
Eşin Kendi Şirketine Para Aktarması Boşanmada Mal Kaçırma Sayılır mı? 2026 Güncel Rehber
3 Eylül 2026
Boşanma Davasında Eşin Şirketten Aldığı Kâr Payı Nasıl Tespit Edilir? 2026 Güncel Rehber
3 Eylül 2026Boşanma ve mal paylaşımı davalarında eşlerden birinin şirket ortağı, şirket müdürü, yönetim kurulu üyesi veya şirketin fiili hâkimi olması uyuşmazlığı önemli ölçüde karmaşıklaştırabilir. Özellikle boşanma süreci başlamadan hemen önce şirket hesabından yüksek miktarda para çekilmesi, şirket kasasının azaltılması, ortağa ödeme yapılması, ortaklar cari hesabının kapatılması, yüksek miktarda nakit çekilmesi veya şirket parasının ilişkili kişilere aktarılması hâlinde diğer eş açısından en önemli soru şudur: Boşanma öncesi şirketten çekilen para mal paylaşımından kaçırılmış sayılabilir mi?
Bu soruya her olay için doğrudan “evet” veya “hayır” şeklinde cevap vermek mümkün değildir.
Çünkü şirketin malvarlığı ile şirket ortağı olan eşin kişisel malvarlığı hukuken birbirinden ayrıdır. Bir limited veya anonim şirketin banka hesabındaki 10.000.000 TL, şirket paylarının tamamına sahip olsa bile doğrudan eşin kişisel banka hesabındaki 10.000.000 TL gibi değerlendirilemez.
Buna karşılık şirketten eşe aktarılan para, eşin şirketten olan alacağı, dağıtılan kâr payı, eşin şirkete daha önce verdiği paranın iadesi veya boşanma öncesinde şirket değerini azaltmaya yönelik olağan dışı işlemler mal rejiminin tasfiyesi açısından önem taşıyabilir.
Bu nedenle şirketli boşanma dosyalarında yalnızca “şirketten para çekildi mi?” sorusuna değil, paranın kime ait olduğu, neden çekildiği, nereye gittiği, muhasebede nasıl kaydedildiği ve şirket payının değerini nasıl etkilediği sorularına cevap aranmalıdır.
Şirketten Para Çekilmesi Tek Başına Mal Kaçırma Sayılır mı?
Hayır.
Şirketler günlük ticari faaliyetleri kapsamında sürekli para öder ve tahsil eder. Şirket hesabından yüksek miktarda para çıkması tek başına mal kaçırma anlamına gelmez.
Şirket;
tedarikçisine ödeme yapmış,
vergi borcunu ödemiş,
kredi kapatmış,
personel ücretlerini ödemiş,
yatırım yapmış,
makine veya araç satın almış,
ortağa olan gerçek borcunu ödemiş
olabilir.
Dolayısıyla şirket banka hesabında 5.000.000 TL çıkış görülmesi üzerine doğrudan “5 milyon TL mal kaçırılmıştır” sonucuna varılamaz.
Öncelikle işlemin gerçek ekonomik sebebi belirlenmelidir.
Şirketin Parası ile Eşin Parası Aynı Şey midir?
Hayır.
Bu ayrım şirketli boşanma davalarının temel noktalarından biridir.
Şirket ayrı bir tüzel kişiyse şirketin malvarlığı şirket ortağının kişisel malvarlığından ayrıdır.
Örneğin eş bir limited şirketin yüzde 100 payına sahip olabilir. Şirket hesabında 20.000.000 TL bulunması, diğer eşin bu paranın doğrudan yarısını talep edebileceği anlamına gelmez.
Mal rejiminin tasfiyesinde esas mesele, şirket ortağı olan eşin şirket payının ve şirketten doğan kişisel ekonomik haklarının hukuki niteliğidir.
Bu nedenle şirketli boşanmalarda:
“Şirketin kasasında 20 milyon TL var, bana 10 milyon TL düşer.”
şeklindeki hesap çoğu durumda hukuken doğru değildir.
Şirketten Eşin Kişisel Hesabına Para Gönderilirse Ne Olur?
Burada işlemin hukuki sebebi belirleyici hâle gelir.
Örneğin şirketten eşin kişisel hesabına 3.000.000 TL gönderilmiş olabilir.
Bu ödeme;
maaş,
prim,
kâr payı,
temettü,
huzur hakkı,
şirketten olan alacağın iadesi,
masraf iadesi,
ortaklar cari hesabının kapatılması
veya başka bir hukuki nedene dayanabilir.
Dolayısıyla banka transferinin şirketten ortağa yapılması tek başına yeterli değildir.
Paranın şirket muhasebesinde hangi hesaba kaydedildiği ve ödemenin gerçek ekonomik nedeni araştırılmalıdır.
Boşanmadan Hemen Önce Şirketten Milyonlarca Lira Çekilirse Ne Olur?
Zamanlama bu noktada önem kazanabilir.
Örneğin eşler arasında boşanma görüşmeleri 1 Mart 2026 tarihinde başlamış olsun.
Şirket ortağı eş 10 Mart’ta şirketten 2.000.000 TL, 20 Mart’ta 3.000.000 TL ve 1 Nisan’da 1.500.000 TL çekmiş olabilir.
Boşanma davası da 15 Nisan 2026 tarihinde açılmış olabilir.
Şirketin önceki yıllarında benzer büyüklükte çekimler bulunmuyorsa bu işlemlerin gerçek sebebinin araştırılması önem kazanır.
Ancak boşanmaya yakın tarihte yapılması dahi işlemleri tek başına mal kaçırma hâline getirmez.
Zamanlama + tutar + işlem sebebi + muhasebe kaydı + paranın sonraki hareketi birlikte değerlendirilmelidir.
Şirketten Çekilen Para Eşin Kişisel Hesabına Girerse Mal Paylaşımına Girer mi?
Paranın kaynağı ve hukuki niteliği belirlenmelidir.
Örneğin şirket eşe 2.000.000 TL kâr payı dağıtmış olabilir. Başka bir olayda şirket, eşin daha önce şirkete verdiği 2.000.000 TL borcu geri ödemiş olabilir.
İki işlem banka hesabında aynı şekilde “şirketten ortağa 2.000.000 TL” olarak görünebilir.
Ancak hukuki nitelikleri aynı değildir.
Bu nedenle şirketten kişisel hesaba geçen her para için paranın hangi hakka dayanılarak ödendiği tespit edilmelidir.
Şirketten Nakit Para Çekilirse Ne Olur?
Nakit çekimler özellikle yüksek malvarlıklı boşanma uyuşmazlıklarında dikkatle incelenmesi gereken işlemlerdendir.
Örneğin şirket hesabından boşanmadan iki ay önce 4.000.000 TL nakit çekilmiş olabilir.
Bu durumda:
Parayı kim çekti?
Şirketin hangi gideri için kullanıldı?
Şirket kasasına mı girdi?
Muhasebede nasıl kaydedildi?
Fatura veya gider belgesi bulunuyor mu?
Para ortağa mı verildi?
Daha sonra başka hesaba yatırıldı mı?
gibi sorular önem kazanır.
Ancak nakit çekilmiş olması tek başına paranın şirket ortağı eş tarafından mal kaçırmak amacıyla alındığını ispatlamaz.
Şirket Kasasındaki Para Boşanma Öncesinde Azaltılırsa Ne Olur?
Şirketin kasa hesabının olağan ticari faaliyet nedeniyle azalması ile şirket değerini yapay biçimde düşürmek amacıyla gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemler birbirinden ayrılmalıdır.
Şirket gerçekten borçlarını ödemiş olabilir.
Buna karşılık boşanma öncesinde şirket kasasından yüksek miktarda para çıkartılmış, buna karşılık şirket kayıtlarında ekonomik olarak açıklanabilir bir işlem bulunamamış olabilir.
Bu durumda şirket payının gerçek değerinin belirlenmesi bakımından işlemler ayrıca araştırılabilir.
Ortaklar Cari Hesabından Para Çekilmesi Neden Önemlidir?
Şirket ortağı eşlerin bulunduğu mal rejimi uyuşmazlıklarında ortaklar cari hesabı kritik önem taşıyabilir.
Örneğin eş geçmiş yıllarda şirkete toplam 5.000.000 TL borç vermiş olabilir.
Şirket de boşanma davasından iki ay önce bu 5.000.000 TL’yi ortağa geri ödemiş olabilir.
Bu durumda ekonomik değer yok olmamıştır.
Basitleştirilmiş biçimde:
şirketten 5.000.000 TL alacak → kişisel banka hesabında 5.000.000 TL
dönüşümü gerçekleşmiş olabilir.
Dolayısıyla şirketten para çıkmış olması kadar, bu paranın eş açısından hangi malvarlığı değerinin karşılığı olduğu da önemlidir.
Eş Şirketten Para Çekip Başka Bankaya Gönderirse Ne Olur?
Bu durumda para hareketinin devamının izlenmesi gerekir.
Örneğin:
Şirket → eşin A Bankası hesabı → eşin B Bankası hesabı
şeklinde bir transfer zinciri olabilir.
Bu durumda yalnızca A Bankasının dava tarihindeki bakiyesine bakılırsa para kaybolmuş gibi görünebilir.
Oysa ekonomik değer B Bankasında bulunmaya devam ediyor olabilir.
Bu nedenle yüksek tutarlı mal rejimi uyuşmazlıklarında banka hareketleri tek tek değil, transfer zinciri şeklinde incelenmelidir.
Şirketten Para Çekilip Arkadaşa Gönderilirse Ne Olur?
Örneğin şirket 5.000.000 TL’yi şirket ortağı eşe göndermiş, eş de ertesi gün parayı yakın arkadaşına aktarmış olabilir.
Burada iki ayrı işlem bulunmaktadır:
Şirket → eş
ve
eş → arkadaş.
İlk işlemin neden yapıldığı, ikinci işlemin ise gerçek ekonomik sebebi ayrıca değerlendirilmelidir.
Eşin arkadaşına gerçek bir borcu olabilir.
Arkadaşına borç vermiş olabilir.
Bir yatırım yapmış olabilir.
Buna karşılık para geçici olarak arkadaş hesabında tutulmuş da olabilir.
Bu nedenle ikinci transfer mal rejiminin tasfiyesi açısından ayrıca araştırılmalıdır.
Şirketten Çekilen Para Anne, Baba veya Kardeşe Gönderilirse Ne Olur?
Aile bireylerine yapılan transferler de otomatik olarak mal kaçırma değildir.
Ancak şirketten ortağa çıkan yüksek tutarlı paranın kısa süre sonra anne, baba veya kardeş hesabına aktarılması ve bu işlemin boşanma sürecine yakın gerçekleşmesi işlemin gerçek ekonomik sebebinin araştırılmasını gerektirebilir.
Özellikle karşılıksız kazandırma iddiası varsa TMK m.229 bakımından değerlendirme yapılması gündeme gelebilir.
Şirketten Çekilen Para Kripto Varlığa Dönüştürülürse Ne Olur?
Para şirketten eşe aktarılıp daha sonra kripto varlık hizmet sağlayıcısına gönderilmiş olabilir.
Örneğin:
Şirket → eşin banka hesabı → kripto varlık platformu
şeklinde hareket bulunabilir.
Bu durumda paranın yok olduğu değil, başka bir ekonomik değere dönüştüğü ihtimali değerlendirilmelidir.
Kripto varlık daha sonra satılmış, başka hesaba aktarılmış veya başka bir yatırım aracına dönüştürülmüş olabilir.
Şirketten Para Çekilip Altın veya Döviz Alınırsa Ne Olur?
Aynı prensip geçerlidir.
Paranın TL banka hesabından çıkması ekonomik değerin ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Şirketten alınan para daha sonra döviz, altın, yatırım fonu, hisse senedi veya başka yatırım aracına çevrilmiş olabilir.
Mal rejimi uyuşmazlığında paranın yerine geçen ekonomik değerin araştırılması önemlidir.
Şirketten Para Çekilip Taşınmaz Alınırsa Ne Olur?
Örneğin şirketten eşin hesabına 8.000.000 TL gönderilmiş ve eş birkaç gün sonra kendi adına bir taşınmaz satın almış olabilir.
Bu durumda şirketten yapılan ödemenin hukuki niteliği ile taşınmazın finansman kaynağı birlikte incelenmelidir.
Taşınmazın tapuda eş adına bulunması tek başına onun kişisel mal olduğunu göstermez.
Edinilme tarihi ve finansman kaynağı önemlidir.
Şirketten Çekilen Parayla Başkası Adına Ev Alınırsa Ne Olur?
Bu durumda inceleme daha karmaşık hâle gelir.
Örneğin:
Şirket → eş → arkadaş → taşınmaz satıcısı
şeklinde para zinciri bulunabilir ve taşınmaz arkadaş adına tescil edilmiş olabilir.
Bu durum tek başına taşınmazın gerçekte eşe ait olduğunu kanıtlamaz.
Ancak para transferlerinin tarihleri, taşınmazın satın alma bedeli, taşınmazı kimin kullandığı, giderleri kimin karşıladığı ve diğer deliller birlikte değerlendirilebilir.
Şirketten Çekilen Para “Maaş” Olarak Gösterilirse Ne Olur?
Şirket ortağı aynı zamanda şirkette çalışan veya yönetici olabilir.
Dolayısıyla gerçekten maaş alması mümkündür.
Ancak boşanma öncesinde geçmiş dönemlere göre olağan dışı ölçüde yüksek “maaş” ödemeleri yapılmışsa bunların gerçek niteliği ayrıca araştırılabilir.
Muhasebe kaydında bir işlemin “maaş” olarak isimlendirilmiş olması tek başına bütün hukuki tartışmayı sona erdirmez.
Şirketten Çekilen Para “Prim” Olarak Gösterilirse Ne Olur?
Aynı durum prim ödemeleri için geçerlidir.
Şirket gerçekten performansa dayalı prim ödeyebilir.
Ancak yıllarca prim almayan şirket ortağı eşin boşanmadan hemen önce milyonlarca liralık prim aldığı görülüyorsa bunun ekonomik ve hukuki sebebi araştırılabilir.
Özellikle şirketin kontrolü eşteyse şirket kayıtları ile fiili ekonomik durum birlikte değerlendirilmelidir.
Şirketten Kâr Payı Alınması Mal Paylaşımını Etkiler mi?
Evet, etkileyebilir.
Ancak şirket kârı, şirket payı ve ortağa dağıtılmış kâr payı birbirinden ayrılmalıdır.
Şirketin bilançosunda kâr bulunması, bu paranın otomatik olarak şirket ortağı eşin kişisel banka hesabındaki para olduğu anlamına gelmez.
Buna karşılık usulüne uygun şekilde dağıtılmış ve eş tarafından tahsil edilmiş kâr payının mal rejimi bakımından niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Evlilikten Önce Kurulan Şirketten Çekilen Para Paylaşılır mı?
Şirket payının evlilikten önce edinilmiş olması önemli olmakla birlikte tek başına bütün şirket bağlantılı gelirlerin tasfiye dışında kalacağı anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu sisteminde kişisel malların gelirlerinin mal rejimi bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle:
“Şirketi evlenmeden önce kurdum, şirketten aldığım bütün paralar yalnızca benimdir.”
şeklindeki yaklaşım her durumda doğru değildir.
Şirket payının kendisi ile şirket payından veya eşin çalışmasından doğan gelirler birbirinden ayrılmalıdır.
Eş Şirketi Evlilik İçinde Kurmuşsa Ne Olur?
Bu durumda şirket payının hangi kaynakla edinildiği önem taşır.
Şirket evlilik sırasında kurulmuş olsa bile sermayenin mirastan veya evlilik öncesi kişisel maldan karşılanmış olması mümkündür.
Buna karşılık şirket payı evlilik süresindeki çalışma ve kazançlarla edinilmiş olabilir.
Dolayısıyla yalnızca şirket kuruluş tarihine bakılarak kesin sonuç çıkarılmamalıdır.
Şirketten Para Çekilmesi Şirket Payının Değerini Düşürür mü?
Bazı durumlarda evet.
Şirketin nakit varlığının önemli ölçüde azaltılması şirketin net varlık değerini ve dolayısıyla şirket payının ekonomik değerini etkileyebilir.
Ancak şirketten çıkan para karşılığında şirketin başka bir varlık kazanması hâlinde aynı sonuç ortaya çıkmayabilir.
Örneğin şirket 10.000.000 TL nakit ödeyip aynı ekonomik değerde makine satın almışsa nakit azalmış ancak şirket başka bir varlık kazanmıştır.
Buna karşılık şirketten 10.000.000 TL karşılıksız çıkarılmışsa ekonomik tablo farklı olabilir.
Bu nedenle yalnızca banka bakiyesine değil, şirketin aktif ve pasiflerinin tamamına bakılması gerekir.
Boşanma Öncesinde Şirket Değeri Bilerek Düşürülebilir mi?
Uygulamada bu yönde iddialarla karşılaşılabilir.
Örneğin boşanma öncesinde;
şirket kasasının boşaltıldığı,
yüksek miktarda para çekildiği,
şirket varlıklarının ilişkili kişilere devredildiği,
şirket alacaklarından vazgeçildiği,
şirketin borçlandırıldığı,
şirket paylarının düşük bedelle devredildiği
ileri sürülebilir.
Ancak şirketin zarar etmesi veya değerinin düşmesi tek başına manipülasyon anlamına gelmez.
Gerçek ticari zarar ile şirket değerinin yapay biçimde düşürüldüğü iddiası birbirinden ayrılmalıdır.
Şirketten Çekilen Para Sonradan Geri Yatırılırsa Ne Olur?
Bu durum işlemin niteliğini anlamak bakımından önemli olabilir.
Örneğin boşanmadan bir ay önce şirketten 4.000.000 TL çekilmiş, boşanma davası açıldıktan sekiz ay sonra aynı veya yakın miktar şirkete geri yatırılmış olabilir.
Bu hareket ilk işlemin gerçek sebebinin araştırılmasında dikkate alınabilir.
Ancak paranın sonradan geri yatırılması ilk işlemi otomatik olarak hukuka uygun veya hukuka aykırı hâle getirmez.
Bütün işlem zinciri değerlendirilmelidir.
Şirket Payı Başkasına Devredilirse Ne Olur?
Boşanma öncesinde yalnızca şirketten para çekilmesi değil, şirket paylarının devredilmesi de önemli olabilir.
Özellikle payların;
arkadaşa,
kardeşe,
anne veya babaya,
diğer ortağa,
ilişkili şirkete
devredilmesi hâlinde işlemin gerçek bedeli ve ödeme şekli araştırılabilir.
Gerçek piyasa değeri yüksek olduğu ileri sürülen payların sembolik bedelle devredilmesi mal rejimi uyuşmazlığında ayrıca önem taşıyabilir.
TMK 229 Şirketten Çekilen Para Bakımından Neden Önemlidir?
Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesi eklenecek değerleri düzenlemektedir.
Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın yapılan olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar belirli şartlarla edinilmiş mallara değer olarak eklenebilir.
Ayrıca bir eşin mal rejimi devam ederken diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yaptığı devirler de önemlidir.
Dolayısıyla şirketten eşe geçen edinilmiş mal niteliğindeki bir ekonomik değerin daha sonra üçüncü kişiye karşılıksız aktarılması veya katılma alacağını azaltmak amacıyla elden çıkarılması hâlinde TMK m.229 kapsamında değerlendirme gündeme gelebilir.
“Son Bir Yıldan Önce Yapıldı, Artık Araştırılamaz” Denilebilir mi?
Hayır.
TMK m.229’daki bir yıllık dönem özellikle olağan hediyeler dışındaki belirli karşılıksız kazandırmalar açısından önemlidir.
Buna karşılık diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla gerçekleştirilen devirler bakımından inceleme yalnızca son bir yıllık dönemle sınırlı değildir.
Bu nedenle şirketten iki veya üç yıl önce yapılan olağan dışı bir para çekimi somut olayın özelliklerine göre yine önem taşıyabilir.
Şirket Banka Hesapları Mahkemede Araştırılabilir mi?
Şirket ayrı bir tüzel kişidir ve şirketin mali verileri bakımından gereklilik ve uyuşmazlıkla bağlantı önemlidir.
Bu nedenle:
“Eşimin şirketinin bütün hesapları kuruluşundan bugüne kadar incelensin.”
şeklinde sınırsız bir araştırma talebinin her durumda kabul edileceği söylenemez.
Buna karşılık belirli tarih, banka, hesap, işlem veya yüksek tutarlı transferlerin somutlaştırılması hâlinde ilgili kayıtların uyuşmazlık bakımından incelenmesi çok daha anlamlı hâle gelir.
Şirketin Ticari Defterleri İncelenebilir mi?
Şirketten çekilen paranın muhasebede nasıl kaydedildiğinin belirlenmesi bakımından ticari defter ve muhasebe kayıtları önemli olabilir.
Örneğin banka hesabından ortağa 3.000.000 TL gönderilmiş olabilir.
Bu tutarın muhasebede;
ortağa borç ödemesi,
maaş,
temettü,
avans,
masraf,
ortaktan alacak
veya başka bir hesapta izlenmesi işlemin niteliğinin araştırılmasına yardımcı olabilir.
Ancak yalnızca muhasebe kaydındaki isimlendirme ile yetinilmemeli, işlemin gerçek ekonomik içeriği de değerlendirilmelidir.
Şirketin Bilançosu Mal Paylaşımında Neden Önemlidir?
Şirket payının ekonomik değerinin belirlenmesi gereken dosyalarda bilanço ve diğer finansal veriler önem taşıyabilir.
Ancak tek başına bilanço rakamı da yeterli olmayabilir.
Şirketin;
nakdi,
ticari alacakları,
borçları,
stokları,
makineleri,
taşınmazları,
araçları,
yatırımları,
markaları,
diğer ekonomik varlıkları
birlikte değerlendirilebilir.
Şirket Değerlemesi Yapılabilir mi?
Şirket payının mal rejiminin tasfiyesi bakımından değerinin belirlenmesi gereken dosyalarda uzman bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.
Şirketin nominal sermayesi ile gerçek ekonomik değeri aynı olmayabilir.
Örneğin sermayesi 1.000.000 TL olan bir şirketin gerçek ekonomik değeri faaliyetleri ve malvarlığı nedeniyle çok daha yüksek olabilir.
Bu nedenle:
“Ticaret sicilinde sermaye 1 milyon TL, şirketin değeri de 1 milyon TL’dir.”
şeklinde otomatik değerlendirme yapılmamalıdır.
Şirketten Çekilen Paranın Mal Kaçırma Olduğu Nasıl İspatlanabilir?
Bu tür dosyalarda en güçlü yöntemlerden biri işlem kronolojisinin oluşturulmasıdır.
Örneğin:
Eşler arasında ciddi boşanma görüşmeleri başlıyor.
Bir hafta sonra şirketten ortağa 5.000.000 TL aktarılıyor.
İki gün sonra eş bu parayı kardeşine gönderiyor.
Bir ay sonra boşanma davası açılıyor.
Altı ay sonra kardeş aynı miktara yakın parayı eşin yeni hesabına gönderiyor.
Bu tablo işlemlerin gerçek ekonomik sebebinin araştırılmasını gerektirebilir.
Banka hareketleri, şirket kayıtları, ticari defterler, muhasebe kayıtları, şirket pay hareketleri, finansal tablolar ve hukuka uygun diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Şirketten Çekilen Paranın Yarısı Doğrudan Diğer Eşe mi Verilir?
Hayır.
Mal rejiminin tasfiyesi bu şekilde yapılmaz.
Öncelikle hangi malvarlığı değerinin edinilmiş mal olduğu belirlenir.
Ardından varsa eklenecek değerler ve denkleştirme kalemleri değerlendirilir.
Edinilmiş mallara ilişkin borçlar dikkate alınır ve artık değer hesaplanır.
Sonrasında diğer eşin katılma alacağı belirlenir.
Dolayısıyla:
“Şirketten 10 milyon TL çekilmiş, diğer eş kesin olarak 5 milyon TL alır.”
şeklinde otomatik bir sonuç doğru değildir.
Şirketten Para Çekilmesi Halinde İhtiyati Tedbir İstenebilir mi?
Malvarlığının elden çıkarılmaya devam edildiği ve ileride elde edilecek hakkın tahsilinin tehlikeye girdiği somut olaylarda geçici hukuki koruma tedbirleri değerlendirilebilir.
Ancak şirket ayrı tüzel kişi olduğundan şirketin bütün banka hesaplarının otomatik biçimde dondurulması beklenmemelidir.
Korunmak istenen hak, eşin şirket payı veya başka malvarlığı değerleri ve talep edilen tedbirin ölçülülüğü birlikte değerlendirilmelidir.
Boşanma Davası Açılmadan Önce Tedbir Alınabilir mi?
Somut olayın şartları oluşmuşsa dava öncesi ihtiyati tedbir imkânı hukuken ayrıca değerlendirilebilir.
Özellikle şirket paylarının devredilmek üzere olduğu veya eşin malvarlığının hızla elden çıkarıldığı iddia ediliyorsa zamanlama kritik olabilir.
Ancak tedbir kararı otomatik değildir. Korunacak hakkın ve tedbir sebebinin yaklaşık olarak ortaya konulması gerekir.
Şirketten Para Çekilmesi İçin Ayrı Bir “Mal Kaçırma Davası” mı Açılır?
Her olayda “mal kaçırma davası” adı altında ayrı ve bağımsız bir dava türü bulunduğu düşünülmemelidir.
Uyuşmazlık edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanıyorsa mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı talepleri gündeme gelir.
Somut olayın özelliklerine göre değer artış payı, denkleştirme, eklenecek değerler ve üçüncü kişilere ilişkin talepler ayrıca değerlendirilebilir.
Şirketle ilgili işlemlerin hangi talep kapsamında ileri sürüleceği dosyanın hukuki niteliğine göre belirlenmelidir.
Boşanma Davası ile Şirket Malvarlığının Tasfiyesi Aynı Şey midir?
Hayır.
Boşanma davası evlilik birliğinin sona ermesine ilişkindir.
Mal rejiminin tasfiyesi ise eşler arasındaki malvarlığı ilişkilerinin hesaplanmasına yönelik ayrı bir hukuki süreçtir.
Ayrıca şirketin kendisi boşanma nedeniyle tasfiye edilmez.
Diğer eşin mal rejiminden doğan hakkı, kural olarak şirketin doğrudan ortağı hâline gelmesi sonucunu da doğurmaz.
Esas olarak şirket ortağı eşin malvarlığı değerleri üzerinden parasal katılma alacağı gündeme gelir.
Şirketin Yüzde 100’ü Eşin Olsa Bile Diğer Eş Şirketin Yarısını Alır mı?
Kural olarak hayır.
Edinilmiş mallara katılma rejimi diğer eşe otomatik olarak şirket paylarının yüzde 50’sinin mülkiyetini vermez.
Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda doğan katılma alacağı esas itibarıyla parasal bir alacaktır.
Bu nedenle şirket payının mal rejimindeki niteliği ve değeri hesaplanır; diğer eşin talep edebileceği parasal hak buna göre belirlenir.
Şirketten Para Çekme İddiasında En Büyük Hata Nedir?
En büyük hata yalnızca şirket banka hesabının dava tarihindeki bakiyesine bakmaktır.
Örneğin şirket hesabında dava tarihinde 500.000 TL bulunabilir.
Fakat boşanmadan üç ay önce şirket hesabında 15.000.000 TL bulunmuş olabilir.
Bu paranın;
10.000.000 TL’si ortağa aktarılmış,
2.000.000 TL’si ilişkili şirkete gönderilmiş,
1.500.000 TL’si nakit çekilmiş
olabilir.
Bu nedenle şirketli boşanma dosyalarında tek bir tarihteki bakiye yerine para hareketlerinin kronolojisi incelenmelidir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Şirketli Boşanmalarda Para Çekme Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere yüksek malvarlıklı boşanmalarda şirket ortağı eşlerin malvarlığının tespiti, klasik banka ve tapu araştırmalarından daha kapsamlı olabilir.
Özellikle şirket sahibi, iş insanı, girişimci, doktor, yatırımcı veya aile şirketi ortağı eşlerin bulunduğu dosyalarda para;
şirket → ortak → başka banka → aile üyesi → yatırım hesabı
veya
şirket → ilişkili şirket → ortak cari hesabı → taşınmaz
şeklinde hareket edebilir.
Bu nedenle şirketli mal rejimi uyuşmazlıklarında aile hukuku ile şirketler hukuku ve mali kayıtların birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK Açısından Şirketten Çekilen Para Nasıl İncelenir?
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK açısından boşanma öncesinde şirketten yüksek tutarda para çekildiği dosyalarda yalnızca “para şirketten çıktı” tespitiyle yetinilmemelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından bu tür bir uyuşmazlıkta uygulanabilecek inceleme zinciri; evlilik tarihi → uygulanacak mal rejimi → şirketin kuruluş tarihi → şirket paylarının edinilme tarihi ve finansman kaynağı → şirket payının kişisel veya edinilmiş mal niteliği → boşanma sürecinin başlangıcı → boşanma dava tarihi → şirket banka hesapları → şirketten eşe yapılan transferler → nakit çekimler → ortaklar cari hesabı → maaş ve primler → kâr payı ve temettüler → eşin şirketten alacakları → şirketin eşten alacakları → muhasebe kayıtları → ticari defterler → bilanço ve mali tablolar → şirket taşınmazları ve araçları → ilişkili şirket transferleri → eşin kişisel banka hesapları → aile bireylerine ve arkadaşlara transferler → yatırım hesapları → şirket payının ekonomik değeri → TMK m.229 eklenecek değer → TMK m.230 denkleştirme → artık değer → katılma alacağı → ihtiyati tedbir ihtiyacı → bilirkişi incelemesi → tahsilat şeklinde ele alınabilir.
Amaç şirketin bütün malvarlığını doğrudan diğer eşin malı saymak değildir. Amaç, şirket ortağı olan eşin gerçek ekonomik malvarlığını ve şirketten çekilen paranın mal rejiminin tasfiyesi üzerindeki etkisini ortaya koymaktır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Boşanmadan önce şirketten para çekmek mal kaçırma mıdır?
Tek başına değildir. Paranın neden çekildiği, kime ödendiği, muhasebede nasıl kaydedildiği ve işlemin şirket payının veya diğer eşin katılma alacağının değerini nasıl etkilediği incelenmelidir.
2. Şirket hesabındaki paranın yarısını diğer eş alabilir mi?
Kural olarak doğrudan hayır. Şirket ayrı tüzel kişidir. Şirket payının ve eşin şirketten doğan kişisel ekonomik haklarının mal rejimindeki niteliği değerlendirilir.
3. Şirketten eşin kişisel hesabına para aktarılırsa paylaşılır mı?
Paranın hukuki sebebi ve kaynağı belirlenmelidir. Maaş, kâr payı, borç iadesi veya başka bir ödeme olması farklı sonuçlar doğurabilir.
4. Şirketten çekilen para nakit olarak saklanırsa bulunabilir mi?
Banka kaydı nakit çekimin gerçekleştiğini gösterebilir. Paranın sonrasında nasıl kullanıldığı ise diğer delillerle araştırılmalıdır. Nakit çekim tek başına mal kaçırmanın kesin kanıtı değildir.
5. Eş şirketten para çekip kardeşine gönderirse ne olur?
Kardeşe yapılan transferin gerçek sebebi araştırılır. Karşılıksız kazandırma veya katılma alacağını azaltma amacı iddiası varsa TMK m.229 kapsamında değerlendirme gündeme gelebilir.
6. Evlilikten önce kurulan şirketin kazançları tamamen paylaşım dışında mıdır?
Otomatik olarak hayır. Şirket payının kendisi ile şirketten veya eşin çalışmasından doğan gelirlerin hukuki niteliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
7. Şirketten para çekilmesi şirket payının değerini azaltır mı?
Karşılıksız veya ekonomik olarak açıklanamayan çıkışlar şirket değerini etkileyebilir. Buna karşılık şirket para karşılığında eşdeğer bir varlık edinmişse farklı değerlendirme yapılır.
8. Şirket banka hesapları mahkeme tarafından incelenebilir mi?
Uyuşmazlıkla bağlantılı ve gerekli kayıtların getirtilmesi talep edilebilir. Şirketin tüm mali geçmişinin sınırsız incelenmesi yerine somut dönem ve işlemlerin belirlenmesi önemlidir.
9. Şirketten çekilen 10 milyon TL’nin doğrudan 5 milyon TL’si diğer eşe mi verilir?
Hayır. Öncelikle malvarlığının hukuki niteliği belirlenir; eklenecek değer, denkleştirme, borçlar ve artık değer hesabı yapılarak katılma alacağı tespit edilir.
10. Şirketten para kaçırıldığı düşünülüyorsa ne yapılmalıdır?
Banka hareketlerinin, şirket muhasebesinin, ortaklar cari hesaplarının, şirket paylarının ve paranın sonraki hareketlerinin mümkün olduğunca erken dönemde tespit edilmesi; gerekiyorsa mal rejiminin tasfiyesi talepleri ve geçici hukuki koruma yollarının değerlendirilmesi önemlidir.
Uzman Hukuki Destek
Boşanma öncesinde şirketten yüksek miktarda para çekilmiş olması tek başına mal kaçırma sonucunu doğurmaz. Ancak şirket ortağı eşin boşanma sürecine yakın tarihlerde şirket varlıklarını kişisel hesabına, yakınlarına veya ilişkili şirketlere aktarması hâlinde işlemlerin gerçek ekonomik sebebi, şirket payının değerine etkisi ve diğer eşin katılma alacağını azaltma amacı bulunup bulunmadığı ayrıntılı olarak araştırılmalıdır.
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket ortağı eşlerin bulunduğu boşanma, mal rejiminin tasfiyesi, şirket değerlemesi, şirketten çekilen paraların araştırılması, mal kaçırma iddiaları ve katılma alacağı uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ile şirket banka hareketlerinin, ortaklar cari hesaplarının, şirket paylarının, şirketten kişisel hesaplara yapılan transferlerin ve boşanma öncesi olağan dışı şirket işlemlerinin mal rejimi bakımından değerlendirilmesi süreçleri ele alınabilir.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




