
Ödenmeyen Şirket Alacakları Nasıl Tahsil Edilir? Adım Adım Hukuki Rehber
11 Ağustos 2026
İcra Takibinde Alacağı Tahsil Etme İhtimalini Artıran 25 Hukuki Yöntem
11 Ağustos 2026Borçlu şirket taşınmaz, araç, makine, stok veya alacaklarını başka kişilere devrediyorsa ne yapılabilir? İhtiyati haciz, tasarrufun iptali, muvazaa, İİK 89 ve alacak tahsili yolları hakkında 2026 güncel rehber.
Bir şirketin borçlarını ödememeye başladıktan sonra taşınmazlarını satması, araçlarını ilişkili kişilere devretmesi, makinelerini başka şirkete aktarması veya ticari faaliyetlerini yeni kurulan bir şirket üzerinden sürdürmesi alacaklı bakımından ciddi bir tahsilat riski oluşturabilir.
Özellikle yüksek miktarlı ticari alacaklarda borçlunun malvarlığındaki hızlı değişiklikler yakından takip edilmelidir. Çünkü bugün milyonlarca liralık malvarlığı bulunan şirket birkaç ay sonra üzerinde haczedilebilir hiçbir mal bırakmayabilir.
Ancak şirketin mal satması veya başka bir şirkete varlık devretmesi tek başına hukuka aykırı değildir.
Şirket ekonomik faaliyetinin gereği olarak araç, taşınmaz, makine veya stok satabilir. Hukuki açıdan asıl mesele, işlemlerin gerçek ticari faaliyet kapsamında mı yoksa alacaklıların tahsil imkanını azaltmak amacıyla mı yapıldığıdır.
Borçlu şirketin alacaklılardan mal kaçırdığına ilişkin ciddi emareler bulunuyorsa alacaklının yalnızca icra takibi başlatması yeterli olmayabilir.
Somut olayın özelliklerine göre ihtiyati haciz, icra takibi, üçüncü kişilerdeki alacakların haczi, tasarrufun iptali, muvazaa iddiası ve geçici hukuki koruma yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Borçlu Şirketin Mal Kaçırması Ne Anlama Gelir?
Uygulamada “mal kaçırma” olarak ifade edilen durumlar birbirinden oldukça farklı olabilir.
Örneğin borçlu şirket:
taşınmazını şirket ortağının yakınına satabilir,
araçlarını başka şirkete devredebilir,
makinelerini ilişkili şirkete aktarabilir,
stoklarını piyasa değerinin çok altında satabilir,
ticari alacaklarını üçüncü kişilere devredebilir,
faaliyetlerini yeni kurulan şirkete taşıyabilir,
kendi şirketinde borç bırakıp gelir üreten faaliyetleri başka şirket üzerinden devam ettirebilir.
Bu işlemlerin hukuki niteliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Her devir otomatik olarak geçersiz değildir.
Ancak alacaklıların tahsil imkanını ortadan kaldırmak amacıyla yapılan bazı tasarruflara karşı hukuk düzeni alacaklıya özel imkanlar tanımaktadır.
Borçlu Şirket Mal Kaçırıyorsa İlk Yapılması Gereken Nedir?
İlk yapılması gereken şey paniğe kapılıp rastgele haciz talepleri göndermek değil, şirketin malvarlığı hareketlerinin mümkün olduğunca hızlı şekilde analiz edilmesidir.
Şu soruların cevapları araştırılmalıdır:
Borç ne zaman doğdu?
Şüpheli mal devri ne zaman yapıldı?
Mal kime devredildi?
Devir alan kişi veya şirket ile borçlu arasında ilişki var mı?
Gerçek satış bedeli ödendi mi?
Malın piyasa değeri neydi?
Mal bugün kim tarafından kullanılıyor?
Borçlunun başka haczedilebilir malı kaldı mı?
Şirket faaliyetleri başka bir şirkete mi aktarılıyor?
Bu kronoloji hukuki yolun belirlenmesinde son derece önemlidir.
1. İhtiyati Haciz Şartlarını Derhal Değerlendirin
Borçlu şirketin malvarlığını azaltmaya başladığı durumlarda en önemli hukuki araçlardan biri ihtiyati hacizdir.
İcra ve İflas Kanunu m.257 ve devamında düzenlenen şartların oluşması halinde para alacağının güvence altına alınması amacıyla ihtiyati haciz talep edilebilir.
Özellikle borçlunun:
taşınmazlarını hızla satması,
araçlarını devretmesi,
faaliyetlerini sonlandırmaya başlaması,
malvarlığını başka kişilere aktarması
gibi durumlar varsa zaman kritik hale gelir.
İhtiyati haciz kararı alınabilmesi için kanuni şartların somut dosyada bulunması gerekir. “Borçlu mal kaçırıyor” şeklindeki soyut iddia tek başına yeterli değildir.
İhtiyati Haciz Ne Sağlar?
İhtiyati haciz, para alacağının ileride tahsil edilebilmesini güvence altına almaya yönelik geçici hukuki korumadır.
Şartları bulunuyorsa borçlunun haczedilebilir malvarlığı üzerine ihtiyati haciz uygulanabilir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı şirket alacaklarında takip başlatılmadan önce ihtiyati haciz imkanının değerlendirilmesi önemlidir.
2. Borçlunun Banka Hesaplarına Hızlı Şekilde Yönelin
Takip haciz aşamasına gelmişse borçlu şirketin banka hesapları önemli tahsil hedeflerinden biridir.
Ancak şirketlerin banka hesapları sürekli hareketlidir.
Bugün hesapta 5 milyon TL bulunurken birkaç saat veya gün sonra bakiye başka ödemeler nedeniyle ortadan kalkabilir.
Bu nedenle banka haczi önemlidir fakat mal kaçırma şüphesi bulunan dosyada tek başına yeterli değildir.
3. Borçlunun Müşterilerindeki Alacaklarını Haczedin
Borçlu şirketin kendi müşterilerinden önemli miktarda alacağı olabilir.
Örneğin şirketin banka hesabında yalnızca 50.000 TL bulunmasına rağmen büyük müşterilerinden toplam 20 milyon TL alacağı bulunabilir.
Bu durumda üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haczi değerlendirilmelidir.
İİK m.89 kapsamında haciz ihbarnameleri bu alanda önemli bir tahsil aracıdır.
Mal kaçıran şirketin üzerinde taşınmaz bırakmaması, ticari faaliyetinden kaynaklanan alacaklarının da ortadan kalktığı anlamına gelmez.
4. POS Alacaklarını Gözden Kaçırmayın
Özellikle perakende, turizm, sağlık, restoran, konaklama ve hizmet sektöründeki şirketlerin düzenli POS gelirleri bulunabilir.
Borçlu banka hesabındaki parayı sürekli başka hesaplara aktarıyor olsa bile banka veya ödeme kuruluşundan doğan mevcut POS alacaklarının haczi hukuki şartları çerçevesinde değerlendirilebilir.
Tahsilat stratejisinde şirketin parayı nerede tuttuğundan çok, parayı nereden kazandığı da araştırılmalıdır.
5. Kira ve Hakediş Alacaklarına Yönelin
Borçlu şirketin kiraya verdiği ticari taşınmazları bulunabilir.
Ayrıca inşaat, enerji, altyapı veya hizmet sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin hakediş alacakları olabilir.
Bu alacaklar üçüncü kişilerdeki hak ve alacak niteliğinde olabilir.
Şartları varsa haciz uygulanarak borçluya yapılacak ödemenin icra dosyasına yönlendirilmesi sağlanabilir.
6. Taşınmaz Devirlerini Araştırın
Mal kaçırma şüphesinde en önemli araştırmalardan biri geçmiş taşınmaz hareketleridir.
Örneğin borçlu şirketin bir yıl önce fabrikası bulunurken bugün hiçbir taşınmazı görünmeyebilir.
Taşınmaz:
şirket ortağına,
ortağın eşine,
başka grup şirketine,
ilişkili kişiye,
bağımsız üçüncü kişiye
devredilmiş olabilir.
Her satış ayrı ayrı incelenmelidir.
Satışın gerçek piyasa koşullarında yapılması ile yalnızca alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapılan işlem aynı değildir.
7. Araç Devirlerini Kontrol Edin
Borçlu şirketin araç filosu kısa süre içerisinde başka şirkete aktarılmış olabilir.
Özellikle lojistik, inşaat, taşımacılık ve saha hizmetleri alanında çalışan şirketlerde araçlar önemli ekonomik değer oluşturabilir.
Araçların kime, hangi tarihte ve hangi bedelle devredildiği araştırılmalıdır.
Devirden sonra araçların halen borçlu şirket tarafından kullanılıyor olması da diğer delillerle birlikte önemli olabilir.
8. Makine ve Ekipman Devirlerini İnceleyin
Sanayi ve üretim şirketlerinde taşınmazlardan daha değerli makineler bulunabilir.
Borçlu şirket bu makineleri yeni kurulan başka şirkete satmış olabilir.
Şu hususlar önemlidir:
Satış faturası var mı?
Bedel gerçekten ödendi mi?
Makinenin piyasa değeri neydi?
Makine fiziksel olarak yer değiştirdi mi?
Makineyi bugün hangi şirket kullanıyor?
Yeni şirketin ortakları kim?
Bu soruların cevapları işlemin gerçek niteliğinin belirlenmesine yardımcı olabilir.
9. Stokların İlişkili Şirkete Aktarılmasını Araştırın
Borçlu şirketin deposundaki yüksek değerli ticari mallar başka şirkete aktarılmış olabilir.
Özellikle borçlu şirket faaliyetlerini sonlandırırken stokların aynı ortakların kontrolündeki yeni şirkete düşük bedelle satılması dikkatle incelenmelidir.
Faturanın düzenlenmiş olması işlemin mutlaka gerçek piyasa koşullarında yapıldığını göstermez.
Ödeme hareketleri ve malın gerçek değeri ayrıca araştırılmalıdır.
10. Tasarrufun İptali Davasını Değerlendirin
Borçlu şirketin yaptığı bazı mal devirleri İİK m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali davasına konu olabilir.
Tasarrufun iptali davasında yapılan hukuki işlem gerçekte mevcut olabilir.
Örneğin şirket taşınmazını gerçekten başka kişiye satmış olabilir.
Ancak işlem kanunda belirtilen iptal nedenlerini taşıyorsa alacaklı bu tasarrufun kendisi bakımından etkisiz hale getirilmesini isteyebilir.
Davanın kabulü halinde alacaklı şartları çerçevesinde tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla tahsil imkanına kavuşabilir.
Tasarrufun İptali Davasında Hangi İşlemler Risklidir?
Somut olayın şartlarına göre özellikle:
karşılıksız tasarruflar,
bağışlama niteliğindeki işlemler,
çok düşük karşılıklı bazı tasarruflar,
kanunda belirtilen yakın kişilere yapılan belirli işlemler,
borçlunun alacaklılara zarar verme kastıyla yaptığı tasarruflar
incelenebilir.
İİK m.278, m.279 ve m.280 hükümleri bu değerlendirmede önemlidir.
11. Aciz Vesikası ve Haciz Tutanağını Değerlendirin
Tasarrufun iptali davası bakımından borçlunun aciz hali önem taşır.
Kesin aciz vesikası veya şartlarına göre İİK m.105 kapsamında geçici aciz vesikası niteliğindeki haciz tutanağı gündeme gelebilir.
Bu nedenle tasarrufun iptali planlanan dosyalarda icra takibindeki haciz işlemlerinin doğru şekilde yürütülmesi önemlidir.
12. Beş Yıllık Süreyi Kaçırmayın
İİK m.284 uyarınca tasarrufun iptali davası hakkı, iptale tabi tasarrufun gerçekleşmesinden itibaren beş yıl geçmekle düşer.
Ancak “son beş yıldaki bütün mal devirleri iptal edilir” şeklinde bir kural yoktur.
İİK m.278, m.279 ve m.280’de düzenlenen iptal nedenlerinin kendi şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle şüpheli devir tespit edildiğinde gecikmeden hukuki inceleme yapılmalıdır.
13. Muvazaalı Devir Varsa TBK m.19’u Değerlendirin
Bazı durumlarda şirket malı gerçekten satmamıştır.
Taraflar yalnızca satılmış görüntüsü oluşturmuş olabilir.
Örneğin borçlu şirket fabrikadaki makineleri ilişkili şirkete satmış gibi göstermiş ancak:
hiç ödeme yapılmamış,
makineler yer değiştirmemiş,
eski şirket makineleri kullanmaya devam etmiş,
yeni şirket yalnızca kağıt üzerinde malik haline gelmiş
olabilir.
Bu durumda Türk Borçlar Kanunu m.19 kapsamında muvazaa iddiası gündeme gelebilir.
Tasarrufun İptali ile Muvazaa Aynı Şey midir?
Hayır.
Bu ayrım özellikle önemlidir.
Tasarrufun iptalinde: Devir gerçek olabilir ancak İİK kapsamında alacaklı bakımından iptale tabi tutulabilir.
Muvazaada: Görünürdeki işlem tarafların gerçek iradesini yansıtmaz.
Dava şartları, hukuki sonuçları ve uygulanacak süre rejimleri farklı olduğundan hangi hukuki yolun kullanılacağı somut olaya göre belirlenmelidir.
14. İlişkili Yeni Şirket Kurulduysa Organik Bağı Tek Başına Yeterli Görmeyin
Uygulamada borçlu şirketin faaliyetlerini yeni kurulan şirkete aktardığı sık görülür.
Örneğin:
A Ltd. Şti. borçlu bırakılır.
B Ltd. Şti. kurulur.
B şirketi aynı adreste çalışmaya başlar.
Çalışanların bir kısmı B şirketine geçer.
Müşteriler B şirketinden fatura almaya başlar.
Ancak bu durum tek başına A şirketinin bütün borçlarından B şirketinin otomatik olarak sorumlu olduğu anlamına gelmez.
Şirketler ayrı tüzel kişilerdir.
Bu nedenle somut mal devirleri, işletme devri, muvazaa ve tasarrufun iptali hükümleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
15. Ticari İşletme Devri Olup Olmadığını Araştırın
Bazı durumlarda yalnızca birkaç mal değil, işletmenin ekonomik bütünlüğü başka kişiye aktarılmış olabilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığı veya işletmenin devralınmasına ilişkin hükümleri bu noktada gündeme gelebilir.
Müşteri portföyü, ekipmanlar, faaliyet alanı, çalışanlar ve işletmenin diğer unsurları birlikte devredilmişse yalnızca tek tek mal satışlarına bakmak yeterli olmayabilir.
İşletme devrinin hukuki sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.
16. Şirket Ortaklarının Kişisel Mallarına Doğrudan Haciz Uygulamayın
Borçlu limited veya anonim şirketse şirketin özel hukuk borcu kural olarak şirket tüzel kişiliğine aittir.
Sırf şirket ortağı olduğu için ortağın kişisel evine, aracına veya banka hesabına haciz konulamaz.
Ancak ortak veya yönetici:
şahsen kefil olmuş,
aval vermiş,
müşterek borçlu olmuş,
başka bir kişisel sorumluluk üstlenmiş
olabilir.
Bu durumda kişisel sorumluluk ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirketin mal kaçırması ile ortağın kişisel sorumluluğu birbirine karıştırılmamalıdır.
17. Kefalet ve Aval Belgelerini Kontrol Edin
Borçlu şirket malvarlığını azaltmış olsa bile alacak başka kişiler tarafından teminat altına alınmış olabilir.
Özellikle sözleşmeler, bonolar ve çekler incelenmelidir.
Şirket ortağının veya yöneticisinin geçerli kefaleti ya da avalı bulunuyorsa tahsilat yalnızca şirket malvarlığıyla sınırlı kalmayabilir.
Bu nedenle yüksek tutarlı alacaklarda bütün teminat belgeleri yeniden incelenmelidir.
18. İpotek ve Rehinleri Kontrol Edin
Alacak için daha önce ipotek veya rehin alınmış olabilir.
Borçlu şirket diğer mallarını devretse dahi alacaklının geçerli teminatı bulunabilir.
Ancak teminatın:
hangi borcu güvence altına aldığı,
tutarı,
derecesi,
önceki hak sahipleri,
malın gerçek değeri
incelenmelidir.
Örneğin 30 milyon TL değerindeki taşınmaz üzerinde 28 milyon TL öncelikli banka ipoteği varsa sonraki alacaklının tahsil kabiliyeti beklenenden düşük olabilir.
19. Malın Üçüncü Kişiye Tekrar Devredilip Devredilmediğini Araştırın
Mal kaçırma işlemleri bazen tek devirle sınırlı kalmaz.
Örneğin:
Borçlu şirket → ilişkili şirket → üçüncü kişi
şeklinde zincirleme satış yapılabilir.
Bu durumda her devrin tarihi, bedeli ve tarafların ilişkisi ayrı ayrı incelenmelidir.
Sonraki kişinin iyiniyeti de önem taşıyabilir.
20. Mal Artık Geri Alınamıyorsa Bedel Sorumluluğunu Değerlendirin
Tasarruf konusu mal üçüncü kişinin elinden çıkmış olabilir.
Bu durum tasarrufun iptali davasının her durumda anlamsız hale geldiği anlamına gelmez.
İİK m.283 kapsamında tasarruftan yararlanan üçüncü kişinin belirli şartlarda nakdi sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu nedenle “taşınmaz tekrar satılmış, artık yapacak bir şey yok” şeklinde sonuç çıkarılmamalıdır.
21. Dava Konusu Mallar İçin Geçici Hukuki Koruma İsteyin
Tasarrufun iptali davası açıldıktan sonra üçüncü kişi malı tekrar devretmeye çalışabilir.
İİK m.281 kapsamında tasarruf konusu mallar hakkında ihtiyati haciz talebi gündeme gelebilir.
Muvazaa veya başka hukuki temellere dayanan davalarda ise uygulanabilecek geçici hukuki koruma türü somut davaya göre ayrıca belirlenmelidir.
Malın tekrar devredilme riski varsa dava açılırken bu konu mutlaka değerlendirilmelidir.
22. Konkordato Riskini Gözden Kaçırmayın
Malvarlığını hızla azaltan şirket aynı zamanda finansal kriz içerisinde olabilir.
Şirket:
ödemeleri durdurmuş,
tedarikçilerden sürekli vade istiyor,
çekleri karşılıksız çıkıyor,
personel azaltıyor,
işyerlerini kapatıyor,
varlıklarını satıyor
olabilir.
Bu durum konkordato riskinin de değerlendirilmesini gerektirir.
Geçici veya kesin mühlet verilmesi icra takipleri bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle borçlu şirketin mali durumundaki değişiklikler sürekli takip edilmelidir.
23. Borçlu Şirketin İflas Riskini Değerlendirin
Borçlu şirket ödeme gücünü tamamen kaybetmişse iflas ihtimali de gündeme gelebilir.
Bu durumda alacaklının haciz yoluyla tahsil stratejisinin yanında:
rehin durumu,
alacağın niteliği,
iflas masasındaki sıra,
diğer alacaklıların durumu
da değerlendirilmelidir.
Borçlunun ekonomik durumunun hangi aşamada olduğu tahsilat yöntemini doğrudan etkileyebilir.
24. Delilleri Kaybolmadan Toplayın
Mal kaçırma dosyalarında deliller zamanla ortadan kalkabilir.
Özellikle:
ticaret sicili kayıtları,
faturalar,
banka hareketleri,
tapu kayıtları,
araç devir kayıtları,
şirketler arasındaki sözleşmeler,
hukuka uygun elde edilmiş e-posta ve mesajlar,
ticari defterler,
teslim belgeleri
önem taşıyabilir.
Şüpheli işlemin yalnızca “borçlu mallarını kaçırdı” şeklinde ifade edilmesi yeterli değildir.
İşlemlerin tarihleri ve ekonomik gerçekliği mümkün olduğunca somut delillerle ortaya konulmalıdır.
25. Mal Kaçırma Kronolojisi Oluşturun
Özellikle yüksek miktarlı alacaklarda bütün olayların tek tabloda toplanması son derece yararlıdır.
Örneğin:
10 Ocak 2025: Alacak doğdu.
15 Haziran 2025: Borçlu şirket ödeme yapmayı durdurdu.
1 Ağustos 2025: Fabrika ilişkili şirkete devredildi.
20 Ağustos 2025: Araçlar başka şirkete satıldı.
10 Eylül 2025: Yeni şirket aynı adreste faaliyete başladı.
1 Ekim 2025: İcra takibi başlatıldı.
Bu kronoloji hangi tasarrufların alacağın doğumundan sonra gerçekleştirildiğini ve hangi hukuki yolların değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyabilir.
Borçlu Şirketin Mal Kaçırdığı Nasıl İspatlanabilir?
Tek bir delil her zaman yeterli değildir.
Mahkeme somut olayın bütününü değerlendirir.
Özellikle şu hususlar birlikte önem taşıyabilir:
Devirlerin borç doğduktan sonra yapılması, malların ilişkili kişilere aktarılması, satış bedelinin ödenmemesi, bedelin piyasa değerinin çok altında olması, devredilen malın halen borçlu tarafından kullanılması, alıcının ödeme gücünün bulunmaması, şirket faaliyetlerinin yeni şirkete aktarılması ve borçlu şirkette haczedilebilir mal bırakılmaması.
Bu emarelerin bir araya gelmesi işlemin hukuki niteliğinin değerlendirilmesinde önem taşır.
Örnek 1: Fabrika İlişkili Şirkete Devrediliyor
A şirketinin alacaklıya 40 milyon TL borcu bulunsun.
Borç doğduktan sonra şirket 60 milyon TL değerindeki fabrikasını aynı ortakların kontrol ettiği B şirketine devretsin.
Satış bedelinin ödendiğini gösteren gerçek bir banka hareketi bulunmasın.
A şirketi fabrikayı kullanmaya devam etsin.
Bu durumda taşınmaz devrinin tasarrufun iptali ve işlemin niteliğine göre muvazaa hükümleri bakımından ayrıntılı olarak incelenmesi gerekir.
Örnek 2: Araçlar Ortakların Yakınlarına Devrediliyor
Borçlu lojistik şirketinin 20 ticari aracı bulunsun.
İcra takibinden kısa süre önce araçların önemli bölümü şirket ortaklarının yakınlarına devredilsin.
Ancak araçlar halen borçlu şirketin taşımacılık faaliyetinde kullanılmaya devam etsin.
Satış bedellerinin ödendiğine ilişkin kayıt da bulunmasın.
Bu durumda devirlerin gerçek ekonomik niteliği araştırılmalıdır.
Örnek 3: Eski Şirket Borçlu Bırakılıp Yeni Şirket Kuruluyor
A şirketinin yüksek miktarlı tedarikçi borçları bulunsun.
Daha sonra aynı kişiler B şirketini kursun.
A şirketinin çalışanları, makineleri ve müşterilerinin önemli bölümü B şirketine aktarılsın.
A şirketinde yalnızca borçlar kalsın.
Burada yalnızca “iki şirket arasında organik bağ var” denilmesi yeterli değildir.
İşletme devri, mal aktarımları, ödeme hareketleri, muvazaa ve tasarrufun iptali dahil bütün hukuki ihtimaller ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Örnek 4: Mal Gerçek Piyasa Bedeliyle Bağımsız Kişiye Satılıyor
Borçlu şirket ekonomik sıkıntı nedeniyle kullanmadığı deposunu bağımsız üçüncü kişiye gerçek piyasa bedeli üzerinden satsın.
Alıcı bedelin tamamını banka aracılığıyla ödesin.
Şirket de aldığı parayı personel, vergi ve ticari borçlarının ödenmesinde kullansın.
Bu işlem sırf şirketin başka bir alacaklıya borcu bulunduğu gerekçesiyle otomatik olarak “mal kaçırma” kabul edilemez.
Her devir somut özellikleriyle değerlendirilmelidir.
Borçlu Şirket Mal Kaçırıyorsa Uygulanabilecek 20 Hukuki ve Stratejik Önlem
- Alacağın doğum tarihini kesinleştirin.
- Borçlunun güncel ticaret sicilini inceleyin.
- Şüpheli taşınmaz devirlerini araştırın.
- Araç devirlerini kontrol edin.
- Makine ve stok aktarımlarını inceleyin.
- Devir alan şirketlerin ortaklarını araştırın.
- Gerçek satış bedellerini kontrol edin.
- Banka hareketlerini değerlendirin.
- İhtiyati haciz şartlarını inceleyin.
- Uygun icra takibini gecikmeden başlatın.
- Banka hesaplarına haciz uygulayın.
- İİK m.89 kapsamında üçüncü kişi alacaklarını değerlendirin.
- Müşteri ve hakediş alacaklarına yönelin.
- POS ve kira alacaklarını inceleyin.
- Tasarrufun iptali şartlarını değerlendirin.
- TBK m.19 kapsamında muvazaa ihtimalini araştırın.
- İİK m.281 kapsamında geçici korumaları değerlendirin.
- Kefalet, aval, ipotek ve rehinleri kontrol edin.
- Konkordato ve iflas riskini takip edin.
- Bütün tahsilat işlemlerini tek strateji altında koordine edin.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Borçlu şirket mallarını başka şirkete geçirirse haczedilebilir mi?
Doğrudan her durumda haciz uygulanamaz. Devir işleminin hukuki niteliğine göre tasarrufun iptali, muvazaa, işletme devri veya başka hukuki yollar değerlendirilmelidir.
2. Şirket mal kaçırıyorsa ihtiyati haciz alınabilir mi?
İİK m.257 ve devamındaki şartlar gerçekleşiyorsa ihtiyati haciz talep edilebilir. Somut deliller ve alacağın niteliği önemlidir.
3. Borçlu şirketin müşterilerindeki paraya haciz konulabilir mi?
Borçlunun üçüncü kişilerdeki mevcut hak ve alacakları şartları çerçevesinde haczedilebilir. İİK m.89 haciz ihbarnamesi bu konuda önemli araçlardan biridir.
4. Şirket mallarını ortağının eşine devrederse ne yapılabilir?
İşlemin tarihi, gerçek bedeli, tarafların ilişkisi ve diğer şartlar değerlendirilerek tasarrufun iptali veya muvazaa dahil uygun hukuki yollar incelenebilir.
5. Yeni şirket kurulması eski şirketin borcunu ortadan kaldırır mı?
Hayır. Ancak yeni şirketin eski şirketin borcundan otomatik olarak sorumlu olduğu da söylenemez. Somut devirler ve hukuki ilişki araştırılmalıdır.
6. Tasarrufun iptali davası kaç yıl içinde açılmalıdır?
İİK m.284 uyarınca iptal davası hakkı iptale tabi tasarruf tarihinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. İptal nedenlerinin özel şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
7. Mal üçüncü kişiye tekrar satılmışsa dava açılamaz mı?
Bu sonuç otomatik değildir. Sonraki kişinin hukuki durumu ve İİK m.283 kapsamındaki nakdi sorumluluk ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir.
8. Şirket ortağının kişisel malına haciz konulabilir mi?
Sırf ortaklık nedeniyle kural olarak hayır. Ancak şahsi kefalet, aval veya başka bir kişisel sorumluluk nedeni varsa durum değişebilir.
9. Muvazaa ile tasarrufun iptali aynı şey midir?
Hayır. Muvazaada görünürdeki işlem gerçek iradeyi yansıtmaz. Tasarrufun iptalinde ise gerçek bir işlem alacaklı bakımından etkisiz hale getirilebilir.
10. Mal kaçıran şirkete karşı en hızlı yöntem hangisidir?
Tek bir yöntem yoktur. Dosyanın niteliğine göre ihtiyati haciz, icra takibi, üçüncü kişilerdeki alacakların haczi ve şüpheli devirlere karşı dava yollarının koordineli kullanılması gerekebilir.
Mal Kaçırma Şüphesinde Zaman Alacaklının Aleyhine İşleyebilir
Borçlu şirketin malvarlığını azaltmaya başladığı dosyalarda haftalar dahi önemli olabilir.
Bugün şirket adına kayıtlı taşınmaz yarın devredilebilir.
Bugün şirketin müşterisinden yüksek miktarda alacağı bulunurken birkaç gün sonra bu alacak tahsil edilmiş olabilir.
Bugün faaliyetine devam eden şirket kısa süre sonra konkordato başvurusunda bulunabilir.
Bu nedenle yüksek miktarlı alacaklarda amaç yalnızca icra takibi açmak değil, borçlunun tahsil edilebilir ekonomik değerlerine zamanında ulaşmaktır.
Borçlu Şirketlerin Mal Kaçırmasına Karşı Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, borçlu şirketlerin malvarlığı devirleri ve yüksek miktarlı ticari alacakların tahsiline ilişkin hukuki süreçlerde destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle şirketlerin taşınmaz, araç, makine ve stok devirleri, ilişkili şirketlere yapılan mal aktarımları, ihtiyati haciz, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, tasarrufun iptali, TBK m.19 kapsamında muvazaa, aciz vesikası, konkordato riski ve yüksek miktarlı şirket alacaklarının tahsili değerlendirilmektedir.
Borçlu Şirket Mallarını Devrediyorsa Tahsilat İçin Gecikmeyin
Borçlu şirketin bugün üzerinde haczedilebilir mal bulunmaması, geçmişte gerçekleştirdiği devirlerin araştırılamayacağı veya alacağın artık tahsil edilemeyeceği anlamına gelmez.
Borç tarihleri, mal devirleri, gerçek satış bedelleri, ilişkili şirketler, üçüncü kişilerdeki alacaklar ve mevcut teminatlar birlikte incelenerek dosyaya uygun tahsilat stratejisi oluşturulabilir.
Borçlu şirketin mal kaçırması, ihtiyati haciz, tasarrufun iptali ve ticari alacakların tahsili konusunda FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp / 7/24 Acil: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




