
İşveren Kıdem Tazminatını Hesaplarken Hangi Ödemeleri Ücrete Eklemek Zorundadır? 2026 Güncel Rehber
2 Eylül 2026
Özel Sağlık Sigortası ve Diğer Yan Haklar Kıdem Tazminatına Dahil Edilir mi? 2026 Güncel Rehber
2 Eylül 2026İşçinin maaşına ek olarak aldığı primlerin kıdem tazminatına dahil edilip edilmeyeceği, özellikle satış personeli, banka çalışanları, mağaza çalışanları, çağrı merkezi personeli, sigorta çalışanları, pazarlama ekipleri ve performansa dayalı ücret sistemiyle çalışan beyaz yakalılar bakımından ciddi parasal farklar doğurabilmektedir. İşverenlerin önemli bir kısmı kıdem tazminatı hesabında yalnızca sabit brüt maaşı dikkate almakta ve “Prim her ay aynı değil, bu nedenle kıdem tazminatına dahil edilmez.” yaklaşımını benimsemektedir. Ancak primin her ay farklı miktarda ödenmesi ile prim ödemesinin gerçekten arızi ve devamlılık göstermeyen bir ödeme olması aynı şey değildir.
2026 itibarıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının güncel açıklamasında kıdem tazminatı hesabında işçiye düzenli olarak sağlanan para ve para ile ölçülebilen menfaatlerin dikkate alınacağı belirtilmektedir. Bakanlık ayrıca “devamlı ödenen primleri” kıdem tazminatı hesabına dahil edilen, “devamlılık göstermeyen primleri” ise dahil edilmeyen ödemeler arasında açıkça göstermektedir.
Dolayısıyla “Düzensiz prim kıdem tazminatına girmez.” şeklinde tek cümlelik bir cevap vermek doğru değildir. Öncelikle düzensizliğin ne anlama geldiği belirlenmelidir. Prim her ay ödeniyor ancak satış miktarına göre 10.000 TL, 25.000 TL veya 40.000 TL olarak değişiyorsa bu durum tek başına primin devamlılığını ortadan kaldırmaz. Buna karşılık işçiye üç yıllık çalışma döneminde yalnızca bir veya iki kez tamamen istisnai şekilde prim ödenmişse sonuç farklı olabilir.
Kıdem Tazminatında Primlerin Temel Kuralı Nedir?
Kıdem tazminatında yalnızca işçinin çıplak brüt maaşı dikkate alınmaz. İşçiye düzenli olarak sağlanan para ve para ile ölçülebilen menfaatler de şartları varsa giydirilmiş ücret hesabına eklenir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının güncel açıklamasında kıdem tazminatının her tam çalışma yılı için 30 günlük brüt ücret üzerinden hesaplandığı ve ücretin yanında işçiye düzenli sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin de hesaba katıldığı belirtilmektedir.
Prim bakımından ise asıl mesele ödemenin yalnızca adının “prim” olması değildir.
Ödemenin gerçek niteliği araştırılmalıdır.
Prim iş ilişkisinin olağan ve devamlı bir parçası hâline gelmişse, tutarının dönem dönem değişmesi onun mutlaka kıdem hesabının dışında kalacağı anlamına gelmez.
Düzensiz Prim Ne Demektir?
“Düzensiz prim” kavramı uygulamada iki farklı durumu ifade etmek için kullanılmaktadır.
Birinci ihtimalde prim düzenli olarak ödenmekte fakat miktarı değişmektedir.
Örneğin satış danışmanı her ay satış performansına göre prim almaktadır. Ocak ayında 12.000 TL, şubat ayında 21.000 TL, mart ayında 8.000 TL, nisan ayında 30.000 TL prim ödenmiş olabilir.
Burada prim tutarları düzensizdir ancak ödeme sistemi süreklilik göstermektedir.
İkinci ihtimalde ise primin kendisi devamlılık göstermemektedir.
Örneğin işveren üç yıl içinde yalnızca bir kez şirketin olağanüstü kârlılığı nedeniyle çalışanlara 50.000 TL ödeme yapmış olabilir.
İşte bu iki durum kıdem tazminatı bakımından aynı şekilde değerlendirilemez.
Her Ay Farklı Miktarda Ödenen Prim Kıdem Tazminatına Girer mi?
Girebilir.
İşçinin her ay prim alması ancak prim tutarının performans, satış, tahsilat, müşteri sayısı veya üretim miktarına bağlı olarak değişmesi, primin otomatik olarak devamlılık göstermeyen ödeme olduğu anlamına gelmez.
Örneğin işçinin son 12 ayda aldığı primler şöyle olsun:
Ocak 15.000 TL, şubat 25.000 TL, mart 10.000 TL, nisan 35.000 TL ve sonraki aylarda da farklı tutarlarda prim ödemeleri yapılmış olsun.
Bu sistem işyerinde uzun süredir uygulanıyorsa ve işçinin ücret yapısının olağan parçası hâline gelmişse, primlerin değişken miktarda olması tek başına hesap dışı bırakılmaları için yeterli değildir.
Çalışma Bakanlığının geçmiş teftiş uygulamalarında da süreklilik gösteren performans primlerinin tazminata esas kazanca dahil edilmemesi sorun olarak değerlendirilmiş ve yıllık dönemde hak kazanılan performans primlerinin ortalaması üzerinden tazminata esas kazanca dahil edildiği uygulamalar tespit edilmiştir.
Devamlılık Göstermeyen Primler Kıdem Tazminatına Dahil Edilir mi?
Kural olarak hayır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının güncel İş Kanunu açıklamalarında “devamlılık göstermeyen primler” kıdem tazminatı hesabına dahil edilmeyen ödemeler arasında açıkça sayılmaktadır.
Örneğin işveren beş yıllık çalışma süresinde yalnızca bir defa olağanüstü başarı primi ödemiş olabilir.
Veya şirketin satılması nedeniyle bütün çalışanlara bir defalık özel bonus verilmiş olabilir.
Böyle bir ödemenin sürekli ücret eki olmadığı kabul edilebiliyorsa kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücrete eklenmemesi gündeme gelebilir.
Prim Her Ay Ödenmek Zorunda mı?
Hayır.
Bir ödemenin devamlı kabul edilebilmesi için mutlaka her ay aynı tarihte ve aynı miktarda yapılması gerektiği şeklinde mutlak bir kural yoktur.
Örneğin işçiye üç ayda bir satış primi ödeniyor olabilir.
Bir başka işyerinde altı aylık performans dönemlerinin sonunda prim verilebilir.
Başka bir şirkette ise yıllık hedeflerin gerçekleşmesi üzerine her yıl düzenli bonus ödenebilir.
Dolayısıyla değerlendirme yalnızca “Her ay ödeme var mı?” sorusuna indirgenmemelidir.
Ödemenin iş ilişkisindeki sürekliliği ve ücret sisteminin olağan parçası olup olmadığı önemlidir.
Satış Primi Her Ay Değişiyorsa Kıdem Tazminatına Girer mi?
Satış primleri bu uyuşmazlıkların en tipik örneğidir.
Satış çalışanının aylık brüt sabit maaşı 60.000 TL olabilir. Bunun yanında satışlarına göre bazı aylarda 10.000 TL, bazı aylarda 40.000 TL, bazı aylarda ise 70.000 TL prim alabilir.
İşveren:
“Prim sabit olmadığı için kıdem tazminatına dahil etmiyorum.”
diyebilir.
Ancak işçinin uzun süredir bu ücret modeliyle çalışması, primlerin bordrolarda görünmesi, satış performansına göre düzenli şekilde hesaplanması ve prim sisteminin iş sözleşmesinin veya işyeri uygulamasının bir parçası olması hâlinde primin süreklilik niteliği araştırılmalıdır.
Miktarın değişmesi ile ödemenin devamlı olmaması birbirine karıştırılmamalıdır.
Bazı Aylarda Hiç Prim Alınmaması Sonucu Değiştirir mi?
Her zaman değiştirmez.
Örneğin satış personeli yıl boyunca prim sistemine tabi olabilir ancak ocak ve şubat aylarında satış hedefini gerçekleştiremediği için prim alamamış olabilir.
Mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz ve ağustos aylarında ise prim kazanmış olabilir.
İşveren:
“İki ay prim almamışsın, demek ki prim düzenli değil.”
savunmasını yapabilir.
Ancak prim sisteminin devamlılığı ile işçinin her hesap döneminde prim kazanması farklı kavramlardır.
Prim sistemi sürekli olduğu hâlde işçinin belirli dönemlerde performans şartını gerçekleştirememesi nedeniyle prim kazanamaması, somut olayın koşullarına göre primin ücret sistemindeki devamlı niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmayabilir.
Performans Primi Kıdem Tazminatına Dahil Edilir mi?
Performans primi devamlılık taşıyorsa kıdem tazminatına esas ücret bakımından dikkate alınabilir.
Çalışma Bakanlığının teftiş raporlarında süreklilik gösteren performans primlerinin tazminata esas kazanca dahil edilmemesi uygulamasının ayrıca incelendiği görülmektedir. Raporda, performans primlerinin yıllık dönemde hak kazanılan tutarlarının ortalaması alınarak tazminata esas kazanca dahil edildiği uygulamalara değinilmektedir.
Bu nedenle özellikle performans primi alan çalışanlarda son maaş bordrosuna bakılması yeterli olmayabilir.
Prim geçmişinin daha geniş bir dönem üzerinden incelenmesi gerekebilir.
Hedef Primi Kıdem Tazminatına Girer mi?
İşçinin satış, tahsilat, müşteri kazanımı, üretim, proje tamamlama veya başka ölçülebilir hedeflere ulaşması karşılığında sürekli şekilde prim kazanabildiği bir sistem varsa, hedef priminin kıdem tazminatına etkisi değerlendirilmelidir.
Örneğin bir banka çalışanına her üç ayda bir hedef gerçekleşme oranına göre prim ödeniyor olabilir.
Primler sırasıyla:
40.000 TL,
65.000 TL,
30.000 TL,
80.000 TL
olabilir.
Tutarların birbirinden farklı olması tek başına bu ödemelerin arızi olduğunu göstermez.
Yıllık Bonus Kıdem Tazminatına Dahil Edilir mi?
Yıllık bonus bakımından da süreklilik kriteri önemlidir.
İşçiye her yıl belirli kriterlere göre bonus ödenmesi işyeri uygulaması hâline gelmişse bunun kıdem tazminatına esas ücrete etkisi bulunabilir.
Ancak işveren yalnızca bir yıl olağanüstü kâr nedeniyle bonus ödemiş ve diğer yıllarda benzer ödeme yapmamışsa değerlendirme değişebilir.
Bakanlık da düzenli ikramiyelerin kıdem hesabında dikkate alınacağını, bir defalık ikramiyelerin ise hesap dışında tutulacağını belirtmektedir.
Teşvik Primi Kıdem Tazminatına Dahil Edilir mi?
Bakanlığın güncel açıklamasında teşvik ikramiyesi ve primleri, kıdem tazminatı hesabına dahil edilmeyen kalemler arasında sayılmaktadır.
Ancak uyuşmazlık hâlinde ödemenin yalnızca bordrodaki adına değil gerçek niteliğine de bakılması önem taşır.
İşveren yıllardır her ay ödenen ücret unsurunu yalnızca “teşvik primi” şeklinde adlandırmışsa ödemenin fiili yapısı ayrıca değerlendirilmelidir.
Başka bir ifadeyle, ücret kaleminin adı ile gerçek ekonomik niteliği her zaman aynı olmayabilir.
Tek Seferlik Başarı Primi Kıdem Tazminatına Girer mi?
Genellikle devamlılık taşımayan, tamamen tek seferlik başarı ödemeleri kıdem tazminatına esas ücrete dahil edilmez.
Örneğin işçi büyük bir projenin başarıyla tamamlanması nedeniyle çalışma hayatında yalnızca bir kez 100.000 TL başarı primi almış olabilir.
Bu ödeme düzenli ücret sisteminin bir unsuru değilse kıdem hesabına dahil edilmemesi mümkündür.
Bakanlığın devamlılık göstermeyen primleri hesap dışında sayan güncel açıklaması da bu ayrım bakımından önemlidir.
Primlerin Kıdem Tazminatına Dahil Edilmesi İçin İş Sözleşmesinde Yazması Şart mı?
Her durumda şart değildir.
İşyerinde uzun süredir uygulanan bir prim sistemi bulunabilir.
İşçinin bordrolarında düzenli prim ödemeleri görülebilir.
Banka hesabına yıllardır prim yatırılmış olabilir.
Şirketin prim yönetmeliği veya performans sistemi bulunabilir.
Dolayısıyla iş sözleşmesinde açıkça “prim ödenir” maddesinin bulunmaması, fiilen düzenli şekilde ödenen primlerin hiçbir hukuki değer taşımadığı anlamına gelmez.
İşyeri uygulaması ve fiili ödeme sistemi de önemlidir.
Bordroda Prim Görünmüyorsa İşçi Nasıl İspatlayabilir?
Primlerin bordroda görünmemesi özellikle kayıt dışı veya eksik ücret bildirimi yapılan işyerlerinde önemli bir ispat sorunu yaratmaktadır.
İşçi prim ödemelerini banka hesap hareketleri, ücret bordroları, iş sözleşmesi, prim tabloları, performans raporları, satış raporları, işveren tarafından gönderilen e-postalar ve mesajlar, şirket içi prim duyuruları ve diğer hukuka uygun delillerle ortaya koyabilir.
Örneğin banka hesabına her ay maaş ödemesinden birkaç gün sonra “prim”, “bonus”, “performans” veya benzeri açıklamalarla ödeme yapılması önemli bir delil olabilir.
Prim Elden Ödeniyorsa Kıdem Tazminatına Dahil Edilebilir mi?
Ödemenin elden yapılması, gerçek bir ücret veya devamlı prim ödemesiyse onun hukuki niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak ispat güçleşebilir.
Örneğin bordroda brüt maaşı 50.000 TL görünen bir satış çalışanının her ay satışına göre 20.000–60.000 TL arasında elden prim aldığını iddia ettiğini düşünelim.
Bu durumda işçinin gerçek ücret yapısı ve prim ödemelerinin varlığı ispatlanmalıdır.
Prim ödeme tabloları, şirket içi yazışmalar, satış kayıtları ve diğer hukuka uygun deliller önem kazanabilir.
Düzensiz Primlerin Ortalaması Nasıl Hesaplanır?
Değişken primlerin kıdem tazminatına dahil edilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığında primin dönemsel karşılığının belirlenmesi gerekir.
Örneğin işçi son 12 aylık dönemde toplam 240.000 TL devamlılık gösteren değişken prim kazanmışsa basitleştirilmiş aylık ortalama:
240.000 TL ÷ 12 = 20.000 TL
olabilir.
İşçinin brüt sabit maaşı 70.000 TL ise diğer şartlar ve yan haklar bir yana bırakıldığında:
70.000 TL + 20.000 TL = 90.000 TL
seviyesinde bir giydirilmiş ücret tartışması ortaya çıkabilir.
Ancak gerçek dosyada kullanılacak referans dönem ve hesap yöntemi prim sisteminin özelliklerine göre belirlenmelidir. Çalışma Bakanlığının teftiş raporunda da süreklilik gösteren performans primleri bakımından yıllık dönemde hak kazanılan primlerin ortalamasının esas alındığı uygulamaya yer verilmiştir.
İşveren Sadece Son Ayın Primini Hesaba Katabilir mi?
Her durumda doğru sonuç vermeyebilir.
İşçinin son ay primi 5.000 TL olabilir ancak önceki aylarda 40.000 TL, 50.000 TL veya 60.000 TL prim kazanmış olabilir.
Değişken ücret unsurlarında yalnızca son ay ödemesine bakılması gerçek ücret seviyesini yansıtmayabilir.
Bu nedenle primin devamlılığı ve dönemsel ortalaması birlikte değerlendirilmelidir.
Son Ay Prim Alınmadıysa Prim Tamamen Hesap Dışı Kalır mı?
Hayır.
İşçinin fesih gerçekleşen son ayda prim kazanamamış olması, geçmiş dönemlerde sürekli biçimde aldığı primlerin otomatik olarak yok sayılması anlamına gelmez.
Örneğin işçi dört yıldır düzenli satış primi almakta ancak iş sözleşmesinin sona erdiği ay satış hedefini gerçekleştiremediği için prim alamamış olabilir.
Bu durumda prim geçmişi ve ücret sistemi incelenmeden yalnızca son bordroya bakılması eksik hesaplamaya yol açabilir.
Primler Kıdem Tazminatını Ne Kadar Artırabilir?
Örneğin işçinin aylık brüt sabit ücreti 60.000 TL olsun.
İşçi son yıllarda ortalama aylık 20.000 TL devamlılık gösteren satış primi alıyor olsun.
Basitleştirilmiş hesapta giydirilmiş ücret:
60.000 TL + 20.000 TL = 80.000 TL
seviyesine ulaşabilir.
İşçi 8 yıldır çalışıyorsa, kıdem tazminatı tavanı dikkate alınmaksızın yalnızca farkın etkisini göstermek amacıyla yapılan basit hesapta:
Sadece sabit ücret üzerinden:
60.000 × 8 = 480.000 TL
Prim dahil varsayımsal ücret üzerinden:
80.000 × 8 = 640.000 TL
olabilir.
Arada 160.000 TL fark oluşabilir.
Ancak bu yalnızca primin matematiksel etkisini açıklamak amacıyla verilmiş basitleştirilmiş örnektir. Gerçek kıdem tazminatı hesabında fesih tarihinde geçerli kıdem tazminatı tavanı uygulanır. Bakanlığın 2026 tarihli rehberi de kıdem tazminatının altı aylık dönemler itibarıyla belirlenen tavanla sınırlandığını belirtmektedir.
Yüksek Maaşlı İşçilerde Prim Dahil Edilse Bile Sonuç Değişmeyebilir mi?
Evet.
Kıdem tazminatı bakımından tavan bulunduğu için işçinin giydirilmiş brüt ücreti zaten fesih tarihinde geçerli tavanı aşmışsa primlerin eklenmesi kıdem tazminatının nihai miktarını artırmayabilir.
Örneğin yüksek ücretli genel müdür, banka yöneticisi veya satış direktörünün sabit brüt ücreti tek başına kıdem tazminatı tavanının üzerinde olabilir.
Bu durumda 50.000 TL ek primin bulunması ücret yapısının tespitinde önemli olsa da kıdem tazminatının yıllık miktarı tavan nedeniyle sınırlanabilir.
İşveren “Prim Tamamen Benim Takdirimde” Derse Ne Olur?
İşverenler bazen iş sözleşmelerine primlerin tamamen işverenin takdirinde olduğuna ilişkin hükümler koymaktadır.
Ancak böyle bir hüküm bulunduğunda dahi fiili uygulamanın ayrıca incelenmesi gerekebilir.
Örneğin sözleşmede prim “takdire bağlı” olarak yazılmış fakat çalışan beş yıl boyunca neredeyse her ay belirli objektif satış kriterleri üzerinden prim almış olabilir.
Bu durumda yalnızca sözleşmedeki ifadeye değil, prim sisteminin fiili işleyişine de bakılması önemlidir.
İşveren Primin Adını “Jestiyon” Olarak Yazarsa Sonuç Değişir mi?
Bakanlık jestiyon ödemelerini kıdem tazminatına dahil edilmeyen ödemeler arasında saymaktadır.
Ancak yine de uyuşmazlık hâlinde ödemenin gerçek niteliği önem taşır.
Gerçekte aylık ücretin bir bölümünü oluşturan sürekli bir ödeme, yalnızca farklı bir isim verilmesi nedeniyle otomatik olarak arızi ödeme niteliği kazanmayabilir.
Kıdem Tazminatı Eksik Ödenirse İşçi Ne Yapabilir?
İşveren devamlılık gösteren primleri hesaba katmadan yalnızca sabit maaş üzerinden kıdem tazminatı ödemişse işçi öncelikle doğru giydirilmiş ücretin hesaplanmasını talep edebilir.
Ödenen kıdem tazminatı ile doğru hesap arasında fark bulunuyorsa şartları varsa fark kıdem tazminatı talep edilebilir.
İşçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk süreci bulunmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının güncel açıklaması da feshe bağlı bireysel işçilik alacakları bakımından arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğunu belirtmektedir.
Düzensiz Prim Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?
Prim uyuşmazlıklarında yalnızca son maaş bordrosuna bakılması yeterli değildir. Özellikle son bir veya birkaç yıllık ücret bordroları, banka hesap hareketleri, prim hesap tabloları, performans değerlendirme raporları, satış ve tahsilat raporları, iş sözleşmesi, personel yönetmeliği, prim yönetmeliği, şirket içi e-postalar ve mesajlar birlikte değerlendirilmelidir.
Temel amaç, primin tesadüfi bir ödeme mi yoksa işçinin ücret sisteminin devamlı bir parçası mı olduğunu ortaya koymaktır.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Prim Kaynaklı Kıdem Tazminatı Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere satış, finans, bankacılık, sigortacılık, perakende, otomotiv, teknoloji ve hizmet sektörlerinde primli ücret sistemi yaygın biçimde kullanılmaktadır.
Özellikle iş sözleşmesinin sona ermesi sırasında çalışanlara yalnızca sabit brüt maaş üzerinden kıdem tazminatı hesaplanması önemli fark alacaklarına neden olabilir.
İşçinin primleri her ay değişiyorsa yapılması gereken ilk değerlendirme “Prim miktarı aynı mı?” değil, “Prim sistemi devamlılık gösteriyor mu?” sorusudur.
Bu ayrım kıdem tazminatının miktarını ciddi şekilde değiştirebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK Açısından Prim İncelemesi
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından prim kaynaklı kıdem tazminatı uyuşmazlıklarında yalnızca son bordrodaki ücret rakamına bakılması yeterli görülmemektedir. İşçinin bütün ücret sistemi, primin hangi koşullarda kazanıldığı, kaç yıldır ödendiği, ödeme periyotları ve gerçek ücret seviyesi birlikte incelenmelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından bu tür dosyalarda uygulanabilecek inceleme zinciri; iş sözleşmesi → prim sistemi → bordrolar → banka hareketleri → satış ve performans kayıtları → primlerin ödeme sıklığı → devamlılık kriteri → değişken prim ortalaması → sabit brüt ücret → diğer yan haklar → giydirilmiş brüt ücret → kıdem tazminatı tavanı → hizmet süresi → işveren tarafından yapılan ödeme → fark kıdem tazminatı → faiz → arabuluculuk → dava şeklinde ele alınabilir.
Özellikle uzun kıdeme sahip ve yüksek prim alan çalışanlarda yanlış prim hesabı, toplam kıdem tazminatında önemli miktarda eksik ödemeye yol açabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Düzensiz prim kıdem tazminatına dahil edilir mi?
Gerçekten devamlılık göstermeyen primler kural olarak dahil edilmez. Ancak miktarı değişken olmakla birlikte devamlı ödenen primler farklı değerlendirilir. Bakanlık devamlı ödenen primleri dahil edilen, devamlılık göstermeyen primleri ise dahil edilmeyen kalemler arasında saymaktadır.
2. Her ay farklı miktarda prim alıyorum, kıdem tazminatına girer mi?
Girebilir. Prim miktarının değişmesi tek başına primin devamlılığını ortadan kaldırmaz. Ödeme sisteminin sürekliliği değerlendirilmelidir.
3. Bazı aylarda hiç prim alamadım. Primler yine hesaba katılabilir mi?
Evet. Prim sisteminin devamlı olması ancak işçinin bazı dönemlerde hak kazanma koşullarını gerçekleştirememesi mümkündür. Somut ödeme düzeni incelenmelidir.
4. Satış primi kıdem tazminatına dahil edilir mi?
Devamlılık gösteren satış primleri kıdem tazminatına esas ücret bakımından dikkate alınabilir.
5. Performans primi kıdem tazminatına girer mi?
Süreklilik gösteren performans primlerinin tazminata esas kazanca dahil edilmesi gündeme gelebilir. Bakanlık teftiş raporlarında da bu yönde uygulamalara yer verilmiştir.
6. Bir defalık başarı primi kıdem tazminatına dahil edilir mi?
Kural olarak devamlılık göstermeyen, tek seferlik ödemeler giydirilmiş ücret hesabında dikkate alınmaz.
7. Primlerin kıdem hesabına girmesi için bordroda görünmesi şart mı?
Hayır. Bordro önemli bir delildir ancak banka kayıtları, prim tabloları, performans raporları ve diğer hukuka uygun deliller de önem taşıyabilir.
8. Primler elden ödeniyorsa kıdem tazminatına eklenebilir mi?
Gerçek ve devamlı bir ücret unsuru olduğu ispatlanabiliyorsa ödemenin elden yapılmış olması tek başına hukuki niteliğini ortadan kaldırmaz.
9. İşveren primleri hesaba katmadan kıdem tazminatı öderse ne yapılabilir?
Doğru giydirilmiş ücret hesaplanarak ödenen tutarla karşılaştırılabilir. Şartları varsa eksik kalan kıdem tazminatı farkı arabuluculuk ve gerektiğinde dava yoluyla talep edilebilir.
10. Primler dahil edildiğinde kıdem tazminatı sınırsız artar mı?
Hayır. Kıdem tazminatında fesih tarihinde geçerli tavan uygulanmaktadır.
Uzman Hukuki Destek
Düzensiz primlerin kıdem tazminatına dahil edilip edilmeyeceğinin belirlenmesinde primin yalnızca miktarına değil, devamlılığına, ödeme sistemine, kazanma kriterlerine ve işçinin gerçek ücret yapısına bakılmalıdır. Prim tutarının aydan aya değişmesi, ödemenin otomatik olarak kıdem tazminatı hesabı dışında bırakılmasını gerektirmez.
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği önemlidir. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde prim, gerçek ücret, giydirilmiş ücret, eksik kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları uyuşmazlıklarında FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ile prim ödemelerinizin ve kıdem tazminatı hesabınızın hukuki değerlendirmesini yaptırabilirsiniz.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




