
İcra Takibinde Aciz Vesikası Nedir ve Ne İşe Yarar? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026
Borçlunun Mal Kaçırdığı Nasıl İspatlanır? Deliller ve Hukuki Yollar – 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026Borç ödemeden aciz vesikası alındıktan sonra icra takibi nasıl devam eder? Yeniden haciz, 1 yıllık süre, 20 yıllık zamanaşımı, yeni mal iktisabı, sonradan edinilen malların haczi ve tasarrufun iptali hakkında 2026 güncel rehber.
İcra takibinde borçlunun haczedilebilir malvarlığının bulunamaması veya haczedilen malların satışından elde edilen paranın borcun tamamını karşılamaması halinde alacaklı bakımından borç ödemeden aciz vesikası gündeme gelebilir. Uygulamada en fazla merak edilen konu ise aciz vesikası düzenlendikten sonra icra takibinin tamamen sona erip ermediğidir.
Aciz vesikası alınması, borcun silindiği veya alacaklının artık tahsilat yapamayacağı anlamına gelmez. Aksine İcra ve İflas Kanunu, alacağını tamamen tahsil edemeyen alacaklıya belirli koşullarda önemli haklar tanımaktadır.
Borçlu daha sonra taşınmaz satın alabilir, araç edinebilir, miras alabilir, banka hesabına para yatırılabilir, maaşlı işe başlayabilir, şirket ortağı olabilir veya üçüncü kişilerden alacak elde edebilir. Bu durumda aciz vesikasına bağlanmış alacağın yeniden tahsili gündeme gelebilir.
Ancak aciz vesikasından sonra takip süreci normal bir icra takibinin devamından ibaret değildir. Özellikle İİK m.143’teki bir yıllık süre, yeni mal iktisabı, 20 yıllık zamanaşımı ve faiz yasağı dikkatle değerlendirilmelidir.
Borç Ödemeden Aciz Vesikası Nedir?
Borç ödemeden aciz vesikası, haciz ve satış işlemleri sonucunda alacaklının alacağının tamamen karşılanamadığını gösteren belgedir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 143. maddesine göre haczedilen malların satılması sonucunda alacaklı alacağının tamamını alamazsa kalan miktar için kendisine aciz vesikası verilir.
Örneğin dosyadaki toplam alacak 5 milyon TL iken satışlardan yalnızca 2 milyon TL tahsil edilmişse kalan 3 milyon TL bakımından aciz vesikası gündeme gelebilir.
Borçlu açısından bu belge “borçtan kurtulma belgesi” değildir.
Aciz Vesikası Alındığında Borç Sona Erer mi?
Hayır.
Aciz vesikası borcun sona erdiğini değil, icra takibinin o aşamasında borcun tamamen tahsil edilemediğini gösterir.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Borçlunun bugün haczedilebilir malının bulunmaması, beş yıl sonra da bulunmayacağı anlamına gelmez.
Bu nedenle alacaklı aciz vesikasından sonra da kanunun tanıdığı imkanlar çerçevesinde tahsilat faaliyetlerini sürdürebilir.
Aciz Vesikasından Sonra Aynı Borç İçin Yeniden Takip Yapılabilir mi?
Evet.
Kesin aciz vesikası alacaklıya sonraki takip bakımından önemli imkanlar sağlar.
İİK m.143’e göre alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde borçluya karşı takip yapmak isterse yeniden ödeme emri tebliğine gerek olmaksızın haciz talep edebilir.
Bu düzenleme alacaklıya önemli bir usul kolaylığı sağlamaktadır.
Dolayısıyla aciz vesikası alındıktan sonraki ilk yıl özellikle önemlidir.
Aciz Vesikasından Sonraki 1 Yıllık Süre Nedir?
İİK m.143’te düzenlenen bir yıllık süre sıklıkla yanlış anlaşılmaktadır.
Bu süre, “Alacaklı bir yıl içerisinde takip yapmazsa alacağı sona erer” anlamına gelmez.
Kanundaki özel sonuç şudur:
Alacaklı aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren bir yıl içerisinde takip yapmak isterse borçluya yeniden ödeme emri tebliğine gerek olmaksızın haciz talep edebilir.
Bir yıl geçtikten sonra ise bu özel usul avantajı artık aynı şekilde kullanılamaz.
Ancak alacak sırf bir yıllık sürenin geçmesi nedeniyle ortadan kalkmaz.
Bir Yıl Geçtikten Sonra Ne Olur?
Bir yıllık sürenin geçirilmesi aciz vesikasındaki borcu sona erdirmez.
Aciz vesikasına bağlanan borç bakımından İİK m.143’te ayrıca uzun bir zamanaşımı süresi düzenlenmiştir.
Bu nedenle bir yıllık süre ile 20 yıllık zamanaşımı birbirine karıştırılmamalıdır.
1 yıl: Yeniden ödeme emri göndermeden haciz istemeye ilişkin özel imkan bakımından önemlidir.
20 yıl: Aciz vesikasındaki borcun borçluya karşı zamanaşımı bakımından temel süredir.
Bu iki süre farklı hukuki sonuçlara sahiptir.
Aciz Vesikasının Zamanaşımı Kaç Yıldır?
İİK m.143 uyarınca aciz vesikasında yazılı borç, borçluya karşı aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren 20 yılda zamanaşımına uğrar.
Bu süre alacaklı açısından önemli bir avantajdır.
Örneğin aciz vesikası 2026 yılında düzenlenmişse alacağın zamanaşımı bakımından durumu kural olarak uzun yıllar boyunca önemini koruyabilir.
Bununla birlikte zamanaşımını kesen veya durduran işlemler ile somut alacağın hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Borçluya Yeniden Ödeme Emri Gönderilir mi?
Aciz vesikasının düzenlenmesinden sonraki bir yıllık dönemde İİK m.143’ün özel hükmü önemlidir.
Alacaklı bu süre içerisinde borçluya karşı yeniden takip yapmak istediğinde yeniden ödeme emri tebliğine gerek olmaksızın haciz talep edebilir.
Bir yıllık sürenin geçmesinden sonraki takiplerde ise yeniden ödeme emri ve takip prosedürü gündeme gelebilir.
Bu nedenle aciz vesikasının düzenlenme tarihi dosyada mutlaka kontrol edilmelidir.
Aciz Vesikası İİK 68 Anlamında Belge midir?
Evet.
İİK m.143 uyarınca aciz vesikası, İİK m.68 kapsamında borç ikrarını içeren senet mahiyetindedir.
Bu özellik, aciz vesikasından sonra yapılabilecek takiplerde alacaklı bakımından önemli bir hukuki avantaj sağlayabilir.
Dolayısıyla aciz vesikası yalnızca önceki icra dosyasının sonucunu gösteren bir evrak değildir.
Borçlu Sonradan Mal Edinirse Ne Olur?
Aciz vesikasından sonraki takiplerin en önemli konusu budur.
Borçlunun aciz vesikası düzenlendiği tarihte haczedilebilir malı bulunmayabilir. Ancak daha sonra ekonomik durumu değişebilir.
Örneğin borçlu:
- taşınmaz satın alabilir,
- araç edinebilir,
- miras alabilir,
- maaşlı işe başlayabilir,
- banka hesabına para yatırabilir,
- şirket hissesi edinebilir,
- üçüncü kişilerden alacak kazanabilir,
- kira geliri elde etmeye başlayabilir.
Bu durumda yeni malvarlığı değerleri üzerinde haciz ve tahsil işlemleri gündeme gelebilir.
Borçlu Sonradan Ev Alırsa Haciz Konulabilir mi?
Evet, kanuni şartların bulunması halinde borçlunun sonradan edindiği taşınmaz üzerine haciz konulması mümkündür.
Örneğin 2026 yılında borçlu hakkında aciz vesikası düzenlenmiş olsun. Borçlu 2028 yılında Ankara’da bir daire satın alsın.
Alacak devam ediyor ve takip için gerekli şartlar bulunuyorsa alacaklı taşınmaz üzerinde haciz talep edebilir.
Borçlunun taşınmaz bakımından haczedilmezlik iddiasında bulunabileceği özel durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Borçluya Miras Kalırsa Haciz Yapılabilir mi?
Borçluya miras yoluyla malvarlığı geçmesi, aciz vesikası bulunan alacaklı açısından önemli bir tahsilat imkanı yaratabilir.
Borçluya taşınmaz, araç, para, şirket payı veya başka haczedilebilir malvarlığı değerleri miras kalabilir.
Bu değerlerin borçlunun malvarlığına dahil olması halinde kanuni şartlar çerçevesinde haciz işlemleri gerçekleştirilebilir.
Borçlu İşe Girerse Maaşına Haciz Konulabilir mi?
Borçlu aciz vesikasından sonra sigortalı veya düzenli maaş aldığı bir işe başlayabilir.
Bu durumda maaş haczi gündeme gelebilir.
İİK m.83 ve ilgili mevzuattaki haczedilmezlik sınırları dikkate alınarak ücretin kanunen haczedilebilir bölümü üzerinden tahsilat yapılabilir.
Borçlunun maaşında daha önce başka hacizler bulunuyorsa haciz sırası ayrıca değerlendirilmelidir.
Borçlunun Banka Hesabına Para Gelirse Ne Olur?
Aciz vesikasından sonra borçlunun banka hesabına para gelmesi halinde banka hesaplarının haczi yeniden gündeme gelebilir.
Örneğin borçlu taşınmaz satışı nedeniyle yüksek miktarda ödeme almış olabilir.
Alacaklı takip dosyasından bankalara haciz ihbarnamesi veya elektronik haciz işlemleri uygulanmasını talep edebilir.
Ancak hesaptaki paranın haczedilemez nitelikte olup olmadığı somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Borçlu Şirket Hissesi Edinirse Haczedilebilir mi?
Borçlu daha sonra limited veya anonim şirkette pay sahibi olabilir.
Bu durumda şirket paylarının haczi, kar payı alacakları veya şirketten doğan diğer mali hakların haczi gündeme gelebilir.
Ancak şirketin tüzel kişiliğine ait mallarla ortağın kişisel malvarlığı birbirinden ayrıdır.
Borçlunun bir şirketin ortağı olması nedeniyle şirketin banka hesabına veya fabrikasındaki mallara kişisel borcu için doğrudan haciz uygulanması kural olarak mümkün değildir.
Borçlunun Başka Birinden Alacağı Varsa Haczedilebilir mi?
Evet.
Borçlunun üçüncü kişilerden olan alacakları İİK m.89 kapsamında haczedilebilir.
Örneğin borçlu başka bir şirkete mal satmış ve 2 milyon TL ticari alacağı doğmuş olabilir.
Alacaklı bu alacağın haczi için üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep edebilir.
Dolayısıyla aciz vesikasından sonraki malvarlığı araştırması yalnızca tapu ve araç kayıtlarıyla sınırlandırılmamalıdır.
Borçlunun Kira Geliri Haczedilebilir mi?
Borçlunun sonradan kira geliri elde etmeye başlaması halinde kira alacağının haczi gündeme gelebilir.
Kiracı üçüncü kişi konumundadır ve gerekli şartlarda İİK m.89 kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilebilir.
Özellikle ticari taşınmazlardan yüksek kira geliri elde eden borçlularda bu yöntem etkili bir tahsilat aracı olabilir.
Aciz Vesikasından Sonra Faiz İşler mi?
Bu konu son derece önemlidir.
İİK m.143 uyarınca aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için borçludan faiz istenemez.
Dolayısıyla aciz vesikası düzenlendikten sonra tahsil edilemeyen tutarın yıllarca aynı şekilde faiz işletilerek büyütülebileceği düşüncesi doğru değildir.
Ancak kefil ve müşterek borçluların durumu ile rücu ilişkileri bakımından kanundaki özel hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.
Aciz Vesikası Alındıktan Sonra Borçlu “Yeni Mal Edinmedim” Diyebilir mi?
Evet. Aciz vesikasından sonra gerçekleştirilen yeni takiplerde yeni mal iktisabı konusu özel önem taşır.
İİK m.143 kapsamında borçlu, aciz vesikası düzenlendikten sonra yeni mal edinmediğini ileri sürebilir.
Bu düzenlemenin amacı, gerçekten ödeme gücü bulunmayan borçlunun sürekli ve sonuçsuz takip baskısıyla karşılaşmasını önlemektir.
Ancak “yeni mal edinme” kavramı yalnızca tapuda yeni bir taşınmaz görünmesi şeklinde dar yorumlanmamalıdır.
Borçlunun ekonomik durumunda ödeme yapabilecek ölçüde iyileşme olup olmadığı somut olayın şartlarıyla değerlendirilir.
Yeni Mal İktisabı Ne Demektir?
Yeni mal iktisabı kavramı, borçlunun aciz vesikasından sonra ödeme gücünde meydana gelen değişikliklerle bağlantılıdır.
Borçlunun miras alması, taşınmaz edinmesi, yüksek gelir elde etmeye başlaması veya önemli bir malvarlığı kazanması yeni mal iktisabı değerlendirmesine konu olabilir.
Ancak borçlunun hayatını sürdürebilmesi için zorunlu gelirleri ile gerçekten ödeme gücünü artıran ekonomik kazanımlar birbirinden ayrılmalıdır.
Borçlu Yeni Mal Edinmediğini Nasıl İleri Sürer?
Borçlu yeni takipte kendisine ödeme emri tebliğ edilmesi halinde kanuni süre içerisinde “aciz vesikasından sonra yeni mal edinmediği” yönünde itirazda bulunabilir.
Bu itiraz sıradan bir borca itirazdan farklı hukuki özellikler taşır.
Uyuşmazlığın devamında alacaklının başvurabileceği hukuki yollar ve ispat durumu İİK m.143 kapsamında değerlendirilir.
Bu nedenle aciz vesikasına dayanılarak yıllar sonra yeniden takip başlatılırken borçlunun ekonomik durumuna ilişkin ön araştırma yapılması önemlidir.
Borçlunun Düzenli Maaşı Yeni Mal Sayılır mı?
Her düzenli gelir otomatik olarak aynı sonucu doğurmaz.
Borçlunun kendisinin ve ailesinin geçimini sağlayacak ölçüdeki gelirleri ile ödeme gücünde ciddi artış yaratan kazançları farklı değerlendirilebilir.
Bu nedenle borçlunun yalnızca işe başlamış olması üzerinden otomatik sonuç çıkarılması yerine gelir seviyesi ve somut ekonomik koşullar incelenmelidir.
Borçlu Lüks Bir Araç Alırsa Yeni Mal İktisabı Sayılır mı?
Aciz vesikasından sonra borçlunun yüksek değerli bir araç satın alması, yeni mal iktisabı bakımından son derece güçlü bir göstergedir.
Örneğin borçlu “ödeme gücüm yok” savunması yaparken adına 4 milyon TL değerinde araç tescil edilmişse bu durum alacaklı tarafından ileri sürülebilir.
Araç aynı zamanda haczedilebilir malvarlığı niteliğindeyse doğrudan tahsilat bakımından da önem taşır.
Borçlu Malı Eşinin Üzerine Alırsa Ne Olur?
Borçlu aciz vesikasından sonra ekonomik faaliyetlerini sürdürmesine rağmen bütün malvarlığını eşi veya yakınları adına edinmeye çalışabilir.
Örneğin taşınmaz bedelinin borçlu tarafından ödendiği ancak tapunun eş adına tescil edildiği ileri sürülebilir.
Bu durumda doğrudan haciz her zaman mümkün olmayabilir. Malın hukuki mülkiyeti ve para hareketleri araştırılmalıdır.
Somut olayın şartlarına göre muvazaa, tasarrufun iptali veya başka hukuki yollar değerlendirilebilir.
Aciz Vesikasından Sonra Tasarrufun İptali Davası Açılabilir mi?
Evet, diğer kanuni şartlar da bulunuyorsa aciz vesikası tasarrufun iptali davası bakımından önemli bir belgedir.
Borçlu icra takibinden önce veya ilgili kanuni dönem içerisinde mallarını üçüncü kişilere devretmiş olabilir.
Örneğin taşınmazını eşine, aracını çocuğuna veya ticari ekipmanlarını ilişkili şirkete devretmiş olabilir.
Alacaklı İİK m.277 ve devamı kapsamında tasarrufun iptali davası açma imkanını değerlendirebilir.
Aciz Vesikasından Sonra Borçlunun Eski Mal Devirleri Araştırılmalı mı?
Kesinlikle değerlendirilmelidir.
Aciz vesikasının ortaya çıkmasının nedeni borçlunun mevcut malvarlığının alacağı karşılamamasıdır.
Ancak borçlunun geçmişte önemli malvarlığı bulunmuş ve bunlar takip öncesinde üçüncü kişilere devredilmiş olabilir.
Bu nedenle tapu devirleri, araç satışları, şirket payı devirleri ve diğer önemli malvarlığı işlemlerinin hukuka uygun şekilde araştırılması tahsilat stratejisinin önemli bir parçasıdır.
Borçlu Evini Takipten Önce Eşine Devrettiyse Ne Yapılır?
Örneğin borçlu hakkında 8 milyon TL alacak için takip başlatıldığını ve borçlunun takipten kısa süre önce 12 milyon TL değerindeki evini eşine devrettiğini düşünelim.
Borçlunun başka haczedilebilir malı bulunmadığı için aciz vesikası alınmış olabilir.
Bu durumda alacağın doğum tarihi, taşınmazın devir tarihi, devir bedeli ve tarafların ilişkisi incelenerek tasarrufun iptali davası değerlendirilmelidir.
Borçlu Mallarını Şirketine Aktardıysa Ne Olur?
Borçlu şahsi mallarını kendi kontrolündeki bir şirkete devretmiş olabilir.
Şirket ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğundan şirket malları borçlunun kişisel borcu nedeniyle otomatik olarak haczedilemez.
Ancak borçlunun mallarını alacaklılardan kaçırmak amacıyla şirkete devrettiği ileri sürülüyorsa devir işlemlerinin hukuki niteliği araştırılabilir.
Tasarrufun iptali, muvazaa veya somut olayın özelliklerine göre başka hukuki yollar gündeme gelebilir.
Aciz Vesikasından Sonra Alacaklı Ne Yapmalı?
Aciz vesikası alındığında dosyanın rafa kaldırılması yerine uzun vadeli tahsilat planı oluşturulmalıdır.
Öncelikle aciz vesikasının düzenlenme tarihi kaydedilmeli ve bir yıllık özel takip imkanı değerlendirilmelidir.
Borçlunun geçmiş mal devirleri incelenmeli, tasarrufun iptali ihtimali araştırılmalı ve sonradan edinilen haczedilebilir malvarlığı değerleri bakımından hukuka uygun takip yapılmalıdır.
Özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda bu yaklaşım yıllar sonra dahi tahsilat sağlayabilir.
Aciz Vesikasından Sonra Kontrol Edilmesi Gereken 20 Husus
- Aciz vesikasının düzenlenme tarihini kontrol edin.
- Vesikadaki alacak miktarının doğru olduğunu doğrulayın.
- Bir yıllık özel takip süresini kaydedin.
- 20 yıllık zamanaşımı süresini takip edin.
- Faiz yasağını dosya hesabında dikkate alın.
- Borçlunun taşınmaz edinip edinmediğini araştırın.
- Araç kayıtlarını değerlendirin.
- Banka hesaplarına yönelik haciz imkanlarını kontrol edin.
- Maaş ve düzenli gelir durumunu araştırın.
- Şirket ortaklıklarını inceleyin.
- Üçüncü kişilerden alacaklarını araştırın.
- Kira gelirlerini değerlendirin.
- Borçluya miras kalıp kalmadığını takip edin.
- Önceki taşınmaz devirlerini araştırın.
- Araç devirlerini kontrol edin.
- Yakın akrabalara yapılan devirleri inceleyin.
- İlişkili şirketlere yapılan mal aktarımlarını değerlendirin.
- Tasarrufun iptali şartlarını kontrol edin.
- Yeni mal iktisabı itirazı ihtimalini değerlendirin.
- Yeni haciz işlemlerini doğru takip dosyası üzerinden yürütün.
Örnek 1: Aciz Vesikasından Altı Ay Sonra Araç Alınması
Borçlu hakkında 3 milyon TL alacak için aciz vesikası düzenlenmiş olsun.
Altı ay sonra borçlu 2 milyon TL değerinde araç satın alsın.
Alacaklı bir yıllık özel dönem içerisinde bulunduğundan İİK m.143 kapsamındaki imkanı değerlendirerek yeniden ödeme emri tebliğine gerek olmaksızın haciz talep edebilir.
Aracın haczedilebilir olması halinde satış yoluyla tahsilat gündeme gelebilir.
Örnek 2: Üç Yıl Sonra Borçluya Miras Kalması
Borçlunun aciz vesikasından üç yıl sonra babasından iki taşınmaz miras aldığını düşünelim.
Bir yıllık özel süre geçmiş olsa da aciz vesikasındaki alacak sırf bu nedenle sona ermiş değildir.
Alacaklı yeni takip prosedürü çerçevesinde taşınmazlar üzerinde haciz talebini değerlendirebilir.
Örnek 3: Borçlu “Yeni Mal Edinmedim” Diyor
Aciz vesikasından beş yıl sonra alacaklı yeniden takip başlatmış olsun.
Borçlu ödeme emrine karşı aciz vesikasından sonra yeni mal edinmediğini ileri sürsün.
Ancak alacaklı borçlunun yüksek gelirli bir şirkette yönetici olduğunu, yüksek tutarda düzenli kazanç elde ettiğini ve ekonomik durumunun önemli ölçüde iyileştiğini gösteren hukuka uygun deliller sunsun.
Bu durumda yeni mal iktisabı uyuşmazlığı somut ekonomik koşullar üzerinden değerlendirilebilir.
Örnek 4: Borçlu Evi Eşi Adına Alıyor
Borçlunun aciz vesikasından iki yıl sonra 10 milyon TL değerindeki taşınmazın bedelini ödediği ancak tapunun eşinin adına tescil edildiği ileri sürülsün.
Taşınmaz üçüncü kişi adına kayıtlı olduğundan doğrudan borçlunun malıymış gibi haciz konulması mümkün olmayabilir.
Ancak para hareketleri ve işlemin gerçek hukuki niteliği araştırılarak somut olayın özelliklerine göre başvurulabilecek davalar değerlendirilebilir.
Aciz Vesikasından Sonra Yapılan En Büyük Hatalar
Alacaklıların en sık yaptığı hata, aciz vesikasını “dosyanın tahsil edilemediğini gösteren son belge” olarak görüp hiçbir işlem yapmamaktır.
Oysa borçlunun ekonomik durumu zaman içerisinde tamamen değişebilir.
İkinci önemli hata, bir yıllık süre ile 20 yıllık zamanaşımını birbirine karıştırmaktır. Bir yıllık süre özel takip kolaylığıyla, 20 yıllık süre ise aciz vesikasındaki borcun zamanaşımıyla ilgilidir.
Bir diğer hata aciz vesikasındaki alacağa faiz işletmeye devam etmektir. İİK m.143’te bu konuda açık bir özel düzenleme bulunmaktadır.
Ayrıca borçlunun geçmişte yaptığı mal devirlerinin araştırılmaması, tasarrufun iptali yoluyla tahsil edilebilecek önemli miktardaki alacakların kaçırılmasına neden olabilir.
Son olarak yıllar sonra yeniden takip yapılırken borçlunun yeni mal iktisabı itirazında bulunabileceğinin hesaba katılmaması takip stratejisinde sorun yaratabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Aciz vesikası alındıktan sonra icra takibi biter mi?
Hayır. Aciz vesikası borcun sona erdiği anlamına gelmez. Borçlunun sonradan mal edinmesi halinde yeniden takip ve haciz işlemleri gündeme gelebilir.
2. Aciz vesikasından sonra yeniden haciz yapılabilir mi?
Evet. İİK m.143 kapsamındaki şartlar dahilinde yeniden haciz mümkündür.
3. Aciz vesikasından sonraki bir yıllık süre nedir?
Alacaklı bir yıl içerisinde yeniden takip yapmak isterse borçluya yeniden ödeme emri tebliğine gerek olmaksızın haciz isteyebilir.
4. Bir yıl geçince alacak silinir mi?
Hayır. Bir yıllık sürenin geçmesi alacağı ortadan kaldırmaz. Aciz vesikasındaki borç için ayrıca 20 yıllık zamanaşımı düzenlemesi bulunmaktadır.
5. Aciz vesikasının zamanaşımı kaç yıldır?
İİK m.143 uyarınca aciz vesikasındaki borç borçluya karşı vesikanın düzenlenmesinden itibaren 20 yılda zamanaşımına uğrar.
6. Aciz vesikasından sonra faiz işler mi?
İİK m.143 uyarınca aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için borçludan faiz istenemez.
7. Borçlu sonradan ev veya araba alırsa haczedilebilir mi?
Kanuni şartlar bulunuyorsa sonradan edinilen haczedilebilir mallar üzerinde haciz uygulanabilir.
8. Borçlu yeni mal edinmediğini ileri sürebilir mi?
Evet. Aciz vesikasına dayanılarak yapılan yeni takiplerde borçlu kanuni şartlar dahilinde yeni mal edinmediğini ileri sürebilir.
9. Borçluya miras kalırsa eski borç için haciz yapılabilir mi?
Alacak devam ediyorsa ve diğer hukuki şartlar mevcutsa miras yoluyla borçluya geçen haczedilebilir mallar üzerinde takip gerçekleştirilebilir.
10. Aciz vesikasıyla tasarrufun iptali davası açılabilir mi?
Diğer kanuni şartlar da mevcutsa aciz vesikası tasarrufun iptali davası bakımından önemli bir hukuki dayanak oluşturabilir.
Aciz Vesikası Tahsilatın Sonu Değil, Yeni Aşamasıdır
Borç ödemeden aciz vesikasının düzenlenmesi, alacaklının parasını hiçbir zaman alamayacağı anlamına gelmez. Borçlunun mevcut ekonomik durumunun yetersiz olduğunu gösterir.
Borçlunun ekonomik durumu daha sonra değişebilir. Taşınmaz veya araç edinebilir, miras alabilir, şirket hissesi sahibi olabilir, yüksek gelir elde etmeye başlayabilir veya üçüncü kişilerden önemli miktarda alacak kazanabilir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı alacaklarda aciz vesikasından sonra 1 yıllık özel takip imkanı, 20 yıllık zamanaşımı, yeni mal iktisabı, sonradan edinilen malvarlığı ve tasarrufun iptali birlikte değerlendirilmelidir.
Aciz Vesikasından Sonraki Takiplerde Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, aciz vesikası alınmış icra dosyalarında alacağın tahsiline yönelik hukuki süreçleri takip etmektedir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle borç ödemeden aciz vesikası, aciz vesikasından sonra yeniden takip, borçlunun yeni mal iktisabı, sonradan edinilen taşınmaz ve araçların haczi, üçüncü kişilerdeki alacakların haczi, borçlunun yakınlarına yaptığı mal devirleri ve tasarrufun iptali davalarına ilişkin süreçler değerlendirilmektedir.
Aciz Vesikası Aldınız Diye Tahsilattan Vazgeçmeyin
Borçlunun bugün üzerine kayıtlı mal bulunmaması, yarın da bulunmayacağı anlamına gelmez. Aciz vesikasından sonra uygulanacak doğru takip stratejisi özellikle yüksek tutarlı alacaklarda tahsilat açısından önemli sonuçlar yaratabilir.
Aciz vesikasından sonra yeniden takip, yeni mal iktisabı, malvarlığı araştırması ve tasarrufun iptali konusunda FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp / 7/24 Acil: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




