
İcra Takibi Başlatmadan Önce Borçlunun Mal Varlığı Nasıl Araştırılır? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026
Borçlunun Üzerine Kayıtlı Hiçbir Şey Yoksa İcra Takibi Ne Olur? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026Borçlunun maaşı veya sigortalı işi yoksa alacak nasıl tahsil edilir? Banka hesabı, tapu, araç, şirket hissesi, kira geliri, üçüncü kişilerdeki alacaklar, miras ve tasarrufun iptali yollarını öğrenin.
İcra takibinde alacaklıların en sık karşılaştığı sorunlardan biri borçlunun sigortalı bir işte çalışmaması veya düzenli maaşının bulunmamasıdır.
Ödeme emri gönderilir, takip kesinleşir ve borçlunun çalışma durumu araştırılır.
Sonuç:
Aktif SGK kaydı bulunmuyor.
Bu noktada alacaklılar bazen;
“Maaşı yoksa bu borcu artık tahsil edemem.”
diye düşünmektedir.
Ancak bu sonuç doğru değildir.
Maaş haczi, icra hukukunda kullanılabilecek tahsil yöntemlerinden yalnızca biridir.
Borçlunun maaşı bulunmasa bile;
banka hesapları,
taşınmazları,
araçları,
şirket hisseleri,
ticari alacakları,
kira gelirleri,
üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları,
miras hakları
gibi başka ekonomik değerlerine yönelmek mümkün olabilir.
Hatta bazı dosyalarda maaş haczi yerine doğrudan banka hesabı veya üçüncü kişilerdeki alacaklara yönelmek çok daha hızlı tahsilat sağlayabilir.
Borçlunun Maaşı Yoksa İcra Takibi Yapılabilir mi?
Evet.
İcra takibi başlatılabilmesi için borçlunun maaşlı veya sigortalı çalışan olması şart değildir.
Alacağın niteliğine göre;
ilamsız icra,
ilamlı icra,
kambiyo senetlerine özgü haciz yolu
gibi uygun takip yollarından biri kullanılabilir.
Borçlunun işsiz olması borcun ortadan kalkmasına veya icra takibinin kendiliğinden sona ermesine neden olmaz.
Asıl mesele, takip sonrasında haczedilebilir malvarlığının tespit edilmesidir.
Maaş Yoksa İlk Olarak Ne Araştırılmalıdır?
Borçlunun maaşı bulunmadığının öğrenilmesi halinde dosya kapatılmamalıdır.
Tahsilat araştırması genişletilmelidir.
Özellikle şu 10 alan önemlidir:
- Banka hesapları.
- Taşınmazlar.
- Araçlar.
- Şirket ortaklıkları.
- Üçüncü kişilerden alacaklar.
- Kira gelirleri.
- Ticari faaliyetler.
- Fikri ve sınai haklar.
- Miras hakları.
- Yakın dönemde devredilmiş malvarlığı.
Amaç yalnızca “borçlunun üzerine bir şey var mı?” sorusunu cevaplamak değildir.
Asıl amaç;
“Borçlunun ekonomik değeri bulunan ve hukuken haczedilebilecek hangi hakkı var?”
sorusuna cevap bulmaktır.
1. Borçlunun Banka Hesaplarına Haciz Konulabilir
Maaşı olmayan kişinin banka hesabında para bulunabilir.
Borçlu;
serbest çalışıyor,
ticaret yapıyor,
kira geliri elde ediyor,
ailesinden para alıyor,
freelance çalışıyor
olabilir.
Takibin haciz aşamasına gelmesiyle borçlunun bankalardaki haczedilebilir hak ve alacaklarına yönelmek mümkündür.
Hesapta haczedilebilir bakiye bulunması halinde ilgili tutar üzerine haciz uygulanabilir.
Hesapta Para Yoksa Ne Olur?
Bir defa banka haczi uygulanıp hesabın boş çıkması;
“Borçlunun parası yok.”
anlamına gelmez.
Borçlunun başka malvarlığı bulunabilir.
Bu nedenle banka haczi;
tapu + araç + şirket payı + üçüncü kişi alacakları
ile birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle yüksek tutarlı alacaklarda yalnızca banka hesabına güvenmek doğru bir tahsilat stratejisi değildir.
2. Borçlunun Taşınmazlarına Haciz Konulabilir
Borçlunun;
evi,
arsası,
tarlası,
işyeri,
dükkanı,
apartman dairesi,
hisseli taşınmazı
bulunabilir.
Haciz aşamasında borçlu adına kayıtlı taşınmazların tespiti ve uygun taşınmazlar üzerine haciz konulması gündeme gelebilir.
Ancak taşınmazın bulunması tek başına yeterli değildir.
Taşınmaz üzerindeki;
ipotekler,
önceki hacizler,
şerhler,
hisse oranı,
yaklaşık piyasa değeri
incelenmelidir.
Borçlunun Tek Evi Haczedilebilir mi?
İcra ve İflas Kanununda borçlunun haline münasip evi bakımından haczedilmezlik koruması bulunmaktadır.
Ancak;
“Borçlunun tek evi hiçbir durumda haczedilemez.”
şeklinde mutlak bir kuraldan söz etmek doğru değildir.
Taşınmazın değeri, borçlunun sosyal ve ekonomik durumu ve somut olayın özellikleri önem taşır.
Haczedilmezlik iddiasının süresi ve ileri sürülme şekli de ayrıca değerlendirilmelidir.
3. Borçlunun Aracına Haciz Konulabilir
Borçlunun adına kayıtlı;
otomobil,
motosiklet,
ticari araç,
kamyon,
iş makinesi
gibi ekonomik değeri bulunan araçları olabilir.
Şartları oluştuğunda araç üzerine haciz konulabilir ve cebri satış süreci gündeme gelebilir.
Ancak aracın üzerinde banka rehni veya daha önce konulmuş çok sayıda haciz varsa aracın alacaklı açısından gerçek tahsil değeri düşük olabilir.
4. Borçlunun Şirket Hisseleri Haczedilebilir
Borçlu maaşlı çalışan olmayabilir çünkü kendi şirketinin ortağı olabilir.
Örneğin borçlu;
limited şirket,
anonim şirket
veya başka bir ticari yapı içerisinde pay sahibi olabilir.
Şirket payları ekonomik değer taşıyorsa, şirket türüne ve payın niteliğine göre haciz işlemleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle yalnızca SGK sorgusuna bakılarak borçlunun ödeme gücü hakkında karar verilmemelidir.
Şirket Ortağı Ama Kendisine Maaş Ödemiyorsa Ne Olur?
Bu durum uygulamada önemlidir.
Kişi bir şirketin;
ortağı,
yöneticisi,
müdürü
olmasına rağmen bordrolu maaş almıyor olabilir.
Bu durumda maaş haczi yapılamaması kişinin ekonomik varlığı bulunmadığı anlamına gelmez.
Borçlunun;
şirket payı,
şirketten alacağı,
kar payı,
huzur hakkı,
başka hukuki hakları
somut olayın özelliklerine göre araştırılabilir.
5. Borçlunun Üçüncü Kişilerdeki Alacakları Haczedilebilir
Maaşı olmayan borçlularda en etkili yöntemlerden biri budur.
Borçlunun başka kişilerden alacağı bulunabilir.
Örneğin;
bir müteahhit yaptığı işten hakediş bekliyor olabilir,
bir danışman müşterisinden ücret alacak olabilir,
bir şirket başka şirketten fatura alacağı bekliyor olabilir,
bir ev sahibi kiracısından kira alıyor olabilir.
Bu durumda İcra ve İflas Kanunu m.89 kapsamında üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakların haczi değerlendirilebilir.
İİK 89 Haciz İhbarnamesi Neden Önemlidir?
Borçlunun kendisinde para bulunmasa bile başka bir kişi borçluya para ödemek zorunda olabilir.
Örneğin:
A kişisi → alacaklıya 1 milyon TL borçlu.
Aynı kişinin;
B şirketinden → 750.000 TL alacağı var.
Hukuki şartları oluştuğunda A’nın B şirketindeki alacağına yönelmek mümkün olabilir.
Bu nedenle tahsilatta yalnızca;
“Borçlunun neyi var?”
değil;
“Borçlu kimden para alacak?”
sorusu da sorulmalıdır.
6. Borçlunun Kira Gelirine Haciz Konulabilir
Borçlunun kendisi maaş almıyor olabilir ancak kiraya verdiği;
ev,
dükkan,
ofis,
depo,
arsa
bulunabilir.
Bu durumda borçlunun kiracıdan doğan kira alacağı ekonomik değer taşır.
Şartları varsa üçüncü kişi konumundaki kiracı nezdindeki kira alacağına yönelik haciz işlemleri gündeme gelebilir.
Bu yöntem özellikle borçlunun taşınmazı üzerinde yüksek ipotek bulunduğu dosyalarda ayrıca değerlendirilebilir.
7. Borçlunun Hakedişlerine Haciz Konulabilir
Borçlu;
müteahhit,
taşeron,
tedarikçi,
danışman,
hizmet sağlayıcı
ise yaptığı işlerden hakediş veya ticari alacak elde ediyor olabilir.
Bu durumda işveren veya ana yüklenici nezdindeki alacakların haczi gündeme gelebilir.
Özellikle ticari alacak tahsilinde hakedişlerin zamanında tespit edilmesi önemli olabilir.
8. Borçlunun Serbest Meslek Gelirleri Araştırılabilir
Borçlunun SGK’lı çalışan olmaması gelir elde etmediğini göstermez.
Borçlu;
serbest meslek sahibi,
esnaf,
işletmeci,
freelancer,
danışman
olabilir.
Bu kişilerin gelirleri klasik maaş haczi kapsamında değerlendirilmese bile üçüncü kişilerde doğmuş alacakları haciz bakımından değerlendirilebilir.
9. Borçlunun POS ve Ticari Alacakları Araştırılabilir
Ticari faaliyet gösteren borçlular açısından nakit akışı farklı kanallardan gerçekleşebilir.
Borçlunun;
bankalar,
ödeme kuruluşları,
müşteriler,
pazaryerleri
nezdinde doğmuş alacakları bulunabilir.
Bu alacakların hukuki niteliğine göre haciz imkanları ayrıca değerlendirilmelidir.
10. Borçlunun Miras Payına Yönelmek Mümkün Olabilir
Borçlu maaşsız ve mevcut malvarlığı bulunmayan biri olabilir ancak miras hakkına sahip olabilir.
Örneğin borçlunun anne veya babasının vefatı sonucunda;
taşınmaz,
banka varlığı,
şirket hissesi
üzerinde miras hakkı doğmuş olabilir.
Miras payı ve terekeye ilişkin hakların haczi teknik bir alan olmakla birlikte şartları oluştuğunda alacaklı bakımından önemli bir tahsil imkanı yaratabilir.
11. Borçlunun Fikri ve Sınai Hakları Haczedilebilir mi?
Borçlunun ekonomik değeri bulunan;
marka,
patent,
tasarım
gibi sınai hakları olabilir.
Özellikle ticari borçlularda marka değeri bazen araç veya taşınmazdan daha yüksek olabilir.
Bu nedenle büyük ticari alacaklarda yalnızca klasik malvarlığı kalemleri araştırılmamalıdır.
12. Borçlunun Hisseli Mallarına Haciz Konulabilir
Borçlunun bir taşınmazın tamamına sahip olması gerekmez.
Örneğin mirastan kalan taşınmazda;
1/3, 1/4 veya 1/8
payı bulunabilir.
Kural olarak borçlunun payı bakımından haciz ve cebri icra işlemleri değerlendirilebilir.
Ancak hisseli taşınmazların satış kabiliyeti ve ekonomik değeri ayrıca analiz edilmelidir.
Borçlunun Üzerine Hiçbir Şey Yoksa Ne Olur?
En çok sorulan soru budur.
Borçlunun;
maaşı yok,
bankada para yok,
tapusu yok,
aracı yok
olabilir.
Bu durumda icra takibinin varlığı tek başına para yaratmaz.
Cebri icra sisteminin amacı borçlunun mevcut veya ileride ortaya çıkabilecek haczedilebilir malvarlığı üzerinden tahsilat sağlamaktır.
Ancak burada ikinci aşamaya geçilmelidir:
Borçlu geçmişte mal sahibi miydi?
Çünkü mevcut malvarlığının bulunmaması bazen gerçekten ekonomik güçsüzlükten, bazen de malların üçüncü kişilere devredilmiş olmasından kaynaklanabilir.
Borçlu Mallarını Eşine veya Akrabasına Devrettiyse Ne Yapılabilir?
Borçlunun;
evini eşine,
aracını kardeşine,
arsasını çocuğuna,
şirket paylarını arkadaşına
devretmiş olması halinde işlemin hukuki niteliği araştırılmalıdır.
Her yakın kişiye yapılan devir otomatik olarak geçersiz değildir.
Ancak şartları varsa tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerinde bu konuda özel düzenlemeler bulunmaktadır.
Tasarrufun İptali Davası Alacağı Nasıl Tahsil Ettirir?
Tasarrufun iptali davasının amacı taşınmazın tapusunu mutlaka yeniden borçlu adına geçirmek değildir.
Temel amaç, kanuni şartları bulunan tasarrufun alacaklı bakımından etkisiz hale getirilerek ilgili mal üzerinde cebri icra imkanı sağlanmasıdır.
Örneğin borçlu 5 milyon TL değerindeki taşınmazını alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla üçüncü kişiye devretmişse, şartları oluştuğunda alacaklı bu işleme karşı tasarrufun iptali hükümlerine başvurabilir.
Borçlu Malını Takipten Önce Devrettiyse Yine Dava Açılabilir mi?
Tasarrufun mutlaka icra takibinden sonra yapılmış olması gerekmez.
Önemli olan;
borcun doğum tarihi,
tasarruf tarihi,
işlemin niteliği,
borçlunun mali durumu,
üçüncü kişinin konumu
gibi kanuni kriterlerdir.
Dolayısıyla icra takibinden önce yapılan mal devirleri de koşullar oluşmuşsa inceleme konusu olabilir.
Borçlunun Banka Hareketleri Araştırılabilir mi?
Alacaklı, borçlunun özel banka hesap hareketlerine dilediği şekilde erişemez.
Bankacılık verileri ve kişisel veriler hukuki koruma altındadır.
Ancak açılmış dava veya icra uyuşmazlığı kapsamında gerekli şartlar bulunuyorsa mahkeme veya yetkili merciler aracılığıyla belirli bilgi ve belgelerin celbi gündeme gelebilir.
Hukuka aykırı biçimde banka çalışanından bilgi almak veya üçüncü kişilerin hesaplarına yetkisiz erişmek doğru değildir.
Borçlunun Eşinin Malvarlığı Haczedilebilir mi?
Sırf evlilik nedeniyle hayır.
Borç bir eşe aitse diğer eşin kişisel malvarlığı otomatik olarak borçtan sorumlu hale gelmez.
Ancak borçlunun malını gerçekte karşılıksız veya mal kaçırma amacıyla eşine devrettiği iddia ediliyorsa tasarrufun iptali ve diğer hukuki yollar değerlendirilebilir.
Bu iki durum birbirinden ayrılmalıdır.
Borçlunun Anne veya Babasının Malları Haczedilebilir mi?
Sırf akrabalık nedeniyle hayır.
Borçlunun borcu nedeniyle;
annesinin,
babasının,
kardeşinin,
çocuğunun
kişisel malvarlığına haciz konulamaz.
Ancak bu kişilere borçlu tarafından yapılmış şüpheli malvarlığı devirleri varsa farklı hukuki değerlendirmeler gündeme gelebilir.
Borçlu Sigortasız Çalışıyorsa Ne Yapılabilir?
Borçlu fiilen çalışıyor ancak resmi kayıtlarda sigortalı görünmüyor olabilir.
Bu durum maaş haczi bakımından uygulamada sorun yaratabilir.
Ancak borçlunun işveren veya üçüncü kişi nezdindeki gerçek hak ve alacaklarının varlığı somut delillerle ortaya konulabiliyorsa üçüncü kişilerdeki alacakların haczine ilişkin yöntemler değerlendirilebilir.
Bununla birlikte yalnızca varsayıma dayanarak üçüncü kişiye borç yüklenemez.
Borçlu Elden Maaş Alıyorsa Haciz Mümkün mü?
Borçlunun ücretini elden alması, ücret alacağının hukuki niteliğini ortadan kaldırmaz.
Ancak fiili çalışma ve ücret ilişkisinin tespit edilmesi gerekebilir.
İşverenin gerçeğe aykırı beyanda bulunması halinde ayrıca hukuki sonuçlar gündeme gelebilir.
Bu tür dosyalarda somut delil son derece önemlidir.
Borçlu Kayıt Dışı Ticaret Yapıyorsa Ne Olur?
Borçlunun adına kayıtlı maaş bulunmamasına rağmen aktif ticari hayat sürdürmesi mümkündür.
Örneğin;
internet üzerinden satış,
danışmanlık,
inşaat işleri,
aracılık,
serbest çalışma
yapıyor olabilir.
Bu durumda ticari faaliyet nedeniyle üçüncü kişilerde doğan alacakların tespiti tahsilat bakımından önem kazanır.
Kripto Varlıklar Haczedilebilir mi?
Borçlunun kripto varlıklarının cebri icrası giderek önem kazanan bir konudur.
Ancak uygulanabilir yöntem;
varlığın Türkiye’deki kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde bulunması,
yurt dışındaki platformda tutulması,
kişisel cüzdanda saklanması
gibi faktörlere göre değişebilir.
Kripto varlığın ekonomik değer taşıması, tek başına pratikte kolayca haczedilebileceği anlamına gelmez.
Borçlunun Gelecekte İşe Başlaması Halinde Maaşı Haczedilebilir mi?
Borçlunun bugün çalışmaması ileride de çalışmayacağı anlamına gelmez.
Borçlu daha sonra sigortalı işe başlayabilir.
Dosyanın hukuki durumu ve haciz isteme hakkına ilişkin süreler dikkate alınarak ilerleyen dönemde maaş haczi imkanı değerlendirilebilir.
Bu nedenle tahsil edilemeyen dosyanın hiçbir şekilde takip edilmemesi önemli bir hata olabilir.
Borçlu Sonradan Mal Edinirse Haczedilebilir mi?
Şartları varsa evet.
Borçlu bugün malvarlığı bulunmayan biri olabilir ancak ileride;
ev satın alabilir,
araç edinebilir,
miras alabilir,
şirket kurabilir,
banka hesabına yüksek tutarda para girebilir.
Bu varlıklar doğduğunda dosyanın hukuki durumu çerçevesinde haciz imkanları değerlendirilebilir.
Borçlunun Hiçbir Malı Yoksa Borç Silinir mi?
Hayır.
Borçlunun o anda haczedilebilir malının bulunmaması borcun kendiliğinden sona ermesine neden olmaz.
Ancak;
zamanaşımı,
takip hukukundaki süreler,
haciz isteme süreleri,
dosyanın işlemden kaldırılması veya yenilenmesi
gibi konular ayrıca önemlidir.
Bu nedenle dosyanın yıllarca hiçbir işlem yapılmadan bırakılması doğru değildir.
Aciz Vesikası Nedir?
Borçlunun haczedilebilir mallarının alacağı tamamen karşılamaması halinde İcra ve İflas Kanununda düzenlenen koşullara göre aciz vesikası gündeme gelebilir.
Aciz vesikası özellikle;
borçlunun malvarlığının yetersizliğinin belgelenmesi,
tasarrufun iptali davaları,
alacağın sonraki dönemde takibi
bakımından önemli hukuki sonuçlara sahip olabilir.
Kesin ve geçici aciz vesikasının sonuçları birbirinden farklı olduğundan somut dosya ayrıca değerlendirilmelidir.
Maaşı ve Malı Olmayan Borçludan Tahsilat İçin 15 Adımlık Strateji
- İcra dosyasının hukuki durumunu kontrol edin.
- Banka varlıklarını araştırın.
- Taşınmaz kayıtlarını değerlendirin.
- Araçları araştırın.
- Ticaret sicili kayıtlarını inceleyin.
- Şirket ortaklıklarını belirleyin.
- Üçüncü kişilerden alacakları araştırın.
- Kira gelirlerini belirleyin.
- Hakediş ve ticari alacakları inceleyin.
- Fikri ve sınai hakları araştırın.
- Miras haklarını değerlendirin.
- Geçmiş mal devirlerini inceleyin.
- Yakın kişilere yapılan şüpheli transferleri araştırın.
- Tasarrufun iptali şartlarını değerlendirin.
- Dosyayı süreler bakımından düzenli takip edin.
Maaşı Olmayan Borçluda En Büyük Hata Nedir?
En büyük hata;
“SGK kaydı yok, tahsilat yapılamaz.”
diyerek dosyayı bırakmaktır.
Örneğin bir borçlunun maaşı bulunmayabilir ancak;
10 milyon TL değerinde taşınmazda payı,
3 milyon TL değerinde şirket hissesi,
kiracısından aylık 100.000 TL kira alacağı,
müşterisinden 2 milyon TL ticari alacağı
bulunabilir.
Bu kişinin maaşının olmaması ödeme gücünün bulunmadığını göstermez.
Örnek: Maaşı Yok Ama Şirket Ortağı
Borçlunun;
2.000.000 TL
borcu olduğunu düşünelim.
SGK araştırmasında aktif iş kaydı bulunmasın.
Ancak ticaret sicili incelemesinde borçlunun bir limited şirkette;
%40 pay sahibi
olduğu görülsün.
Ayrıca şirketten kar payı ve başka ekonomik haklarının bulunduğu tespit edilsin.
Bu durumda yalnızca maaş haczi yapılamadığı gerekçesiyle tahsilattan vazgeçilmemelidir.
Şirket payı ve diğer hakların haczedilebilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Örnek: Maaşı ve Malı Yok Ama Evini Kardeşine Devretmiş
Borçlunun;
maaşı yok,
bankada para yok,
üzerinde tapu yok
olsun.
Ancak tapu geçmişi incelendiğinde borcun doğduğu dönemden sonra 8 milyon TL değerindeki taşınmazını kardeşine devrettiği tespit edilmiş olsun.
Bu durumda;
satış bedeli,
ödeme belgeleri,
devir tarihi,
tarafların ilişkisi,
borçlunun mali durumu
incelenmelidir.
Şartları bulunuyorsa tasarrufun iptali davası önemli bir tahsilat aracı haline gelebilir.
Örnek: Borçlunun Hiç Malı Yok Ama Müşterisinden Alacağı Var
Borçlu bir danışman olsun.
Maaşlı çalışan değil.
Üzerinde ev ve araç da bulunmuyor.
Ancak bir şirket için tamamladığı proje nedeniyle;
750.000 TL
hizmet bedeli alacağı bulunuyor.
Bu durumda üçüncü kişi nezdindeki alacağın haczi, klasik maaş haczinden çok daha etkili olabilir.
İcra hukukunda önemli olan gelirin adına “maaş” denilmesi değil, borçlunun haczedilebilir bir ekonomik hakkının bulunmasıdır.
Tahsilat Olasılığı Nasıl Hesaplanmalıdır?
Alacaklı yalnızca varlığın bulunmasına değil net tahsil değerine bakmalıdır.
Örneğin borçlunun;
5 milyon TL değerinde aracı var,
ancak üzerinde 4,5 milyon TL rehin bulunuyor.
Buna karşılık başka bir şirketten;
2 milyon TL tahsil edilebilir ticari alacağı var.
Bu durumda ekonomik açıdan üçüncü kişideki alacağa yönelmek araç satışından daha verimli olabilir.
Başarılı icra takibi;
en çok malı haczetmek değil,
en hızlı ve en düşük maliyetle tahsil edilebilir varlığa yönelmek
üzerine kurulmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Borçlunun maaşı yoksa icra takibi yapılabilir mi?
Evet. Borçlunun maaşının bulunmaması icra takibi yapılmasını engellemez.
2. İşsiz birinden borç nasıl tahsil edilir?
Banka hesabı, taşınmaz, araç, şirket hissesi, kira geliri, üçüncü kişilerdeki alacaklar ve diğer haczedilebilir ekonomik haklar araştırılabilir.
3. Borçlunun üzerine hiçbir şey yoksa ne yapılabilir?
Mevcut varlıkların yanında geçmiş mal devirleri, üçüncü kişilerdeki alacaklar ve ileride edinilecek malvarlığı bakımından takip stratejisi oluşturulabilir.
4. Borçlunun eşi çalışıyorsa eşin maaşı haczedilebilir mi?
Sırf evlilik nedeniyle hayır. Borçlu olmayan eşin kişisel maaşı diğer eşin borcu nedeniyle otomatik olarak haczedilemez.
5. Borçlunun ailesinin malları haczedilebilir mi?
Sırf akrabalık nedeniyle anne, baba, kardeş veya çocukların malları borçlunun borcu için haczedilemez.
6. Borçlu sigortasız çalışıyorsa ne yapılabilir?
Gerçek iş ve alacak ilişkisi tespit edilebiliyorsa somut olayın özelliklerine göre üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haczi değerlendirilebilir.
7. Borçlunun şirket hissesi haczedilebilir mi?
Şirket türü ve payın hukuki niteliğine göre borçluya ait şirket paylarının haczi mümkün olabilir.
8. Borçlu evini eşine devrettiyse geri alınabilir mi?
Her devir otomatik olarak geçersiz değildir. Ancak İİK m.277 ve devamındaki şartlar bulunuyorsa tasarrufun iptali davası değerlendirilebilir.
9. Borçlunun gelecekte aldığı maaşa haciz konulabilir mi?
Dosyanın hukuki durumu ve kanuni süreler elveriyorsa borçlunun ileride işe başlaması halinde maaş haczi gündeme gelebilir.
10. Borçlunun hiçbir malı yoksa borç ortadan kalkar mı?
Hayır. O anda haczedilebilir mal bulunmaması borcu kendiliğinden sona erdirmez. Ancak zamanaşımı ve icra hukukundaki sürelerin takip edilmesi gerekir.
Maaş Yoksa Tahsilat Bitmez: Gelir Değil Malvarlığı Haritası Çıkarılmalıdır
Alacak tahsilinde borçlunun SGK kaydının bulunmaması yalnızca bir tahsil yönteminin, yani maaş haczinin, o anda kullanılamayabileceğini gösterir.
Tahsilat açısından daha önemli sorular şunlardır:
Borçlunun hangi bankalarda parası var?
Üzerinde taşınmaz veya araç var mı?
Hangi şirketlere ortak?
Kimlerden alacaklı?
Kira geliri var mı?
Hakediş bekliyor mu?
Yakın zamanda mal devretti mi?
Miras hakkı var mı?
Bu sorular cevaplanmadan;
“Borçlunun maaşı yok, tahsilat mümkün değil.”
sonucuna ulaşılması doğru değildir.
Maaşı Olmayan Borçludan Alacak Tahsilinde Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelindeki icra takiplerinde FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, maaşı veya düzenli geliri bulunmayan borçlulara karşı alternatif tahsil yöntemlerinin belirlenmesi konusunda hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle;
borçlu malvarlığı araştırması,
banka hesabı haczi,
taşınmaz ve araç haczi,
şirket paylarının haczi,
İİK m.89 haciz ihbarnamesi,
kira ve ticari alacakların haczi,
ihtiyati haciz,
tasarrufun iptali davaları,
aciz vesikası
ve yüksek tutarlı ticari alacakların tahsiline ilişkin stratejiler birlikte değerlendirilmektedir.
“Borçlunun Üzerine Hiçbir Şey Yok” Demeden Önce Araştırın
Borçlunun bugün maaşı veya malı bulunmayabilir.
Ancak alacak tahsilinde yalnızca bugünkü SGK kaydına bakmak yeterli değildir.
Borçlunun;
mevcut malvarlığı,
üçüncü kişilerdeki alacakları,
geçmiş mal devirleri
ve
gelecekte ortaya çıkabilecek ekonomik hakları
birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle yüksek tutarlı alacaklarda amaç rastgele haciz uygulamak değil, borçlunun gerçek ekonomik profilini çıkararak tahsil edilebilir varlığa en hızlı şekilde ulaşmaktır.
İcra takibi ve alacak tahsili konusunda hukuki değerlendirme için FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




