
Şirket Üzerinden Yapılan Kişisel Harcamalar Boşanmada Nasıl Tespit Edilir? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026
Eşin Şirketini Başkasının Üzerine Geçirmesi Mal Paylaşımını Engeller mi? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026Boşanma öncesinde yeni şirket kurarak para, ticari faaliyet, müşteri portföyü veya şirket kazancını diğer eşten kaçırmak mümkün mü? Yeni şirket kurulması, şirket paylarının mal rejimindeki durumu, mal kaçırma iddiası, edinilmiş mallara katılma alacağı, eklenecek değerler, şirket değerlemesi ve ihtiyati tedbir yollarını 2026 güncel aile hukuku kapsamında açıklıyoruz.
Boşanma sürecinin yaklaştığını düşünen eşlerden birinin yeni bir şirket kurması tek başına hukuka aykırı değildir. Bir kişi evlilik devam ederken yeni bir limited veya anonim şirket kurabilir, mevcut ticari faaliyetini başka bir şirket üzerinden sürdürebilir ya da yeni bir işe başlayabilir. Ancak yeni şirketin gerçek amacı diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan haklarını azaltmaksa hukuki değerlendirme tamamen değişebilir.
Uygulamada özellikle eşlerden birinin uzun yıllardır işlettiği şirketin faaliyetlerini boşanma öncesinde azaltması, hemen ardından kendisinin veya yakınlarının kontrolünde yeni bir şirket kurulması, müşterilerin yeni şirkete yönlendirilmesi ve eski şirketin ekonomik değerinin düşürülmesi ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır.
Bu nedenle yalnızca “Yeni şirket kimin adına kuruldu?” sorusuna bakmak yeterli değildir. Şirketin hangi sermayeyle kurulduğu, ticari faaliyetin nereden geldiği, müşterilerin nasıl aktarıldığı, eski şirketin malvarlığının yeni şirkete geçirilip geçirilmediği ve işlemlerin boşanma süreciyle zamansal ilişkisi birlikte incelenmelidir.
Boşanma Öncesinde Yeni Şirket Kurmak Yasak mı?
Hayır. Boşanma davası açılmadan önce veya evlilik devam ederken yeni şirket kurulmasını genel olarak yasaklayan bir kural bulunmamaktadır.
Dolayısıyla eşlerden birinin boşanma ihtimalini bildiği bir dönemde şirket kurmuş olması, tek başına mal kaçırdığını kanıtlamaz. Gerçek bir ticari ihtiyaç nedeniyle yeni şirket kurulmuş olabilir. Yeni yatırım yapılmış, farklı bir faaliyet alanına girilmiş veya mevcut işletme yeniden yapılandırılmış olabilir.
Ancak şirket kuruluşuyla birlikte eşin malvarlığının görünürde azalması ve ekonomik değerin yeni yapıya aktarılması hâlinde işlemin amacı ayrıca araştırılabilir.
Yeni Şirket Kurmak Mal Kaçırma Sayılır mı?
Her yeni şirket kuruluşu mal kaçırma değildir. Mal rejimi uyuşmazlığında önemli olan şirketin kurulmuş olması değil, bu işlem nedeniyle diğer eşin katılma alacağının azaltılmaya çalışılıp çalışılmadığıdır.
Örneğin eş uzun yıllardır sahibi olduğu şirketin müşterilerini boşanmadan hemen önce yeni kurduğu şirkete yönlendiriyor, eski şirketteki makineleri yeni şirkete düşük bedelle aktarıyor ve eski şirketin gelirlerini bilinçli şekilde azaltıyorsa bu işlemlerin ekonomik amacı incelenebilir.
Mahkeme yalnızca şirketin kuruluş tarihine değil, işlemlerin bütününe bakabilir.
Şirketi Başkasının Adına Kurmak Mal Rejimi Hesabını Engeller mi?
Her zaman hayır.
Yeni şirket kardeş, anne, baba, arkadaş veya başka bir kişinin adına kurulmuş olabilir. Ancak şirketin kimin tarafından fiilen yönetildiği, sermayenin nereden geldiği ve ekonomik menfaatin kime ait olduğu önem taşıyabilir.
Örneğin şirket görünürde kardeş adına kurulmuş olmasına rağmen sermayeyi eş sağlamış, şirketin bütün müşterilerini eş getirmiş ve şirketi fiilen eş yönetiyorsa bu durum uyuşmazlıkta araştırılabilir.
Sadece ticaret sicilindeki ortaklık kaydına bakılarak ekonomik gerçeklik hakkında kesin sonuca ulaşılmamalıdır.
Eşin Kardeşi Adına Şirket Kurması Hakları Ortadan Kaldırır mı?
Hayır. Ancak kardeş adına şirket kurulması tek başına muvazaa veya mal kaçırma kanıtı da değildir.
İddiada bulunan tarafın işlemler arasındaki bağlantıyı somutlaştırması önemlidir. Sermayenin kaynağı, para transferleri, şirketlerin faaliyet alanları, müşteri hareketleri, çalışanların geçişi, şirket adresleri ve ticari varlıkların devri gibi olgular önem kazanabilir.
Eski Şirketin Müşterileri Yeni Şirkete Aktarılırsa Ne Olur?
Bu durum özellikle şirket değerlemesi bakımından önemli olabilir.
Bir şirketin ekonomik değeri yalnızca banka hesabındaki paradan oluşmaz. Faaliyetin niteliğine göre müşteri ilişkileri, sözleşmeler, marka, ticari organizasyon, makineler, stoklar, alacaklar ve gelir yaratma kapasitesi şirket değerini etkileyebilir.
Boşanma yaklaşırken eski şirketin müşterilerinin sistematik biçimde yeni şirkete yönlendirilmesi ve eski şirketin gelirinin yapay şekilde düşürülmesi hâlinde bunun mal rejimi hesabına etkisi araştırılabilir.
Eski Şirketin Malları Yeni Şirkete Devredilebilir mi?
Şirketler birbirleriyle hukuken gerçek ticari işlemler yapabilir. Bir şirketin başka bir şirkete araç, makine, stok veya başka bir varlık satması tek başına hukuka aykırı değildir.
Ancak boşanma öncesinde değerli şirket varlıklarının gerçek değerinin çok altında yeni şirkete geçirilmesi veya işlemin gerçek bir ticari sebebinin bulunmaması farklı değerlendirmeye neden olabilir.
Burada ayrıca önemli bir ayrım vardır: Şirket malvarlığı ile eşin kişisel malvarlığı aynı değildir. Limited veya anonim şirket ayrı bir tüzel kişidir. Eş şirket ortağı olduğu için şirketin kasasındaki bütün para veya şirket adına kayıtlı bütün taşınmazlar doğrudan eşin kişisel malı sayılmaz.
Mal rejimi incelemesinde çoğu zaman eşin şirket payının ve paydan kaynaklanan ekonomik haklarının niteliği ve değeri üzerinde durulur.
Evlilik İçinde Kurulan Şirket Otomatik Olarak Yarı Yarıya mı Bölünür?
Hayır. Bu oldukça yaygın bir yanlış anlamadır.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde diğer eş otomatik olarak şirketin yüzde 50 ortağı hâline gelmez. Şirket payının hangi mal grubuna ait olduğu ve mal rejiminin tasfiyesinde hangi alacakların doğduğu ayrıca hesaplanır.
Bu nedenle “Şirket evlilikte kuruldu, yarısı benimdir” şeklindeki yaklaşım teknik olarak doğru değildir.
Mal rejimi tasfiyesi esas olarak parasal alacaklar üzerinden sonuç doğurabilir; şirketler hukukundaki ortaklık yapısı ayrıca değerlendirilir.
Evlilikten Önce Kurulan Şirket Tamamen Mal Rejiminin Dışında mı Kalır?
Her zaman değil.
Şirket payı evlilikten önce edinilmişse kişisel mal niteliği gündeme gelebilir. Ancak bu, evlilik süresince şirketle bağlantılı hiçbir ekonomik değerin mal rejimi bakımından dikkate alınamayacağı anlamına gelmez.
Özellikle kişisel malların gelirlerinin kanundaki rejim kapsamında edinilmiş mal niteliği, eşin çalışma karşılığı elde ettiği kazançlar ve şirket payının değerindeki değişimin kaynağı ayrı ayrı incelenebilir.
Bu nedenle evlilikten önce kurulmuş şirketlerde şirket payının kendisi ile evlilik döneminde ortaya çıkan gelir ve değer unsurları birbirine karıştırılmamalıdır.
Boşanma Davasının Açılması Şirket Paylarının Hesabını Neden Etkiler?
Türk Medeni Kanunu bakımından mal rejiminin sona erdiği tarih son derece önemlidir. Boşanma hâlinde mal rejimi, davanın açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.
Bu nedenle şirket paylarıyla ilgili uyuşmazlıklarda boşanma davasının açıldığı tarih kritik bir zaman noktasıdır.
Şirketin kuruluş tarihi, payların edinildiği tarih, sermaye artırımları, pay devirleri ve önemli malvarlığı işlemleri bu tarih dikkate alınarak incelenmelidir.
Boşanma Davasından Bir Hafta Önce Şirket Kurulursa Ne Olur?
Bir hafta önce şirket kurulmuş olması tek başına kötü niyet kanıtı değildir. Ancak zamanlama önemli bir emare olabilir.
Örneğin eşlerin uzun süredir ayrı yaşadığı, boşanma görüşmelerinin başladığı ve hemen ardından eski şirket faaliyetlerinin yeni şirkete aktarıldığı görülüyorsa işlemlerin amacı daha ayrıntılı araştırılabilir.
Mahkeme yalnızca tarih yakınlığına değil, işlemlerin ekonomik içeriğine bakmalıdır.
Yeni Şirkete Para Aktarılması Mal Kaçırma Sayılır mı?
Transferin sebebine bağlıdır.
Yeni şirkete gerçek bir sermaye yatırımı yapılmış olabilir. Şirketler arasında gerçek bir ticari borç bulunabilir veya mal ve hizmet karşılığında ödeme gerçekleştirilmiş olabilir.
Buna karşılık herhangi bir gerçek ticari sebep bulunmadan mal rejimindeki hakları azaltmak amacıyla para aktarılması hâlinde durum farklıdır.
Bu nedenle banka transferinin yalnızca tutarı değil, hukuki ve ekonomik sebebi araştırılmalıdır.
Şirket Hesabındaki Para Eşin Kişisel Parası Sayılır mı?
Kural olarak hayır.
Şirket ayrı bir tüzel kişiyse şirket banka hesabındaki para şirkete aittir. Ortağın şirkette yüzde 100 pay sahibi olması dahi şirket hesabındaki bütün paranın doğrudan ortağın kişisel banka hesabındaki para gibi değerlendirilmesi sonucunu doğurmaz.
Bu ayrım boşanma davalarında son derece önemlidir.
Şirketin değeri ile şirket ortağının kişisel malvarlığı birbirine karıştırılmamalıdır.
Şirket Cirosu Eşin Geliri Sayılır mı?
Doğrudan hayır.
Şirketin cirosu, şirketin belirli dönemde gerçekleştirdiği satışların toplamını ifade eder. Ciro şirketin kârı değildir ve ortağın kişisel geliriyle de aynı değildir.
Örneğin yıllık 50 milyon TL ciro yapan şirket yüksek giderler nedeniyle çok düşük kâr etmiş olabilir.
Bu nedenle şirket değerlemesinde veya mal rejimi uyuşmazlığında “şirketin cirosu bu kadar, eşin malvarlığı da bu kadardır” şeklinde hesaplama yapılması doğru değildir.
Şirket Kârı ile Dağıtılan Kâr Payı Aynı mıdır?
Hayır.
Şirketin dönem kârı ile ortağa fiilen dağıtılan kâr payı farklı kavramlardır. Ayrıca dağıtılmayıp şirket bünyesinde bırakılan kazançların şirket değerine etkisi de ayrı bir konudur.
Bu ayrım yapılmazsa aynı ekonomik değerin iki kez hesaba katılması riski ortaya çıkabilir.
Şirket Payının Değeri Nasıl Belirlenir?
Şirket payının değerlemesinde tek bir evrensel yöntem bulunmamaktadır.
Şirketin faaliyet alanı, aktif ve pasifleri, borçları, alacakları, kârlılığı, devam eden sözleşmeleri ve ekonomik yapısı dikkate alınabilir.
Özellikle aile şirketlerinde kayıtlı sermaye ile şirket payının gerçek ekonomik değeri arasında ciddi fark bulunabilir.
Örneğin şirketin sermayesi 100.000 TL olsa bile şirket payının ekonomik değeri bundan çok daha yüksek olabilir. Tersi de mümkündür.
Şirket Değerini Bilerek Düşürmek Mümkün mü?
Fiilen buna yönelik işlemler yapılabilir; ancak bunların mal rejimi tasfiyesinde hiçbir şekilde incelenemeyeceği söylenemez.
Boşanma öncesinde şirketin değerli varlıklarının çıkarılması, gelir kaynaklarının yeni şirkete aktarılması veya şirketin ekonomik faaliyetinin bilinçli şekilde zayıflatılması iddiası varsa işlemler araştırılabilir.
Burada amaç, normal ticari kararlarla diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan haklarını azaltmaya yönelik işlemleri birbirinden ayırmaktır.
TMK m.229 Mal Kaçırma İddialarında Neden Önemlidir?
Türk Medeni Kanunu’nun eklenecek değerlere ilişkin hükümleri, mal rejimi tasfiyesinde önemli koruma mekanizmalarından biridir.
Özellikle eşlerden birinin diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla mal rejimi devam ederken yaptığı devirler veya kanunda belirtilen bazı karşılıksız kazandırmalar hesaplamada yeniden gündeme gelebilir.
Ancak her şirket işlemi otomatik olarak TMK m.229 kapsamına girmez.
İşlemin niteliği, zamanı, karşılığı ve amacı somut olarak değerlendirilmelidir.
“Son Bir Yılda Yapılan Her Devir Geri Alınır” Doğru mu?
Hayır.
TMK m.229 bakımından farklı durumlar birbirinden ayrılmalıdır. Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar ile diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla mal rejimi devam ederken yapılan devirler aynı şey değildir.
Özellikle katılma alacağını azaltma kastına dayalı değerlendirmeyi yalnızca son bir yılla sınırlamak doğru değildir.
Şirket Hissesi Başkasına Devredilirse Ne Olur?
Şirket payının boşanma öncesinde üçüncü kişiye devredilmesi tek başına geçersiz değildir.
Gerçek bir satış yapılmış olabilir.
Ancak satış bedelinin gerçek olup olmadığı, bedelin ödenip ödenmediği, bedelin nereye gittiği ve devralan kişiyle devreden arasındaki ilişki incelenebilir.
Örneğin yüksek değerli şirket payının boşanma öncesinde yakın akrabaya çok düşük bedelle devredildiği ileri sürülüyorsa işlem ayrıntılı incelemeyi gerektirebilir.
Gerçek Bedelle Şirket Hissesi Satılırsa Mal Kaçırma Olur mu?
Gerçek bir satışta şirket payının yerine satış bedeli geçebilir.
Bu nedenle yalnızca malın şeklinin değişmesi diğer eşin hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Önemli olan satış bedelinin akıbetidir.
Şirket payı satılmış ancak bedel banka hesabında veya başka bir malvarlığı unsurunda korunmuşsa tasfiye hesabı buna göre değerlendirilebilir.
Şirket Hissesi Çok Düşük Bedelle Satılırsa Ne Olur?
Gerçek değer ile satış bedeli arasındaki ciddi fark işlemin ekonomik sebebinin araştırılmasına neden olabilir.
Ancak düşük bedel iddiası yalnızca tarafın beyanıyla değil, şirket payının gerçek ekonomik değerine ilişkin verilerle desteklenmelidir.
Gerekirse şirket değerlemesi yapılabilir.
Yeni Şirket Eşin Arkadaşı Adına Kurulursa Nasıl İspatlanabilir?
İspat tek bir belgeye bağlı değildir.
Somut olayda sermaye hareketleri, banka transferleri, şirket adresi, çalışanların geçişi, müşteri ilişkileri, telefon ve e-posta kayıtlarının hukuka uygun şekilde elde edilmiş bölümleri, sözleşmeler, fatura hareketleri ve ticaret sicili belgeleri birlikte önem taşıyabilir.
Amaç şirketin kâğıt üzerindeki sahibinden ziyade uyuşmazlığa konu ekonomik aktarımın bulunup bulunmadığını ortaya koymaktır.
Eski Şirketin Çalışanları Yeni Şirkete Geçerse Bu Delil Olur mu?
Tek başına mal kaçırmayı kanıtlamaz.
Ancak eski şirketin çalışanları, müşterileri, faaliyet adresi, makineleri ve ticari faaliyetinin kısa süre içinde aynı kişilerin kontrolündeki yeni şirkete aktarılması gibi çok sayıda olgunun birlikte gerçekleşmesi önemli olabilir.
Her olay kendi ekonomik bütünlüğü içinde incelenmelidir.
Aynı Adreste Yeni Şirket Kurulması Önemli midir?
Tek başına yeterli değildir. Aynı iş merkezinde veya aynı adreste birden fazla şirket bulunabilir.
Ancak aynı adres, aynı çalışanlar, aynı müşteriler, aynı telefonlar ve aynı faaliyet yapısı gibi unsurlar birlikte mevcutsa şirketler arasındaki ilişkinin araştırılmasında anlamlı hâle gelebilir.
Yeni Şirket Kurulurken Eşten İzin Almak Gerekir mi?
Kural olarak bir eşin şirket kurabilmesi için diğer eşin genel bir izin vermesi gerekmez.
Ancak şirket kuruluşunda kullanılan malvarlığının niteliği ve gerçekleştirilen işlemlerin mal rejimi üzerindeki sonuçları ayrıca değerlendirilebilir.
Şirket kurma özgürlüğü, diğer eşin kanundan doğan mal rejimi haklarını kasıtlı olarak etkisiz hâle getirme yetkisi vermez.
Şirket Sermayesinin Kaynağı Araştırılabilir mi?
Evet, uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli olduğu ölçüde sermayenin kaynağı önemli olabilir.
Örneğin yeni şirket sermayesinin evlilik sırasında elde edilen kazançlardan karşılandığı ileri sürülebilir.
Buna karşılık sermaye miras, bağış veya evlilik öncesi birikim gibi kişisel mal kaynağından karşılanmış olabilir.
Bu nedenle yalnızca şirketin kuruluş tarihine bakmak yeterli değildir.
Miras Parasıyla Kurulan Şirketin Durumu Nedir?
Miras yoluyla elde edilen değerler kural olarak kişisel mal niteliğindedir.
Ancak miras parasının şirkete yatırılması sonrasında ortaya çıkan ekonomik değerlerin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynakların birbirine karışması hâlinde para hareketlerinin ve şirket kayıtlarının incelenmesi önem kazanabilir.
Eş Şirketten Yüksek Miktarda Para Çekerse Ne Olur?
Öncelikle şirketten yapılan ödemenin hukuki sebebi belirlenmelidir.
Bu ödeme ücret, kâr payı, borç geri ödemesi, masraf iadesi veya başka bir ticari işlem olabilir.
Sebepsiz veya gerçeğe aykırı işlemlerle şirket değerinin azaltıldığı ileri sürülüyorsa şirket kayıtları ve banka hareketleri incelenebilir.
Boşanma Öncesi Şirketten Kâr Dağıtılması Mal Kaçırma mıdır?
Kâr dağıtımı tek başına mal kaçırma değildir.
Usulüne uygun ve gerçek finansal verilere dayanan kâr dağıtımı hukuka uygun bir şirket işlemi olabilir.
Ancak dağıtılan paranın daha sonra diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla gizlendiği veya üçüncü kişilere aktarıldığı ileri sürülüyorsa sonraki işlemler ayrıca değerlendirilebilir.
Yeni Şirket Kurup Eski Şirketi Borçlandırmak Mümkün mü?
Şirketlerin ticari borçlanması olağandır. Ancak ekonomik gerekçesi bulunmayan işlemlerle eski şirketin borçlandırılıp değerinin yeni şirkete aktarılması iddiası varsa işlemlerin gerçekliği incelenebilir.
Özellikle ilişkili taraf işlemleri, olağan dışı borçlar ve piyasa koşullarına uymayan sözleşmeler önem taşıyabilir.
Şirket Üzerine Kayıtlı Araçlar Yeni Şirkete Aktarılırsa Ne Olur?
Gerçek satış bedeliyle yapılan ticari araç satışı tek başına hukuka aykırı değildir.
Ancak araçların düşük bedelle veya bedelsiz şekilde bağlantılı şirkete aktarılması iddiasında işlemlerin ekonomik gerekçesi araştırılabilir.
Burada yine araçların eşin değil şirket tüzel kişiliğinin malı olduğu unutulmamalıdır.
Şirket Taşınmazı Satılırsa Eş Tapu İptal Davası Açabilir mi?
Şirket adına kayıtlı taşınmaz ile eş adına kayıtlı taşınmaz aynı değildir.
Şirket tüzel kişiliğine ait taşınmazın maliki şirket olduğundan, diğer eş sırf eş sıfatıyla şirket taşınmazının yarısının sahibi değildir.
Bu nedenle doğrudan tapu iptal ve tescil talebinin mümkün olduğu varsayılmamalıdır.
Somut uyuşmazlık şirket payının değeri, mal rejimi alacağı ve şirket işlemlerinin ekonomik etkisi üzerinden farklı hukuki yollar gerektirebilir.
Boşanma Davasında Şirket Kayıtları İstenebilir mi?
Uyuşmazlığın çözümü için gerekli ve ölçülü olması hâlinde şirket paylarının veya gelirlerin değerlendirilmesinde ilgili kayıtların incelenmesi gündeme gelebilir.
Ancak şirket ayrı tüzel kişidir ve şirket kayıtlarında üçüncü kişilere ait ticari sırlar veya kişisel veriler bulunabilir.
Bu nedenle incelemenin uyuşmazlıkla ilgili ve ölçülü olması önemlidir.
Banka Kayıtları Mal Kaçırmayı Ortaya Çıkarabilir mi?
Evet, özellikle para hareketleri bakımından önemli olabilir.
Banka kayıtları şirket kuruluş sermayesinin kaynağını, pay satış bedelini, üçüncü kişilere yapılan transferleri veya şirketler arasındaki para hareketlerini gösterebilir.
Ancak tek bir banka transferi otomatik olarak mal kaçırma anlamına gelmez. Transferin sebebi de araştırılmalıdır.
Ticaret Sicili Kayıtları Yeterli Delil midir?
Önemlidir ancak çoğu zaman tek başına yeterli değildir.
Ticaret sicili şirketin kuruluşu, ortakları, müdürleri ve bazı pay değişiklikleri hakkında önemli bilgiler sağlayabilir.
Ancak şirketin gerçek ekonomik faaliyetinin nasıl yürütüldüğünü anlamak için mali kayıtlar, banka hareketleri ve ticari işlemler de gerekebilir.
Şirket Değerlemesi İçin Bilirkişi İncelemesi Yapılabilir mi?
Evet. Şirket payının değerinin mal rejimi tasfiyesi bakımından belirlenmesi gerekiyorsa uzmanlık gerektiren mali konular bilirkişi incelemesine konu olabilir.
Ancak bilirkişinin görevi hukuki değerlendirme yapmak değil, mahkemenin belirlediği teknik ve mali konularda inceleme yapmaktır.
Şirket Değerlemesinde Sadece Bilanço Esas Alınır mı?
Her durumda hayır.
Şirketin faaliyet yapısına göre bilanço önemli bir veri olmakla birlikte tek başına şirketin ekonomik değerini tam olarak göstermeyebilir.
Özellikle faaliyetini sürdüren şirketlerde gelir yaratma kapasitesi, borçlar, varlıklar ve işletmenin özellikleri dikkate alınabilir.
Yeni Şirketin Değeri de Mal Rejimi Davasında İncelenebilir mi?
Somut olayda yeni şirket payının edinilmiş mal niteliği veya eski şirketten yeni şirkete değer aktarımı iddiası varsa yeni şirketle ilgili ekonomik verilerin önemi ortaya çıkabilir.
Ancak yeni şirketin bütün malvarlığının doğrudan diğer eşe ait olduğu varsayılmaz.
İnceleme, uyuşmazlık konusu mal rejimi hakkıyla bağlantılı yapılmalıdır.
Şirket Hissesine Tedbir Konulabilir mi?
Mal rejiminden kaynaklanan alacağın korunması bakımından kanuni koşullar mevcutsa ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma talepleri gündeme gelebilir.
Ancak tedbir otomatik değildir.
Talep eden tarafın korunması gereken hakkı ve tedbir alınmadığında doğabilecek tehlikeyi somutlaştırması gerekir.
Yeni Şirketin Bütün Faaliyetleri Durdurulabilir mi?
Sırf boşanma veya mal rejimi uyuşmazlığı bulunduğu için faal bir şirketin bütün ticari faaliyetlerinin durdurulacağı şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Geçici hukuki korumaların ölçülü olması gerekir.
Mahkeme şirketin ve üçüncü kişilerin haklarını da dikkate alır.
Mal Kaçırma Şüphesinde İlk Yapılması Gereken Nedir?
Öncelikle kronoloji oluşturulmalıdır.
Evlilik ve mal rejimi süresince şirketlerin ne zaman kurulduğu, payların ne zaman edinildiği, boşanma uyuşmazlığının ne zaman başladığı, yeni şirketin ne zaman kurulduğu, eski şirketten hangi varlıkların ne zaman çıktığı ve önemli para transferlerinin ne zaman gerçekleştiği belirlenmelidir.
Ardından şirket paylarının kaynağı, banka hareketleri, ticaret sicili kayıtları ve değer aktarımı iddiasını destekleyen somut işlemler değerlendirilmelidir.
Sadece “Eşim Mal Kaçırıyor” Demek Yeterli mi?
Hayır.
Mal kaçırma iddiasının mümkün olduğunca somut işlemlere bağlanması gerekir.
Örneğin “Eşim mal kaçırıyor” yerine “Boşanma görüşmelerinin başlamasından sonra eski şirketin üç önemli müşterisi yeni kurulan şirkete geçirilmiş, iki araç yeni şirkete devredilmiş ve şirket hesabından yüksek tutarda para aktarılmıştır” şeklinde somut olgular ortaya konulması çok daha önemlidir.
Boşanma Öncesinde Yeni Şirket Kurarak Mal Kaçırmak Mümkün mü?
Fiilen yeni şirketler ve üçüncü kişiler kullanılarak malvarlığının görünümünün değiştirilmesine yönelik işlemler yapılabilir. Ancak yeni şirket kurulmuş olması diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan haklarının otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Mahkeme açısından önemli olan şirketin tabelası veya yalnızca ticaret sicilindeki ortaklık yapısı değil, uyuşmazlığa konu ekonomik değerin kaynağı ve gerçekleştirilen işlemlerin gerçek niteliğidir.
Özellikle boşanma öncesinde eski şirketin müşterilerinin, gelirlerinin, varlıklarının veya ticari faaliyetinin yeni şirkete aktarılması; şirket paylarının yakın kişilere düşük bedelle devredilmesi ya da diğer eşin katılma alacağını azaltma amacı taşıdığı ileri sürülen işlemler ayrıntılı incelemeyi gerektirebilir.
Buna karşılık her şirket kuruluşunun, her pay devrinin veya her şirketler arası transferin kötü niyetli olduğu varsayılamaz. Gerçek ticari işlemler ile mal rejiminden doğan hakları azaltmaya yönelik işlemler birbirinden ayrılmalıdır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, şirket sahibi eşlerin boşanma ve mal rejimi uyuşmazlıklarında şirketin kayıtlı sermayesi veya yıllık cirosu üzerinden basit hesap yapılmasının yanıltıcı olabileceğini; şirket payının kaynağının, ekonomik değerinin, para hareketlerinin ve boşanma öncesindeki olağan dışı işlemlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Şirket Sahibi Eşlerin Mal Rejimi Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde boşanma sürecindeki şirket sahipleri bakımından şirket paylarının değeri, yeni şirket kurulması, payların yakınlara devredilmesi ve şirket varlıklarının başka şirketlere aktarılması önemli mal rejimi uyuşmazlıkları doğurabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket sahibi eşlerin boşanması, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı, değer artış payı, eklenecek değerler, şirket payı değerlemesi, şirket hisselerinin devri ve malvarlığının korunmasına ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Eşim boşanmadan hemen önce yeni şirket kurdu. Bu şirketin yarısı benim mi?
Hayır. Yeni şirketin kurulması diğer eşi otomatik olarak yüzde 50 ortak yapmaz. Şirket payının mal rejimi bakımından niteliği ve tasfiye alacakları ayrıca değerlendirilir.
2. Eşim şirketi kardeşinin adına kurarsa mal rejimi hakkımı kaybeder miyim?
Otomatik olarak hayır. Şirketin gerçek finansmanı ve eski malvarlığından yeni şirkete ekonomik değer aktarılıp aktarılmadığı araştırılabilir.
3. Boşanmadan önce şirket hissesini başkasına devretmek mümkün mü?
Pay devri yapılabilir; ancak mal rejiminden kaynaklanan hakları azaltma amacı bulunduğu ileri sürülüyorsa işlemin gerçekliği, bedeli ve amacı incelenebilir.
4. Evlilikte kurulan şirketin yüzde 50’sini doğrudan alabilir miyim?
Kural olarak mal rejimi tasfiyesi eşe otomatik şirket ortaklığı sağlamaz. Katılma alacağı ve diğer mal rejimi talepleri ayrıca hesaplanır.
5. Evlilikten önce kurulan şirket boşanmada hiç hesaba katılmaz mı?
Şirket payının kişisel mal niteliği gündeme gelebilir; ancak evlilik dönemindeki gelirler ve diğer ekonomik değerler ayrıca incelenebilir.
6. Şirketin cirosunun yarısını talep edebilir miyim?
Hayır. Ciro şirketin kârı veya ortağın kişisel malvarlığı değildir. Şirket payının ekonomik değeri ve mal rejimindeki niteliği ayrı değerlendirilmelidir.
7. Şirket parasının yeni şirkete aktarılması mal kaçırma mıdır?
Her transfer mal kaçırma değildir. Transferin gerçek ticari sebebi, karşılığı ve mal rejimi üzerindeki amacı araştırılmalıdır.
8. Şirket hisselerine ihtiyati tedbir konulabilir mi?
Kanuni koşullar mevcutsa şirket payları veya uyuşmazlık konusu malvarlığı bakımından uygun geçici hukuki koruma talepleri değerlendirilebilir.
9. Mal kaçırıldığını nasıl ispatlayabilirim?
Banka hareketleri, şirket kayıtları, ticaret sicili bilgileri, pay devirleri, varlık satışları ve şirketler arasındaki ekonomik hareketler somut olaya göre önem taşıyabilir.
10. Boşanma öncesinde yapılan her mal devri geçersiz midir?
Hayır. Gerçek satışlar ve olağan ticari işlemler geçerli olabilir. İşlemin diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan haklarını azaltma amacı taşıyıp taşımadığı somut olarak değerlendirilmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket sahibi eşlerin boşanması ve mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle boşanma öncesinde yeni şirket kurulması, şirket hisselerinin üçüncü kişilere devredilmesi, şirket değerinin azaltıldığı iddiaları, edinilmiş mallara katılma alacağı, TMK m.229 kapsamında eklenecek değerler, şirket payı değerlemesi ve malvarlığının korunmasına ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




