
Şirket Adresinde Başka Şirkete Ait Mallar Haczedilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026
Borç Ödemeden Aciz Vesikası Alındıktan Sonra Takip Nasıl Devam Eder? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026Aciz vesikası nedir, ne zaman verilir ve alacaklıya hangi hakları sağlar? Kesin ve geçici aciz vesikası, zamanaşımı, tasarrufun iptali ve borçlunun sonradan mal edinmesi hakkında 2026 güncel rehber.
İcra takibi başlatılmasına rağmen borçlunun haczedilebilir malvarlığının bulunamaması veya haczedilen malların satış bedelinin borcun tamamını karşılamaması oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Borçlunun banka hesaplarında para bulunmayabilir, üzerine kayıtlı taşınmaz veya araç olmayabilir ya da mevcut malların satışından elde edilen para alacağın yalnızca bir bölümünü karşılayabilir.
Bu durumda icra dosyasının tahsilatsız kalması, alacaklının bütün haklarını kaybettiği anlamına gelmez. İcra ve İflas Kanunu, alacağını tamamen tahsil edemeyen alacaklı bakımından aciz vesikası adı verilen önemli bir hukuki mekanizma öngörmektedir.
Aciz vesikası yalnızca “borçlunun parası yoktur” şeklinde düzenlenen basit bir belge değildir. Özellikle borçlunun sonradan mal edinmesi, alacağın zamanaşımı, tasarrufun iptali davaları ve yeni takip işlemleri bakımından önemli hukuki sonuçları bulunmaktadır.
Aciz Vesikası Nedir?
Aciz vesikası, icra takibi sonucunda alacaklının alacağının tamamını tahsil edemediğini gösteren ve İcra ve İflas Kanunu kapsamında düzenlenen belgedir.
Temel düzenleme İİK m.143 kapsamında yer almaktadır.
Borçlunun haczedilen mallarının satışından elde edilen para alacaklının alacağını tamamen karşılamıyorsa, kalan alacak miktarı için alacaklıya aciz vesikası verilebilir.
Bu belge alacağın sona erdiğini değil, aksine alacağın tahsil edilemeyen kısmının devam ettiğini gösterir.
Aciz Vesikası Ne İşe Yarar?
Aciz vesikasının alacaklı açısından birden fazla önemli işlevi bulunmaktadır.
Öncelikle alacaklının icra takibi sonucunda tahsil edemediği alacak miktarını belgelendirir. Bunun yanında kanunun öngördüğü şartlarda alacaklıya yeniden takip yapma, borçlunun sonradan edindiği malvarlığını takip etme ve tasarrufun iptali davası gibi bazı hukuki yollara başvurma bakımından önemli imkanlar sağlar.
Aciz vesikasının zamanaşımı bakımından da özel sonuçları bulunmaktadır.
Bu nedenle tahsil edilemeyen icra dosyalarında aciz vesikasının alınması stratejik önem taşıyabilir.
Aciz Vesikası Ne Zaman Verilir?
Kesin aciz vesikası esas olarak haczedilen malların satılması ve satış bedelinin alacağın tamamını karşılamaması halinde gündeme gelir.
Örneğin alacaklının dosya hesabına göre 3 milyon TL alacağı bulunduğunu düşünelim. Borçlunun haczedilen aracının satışından masraflar ve gerekli ödemeler sonrasında alacaklıya 800.000 TL düşmüş olsun.
Alacaklının 2,2 milyon TL’lik kısmı tahsil edilememiştir.
Şartların bulunması halinde bu karşılanmayan kısım için aciz vesikası düzenlenebilir.
Borçlunun Hiç Malı Yoksa Aciz Vesikası Alınabilir mi?
Borçlunun haczedilebilir malının bulunmaması durumunda haciz tutanağının hukuki niteliği ayrıca önem kazanır.
İİK m.105 uyarınca haczi kabil hiçbir mal bulunmazsa haciz tutanağı kesin aciz vesikası hükmünde olabilir.
Borçlunun bulunan mallarının tahmini değerinin alacağı karşılamayacağı anlaşılırsa tutanak geçici aciz vesikası niteliğinde olabilir.
Bu nedenle uygulamada yalnızca “aciz vesikası” ifadesine değil, haciz tutanağının hangi şartlarda düzenlendiğine de bakılmalıdır.
Kesin Aciz Vesikası Nedir?
Kesin aciz vesikası, alacağın icra takibi sonucunda tahsil edilemeyen kısmını gösteren belgedir.
İİK m.143 kapsamında satış sonunda alacağının tamamını alamayan alacaklıya ödenmeyen miktar için aciz vesikası verilir.
Kesin aciz vesikası, borçlunun borcunun sona erdiği anlamına gelmez.
Borç devam etmektedir ancak o aşamada borçlunun malvarlığından tam tahsilat sağlanamamıştır.
Geçici Aciz Vesikası Nedir?
Geçici aciz vesikası özellikle İİK m.105 kapsamında önemlidir.
Haciz sırasında borçluya ait mallar bulunmasına rağmen bunların tahmini değerinin alacağı karşılamaya yetmeyeceği anlaşılırsa haciz tutanağı geçici aciz vesikası niteliğinde olabilir.
Geçici aciz vesikası ile kesin aciz vesikasının bütün hukuki sonuçlarının aynı olduğu düşünülmemelidir.
Kanun, geçici aciz vesikasına özellikle tasarrufun iptali davası bakımından önem vermektedir.
Kesin ve Geçici Aciz Vesikası Arasındaki Fark Nedir?
Temel fark, icra takibinin geldiği aşama ve alacağın karşılanamamasının ne ölçüde kesinleştiğidir.
Geçici aciz vesikasında haciz aşamasındaki mevcut durum üzerinden borçlunun mallarının alacağı karşılamaya yetmeyeceği anlaşılmaktadır.
Kesin aciz vesikasında ise takip ve satış sürecinin sonucunda alacağın hangi miktarının tahsil edilemediği ortaya çıkmaktadır.
Bu ayrım özellikle belgenin doğurduğu hukuki sonuçlar bakımından önemlidir.
Aciz Vesikası Borcu Siler mi?
Hayır.
Aciz vesikası borcu ortadan kaldırmaz.
Tam tersine alacağın tahsil edilemeyen bölümünün varlığını gösterir.
Borçlu bugün hiçbir malvarlığına sahip olmayabilir ancak birkaç yıl sonra taşınmaz satın alabilir, miras yoluyla mal edinebilir, banka hesabına yüksek miktarda para gelebilir veya şirket hissesi edinebilir.
Bu durumda alacaklının yeniden tahsilat imkanları gündeme gelebilir.
Aciz Vesikası Alınca İcra Dosyası Kapanır mı?
Dosyanın işlem durumu ile borcun hukuken sona ermesi birbirinden farklıdır.
Aciz vesikasının düzenlenmesi, borcun ödendiği anlamına gelmez.
Alacağın tahsil edilemeyen kısmı varlığını sürdürür ve borçlunun daha sonra mal edinmesi halinde kanunun tanıdığı imkanlar çerçevesinde yeniden takip işlemleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle aciz vesikası bulunan bir alacağın “artık tahsil edilemez” olduğu düşünülmemelidir.
Aciz Vesikası Alacaklıya Yeniden Takip Hakkı Verir mi?
Evet. Kesin aciz vesikasının önemli sonuçlarından biri budur.
İİK m.143 uyarınca alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten itibaren bir yıl içinde borçluya karşı takip yapmak isterse yeniden ödeme emri tebliğine gerek olmaksızın haciz talep edebilmesine ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır.
Bir yıllık sürenin geçirilmesi alacağın sona erdiği anlamına gelmez ancak bu özel kolaylıktan yararlanma imkanı etkilenebilir.
Borçlu Sonradan Ev Alırsa Haczedilebilir mi?
Borçlunun sonradan taşınmaz edinmesi halinde alacaklının yeniden takip ve haciz imkanları değerlendirilebilir.
Örneğin borçlunun bugün üzerinde hiçbir taşınmaz bulunmadığı için aciz vesikası alınmış olabilir. İki yıl sonra borçlu miras yoluyla bir daire edinebilir.
Alacak devam ediyorsa ve zamanaşımı gibi hukuki engeller bulunmuyorsa taşınmaz üzerinde haciz işlemleri gündeme gelebilir.
Dolayısıyla aciz vesikası alındığında borçlunun gelecekteki malvarlığı da önemini korur.
Borçluya Miras Kalırsa Alacak Tahsil Edilebilir mi?
Borçluya daha sonra miras yoluyla taşınmaz, para, şirket hissesi veya başka bir malvarlığı değeri geçebilir.
Bu mallar borçlunun malvarlığına dahil olduktan sonra haczedilebilirlik şartları çerçevesinde alacaklı tarafından takip edilebilir.
Örneğin yıllardır üzerine kayıtlı hiçbir mal bulunmayan borçluya yüksek değerli bir taşınmaz miras kalması, daha önce tahsil edilemeyen alacak bakımından yeni bir tahsilat imkanı yaratabilir.
Borçlu Sonradan İşe Girerse Maaşı Haczedilebilir mi?
Borçlunun aciz vesikası düzenlendikten sonra sigortalı bir işe başlaması mümkündür.
Bu durumda alacaklı yeniden takip işlemleri gerçekleştirerek kanuni şartlar dahilinde maaş haczi talep edebilir.
Ancak ücret haczinde İİK m.83 ve özel haczedilmezlik hükümleri dikkate alınmalıdır.
Borçlunun başka maaş hacizlerinin bulunması halinde haciz sırası ayrıca önem kazanabilir.
Borçlu Sonradan Şirket Kurarsa Ne Olur?
Borçlunun sonradan limited veya anonim şirkette pay sahibi olması halinde şirket payının haczi gündeme gelebilir.
Ayrıca borçlunun şirketten doğan kar payı veya başka alacaklarının haczi de somut olayın şartlarına göre değerlendirilebilir.
Ancak şirketin malvarlığı ile ortağın kişisel malvarlığının birbirinden ayrı olduğu unutulmamalıdır.
Borçlunun şirket ortağı olması, şirketin bütün mallarının borçlunun kişisel borcu için doğrudan haczedilebileceği anlamına gelmez.
Aciz Vesikasında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Kesin aciz vesikasının en önemli sonuçlarından biri zamanaşımı bakımındandır.
İİK m.143 uyarınca aciz vesikasına bağlanan borç, borçluya karşı aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren 20 yılda zamanaşımına uğrar.
Bu süre alacaklı açısından oldukça önemli bir koruma sağlamaktadır.
Ancak zamanaşımının kesilmesi, durması ve somut alacağın hukuki özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Borçlunun Mirasçılarına Karşı Zamanaşımı Aynı mıdır?
Hayır. İİK m.143 bu konuda özel bir düzenleme içermektedir.
Aciz vesikasındaki borç, borçlunun mirasçıları bakımından mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde alacaklı tarafından hak ileri sürülmezse zamanaşımına uğrar.
Bu nedenle aciz vesikası bulunan borçlunun ölümü halinde alacaklının mirasçılar yönünden çok daha hızlı hareket etmesi gerekebilir.
Aciz Vesikasındaki Alacağa Faiz İşler mi?
İİK m.143 uyarınca aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez.
Bu husus aciz vesikasının önemli sonuçlarından biridir.
Ancak kefil, müşterek borçlu ve borcu ödeyen diğer kişilerin durumları bakımından kanundaki özel hükümler ayrıca dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle aciz vesikası düzenlendikten sonra dosya hesabının eski şekilde faiz işletilerek devam edeceği varsayılmamalıdır.
Aciz Vesikası Harca Tabi midir?
İİK m.143 uyarınca aciz vesikası hiçbir harç ve vergiye tabi değildir.
Bu da alacaklının tahsil edilemeyen alacağını belgelendirmesini kolaylaştıran düzenlemelerden biridir.
Aciz Vesikası Borç İkrarını Gösteren Belge Sayılır mı?
Evet. Kesin aciz vesikasının önemli sonuçlarından biri de budur.
İİK m.143 kapsamında aciz vesikası, İİK m.68 anlamında borç ikrarını içeren senet mahiyetinde kabul edilmektedir.
Bu hukuki nitelik, daha sonraki takiplerde alacaklı bakımından önemli olabilir.
Ancak somut takipte kullanılacak hukuki yol ayrıca değerlendirilmelidir.
Aciz Vesikası Tasarrufun İptali Davasında Neden Önemlidir?
Tasarrufun iptali davası, borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı belirli tasarrufların alacaklıya karşı etkisiz hale getirilmesini amaçlayan önemli bir tahsilat yoludur.
İİK m.277 ve devamındaki düzenlemeler kapsamında davacı alacaklının kesin veya geçici aciz vesikasına sahip olması, dava şartları ve dava hakkı bakımından kritik önem taşıyabilir.
Bu nedenle borçlunun üzerine kayıtlı mal bulunamaması durumunda yalnızca dosyayı bekletmek yerine aciz belgesinin tasarrufun iptali stratejisi açısından değerlendirilmesi gerekir.
Geçici Aciz Vesikasıyla Tasarrufun İptali Davası Açılabilir mi?
İİK m.105 kapsamında düzenlenen geçici aciz vesikası, alacaklıya İİK m.277’deki hakları kullanma imkanını sağlayabilir.
Dolayısıyla tasarrufun iptali davası için her durumda satış sürecinin tamamen bitmesini beklemek gerektiği düşüncesi doğru değildir.
Borçlunun hacizden önce taşınmazını, aracını veya başka mallarını yakınlarına devrettiği durumlarda geçici aciz vesikasının bulunması stratejik önem taşıyabilir.
Borçlu Evini Eşine Devrettiyse Aciz Vesikası Ne İşe Yarar?
Örneğin borçlu hakkında 5 milyon TL tutarında icra takibi başlatılmış olsun. Borçlu, takipten önce kendisine ait daireyi eşine devretmiş ve üzerine kayıtlı başka mal bulunamamış olsun.
Haciz sonucunda borçlunun alacağı karşılayacak malvarlığının bulunmadığının ortaya çıkması ve gerekli aciz koşullarının oluşması halinde alacaklı tasarrufun iptali davasını değerlendirebilir.
Bu davada amaç tapuyu mutlaka yeniden borçlu adına geçirmek değildir. Alacaklı, belirli şartlarda devredilen mal üzerinde cebri icra yoluyla tahsil imkanı elde etmeyi amaçlar.
Borçlu Aracını Çocuğuna Devrettiyse Ne Olur?
Benzer şekilde borçlu icra takibinden önce aracını çocuğuna veya başka bir yakınına devretmiş olabilir.
Devrin tarihi, bedeli, alacağın doğum zamanı ve taraflar arasındaki ilişki değerlendirilir.
Aciz vesikası veya kanunda aciz vesikası hükmünde kabul edilen belgeler, tasarrufun iptali davasında alacaklı açısından önem taşıyabilir.
Borçlu Mallarını Şirkete Devrettiyse Ne Olur?
Borçlu şahsi malvarlığındaki taşınmaz, araç veya ticari ekipmanları kendi kurduğu ya da yakınlarının ortak olduğu bir şirkete devretmiş olabilir.
Bu işlemlerin gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı araştırılabilir.
Örneğin 10 milyon TL değerindeki taşınmazın borçlunun kontrolündeki şirkete çok düşük bir bedelle devredildiği ve satış bedelinin gerçekte ödenmediği ileri sürülebilir.
Şartların bulunması halinde tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir.
Aciz Vesikası Olmadan Tasarrufun İptali Davası Açılır mı?
Tasarrufun iptali davalarında borçlunun aciz halinin ortaya konulması temel konulardan biridir.
Ancak aciz halinin hangi belgeyle ve hangi aşamada ortaya konulacağı somut olay bakımından değerlendirilmelidir. İİK m.105 kapsamındaki haciz tutanaklarının geçici veya kesin aciz vesikası hükmünde olabileceği unutulmamalıdır.
Bu nedenle “Elimde ayrıca aciz vesikası başlıklı belge yok, dava açamam” şeklinde otomatik sonuç çıkarılmamalıdır.
Borçlunun Banka Hesabında Para Bulunmaması Aciz Vesikası İçin Yeterli midir?
Tek bir bankadan haciz cevabının “bakiye yok” şeklinde gelmesi tek başına borçlunun aciz halinde olduğunu her durumda göstermez.
Borçlunun başka banka hesapları, taşınmazları, araçları, şirket hisseleri veya üçüncü kişilerden alacakları bulunabilir.
Aciz durumunun icra dosyasında kanunun aradığı şekilde ortaya çıkması gerekir.
Bu nedenle yalnızca bir banka haczinin sonuçsuz kalmasıyla kesin aciz vesikası alınabileceği varsayılmamalıdır.
Borçlunun Üzerine Kayıtlı Ev Yoksa Aciz Vesikası Alınır mı?
Yalnızca taşınmaz bulunmaması da tek başına yeterli değildir.
Borçlunun araçları, banka hesapları, maaşı, ticari alacakları, şirket hisseleri, kira gelirleri ve diğer haczedilebilir malvarlığı araştırılabilir.
Aciz vesikasının düzenlenmesi için takipteki haciz ve tahsil sürecinin İİK hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Borçlunun Malı Var Ama Değeri Borca Yetmiyorsa Ne Olur?
Bu durum geçici veya kesin aciz vesikası bakımından özellikle önemlidir.
Örneğin borçlunun 10 milyon TL borcu bulunurken haczedilen tek malının yaklaşık değeri 2 milyon TL olabilir.
Haciz aşamasında malların tahmini değerinin alacağı karşılamayacağı anlaşılması İİK m.105 kapsamında geçici aciz vesikası sonucunu doğurabilir.
Malları satıldıktan sonra alacağın karşılanmayan miktarı kesin olarak ortaya çıktığında ise İİK m.143 kapsamında kesin aciz vesikası gündeme gelebilir.
Aciz Vesikası Sicile Kaydedilir mi?
Aciz vesikalarına ilişkin kayıt sistemi İİK m.143 ve ilgili mevzuat kapsamında önem taşımaktadır.
Aciz vesikasının bir nüshası ilgili sicil sistemine gönderilebilir ve borcun ödenmesi halinde kaydın silinmesine ilişkin işlemler gerçekleştirilebilir.
Borçlu açısından bu nedenle aciz vesikası yalnızca alacaklının elindeki özel bir belge olarak değerlendirilmemelidir.
Borçlu Aciz Vesikasındaki Borcu Öderse Ne Olur?
Borç tamamen ödendiğinde borçlunun aciz vesikasına ilişkin kaydın düzeltilmesini veya silinmesini sağlayacak işlemlerin yapılması gerekir.
Ödemenin icra dosyasına veya hukuken geçerli şekilde alacaklıya yapılması ve borcun sona erdiğinin belgelenmesi önemlidir.
Borçlu ödeme yaptıktan sonra aciz vesikası kaydının durumunu ayrıca kontrol etmelidir.
Aciz Vesikası Alacaklı İçin Neden Stratejik Bir Belgedir?
Aciz vesikası, sonuçsuz kalan bir icra dosyasını tamamen değersiz hale gelmekten kurtarabilecek önemli araçlardan biridir.
Borçlunun bugün malı bulunmaması, gelecekte de hiçbir mal edinmeyeceği anlamına gelmez.
Borçlu yıllar sonra taşınmaz satın alabilir, miras alabilir, yüksek maaşlı bir işe başlayabilir veya ticari faaliyetten gelir elde edebilir.
Ayrıca borçlunun daha önce yaptığı şüpheli mal devirlerine karşı tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir.
Bu nedenle aciz vesikası özellikle yüksek tutarlı alacaklarda uzun vadeli tahsilat stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Aciz Vesikası Alındıktan Sonra Borçlunun Malvarlığı Araştırılmaya Devam Edilmeli mi?
Evet. Özellikle yüksek tutarlı alacaklarda borçlunun malvarlığındaki değişikliklerin hukuka uygun yöntemlerle takip edilmesi önemlidir.
Borçlunun sonradan edindiği taşınmaz, araç, şirket hissesi veya başka haczedilebilir malvarlığı değerleri yeni tahsilat imkanları yaratabilir.
Bu nedenle aciz vesikası “tahsilat bitti” belgesi değil, bazı dosyalarda tahsilatın uzun vadeli aşamasına geçildiğini gösteren bir araç olarak görülebilir.
Aciz Vesikası Alırken Kontrol Edilmesi Gereken 15 Husus
- İcra dosyasındaki güncel alacak miktarını belirleyin.
- Borçlunun haczedilebilir mallarının araştırılıp araştırılmadığını kontrol edin.
- Haciz tutanağını inceleyin.
- İİK m.105 kapsamında tutanağın niteliğini belirleyin.
- Geçici veya kesin aciz ayrımını yapın.
- Satılan mallardan elde edilen net tutarı kontrol edin.
- Tahsil edilemeyen alacak miktarını hesaplayın.
- Aciz vesikasındaki tutarın doğru olup olmadığını kontrol edin.
- Bir yıllık özel takip imkanını dikkate alın.
- 20 yıllık zamanaşımı düzenlemesini göz önünde bulundurun.
- Aciz vesikasındaki alacağa faiz konusunu kontrol edin.
- Tasarrufun iptali ihtimalini araştırın.
- Borçlunun yakınlarına yaptığı devirleri inceleyin.
- Borçlunun sonradan edinebileceği malvarlığını takip edin.
- Borçlunun ölümü halinde mirasçılara ilişkin özel süreyi kaçırmayın.
Örnek 1: Borçlunun Hiç Malı Bulunmuyor
Alacaklının 1,5 milyon TL alacağı için icra takibi başlattığını düşünelim. Borçlunun haczi kabil hiçbir malı bulunamamış olsun.
Haciz tutanağı İİK m.105’teki şartların bulunması halinde kesin aciz vesikası hükmünde olabilir.
Alacaklı daha sonra borçlunun malvarlığındaki değişiklikleri takip edebilir ve şartları varsa borçlunun geçmişte yaptığı tasarruflara karşı hukuki yollara başvurabilir.
Örnek 2: Mal Satılıyor Ama Borcun Yarısı Kalıyor
Borçlunun toplam borcu 4 milyon TL olsun. Haczedilen araç ve taşınırların satışından alacaklıya yalnızca 1,5 milyon TL ödeme yapılsın.
Kalan 2,5 milyon TL tahsil edilememiştir.
İİK m.143 kapsamındaki şartlar mevcutsa bu tutar için kesin aciz vesikası düzenlenmesi gündeme gelir.
Örnek 3: Borçlu Evini Kardeşine Devretmiş
Borçlunun icra takibinden önce 8 milyon TL değerindeki evini kardeşine devrettiğini ve sonrasında üzerine kayıtlı hiçbir haczedilebilir mal kalmadığını düşünelim.
Aciz halinin gerekli şekilde belgelenmesi halinde alacaklı, diğer şartlar da bulunuyorsa tasarrufun iptali davasını değerlendirebilir.
Bu nedenle borçlunun malvarlığının bulunamaması her zaman tahsilatın sona erdiği anlamına gelmez.
Örnek 4: Borçlu Beş Yıl Sonra Miras Alıyor
Borçlu hakkında kesin aciz vesikası düzenlenmiş ve beş yıl boyunca herhangi bir malvarlığı bulunamamış olsun.
Daha sonra borçluya miras yoluyla iki taşınmaz geçsin.
Alacak devam ediyor ve hukuki şartlar mevcutsa alacaklı bu malvarlığı üzerinde yeniden haciz ve tahsil işlemlerini değerlendirebilir.
Aciz Vesikası Konusunda Yapılan En Büyük Hatalar
Alacaklıların yaptığı en önemli hatalardan biri borçlunun üzerine kayıtlı mal bulunamadığında icra dosyasını tamamen bırakmaktır. Oysa aciz vesikası ve tasarrufun iptali gibi mekanizmalar değerlendirilmeden tahsilat stratejisinin sona erdirilmesi erken olabilir.
İkinci hata, geçici aciz vesikası ile kesin aciz vesikasını aynı kabul etmektir. Her iki belgenin ortaya çıkış şartları ve hukuki sonuçları farklılık gösterebilir.
Bir diğer hata aciz vesikasındaki alacağa eski şekilde faiz işletileceğini düşünmektir. İİK m.143’te bu konuda özel düzenleme bulunmaktadır.
Ayrıca borçlunun geçmişte eşine, çocuklarına, kardeşlerine veya ilişkili şirketlere yaptığı mal devirlerinin araştırılmaması da önemli bir tahsilat imkanının kaçırılmasına neden olabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Aciz vesikası nedir?
Aciz vesikası, icra takibinde alacaklının alacağının tamamını tahsil edemediğini ve karşılanmayan alacak miktarını gösteren İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki belgedir.
2. Aciz vesikası borcu siler mi?
Hayır. Borç sona ermez. Aciz vesikası tahsil edilemeyen alacağın devam ettiğini gösterir.
3. Aciz vesikası ne zaman alınır?
Kesin aciz vesikası, haczedilen malların satışından sonra alacağın tamamen karşılanamaması halinde gündeme gelir. İİK m.105 kapsamındaki bazı haciz tutanakları da aciz vesikası hükmünde olabilir.
4. Geçici aciz vesikası nedir?
Borçlunun haczedilen mallarının tahmini değerinin alacağı karşılamayacağı anlaşılırsa haciz tutanağı geçici aciz vesikası niteliğinde olabilir.
5. Aciz vesikasının zamanaşımı kaç yıldır?
İİK m.143 uyarınca aciz vesikasındaki borç, borçluya karşı vesikanın düzenlenmesinden itibaren 20 yılda zamanaşımına uğrar.
6. Aciz vesikasındaki alacağa faiz işler mi?
İİK m.143 uyarınca aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için borçludan faiz istenemez.
7. Aciz vesikasıyla yeniden haciz yapılabilir mi?
Borçlunun sonradan haczedilebilir mal edinmesi halinde kanuni şartlar çerçevesinde yeniden takip ve haciz işlemleri gündeme gelebilir.
8. Aciz vesikası tasarrufun iptali davasında gerekli midir?
Borçlunun aciz halinin ortaya konulması tasarrufun iptali davalarında önemli bir koşuldur. Kesin veya geçici aciz vesikası ve İİK m.105 kapsamındaki tutanakların niteliği somut dosyada değerlendirilmelidir.
9. Aciz vesikası aldıktan sonra borçluya miras kalırsa haciz yapılabilir mi?
Alacak devam ediyor ve diğer hukuki şartlar bulunuyorsa borçlunun miras yoluyla edindiği haczedilebilir malvarlığı değerlerine yönelik takip yapılabilir.
10. Borçlunun hiç malı yoksa alacak tamamen kaybedilir mi?
Hayır. Borçlunun bugün malvarlığının bulunmaması alacağın otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez. Aciz vesikası, tasarrufun iptali ve gelecekte edinilecek mallara yönelik takip imkanları değerlendirilmelidir.
Borçlunun Üzerine Kayıtlı Mal Olmaması Tahsilatın Bittiği Anlamına Gelmez
İcra takibinde borçlunun banka hesabında para bulunmaması, taşınmazının veya aracının olmaması alacaklı açısından olumsuz görünse de dosyanın mutlaka tahsil edilemez hale geldiği anlamına gelmez.
Borçlunun geçmişte yaptığı mal devirleri, üçüncü kişilerden olan alacakları ve gelecekte edinebileceği malvarlığı değerleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle borçlunun icra takibinden önce taşınmazlarını eşine, çocuklarına, kardeşlerine veya ilişkili şirketlere devrettiği durumlarda aciz vesikası ile tasarrufun iptali davası arasındaki bağlantı önem kazanabilir.
Kesin veya geçici aciz vesikasının doğru zamanda alınması, yüksek tutarlı alacakların uzun vadeli tahsilat stratejisinde önemli bir adım olabilir.
Aciz Vesikası ve Tahsil Edilemeyen Alacaklarda Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, tahsil edilemeyen icra dosyaları ve aciz vesikası süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle kesin ve geçici aciz vesikası, İİK m.105 ve m.143 uygulaması, borçlunun malvarlığının araştırılması, sonradan edinilen malların haczi, borçlunun yakınlarına yaptığı devirler, tasarrufun iptali davaları ve yüksek tutarlı alacakların tahsiline ilişkin süreçler değerlendirilmektedir.
Borçlunun üzerine kayıtlı mal bulunmaması halinde yalnızca mevcut hacizlerin sonuçsuz kaldığına bakılmamalı; aciz vesikası, şüpheli mal devirleri ve gelecekteki tahsil imkanları birlikte incelenmelidir.
Borçlunun Malı Yoksa İcra Dosyanızı Kapatmadan Önce Kontrol Ettirin
Borçlunun üzerine kayıtlı taşınmaz, araç veya banka hesabı bulunmaması alacağınızın tamamen tahsil edilemeyeceği anlamına gelmeyebilir. Aciz vesikası alınması, geçmiş mal devirlerinin araştırılması ve tasarrufun iptali imkanlarının değerlendirilmesi özellikle yüksek tutarlı alacaklarda önemli olabilir.
Aciz vesikası, tasarrufun iptali davası ve icra yoluyla alacak tahsili konusunda FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp / 7/24 Acil: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




