
Çocuğun İhmal Edildiğini Düşünen Anne veya Baba Ne Yapmalıdır? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026
Boşanmak İsteyen Eşi Tehdit Etmenin Hukuki Sonuçları Nelerdir? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026Boşanma sürecinde eş tehdit ediyor, mesaj gönderiyor, eve veya işyerine geliyor ya da çocuklar üzerinden baskı kuruyorsa acil koruma kararı nasıl alınır? 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma, iletişim yasağı, yaklaşmama ve tedbir sürecini 2026 güncel uygulamasıyla açıklıyoruz.
Boşanma davasının açılması veya eşlerden birinin boşanmak istediğini açıklaması bazı uyuşmazlıklarda tehdit, takip, hakaret, fiziksel şiddet veya yoğun psikolojik baskının artmasına neden olabilir. Eşin “Boşanırsan seni öldürürüm”, “Çocuğu bir daha göremezsin”, “İşyerine gelip seni rezil edeceğim” şeklinde tehditlerde bulunması ya da sürekli eve ve işyerine gelmesi hâlinde boşanma davasının sonucunun beklenmesi gerekmez.
Tehlikenin niteliğine göre 6284 sayılı Kanun kapsamında acil koruyucu ve önleyici tedbirler talep edilebilir. Boşanma davası henüz açılmamış olsa dahi şartları varsa koruma mekanizmalarından yararlanılması mümkündür.
Boşanma Davası Devam Ederken Koruma Kararı Alınabilir mi?
Evet. Boşanma davası ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınabilecek tedbirler birbirinden farklı hukuki korumalardır.
Boşanma davasının aylar veya yıllar sürebilecek olması, şiddet veya tehdit altında bulunan eşin bu süre boyunca beklemesi gerektiği anlamına gelmez. Somut risk varsa uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme gibi tedbirler gündeme gelebilir.
Örneğin boşanma davası açıldıktan sonra diğer eş sürekli telefonla arıyor, tehdit mesajları gönderiyor ve konutun önünde bekliyorsa tedbir talebi ayrıca değerlendirilebilir.
Eşin Tehdit Etmesi Koruma Kararı İçin Yeterli Olabilir mi?
Fiziksel saldırının gerçekleşmiş olması şart değildir. 6284 sayılı Kanun yalnızca gerçekleşmiş fiziksel şiddete karşı değil, şiddet tehlikesinin bulunduğu durumlarda da koruma sağlamayı amaçlamaktadır.
Bu nedenle eşin ciddi tehditlerde bulunması, kişiyi takip etmesi, eve veya işyerine gelerek baskı oluşturması, sürekli rahatsız etmesi veya başka davranışlarla güvenliği tehdit etmesi tedbir değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Her olay kendi koşulları içinde değerlendirilir.
Koruma Kararı Almak İçin Önce Boşanma Davası Açmak Gerekir mi?
Hayır. Koruma tedbiri talep edebilmek için önce boşanma davası açılması zorunlu değildir.
Şiddet veya şiddet tehlikesi mevcutsa boşanma davasından bağımsız şekilde 6284 sayılı Kanun kapsamında başvuru yapılabilir. Daha sonra boşanma davasının açılması da mümkündür.
Bu ayrım özellikle acil durumlarda önemlidir. Kişinin boşanma dilekçesini hazırlayıp dava açılmasını beklemesi gerekmeyebilir.
Acil Koruma Kararı Nereden İstenebilir?
Olayın niteliğine göre hâkimden koruyucu veya önleyici tedbir kararı talep edilebilir. Kanunda ayrıca mülkî amir ve kolluk amirleri bakımından belirli tedbir yetkileri düzenlenmiştir.
Özellikle gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda kanunun acil müdahaleye imkân sağlayan mekanizmaları bulunmaktadır.
Bu nedenle ciddi ve yakın bir tehlike söz konusuysa yalnızca boşanma dosyasında dilekçe verilmesini beklemek yerine olayın aciliyeti doğrultusunda kolluk ve diğer yetkili mercilere başvurulması önem taşıyabilir.
Eş Evden Uzaklaştırılabilir mi?
Şartları varsa evet.
Şiddet uygulayan veya şiddet uygulama tehlikesi bulunan kişi hakkında müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve korunan kişinin bulunduğu konuta, okula veya işyerine yaklaşmaması yönünde tedbir kararı verilebilir.
Burada evin tapusunun kimin üzerinde olduğu tek başına belirleyici değildir.
Örneğin konut tehdit eden eşin adına kayıtlı olsa bile 6284 sayılı Kanun kapsamında gerekli şartların bulunması hâlinde uzaklaştırma tedbiri gündeme gelebilir.
“Ev Benim, Beni Uzaklaştıramazlar” Denilebilir mi?
Hayır. Mülkiyet hakkı ile şiddete karşı koruma tedbirleri farklı hukuki konulardır.
Konutun tehdit veya şiddet uyguladığı iddia edilen eşin mülkiyetinde bulunması, gerekli koşullar varsa uzaklaştırma kararı verilmesini kendiliğinden engellemez.
Uzaklaştırma kararı taşınmazın mülkiyetini diğer eşe geçirmez. Tedbir, güvenliğin sağlanmasına yönelik geçici bir hukuki korumadır.
Eşin Eve Yaklaşması Yasaklanabilir mi?
Evet. Somut olayın gerektirmesi hâlinde korunan kişinin bulunduğu konuta yaklaşmama yönünde karar verilebilir.
Tedbir yalnızca müşterek konutla sınırlı kalmayabilir. İşyerine, okula veya kanunun öngördüğü diğer yerlere yaklaşmama yönünde tedbirler de gündeme gelebilir.
Bu nedenle başvuruda riskin yalnızca evde mi yoksa işyerinde, çocukların okulunda veya başka yerlerde mi devam ettiği açıkça anlatılmalıdır.
Eşin İşyerine Gelmesi Engellenebilir mi?
Şartları varsa evet. Özellikle boşanma sürecinde eşin diğer eşin işyerine sürekli gitmesi, tartışma çıkarması, tehdit etmesi veya çalışanlar ve müşteriler önünde baskı oluşturması hâlinde işyerine yaklaşmama tedbiri talep edilebilir.
Başvuruda yalnızca “Beni rahatsız ediyor” demek yerine olayların tarihleri ve davranışların niteliği mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır.
Telefonla Araması ve Mesaj Göndermesi Yasaklanabilir mi?
6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet uygulayan kişinin korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesine yönelik tedbir kararı verilebilir.
Dolayısıyla sürekli telefon araması, SMS göndermesi, WhatsApp üzerinden mesaj yazması veya farklı hesaplardan rahatsız etmeye devam etmesi tedbir kapsamında değerlendirilebilir.
Tedbir kararının kapsamı somut kararda açıkça belirtilir.
Sosyal Medyadan Mesaj Göndermek de İhlal Sayılabilir mi?
Kararda iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme tedbiri bulunuyorsa sosyal medya üzerinden yapılan iletişim de somut olay bakımından tedbir ihlali değerlendirmesine konu olabilir.
Özellikle yeni hesaplar açarak mesaj göndermek, başkalarının hesaplarını kullanmak veya sürekli çevrim içi temas kurmaya çalışmak ayrıca belgelenmelidir.
Aile Üyeleri Üzerinden Mesaj Gönderilirse Ne Olur?
Burada mesajın içeriği, kimin talimatıyla gönderildiği ve mevcut tedbir kararının kapsamı önemlidir.
Örneğin uzaklaştırılan eşin başka bir kişiyi kullanarak sürekli tehdit veya baskı mesajları göndermesi, “Ben yazmadım” denilerek otomatik olarak hukuken önemsiz hâle gelmez.
Somut bağlantının ortaya konulması gerekir.
Koruma Kararı İçin Darp Raporu Şart mı?
Hayır. Koruma kararı yalnızca fiziksel şiddet olaylarında gündeme gelmez ve her başvuruda darp raporu bulunması zorunlu değildir.
6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmayacağına ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır.
Bu hüküm, özellikle acil korumanın delil toplama süreci nedeniyle gecikmemesi bakımından önemlidir.
Bununla birlikte mevcut mesajların, görüntülerin, tutanakların veya diğer kayıtların korunması sonraki hukuki ve cezai süreçler açısından yararlı olabilir.
Tehdit Mesajları Delil Olarak Saklanmalı mı?
Evet. Mesajların hukuka uygun şekilde korunması önemlidir.
WhatsApp, SMS, e-posta veya sosyal medya üzerinden gönderilen tehditlerin yalnızca kırpılmış tek bir ekran görüntüsünün alınması yerine mümkün olduğunca konuşmanın bağlamının, gönderen hesabın veya numaranın ve tarih bilgilerinin korunması daha sağlıklı olabilir.
Ancak dijital deliller bakımından hukuka uygun elde edilme, aidiyet ve bütünlük ayrıca değerlendirilir.
Gizli Ses Kaydı Alınabilir mi?
Bu konuda dikkatli hareket edilmelidir. Her gizli ses kaydı otomatik olarak hukuka uygun delil değildir.
Olayın gerçekleşme biçimi, kişinin kendisine yönelen ani bir saldırı veya tehdit karşısında başka şekilde delil elde etme imkânının bulunup bulunmaması ve kaydın nasıl oluşturulduğu hukuki değerlendirmeyi etkileyebilir.
Bu nedenle “Eş tehdit ediyorsa bütün konuşmaları gizlice kaydetmek serbesttir” şeklinde genel bir kural yoktur.
Tanık Olmadan Koruma Kararı Alınabilir mi?
Tanığın bulunmaması tek başına koruma talebinin reddedilmesi gerektiği anlamına gelmez.
Özellikle aile içi tehdit ve şiddet olaylarının önemli bir bölümü üçüncü kişilerin bulunmadığı ortamlarda gerçekleşmektedir.
Başvurunun içeriği, olayların niteliği ve mevcut risk birlikte değerlendirilir.
Polis Tutanakları Önemli midir?
Evet. Daha önce kolluğa yapılan başvurular, olay tutanakları ve müdahale kayıtları sonraki süreçlerde önemli olabilir.
Örneğin eşin daha önce eve gelip kapıyı zorlaması nedeniyle polis çağrılmışsa bu olayın tarihinin ve ilgili kayıtların belirtilmesi başvurunun somutlaştırılmasına yardımcı olabilir.
Tehdit Nedeniyle Savcılığa Şikâyet Edilebilir mi?
Eylem Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturuyorsa ceza soruşturması ayrıca gündeme gelebilir.
Koruma tedbiri ile ceza soruşturması aynı şey değildir.
Bir tarafta kişinin güvenliğini sağlamak amacıyla koruyucu ve önleyici tedbirler alınabilirken diğer tarafta tehdit, hakaret, yaralama veya başka bir suç iddiası bakımından savcılık soruşturması yürütülebilir.
Bu iki süreç şartları varsa birlikte ilerleyebilir.
Ölüm Tehdidi Varsa Ne Yapılmalı?
“Boşanırsan seni öldürürüm”, “Seni yaşatmam” veya benzeri ciddi ifadeler sıradan boşanma tartışması olarak görülmemelidir.
Tehdidin içeriği, önceki şiddet olayları, silaha erişim, takip davranışları ve tehdidin tekrarlanması gibi unsurlar risk değerlendirmesinde önemlidir.
Yakın ve ciddi güvenlik riski bulunan olaylarda gecikmeden kolluğa başvurulması gerekir. Koruma tedbirleri yanında ceza hukuku bakımından da gerekli işlemler değerlendirilebilir.
Silahla Tehdit Varsa Silahın Teslimi İstenebilir mi?
6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet uygulayan kişinin silah taşıması veya bulundurması hâlinde silahın kolluğa teslim edilmesine yönelik tedbirler bulunmaktadır.
Kişinin kamu görevi nedeniyle silah taşıması gereken bir meslekte bulunması da kanundaki özel düzenlemeler çerçevesinde ayrıca ele alınmaktadır.
Başvuruda silahın varlığı biliniyorsa bu hususun açıkça belirtilmesi önemlidir.
Çocuklar da Koruma Kararına Dahil Edilebilir mi?
Somut olayda çocukların da tehdit veya şiddet riski altında bulunması hâlinde çocukların güvenliğini sağlayacak tedbirler gündeme gelebilir.
Özellikle eşin çocukları kullanarak diğer eşe baskı yaptığı veya çocukların yanında şiddet uyguladığı durumlarda bu husus mutlaka belirtilmelidir.
“Çocuğu Kaçırırım” Tehdidi Varsa Ne Yapılabilir?
Bu tür ifadeler olayın bütünlüğü içinde değerlendirilmelidir.
Boşanma davasında çocuğun geçici olarak hangi ebeveyn yanında kalacağı, kişisel ilişki ve velayete ilişkin tedbirler ayrıca talep edilebilir.
Çocuğun güvenliği bakımından somut ve ciddi bir risk varsa bunun aile mahkemesine açıkça bildirilmesi önemlidir.
Uzaklaştırma Kararı Çocukla Görüşmeyi Otomatik Olarak Bitirir mi?
Her zaman değil.
Eşler arasındaki uzaklaştırma tedbiri ile çocukla kişisel ilişki düzenlemesi farklı konulardır. Ancak çocuğun güvenliği bakımından risk bulunuyorsa kişisel ilişkinin sınırlandırılması, refakatçi eşliğinde gerçekleştirilmesi veya gerekli başka tedbirlerin uygulanması gündeme gelebilir.
Çocuğun üstün yararı esas alınmalıdır.
Tehdit Eden Eş Ortak Konuta Eşya Almaya Gelirse Ne Olur?
Mevcut uzaklaştırma kararının kapsamına aykırı şekilde konuta gelinmemelidir.
Kişisel eşyaların teslimi gerekiyorsa bunun güvenli ve hukuka uygun yöntemlerle gerçekleştirilmesi gerekir. Uzaklaştırma kararının ihlal edilmesi pahasına tek taraflı olarak konuta girilmesi doğru değildir.
Koruma Kararı Ne Kadar Sürede Çıkar?
6284 sayılı Kanun’un amacı tehlike altındaki kişinin hızlı biçimde korunmasıdır. Özellikle acil risk bulunan başvurularda tedbir mekanizmasının hızlı işletilmesi öngörülmektedir.
Ancak her dosya için “kesin olarak şu kadar saatte çıkar” şeklinde garanti verilmesi doğru değildir.
Başvuruda olayın aciliyeti açık biçimde belirtilmelidir.
Koruma Kararı Ne Kadar Süreyle Verilir?
Tedbirlerin süresi somut karar ve kanuni düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. İlk defasında en çok altı aylık tedbir kararı verilebilmesi mümkündür.
Şiddet veya şiddet tehlikesinin devam edeceğinin anlaşılması hâlinde tedbirlerin süresi veya şekli yeniden değerlendirilebilir.
Bu nedenle tedbir süresinin dolması, risk devam ettiği hâlde hiçbir şey yapılamayacağı anlamına gelmez.
Koruma Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Evet. 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen kararlara karşı kanunda öngörülen şekilde itiraz mümkündür.
Ancak itiraz edilmiş olması tek başına kişinin tedbir kararını yok sayarak hareket edebileceği anlamına gelmez.
Karar yürürlükte olduğu sürece kararın kapsamına uyulması gerekir.
Uzaklaştırma Kararı İhlal Edilirse Ne Olur?
Tedbir kararının ihlali hâlinde 6284 sayılı Kanun kapsamında zorlama hapsi gündeme gelebilir.
İlk ihlalde fiilin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre üç günden on güne kadar zorlama hapsi uygulanabilir. İhlalin tekrarı hâlinde süre on beş günden otuz güne kadar olabilir. Kanun, toplam zorlama hapsinin altı ayı geçemeyeceğini düzenlemektedir.
Bu nedenle uzaklaştırma veya iletişim yasağı “tavsiye niteliğinde” bir karar değildir.
Koruma Kararı Varken Eve Gelirse Ne Yapılmalı?
Tedbir kararına aykırılık varsa durum kolluğa bildirilmelidir.
Kişinin tartışmayı büyütmek, fiziksel müdahalede bulunmak veya kendi başına tedbiri uygulamaya çalışmak yerine güvenliğini koruyarak yetkili mercilere başvurması önemlidir.
İhlalin tarihi, saati ve mümkün olan hukuka uygun delilleri de korunmalıdır.
“Sadece Konuşmak İçin Geldim” Demek İhlali Ortadan Kaldırır mı?
Her zaman hayır.
Kararda belirli mesafede yaklaşmama veya konuta gelmeme tedbiri varsa kişinin “Ben kavga etmeye gelmedim” şeklindeki açıklaması tek başına tedbirin kapsamını ortadan kaldırmaz.
İhlal olup olmadığı somut kararın içeriğine göre değerlendirilir.
Koruma Kararı Boşanma Davasında Kusur Delili Olur mu?
Koruma kararı ile boşanma davasındaki kusur değerlendirmesi aynı hukuki mesele değildir.
Tedbir kararı verilmiş olması boşanma davasında diğer eşin bütün iddialarının otomatik olarak ispatlandığı anlamına gelmez.
Buna karşılık tehdit, şiddet, takip veya hakaret eylemleri boşanma davasında kusur değerlendirmesinin konusu olabilir. Bu eylemlerin nasıl ispatlandığı ayrıca değerlendirilir.
Koruma Kararı Velayeti Otomatik Olarak Etkiler mi?
Otomatik olarak velayetin diğer eşe verilmesi sonucunu doğurmaz.
Velayette temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Ancak çocuğa veya diğer ebeveyne yönelik şiddetin bulunması, çocuğun güvenliği ve gelişimi bakımından ciddi bir unsur olabilir ve mahkeme tarafından değerlendirilir.
Tehdit Eden Eş Nafaka Ödemek Zorunda Kalır mı?
Koruma kararı ile nafaka farklı hukuki konulardır. Bununla birlikte 6284 sayılı Kanun kapsamında hâkimin gerekli gördüğü durumlarda nafakaya ilişkin tedbirler de gündeme gelebilir; ayrıca boşanma davasında TMK hükümleri kapsamında tedbir nafakası talep edilebilir.
Her olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumları ayrıca değerlendirilir.
Boşanma Davasında Eş Tehdit Ediyorsa Başvuruda Ne Yazılmalı?
Başvuru mümkün olduğunca somut hazırlanmalıdır.
“Eşim beni tehdit ediyor” demek yerine olayların ne zaman ve nasıl gerçekleştiği açıklanabilir. Örneğin eşin hangi tarihte hangi tehdidi söylediği, mesaj gönderip göndermediği, eve veya işyerine gelip gelmediği, daha önce şiddet yaşanıp yaşanmadığı ve çocukların risk altında olup olmadığı belirtilmelidir.
Ayrıca hangi tedbirlerin neden gerekli olduğu açıkça anlatılmalıdır.
Hangi Koruma Tedbirleri Talep Edilebilir?
Somut olayın özelliklerine göre eşin müşterek konuttan uzaklaştırılması, konuta veya işyerine yaklaşmaması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi, çocuklara veya gerekli görülen diğer kişilere yaklaşmaması ve silahını teslim etmesi gibi farklı tedbirler gündeme gelebilir.
Her dosyada bütün tedbirlerin talep edilmesi yerine mevcut riskle bağlantılı tedbirlerin belirlenmesi daha doğru olur.
Boşanma Davasında Eş Tehdit Ediyorsa Acil Koruma Kararı Nasıl Alınır?
Boşanma davası açılmış olsun veya olmasın, tehdit ve şiddet tehlikesi mevcutsa 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma mekanizmaları kullanılabilir. Fiziksel saldırının gerçekleşmesini beklemek zorunlu değildir.
Özellikle ölüm tehdidi, ısrarlı takip, silahla tehdit, eve zorla gelme, işyerinde rahatsız etme veya çocuklar üzerinden ciddi baskı kurulması söz konusuysa olayın aciliyeti başvuruda açıkça ortaya konulmalıdır.
Koruma tedbiri talebinde yalnızca geçmişte yaşanan olayların anlatılması değil, gelecekte ortaya çıkabilecek riskin neden devam ettiğinin açıklanması da önemlidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, boşanma sürecinde tehdit ve şiddet vakalarında boşanma davasının sonucu beklenmeden güvenliği sağlayacak tedbirlerin değerlendirilmesi ve mevcut mesaj, tutanak, görüntü ve diğer delillerin hukuka uygun biçimde korunması gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Boşanma ve Koruma Kararı Süreçleri
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde boşanma sürecinde ortaya çıkan tehdit, aile içi şiddet, uzaklaştırma, iletişim yasağı, velayet ve tedbir uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Özellikle boşanma davası öncesinde veya dava devam ederken tehditlerin yoğunlaşması hâlinde koruma süreci ile boşanma, velayet ve gerektiğinde ceza soruşturmasının birbirleri üzerindeki etkileri birlikte değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Boşanma davası açmadan uzaklaştırma kararı alabilir miyim?
Evet. Şartları varsa 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler için önce boşanma davası açılması zorunlu değildir.
2. Eşim beni sadece mesajla tehdit ediyor, koruma kararı alabilir miyim?
Fiziksel saldırının gerçekleşmiş olması şart değildir. Mesajların içeriği ve mevcut risk değerlendirilerek uygun tedbirler gündeme gelebilir.
3. Koruma kararı için darp raporu zorunlu mu?
Hayır. Özellikle koruyucu tedbirler bakımından kanunda delil veya belge aranmamasına ilişkin düzenleme bulunmaktadır.
4. Eşim evin sahibi olsa bile evden uzaklaştırılabilir mi?
Şartları varsa evet. Taşınmazın mülkiyeti tek başına uzaklaştırma tedbirine engel değildir.
5. Uzaklaştırma kararı eşimin beni telefonla aramasını da engeller mi?
Kararda iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme tedbiri bulunuyorsa buna aykırı iletişim tedbir ihlali değerlendirmesine konu olabilir.
6. Eşim uzaklaştırma kararına rağmen eve gelirse ne olur?
Durum kolluğa bildirilebilir. Tedbir kararının ihlali zorlama hapsine neden olabilir.
7. Ölüm tehdidi varsa savcılığa da başvurabilir miyim?
Eylem suç oluşturuyorsa koruma tedbirinden bağımsız olarak ceza soruşturması da gündeme gelebilir.
8. Koruma kararı çocukları da kapsayabilir mi?
Çocukların güvenliği bakımından gerekli olması hâlinde çocuklara ilişkin koruyucu tedbirler de değerlendirilebilir.
9. Koruma kararı velayeti otomatik olarak bana verir mi?
Hayır. Velayet çocuğun üstün yararı esas alınarak ayrıca değerlendirilir. Ancak şiddet ve tehdit iddiaları bu değerlendirmede önemli olabilir.
10. Tehdit mesajlarını silmeli miyim?
Hayır. Mevcut dijital kayıtların hukuka uygun biçimde ve mümkün olduğunca bütünlüğü korunarak saklanması yararlı olabilir.
Uzman Hukuki Destek
Boşanma sürecinde tehdit, takip veya aile içi şiddet nedeniyle acil koruma ihtiyacı bulunan kişiler bakımından tedbir taleplerinin gecikmeden ve olayın risk düzeyini ortaya koyacak şekilde hazırlanması önemlidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ve Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde boşanma davaları, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma ve uzaklaştırma kararları, velayet tedbirleri ve aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




