
Banka Hesabı, IBAN veya Kart Kullandırma Dosyalarında Beraat Mümkün mü? 2026 Güncel Rehber
21 Ağustos 2026
İnternetten Ürün Satarken Dolandırıcılıkla Suçlanırsanız Ne Yapmalısınız? 2026 Güncel Rehber
21 Ağustos 2026Dolandırıcılık mağdurunun en önemli sorusu çoğu zaman failin kaç yıl hapis cezası alacağından önce “Paramı geri alabilir miyim?” olmaktadır. İnternet alışverişi dolandırıcılığı, sahte yatırım platformu, sosyal medya üzerinden satış, kapora dolandırıcılığı, sahte kiralık ev ilanı, araç satışı dolandırıcılığı, banka hesabı ve IBAN üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık, kripto para dolandırıcılığı veya telefonla gerçekleştirilen dolandırıcılık sonucunda kaybedilen paranın geri alınması bazı durumlarda mümkündür. Ancak suç duyurusunda bulunmak ile paranın fiilen tahsil edilmesi aynı şey değildir. Mağdur açısından ceza soruşturması, malvarlığı değerlerinin araştırılması, suçtan elde edilen paranın izinin sürülmesi, el koyma ve koruma tedbirleri, etkin pişmanlık, hukuk davası ve şartlarına göre icra yollarının birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Özellikle yüksek miktarlı dolandırıcılık olaylarında hızlı hareket edilmesi önemlidir. Para banka hesabına gönderilmiş ve henüz farklı hesaplara dağıtılmamışsa ilk saatlerde gerçekleştirilecek banka bildirimi ve adli başvurular sonraki süreç açısından önemli olabilir. Buna karşılık para çok sayıda banka hesabına aktarılmış, nakit çekilmiş veya kripto varlığa dönüştürülmüşse tahsil süreci daha karmaşık hâle gelebilir.
Bu nedenle 2026 yılında dolandırıcılık mağdurlarının yalnızca “savcılığa şikâyet ettim, param otomatik olarak geri gelir” düşüncesiyle hareket etmemesi; ceza soruşturması ile zararın giderilmesine yönelik hukuki yolları birbirinden ayırarak değerlendirmesi önem taşımaktadır.
Dolandırıcılık Mağduru Parasını Geri Alabilir mi?
Evet, somut olayın özelliklerine göre dolandırıcılık nedeniyle kaybedilen paranın geri alınması mümkündür. Ancak bunun garanti edildiğini söylemek mümkün değildir.
Paranın geri alınma ihtimalini özellikle paranın hangi yöntemle gönderildiği, suçun ne kadar hızlı fark edildiği, paranın hâlen ilk alıcı hesapta bulunup bulunmadığı, başka hesaplara aktarılıp aktarılmadığı, fail veya faillerin tespit edilip edilemediği ve sorumlu kişilerin haczedilebilir malvarlığı bulunup bulunmadığı etkileyebilir.
Örneğin mağdur 500.000 TL’yi sahte araç ilanı nedeniyle bir banka hesabına göndermiş ve dolandırıldığını birkaç dakika sonra fark etmiş olabilir. Para henüz başka hesaba gönderilmemişse ortaya çıkan durum ile mağdurun olayı üç ay sonra fark ettiği ve paranın bu süre içerisinde onlarca hesaptan geçirildiği bir dosyanın tahsil imkânları aynı olmayacaktır.
Dolayısıyla dolandırıcılık mağdurunun ilk hedeflerinden biri paranın izinin mümkün olduğunca erken takip edilmesini sağlamak olmalıdır.
Dolandırıcılık Sonrası İlk Olarak Ne Yapılmalı?
Dolandırıldığını fark eden kişinin öncelikle elindeki delilleri koruması gerekir. Banka dekontu, IBAN bilgileri, hesap sahibinin adı, telefon numarası, WhatsApp veya Telegram yazışmaları, SMS’ler, sosyal medya profilleri, internet ilanları, internet sitesi adresleri, e-postalar, ödeme ekran görüntüleri ve varsa sözleşme veya faturalar saklanmalıdır.
Dolandırıcılığın banka transferi üzerinden gerçekleştirilmesi hâlinde bankayla gecikmeden iletişim kurulması da önemlidir. İşlemin niteliğine göre bankanın uygulayabileceği prosedürler değişebilir ve yapılan transferin tek taraflı olarak her durumda geri alınabileceği varsayılmamalıdır.
Ardından olayın özelliklerine göre Cumhuriyet başsavcılığı veya kolluk makamları nezdinde suç duyurusunda bulunulması gündeme gelebilir.
Burada yapılabilecek önemli hatalardan biri, dolandırıcıyla yapılan konuşmaları öfkeyle silmektir. Özellikle WhatsApp konuşmaları, sahte ilan, ödeme talimatları ve gönderilen IBAN bilgileri soruşturmanın önemli delilleri olabilir.
Savcılığa Şikâyet Edince Para Otomatik Olarak Geri Gelir mi?
Hayır. Suç duyurusunda bulunulması ile alacağın tahsil edilmesi birbirinden farklı hukuki süreçlerdir.
Ceza soruşturmasının temel amacı suç işlendiğine ilişkin iddianın araştırılması, failin tespit edilmesi, delillerin toplanması ve yeterli şüphe oluşması hâlinde kamu davasının açılmasıdır.
Mağdurun parasının geri alınması ise somut olayın özelliklerine göre farklı hukuki mekanizmaları gerektirebilir.
Bu nedenle “Savcılığa şikâyet ettim, mahkeme paramı otomatik olarak bana ödeyecek” şeklindeki beklenti doğru değildir. Özellikle zararın giderilmesine ilişkin özel hukuk taleplerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Ceza Davasına Katılmak Para İadesini Sağlar mı?
Suçtan zarar gören kişi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda öngörülen koşullarda kamu davasına katılabilir. Katılma, mağdurun ceza yargılamasında taraf sıfatıyla belirli usul haklarını kullanabilmesini sağlar.
Ancak mevcut ceza muhakemesi sisteminde ceza davasına katılmak, geçmişteki “şahsi hak davası” sisteminde olduğu gibi ceza mahkemesinin her durumda dolandırıcılık zararını ayrıca hesaplayarak mağdura ödenmesine karar vereceği anlamına gelmez. Maddi zararın tahsili için koşullarına göre ayrıca hukuk mahkemesinde alacak veya tazminat davası açılması gerekebilir.
Bu ayrım özellikle internet üzerindeki eski hukuk içeriklerinde karıştırılabilmektedir. Güncel Ceza Muhakemesi Kanunu bakımından ceza davasına katılma ile özel hukuk alacağının tahsilini birbirinden ayırmak gerekir. CMK’nın güncel metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Dolandırıcılıkta Paraya veya Malvarlığına El Konulabilir mi?
Ceza soruşturmasının özelliklerine göre şüphelinin belirli malvarlığı değerleri hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenen koruma tedbirleri gündeme gelebilir. Özellikle suçtan elde edildiğine ilişkin gerekli bağlantının kurulabildiği malvarlığı değerleri bakımından el koyma hükümlerinin uygulanması değerlendirilebilir.
Burada önemli nokta şudur: El koyma ile haciz aynı şey değildir.
El koyma ceza muhakemesi kapsamında uygulanan bir koruma tedbiridir. Haciz ise esas itibarıyla alacağın cebri icra yoluyla tahsil edilmesine yönelik bir icra hukuku kurumudur.
Dolayısıyla mağdurun “şüphelinin hesabına el konuldu, para artık kesin bana ödenecek” şeklinde düşünmemesi gerekir. El konulan malvarlığı değerlerinin hukuki akıbeti, suçla bağlantısı ve iade/müsadere hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Dolandırıcılık Parası Başka Banka Hesaplarına Aktarıldıysa Geri Alınabilir mi?
Mümkün olabilir. Özellikle banka hareketlerinin hızlı şekilde tespit edilebildiği dosyalarda para transfer zinciri araştırılabilir.
Örneğin para hareketi şu şekilde gerçekleşmiş olabilir:
Mağdur → A’nın hesabı → B’nin hesabı → C’nin hesabı → kripto varlık hesabı
Soruşturma yalnızca A’nın hesabıyla sınırlı kalmayabilir. Para hareketlerinin devamı araştırılarak sonraki hesapların kime ait olduğu ve paranın nihai olarak nerede bulunduğu belirlenmeye çalışılabilir.
Bu nedenle dolandırıcılık dosyalarında banka dekontunun yalnızca “parayı kime gönderdim?” sorusunu değil, paranın daha sonra nasıl hareket ettiğinin araştırılmasını da sağlaması önemlidir.
IBAN Sahibinden Para Geri İstenebilir mi?
Bu sorunun cevabı somut olayın özelliklerine bağlıdır. Dolandırıcılık parasının gönderildiği hesabın sahibi ile dolandırıcılığı gerçekleştiren kişi her zaman aynı kişi olmayabilir.
Bazı dosyalarda hesap sahibi doğrudan suçun faili veya iştirakçisi olabilir. Bazı dosyalarda ise kişi banka hesabını başkasına kullandırmış olabilir. Hatta bazı durumlarda hesap sahibi de başka kişiler tarafından aldatıldığını ileri sürebilir.
Bu nedenle IBAN sahibine karşı özel hukuk kapsamında talep ileri sürülüp sürülemeyeceği belirlenirken kişinin para üzerindeki tasarrufu, hukuki sebep, haksız fiil sorumluluğu, sebepsiz zenginleşme hükümleri ve somut olayın diğer özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Her “para bu hesaba gönderildi” olayında aynı hukuk davasının açılması doğru olmayabilir.
Dolandırıcılık Mağduru Tazminat Davası Açabilir mi?
Evet. Dolandırıcılık nedeniyle maddi zarara uğrayan mağdur, koşulları gerçekleştiğinde zararın giderilmesi amacıyla hukuk mahkemesinde dava açabilir.
Hukuki dayanak somut olayın niteliğine göre değişebilir. Türk Borçlar Kanunu’ndaki haksız fiil sorumluluğu, sebepsiz zenginleşme veya taraflar arasında mevcut bir sözleşmeden doğan sorumluluk hükümleri gündeme gelebilir.
Örneğin mağdur sahte bir araç satışı nedeniyle 600.000 TL göndermişse, olayın nasıl gerçekleştiğine göre ödediği tutarın iadesi, uğradığı diğer maddi zararlar ve uygun koşulların bulunması hâlinde diğer talepler ayrıca değerlendirilebilir.
Bu nedenle dolandırıcılık nedeniyle açılacak hukuk davasının hukuki sebebi belirlenirken ceza dosyasındaki delillerden de yararlanılması önemlidir.
Dolandırıcılıkta Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Manevi tazminat her dolandırıcılık olayında otomatik olarak doğan bir hak değildir. Türk Borçlar Kanunu kapsamında manevi tazminat talep edilebilmesi için kanuni koşulların oluşması gerekir.
Sadece ekonomik kayba uğranılması ile kişilik haklarına yönelik ayrıca manevi tazminatı gerektiren bir saldırının bulunması aynı şey değildir.
Dolayısıyla “dolandırıldım, maddi kaybım var; bu nedenle mutlaka manevi tazminat da alırım” şeklinde genel bir sonuç çıkarılamaz. Somut olayda kişinin kişilik değerlerinin nasıl etkilendiği ve manevi tazminatın yasal şartlarının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ceza Davası Bitmeden Tazminat Davası Açılabilir mi?
Somut olayın koşullarına göre ceza soruşturması veya ceza davası devam ederken hukuk davası açılması mümkün olabilir. Ancak ceza dosyasında toplanan delillerin hukuk davasına etkisi ve bekletici mesele değerlendirmeleri somut uyuşmazlığa göre farklılaşabilir.
Özellikle failin kimliğinin henüz belirlenemediği, banka hesabının fiilen kim tarafından kullanıldığının araştırıldığı veya çok sayıda şüphelinin bulunduğu dosyalarda hukuk davasının doğru kişiye yöneltilmesi bakımından ceza soruşturmasındaki gelişmeler önem taşıyabilir.
Bu nedenle “önce ceza davasının kesinleşmesini mutlaka beklemek gerekir” veya “ceza dosyasının hiçbir önemi yoktur” şeklindeki iki uç yaklaşım da doğru değildir.
Ceza Mahkemesinde Beraat Çıkarsa Tazminat Davası Kaybedilir mi?
Her beraat kararı hukuk mahkemesindeki tazminat talebini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Ceza mahkemesi ile hukuk mahkemesi arasındaki ilişki Türk Borçlar Kanunu’ndaki hükümler ve somut kararın gerekçesi çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Örneğin ceza mahkemesinin fiilin hiç gerçekleşmediğine ilişkin tespiti ile ceza sorumluluğu için gerekli kastın ispatlanamadığı yönündeki değerlendirme özel hukuk bakımından aynı sonucu doğurmayabilir.
Dolayısıyla ceza mahkemesi kararının yalnızca “beraat” veya “mahkûmiyet” şeklindeki sonuç kısmına değil, kararın hangi gerekçeye dayandığına bakılması gerekir.
Dolandırıcılıkta Etkin Pişmanlık Mağdurun Parasını Geri Almasını Sağlar mı?
Dolandırıcılık suçları bakımından TCK m.168’de etkin pişmanlık hükümleri bulunmaktadır. Failin belirli aşamalarda mağdurun zararını gidermesi ceza bakımından önemli sonuçlar doğurabilir. TCK’nın güncel metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Bu düzenleme mağdur açısından da pratik öneme sahiptir. Şüpheli veya sanık ceza indirimi elde etmek amacıyla zararı gidermek isteyebilir.
Ancak mağdurun zararın giderilmesi kapsamında yapılan ödeme nedeniyle hangi hukuki beyanları verdiğine dikkat etmesi gerekir. “Zararım tamamen giderildi”, “şikâyetimden vazgeçiyorum”, “başka alacağım yoktur” veya “ibra ediyorum” gibi ifadeler aynı hukuki anlama gelmeyebilir.
Bu nedenle özellikle yüksek miktarlı ödemelerde mağdurun imzaladığı belgenin kapsamı dikkatle değerlendirilmelidir.
Dolandırıcılıkta Zararın Tamamı mı Ödenmelidir?
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında zararın giderilmesinin kapsamı ve bunun hangi aşamada gerçekleştirildiği önem taşır. TCK m.168, dolandırıcılık bakımından kovuşturma başlamadan önce veya belirli şartlarla kovuşturma başladıktan sonra gösterilen etkin pişmanlığa farklı sonuçlar bağlamaktadır.
Kısmi geri verme veya tazmin durumunda ise mağdurun rızası ayrıca önem taşıyabilir.
Bu nedenle şüphelinin mağdura küçük bir ödeme yapması her durumda “zarar giderildi” anlamına gelmez. Toplam zarar, yapılan ödeme ve kalan tutar açık şekilde belirlenmelidir.
Dolandırıcılık Mağduru İcra Takibi Başlatabilir mi?
Somut olayın niteliğine ve alacağın hukuki dayanağına göre icra takibi gündeme gelebilir. Ancak ceza soruşturmasındaki her şüpheliye karşı otomatik olarak icra takibi yapılması doğru bir yöntem değildir.
Öncelikle kime karşı, hangi hukuki sebeple ve ne miktarda alacak bulunduğunun belirlenmesi gerekir.
Örneğin para doğrudan failin hesabına gönderilmiş ve alacak ilişkisi açık şekilde belirlenebiliyorsa farklı; para yalnızca ara hesap olarak kullanılan üçüncü kişinin hesabından geçmişse farklı bir değerlendirme yapılması gerekebilir.
Borçlu tarafından icra takibine itiraz edilmesi hâlinde ise alacağın niteliğine göre itirazın iptali, itirazın kaldırılması veya alacak davası gibi yollar gündeme gelebilir.
Dolandırıcı Mallarını Kaçırırsa Ne Yapılabilir?
Dolandırıcılık olaylarında mağdurların en büyük endişelerinden biri failin malvarlığını üçüncü kişilere devretmesidir. Bu nedenle yüksek miktarlı zararların bulunduğu olaylarda tahsil stratejisinin soruşturmanın ilk aşamalarından itibaren değerlendirilmesi önemlidir.
Hukuk ve icra hukuku bakımından koşullarının gerçekleşmesi hâlinde ihtiyati haciz gibi geçici hukuki korumalar gündeme gelebilir. Ancak ihtiyati haczin uygulanabilmesi için kanunda aranan şartların bulunması gerekir.
Borçlunun mal kaçırma amacıyla gerçekleştirdiği bazı işlemler bakımından ise İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri somut olayın şartlarına göre gündeme gelebilir.
Bu nedenle “önce ceza davası yıllarca devam etsin, sonra parayı düşünürüz” yaklaşımı bazı olaylarda tahsil imkânının azalmasına neden olabilir.
Dolandırıcılık Parasının Kripto Paraya Çevrilmesi Tahsili Engeller mi?
Mutlak olarak engellemez; ancak süreci zorlaştırabilir.
Dolandırıcılıktan elde edilen para banka hesabından bir kripto varlık hizmet sağlayıcısına gönderilmişse banka transferi ve ilgili hesap bağlantıları araştırılabilir. 2026 itibarıyla finansal suçlarla mücadelede banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesaplar bakımından önemli düzenlemeler bulunmaktadır.
Bununla birlikte varlıkların farklı cüzdanlara aktarılması, yabancı platformlara gönderilmesi veya zincir üzerinde birçok işlemden geçirilmesi araştırmayı teknik ve hukuki açıdan karmaşıklaştırabilir.
Bu nedenle kripto varlık dolandırıcılıklarında işlem kimlikleri, cüzdan adresleri, platform hesap bilgileri ve banka transfer kayıtlarının mümkün olduğunca korunması önemlidir.
Dolandırıcılıkta Banka Sorumlu Tutulabilir mi?
Her dolandırıcılık olayında bankanın mağdura ödeme yapması gerektiği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır. Bankanın sorumluluğu somut olayın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Yetkisiz ödeme işlemleri, güvenlik mekanizmaları, bankanın mevzuattan veya sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri, müşterinin davranışları ve işlemin nasıl gerçekleştirildiği önemlidir.
Mağdurun kendi iradesiyle dolandırıcının verdiği IBAN’a EFT yapması ile müşterinin bilgisi dışında hesabından para çıkarılması hukuken aynı olay değildir.
Bu nedenle bankaya karşı talepte bulunulup bulunamayacağı konusunda işlem türünün doğru belirlenmesi gerekir.
Dolandırıcılık Mağduru Parasını Ne Kadar Sürede Geri Alabilir?
Bunun için kesin bir süre vermek mümkün değildir. Para ilk alıcı hesapta bulunuyor ve hızlı şekilde tedbir uygulanabiliyorsa süreç daha farklı ilerleyebilir. Buna karşılık çok sayıda şüpheli, onlarca banka hesabı, kripto transferleri veya yurtdışı bağlantıları bulunan soruşturmalar daha uzun sürebilir.
Hukuk davası ve icra aşamasında da borçlunun malvarlığı, davaya itirazları ve yargılama süreçleri süreyi etkileyebilir.
Dolayısıyla “dolandırıcılık parasının geri alınması kesin olarak üç ay sürer” veya benzeri süre garantileri gerçekçi değildir.
Dolandırıcılık Mağduru İçin En Etkili Yol Ceza Davası mı, Tazminat Davası mı?
Bu iki yol birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir.
Ceza soruşturması suçun ve faillerin ortaya çıkarılması, banka hareketlerinin araştırılması ve ceza muhakemesi kapsamındaki koruma tedbirlerinin uygulanması bakımından önemlidir. Özel hukuk ve icra yolları ise mağdurun parasının ve diğer zararlarının tahsil edilmesine yöneliktir.
Bazı dosyalarda yalnızca ceza soruşturmasının takip edilmesi yeterli olmayabilir. Bazılarında ise fail ve para hareketleri henüz belirlenmeden hukuk davasına geçmek erken olabilir.
Bu nedenle özellikle yüksek meblağlı dolandırıcılık dosyalarında ceza soruşturması + malvarlığı araştırması + tazminat/alacak davası + icra stratejisi birlikte değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK bünyesinde dolandırıcılık mağdurlarına ilişkin çalışmalarda, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından da yalnızca failin cezalandırılmasına değil, mağdurun ekonomik zararının hangi hukuki yöntemlerle geri alınabileceğine ilişkin bütüncül değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmektedir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki Dolandırıcılık Dosyalarında Para İadesi
İnternet ve banka sistemleri üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarında mağdur ile şüphelinin aynı şehirde bulunması gerekmez. Ankara’da yaşayan mağdur İstanbul’daki bir banka hesabına para göndermiş, para İzmir’deki başka hesaba aktarılmış ve Bursa veya Mersin’deki bir ATM’den çekilmiş olabilir.
Bu nedenle günümüzde dolandırıcılık soruşturmalarında şehirler arası banka hareketleri, farklı Cumhuriyet başsavcılıklarının işlemleri ve farklı banka/finans kuruluşlarından toplanacak deliller önem kazanabilmektedir.
Mağdurun başvurusunda yalnızca dolandırıcılık olayını anlatması değil; banka transfer zincirinin ve mevcut dijital delillerin mümkün olduğunca açık şekilde ortaya konulması soruşturmanın etkin yürütülmesine katkı sağlayabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Dolandırıldım, paramı geri alabilir miyim?
Somut olayın özelliklerine göre evet. Paranın bulunduğu yer, failin tespit edilmesi, malvarlığının bulunması, etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapılması ve hukuk/icra yollarının kullanılabilmesi geri alma ihtimalini etkiler.
2. Savcılığa şikâyet edersem param otomatik olarak geri gelir mi?
Hayır. Ceza soruşturması suçun araştırılmasına yöneliktir. Paranın tahsili için somut olayın özelliklerine göre ayrıca özel hukuk veya icra yollarının değerlendirilmesi gerekebilir.
3. Dolandırıcının banka hesabındaki paraya el konulabilir mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde belirli malvarlığı değerleri hakkında el koyma tedbirleri gündeme gelebilir. Ancak el koyma işlemi mağdurun alacağını otomatik olarak tahsil ettiği anlamına gelmez.
4. Dolandırıcı paramı geri verirse ceza davası kapanır mı?
Zararın giderilmesi dolandırıcılık suçlarında TCK m.168 kapsamındaki etkin pişmanlık hükümleri bakımından önemli olabilir. Ancak ödeme yapılması her durumda kamu davasının otomatik olarak ortadan kalkacağı anlamına gelmez.
5. Dolandırıcılık nedeniyle tazminat davası açabilir miyim?
Koşulları varsa evet. Maddi zararın giderilmesi için haksız fiil, sözleşme veya sebepsiz zenginleşme gibi özel hukuk hükümleri somut olaya göre gündeme gelebilir.
6. Ceza davası bitmeden paramı almak için dava açabilir miyim?
Somut olayın koşullarına göre mümkündür. Ancak doğru davalının belirlenmesi ve ceza dosyasındaki delillerin hukuk davasına etkisi değerlendirilmelidir.
7. Parayı gönderdiğim IBAN sahibine dava açabilir miyim?
Her olayda otomatik olarak aynı sonuç çıkmaz. IBAN sahibinin suçtaki rolü, para üzerindeki tasarrufu ve özel hukuk sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
8. Dolandırıcı malvarlığını başkasına devrederse paramı alamaz mıyım?
Her durumda böyle değildir. Şartlarına göre ihtiyati haciz, icra takibi ve tasarrufun iptali gibi hukuki mekanizmalar değerlendirilebilir. Ancak bunların uygulanabilmesi için ilgili kanuni şartların bulunması gerekir.
9. Kripto para dolandırıcılığında para geri alınabilir mi?
Bazı durumlarda mümkündür. Banka transferleri, platform hesapları ve blockchain üzerindeki işlem kayıtları araştırılabilir. Ancak varlıkların farklı cüzdanlara veya yurtdışına aktarılması tahsil ve soruşturma sürecini zorlaştırabilir.
10. Dolandırıcılık parasını geri almak için ceza avukatı mı yoksa icra avukatı mı gerekir?
Yüksek meblağlı ve karmaşık olaylarda ceza, borçlar ve icra hukuku boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerekebilir. Çünkü failin cezalandırılması ile paranın fiilen tahsil edilmesi farklı hukuki süreçlerdir.
Uzman Hukuki Destek
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde hizmet veren dolandırıcılık, ceza ve tazminat hukuku alanında uzman avukat ile çalışarak haklarınızı güvence altına alabilirsiniz. Dolandırıcılık sonucu kaybedilen paranın geri alınması, nitelikli dolandırıcılık suç duyurusu, banka ve IBAN dolandırıcılığı, internet dolandırıcılığı, sahte yatırım dolandırıcılığı, kripto para dolandırıcılığı, banka hesap hareketlerinin araştırılması, malvarlığına yönelik koruma tedbirleri, etkin pişmanlık kapsamında zarar giderimi, maddi tazminat, alacak davası ve icra takiplerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Dolandırıcılık mağdurlarının özellikle yüksek miktarlı para kayıplarında yalnızca ceza şikâyetine odaklanmaması; paranın hangi hesaplardan geçtiğinin, failin malvarlığının, tazminat ve alacak taleplerinin ve tahsil imkânlarının mümkün olduğunca erken değerlendirilmesi önemlidir. Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelindeki dolandırıcılık soruşturmaları, ceza davaları ve dolandırıcılık nedeniyle para iadesi ve tazminat talepleri hakkında hukuki destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




