
Bayilik Sona Erdikten Sonra Rekabet Yasağı Geçerli midir? 2026 Güncel Rehber
15 Ekim 2026
Yatırımcı Şirkete Para Yatırdığı Halde Hisseleri Devredilmezse Ne Yapabilir? 2026 Güncel Rehber
15 Ekim 2026Distribütörlük sözleşmesinde münhasırlık ihlali nasıl ispatlanır? Başka distribütöre satış, bölge ihlali, müşteri kayıtları, faturalar, e-postalar, gizli satışlar, online satışlar, sözleşmenin feshi, tazminat ve delil tespiti bakımından 2026 güncel ticaret hukuku rehberi.
Distribütörlük sözleşmelerinde en ciddi uyuşmazlıklardan biri, taraflardan birinin sözleşmede kararlaştırılan münhasırlık yükümlülüğüne aykırı davranmasıdır. Özellikle yabancı üreticiler ile Türkiye’deki distribütörler arasındaki ilişkilerde, distribütör belirli bir ülke, bölge, müşteri grubu veya satış kanalı bakımından kendisine tek satıcılık hakkı verildiğini düşünürken üreticinin aynı ürünleri başka şirketlere satmaya başlaması önemli ticari kayıplara yol açabilir.
Uyuşmazlık ortaya çıktığında yalnızca “başka bir distribütör atandı” iddiası çoğu zaman yeterli değildir. Öncelikle sözleşmede gerçekten münhasırlık bulunup bulunmadığı, münhasırlığın kapsamı, hangi satışların yasaklandığı ve karşı tarafın hangi somut işlemle bu yükümlülüğü ihlal ettiği belirlenmelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, distribütörlük uyuşmazlıklarında münhasırlık ihlalinin ispatının yalnızca sözleşme metnine değil; faturalar, siparişler, müşteri yazışmaları, sevkiyat kayıtları, fiyat teklifleri ve satış kanallarına ilişkin ticari verilerin birlikte değerlendirilmesine bağlı olduğunu belirtmektedir.
Distribütörlük Sözleşmesinde Münhasırlık Ne Anlama Gelir?
Münhasırlık, sözleşmenin içeriğine göre üretici veya tedarikçinin belirli bir bölgede, müşteri grubunda ya da satış kanalında başka bir distribütörle çalışmama yükümlülüğünü ifade edebilir.
Örneğin yabancı bir üretici Türkiye için yalnızca bir distribütör belirlemiş olabilir. Sözleşmede distribütöre Türkiye sınırları içerisinde münhasır satış hakkı verilmişse üreticinin daha sonra aynı ürünleri başka bir Türk distribütöre doğrudan satması sözleşmeye aykırılık oluşturabilir.
Ancak her distribütörlük ilişkisi kendiliğinden münhasır değildir. Tarafların sözleşmede kullandıkları ifadeler, ilişkinin süresi, bölge, ürün grubu, müşteri grubu ve satış kanalları dikkatle incelenmelidir.
“Türkiye Tek Yetkili Distribütörü” İfadesi Yeterli midir?
Sözleşmede “exclusive distributor”, “sole distributor” veya benzeri açık ifadelerin bulunması önemli bir delildir. Bununla birlikte münhasırlığın kapsamının ne olduğu ayrıca belirlenmelidir.
Örneğin distribütör bütün Türkiye bakımından münhasır olabilir ancak belirli büyük müşterilere üreticinin doğrudan satış yapma hakkı saklı tutulmuş olabilir. Kamu ihaleleri, global müşteriler, e-ticaret satışları veya belirli ürün grupları münhasırlık kapsamının dışında bırakılmış olabilir.
Dolayısıyla yalnızca “tek yetkili distribütör” ifadesine değil sözleşmenin tamamına bakılmalıdır.
Yazılı Sözleşmede Münhasırlık Açıkça Düzenlenmemişse Ne Olur?
Uyuşmazlık daha karmaşık hâle gelir.
Tarafların uzun yıllar boyunca münhasır bir ilişki yürüttüğü, üreticinin başka distribütör atamadığı ve yazışmalarında karşı tarafı “Türkiye’deki tek distribütörümüz” şeklinde tanıttığı durumlarda sözleşme ilişkisi ve tarafların davranışları birlikte değerlendirilebilir.
E-postalar, ticari yazışmalar, toplantı tutanakları, sunumlar, fiyat listeleri ve üreticinin müşterilere gönderdiği bildirimler bu noktada önem kazanabilir.
Ancak fiilî olarak uzun süre tek distribütör olmak ile hukuken münhasırlık hakkına sahip olmak aynı şey değildir. Bu nedenle sözleşmenin kurulma sürecindeki belgeler önemlidir.
Münhasırlık İhlali Hangi Durumlarda Ortaya Çıkabilir?
En açık örnek, üreticinin sözleşmede münhasır bölge olarak belirlenen yerde ikinci bir distribütör atamasıdır. Ancak ihlal her zaman bu kadar görünür olmayabilir.
Üretici başka bir şirketi resmen “distribütör” olarak atamadan ona düzenli ürün satabilir. Ürünleri başka ülkedeki grup şirketi üzerinden Türkiye’ye yönlendirebilir. Distribütörün geliştirdiği müşterilere doğrudan teklif verebilir veya başka bir satıcıya distribütörün fiyatlarından daha avantajlı fiyatlarla ürün sağlayabilir.
Bu nedenle sözleşmede yasaklanan davranışın tam olarak ne olduğu belirlenmelidir.
Üreticinin Başka Bir Şirkete Ürün Satması Münhasırlık İhlali midir?
Her durumda değildir.
Sözleşmede üreticinin belirli müşterilere doğrudan satış yapma hakkı saklı tutulmuş olabilir. Ayrıca münhasırlık yalnızca belirli ürünleri kapsıyor olabilir.
Örneğin distribütör A ürün grubunda münhasır yetkiye sahipken B ürün grubunda böyle bir hakkı bulunmayabilir.
İhlalin tespitinde ürün, müşteri, bölge ve satış kanalı birlikte değerlendirilmelidir.
İkinci Bir Distribütör Atandığı Nasıl İspatlanabilir?
İkinci distribütörün kamuya açık şekilde ilan edilmiş olması önemli bir delil olabilir. Ancak uygulamada üretici ikinci satıcıyı açıkça distribütör olarak tanımlamayabilir.
Bu durumda taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği araştırılır. Düzenli ürün tedariki, özel fiyatlandırma, satış hedefleri, pazarlama yetkisi ve müşteri ilişkileri gibi unsurlar başka bir distribütörlük ilişkisinin bulunduğunu gösterebilir.
Faturalar Münhasırlık İhlalinin İspatında Kullanılabilir mi?
Evet. Faturalar önemli ticari deliller arasındadır.
Üreticinin veya tedarikçinin münhasır bölgede faaliyet gösteren başka bir şirkete düzenli şekilde aynı ürünleri sattığı ortaya çıkarsa bu kayıtlar ihlal iddiasını destekleyebilir.
Ancak yalnızca bir faturanın bulunması her zaman yeterli olmayabilir. Satışın münhasırlık kapsamındaki ürün ve bölgeye ilişkin olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Müşterinin Gönderdiği Fatura Delil Olabilir mi?
Distribütör bazen ihlali kendi müşterisinden öğrenebilir. Müşteri, aynı ürünü başka bir satıcıdan daha düşük fiyatla satın aldığını bildirerek faturayı distribütöre gönderebilir.
Bu belge önemli olabilir. Fakat faturayı düzenleyen şirketin ürünü doğrudan üreticiden mi aldığı, başka bir ülkeden paralel şekilde mi temin ettiği veya farklı bir dağıtım kanalının mı söz konusu olduğu araştırılmalıdır.
Müşteri Yazışmaları Delil Olarak Kullanılabilir mi?
Müşterilerin distribütöre gönderdikleri e-postalar ve diğer hukuka uygun şekilde elde edilmiş ticari yazışmalar uyuşmazlığın ispatında kullanılabilir.
Örneğin müşteri, “Üretici bize doğrudan teklif gönderdi” veya “Aynı markanın başka Türkiye distribütöründen fiyat aldık” şeklinde bilgi vermiş olabilir.
Bu tür yazışmalar başka delillerle desteklendiğinde önem kazanabilir.
Üreticinin Müşteriye Doğrudan Teklif Vermesi İhlal Sayılır mı?
Sözleşmeye bağlıdır.
Distribütöre belirli müşteri gruplarında münhasır satış hakkı verilmiş ve üreticinin doğrudan satış hakkı saklı tutulmamışsa üreticinin distribütörü devre dışı bırakarak müşteriye doğrudan teklif vermesi sözleşmeye aykırılık oluşturabilir.
Ancak global müşteri istisnası veya doğrudan satış hakkı varsa değerlendirme değişebilir.
Distribütörün Bulduğu Müşteriye Üreticinin Doğrudan Satış Yapması Mümkün mü?
Bu konuda sözleşmedeki müşteri koruma hükümleri özellikle önemlidir.
Distribütör yıllarca pazar geliştirmiş, müşteri bulmuş, teknik tanıtım yapmış ve satış görüşmelerini yürütmüş olabilir. Üreticinin daha sonra aynı müşteriye doğrudan satış yapması ticari açıdan ciddi uyuşmazlık yaratabilir.
Ancak bunun hukuki sonucu yalnızca “müşteriyi ben buldum” iddiasına göre değil, sözleşmedeki münhasırlık, müşteri koruma, komisyon ve doğrudan satış hükümlerine göre belirlenmelidir.
E-Postalar Münhasırlık İhlalini İspatlayabilir mi?
Evet. Ticari e-postalar son derece önemli olabilir.
Örneğin üretici başka bir satıcıya “Türkiye’de satış yapabilirsiniz”, “Bu müşteriye doğrudan teklif verin” veya “Mevcut distribütöre bilgi vermeyin” şeklinde mesaj göndermiş olabilir.
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş e-postalar diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
WhatsApp Yazışmaları Delil Olabilir mi?
Ticari görüşmeler WhatsApp üzerinden yürütülmüşse yazışmalar somut olayda delil niteliği taşıyabilir. Ancak ekran görüntüsünün hangi kişiye ait olduğu, yazışmanın bütünlüğü, tarihleri ve hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği önemlidir.
Yalnızca kesilmiş bir ekran görüntüsü yerine konuşmanın bağlamının korunması ispat gücünü artırabilir.
Ses Kaydı Kullanılabilir mi?
Ses kaydının hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir. Taraflardan birinin ticari görüşmeyi gizlice kaydetmiş olması her durumda hukuka uygun kabul edilemez.
Bu nedenle münhasırlık ihlalini ispatlamak amacıyla hukuka aykırı yöntemlerle delil yaratılmasından kaçınılmalıdır.
İnternet Sitesindeki “Yeni Distribütörümüz” Açıklaması Delil Olabilir mi?
Evet. Üreticinin kendi internet sitesinde, sosyal medya hesabında veya ticari duyurusunda başka bir şirketi aynı bölgenin distribütörü olarak tanıtması önemli olabilir.
Bu tür içeriklerin daha sonra kaldırılma ihtimali varsa hukuka uygun şekilde tarih ve içeriklerinin tespit edilmesi önem kazanabilir.
Sosyal Medya Paylaşımları Kullanılabilir mi?
Başka bir şirket markanın “Türkiye distribütörü” olduğunu açıkça ilan etmişse bu paylaşım uyuşmazlık bakımından dikkate alınabilir.
Ancak üçüncü kişinin kendi kendisini distribütör ilan etmiş olması üreticinin gerçekten yetki verdiğini tek başına kanıtlamayabilir.
Bu nedenle üretici ile diğer satıcı arasındaki bağlantıyı gösteren başka deliller aranmalıdır.
Online Satışlar Münhasırlık İhlali Oluşturabilir mi?
E-ticaret, distribütörlük sözleşmelerinde en çok uyuşmazlık yaratan alanlardan biridir.
Sözleşme hazırlanırken yalnızca fiziksel bölge düşünülmüş ancak internet satışları düzenlenmemiş olabilir. Bu durumda başka ülkedeki bir satıcının Türkiye’deki müşterilere online satış yapması farklı hukuki sorunlar doğurabilir.
Aktif ve pasif satış ayrımları ile rekabet hukuku sınırlamaları da ayrıca dikkate alınmalıdır.
Paralel İthalat Münhasırlık İhlali Anlamına Gelir mi?
Her durumda hayır.
Piyasada aynı markalı ürünün başka satıcılarda bulunması, üreticinin mutlaka münhasırlık sözleşmesini ihlal ettiği anlamına gelmez.
Ürün başka ülkedeki bağımsız satıcıdan temin edilmiş veya farklı bir dağıtım kanalından gelmiş olabilir.
Bu nedenle ürünün tedarik kaynağı araştırılmalıdır.
Seri Numaraları ve Ürün Kodları İspatta Kullanılabilir mi?
Evet. Özellikle teknik ürünlerde seri numaraları, lot numaraları veya ürün kodları tedarik kaynağının belirlenmesinde yardımcı olabilir.
Belirli ürünün hangi distribütöre veya müşteriye sevk edildiğinin üreticinin kayıtlarından tespit edilmesi mümkün olabilir.
Gümrük ve Sevkiyat Kayıtları Önemli midir?
Sınır ötesi distribütörlük uyuşmazlıklarında sevkiyat kayıtları önem taşıyabilir. Ürünlerin hangi şirkete, hangi ülkeden ve hangi tarihte gönderildiği ticari ilişkinin ortaya çıkarılmasına yardımcı olabilir.
Ancak bu kayıtların hangi hukuki yolla elde edilebileceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Ticari Defterler Delil Olabilir mi?
Uyuşmazlığın niteliğine göre tarafların ticari defter ve kayıtları önem taşıyabilir.
Satış faturaları, cari hesaplar, sipariş kayıtları ve sevkiyat belgeleri münhasırlık ihlalinin varlığı veya kapsamı hakkında bilgi verebilir.
Mahkeme gerekli şartların bulunması hâlinde ticari defter ve belgeleri değerlendirebilir.
Delil Tespiti Talep Edilebilir mi?
Delilin kaybolması veya ileride elde edilmesinin önemli ölçüde güçleşmesi riski bulunuyorsa somut olayın şartlarına göre delil tespiti gündeme gelebilir.
Örneğin internette yayımlanan yeni distribütör duyurusunun kaldırılması veya belirli elektronik kayıtların kaybolması riski bulunabilir.
Ancak delil tespiti, karşı tarafın bütün ticari sistemlerini sınırsız şekilde araştırmak için kullanılan bir yöntem değildir.
Bilirkişi İncelemesi Yapılabilir mi?
Münhasırlık ihlalinin mali sonuçlarının belirlenmesinde bilirkişi incelemesi önemli olabilir.
Özellikle distribütörün kaybettiğini iddia ettiği satışların, kâr marjının ve zararının hesaplanması teknik ve mali inceleme gerektirebilir.
Ancak bilirkişi hukuki yorum yaparak sözleşmenin ihlal edilip edilmediğine tek başına karar vermez; hukuki değerlendirme mahkemeye aittir.
İhlal İspatlanırsa Sözleşme Feshedilebilir mi?
Münhasırlık yükümlülüğünün ihlali sözleşmenin niteliğine ve ihlalin ağırlığına göre fesih hakkı doğurabilir.
Ancak fesih yapılmadan önce sözleşmedeki bildirim, ihbar, düzeltme süresi ve fesih hükümleri incelenmelidir.
Sözleşmede ihlalin giderilmesi için belirli süre verilmesi öngörülmüşse buna uyulması gerekebilir.
Tek Bir Satış Sözleşmenin Feshi İçin Yeterli midir?
Her zaman değil.
Bir satışın niteliği, bedeli, müşterisi, münhasırlık kapsamına girip girmediği ve ihlalin taraflar arasındaki güven ilişkisine etkisi değerlendirilmelidir.
Buna karşılık sözleşmede açık şekilde yasaklanan ve ticari ilişkinin temelini oluşturan münhasırlığı ihlal eden önemli bir satış daha ağır sonuç doğurabilir.
İhlal Nedeniyle Tazminat Talep Edilebilir mi?
Şartları varsa evet.
Distribütör, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini talep edebilir. Ancak zarar ile münhasırlık ihlali arasındaki nedensellik bağının ortaya konulması gerekir.
Yalnızca “başka distribütör atandı, çok zarar ettim” demek yerine zararın somutlaştırılması önemlidir.
Kaybedilen Kâr Talep Edilebilir mi?
Şartların oluşması hâlinde yoksun kalınan kâr tazminat tartışmasının konusu olabilir.
Örneğin distribütörün düzenli satış yaptığı müşterilere üreticinin doğrudan satış yaptığı tespit edilmişse, bu satışların distribütör üzerinden gerçekleşmesi hâlinde elde edilebilecek kârın hesaplanması gündeme gelebilir.
Ancak varsayımsal ve hiçbir veriye dayanmayan yüksek tutarlı taleplerin ispatı güçtür.
Zarar Nasıl Hesaplanabilir?
Geçmiş satışlar, müşteri siparişleri, kâr marjları, fiyat listeleri, kaybedilen siparişler ve ihlal dönemindeki satış hacmi birlikte değerlendirilebilir.
Örneğin distribütörün aynı müşteriye önceki üç yılda düzenli satış yaptığı, ancak üreticinin doğrudan satışa başlamasından sonra satışların tamamen kesildiği ortaya çıkabilir.
Bu veri zarar hesabında önemli olabilir.
Ciro Kaybının Tamamı Zarar Sayılır mı?
Hayır.
Ciro ile kâr aynı şey değildir.
Bir satışın gerçekleşmemesi nedeniyle distribütörün bütün satış bedelini zarar olarak talep edebileceği söylenemez.
Satış gerçekleşseydi yapılacak maliyetler de dikkate alınmalıdır. Bu nedenle zarar hesabında çoğu zaman kaybedilen net ekonomik menfaat üzerinde durulur.
Sözleşmede Cezai Şart Varsa Ne Olur?
Distribütörlük sözleşmesinde münhasırlığın ihlali hâlinde cezai şart öngörülmüş olabilir.
Bu durumda cezai şartın uygulanma koşulları, miktarı ve ihlal ile bağlantısı incelenmelidir.
Tacirler arasındaki cezai şartlarda Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
İhlal Devam Ederken İhtiyati Tedbir İstenebilir mi?
Somut olayda kanuni şartların bulunması hâlinde ihtiyati tedbir gündeme gelebilir.
Ancak distribütörün talep ettiği tedbirin sözleşme hükümleri, rekabet hukuku ve ölçülülük bakımından değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemenin her münhasırlık iddiasında karşı tarafın bütün satış faaliyetlerini otomatik olarak durduracağı söylenemez.
Rekabet Hukuku Münhasırlık Sözleşmelerini Etkiler mi?
Evet.
Münhasır distribütörlük hükümleri yalnızca sözleşme özgürlüğü açısından değerlendirilmez. Rekabet hukuku kuralları da dikkate alınmalıdır.
Özellikle bölge ve müşteri sınırlamaları, aktif ve pasif satış kısıtlamaları, internet satışları ve yeniden satış fiyatlarına ilişkin hükümler rekabet hukuku açısından ayrıca incelenebilir.
Bu nedenle “münhasırlık var, bütün rakip satışlar yasaktır” şeklinde sınırsız bir yaklaşım doğru değildir.
Yabancı Üreticiyle Yapılan Distribütörlük Sözleşmesinde Hangi Hukuk Uygulanır?
Uluslararası distribütörlük sözleşmelerinde uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme veya tahkim hükümleri ilk aşamada incelenmelidir.
Sözleşmede yabancı hukuk seçilmiş olabilir. Uyuşmazlık yabancı mahkemeye veya tahkime bırakılmış olabilir.
Bu nedenle Türkiye’deki distribütör doğrudan Türk mahkemesinde dava açmadan önce uyuşmazlık çözüm maddesini incelemelidir.
Tahkim Şartı Varsa Türk Mahkemesinde Dava Açılabilir mi?
Geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunması hâlinde uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi gerekebilir.
Ancak tahkim anlaşmasının kapsamı ve geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.
İhtiyati tedbir ve delil tespiti gibi geçici hukuki korumalarda ise somut tahkim düzenlemesi ve uygulanacak hukuk ayrıca önem taşır.
İhlali Öğrenen Distribütör İlk Olarak Ne Yapmalı?
Öncelikle sözleşme incelenmeli ve münhasırlığın kapsamı belirlenmelidir. Daha sonra ihlal olduğu düşünülen her işlem somutlaştırılmalıdır.
Örneğin “başka satıcı var” demek yerine, hangi şirketin hangi ürünü hangi müşteriye hangi tarihte sattığı belirlenmeye çalışılmalıdır.
Müşteri yazışmaları, fiyat teklifleri, faturalar, siparişler, sevkiyat kayıtları ve üreticinin açıklamaları hukuka uygun biçimde korunmalıdır.
Bundan sonra sözleşmedeki bildirim ve fesih hükümleri dikkate alınarak ihtar, dava, tahkim veya diğer hukuki yollar değerlendirilebilir.
Münhasırlık İhlalinde En Büyük İspat Hatası Nedir?
En önemli hatalardan biri yalnızca rakip ürünün piyasada bulunduğunu görerek üreticinin sözleşmeyi ihlal ettiği sonucuna ulaşmaktır.
Ürünün piyasaya hangi kanaldan girdiği belirlenmelidir.
İkinci önemli hata ise zararı hiçbir ticari veri olmadan yüksek tutarlı tahminlerle ileri sürmektir.
Başarılı bir talep için ihlal ile zarar arasında somut bağlantı kurulmalıdır.
Distribütörlük Sözleşmesinde Münhasırlık İhlali Nasıl İspatlanır?
Münhasırlık ihlalinin ispatında öncelikle sözleşmede distribütöre tanınan hakkın kapsamı belirlenmelidir. Daha sonra karşı tarafın hangi satış veya dağıtım faaliyetiyle bu hakkı ihlal ettiği somutlaştırılmalıdır.
Uygulamada faturalar, sipariş kayıtları, müşteri yazışmaları, fiyat teklifleri, sevkiyat belgeleri, ticari defterler, e-postalar, ürün seri numaraları, internet duyuruları ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş elektronik kayıtlar birlikte değerlendirilebilir.
İhlalin ispatlanması tek başına yeterli olmayabilir. Distribütör tazminat talep ediyorsa uğradığı zarar ile sözleşmeye aykırı davranış arasındaki bağlantıyı da ortaya koymalıdır.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi yoğun ticari faaliyet bulunan şehirlerde distribütörlük uyuşmazlıkları özellikle sanayi, otomotiv, medikal ürünler, teknoloji, makine, gıda ve ithalat sektörlerinde önemli ticari sonuçlar doğurabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, distribütörlük ve bayilik sözleşmelerinde münhasırlık ihlali, haksız fesih, tazminat, cezai şart, müşteri portföyü uyuşmazlıkları, delil tespiti ve uluslararası ticari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Başka bir distribütör atanması sözleşme ihlali midir?
Sözleşmede belirli bölge veya ürünler bakımından münhasırlık verilmişse ikinci distribütör atanması ihlal oluşturabilir. Ancak sözleşmedeki istisnalar mutlaka incelenmelidir.
2. Başka satıcının faturası ihlali ispatlamaya yeter mi?
Önemli bir delil olabilir ancak ürünün hangi kaynaktan temin edildiğinin ve satışın münhasırlık kapsamına girip girmediğinin belirlenmesi gerekir.
3. Üretici müşterime doğrudan satış yapabilir mi?
Bu durum sözleşmedeki doğrudan satış, müşteri koruma ve münhasırlık hükümlerine bağlıdır.
4. İnternet üzerinden Türkiye’ye satış münhasırlık ihlali sayılır mı?
Sözleşmenin online satış hükümleri ve rekabet hukuku kuralları birlikte değerlendirilmelidir.
5. Müşteri e-postaları delil olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilen müşteri yazışmaları, özellikle başka ticari kayıtlarla destekleniyorsa önemli olabilir.
6. Paralel ithalat yapılması üreticinin sözleşmeyi ihlal ettiğini gösterir mi?
Tek başına göstermez. Ürünün üretici tarafından mı başka satıcıya verildiği yoksa bağımsız bir dağıtım kanalından mı geldiği araştırılmalıdır.
7. Münhasırlık ihlali nedeniyle sözleşme hemen feshedilebilir mi?
İhlalin ağırlığı ve sözleşmedeki bildirim, düzeltme süresi ve fesih hükümleri incelenmelidir.
8. Kaybedilen satışlar için tazminat istenebilir mi?
Şartları varsa yoksun kalınan kâr talep edilebilir. Ancak kaybedilen satış ve kârın somut ticari verilerle ispatlanması gerekir.
9. Sözleşmede cezai şart varsa ayrıca zarar ispatlamak gerekir mi?
Cezai şartın niteliği ve sözleşme hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Cezai şart ile ayrıca zarar talebinin ilişkisi somut sözleşmeye göre incelenmelidir.
10. Yabancı üreticiye karşı Türkiye’de dava açılabilir mi?
Uygulanacak hukuk, yetki ve tahkim hükümleri incelenmeden kesin cevap verilemez. Uluslararası distribütörlük sözleşmelerinde uyuşmazlık çözüm maddesi özellikle önemlidir.
Uzman Hukuki Destek
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, distribütörlük sözleşmelerinde münhasırlık ihlali, başka distribütör atanması, doğrudan müşteri satışı, bölge ihlali, haksız fesih, cezai şart ve tazminat uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Ankara merkezli olarak İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelindeki distribütörlük, bayilik ve ticari sözleşme uyuşmazlıklarında hizmet vermektedir.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




