
Boşanmada Eşin Şirketindeki Hisse Artışı ve Kâr Payı Talep Edilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
3 Eylül 2026
Boşanmada Eşin POS ve Ticari Hesap Gelirleri Nafakada Dikkate Alınır mı? 2026 Güncel Rehber
3 Eylül 2026Boşanma sürecinde eşlerden birinin şirket sahibi veya şirket ortağı olması hâlinde en önemli sorulardan biri, şirketin ticari defterlerinin ve mali kayıtlarının mahkeme tarafından incelenip incelenemeyeceğidir. Özellikle şirket sahibi eşin gerçek gelirini düşük gösterdiği, şirketten para çektiği, şirket malvarlığını azalttığı, kâr paylarını gizlediği, şirket hisselerini yakınlarına devrettiği veya şirket üzerinden kişisel malvarlığı oluşturduğu iddialarında ticari kayıtlar uyuşmazlığın çözümünde son derece önemli hâle gelebilir.
Ancak boşanma davasının açılmış olması, eşlerden birine diğer eşin şirketinin bütün ticari sırlarını sınırsız biçimde inceleme hakkı vermez.
Mahkeme açısından temel mesele, talep edilen şirket kayıtlarının uyuşmazlığın çözümü için gerekli olup olmadığıdır. Mal rejiminin tasfiyesi, nafaka, şirket paylarının gerçek değeri, eşin gerçek ekonomik gücü veya mal kaçırma iddialarının araştırılması bakımından şirket kayıtları gerekli hâle gelmişse belirli dönem ve işlemler yönünden kayıtların dosyaya getirtilmesi ve gerektiğinde bilirkişi tarafından incelenmesi gündeme gelebilir.
Boşanma Davasında Eşin Şirket Kayıtları İstenebilir mi?
Evet, gerekli olduğu ölçüde istenmesi mümkün olabilir.
Örneğin eş bir limited şirketin yüzde 100 ortağıdır ve boşanma davasında aylık gelirinin yalnızca resmi maaşından ibaret olduğunu ileri sürmektedir. Buna karşılık şirket hesabından düzenli olarak kişisel harcamalarının karşılandığı, şirketten yüksek miktarlarda para çekildiği veya kendisine kâr payı ödendiği iddia edilmektedir.
Böyle bir durumda yalnızca bordrodaki maaşa bakılması eşin gerçek ekonomik durumunu ortaya çıkarmayabilir.
Şirket kayıtlarının uyuşmazlıkla ilgili bölümleri önem kazanabilir.
Ancak şirketin bütün ticari faaliyetlerinin hiçbir sınırlama olmaksızın incelenmesi yerine, uyuşmazlıkla bağlantılı kayıtların belirlenmesi daha doğru bir yöntemdir.
Ticari Defterler Boşanma Davasında İncelenebilir mi?
Türk Ticaret Kanunu ticari defterlerin belirli durumlarda mahkeme tarafından incelenebilmesine ilişkin düzenlemeler içermektedir.
Özellikle malvarlığı hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda ticari defterlerin kapsamlı biçimde incelenmesine ihtiyaç ortaya çıkabilir.
Şirket sahibi eşin malvarlığının belirlenmesi, şirket payının değerinin tespiti veya şirket üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen mali işlemlerin araştırılması gereken bir uyuşmazlıkta ticari defterler önemli bir bilgi kaynağı olabilir.
Ancak ticari defterlerin incelenmesi ile şirketin doğrudan boşanma davasının tarafı hâline gelmesi birbirinden farklıdır.
Şirket ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir.
Bu nedenle şirket malvarlığı ile şirket ortağı eşin kişisel malvarlığı mutlaka birbirinden ayrılmalıdır.
Hangi Ticari Defterler Önemli Olabilir?
Uyuşmazlığın niteliğine göre yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter kayıtları başta olmak üzere şirketin mali ve ticari kayıtları önem taşıyabilir.
Ancak şirketli boşanmalarda yalnızca kanuni ticari defterlere bakılması her zaman yeterli değildir.
Şirketin finansal tabloları, genel kurul kararları, pay sahipliği kayıtları, kâr dağıtım kararları, ortaklar cari hesapları, banka kayıtları, sermaye artırımlarına ilişkin belgeler ve belirli işlemlerin dayanağı olan muhasebe belgeleri de önem kazanabilir.
Özellikle muhasebe kayıtlarında görünen bir işlemin gerçek ekonomik sebebinin anlaşılabilmesi için işlemin dayanak belgelerinin de değerlendirilmesi gerekebilir.
Şirketin Yevmiye Defteri Neden Önemlidir?
Yevmiye defteri şirketin ticari işlemlerinin muhasebe sistemine kaydedildiği temel defterlerden biridir.
Örneğin şirket ortağı eşe yapılan bir ödeme, şirketin başka bir şirkete gönderdiği yüksek tutarlı para veya şirketten çıkan olağan dışı bir ödeme yevmiye kayıtlarında görülebilir.
Ancak yevmiye kaydında bir para hareketinin bulunması, o işlemin mal rejimi bakımından hukuki niteliğini tek başına belirlemez.
İşlemin neden yapıldığı, karşılığında ne alındığı ve muhasebe kaydının hangi belgeye dayandığı ayrıca araştırılmalıdır.
Defteri Kebir Boşanma Davasında Neden Önemlidir?
Defteri kebir, şirketin muhasebe hesaplarındaki hareketlerin belirli hesaplar altında izlenmesini sağlar.
Özellikle şirket ortağıyla şirket arasındaki ekonomik ilişkinin incelenmesinde belirli muhasebe hesapları önemli olabilir.
Örneğin şirket ortağının şirkete borçlu veya şirketten alacaklı gösterilmesi, şirketten yapılan para çekimleri veya ortağa ilişkin bazı ödemeler muhasebe hesaplarında takip edilebilir.
Bu kayıtların bilirkişi tarafından şirketin diğer mali belgeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Ortaklar Cari Hesabı Boşanmada İncelenebilir mi?
Evet. Şirket ortağı eşlerin bulunduğu boşanma ve mal rejimi uyuşmazlıklarında en önemli kayıt gruplarından biri ortaklar cari hesabı olabilir.
Şirket sahibi eş resmi olarak aylık 50.000 TL maaş aldığını ileri sürerken şirketten yıl boyunca milyonlarca liralık para çekmiş olabilir.
Bu paralar ortaklar cari hesabında takip edilmiş olabilir.
Ancak şirketten ortağa yapılan her ödeme otomatik olarak gelir veya kâr payı değildir.
Ödeme gerçek bir borç ilişkisine dayanabilir, masraf iadesi olabilir, avans niteliğinde olabilir veya başka bir hukuki sebebi bulunabilir.
Bu nedenle yalnızca hesap hareketinin varlığı değil, işlemin gerçek ekonomik niteliği araştırılmalıdır.
Şirketin Banka Hesapları İncelenebilir mi?
Uyuşmazlığın çözümü için gerekli olması hâlinde şirket banka hareketleri de önem kazanabilir.
Özellikle şirketten şirket ortağı eşin kişisel hesabına yapılan transferler mal rejimi veya nafaka uyuşmazlıklarında dikkat çekebilir.
Örneğin şirketten eşin kişisel hesabına düzenli olarak yüksek tutarlı para transferleri yapılıyorsa bu ödemelerin nedeninin belirlenmesi gerekebilir.
Maaş mı?
Kâr payı mı?
Borç mu?
Masraf iadesi mi?
Avans mı?
Ortaklar cari hesabından para çekilmesi mi?
Bu ayrım yapılmadan şirket hesabından kişisel hesaba geçen bütün paraların doğrudan gelir olarak kabul edilmesi doğru değildir.
Şirket Hesabından Eşin Kişisel Harcamaları Yapılmışsa Ne Olur?
Şirket sahibi eş şirket kredi kartını veya banka hesabını kişisel harcamalarında kullanıyor olabilir.
Örneğin kişisel seyahat, konut gideri, özel araç masrafı veya başka kişisel harcamaların şirket tarafından karşılandığı ileri sürülebilir.
Bu durumda söz konusu giderlerin gerçekten ticari faaliyet kapsamında mı yoksa ortağa sağlanan kişisel ekonomik menfaat niteliğinde mi olduğu araştırılabilir.
Bu inceleme özellikle nafaka uyuşmazlıklarında eşin gerçek yaşam standardının belirlenmesi bakımından önem kazanabilir.
Şirket Sahibinin Gerçek Geliri Ticari Defterlerden Tespit Edilebilir mi?
Ticari defterler bu konuda önemli deliller sağlayabilir ancak tek başına her zaman yeterli değildir.
Şirketin cirosu şirket sahibinin kişisel geliri değildir.
Şirketin 100 milyon TL ciro yapması, şirket sahibinin 100 milyon TL kişisel gelir elde ettiği anlamına gelmez.
Aynı şekilde şirketin 20 milyon TL kâr etmesi de şirket sahibinin doğrudan 20 milyon TL gelir elde ettiği anlamına gelmez.
Şirket ile ortak birbirinden ayrıdır.
Bu nedenle şirket sahibinin gerçek ekonomik durumunun belirlenmesinde maaş, kâr payı, huzur hakkı, şirketten yapılan ödemeler ve sağlanan diğer ekonomik menfaatlerin niteliği birlikte değerlendirilebilir.
Şirketin Kâr Payı Kayıtları İncelenebilir mi?
Evet.
Şirketin geçmiş yıllarda kâr dağıtıp dağıtmadığı, hangi ortağa ne kadar kâr payı ödendiği ve bu ödemelerin ne zaman gerçekleştirildiği mal rejimi bakımından önemli olabilir.
Özellikle evlilikten önce edinilmiş şirket paylarında bu konu daha da önemlidir.
Çünkü şirket payının kendisinin kişisel mal olması ile bu paydan evlilik döneminde elde edilen gelirlerin mal rejimindeki niteliği aynı değildir.
Bu nedenle şirketin genel kurul kararları ve kâr dağıtım kayıtları incelenebilir.
Şirket Kâr Ettiği Hâlde Kâr Dağıtmıyorsa Ne Olur?
Şirketin kâr elde etmesi, şirket ortağının aynı miktarda kâr payı elde ettiği anlamına gelmez.
Kâr şirket bünyesinde bırakılmış olabilir.
Yeni yatırım yapılacak olabilir.
Borçlar ödeniyor olabilir.
İşletme sermayesi güçlendiriliyor olabilir.
Dolayısıyla kâr dağıtılmaması tek başına mal kaçırma olarak nitelendirilemez.
Buna karşılık boşanma sürecinin başlamasından sonra şirketin geçmiş uygulamasından belirgin biçimde farklı hareket ettiği, şirket sahibinin kâr dağıtımını bilinçli olarak engellediği veya ekonomik değeri başka yöntemlerle şirket dışına çıkardığı ileri sürülüyorsa daha ayrıntılı inceleme gerekebilir.
Şirketin Geçmiş Yıllara Ait Kayıtları İncelenebilir mi?
Evet, uyuşmazlıkla bağlantılı olması hâlinde geçmiş dönem kayıtları önem taşıyabilir.
Örneğin şirket boşanma sürecinden önceki beş yıl boyunca düzenli olarak yüksek kâr açıklamış ancak boşanmanın gündeme geldiği yıl aniden zarar açıklamış olabilir.
Bu durum tek başına usulsüzlük anlamına gelmez.
Ekonomik kriz, müşteri kaybı, yatırım giderleri, finansman maliyetleri veya sektör koşulları gerçekten şirketin kârlılığını azaltmış olabilir.
Ancak olağan dışı değişimin nedeninin belirlenmesi için geçmiş dönem finansal verileriyle karşılaştırma yapılabilir.
Boşanmadan Önce Şirketin İçi Boşaltılmışsa Ticari Defterlerden Anlaşılabilir mi?
Bazı durumlarda anlaşılabilir.
Örneğin boşanma sürecinden kısa süre önce şirketin önemli taşınmazları, araçları veya makineleri satılmış olabilir.
Şirketin banka hesaplarındaki para ilişkili başka şirketlere gönderilmiş olabilir.
Şirketin alacakları devredilmiş olabilir.
Şirketin önemli varlıkları yakın akrabalara veya ilişkili kişilere satılmış olabilir.
Bu işlemlerin ticari defterlerde ve dayanak belgelerinde izleri bulunabilir.
Ancak her varlık satışı veya para transferi mal kaçırma değildir.
Gerçek ticari nedenin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Şirketten Akrabalara Yapılan Para Transferleri İncelenebilir mi?
Eşin şirketinden anne, baba, kardeş veya yakın arkadaşlarına yüksek tutarlı transferler yapıldığı iddia ediliyorsa işlemlerin uyuşmazlıkla bağlantılı bölümü önem taşıyabilir.
Örneğin şirket boşanma sürecinden birkaç ay önce şirket sahibinin kardeşine 10 milyon TL göndermiş olabilir.
Transfer gerçek bir ticari borcun ödenmesi olabilir.
Şirket kardeşten mal veya hizmet satın almış olabilir.
Borç vermiş olabilir.
Buna karşılık gerçek bir ekonomik karşılığı bulunmayan işlem olduğu iddia ediliyorsa şirket kayıtları ve dayanak belgeleri birlikte değerlendirilmelidir.
İlişkili Şirketlere Para Aktarılması Araştırılabilir mi?
Evet.
Şirket sahibi eş birden fazla şirketi kontrol ediyor olabilir.
Kârlı şirketten diğer şirkete yüksek tutarlı para transferleri yapılmış, şirket varlıkları piyasa değerinin altında başka şirkete satılmış veya ticari faaliyet başka şirkete kaydırılmış olabilir.
Bu işlemler tamamen gerçek ticari sebeplere dayanabilir.
Ancak şirketin değerini boşanma öncesinde yapay biçimde düşürdüğü iddia ediliyorsa ilişkili şirket işlemleri önem kazanabilir.
Şirketin Taşınmaz Kayıtları İncelenebilir mi?
Şirketin sahibi olduğu taşınmazlar şirket payının ekonomik değerinin belirlenmesinde önemli olabilir.
Şirket bilançosunda yıllar önceki kayıt değerleriyle görünen bir taşınmazın güncel piyasa değeri çok daha yüksek olabilir.
Örneğin şirketin bilançosunda düşük kayıt değeriyle bulunan fabrika arsası bugün yüz milyonlarca lira değerinde olabilir.
Bu nedenle yalnızca bilanço rakamına bakılarak şirketin gerçek ekonomik değerine ulaşılması her zaman mümkün değildir.
Şirket Araçları ve Makineleri Değerlemeye Girer mi?
Şirketin faaliyet alanına göre araçlar, makineler, üretim tesisleri, stoklar ve diğer maddi varlıklar şirket değerinin önemli unsurları olabilir.
Özellikle üretim şirketlerinde bilanço rakamlarının gerçek ekonomik değeri yansıtıp yansıtmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ancak şirketin her varlığının piyasa değerini toplayıp doğrudan şirket değerine ulaşmak da her zaman doğru değildir. Şirketin borçları ve faaliyet yapısı da dikkate alınmalıdır.
Şirketin Borçları da İncelenir mi?
Evet.
Şirket değerlemesinde yalnızca varlıklara bakılması hatalı olur.
Şirketin banka kredileri, ticari borçları, vergi ve diğer mali yükümlülükleri ile gerçek borçları da değerlendirilmelidir.
Ancak boşanma öncesinde olağan dışı biçimde ortaya çıktığı ileri sürülen borçların gerçekliği ayrıca tartışılabilir.
Örneğin şirketin yakın akrabaya milyonlarca lira borçlu gösterilmesi hâlinde borcun dayanağı araştırılabilir.
Şirketin Pay Defteri İncelenebilir mi?
Şirket türüne ve uyuşmazlığın niteliğine göre pay sahipliğine ilişkin kayıtlar önemlidir.
Özellikle eşin şirketteki pay oranının evlilik süresinde değiştiği iddia ediliyorsa geçmiş pay hareketleri araştırılabilir.
Eş evlilik tarihinde şirketin yüzde 20 ortağıyken boşanma tarihinde yüzde 70 ortağı olmuş olabilir.
Bu durumda yeni hisselerin hangi tarihte ve hangi kaynakla edinildiğinin belirlenmesi mal rejimi bakımından önem taşıyabilir.
Sermaye Artırımları Neden Önemlidir?
Şirket evlilikten önce kurulmuş olabilir ancak evlilik döneminde önemli sermaye artırımları yapılmış olabilir.
Şirket sahibi eş sermaye artırımına evlilik dönemindeki çalışma gelirlerinden katılmış olabilir.
Bu durumda edinilmiş mal niteliğindeki kaynakların kişisel mal niteliğindeki şirket yatırımına aktarılması gündeme gelebilir.
Buna karşılık sermaye artırımının miras veya başka bir kişisel mal kaynağıyla finanse edilmiş olması sonucu değiştirebilir.
Bu nedenle sermaye artırımının yalnızca tarihi değil finansman kaynağı da önemlidir.
Evlilik Sırasında Şirket Hissesi Satın Alınmışsa Ticari Kayıtlar Önemli midir?
Evet.
Şirketin evlilikten önce kurulmuş olması, eşin bütün paylarının evlilikten önce edinildiğini göstermez.
Eş evlilik sırasında başka ortakların hisselerini satın almış olabilir.
Bu payların hangi bedelle ve hangi kaynaktan satın alındığının belirlenmesi gerekir.
Banka hareketleri, pay devir belgeleri ve şirket kayıtları bu noktada birlikte değerlendirilebilir.
Boşanma Öncesi Hisse Devri Ticari Kayıtlardan Tespit Edilebilir mi?
Eş boşanma öncesinde hisselerini kardeşine, anne veya babasına ya da başka bir kişiye devretmiş olabilir.
Pay devrinin gerçekleşmiş olması tek başına mal kaçırma anlamına gelmez.
Ancak satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği, devralanın ekonomik ödeme gücü, şirketin gerçek değeri ve işlemden sonra şirketin fiili kontrolünün kimde kaldığı gibi hususlar önemlidir.
Örneğin 50 milyon TL değerindeki payların çok düşük bir bedelle yakın akrabaya devredildiği ileri sürülüyorsa işlemin ekonomik gerçekliği tartışılabilir.
Şirket Kayıtları Mal Kaçırmayı Ortaya Çıkarabilir mi?
Evet, özellikle farklı kayıtların birlikte değerlendirilmesi hâlinde önemli bulgular elde edilebilir.
Ancak tek bir muhasebe kaydından doğrudan “mal kaçırma vardır” sonucu çıkarılması doğru değildir.
Şirketin banka hareketleri, ticari defterleri, sözleşmeleri, faturaları, genel kurul kararları ve işlemlerin ekonomik gerekçeleri birlikte değerlendirilmelidir.
İşlemin zamanı da önemlidir.
Özellikle boşanma veya mal rejimi uyuşmazlığının ortaya çıkmasından hemen önce gerçekleştirilen olağan dışı işlemler daha ayrıntılı inceleme gerektirebilir.
Şirket Kayıtları Nafaka Davasında Kullanılabilir mi?
Şirket sahibi eşin gerçek ekonomik gücünün belirlenmesi bakımından şirketle olan mali ilişkileri önem taşıyabilir.
Örneğin eş resmi olarak düşük maaş alıyor ancak lüks bir yaşam sürüyor olabilir.
Şirket kendisine araç tahsis etmiş olabilir.
Konut giderlerini şirket karşılıyor olabilir.
Şirket kredi kartıyla yüksek kişisel harcamalar yapılıyor olabilir.
Şirketten düzenli para transferleri gerçekleştiriliyor olabilir.
Bu unsurlar eşin gerçek ekonomik durumunun değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Ancak şirketin bütün cirosu veya kârı doğrudan eşin kişisel geliri olarak kabul edilmemelidir.
Şirket Kayıtları Mal Rejiminin Tasfiyesi Davasında Daha mı Önemlidir?
Çoğu şirketli boşanma dosyasında şirket kayıtlarının asıl önemi mal rejiminin tasfiyesi aşamasında ortaya çıkar.
Şirket hisselerinin kişisel veya edinilmiş mal niteliği, evlilik sırasında yapılan yeni pay edinimleri, şirket paylarının gerçek ekonomik değeri, şirketten alınan gelirler, eşler arasındaki katkılar ve boşanma öncesindeki olağan dışı işlemler bu aşamada önem taşıyabilir.
Boşanmanın kendisi ile mal rejiminin tasfiyesi hukuken farklı taleplerdir. Bu nedenle hangi kaydın hangi uyuşmazlık bakımından gerekli olduğu doğru belirlenmelidir.
Ticari Defterler Bilirkişi Tarafından İncelenebilir mi?
Evet.
Özellikle mali ve muhasebesel konularda bilirkişi incelemesi gerekebilir.
Bilirkişi şirket kayıtlarını inceleyerek örneğin şirketten ortağa yapılan transferleri, sermaye hareketlerini, belirli muhasebe hesaplarını, geçmiş dönem finansal verilerini veya şirketin ekonomik durumunu değerlendirebilir.
Şirket değerlemesinin gerekli olduğu dosyalarda ise yalnızca muhasebe kayıtlarının okunması yeterli olmayabilir. Şirketin niteliğine uygun bir değerleme çalışması gerekebilir.
Şirketin Defterleri Mahkemeye Getirilmek Zorunda mıdır?
İncelemenin nasıl gerçekleştirileceği somut olaya göre değişebilir.
Ticari defterlerin bulunduğu yerde bilirkişi incelemesi yapılması veya ilgili kayıtların mahkemenin belirlediği yöntemle incelenmesi mümkün olabilir.
Özellikle elektronik defter kullanılan şirketlerde kayıtların teknik niteliği ayrıca önem taşır.
Burada önemli olan mahkemenin hangi kayıtların incelenmesine karar verdiği ve incelemenin uyuşmazlığın çözümü için hangi kapsamda gerekli olduğudur.
Şirket Kayıtlarını Vermekten Kaçınmak Davayı Kazandırır mı?
Hayır.
Bir tarafın veya ilgili kişinin kayıtları ibraz etmemesi hâlinde uygulanacak hukuki sonuç, talep edilen belgenin niteliğine, kimin elinde bulunduğuna ve mahkemenin verdiği ara karara göre değerlendirilir.
Bu nedenle “şirket defterleri verilmezse diğer eş otomatik olarak haklı sayılır” şeklinde genel bir sonuç doğru değildir.
Bununla birlikte mahkemenin usulüne uygun şekilde ibrazını istediği kayıtların haklı bir sebep olmaksızın sunulmaması usul hukuku bakımından sonuç doğurabilir.
Şirket Ticari Sır Olduğunu Söyleyerek Kayıtları Gizleyebilir mi?
Ticari sırların korunması önemlidir ancak “ticari sır” ifadesi mahkeme incelemesini her durumda engelleyen mutlak bir kalkan değildir.
Uyuşmazlığın çözümü için gerekli kayıtlarla şirketin korunması gereken ticari bilgilerinin dengelenmesi gerekir.
Örneğin mal rejimi davasının çözümü için şirket sahibine yapılan ödemeler araştırılıyorsa şirketin bütün müşteri listelerinin veya teknik üretim sırlarının dosyaya alınması gerekmeyebilir.
Bu nedenle incelemenin amacı ve kapsamı doğru sınırlandırılmalıdır.
Şirketin Müşteri ve Tedarikçi Bilgileri de İncelenir mi?
Her dosyada gerekli değildir.
Mal rejimi uyuşmazlığı şirketin müşteri portföyünün veya ilişkili taraf işlemlerinin şirket değerine etkisiyle ilgiliyse bazı bilgiler önem kazanabilir.
Ancak uyuşmazlıkla hiçbir ilgisi bulunmayan şirket sırlarının sırf boşanma davası bulunduğu için incelenmesi gerektiği söylenemez.
Ölçülülük ve uyuşmazlıkla bağlantı önemlidir.
Şirket Kayıtları Silinmiş veya Değiştirilmişse Ne Yapılabilir?
Kayıtların sonradan değiştirildiği veya eksiltildiği iddiası varsa yalnızca mevcut çıktılarla yetinilmemesi gerekebilir.
Elektronik defterler, banka kayıtları, faturalar, üçüncü kişilerde bulunan belgeler ve diğer bağımsız veriler arasında karşılaştırma yapılabilir.
Örneğin şirket muhasebesinde görünmeyen bir transfer banka kayıtlarında mevcut olabilir.
Banka kaydı ile muhasebe kaydı arasındaki uyumsuzluk ayrıca açıklanmalıdır.
Şirketin Muhasebecisindeki Kayıtlar Önemli midir?
Şirketin mali müşaviri veya muhasebe sisteminde bulunan kayıtlar uyuşmazlık bakımından önem taşıyabilir.
Ancak muhasebecinin elindeki her belge doğrudan ve sınırsız şekilde talep edilebilir sonucuna varılmamalıdır.
Belgenin uyuşmazlıkla ilgisi, mahkeme kararı ve usul kuralları dikkate alınmalıdır.
Şirketin E-Defter Kayıtları İncelenebilir mi?
Evet.
Günümüzde birçok şirket ticari defterlerini elektronik ortamda tutmaktadır.
E-defter kayıtlarının teknik bütünlüğü, ilgili dönemlere ait beratlar ve kayıtların birbirleriyle uyumu önem taşıyabilir.
Özellikle kayıtların sonradan oluşturulduğu veya değiştirildiği iddialarında teknik inceleme gerekebilir.
Ancak bilirkişinin görevi yalnızca veriyi görmek değil, mahkemenin belirlediği uyuşmazlık çerçevesinde mali sonuçlarını değerlendirmektir.
Şirket Kayıtları Tek Başına Yeterli midir?
Her zaman değil.
Özellikle mal kaçırma iddialarında şirket kayıtları banka hareketleri ve işlemin dayanağı belgelerle karşılaştırılmalıdır.
Örneğin muhasebede “borç ödemesi” olarak kaydedilen 5 milyon TL’lik transferin gerçekten bir borcun ödenmesine ilişkin olup olmadığı ayrıca araştırılabilir.
Borç sözleşmesi, önceki banka transferi, fatura veya başka dayanak bulunup bulunmadığı önem taşıyabilir.
Bu nedenle şirket kayıtlarının ekonomik gerçeklikle uyumu değerlendirilmelidir.
Şirketin Değeri Sadece Bilanço Üzerinden Belirlenebilir mi?
Her zaman değil.
Bilanço şirket hakkında önemli bilgiler sağlar ancak şirketin gerçek ekonomik değerinin tamamını göstermeyebilir.
Özellikle şirketin sahip olduğu taşınmazların kayıtlı değeri ile piyasa değeri arasında ciddi fark bulunabilir.
Marka değeri, iştirakler veya başka ekonomik unsurlar bilanço rakamlarının ötesinde değerlendirme gerektirebilir.
Bunun yanında şirketin borçlarının da doğru şekilde dikkate alınması gerekir.
Bilirkişi Şirket Kayıtlarını Eksik İnceler İse İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
Örneğin bilirkişi yalnızca son yıl bilançosunu incelemiş ancak uyuşmazlığın konusu beş yıllık kâr dağıtımlarıysa rapor eksik olabilir.
Aynı şekilde şirketin önemli taşınmazları, ilişkili şirket işlemleri, ortaklar cari hesabı veya sermaye artırımları incelenmemiş olabilir.
Bilirkişi raporuna genel ifadelerle değil, hangi kayıt veya işlemin neden incelenmesi gerektiği açıklanarak somut şekilde itiraz edilmesi önemlidir.
Boşanma Davasında Şirketin Bütün Defterlerini İstemek Doğru mudur?
Her zaman değil.
“Şirketin son on yıllık bütün defterlerinin getirtilmesini istiyorum.” şeklindeki son derece geniş talepler yerine, uyuşmazlığın konusu ve araştırılmak istenen ekonomik işlem belirlenmelidir.
Örneğin amaç şirket sahibinin aldığı kâr paylarını belirlemekse ilgili yılların finansal tabloları ve kâr dağıtım kararları daha doğrudan önem taşıyabilir.
Amaç şirketten yakın akrabaya yapılan belirli bir transferi araştırmaksa ilgili tarih aralığındaki muhasebe ve banka kayıtlarının incelenmesi daha etkili olabilir.
Bu yaklaşım hem delil talebinin somutlaştırılmasını hem de bilirkişi incelemesinin daha sağlıklı yürütülmesini sağlayabilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki Şirketli Boşanma Davalarında Kayıt İncelemesinin Önemi
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi ticari faaliyetlerin yoğun olduğu şehirlerde şirket ortağı eşlerin bulunduğu boşanma ve mal rejimi uyuşmazlıklarında şirket kayıtlarının doğru incelenmesi milyonlarca liralık fark yaratabilir.
Özellikle aile şirketleri, holding yapıları, birden fazla şirketi bulunan eşler, şirket taşınmazları, ilişkili şirketler arasındaki transferler ve ortaklar cari hesaplarının bulunduğu dosyalarda yalnızca kişisel banka hesabına bakılması gerçek ekonomik tabloyu ortaya çıkarmayabilir.
Bununla birlikte şirket ile şirket ortağının malvarlığı mutlaka birbirinden ayrılmalıdır. Şirketin malvarlığı doğrudan eşin kişisel malvarlığı değildir. Mal rejimi tasfiyesinde esas olarak şirket payının niteliği ve ekonomik değeri ile şirketten eşe geçen veya eşin malvarlığını etkileyen ekonomik değerler üzerinde durulmalıdır.
Şirketli Boşanma Davalarında Profesyonel Hukuki ve Mali İnceleme Neden Önemlidir?
Şirket ortağı eşlerin bulunduğu boşanma uyuşmazlıklarında yalnızca boşanma hukuku bilgisi yeterli olmayabilir. Aile hukuku, şirketler hukuku, muhasebe ve şirket değerleme konuları birbiriyle bağlantılı hâle gelebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket sahibi veya şirket ortağı eşlerin bulunduğu boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi uyuşmazlıklarında ticari kayıtların hukuki açıdan değerlendirilmesi, şirket paylarının araştırılması, kâr dağıtımlarının tespiti, olağan dışı şirket işlemlerinin incelenmesi ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından yürütülen bu tür uyuşmazlıklarda temel amaç şirketin bütün kayıtlarını gereksiz biçimde dosyaya taşımak değil; uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilecek mali işlemleri belirlemek ve gerekli kayıtların hedefli biçimde incelenmesini sağlamaktır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Boşanma davasında eşimin şirketinin ticari defterleri incelenebilir mi?
Uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli olması hâlinde ticari defter ve şirket kayıtlarının ilgili bölümlerinin incelenmesi gündeme gelebilir.
2. Eşim şirket sahibi olduğu için şirketin bütün banka hesaplarını görebilir miyim?
Boşanma davası diğer eşe şirketin bütün kayıtlarına sınırsız erişim hakkı vermez. Talep edilen kayıtların uyuşmazlıkla bağlantılı olması önemlidir.
3. Şirketin ortaklar cari hesabı incelenebilir mi?
Şirket ortağı eş ile şirket arasındaki para hareketlerinin araştırılması gerekiyorsa ortaklar cari hesabı önemli bir kayıt olabilir.
4. Şirketten eşimin hesabına gönderilen para gelir sayılır mı?
Her transfer otomatik olarak gelir değildir. Maaş, kâr payı, avans, borç, masraf iadesi veya başka bir işlem olabilir. Hukuki ve muhasebesel sebebi belirlenmelidir.
5. Şirketin cirosu eşimin geliri sayılır mı?
Hayır. Şirket ile şirket ortağı ayrı kişilerdir. Şirket cirosunun tamamı şirket sahibinin kişisel geliri olarak kabul edilemez.
6. Şirketin geçmiş yıllardaki kârları araştırılabilir mi?
Uyuşmazlıkla bağlantılı olması hâlinde geçmiş dönem finansal kayıtları ve kâr dağıtım kararları önem taşıyabilir.
7. Eşim şirket hisselerini kardeşine devrettiyse şirket kayıtları incelenebilir mi?
Pay devrinin mal rejimi bakımından önem taşıması hâlinde devir tarihi, bedeli, ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediği ve ilgili şirket kayıtları araştırılabilir.
8. Şirket kayıtları verilmezse eşim otomatik olarak haksız mı sayılır?
Hayır. İbraz etmemenin sonucu belgenin niteliğine, mahkemenin kararına ve usul hükümlerine göre değerlendirilir. Otomatik bir sonuçtan söz etmek doğru değildir.
9. Şirketin gerçek değeri sadece bilanço üzerinden hesaplanır mı?
Her zaman değil. Şirketin faaliyet alanına göre taşınmazları, makineleri, borçları, iştirakleri, kârlılığı ve diğer ekonomik unsurların da değerlendirilmesi gerekebilir.
10. Ticari defterleri mali müşavir bilirkişi inceleyebilir mi?
Mahkeme uyuşmazlığın niteliğine göre mali ve muhasebesel konularda bilirkişi incelemesine başvurabilir. Şirket değerlemesi gereken dosyalarda daha kapsamlı uzmanlık incelemesi de gerekli olabilir.
Uzman Hukuki Destek
Boşanma davasında eşin şirketinin bulunması hâlinde ticari defterlerin ve şirket kayıtlarının doğru kapsamda incelenmesi, özellikle şirket hisselerinin gerçek değeri, kâr payları, ortaklar cari hesabı, şirketten eşe yapılan para transferleri, sermaye artırımları, yakınlara yapılan devirler ve boşanma öncesindeki olağan dışı şirket işlemlerinin tespiti bakımından önemlidir.
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket sahibi eşlerin bulunduğu boşanma, mal rejiminin tasfiyesi, şirket hisselerinin değerlemesi ve şirket kayıtlarının incelenmesine ilişkin uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, şirketli boşanma uyuşmazlıklarında ticari kayıtların tespiti, gerekli belgelerin mahkemeden talep edilmesi, şirket değerlemesi, bilirkişi raporlarının incelenmesi ve mal rejiminden kaynaklanan alacakların takibi süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




