
Borçlu Evini İcra Takibinden Önce Satarsa Ne Olur? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026
İcra Takibinden Kaçmak İçin Yapılan Muvazaalı Devirler Nasıl İptal Edilir? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026Borçlu Aracını Yakınına Satarsa Araç Geri Alınabilir mi? 2026
Borçlu aracını eşine, çocuğuna, kardeşine veya yakınına satarsa araç haczedilebilir mi? Tasarrufun iptali davası, düşük bedelli araç satışı, muvazaalı devir ve üçüncü kişiye satılan araç hakkında 2026 güncel rehber.
Borçlunun icra takibinden önce aracını eşine, çocuğuna, kardeşine, arkadaşına veya başka bir yakınına devretmesi, aracın alacaklı bakımından kesin olarak ulaşılamaz hale geldiği anlamına gelmez. Özellikle borç doğduktan sonra gerçekleştirilen, gerçek satış bedelinin ödenmediği, piyasa değerinin çok altında yapılan veya borçlunun aracı kullanmaya devam ettiği devirler tasarrufun iptali davasına konu olabilir.
Ancak burada önemli bir yanlış anlaşılmayı baştan düzeltmek gerekir.
Tasarrufun iptali davası kazanıldığında aracın mülkiyetinin mutlaka yeniden borçluya geçirilmesi gerekmez. İcra ve İflas Kanunu’nun 283. maddesindeki sistem uyarınca alacaklı, iptal edilen tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla tahsil imkanına kavuşabilir.
Dolayısıyla halk arasında kullanılan “aracı geri alma” ifadesi teknik olarak her zaman doğru değildir.
Asıl amaç, borçlunun üçüncü kişiye devrettiği araç üzerinden alacağın tahsil edilmesini sağlamaktır.
Borçlu Aracını Yakınına Satabilir mi?
Kural olarak evet.
Borçlu olmak kişinin araç satmasını otomatik olarak yasaklamaz. Bir kişi borcu bulunmasına rağmen aracını gerçek piyasa koşullarında satabilir.
Örneğin piyasa değeri 2 milyon TL olan araç bağımsız bir üçüncü kişiye 2 milyon TL karşılığında satılmış, bedelin tamamı banka aracılığıyla ödenmiş ve araç fiilen alıcıya teslim edilmiş olabilir.
Bu satış yalnızca borçlunun başka bir kişiye borcu bulunduğu için kendiliğinden geçersiz olmaz.
Ancak satışın gerçek amacı alacaklının araca haciz koymasını engellemekse veya işlem İİK m.277 ve devamındaki iptal nedenlerini taşıyorsa durum değişebilir.
Borçlu Aracını Eşine Satarsa Ne Olur?
Eşe yapılan araç devirleri tasarrufun iptali açısından dikkatle incelenmesi gereken işlemlerdendir.
Örneğin borçlunun 5 milyon TL borcu bulunurken sahip olduğu 3 milyon TL değerindeki tek aracını eşine devrettiğini düşünelim.
Tapu işlemlerinden farklı olarak araç devri noter üzerinden gerçekleştirilmiş olabilir. Ancak hukuki inceleme yalnızca resmi devir kaydıyla sona ermez.
Şu sorular önemlidir:
Satış bedeli gerçekten ödendi mi?
Eşin aracı satın alabilecek ekonomik gücü var mıydı?
Araç piyasa değerine yakın bir bedelle mi satıldı?
Araç devirden sonra kim tarafından kullanıldı?
Devir ne zaman gerçekleştirildi?
Borç o tarihte mevcut muydu?
Borçlunun başka haczedilebilir malvarlığı kaldı mı?
Bu soruların cevapları birlikte değerlendirilmelidir.
Borçlu Aracını Çocuğuna Devrederse Araç Haczedilebilir mi?
Doğrudan haciz ile tasarrufun iptali birbirinden ayrılmalıdır.
Araç artık çocuğun adına kayıtlıysa kural olarak borçlunun aracıymış gibi doğrudan haciz uygulanamaz.
Ancak devrin İİK kapsamında iptale tabi olduğu düşünülüyorsa tasarrufun iptali davası açılabilir.
Davanın kabul edilmesi halinde alacaklı araç üzerinde cebri icra yetkisi elde edebilir.
Örneğin borçlu 4 milyon TL değerindeki aracını herhangi bir geliri bulunmayan çocuğuna karşılıksız şekilde devretmişse işlem ciddi şekilde incelenebilir.
Kardeşe Yapılan Araç Satışı İptal Edilebilir mi?
Şartları bulunuyorsa evet.
Kardeşe yapılan her satış otomatik olarak iptal edilmez. Ancak satışın gerçekliği ve tarafların ekonomik ilişkisi araştırılabilir.
Özellikle aracın bedeli ödenmemişse, araç borçlunun kullanımında kalmışsa veya devir borçlunun mali durumunun ciddi şekilde bozulduğu dönemde yapılmışsa işlem tasarrufun iptali açısından önem kazanabilir.
Yakın Arkadaşa Araç Devri Güvenli midir?
Alıcının akraba olmaması işlemi otomatik olarak tasarrufun iptali dışında bırakmaz.
Borçlu aracını yıllardır birlikte iş yaptığı yakın arkadaşına devretmiş olabilir.
Arkadaş borçlunun borçlarını, devam eden icra tehdidini ve ödeme güçlüğünü biliyor olabilir.
İİK m.280 kapsamında alacaklılara zarar verme kastı ve üçüncü kişinin bunu bilmesi veya bilmesini gerektiren açık emareler önem taşıyabilir.
Bu nedenle “akraba değil, dava açılamaz” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Araç İcra Takibinden Önce Satılırsa Ne Olur?
İcra takibinden önce araç satılması, tasarrufun iptali davasına engel değildir.
Tasarrufun iptali davalarının önemli bir bölümü zaten takip başlamadan önce yapılan devirlere ilişkindir.
Burada kritik konulardan biri alacağın ne zaman doğduğudur.
Örneğin:
Alacağın doğum tarihi: 10 Ocak 2025
Araç devri: 20 Haziran 2025
İcra takibi: 10 Ocak 2026
ise araç icra takibinden önce satılmış olmasına rağmen borç satıştan önce doğmuştur.
Diğer dava şartları da bulunuyorsa tasarrufun iptali gündeme gelebilir.
Borç Doğmadan Önce Satılan Araç İçin Ne Olur?
Tasarrufun iptali bakımından kural olarak alacağın iptali istenen tasarruftan önce doğmuş olması aranır.
Dolayısıyla borçlunun yıllar önce gerçekleştirdiği gerçek araç satışı ile çok daha sonra doğan bir borç arasında gerekli hukuki bağlantı bulunmayabilir.
Ancak somut uyuşmazlığın niteliği ve muvazaa gibi farklı hukuki iddialar ayrıca değerlendirilmelidir.
Araç Çok Düşük Bedelle Satılırsa Ne Olur?
Araç satış bedeli ile gerçek piyasa değeri arasındaki aşırı fark tasarrufun iptali bakımından önemli olabilir.
Örneğin aracın satış tarihindeki gerçek piyasa değeri 3 milyon TL iken borçlu aracı yakınına 400.000 TL karşılığında devretmiş olabilir.
İİK m.278 kapsamında borçlunun verdiği şeyin değerine göre çok düşük karşılık kabul ettiği bazı sözleşmeler bağışlama hükmünde değerlendirilebilir.
Ancak yalnızca resmi satış belgesindeki rakama bakılmamalıdır.
Gerçekte daha yüksek bir ödeme yapıldığı ileri sürülebilir.
Bu nedenle gerçek ödeme ayrıca araştırılır.
Aracın Gerçek Değeri Nasıl Belirlenir?
Uyuşmazlık halinde aracın devir tarihindeki piyasa değeri önem taşır.
Mahkeme gerektiğinde bilirkişi incelemesine başvurabilir.
Araç bakımından:
marka,
model,
model yılı,
kilometre,
hasar geçmişi,
donanım,
kaza kayıtları,
bakım durumu,
devir tarihindeki ikinci el piyasası
gibi unsurlar değerlendirilerek gerçek değer belirlenebilir.
Bugünkü araç fiyatı ile satış tarihindeki değer birbirine karıştırılmamalıdır.
Araç Bedelinin Bankadan Ödenmesi Önemli midir?
Evet.
Özellikle yüksek değerli araçlarda banka hareketleri satışın gerçekliğinin ispatında önemli delillerden biridir.
Örneğin borçlunun kardeşi 2,5 milyon TL’lik aracı satın aldığını söylüyorsa 2,5 milyon TL’nin gerçekten borçluya ödenip ödenmediği araştırılabilir.
Ödemenin:
hangi hesaptan çıktığı,
hangi hesaba gittiği,
ne zaman yapıldığı,
açıklamasının ne olduğu,
paranın sonradan geri dönüp dönmediği
önem taşıyabilir.
“Araç Parasını Elden Verdim” Denirse Ne Olur?
Bu savunma uygulamada yapılabilir.
Ancak özellikle yüksek değerli araçlarda alıcının iddia ettiği nakit parayı ödeme gücünün bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir.
Örneğin hiçbir düzenli geliri ve malvarlığı bulunmayan kişinin 4 milyon TL’lik aracın bedelini nakit ödediğini ileri sürmesi halinde paranın kaynağı önem kazanabilir.
Bu durum tek başına işlemin geçersiz olduğunu ispatlamaz fakat diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Alıcının Aracı Satın Alacak Parası Yoksa Ne Olur?
Alıcının ekonomik gücü tasarrufun gerçekliği bakımından önemli bir emaredir.
Örneğin borçlunun 22 yaşındaki öğrencilik yapan çocuğuna 5 milyon TL değerindeki aracı sattığı ileri sürülebilir.
Çocuğun geliri, birikimi veya finansman kaynağı bulunmuyorsa “satış bedeli nereden geldi?” sorusu ortaya çıkar.
Ancak kredi, miras, bağış veya başka meşru finansman kaynaklarının bulunabileceği unutulmamalıdır.
Borçlu Aracı Sattıktan Sonra Kullanmaya Devam Ederse Ne Olur?
Bu durum özellikle önemlidir.
Araç resmi olarak eş, çocuk veya kardeş adına geçirilmiş ancak günlük olarak halen borçlu tarafından kullanılıyor olabilir.
Örneğin:
araç sürekli borçlunun evinde bulunuyor,
HGS giderlerini borçlu ödüyor,
bakım masraflarını borçlu karşılıyor,
sigorta giderleri borçlu tarafından ödeniyor,
araçla ilgili trafik cezaları borçlunun kullanımına ilişkin verilerle örtüşüyor
olabilir.
Hukuka uygun şekilde elde edilen bu tür deliller işlemin gerçek ekonomik niteliğinin değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Ancak aracın borçlu tarafından kullanılmaya devam edilmesi tek başına satışın iptali için yeterli değildir.
Araç Eşin Üzerinde Ama Borçlu Kullanıyorsa Haciz Konulabilir mi?
Sırf borçlu aracı kullanıyor diye üçüncü kişi adına kayıtlı araca doğrudan haciz uygulanması her durumda mümkün değildir.
Öncelikle aracın hukuki mülkiyetinin kime ait olduğu dikkate alınır.
Ancak mülkiyet devrinin alacaklıdan mal kaçırma amacıyla gerçekleştirildiği ileri sürülüyorsa tasarrufun iptali veya somut olaya göre muvazaa iddiası değerlendirilebilir.
Bu ayrım önemlidir.
Araç Bedelsiz Devredilirse Ne Olur?
Karşılıksız tasarruflar tasarrufun iptali hukukunda en yüksek risk taşıyan işlemler arasındadır.
Borçlu aracını hiçbir karşılık almadan çocuğuna, eşine veya başka bir kişiye vermiş olabilir.
İİK m.278 bağışlamaları ve bağışlama hükmündeki belirli işlemleri özel olarak düzenlemektedir.
Kanundaki diğer şartlar ve süreler de mevcutsa bu tür devirler iptal davasına konu olabilir.
Araç Hediye Edildiyse Durum Değişir mi?
“Hediye ettim” denilmesi işlemin tasarrufun iptali dışında kaldığı anlamına gelmez.
Tam tersine, karşılıksız kazandırmalar İİK m.278 bakımından özellikle önemlidir.
Borçlunun alacaklılarını karşılayacak malvarlığı bulunmazken yüksek değerli aracını yakınlarından birine hediye etmesi ciddi iptal riski taşıyabilir.
Satış Gösterilip Gerçekte Bağış Yapılmışsa Ne Olur?
Örneğin noter satış sözleşmesinde aracın 2 milyon TL’ye satıldığı yazıyor olabilir.
Ancak alıcıdan borçluya hiçbir ödeme yapılmamışsa işlemin gerçekte karşılıksız olup olmadığı tartışılabilir.
Resmi işlemde “satış” yazması, işlemin ekonomik niteliğinin araştırılmasını engellemez.
Muvazaalı Araç Satışı Nedir?
Muvazaada taraflar görünürde araç satışı yapmış olmalarına rağmen gerçekte mülkiyeti devretme iradesine sahip olmayabilir.
Amaç yalnızca aracı borçlunun üzerinde görünmekten çıkarmak olabilir.
Örneğin araç kardeş adına tescil edilir ancak:
satış bedeli ödenmez,
araç borçluda kalır,
bütün masrafları borçlu öder,
kardeş aracı hiç kullanmaz,
taraflar daha sonra aracı borçluya geri verme konusunda anlaşmış olabilir.
Bu durumda işlemin muvazaalı olduğu iddiası ayrıca değerlendirilebilir.
Tasarrufun İptali ile Muvazaa Aynı Şey midir?
Hayır.
Tasarrufun iptali davasında araç satışı gerçek ve hukuken geçerli olabilir. Ancak İİK’daki şartlar gerçekleşmişse işlem alacaklı bakımından etkisiz hale getirilebilir.
Muvazaada ise görünürdeki satış tarafların gerçek iradesini yansıtmaz.
Dava şartları, süreler, ispat rejimi ve hukuki sonuçları farklı olabileceğinden doğru dava türünün belirlenmesi önemlidir.
Araç Başka Birine Tekrar Satılırsa Ne Olur?
Bu durum uygulamada çok önemlidir.
Örneğin:
Borçlu → kardeşi → üçüncü kişi
şeklinde iki ayrı satış gerçekleşmiş olabilir.
Aracın artık ilk alıcının elinde bulunmaması tasarrufun iptali dosyasını otomatik olarak sonuçsuz bırakmaz.
İİK m.283 kapsamında sonraki kişilerin hukuki durumu ve iyiniyet meselesi değerlendirilir.
Araç İyiniyetli Üçüncü Kişiye Satılırsa Ne Olur?
Aracı borçlunun yakınından satın alan sonraki kişinin önceki mal kaçırma işleminden haberdar olmaması mümkün olabilir.
Gerçek piyasa bedeliyle aracı satın alan ve borçluyla hiçbir bağlantısı bulunmayan iyiniyetli üçüncü kişinin hukuki durumu farklıdır.
Bu nedenle zincirleme araç devirlerinde her alıcının durumu ayrı değerlendirilmelidir.
Araç Artık Geri Alınamıyorsa Para İstenebilir mi?
Bazı durumlarda evet.
İİK m.283 kapsamında tasarruf konusu malın elden çıkarılmış olması halinde üçüncü kişinin nakden sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu sorumluluk kanuni şartlar ve tasarruf konusu malın değeri çerçevesinde değerlendirilir.
Dolayısıyla “araç başka birine satıldı, artık dava anlamsız” düşüncesi her zaman doğru değildir.
Aracın Satış Bedelinden Sorumluluk Ne Kadardır?
Üçüncü kişinin nakden sorumluluğu belirlenirken somut olayın özellikleri ve İİK m.283 dikkate alınmalıdır.
Burada alacak miktarı, tasarruf konusu aracın değeri ve üçüncü kişinin hukuki konumu önem taşır.
Bu nedenle dava açılırken aracın yalnızca güncel kayıtları değil, devir tarihindeki değeri de araştırılmalıdır.
Araç Yurt Dışına Çıkarılırsa Ne Olur?
Aracın yurt dışına çıkarılması cebri icra bakımından fiili zorluklar yaratabilir.
Ancak aracın fiziksel olarak Türkiye’de bulunmaması, önceki tasarrufun hukuki olarak hiç incelenemeyeceği anlamına gelmez.
Tasarrufun iptali ve üçüncü kişinin bedel sorumluluğu bakımından somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
Araç Hurdaya Ayrılırsa Ne Olur?
Dava konusu araç kaza sonucu kullanılamaz hale gelmiş, hurdaya ayrılmış veya tamamen ortadan kalkmış olabilir.
Bu durumda aynen araç üzerinde cebri icra yapılması mümkün olmayabilir.
Ancak üçüncü kişinin İİK m.283 kapsamındaki nakdi sorumluluğunun doğup doğmadığı ayrıca değerlendirilir.
Borçlu Aracı Galeriye Satarsa Ne Olur?
Galericiye yapılan gerçek bir ticari satış, yakına yapılan karşılıksız devirden farklı değerlendirilir.
Galerici aracı gerçek piyasa bedeli üzerinden satın almış, bedeli banka yoluyla ödemiş ve borçlunun mali durumunu bilmiyor olabilir.
Ancak galerinin borçluyla ilişkili olduğu veya görünüşte bir satış yapıldığı iddia ediliyorsa deliller ayrıca incelenir.
Borçlu Aracı Kendi Şirketine Devrederse Ne Olur?
Borçlunun kişisel aracını ortağı olduğu şirkete devretmesi mümkündür.
Ancak şirket ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğundan araç şirket adına tescil edildikten sonra borçlunun kişisel borcu nedeniyle doğrudan şirket malına haciz uygulanması kural olarak mümkün değildir.
Bu nedenle özellikle bedelsiz veya çok düşük bedelli şirket devirlerinde tasarrufun iptali ihtimali değerlendirilmelidir.
Şirket Aracı Başka Şirkete Devrederse Ne Olur?
Borçlu bir şirketse şirket araçlarının ilişkili başka şirkete devredilmesi de tasarrufun iptali uyuşmazlığına konu olabilir.
Özellikle:
aynı ortakların bulunması,
aynı yöneticilerin görev yapması,
şirketlerin aynı adreste faaliyet göstermesi,
araçların eski şirket tarafından kullanılmaya devam edilmesi,
satış bedelinin ödenmemesi
gibi unsurlar birlikte değerlendirilebilir.
Organik bağ tek başına yeterli değildir ancak diğer delillerle birlikte önem taşıyabilir.
Araç Devrinde Tasarrufun İptali Davasının Şartları Nelerdir?
Her dosyanın özellikleri farklı olmakla birlikte genel olarak:
geçerli bir alacağın bulunması,
alacağın kural olarak tasarruftan önce doğmuş olması,
borçlu hakkında gerekli icra sürecinin yürütülmesi,
borçlunun aciz durumunun ortaya konulması,
iptale tabi bir tasarruf bulunması,
kanuni sürelerin geçirilmemesi
gibi konular değerlendirilir.
Bu nedenle yalnızca araç devrinin şüpheli görünmesi dava için tek başına yeterli değildir.
Aciz Vesikası Araç Devrinde Neden Önemlidir?
Tasarrufun iptali davası, alacağını borçlunun mevcut malvarlığından tahsil edemeyen alacaklıya yönelik özel bir hukuki imkandır.
Bu nedenle borçlunun aciz hali önem taşır.
Kesin aciz vesikası veya İİK m.105 kapsamında şartlarına göre geçici aciz vesikası niteliğindeki haciz tutanağı kullanılabilir.
İcra dosyasındaki haciz işlemleri dava öncesinde ayrıntılı olarak incelenmelidir.
Araç Devri İçin Tasarrufun İptali Davası Kaç Yıl İçinde Açılır?
İİK m.284 uyarınca iptal davası hakkı, iptale tabi tasarrufun gerçekleşmesinden itibaren beş yıl geçmekle düşer.
Bu nedenle şüpheli araç devri tespit edildiğinde gecikmeden hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
Ancak bu beş yıllık süre, “son beş yıl içerisindeki bütün araç satışları iptal edilir” anlamına gelmez.
İİK m.278, m.279 ve m.280’deki özel şartlar ve dönemler ayrıca değerlendirilmelidir.
Araç Devrinde Hangi Deliller Kullanılabilir?
Araç tasarrufunun iptalinde özellikle şu deliller önem taşıyabilir:
Noter araç satış kayıtları, trafik tescil kayıtları, banka hesap hareketleri, aracın devir tarihindeki piyasa değerine ilişkin bilirkişi incelemesi, sigorta kayıtları, tarafların ekonomik durumları, ticaret sicili kayıtları ve hukuka uygun şekilde elde edilen dijital yazışmalar.
Aracın fiilen kim tarafından kullanıldığına ilişkin hukuka uygun deliller de dosyanın özelliklerine göre önem taşıyabilir.
WhatsApp Mesajları Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun elde edilmiş dijital yazışmalar kullanılabilir.
Örneğin borçlunun yakınına:
“Arabayı şimdilik senin üzerine yapalım, icra bitince geri alırım.”
şeklinde bir mesaj gönderdiğinin hukuka uygun biçimde ortaya konulması tarafların gerçek amacı bakımından son derece önemli olabilir.
Ancak başkasının telefonuna veya hesabına izinsiz erişerek delil elde edilmemelidir.
Araç İçin İhtiyati Haciz İstenebilir mi?
Tasarrufun iptali davasında dava konusu aracın yeniden satılması riski bulunabilir.
İİK m.281 kapsamında dava konusu mallar hakkında ihtiyati haciz talep edilmesi gündeme gelebilir.
Mahkeme somut olayın şartlarını ve sunulan delilleri değerlendirir.
Özellikle araçlar kolaylıkla devredilebildiği için geçici hukuki koruma taleplerinin dava başlangıcında değerlendirilmesi önemlidir.
Araç Yakına Satılmışsa Kontrol Edilmesi Gereken 20 Husus
- Alacağın doğum tarihini belirleyin.
- Araç satış tarihini tespit edin.
- İcra takibinin başlangıç tarihini kontrol edin.
- Aracın kime satıldığını belirleyin.
- Alıcı ile borçlu arasındaki ilişkiyi araştırın.
- Noter satış kaydını inceleyin.
- Aracın devir tarihindeki gerçek piyasa değerini belirleyin.
- Gerçek satış bedelini araştırın.
- Banka üzerinden ödeme yapılıp yapılmadığını kontrol edin.
- Alıcının ödeme gücünü değerlendirin.
- Aracın halen kim tarafından kullanıldığını araştırın.
- Sigorta ve bakım kayıtlarını değerlendirin.
- Borçlunun başka haczedilebilir mallarını kontrol edin.
- Aciz vesikası durumunu inceleyin.
- İİK m.278 kapsamındaki karşılıksız veya düşük bedelli işlemleri değerlendirin.
- İİK m.280 kapsamında zarar verme kastını inceleyin.
- Aracın daha sonra tekrar satılıp satılmadığını kontrol edin.
- İİK m.283 kapsamında bedel sorumluluğunu değerlendirin.
- İİK m.284’teki beş yıllık süreyi kontrol edin.
- İİK m.281 kapsamında ihtiyati haciz imkanını değerlendirin.
Örnek 1: Borçlu Aracını Eşine Devrediyor
Borçlunun 6 milyon TL ticari borcu bulunsun.
Borç doğduktan iki ay sonra 3 milyon TL değerindeki aracını eşine devretsin.
Eşten borçluya herhangi bir ödeme yapılmasın ve araç günlük olarak borçlu tarafından kullanılmaya devam edilsin.
İcra takibi başladığında borçlunun başka haczedilebilir malı bulunmasın.
Bu durumda eşe yapılan araç devrinin tasarrufun iptaline tabi olup olmadığı ciddi biçimde değerlendirilmelidir.
Örnek 2: Araç Çocuğa Çok Düşük Bedelle Satılıyor
Aracın gerçek piyasa değeri 4 milyon TL olsun.
Borçlu aracı 500.000 TL bedelle oğluna devretsin. Oğlunun düzenli geliri bulunmasın ve 500.000 TL’nin ödendiğini gösteren banka kaydı da mevcut olmasın.
Araç halen borçlunun kullanımında bulunsun.
Yakınlık, değer farkı, ödeme bulunmaması ve fiili kullanım birlikte değerlendirildiğinde işlem yüksek risk taşıyabilir.
Örnek 3: Araç Gerçek Piyasa Bedeliyle Satılıyor
Borçlu aracını kendisiyle hiçbir ilişkisi bulunmayan üçüncü kişiye 2,5 milyon TL gerçek piyasa bedeli üzerinden satsın.
Alıcı bedelin tamamını kendi banka hesabından ödesin ve aracı teslim alarak kullanmaya başlasın.
Alıcının borçlunun ekonomik durumundan haberi bulunmasın.
Bu satış yalnızca borçlunun borcu bulunduğu için otomatik olarak iptal edilemez.
Örnek 4: Araç Kardeşe, Sonra Başka Kişiye Satılıyor
Borçlu aracını kardeşine karşılıksız devretsin.
Kardeş de üç ay sonra aracı kendisiyle ve borçluyla bağlantısı bulunmayan başka bir kişiye piyasa bedeli üzerinden satsın.
Bu durumda sonraki alıcının iyiniyeti ve kardeşin İİK m.283 kapsamında nakdi sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Araç Başkasının Üzerine Geçirildi Diye Tahsil İmkansız Hale Gelmez
Borçlunun aracını eşine, çocuğuna, kardeşine veya başka bir yakınına devretmesi, aracın alacaklı bakımından kesin olarak kaybedildiği anlamına gelmez.
Özellikle borç doğduktan sonra yapılan karşılıksız devirler, gerçek değerinin çok altında satışlar, bedeli gerçekte ödenmeyen işlemler ve aracın devirden sonra borçlu tarafından kullanılmaya devam edilmesi tasarrufun iptali bakımından önemli olabilir.
Ancak alacaklının doğrudan üçüncü kişinin aracına haciz koydurmaya çalışması yerine doğru hukuki yolu belirlemesi gerekir.
Tasarrufun iptali davasının kabul edilmesi halinde amaç çoğu durumda aracın mülkiyetini borçluya geri vermek değil, alacaklıya araç üzerinde cebri icra yoluyla tahsil yetkisi sağlamaktır.
Araç daha sonra elden çıkarılmışsa İİK m.283 kapsamındaki nakdi sorumluluk ihtimali de gözden kaçırılmamalıdır.
Yakına Yapılan Araç Devirlerinde Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, borçlunun araçlarını üçüncü kişilere devrettiği icra dosyalarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle eşe, çocuğa, kardeşe ve yakınlara yapılan araç devirleri, düşük bedelli araç satışları, muvazaalı devir iddiaları, aciz vesikası, tasarrufun iptali davaları, ihtiyati haciz ve İİK m.283 kapsamında üçüncü kişinin bedel sorumluluğuna ilişkin süreçler değerlendirilmektedir.
Borçlu Aracını Yakınına Devrettiyse Dosyanızı Gecikmeden İnceletin
Borçlunun aracının bugün başka bir kişinin adına kayıtlı olması tahsil imkanının mutlaka sona erdiğini göstermez. Aracın ne zaman ve kime devredildiği, gerçek satış bedelinin ödenip ödenmediği, devir tarihindeki piyasa değeri ve aracın halen kim tarafından kullanıldığı birlikte incelenmelidir.
Tasarrufun iptali, muvazaalı araç devri ve icra yoluyla alacak tahsili konusunda FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp / 7/24 Acil: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




