
Tazminat Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme?
21 Mayıs 2025
Tazminat Davalarında İspat Yükü Kimdedir?
21 Mayıs 20251. Arabuluculuk Nedir ve Hukuk Sistemindeki Yeri Nasıldır?
Arabuluculuk, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların mahkeme dışı, gönüllülük esasına dayalı ve tarafsız bir üçüncü kişi aracılığıyla çözülmesini hedefleyen alternatif bir uyuşmazlık çözüm yoludur. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile Türk hukuk sistemine entegre edilen bu yöntem, yargı sisteminin üzerindeki iş yükünü azaltmayı, tarafların daha kısa sürede ve daha az maliyetle çözüme ulaşmalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Arabuluculuk sürecinde amaç; tarafların kendi çözümlerini üretmesini sağlamak, uyuşmazlığı kazanan-kaybeden değil, kazan-kazan anlayışıyla sonlandırmaktır. Özellikle iş hukukundan doğan uyuşmazlıklar, ticari davalar, tüketici uyuşmazlıkları ve bazı tazminat taleplerinde arabuluculuk yolu etkin biçimde kullanılmaktadır. Son yıllarda hukuk sisteminde hem “ihtiyari” hem de “zorunlu” arabuluculuk ayrımı yapılmakta, bazı dava türlerinde mahkemeye başvuru için önce arabuluculuk sürecinin tüketilmesi şart koşulmaktadır.
2. Zorunlu Arabuluculuk Nedir? Hangi Davalarda Uygulanır?
Zorunlu arabuluculuk, belirli hukuki uyuşmazlık türlerinde mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuğa başvurmanın yasal bir ön koşul olarak kabul edilmesi anlamına gelir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile ilk kez iş davaları için uygulamaya giren bu sistem, sonrasında ticari uyuşmazlıklar, tüketici davaları ve bazı tazminat taleplerini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Zorunlu arabuluculuk uygulamasında, dava açmadan önce arabuluculuk süreci tamamlanmalı; aksi takdirde mahkeme, dava şartı yokluğu nedeniyle başvuruyu reddetmektedir. Arabuluculuğa başvuru yapıldığını gösteren son tutanak, dava dilekçesine eklenmek zorundadır. Tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk, dava konusunun niteliğine göre değişkenlik gösterir. Örneğin bir iş kazası sonucu açılacak tazminat davası için arabuluculuk zorunludur; ancak trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasında böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu nedenle her somut olayda, arabuluculuk sürecinin zorunlu olup olmadığının titizlikle değerlendirilmesi gerekir.
3. İş Hukukunda Tazminat Davaları İçin Arabuluculuk Zorunluluğu
İş ilişkilerinden doğan bireysel veya toplu uyuşmazlıklarda, özellikle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, kötü niyet tazminatı gibi parasal hak taleplerinde arabuluculuk zorunludur. 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren işçi ile işveren arasında yaşanan bu tür uyuşmazlıklarda mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuğa gidilmesi bir dava şartı olarak getirilmiştir. İş kazası ve meslek hastalıklarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları da bu kapsamda değerlendirilmektedir. Arabuluculuk süreci başlamadan doğrudan dava açılması hâlinde mahkeme davayı usulden reddeder. Bu süreç, işçinin hak kaybına uğramaması için büyük önem taşır. Ayrıca arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşmaya varılamazsa, bu durum belgeyle kayıt altına alınır ve taraflar mahkemeye başvurma hakkına sahip olur. Arabuluculuk süreci, 3 hafta içinde tamamlanmakla birlikte zorunlu hâllerde 1 hafta daha uzatılabilir. Dolayısıyla iş hukuku tazminatlarında arabuluculuk süreci, hem yasal bir gereklilik hem de davanın şekil şartıdır.
4. Ticari Tazminat Davalarında Arabuluculuk Zorunlu mu?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında değerlendirilen ticari işletmeler arasındaki uyuşmazlıklarda da zorunlu arabuluculuk uygulaması bulunmaktadır. Ticari ilişkiden doğan para alacağı, tazminat, sözleşmeye aykırılık gibi davalarda, dava konusu bir para alacağıysa ya da tazminat talebi içeriyorsa arabuluculuğa başvurmak zorunludur. Örneğin bir ticari hizmetin kusurlu ifası nedeniyle uğranılan zarardan doğan tazminat talebi, zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Bu tür uyuşmazlıklarda da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması ve sonuç alınamazsa son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi gerekir. Ticari tazminatlarda arabuluculuk, tarafların uzlaşarak mahkemeye gitmeden çözüme ulaşmalarını sağlar ve ticari ilişkilerin sürdürülmesine olanak tanır. Uygulamada, ticari davalarda deneyimli arabulucuların tercih edilmesi, tarafların sürece güven duymasını artırır. Ayrıca arabuluculuk sürecinde sağlanan anlaşmalar, ilam niteliğinde belge düzenlenirse doğrudan icra edilebilir hâle gelir.
5. Trafik Kazalarından Doğan Tazminat Davalarında Arabuluculuk Durumu
Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı konusu, oldukça sık sorulan ve uygulamada kafa karışıklığı yaratan bir meseledir. Bu tür davalar genellikle haksız fiile dayandığı için, zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır. Yani, bir trafik kazası sonucunda sigorta şirketine veya karşı tarafa karşı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulacaksa, arabuluculuğa başvurma zorunluluğu bulunmaz. Ancak ihtiyari olarak, taraflar isterse arabuluculuğa başvurabilirler. Özellikle sigorta şirketleriyle yapılan anlaşmalar, hem süreci hızlandırmakta hem de mahkeme masraflarının önüne geçmektedir. İhtiyari arabuluculuk yoluyla uzlaşma sağlanması hâlinde, bu anlaşma mahkeme ilamı gibi sonuç doğurur. Ayrıca, 2020 sonrası uygulamalarda bazı yargı mercileri, trafik kazasına bağlı tazminat taleplerinde dahi arabuluculuk önerisinde bulunmakta, böylece yargı sürecinin gereksiz yere uzamasının önüne geçmektedir. Fakat bu öneri bağlayıcı değildir; yalnızca tavsiye niteliğindedir.
6. Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Uygulaması
Tüketici işlemlerinden doğan tazminat taleplerinde zorunlu arabuluculuk, 28 Temmuz 2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, tüketici ile satıcı veya sağlayıcı arasındaki uyuşmazlıklarda, dava konusu parasal sınır belirli bir miktarın üzerindeyse arabuluculuk sürecinin işletilmesi zorunludur. Tüketici Mahkemesi’ne açılacak tazminat davasında arabuluculuk süreci işletilmeden başvuru yapılırsa, mahkeme dava şartı yokluğu nedeniyle başvuruyu reddeder. Örneğin, ayıplı bir ürün nedeniyle talep edilen manevi tazminat, arabuluculuk süreci tamamlanmadan mahkemeye taşınamaz. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, uyuşmazlığın ticari değil tüketici işlemi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğidir. Ayrıca tüketici hakem heyetinin yetki sınırları aşılıyorsa, dava öncesi arabuluculuk mecburidir. Arabuluculuk görüşmelerine katılmak zorunlu olmasa da, katılmayan taraf aleyhine yargılama gideri veya vekâlet ücreti gibi olumsuz sonuçlar doğabilir.
7. Manevi Tazminat Davalarında Arabuluculuğun Durumu
Manevi tazminat davalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, davanın dayandığı hukuki sebebe göre değişmektedir. Eğer dava, iş sözleşmesinden doğan bir ilişkiden kaynaklanıyorsa — örneğin iş kazasında yaralanan işçinin açtığı manevi tazminat davası gibi — arabuluculuk zorunludur. Ancak trafik kazası, hakaret, kişilik haklarının ihlali veya doktor hatası gibi haksız fiile dayanan manevi tazminat davalarında, arabuluculuk ihtiyaridir. Yani taraflar isterse arabuluculuğa başvurabilir, ancak bu bir dava şartı değildir. Bu nedenle, dava açılmadan önce arabuluculuk yolunun işletilip işletilmeyeceği, uyuşmazlığın kaynağına göre değerlendirilmelidir. Yargı uygulamaları bu konuda netleşmeye başlamıştır: Sözleşme ilişkisine veya iş hukukuna dayanan manevi tazminat taleplerinde arabuluculuk şartı aranırken, doğrudan kişilik hakkı ihlaline dayanan davalarda böyle bir zorunluluk bulunmaz. Dolayısıyla her somut olayda davanın dayanağı netleştirilmeli ve arabuluculuk başvurusunun gerekli olup olmadığı dikkatle analiz edilmelidir.
8. Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler? Başvuru ve Belgelendirme
Arabuluculuk süreci, Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından yürütülür ve sürecin işleyişi oldukça sistematik bir yapıdadır. Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki bir tazminat davasında, önce Adalet Komisyonuna bağlı Arabuluculuk Bürosu’na başvuru yapılır. Bu başvuru sonucunda bir arabulucu görevlendirilir. Taraflara görüşme günü bildirilir ve süreç en geç 3 hafta içinde tamamlanır. Gerekli görülürse bu süre 1 hafta uzatılabilir. Görüşmeler sonucunda taraflar anlaşmaya varırsa, bu anlaşma ilam niteliğinde belge olarak düzenlenir ve icra edilebilir hâle gelir. Eğer uzlaşma sağlanamazsa, bu durum “anlaşamama tutanağı” ile belgelenir ve davacı taraf bu belgeyi dava dilekçesine ekleyerek mahkemeye başvurabilir. Arabuluculuk görüşmelerine katılmayan taraf, daha sonra açılan davada yargılama giderlerinden sorumlu tutulabilir. Sürecin sağlıklı yürütülmesi için, tarafların profesyonel bir hukuk danışmanlığı alması ve arabuluculuk tutanaklarının usule uygun biçimde düzenlenmesi büyük önem taşır.
9. Arabuluculuk Zorunluluğuna Uyulmamasının Sonuçları ve Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki bir tazminat davasında, arabuluculuk başvurusu yapılmadan doğrudan mahkemeye gidilmesi hâlinde dava usulden reddedilir. Bu, ciddi bir hak kaybı anlamına gelir. Çünkü zaman aşımı süresi işlemeye devam ettiği için dava şartı eksikliğinden reddedilen başvurular, süre dolmuşsa bir daha açılamaz. Aynı zamanda yargılama masrafları ve avukatlık ücretleri gibi kalemler de davacı üzerinde kalabilir. Bu nedenle özellikle iş, tüketici ve ticaret hukuku kapsamındaki tazminat davalarında arabuluculuk başvurusunun zamanında ve doğru şekilde yapılması hayati önemdedir. Uygulamada yapılan hatalardan biri de arabuluculuk sürecinin mahkemeye başvuru sonrasında yapılabileceği düşüncesidir. Oysa arabuluculuk dava açmadan önce tamamlanması gereken bir dava şartıdır. Ayrıca, tutanakların eksik ya da yanlış düzenlenmesi de mahkemenin davayı reddetmesine yol açabilir. Bu sebeple, arabuluculuk süreci uzman desteğiyle yürütülmeli, her adım dikkatle planlanmalıdır. Hukuki belirsizlik ve zaman kaybı yaşanmaması için sürecin profesyonel destekle ilerletilmesi önerilir.
📌 Resmi Kurum Linkleri
- T.C. Adalet Bakanlığı – Arabuluculuk Daire Başkanlığı
- UYAP Arabuluculuk Başvuru Portalı
- Türkiye Barolar Birliği
- Arabuluculuk Bilgi Sistemi (ARBİS)
- T.C. Resmî Gazete – Arabuluculuk Yönetmeliği
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki destek almak için FFK Partner Hukuk olarak sizlere profesyonel destek sağlıyoruz!




