirkete İİK 89 gönderilebilir mi?
Borçlunun lisans alan şirketten para alacağı bulunuyorsa kanuni şartları kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilebilir.
7. Gelecekte doğacak royalty gelirleri haczedilebilir mi?
Mevcut bir hukuki ilişkiden dönemsel olarak doğacak alacaklarda haczin kapsamı somut sözleşmeye göre değerlendirilir.
8. Royalty eşin hesabına yatırılırsa hacizden kurtulur mu?
Hayır. Ödeme hesabının değiştirilmesi alacağın gerçek sahibini kendiliğinden değiştirmez.
9. Borçlu royalty alacağını başka şirkete devrederse ne olur?
Devrin tarihi, gerçekliği ve bedeli incelenir. Şartları varsa tasarrufun iptali veya muvazaa gündeme gelebilir.
10. Markanın kendisini mi yoksa royalty gelirini mi haczetmek daha avantajlıdır?
Somut dosyaya göre değişir. Düzenli ve yeterli royalty geliri varsa alacak haczi, markanın cebri satışından daha hızlı ve ölçülü olabilir.
Uzman Hukuki Destek
Borçlunun banka hesaplarında yeterli bakiye bulunmaması hâlinde marka, patent, yazılım ve franchise sözleşmelerinden doğan düzenli gelirlerin araştırılması tahsilat açısından önemli olabilir. Özellikle lisans alan üçüncü kişilerin ve ödeme dönemlerinin erken tespit edilmesi, para borçlunun hesabına geçmeden alacağa yönelme imkânı sağlayabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak lisans ve royalty alacaklarının haczi, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, marka ve patent haczi, ihtiyati haciz, tasarrufun iptali ve yüksek tutarlı ticari alacakların tahsili süreçlerinde hukuki destek sunuyoruz.
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır. Lisans sözleşmesinin niteliği, alacağın doğum zamanı, üçüncü kişinin bulunduğu ülke ve mevcut temlik veya rehinler uygulanacak haciz yöntemini değiştirebilir.




