
KORUYUCU AİLE OLMANIN ŞARTLARI
24 Temmuz 2023
DERNEK GENEL KURUL KARARLARI
26 Temmuz 2023Gaiplik kararı, hâkimin, şartları dâhilinde, ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden
uzun zamandan beri haber alınamayan bir kişinin kişiliğine son verilmesine karar vermesi
olarak ifade edilebilir. Hukukumuzda gaiplik kararına birtakım hüküm ve sonuçlar
bağlanmıştır.
Bu yazımızda gaiplik kararı verilmesi için gerekli şartlar nelerdir, gariplik kararı nasıl alınır,
gaiplik davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir, gariplik kararının hüküm ve
sonuçları nelerdir, hakkında gaiplik kararı verilmiş kişi geri gelirse ne olur gibi soruları
yanıtlayacağız.
Gaipliğin şartları nelerdir?
Bir kişinin gaipliğine karar verilebilmesi için, her şeyden önce kanunun aradığı olaylardan
en az birinin gerçekleşmesi gerekir (TMK.m.32/I). Medenî Kanun’un 32. maddesinin
birinci fıkrasında gaiplik nedeni olarak iki ayrı olay düzenlenmiştir. Bunlar, “ölüm
tehlikesi içinde kaybolma” ve “uzun zamandan beri haber alınamama”dır. Bu iki olay
birbirinden bağımsız ve ayrı olup bunlardan birinin mevcut olması hâlinde, şartları
dâhilinde, bir kimsenin gaipliği istenebilir.
Ölüm Tehlikesi İçinde Kaybolma: Ölüm tehlikesi içinde kaybolmanın gaiplik nedeni
teşkil edebilmesi için, kaybolmanın büyük bir ölüm tehlikesi içinde gerçekleşmesi gerekir.
Ölüm tehlikesi içinde kaybolmaya örnek olarak, savaş ya da savaş benzeri hareketlere
katılma ve tehlikeli alanda kaybolma, denizde yolculuk sırasında ve özellikle geminin
batması sonucunda kaybolma, uçak kazasında kaybolma, deprem esnasında kaybolma,
yangın esnasında kaybolma örnek olarak gösterilebilir.
Uzun Zamandan Beri Haber Alınamama: Bir kişinin gaipliğine karar verilebilmesi
için, kanunun aradığı olaylardan ikincisi uzun zamandan beri haber alınamamadır. Uzun
zamandan beri haber alınamama hâlinde kişi genellikle bulunması gereken yerlerde
bulunmamaktadır. Bu kişinin nerede bulunduğu bilinmediği gibi kendisinden de uzun
zamandan beri haber alınamamaktadır. Bir kişinin gaipliğine karar verilebilmesi için gerekli olan şartlardan bir diğeri de belirli bir sürenin geçmiş olmasıdır. Zira, ölümünü kuvvetle muhtemel gösteren olay içerisinde
kaybolan kimsenin yaşıyor olması az da olsa ihtimal dâhilindedir. Fakat bu kimselerin
yaşadığına ilişkin ihtimal her geçen gün azalmaktadır. Kanun koyucu da kaybolanın geri
dönebileceği ihtimalini dikkate alarak gaiplik kararının verilebilmesi için belirli bir
sürenin geçmiş olmasını aramıştır. Fakat kanun koyucu bu süreleri gaiplik nedenine göre
değişiklik gösterecek şekilde düzenlemiştir.
Ölüm Tehlikesi İçinde Kaybolma Durumunda: Medenî Kanun’un 33. maddesinin
birinci fıkrasında bu husus, “ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl” geçmiş olması
gerekir şeklinde düzenlenmiştir. Bir yıllık süre, tehlikeyi yaratan olayın
gerçekleşmesinden veya tehlikeli durumun sona ermesinden itibaren hesaplanır
Uzun Zamandan Beri Haber Alınamama Durumunda: Uzun zamandan beri haber
alınamama hâlinin gaiplik nedeni teşkil edebilmesi için, belirli bir sürenin geçmesi
gerekir. Bu süre, uzun zamandan beri haber alınamama hâlinde en az beş yıldır. Beş yıllık
süre, son alınan haber tarihten itibaren hesaplanır.
A- Medenî Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “ölüm tehlikesi içinde
kaybolma” ve “uzun zamandan beri haber alınamama” olaylarının gaiplik nedeni teşkil
edebilmesi için, bir diğer şart ise bu olayların kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık
oluşturmasıdır.
B- Bir kişinin gaipliğine karar verilebilmesi için, gerekli olan diğer bir şart ilgilerin talepte
bulunmasıdır.
C- Bir kimsenin gaip olarak kabul edilebilmesi için, mahkemenin bu kimsenin gaipliğine
karar vermesi gerekir. Diğer bir ifadeyle, bir kimsenin ölüm tehlikesi içinde
kaybolmasının üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin ya da bu kimseden ne kadar uzun
süredir haber alınamıyor olursa olsun, mahkeme gaipliğe karar vermediği sürece
gaiplikten beklenen sonuçlar etkisini göstermez
Kimler gaiplik kararı talebinde bulunabilir?
Gaiplik kararı verilmesi için talepte bulunabilecek kişiler Medenî Kanunun 32 nci maddesinin
birinci fıkrasında “hakları bu ölüme bağlı olan kimseler” şeklinde ifade edilmiştir. Hakları
ölüme bağlı olan kimseler terimi kaybolanın gaipliğine karar verilmesi hâlinde çeşitli haklar
kazanacak veya bu haklarını ileri sürebilecek ya da bir yükümlülükten kurtulacak olan kişileri
ifade etmektedir.
Öte yandan hazine ile askerlik şubesi de gaiplik kararı talep edebilir. Ancak hazinenin gaiplik
davasını açabilmesi için gaibin hiçbir mirasçısının olmaması gerekir (TMK. m. 588).
Gaiplik davası kime karşı açılır?
Bir kimsenin gaipliğine ilişkin talep çekişmesiz yargı işi olarak görülür. Bu nedenle, davalının
gösterilmesi gerekmez. Zira yargılamada davacı ve davalı taraf bulunmamaktadır. Bu yüzden
hâkim, hakkında gaiplik kararı verilmesi istenen kişinin akıbetini re’sen araştırmalıdır.
Gaiplik davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
Bu davada yetkili mahkeme gaipliğine karar verilmesi istenen kişinin son yerleşim yeri
mahkemesidir. Kişinin Türkiye’de yerleşim yeri yoksa veya Türkiye’deki son yerleşim yeri
tespit edilememişse, nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer mahkemesi yetkili olacaktır. Görevli
mahkeme ise sulh hukuk mahkemeleridir.
Gaiplik davasında ilan süresi nedir?
Hâkim, gaipliği istenenin durumu öğrenmesi veya gaipliğine karar verilmesi istenen kişi
hakkında bilgisi olanların mahkemeye başvurmaları için belirli bir süre belirleyerek en az iki
defa ilân yapar. Hâkim bu belirlemeyi yaparken gaiplik talebinde bulunan hakları ölüme bağlı
olan kimseler ile gaipliğine karar verilmesi istenen kişinin menfaat dengesini gözetir. Fakat
iki ilân arasındaki sürenin en az altı ay olması gerekir.
Gaiplik kararına bağlanmış hüküm ve sonuçlar nelerdir?
Hukukumuzda gaiplik kararına pek çok farklı hukuki sonuç bağlanmıştır. Bunlardan ilki ve en
temeli, hakkında bu karar verilmiş olan kişinin ölmüş gibi kabul edilmesidir.
Kişiliğe Etkisi: Gaiplik kararı, kişiliği sona erdirir. Fakat bu sona erme ölümde olduğu gibi
kesin değildir. Çünkü gaipliğine karar verilen kimse günün birinde ortaya çıkabilir. Bu
nedenle, gaiplik, kişinin ölmüş olduğuna yönelik karine yaratır. Bu karinenin aksi ise, her
türlü delille ispat edilebilir.
Evliliğe Etkisi: Hakkında gaipliğe karar verilen kişinin eşi, kararın ardından evliliğin feshini
isteyebilir. Evliliğin feshi ile birlikte, artık evlilik birliği ilişkisi sona erer.
Mirasa Etkisi: Gaipliğe karar verilmesinin ardından miras hukuku alanında da çeşitli
sonuçlar doğmaktadır. İlk olarak, karar ile birlikte, tereke paylaşılabilir duruma gelir. Kısacası
miras paylaşılabilir. Ancak bu miras paylaşımı, kişi öldüğünde yapılan miras paylaşımı ile
birebir aynı değildir. Çünkü burada, gaip kişinin kesin olarak öldüğünden bahsedilemez. Bu
nedenle gaiplik kararına istinaden miras paylaşımı yapılması güvence gösterilmesine bağlı
kılınmıştır. Gösterilecek bu güvence, malların, ilerde ortaya çıkması muhtemel üstün hak
sahibi kişilere yahut hakkında gaipliğe karar verilmiş kişiye geri verilmesine yönelik bir
güvencedir.
Güvencenin süresi, kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolduğu gerekçesi ile hakkında gaiplik
kararı verilmiş olması durumunda 5 yıl, uzun zamandan beri haber alınamıyor olması halinde
ise 15 yıldır. Sürelerin hesaplanması, son haber alınma tarihine göre yapılır. Bu süreler en
çok gaibin 100 yaşına geleceği süre kadar olabilir.
Gaiplik kararı nasıl hükümsüz hale gelir?
Gaip sonradan ortaya çıkar veya ortaya çıkmamakla birlikte hayatta olduğu anlaşılırsa ya da
gaibin cesedine ulaşılırsa, gaiplik kurumunun barındırdığı belirsizlik hâli sona erer. Bu
konunun tespiti mahkemeye başvuru yoluyla gerçekleşir.
SONUÇ
Bu yazımızda başta hakkında gaiplik kararı alınan kişi açısından ve daha sonra da bu kişinin
eşi ve diğer mirasçıları açısından ciddi ve önemli hukuki sonuçlar doğuran gaiplik kararına
değindik. Gaiplik kararı, sonuçları açısından oldukça detaylı bir konu olup bu konudaki farklı
sorularınız için medeni hukuk alanında uzman bir avukata danışmanız faydanıza olacaktır.


