
Boşanma Davasında Eş Tehdit Ediyorsa Acil Koruma Kararı Nasıl Alınır? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026
Boşanma Sürecinde Eş Sürekli Arıyor ve Mesaj Atıyorsa Ne Yapılabilir? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026Boşanmak isteyen eşin tehdit edilmesi halinde ne olur? Ölüm tehdidi, çocukla tehdit, özel görüntüleri yayma tehdidi, WhatsApp mesajları, ses kayıtları, uzaklaştırma kararı, ceza soruşturması, boşanma ve tazminat üzerindeki etkilerini 2026 güncel uygulaması kapsamında açıklıyoruz.
Eşlerden birinin boşanmak istemesi üzerine diğer eşin “Boşanırsan seni öldürürüm”, “Çocuklarını bir daha göremezsin”, “Ailene zarar veririm”, “Fotoğraflarını herkese gönderirim” veya benzeri ifadeler kullanması yalnızca eşler arasındaki tartışma olarak değerlendirilemez. Kullanılan sözlerin içeriğine ve somut olayın koşullarına göre ceza soruşturması, koruyucu ve önleyici tedbirler, boşanma davasında kusur değerlendirmesi ve maddi veya manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Boşanmak isteyen eşin tehdit edilmesi özellikle ayrılık sürecinin başında ciddi risk yaratabilir. Bu nedenle olayın yalnızca “boşanma davasında kullanılacak bir delil” olarak görülmemesi, kişinin güvenliği ile aile ve ceza hukuku sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Boşanmak İsteyen Eşi Tehdit Etmek Suç mudur?
Kullanılan söz ve davranışlar Türk Ceza Kanunu’ndaki tehdit suçunun unsurlarını oluşturuyorsa ceza sorumluluğu doğabilir. Her sert söz tehdit suçu oluşturmaz; ancak kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut bütünlüğüne ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi ciddi ceza hukuku sonuçları doğurabilir.
Örneğin eşine “Boşanma davası açarsan seni öldüreceğim” diyen kişinin davranışı, olayın bütün özellikleri dikkate alınarak tehdit suçu kapsamında değerlendirilebilir.
“Boşanırsan Seni Öldürürüm” Demek Ne Anlama Gelir?
Bu tür bir ifade, basit bir öfke sözü olduğu gerekçesiyle otomatik olarak önemsiz kabul edilmez. Sözün söylendiği ortam, tarafların geçmişte yaşadığı olaylar, daha önce fiziksel şiddet bulunup bulunmadığı, failin silaha erişimi, tehditlerin tekrarlanıp tekrarlanmadığı ve mağdur üzerinde yarattığı etki değerlendirmede önem taşıyabilir.
Tehdidin gerçekten gerçekleştirilebilmesi için saldırının fiilen meydana gelmiş olması gerekmez. Tehdit suçu ile daha sonra gerçekleştirilen fiziksel saldırı ayrıca değerlendirilir.
Boşanma Davası Açılmasını Engellemek İçin Tehdit Edilirse Ne Olur?
Hiçbir eş tehdit yoluyla evliliği sürdürmeye zorlanamaz. “Davayı açarsan seni mahvederim” veya “Boşanırsan ailene zarar veririm” gibi sözler somut içeriklerine göre ceza hukuku bakımından değerlendirilirken aynı zamanda boşanma davasında evlilik birliğinin geldiği noktayı gösteren önemli olgular arasında yer alabilir.
Tehdit, eşin dava açma iradesini baskı altına almak amacıyla kullanılmışsa bunun zamanı ve içeriği özellikle önemlidir.
Tehdit Boşanma Davasında Kusur Sayılır mı?
Eşe yönelik ciddi tehditler boşanma davasındaki kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Aile mahkemesi tarafların evlilik süresindeki davranışlarını bir bütün olarak değerlendirir.
Bu nedenle tehdit eyleminin varlığı kanıtlanabiliyorsa boşanmanın mali sonuçları bakımından da önem taşıyabilir. Bununla birlikte tek bir olaydan hareketle otomatik kusur oranı belirlenmez; tarafların tüm kusurlu davranışları birlikte değerlendirilir.
Tehdit Nedeniyle Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Şartları oluştuğunda boşanmanın fer’i sonuçları kapsamında manevi tazminat talebi gündeme gelebilir. Tehditlerin kişinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması bu değerlendirmede önem taşıyabilir.
Ancak “tehdit varsa mutlaka belirli miktarda tazminat alınır” şeklinde bir kural bulunmamaktadır. Tarafların kusur durumları, eylemin ağırlığı ve somut olayın özellikleri değerlendirilir.
WhatsApp’tan Gönderilen Tehdit Mesajları Delil Olur mu?
WhatsApp mesajları boşanma ve ceza dosyalarında önemli delillerden biri olabilir. Bununla birlikte yalnızca ekran görüntüsünün bulunması her tartışmayı sona erdirmez.
Mesajın gerçekten karşı taraf tarafından gönderilip gönderilmediği, konuşmanın tamamının bulunup bulunmadığı, ekran görüntüsünün kesilip kesilmediği, tarih ve saat bilgileri ile mesajın bağlamı tartışma konusu olabilir.
Bu nedenle tehdit mesajlarının yalnızca tek bir ekran görüntüsü şeklinde değil, mümkün olduğu ölçüde konuşma bütünlüğü korunarak muhafaza edilmesi önemlidir.
Silinen Tehdit Mesajları Yine de İspatlanabilir mi?
Mesajın silinmiş olması olayın hiçbir şekilde ispatlanamayacağı anlamına gelmez. Daha önce alınmış ekran görüntüleri, mesajın gönderildiği cihaz, karşı tarafa iletilmiş kayıtlar, olayın hemen sonrasında yapılan başvurular ve diğer destekleyici deliller değerlendirilebilir.
Bununla birlikte silinen her mesajın teknik olarak mutlaka geri getirilebileceği düşünülmemelidir.
Ses Kaydındaki Tehdit Boşanma Davasında Kullanılabilir mi?
Ses kayıtlarında en önemli konulardan biri kaydın nasıl elde edildiğidir. Hukuka aykırı şekilde oluşturulan deliller bakımından ciddi sorunlar doğabilir.
Bu nedenle “Eşim beni tehdit ediyor, gizlice her konuşmasını kaydedebilirim” şeklinde genel bir sonuç doğru değildir. Kişinin kendisine yönelen ani ve başka şekilde ispatlanması güç bir saldırıyı kaydetmesi ile önceden planlı biçimde eşin özel konuşmalarını sürekli kayıt altına alması aynı şekilde değerlendirilemez.
Somut olayın koşulları ayrıca incelenmelidir.
Telefon Görüşmesinde Yapılan Tehdit Nasıl İspatlanabilir?
Telefon görüşmesinin içeriği ile telefon trafik kayıtları birbirinden ayrılmalıdır. HTS kayıtları taraflar arasında belirli zamanda iletişim bulunduğunu gösterebilir; ancak kural olarak görüşmede hangi cümlelerin söylendiğini göstermez.
Bu nedenle tehdit iddiası yalnızca “O gün beni aradı” olgusuna değil, varsa başka delillere de dayanmalıdır.
Tanık Tehdit Olayını İspatlayabilir mi?
Tehdidi doğrudan duyan veya gören kişinin beyanı önemli olabilir. Buna karşılık eşinden veya başka bir kişiden sonradan duyduğu olayı anlatan kişinin beyanı ile tehdide bizzat şahit olan kişinin beyanı aynı ağırlıkta değerlendirilmez.
Tanığın olay sırasında nerede bulunduğu ve hangi sözleri bizzat duyduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.
Çocuk Üzerinden Eşi Tehdit Etmek Hukuka Uygun mudur?
“Boşanırsan çocuğu sana göstermem”, “Çocuğu alıp yurt dışına giderim” veya çocuğa zarar verileceğine ilişkin sözler birbirinden farklı hukuki niteliklere sahip olabilir.
Özellikle çocuğa zarar verme tehdidi ciddi şekilde ele alınmalıdır. Çocuğun diğer ebeveyn üzerinde baskı kurmak amacıyla kullanılması, aile mahkemesinin velayet ve kişisel ilişki değerlendirmesinde de önem taşıyabilir.
Velayet, eşlerden birini cezalandırma veya ödüllendirme aracı değildir. Mahkeme çocuğun üstün yararını esas alır.
“Çocuğu Bir Daha Göremezsin” Demek Velayeti Etkiler mi?
Tek bir cümle otomatik olarak velayetin kaybedilmesi sonucunu doğurmaz. Ancak çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini sistematik biçimde engelleme, çocuğu çatışmanın içine çekme ve tehdit aracı olarak kullanma davranışları velayet değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Mahkeme çocuğun yaşı, bakım düzeni, güvenliği, eğitim hayatı, ebeveynlerin davranışları ve diğer bütün koşulları birlikte değerlendirir.
Özel Fotoğraf veya Videoları Yaymakla Tehdit Etmek Ne Sonuç Doğurur?
Boşanmak isteyen eşin özel görüntülerini ailesine, işyerine veya internete göndermekle tehdit edilmesi ayrıca ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
Somut davranışın niteliğine göre tehdit dışında şantaj, özel hayatın gizliliğinin ihlali veya kişisel verilere ilişkin suçlar gibi farklı ceza hukuku hükümleri gündeme gelebilir.
Görüntülerin gerçekten yayımlanması hâlinde ise yalnızca tehdit aşamasından farklı ve ilave hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.
“Boşanırsan Fotoğraflarını Ailene Gönderirim” Şantaj Sayılır mı?
Somut olayın koşullarına göre şantaj suçu yönünden değerlendirme yapılabilir. Özellikle kişiyi boşanma hakkını kullanmaktan vazgeçirmeye zorlamak amacıyla özel görüntülerin açıklanacağı tehdidinin kullanılması halinde tehdidin amacı, talep edilen davranış ve kullanılan baskı yöntemi ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
Her olayın suç vasfı kullanılan kelimelerden ziyade eylemin bütününe göre belirlenir.
Ekonomik Olarak Tehdit Etmek Mümkün müdür?
Boşanma sürecinde “Seni parasız bırakırım”, “Bütün hesapları boşaltırım”, “Evden hiçbir şey alamazsın” gibi sözlerle de karşılaşılmaktadır.
Her ekonomik baskı ifadesi TCK anlamında tehdit suçunu oluşturmayabilir. Bununla birlikte ekonomik şiddet niteliğindeki davranışlar aile hukuku ve 6284 sayılı Kanun kapsamında önem taşıyabilir.
Ayrıca malvarlığının gerçekten kaçırılmaya başlanması hâlinde yalnızca tehdit sözlerine değil, gerçekleştirilen somut işlemlere karşı da hukuki tedbirler değerlendirilmelidir.
Eş Banka Hesaplarını Boşaltmakla Tehdit Ediyorsa Ne Yapılmalı?
Öncelikle hesapların kime ait olduğu, paranın hukuki niteliği ve gerçekten para transferleri yapılıp yapılmadığı belirlenmelidir. Boşanma davasındaki mal rejimi uyuşmazlığı ile hesap sahibinin banka üzerindeki tasarruf yetkisi aynı konu değildir.
Malvarlığının elden çıkarılmasına ilişkin somut risk varsa aile hukuku ve mal rejimi hükümleri kapsamında uygun geçici hukuki koruma seçenekleri değerlendirilebilir.
“Evi Satarım, Sana Hiçbir Şey Bırakmam” Tehdidi Varsa Ne Yapılabilir?
Taşınmazın mülkiyeti, aile konutu niteliği, tapu kayıtları ve eşler arasındaki mal rejimi önemlidir. Aile konutu söz konusuysa Türk Medeni Kanunu’nun aile konutuna ilişkin özel hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle böyle bir tehditle karşılaşıldığında yalnızca mesajların saklanması değil, taşınmazın güncel tapu durumunun ve aile konutu niteliğinin değerlendirilmesi de önem taşıyabilir.
Boşanmak İsteyen Eş Evden Çıkmaya Zorlanabilir mi?
Eşin tehdit veya şiddet kullanılarak konuttan çıkarılmaya çalışılması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Şiddet riski bulunan durumlarda 6284 sayılı Kanun kapsamında müşterek konuttan uzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsisi gibi tedbirler gündeme gelebilir.
Bu nedenle “Ev benim üzerime kayıtlı, istediğim zaman eşimi çıkarırım” yaklaşımı her durumda doğru değildir.
Tehdit Eden Eş Hakkında Uzaklaştırma Kararı Alınabilir mi?
Koşulları bulunuyorsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler talep edilebilir.
Somut olaya göre şiddet uygulayan kişinin müşterek konuttan uzaklaştırılması, korunan kişinin bulunduğu konuta, okula veya işyerine yaklaşmaması ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi gibi tedbirler gündeme gelebilir.
Hangi tedbirin gerekli olduğu riskin niteliğine göre belirlenir.
Fiziksel Şiddet Olmadan Uzaklaştırma Kararı Alınabilir mi?
6284 kapsamındaki koruma yalnızca fiziksel saldırı gerçekleştikten sonra gündeme gelen bir mekanizma değildir. Tehdit ve psikolojik şiddet niteliğindeki davranışlar da somut koşullarda koruyucu veya önleyici tedbir ihtiyacına yol açabilir.
Bu nedenle kişinin önce fiziksel saldırıya uğramasını beklemesi gerektiği şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
Uzaklaştırma Kararı İçin Boşanma Davası Açılmış Olması Gerekir mi?
Hayır. Koruma tedbirleri ile boşanma davası birbirinden farklı süreçlerdir. Henüz boşanma davası açılmamış olması, kanuni şartları mevcutsa 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir talep edilmesine engel değildir.
Tehdit Eden Eş Telefonla veya Mesajla Rahatsız Etmeye Devam Ederse Ne Olur?
Verilmiş bir tedbir kararında iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme yükümlülüğü bulunuyorsa bu yükümlülüğe aykırılık ayrıca önem taşır.
Tedbir kararının ihlal edilmesinin 6284 sayılı Kanun kapsamında zorlama hapsine kadar varabilen sonuçları bulunabilir.
Bu nedenle tedbir kararının kapsamı ve ihlal edildiğini gösteren kayıtlar muhafaza edilmelidir.
Tehdit İçeren Mesajlar Silinmeli mi?
Hayır. Delil niteliği taşıyabilecek mesajların öfkeyle silinmesi ileride ispat sorununa neden olabilir.
Ekran görüntülerinde mümkün olduğunca gönderen bilgisi, tarih, saat ve konuşmanın bağlamı korunmalıdır. Bununla birlikte delil toplamak amacıyla karşı tarafın hesabına izinsiz girmek, şifre kırmak veya hukuka aykırı yazılım kullanmak doğru değildir.
Tehdit Mesajlarının Noterden Tespiti Zorunlu mudur?
Her dijital delilin geçerli olabilmesi için mutlaka noter tespiti yapılması gerektiği şeklinde genel bir kural yoktur. Noter işlemleri bazı durumlarda mevcut içeriğin belirli tarihteki görünümünü belgelemeye yardımcı olabilir ancak delilin hukuka uygunluğu, gerçekliği ve karşı tarafa aidiyeti konusundaki bütün tartışmaları otomatik olarak sona erdirmez.
Savcılığa Şikâyet Edilebilir mi?
Tehdit veya başka bir suç işlendiği düşünülüyorsa Cumhuriyet Başsavcılığına veya yetkili kolluk birimlerine başvurulması mümkündür. Suçun niteliğine göre soruşturma usulü ve şikâyet şartları farklılık gösterebilir.
Başvuruda mümkün olduğunca olayın tarihi, kullanılan ifadeler, iletişim yöntemi ve mevcut deliller açık şekilde belirtilmelidir.
Tehdit Nedeniyle Eş Hemen Tutuklanır mı?
Hayır. Tehdit iddiasının bulunması otomatik olarak tutuklama sonucu doğurmaz. Ceza muhakemesinde tutuklama ayrı kanuni koşullara bağlı bir koruma tedbiridir.
Buna karşılık tutuklama koşullarının bulunmaması, koruyucu veya önleyici başka tedbirlerin uygulanamayacağı anlamına gelmez.
Silahla Tehdit Edilmesi Durumu Değiştirir mi?
Evet. Silah kullanılarak gerçekleştirilen tehdit daha ağır ceza hukuku değerlendirmelerine yol açabilir. Ayrıca kişinin güvenliği bakımından risk seviyesini ciddi şekilde artırabilir.
Bu tür olaylarda varsa silahın niteliği, ruhsat durumu, olayın gerçekleşme biçimi ve geçmiş şiddet vakaları ayrıca değerlendirilmelidir.
Eşin Ailesini Tehdit Etmek de Suç Olabilir mi?
Tehdit yalnızca eşin kendisine yönelmek zorunda değildir. Kanundaki şartların oluşması hâlinde kişinin yakınına yönelik saldırı tehdidi de ceza hukuku kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin “Boşanırsan babana zarar veririm” şeklindeki sözler somut olayın koşullarına göre ayrıca incelenebilir.
İşyerine Gelmekle Tehdit Etmek Ne Sonuç Doğurur?
“İşyerine gelip seni rezil edeceğim” şeklindeki her ifade aynı suç tipini oluşturmaz. Ne yapılacağına ilişkin tehdidin içeriği önemlidir.
Buna karşılık işyerine gelerek saldırıda bulunma, sürekli takip, hakaret, tehdit veya huzur bozucu davranışlar gerçekleştirilmesi farklı suç ve tedbir hükümlerini gündeme getirebilir.
Sürekli Takip Edilen Eş Ne Yapabilir?
Boşanmak isteyen kişinin evden işe, işten eve takip edilmesi, sürekli konumunun izlenmesi veya istemediği hâlde karşısına çıkılması somut davranışlara göre ısrarlı takip ve 6284 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilir.
Bu durumda olayların tarih ve yerleriyle birlikte belgelenmesi önemlidir.
GPS ile Eşi Takip Etmek Hukuka Uygun mudur?
Eşlerin evli olması birbirlerinin özel hayatı üzerinde sınırsız gözetim yetkisi vermez. Araca veya kişisel eşyaya gizlice takip cihazı yerleştirilmesi somut olayın özelliklerine göre özel hayat ve kişisel veriler bakımından ciddi hukuki sorunlar doğurabilir.
Evlilik, kişilerin özel hayat hakkını ortadan kaldırmaz.
Tehdit Altındaki Eş Çocukları Alıp Evden Ayrılabilir mi?
Bu sorunun cevabı somut risk, mevcut velayet düzeni ve çocukların güvenliği dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Şiddet tehlikesi bulunan olaylarda kişinin güvenliğinin sağlanması önceliklidir.
Ancak çocukların diğer ebeveynle ilişkisi ve devam eden mahkeme kararları da dikkate alınmalıdır. Özellikle mevcut velayet veya kişisel ilişki kararlarına aykırı keyfî uygulamalardan kaçınılmalıdır.
Tehdit Velayet Kararını Etkileyebilir mi?
Evet, çocuğun üstün yararı bakımından önem taşıyabilir. Eşine yönelik ağır şiddet veya tehdit davranışlarının çocuk üzerindeki etkileri aile mahkemesince değerlendirilebilir.
Ancak “tehdit suçu işlendi, velayet otomatik olarak diğer tarafa verilir” şeklinde bir kural yoktur.
Tehdit Nafakayı Etkiler mi?
Tehdit davranışı boşanmadaki kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir; ancak nafaka türlerinin her birinin kendine özgü şartları vardır.
Örneğin yoksulluk nafakası bakımından yalnızca tehdit olayına bakılmaz. Tarafların kusur durumu, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme ve ekonomik koşullar birlikte değerlendirilir.
Tehdit Nedeniyle Boşanma Davası Açılabilir mi?
Tehdit davranışları evlilik birliğinin temelinden sarsılması iddiası bakımından önemli olabilir. Eylemin niteliğine göre Türk Medeni Kanunu’ndaki özel boşanma sebeplerinin şartlarının oluşup oluşmadığı da ayrıca değerlendirilmelidir.
Davada hangi hukuki sebebe dayanılacağı somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Tehdit Edilen Eş Boşanma Davasında Neleri Delil Olarak Sunabilir?
Somut olaya göre WhatsApp ve SMS mesajları, e-postalar, hukuka uygun şekilde elde edilmiş ses veya görüntü kayıtları, tanık anlatımları, kolluk başvuruları, sağlık kayıtları, 6284 kapsamında verilen tedbir kararları ve diğer dijital kayıtlar değerlendirilebilir.
Ancak delilin varlığı kadar hukuka uygun elde edilmesi ve olayla bağlantısının kurulması da önemlidir.
Karşı Taraf “Mesajları Ben Göndermedim” Derse Ne Olur?
Mesajın belirli bir telefon numarasından veya kullanıcı hesabından gelmesi önemli olmakla birlikte aidiyet itirazı ortaya çıkabilir.
Bu durumda hesabın veya cihazın gerçek kullanıcısı, konuşmanın devamı, tarafların diğer yazışmaları ve gerektiğinde teknik incelemeler önem kazanabilir.
Yalnızca profil fotoğrafı veya kayıtlı kişi adı, her durumda mesajın belirli kişi tarafından gönderildiğini kesin olarak ispatlamaz.
Tehditten Sonra Özür Dilemek Suçu Ortadan Kaldırır mı?
Özür dilemek veya eşlerin sonradan konuşmaya devam etmesi önceki olayın hiç yaşanmamış olduğu anlamına gelmez.
Ancak sonraki davranışların ceza ve aile hukuku süreçlerine etkisi somut olayın niteliğine göre ayrıca değerlendirilebilir.
Eşler Barıştıktan Sonra Eski Tehditler Boşanma Davasında Kullanılabilir mi?
Burada özellikle affetme ve hoşgörü kavramları aile hukuku bakımından önem taşıyabilir. Eşlerin gerçek anlamda barışması ve evlilik birliğini sürdürmesi bazı geçmiş olayların daha sonraki boşanma davasında kusur olarak ileri sürülmesi bakımından değerlendirmeyi etkileyebilir.
Ancak yalnızca aynı evde kalmaya devam etmek veya zorunlu iletişim kurmak her durumda affetme anlamına gelmez.
Tehdit Edilen Eşin Yapmaması Gereken En Önemli Hata Nedir?
En önemli hatalardan biri, karşı tarafı kışkırtarak yeni tehdit mesajları elde etmeye çalışmaktır. Bir diğer hata ise karşı tarafın telefonuna, e-posta hesabına veya sosyal medya hesabına izinsiz girerek delil toplamaktır.
Delilin elde edilme yöntemi daha sonra hem boşanma hem ceza dosyasında ayrı bir tartışma yaratabilir.
Boşanmak İsteyen Eşi Tehdit Etmenin Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Boşanmak isteyen eşin tehdit edilmesi tek bir hukuk alanıyla sınırlı değildir. Kullanılan söz ve davranışlara göre ceza soruşturması, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler, boşanma davasında kusur değerlendirmesi, velayet ve kişisel ilişki incelemesi ile maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Özellikle ölüm veya yaralama tehdidi, silahla tehdit, çocuklara zarar verme tehdidi, özel görüntüleri yayma tehdidi ve sistematik takip iddialarında olayın risk boyutu da ayrıca değerlendirilmelidir.
Boşanma sürecindeki tehditlerin ispatında ise yalnızca tek bir ekran görüntüsüne dayanmak yerine mesajların bütünlüğünün korunması, tanıkların doğrudan ne gördüğünün belirlenmesi ve dijital delillerin hukuka uygun şekilde muhafaza edilmesi önemlidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, boşanma sürecindeki tehdit olaylarında aile mahkemesindeki boşanma davası, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirleri ve ceza soruşturmasının birbirinden farklı hukuki süreçler olduğunu; buna rağmen aynı olayın bu süreçlerin birden fazlası bakımından sonuç doğurabileceğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Boşanma ve Tehdit Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere boşanma sürecinde eşler arasında tehdit, şiddet, çocuk üzerinden baskı, özel görüntülerle tehdit ve malvarlığına yönelik baskı iddialarıyla karşılaşılabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, boşanma davaları, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat ile boşanma sürecinde ortaya çıkan ceza soruşturmalarının birlikte değerlendirilmesi konusunda hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. “Boşanırsan seni öldürürüm” demek suç mudur?
Sözün somut olayın koşulları içinde TCK’daki tehdit suçunun unsurlarını oluşturması hâlinde ceza sorumluluğu doğabilir.
2. Tehdit mesajlarını boşanma davasında kullanabilir miyim?
Hukuka uygun şekilde elde edilen ve aidiyeti ortaya konulabilen mesajlar delil olarak değerlendirilebilir. Konuşmanın bütünlüğünün korunması önemlidir.
3. Fiziksel şiddet olmadan uzaklaştırma kararı alınabilir mi?
Evet. Somut koşullarda tehdit ve psikolojik şiddet de 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir ihtiyacına yol açabilir.
4. Eşim özel fotoğraflarımı paylaşmakla tehdit ediyor, ne yapabilirim?
Olayın içeriğine göre tehdit veya şantaj başta olmak üzere ceza hukuku hükümleri ve 6284 kapsamındaki koruma tedbirleri değerlendirilebilir.
5. Tehdit eden eş velayeti otomatik olarak kaybeder mi?
Hayır. Velayet bakımından çocuğun üstün yararı esas alınır. Ancak tehdit ve şiddet davranışları değerlendirmede önemli olabilir.
6. Tehdit nedeniyle manevi tazminat istenebilir mi?
Boşanma davasında kanuni şartların oluşması hâlinde manevi tazminat talep edilebilir.
7. Telefon görüşmesinin HTS kaydı tehdidin içeriğini ispatlar mı?
Kural olarak hayır. HTS iletişim bulunduğunu gösterebilir ancak konuşmanın içeriğini göstermez.
8. Tehdit mesajlarını silen eş delilleri yok etmiş sayılır mı?
Mesajların silinmesi ispatı zorlaştırabilir ancak olayın başka delillerle ispatlanması mümkün olabilir.
9. Uzaklaştırma kararı için önce boşanma davası açmak gerekir mi?
Hayır. Kanuni koşullar mevcutsa boşanma davasından bağımsız olarak tedbir talep edilebilir.
10. Tehdit devam ediyorsa hangi süreçler birlikte değerlendirilmeli?
Kişinin güvenliği, 6284 kapsamındaki tedbirler, ceza soruşturması ve boşanma davasındaki delil ve talepler birlikte değerlendirilmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, boşanma sürecinde tehdit ve şiddet iddiaları, uzaklaştırma ve koruma tedbirleri, velayet, nafaka ve tazminat uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle boşanmak isteyen eşin tehdit edilmesi, WhatsApp ve dijital delillerin değerlendirilmesi, 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir talepleri ve boşanma davasındaki kusur değerlendirmesine ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




