
Velayet Uyuşmazlığında Çocuğun Eğitim Kararlarını Kim Verir? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026
Çocuğun Ameliyatı ve Önemli Sağlık Kararlarında Diğer Ebeveynin İzni Gerekir mi? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026Anne veya babadan biri çocuğun psikolog, psikiyatrist ya da psikolojik tedavi sürecine karşı çıkarsa ne yapılabilir? Velayet, ortak karar alma, çocuğun üstün yararı, mahkemeye başvuru, uzman değerlendirmesi ve acil durumları 2026 güncel aile hukuku kapsamında açıklıyoruz.
Boşanmış veya ayrı yaşayan anne ve babalar arasında en hassas uyuşmazlıklardan biri, çocuğun psikolojik veya psikiyatrik destek alıp almaması konusunda ortaya çıkmaktadır. Çocuk kaygı, öfke, okul reddi, uyku problemi, travma belirtileri veya davranış değişiklikleri gösterdiği hâlde ebeveynlerden biri tedaviyi gerekli görürken diğer ebeveyn buna karşı çıkabilir.
Uyuşmazlık bazen “Çocuğum psikoloğa gitmek istemiyor.” şeklinde ortaya çıkarken bazen de diğer ebeveyn “Ben izin vermiyorum, çocuğu psikoloğa götüremezsin.” diyebilir. Özellikle boşanma sonrasında velayetin kimde olduğu, tedavinin niteliği, çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi ile sağlık bakımından gecikmenin yaratabileceği riskler hukuki değerlendirmede önem taşır.
Burada temel ölçüt anne veya babanın kişisel isteği değil, çocuğun üstün yararıdır.
Çocuğun Psikolojik Tedavisine Anne veya Babadan Biri Karşı Çıkabilir mi?
Ebeveynlerin çocukla ilgili görüşlerini açıklaması doğaldır. Ancak yalnızca bir ebeveynin istememesi, çocuğun ihtiyaç duyduğu psikolojik veya psikiyatrik desteğin her durumda engellenebileceği anlamına gelmez.
Örneğin çocuk uzun süredir ciddi kaygı belirtileri gösteriyor, okul başarısı belirgin şekilde düşüyor ve uzman değerlendirmesinde psikolojik destek öneriliyorsa diğer ebeveynin hiçbir somut gerekçe göstermeden tedaviyi engellemesi çocuğun üstün yararı bakımından değerlendirilebilir.
Buna karşılık her psikolojik destek talebinde diğer ebeveynin itirazının otomatik olarak haksız olduğu da söylenemez. Tedavinin gerekliliği, kapsamı, uygulanacak yöntem ve çocuğun özel koşulları dikkate alınmalıdır.
Velayet Anne veya Babadan Birindeyse Psikolojik Tedavi Kararını Kim Verir?
Boşanma sonrasında velayet ebeveynlerden birine bırakılmışsa velayet hakkını kullanan ebeveyn çocuğun bakım, eğitim ve korunmasına ilişkin önemli sorumluluklar üstlenir.
Çocuğun sağlık hizmetlerine erişiminin sağlanması da bu sorumluluklarla yakından bağlantılıdır.
Bu nedenle velayet kendisinde bulunan ebeveynin çocuğun gerekli sağlık hizmetlerine erişimini sağlama konusunda önemli bir karar alanı bulunmaktadır. Bununla birlikte her somut olayda tedavinin niteliği, müdahalenin ağırlığı ve diğer ebeveynin sahip olduğu kişisel ilişki ve ebeveynlik hakları ayrıca değerlendirilmelidir.
Velayet Annedeyse Baba Psikolojik Tedaviyi Engelleyebilir mi?
Velayet anneye bırakılmışsa baba yalnızca “Ben istemiyorum.” diyerek çocuğun ihtiyaç duyduğu her türlü psikolojik desteği otomatik olarak durduramaz.
Özellikle tedavinin uzmanlar tarafından gerekli görüldüğü ve çocuğun ruhsal sağlığının korunması bakımından gecikmenin sakıncalı olabileceği durumlarda çocuğun üstün yararı önceliklidir.
Ancak baba tedavinin çocuğa zarar verdiğini, uzman seçiminin sorunlu olduğunu veya sürecin çocuğun yararından ziyade ebeveynler arasındaki uyuşmazlıkta kullanılmaya çalışıldığını düşünüyorsa bunu somut gerekçelerle ileri sürebilir.
Velayet Babadaysa Anne Tedaviye Karşı Çıkabilir mi?
Aynı esaslar ters durumda da geçerlidir. Aile hukukunda anne veya babaya cinsiyetleri nedeniyle otomatik üstünlük tanınmaz.
Velayet babadaysa ve çocuğun psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğu uzman değerlendirmeleriyle ortaya konulmuşsa annenin soyut itirazı tek başına belirleyici değildir. Mahkeme önüne gelen bir uyuşmazlıkta esas alınacak temel ölçüt yine çocuğun üstün yararı olacaktır.
Ortak Velayette Psikolojik Tedavi Kararı Nasıl Verilir?
Ortak velayet uygulanıyorsa çocuğun hayatını önemli ölçüde etkileyen konularda ebeveynlerin iş birliği yapması beklenir.
Ancak anne ve baba her konuda anlaşamayabilir. Özellikle uzun süreli psikiyatrik tedavi, düzenli terapi, ilaç kullanımı veya çocuğun günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyebilecek sağlık kararlarında uyuşmazlık daha ciddi hâle gelebilir.
Ebeveynlerden birinin sürekli ve gerekçesiz şekilde gerekli sağlık hizmetini engellemesi durumunda uyuşmazlığın mahkeme önüne taşınması ve çocuğun korunmasına yönelik uygun kararların talep edilmesi gündeme gelebilir.
Psikoloğa Gitmek ile Psikiyatrik Tedavi Aynı Şey midir?
Hayır. Bu ayrım hukuki değerlendirme açısından da önemlidir.
Çocuğun okul psikolojik danışmanıyla görüşmesi, psikolog desteği alması, çocuk psikiyatristi tarafından değerlendirilmesi ve psikiyatrik ilaç tedavisine başlanması aynı ağırlıkta müdahaleler değildir.
Bu nedenle “Diğer ebeveyn psikolojik tedaviye karşı çıkıyor.” denildiğinde öncelikle hangi hizmetten söz edildiği belirlenmelidir.
Çocuğun Psikiyatrik İlaç Kullanmasına Diğer Ebeveyn Karşı Çıkarsa Ne Olur?
İlaç tedavisi söz konusu olduğunda uyuşmazlık daha hassas hâle gelebilir. İlacın tıbben gerekli olup olmadığı, hangi uzman tarafından önerildiği, çocuğun tanısı ve sağlık durumu ile tedavinin ertelenmesinin doğurabileceği sonuçlar önemlidir.
Aile mahkemesi tıbbi konuda kendi başına doktor yerine geçerek hangi ilacın kullanılacağına karar veren bir makam değildir. Ancak ebeveynler arasındaki uyuşmazlığın çocuğun sağlık hakkını tehlikeye sokması hâlinde çocuğun korunması bakımından gerekli hukuki tedbirler değerlendirilebilir.
Diğer Ebeveyn “Çocuğun Psikolojik Sorunu Yok” Diyorsa Ne Yapılabilir?
Bu tür uyuşmazlıklarda ebeveynlerin kişisel değerlendirmeleri yerine objektif veriler önem kazanır.
Çocuğun öğretmen gözlemleri, okul rehberlik kayıtları, uzman değerlendirmeleri, psikolog veya psikiyatrist görüşleri, çocuğun davranışlarındaki değişiklikler ve daha önceki sağlık kayıtları birlikte değerlendirilebilir.
Örneğin çocuk aylardır okula gitmeyi reddediyor ve uzman desteği önerilmişse yalnızca diğer ebeveynin “Çocukta hiçbir sorun yok.” demesi uyuşmazlığı çözmez.
Çocuk Psikoloğa Gitmek İstemiyorsa Ne Olur?
Çocuğun görüşü önemlidir ancak çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi dikkate alınmalıdır.
Küçük bir çocuğun tedaviye ilk etapta isteksiz olması ile ergenlik çağındaki ve görüşlerini değerlendirebilecek olgunluktaki bir çocuğun açıkça karşı çıkması aynı şekilde değerlendirilemez.
Çocuğun görüşünün neden oluştuğu da önemlidir. Çocuk gerçekten tedaviden rahatsız olabilir veya ebeveynlerden birinin etkisi altında psikolojik desteği reddedebilir.
Bu nedenle yalnızca “Çocuk istemiyor.” denilmesi her durumda yeterli değildir.
Çocuğun Görüşü Mahkemede Dikkate Alınır mı?
Yaşı ve olgunluğu uygun olan çocuğun görüşünün değerlendirilmesi mümkündür. Ancak çocuk ebeveynler arasındaki uyuşmazlığın hakemi hâline getirilmemelidir.
Mahkeme çocuğun beyanını diğer bütün delillerden bağımsız ve tek başına kesin sonuç doğuran bir unsur olarak görmek yerine çocuğun üstün yararını bütün koşullarla birlikte değerlendirir.
Diğer Ebeveyn Çocuğu Psikoloğa Götürmeyi Sürekli Engelliyorsa Ne Yapılabilir?
Öncelikle tedavinin gerekliliğini gösteren objektif belgelerin korunması önemlidir. Çocuğun sağlık kayıtları, uzman önerileri ve okuldan gelen değerlendirmeler somut uyuşmazlıkta önem taşıyabilir.
Engelleme çocuğun sağlığını ciddi biçimde etkiliyorsa aile mahkemesi önünde çocuğun korunmasına yönelik tedbirler talep edilmesi gündeme gelebilir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre velayet düzenlemesinin yeniden değerlendirilmesi de mümkün olabilir.
Psikolojik Tedaviyi Engellemek Velayetin Değiştirilmesine Neden Olabilir mi?
Tek bir anlaşmazlık otomatik olarak velayet değişikliği sonucunu doğurmaz.
Velayetin değiştirilmesinde çocuğun üstün yararını etkileyen durumların ağırlığı ve sürekliliği önemlidir.
Ancak ebeveynlerden biri çocuğun ciddi sağlık ihtiyacını sürekli olarak görmezden geliyor, uzman desteğini gerekçesiz biçimde engelliyor ve bu davranış çocuğun gelişimini veya sağlığını tehlikeye sokuyorsa bu durum velayet değerlendirmesinde önem kazanabilir.
Bir Defa Psikoloğa Gitmeye İtiraz Etmek Velayeti Kaybettirir mi?
Hayır.
Velayet bir ebeveyni cezalandırma aracı değildir. Tek bir görüş ayrılığı nedeniyle otomatik olarak velayet değiştirilmez.
Mahkeme ebeveynin genel bakım kapasitesini, çocuğun ihtiyaçlarını, mevcut düzenin devamlılığını, ebeveynlerin iş birliği kapasitesini ve davranışın çocuk üzerindeki etkisini birlikte değerlendirir.
Çocuğun Tedavisini Engelleyen Ebeveynin Velayet Hakkı Sınırlandırılabilir mi?
Çocuğun korunmasını gerektiren ciddi koşullar varsa Türk Medeni Kanunu kapsamında uygun koruyucu önlemler gündeme gelebilir.
Burada amaç ebeveyni cezalandırmak değil, çocuğun sağlık ve gelişimini korumaktır.
Dolayısıyla alınacak önlemin olayla orantılı olması gerekir.
Çocuğun Ruh Sağlığının Tehlikede Olduğu Nasıl İspatlanabilir?
Her olayda tek bir belge bulunması gerekmez. Mahkeme farklı delilleri birlikte değerlendirebilir.
Örneğin çocuğun uzun süredir uyuyamaması, okuldan kaçınması, ciddi davranış değişiklikleri göstermesi, akademik performansının aniden düşmesi veya uzmanların düzenli destek önermesi bir arada önem taşıyabilir.
Buna karşılık ebeveynler arasındaki kişisel tartışmaların çocuğa psikolojik hastalık teşhisi konulmuş gibi sunulmasından kaçınılmalıdır.
Psikolog Raporu Mahkemede Delil Olabilir mi?
Usulüne uygun şekilde düzenlenen uzman değerlendirmeleri somut uyuşmazlıkta dikkate alınabilir. Ancak özel bir psikolog tarafından hazırlanan her rapor mahkemeyi otomatik olarak bağlamaz.
Mahkeme gerekli görürse sosyal inceleme, uzman değerlendirmesi veya başka delillerden yararlanabilir.
Önemli olan çocuğun durumunun objektif şekilde ortaya konulmasıdır.
Özel Psikolog Raporu Tek Başına Velayeti Değiştirir mi?
Kural olarak tek bir özel uzman raporunun otomatik biçimde velayet değişikliği sonucunu doğurduğu söylenemez.
Raporun hazırlanma yöntemi, uzmanlık alanı, görüşme sayısı, çocuğun değerlendirilme biçimi ve diğer delillerle uyumu önemlidir.
Velayet kararı bütün dosya üzerinden verilir.
Diğer Ebeveyn Psikoloğu Taraflı Olmakla Suçlarsa Ne Olur?
Bu iddia tek başına raporu geçersiz hâle getirmez.
Ancak uzman yalnızca ebeveynlerden birinin anlatımına dayanmış, çocukla yeterli görüşme yapmamış veya uzmanlık sınırlarını aşan kesin hukuki sonuçlar açıklamışsa raporun ağırlığı tartışılabilir.
Gerekirse bağımsız uzman değerlendirmesi talep edilebilir.
Çocuğun Psikolojik Tedavi Kayıtları Boşanma Davasında Kullanılabilir mi?
Çocuğun sağlık ve psikolojik değerlendirme kayıtları hassas kişisel veriler içerir. Bu nedenle yalnızca ebeveynler arasındaki çekişmede karşı tarafı kötü göstermek amacıyla gelişigüzel kullanılmamalıdır.
Bununla birlikte çocuğun üstün yararı, velayet veya sağlık ihtiyacı bakımından doğrudan ilgili kayıtların mahkemece değerlendirilmesi gerekebilir.
Çocuğun mahremiyeti özellikle korunmalıdır.
Diğer Ebeveyn Çocuğun Terapi İçeriğini Öğrenmek İsteyebilir mi?
Ebeveynlik hakları ile çocuğun mahremiyet hakkı arasında denge kurulması gerekir.
Özellikle ergenlik çağındaki çocukların psikolojik destek sürecinde güven ilişkisi son derece önemlidir. Ebeveynin bilgi edinme hakkı, her terapi görüşmesinin bütün ayrıntılarını öğrenme hakkı olarak değerlendirilmemelidir.
Tedavi sürecinin çocuğun üstün yararına uygun şekilde yürütülmesi esastır.
Psikolog Çocuğun Diğer Ebeveynle Görüşmemesini Söylerse Görüşme Hemen Kesilebilir mi?
Tek başına bir uzman görüşü mevcut kişisel ilişki düzenini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Mahkeme tarafından kurulmuş kişisel ilişki düzeni varsa bunun değiştirilmesi veya sınırlandırılması için gerekli hukuki süreç işletilmelidir.
Ancak çocuğun güvenliğine yönelik acil ve ciddi risk bulunuyorsa durumun niteliğine göre hızlı koruyucu önlemler gündeme gelebilir.
Çocuk Diğer Ebeveynle Görüştükten Sonra Psikolojik Sorun Yaşıyorsa Ne Yapılabilir?
Bu durum objektif şekilde değerlendirilmelidir.
Çocuğun görüşme sonrasında üzgün olması tek başına kişisel ilişkinin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak sürekli korku, ağır kaygı, travmatik belirtiler veya çocuğun güvenliğini etkileyen başka sorunlar varsa uzman değerlendirmesi ve gerektiğinde aile mahkemesine başvuru gündeme gelebilir.
Mahkeme kişisel ilişkiyi çocuğun üstün yararına göre yeniden düzenleyebilir.
Diğer Ebeveyn Çocuğu Psikoloğa Götüren Anne veya Babayı Şikâyet Edebilir mi?
Şikâyette bulunmak mümkündür; ancak şikâyetin yapılması tek başına psikolojik desteğin hukuka aykırı olduğunu göstermez.
Tedavinin kim tarafından, hangi amaçla ve hangi yetki çerçevesinde başlatıldığı somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.
Özellikle velayet düzeni ve sağlık hizmetinin niteliği önemlidir.
Acil Psikiyatrik Durumda Diğer Ebeveynin Onayı Beklenmeli mi?
Çocuğun yaşamı veya sağlığı bakımından acil risk bulunan durumlar sıradan ebeveyn uyuşmazlıklarından farklıdır.
Çocuğun kendisine zarar verme riski, ağır psikiyatrik kriz veya acil tıbbi müdahale ihtiyacı varsa öncelik çocuğun güvenliği ve gerekli sağlık hizmetine erişimidir.
Acil sağlık ihtiyacı yalnızca ebeveynler arasındaki anlaşmazlık nedeniyle geciktirilmemelidir.
Çocuk Kendine Zarar Vermekten Bahsediyorsa Ne Yapılmalı?
Bu durum sıradan velayet tartışması olarak ele alınmamalıdır.
Çocuk kendisine zarar vermekten, yaşamına son vermekten veya başkasına ciddi zarar vermekten söz ediyorsa profesyonel sağlık değerlendirmesi geciktirilmemelidir.
Diğer ebeveynin “Ben psikoloğa karşıyım.” şeklindeki yaklaşımı çocuğun acil güvenlik ihtiyacının önüne geçirilmemelidir.
Tedaviye Karşı Çıkan Ebeveyn Mahkemeden Tedavinin Durdurulmasını İsteyebilir mi?
Somut uyuşmazlığa göre ebeveyn mahkemeye başvurabilir. Ancak mahkemenin değerlendirmesinde ebeveynin kişisel tercihi değil çocuğun üstün yararı belirleyici olacaktır.
Tedavinin çocuğa zarar verdiği ileri sürülüyorsa bunun somutlaştırılması gerekir.
Psikolojik Tedavinin Gerekliliği Konusunda Mahkemeden Karar İstenebilir mi?
Ebeveynler arasındaki ciddi uyuşmazlığın çocuğun sağlık ve gelişimini etkilediği durumlarda aile mahkemesinin müdahalesi gündeme gelebilir.
Mahkeme gerekli gördüğünde uzman görüşlerinden, sosyal incelemelerden ve sağlık kayıtlarından yararlanarak çocuğun korunmasına yönelik uygun tedbirleri değerlendirebilir.
TMK m.346 Kapsamında Çocuğun Korunması İçin Tedbir Alınabilir mi?
Türk Medeni Kanunu kapsamında çocuğun menfaatinin ve gelişmesinin tehlikeye düştüğü, anne ve babanın bu duruma çare bulamadığı veya güçlerinin yetmediği hâllerde hâkim çocuğun korunması için uygun önlemleri alabilir.
Ebeveynler arasındaki psikolojik tedavi uyuşmazlığı çocuğun ruhsal sağlığını ciddi biçimde tehlikeye sokuyorsa bu düzenleme somut olay bakımından önem kazanabilir.
Ebeveynlerden Birinin Tedaviyi Sürekli Sabote Etmesi Mahkemede Dikkate Alınır mı?
Evet, özellikle davranış süreklilik gösteriyorsa.
Bir ebeveynin yalnızca tedavi konusunda farklı görüşte olması ile çocuğun ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetini sistematik biçimde engellemesi aynı değildir.
Mahkeme ebeveynlerin çocuğun ihtiyaçlarına cevap verme ve diğer ebeveynle iş birliği yapabilme kapasitesini velayet değerlendirmesinde dikkate alabilir.
Psikolojik Tedavi Uyuşmazlığında WhatsApp Mesajları Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar uyuşmazlığın belirli yönlerinin ispatında kullanılabilir.
Örneğin diğer ebeveynin uzman raporunu görmesine rağmen açıkça tedaviyi engellediğini gösteren yazışmalar önemli olabilir.
Ancak tek tek mesajlar bağlamından koparılarak değerlendirilmemelidir. Yazışmaların kime ait olduğu, bütünlüğü ve elde edilme yöntemi de önemlidir.
Gizli Ses Kaydı Alınmalı mı?
Ebeveynler arasındaki her konuşmanın gizlice kaydedilmesi güvenli bir delil toplama yöntemi değildir. Ses kayıtlarının hukuka uygunluğu olayın koşullarına göre değişebilir ve hukuka aykırı kayıt ayrıca hukuki veya cezai sorunlara yol açabilir.
Bu nedenle mümkün olduğunca yazılı, resmi ve hukuka uygun belgeler üzerinden hareket edilmesi daha sağlıklıdır.
Okul Rehberlik Servisinin Görüşü Önemli midir?
Evet. Özellikle çocuğun okul ortamındaki davranışları uyuşmazlık açısından önemli olabilir.
Öğretmen veya rehberlik biriminin çocuğun davranışlarında ciddi değişiklik gözlemlemesi, devamsızlık, sosyal geri çekilme veya akademik gerileme gibi durumların bulunması uzman değerlendirmesiyle birlikte dikkate alınabilir.
Ancak okul görüşü tıbbi teşhis yerine geçmez.
Anne veya Baba Çocuğu Diğer Ebeveyne Karşı Psikolojik Tedavide Yönlendiriyorsa Ne Olur?
Bu ciddi bir iddiadır ve somut delillerle değerlendirilmelidir.
Çocuğun terapi sürecinin velayet davasında delil üretme aracına dönüştürülmesi çocuğun üstün yararıyla bağdaşmayabilir.
Ancak diğer ebeveynin yalnızca hoşuna gitmeyen bir uzman görüşü nedeniyle “çocuk yönlendiriliyor” demesi de yeterli değildir.
Bağımsız uzman değerlendirmeleri önem kazanabilir.
Çocuğun Psikolojik Tedavisine Karşı Çıkılması Velayet Davasında Nasıl Değerlendirilir?
Mahkeme tek bir olaya değil ebeveynlik davranışlarının bütününe bakar.
Tedavinin gerçekten gerekli olup olmadığı, ebeveynin neden karşı çıktığı, çocuğun sağlık durumunun nasıl etkilendiği, uzman önerilerine uyulup uyulmadığı ve ebeveynlerin iş birliği yapıp yapamadığı birlikte değerlendirilir.
Amaç hangi ebeveynin tartışmayı “kazandığını” belirlemek değil, çocuk için en güvenli ve sürdürülebilir düzeni oluşturmaktır.
Çocuğun Psikolojik Tedavisine Diğer Ebeveyn Karşı Çıkarsa Ne Yapılmalı?
İlk olarak uyuşmazlığın ebeveynler arasındaki kişisel mücadeleye dönüşmesi engellenmelidir. Çocuğun sağlık ihtiyacı mümkün olduğunca objektif uzman değerlendirmeleriyle belirlenmelidir.
Tedavi gerekli görülüyorsa uzman görüşlerinin, sağlık kayıtlarının ve çocuğun durumunu gösteren diğer objektif belgelerin korunması önemlidir. Diğer ebeveynin itirazının gerekçesi öğrenilmeli ve mümkünse tedavi konusunda ortak bir çözüm aranmalıdır.
Ancak diğer ebeveynin sürekli ve gerekçesiz engellemesi nedeniyle çocuğun ruhsal sağlığı veya gelişimi tehlikeye giriyorsa aile mahkemesine başvurularak çocuğun korunmasına yönelik uygun önlemler talep edilebilir. Uyuşmazlık çok ağır ve sürekli hâle gelmişse mevcut velayet düzeninin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı da ayrıca tartışılabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, bu tür uyuşmazlıklarda ebeveynler arasındaki mesajlaşmalardan çok çocuğun gerçek sağlık ihtiyacını gösteren objektif uzman değerlendirmelerinin ve tedavinin engellenmesinin çocuk üzerindeki somut etkisinin ortaya konulmasının önemli olduğunu vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Çocuğun Psikolojik Tedavisi ve Velayet Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde boşanmış veya ayrı yaşayan ebeveynler arasında çocukların psikolojik tedavisi, psikiyatri desteği, ilaç kullanımı, okul değişikliği ve diğer önemli sağlık kararları konusunda uyuşmazlıklar yaşanabilmektedir.
Özellikle bir ebeveynin çocuğun ihtiyaç duyduğu tedaviyi sürekli engellemesi, uzman önerilerini reddetmesi veya sağlık konusundaki uyuşmazlığı velayet mücadelesinin parçası hâline getirmesi durumunda çocuğun üstün yararı merkezli hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, velayet, velayetin değiştirilmesi, çocukla kişisel ilişki, çocuğun sağlık ve eğitim kararları ile çocuğun korunmasına yönelik tedbirler konusunda hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Velayet bende ise diğer ebeveyn çocuğu psikoloğa götürmemi engelleyebilir mi?
Diğer ebeveynin itirazı tek başına her durumda belirleyici değildir. Velayet düzeni, tedavinin niteliği ve çocuğun üstün yararı birlikte değerlendirilmelidir.
2. Ortak velayette anne ve baba psikolojik tedavi konusunda anlaşamazsa ne olur?
Çocuğun önemli sağlık kararlarında iş birliği esastır. Anlaşmazlık çocuğun sağlığını tehlikeye sokuyorsa mahkeme müdahalesi gündeme gelebilir.
3. Psikolojik tedaviyi engellemek velayetin değiştirilmesine neden olur mu?
Tek bir uyuşmazlık otomatik olarak velayet değişikliği yaratmaz. Ancak gerekli sağlık hizmetinin sürekli ve ciddi şekilde engellenmesi velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
4. Çocuğun psikoloğa gitmek istememesi yeterli midir?
Çocuğun yaşı, olgunluğu ve istememe nedeni değerlendirilmelidir. Çocuğun görüşü önemlidir ancak tek başına her durumda belirleyici değildir.
5. Özel psikolog raporu mahkemeyi bağlar mı?
Hayır. Mahkeme raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir ve gerektiğinde bağımsız uzman incelemesi yaptırabilir.
6. Çocuğun psikiyatrik ilaç kullanmasına diğer ebeveyn karşı çıkabilir mi?
İtiraz edebilir ancak tedavinin tıbbi gerekliliği uzman değerlendirmesine göre belirlenmelidir. Çocuğun sağlık ihtiyacı ebeveynler arasındaki kişisel anlaşmazlığa feda edilmemelidir.
7. Diğer ebeveyn tedaviyi sürekli engelliyorsa mahkemeye başvurulabilir mi?
Çocuğun menfaat ve gelişiminin tehlikeye girmesi hâlinde uygun koruyucu tedbirler için mahkemeye başvuru değerlendirilebilir.
8. Çocuk kendine zarar vermekten bahsediyorsa diğer ebeveynin onayı beklenmeli mi?
Acil psikiyatrik riskler sıradan ebeveyn anlaşmazlığından farklıdır. Çocuğun güvenliği için gerekli profesyonel sağlık değerlendirmesi geciktirilmemelidir.
9. WhatsApp mesajları tedavinin engellendiğini ispatlamak için kullanılabilir mi?
Hukuka uygun elde edilmiş ve tarafı belirlenebilen yazışmalar somut uyuşmazlıkta delil olarak değerlendirilebilir.
10. Psikolojik tedavi uyuşmazlığında mahkeme neye bakar?
Mahkeme velayet düzenini, çocuğun yaşı ve ihtiyaçlarını, uzman değerlendirmelerini, tedavinin gerekliliğini, ebeveynlerin tutumunu ve özellikle çocuğun üstün yararını birlikte değerlendirir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, çocuğun psikolojik ve psikiyatrik tedavisi konusunda ebeveynler arasında çıkan uyuşmazlıklar, velayetin değiştirilmesi, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi ve çocuğun korunmasına yönelik tedbirler konusunda hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, çocuğun sağlık hakkı ile velayet yetkisinin kesiştiği uyuşmazlıklarda çocuğun üstün yararının esas alınması ve tedavi ihtiyacının objektif delillerle ortaya konulması gerektiğini vurgulamaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




