
Şiddet Mağduru Yabancı Kadının İkamet ve Deport Sürecindeki Hakları Nelerdir? (2026 Güncel Rehber)
3 Kasım 2026
Deport Kararına Karşı Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Ne Zaman Yapılabilir? (2026 Güncel Rehber)
3 Kasım 2026Ülkesine gönderildiğinde ölüm, işkence veya kötü muamele riski bulunan yabancı deport edilebilir mi? Geri göndermeme ilkesi, deport davası, uluslararası koruma ve insani ikamet izni hakkında 2026 güncel rehber.
Ülkesine veya gönderileceği başka bir ülkeye dönmesi hâlinde hayatı tehlikeye girecek, işkenceye uğrayacak ya da insanlık dışı muameleyle karşılaşacak yabancı kural olarak sınır dışı edilemez. Yabancının vize ihlali yapmış, ikamet iznini kaybetmiş, çalışma izni olmadan çalışmış veya hakkında başka bir deport gerekçesi oluşmuş olması bu temel korumayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 4. maddesinde düzenlenen geri göndermeme ilkesi ve 55. maddesindeki sınır dışı etme yasağı uyarınca, gerçek ve ciddi bir yaşam veya kötü muamele riski bulunan yabancının ilgili ülkeye gönderilmemesi gerekir.
Bununla birlikte yabancının “Ülkeme dönersem hayatım tehlikeye girer” şeklindeki genel beyanı tek başına her durumda yeterli olmayabilir. Riskin kişisel, güncel, gerçek ve öngörülebilir olduğunu gösteren bilgi ve belgelerin yetkili makamlara sunulması son derece önemlidir.
Geri Göndermeme İlkesi Nedir?
Geri göndermeme ilkesi, bir yabancının işkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı muameleye uğrayacağı ya da hayatı ve özgürlüğünün ciddi biçimde tehdit altında olacağı bir ülkeye doğrudan veya dolaylı olarak gönderilmesini yasaklar.
Bu koruma özellikle yabancının;
- Ölüm cezasıyla karşılaşma,
- İşkence görme,
- İnsanlık dışı veya aşağılayıcı muameleye maruz kalma,
- Siyasi görüşleri nedeniyle öldürülme veya hapsedilme,
- Irkı, dini, milliyeti veya belirli bir toplumsal gruba mensubiyeti nedeniyle hedef alınma,
- Silahlı çatışma nedeniyle ciddi ve kişisel tehdit altında bulunma,
- Aile, aşiret, suç örgütü veya silahlı grup tarafından öldürülme,
- Devlet makamlarından etkili koruma alamama
riski bulunan durumlarda gündeme gelir.
Geri göndermeme ilkesi yalnızca yabancının vatandaşı olduğu ülkeye gönderilmesini değil, riskli ülkeye daha sonra gönderilmesine yol açabilecek başka bir ülkeye dolaylı biçimde gönderilmesini de kapsar. Anayasa Mahkemesi de gerçek bir kötü muamele riski gösterildiğinde devletin yabancıyı doğrudan veya dolaylı olarak risk bulunan ülkeye göndermeme yükümlülüğünün bulunduğunu kabul etmektedir.
Hayatı Tehlikede Olan Yabancı Hakkında Deport Kararı Alınabilir mi?
YUKK’un 55. maddesine göre, sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı ceza ya da muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınamaz.
Bu hüküm, yabancı YUKK’un 54. maddesindeki deport nedenlerinden birinin kapsamına girse bile uygulanır. Başka bir ifadeyle yabancının ikamet izninin sona ermiş olması veya hakkında idari bir ihlal bulunması, ölüm ve kötü muamele riskinin göz ardı edilmesini sağlamaz.
Ancak koruma her yabancı bakımından ayrı değerlendirilir. Riskin gerçekten var olup olmadığı, yabancının kişisel durumu, gönderileceği ülkedeki güncel gelişmeler ve sunulan deliller birlikte incelenir.
Her Güvenlik Sorunu Hayati Tehlike Sayılır mı?
Yabancının ülkesindeki genel ekonomik sıkıntılar, işsizlik, düşük yaşam standardı veya suç oranının yüksek olması tek başına geri göndermeme koruması için yeterli olmayabilir. Aranan risk, çoğunlukla yabancının yaşamı, fiziksel bütünlüğü veya özgürlüğü bakımından ağır bir tehlike oluşturmalıdır.
Bununla birlikte riskin mutlaka devlet görevlilerinden kaynaklanması gerekmez. Tehlike aile üyeleri, aşiret, suç örgütü, terör örgütü, eski eş, insan tacirleri veya başka özel kişilerden kaynaklanabilir. Bu durumda yabancının kendi ülkesindeki makamlardan etkili ve ulaşılabilir bir koruma elde edip edemediği araştırılır.
Devletin yabancıyı koruyamaması veya korumak istememesi, özel kişilerden kaynaklanan tehdidi de geri göndermeme ilkesi bakımından önemli hâle getirebilir.
Hayati Tehlike Nasıl İspatlanabilir?
Sınır dışı edilmesi hâlinde hayatının tehlikeye gireceğini ileri süren yabancının, mümkün olduğu ölçüde kişisel riskini gösteren bilgi ve belgeleri sunması gerekir. Aşağıdaki deliller kullanılabilir:
- Tehdit mesajları ve elektronik yazışmalar,
- Sosyal medya paylaşımları,
- Yabancı hakkında çıkarılmış yakalama veya tutuklama kararları,
- Ceza soruşturması ve mahkeme belgeleri,
- Polis, savcılık veya başka kamu makamlarına yapılan başvurular,
- Siyasi parti veya sivil toplum kuruluşu üyeliği kayıtları,
- Gazete haberleri ve kamuya açık açıklamalar,
- Yaralanma ve işkenceyi gösteren sağlık raporları,
- Fotoğraf ve video kayıtları,
- Tanık anlatımları,
- Aile üyelerine yönelik saldırıları gösteren belgeler,
- Uluslararası kuruluşların ülke raporları,
- Yabancının geçmişte uğradığı saldırı, gözaltı veya kötü muameleye ilişkin kayıtlar.
Yabancının elinde resmî belge bulunmaması iddiasının otomatik olarak reddedilmesini gerektirmez. Baskıcı rejimlerde veya silahlı çatışma bölgelerinde belge temin etmek mümkün olmayabilir. Bu durumda yabancının anlatımının ayrıntılı ve tutarlı olması, ülke bilgileriyle uyuşması ve riskin kişisel yönlerinin açıklanması önem kazanır.
Riskin Kişisel ve Güncel Olması Ne Anlama Gelir?
Deport dosyasında yalnızca ülkede genel sorunlar bulunduğunun açıklanması yeterli olmayabilir. Yabancının neden diğer kişilerden farklı veya daha yoğun bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu ortaya konulmalıdır.
Örneğin yabancının siyasi faaliyetleri, dini inancı, etnik kimliği, cinsel yönelimi, mesleği, aile bağlantıları, sosyal medya paylaşımları veya geçmişte gördüğü kötü muamele kişisel riskin belirlenmesinde etkili olabilir.
Riskin güncel olması da önemlidir. On yıl önce meydana gelen ve tamamen sona ermiş bir olay tek başına yeterli görülmeyebilir. Ancak geçmişte yaşanan ağır işkence, saldırı veya hapis, tehdidin devam ettiğini gösteren başka delillerle birlikte güçlü bir risk göstergesi oluşturabilir.
Yabancı Güvenli Bir Üçüncü Ülkeye Gönderilebilir mi?
Geri göndermeme ilkesi, yabancının mutlaka Türkiye’de süresiz kalacağı anlamına gelmez. Yabancının hayatının tehlikede olmadığı ve kabul edileceği gerçekten güvenli bir üçüncü ülke bulunuyorsa bu ülkeye gönderilme ihtimali değerlendirilebilir.
Ancak üçüncü ülkenin yalnızca kâğıt üzerinde güvenli kabul edilmesi yeterli değildir. Aşağıdaki hususlar araştırılmalıdır:
- Üçüncü ülkenin yabancıyı kabul edip etmeyeceği,
- Yabancının bu ülkeye yasal olarak giriş yapıp yapamayacağı,
- Bu ülkede işkence veya kötü muamele riski bulunup bulunmadığı,
- Üçüncü ülkenin yabancıyı daha sonra riskli ülkeye gönderme ihtimali,
- Yabancının temel ihtiyaçlara ve koruma mekanizmalarına erişip erişemeyeceği,
- Aile birliği ve çocukların üstün yararı.
YUKK Uygulama Yönetmeliğine göre, sınır dışı kararı verildikten sonra yabancının YUKK’un 55/1-a maddesi kapsamında olduğu anlaşılırsa öncelikle güvenli bir üçüncü ülkeye gönderilme ihtimali değerlendirilir. Bu mümkün değilse deport kararı uygulanmaz ve yabancıya insani ikamet izni verilebilir.
Uluslararası Koruma Başvurusu Yapılabilir mi?
Ülkesine döndüğünde zulüm, ölüm, işkence veya ciddi zarar riski bulunan yabancı uluslararası koruma başvurusunda bulunabilir. Başvurunun yabancı tarafından bizzat İl Göç İdaresi Müdürlüğüne yapılması gerekir. Yabancı başvurusunu polis, jandarma, sınır kapısı veya başka bir kamu kurumu önünde dile getirirse durumun İl Göç İdaresi Müdürlüğüne bildirilmesi gerekir.
Uluslararası koruma başvurusu için kanunda kesin bir başvuru süresi öngörülmemiştir. Bununla birlikte yabancının Türkiye’ye geldikten veya risk ortaya çıktıktan sonra makul süre içinde başvurması beklenebilir. Gecikme varsa bunun nedenleri açıklanmalıdır.
Uluslararası koruma başvurusu ile sınır dışı etme kararına karşı açılacak dava farklı hukuki süreçlerdir. Koruma başvurusu yapılması, tebliğ edilmiş deport kararına karşı yedi günlük dava süresinin gözden kaçırılmasına neden olmamalıdır.
Sonradan Ortaya Çıkan Tehlike Dikkate Alınır mı?
Yabancının Türkiye’ye geldiği tarihte ülkesinde herhangi bir tehlike bulunmayabilir. Ancak sonradan meydana gelen olaylar nedeniyle geri dönüş riskli hâle gelebilir. Örneğin yabancının Türkiye’de gerçekleştirdiği siyasi faaliyetler, sosyal medya paylaşımları, din değiştirmesi veya ülkesindeki iktidar değişikliği yeni bir risk oluşturabilir.
Aynı şekilde deport kararından sonra;
- Yabancı hakkında yakalama kararı çıkarılması,
- Ailesine saldırı düzenlenmesi,
- Tehdit mesajlarının gönderilmesi,
- Ülkede savaş veya ağır iç karışıklık başlaması,
- Yabancının kimliğinin kamuya açıklanması
hâlinde yeni koşulların idare tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Daha önce uluslararası koruma başvurusu reddedilmiş olsa bile, yeni ve önemli delillerin ortaya çıkması durumunda bu belgelerin gecikmeden Göç İdaresine ve devam eden davaya sunulması gerekir.
Deport Kararına Karşı Dava Süresi Kaç Gündür?
Sınır dışı etme kararına karşı kararın yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğinden itibaren 7 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır.
Davanın açıldığı, deport kararını veren makama da bildirilmelidir. Yabancının rızası saklı kalmak üzere, dava açma süresi içinde ve süresinde dava açılması hâlinde yargılama tamamlanıncaya kadar sınır dışı işlemi uygulanmaz.
Dava dilekçesinde yalnızca yabancının Türkiye’de kalmak istediğinin belirtilmesi yeterli değildir. Gönderileceği ülkedeki risk, bu riskin kişisel niteliği, mevcut deliller ve idarenin eksik inceleme yaptığı noktalar ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır.
İdareye ayrıca dilekçe verilmesi, uluslararası koruma başvurusu yapılması veya başka bir ikamet izni talep edilmesi yedi günlük dava süresini kendiliğinden durdurmaz.
İdare Mahkemesi Deport Davasını Reddederse Ne Yapılabilir?
Sınır dışı kararına karşı açılan davanın reddedilmesi hâlinde, yabancının yaşamı veya fiziksel bütünlüğü bakımından yakın ve gerçek bir tehlike devam ediyorsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması ve sınır dışı işleminin geçici olarak durdurulmasının talep edilmesi gündeme gelebilir.
Ancak bireysel başvurunun yapılması deport işlemini her durumda kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle sınır dışı işleminin uygulanması yakınsa, tedbir talebinin açık, gerekçeli ve somut delillere dayalı olarak sunulması gerekir. Anayasa Mahkemesi, gerekli gördüğü dosyalarda sınır dışı işleminin geçici olarak durdurulmasına karar verebilmektedir.
Mahkeme kararından sonra yeni bir tehdit veya yeni delil ortaya çıkmışsa bunların ayrıca idareye sunulması ve güncel risk değerlendirmesi istenmesi mümkündür.
İnsani İkamet İzni Verilebilir mi?
Hakkında geri göndermeme yasağı bulunan ve güvenli bir üçüncü ülkeye gönderilmesi mümkün olmayan yabancıya insani ikamet izni verilebilir. İnsani ikamet izninde diğer ikamet türlerinde aranan genel şartların tamamı aranmaz.
İnsani ikamet izni, yabancıya doğrudan kalıcı ikamet veya vatandaşlık hakkı sağlamaz. İzin süresince deport engelinin devam edip etmediği ve yabancının güvenli biçimde gönderilebileceği bir ülkenin bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
Riskin ortadan kalkması hâlinde insani ikamet izni iptal edilebilir ve sınır dışı işlemi yeniden gündeme gelebilir. Bu nedenle iznin uzatılması sırasında güncel ülke bilgileri ve kişisel risk belgeleri sunulmalıdır.
Geri Gönderme Merkezindeki Yabancı Ne Yapmalıdır?
Geri gönderme merkezinde idari gözetim altında bulunan yabancı, ülkesine gönderilmesi hâlinde karşılaşacağı tehlikeyi merkezin idaresine ve İl Göç İdaresi Müdürlüğüne açıkça bildirmelidir. Yabancı tercüman talep edebilir, avukatıyla görüşebilir ve uluslararası koruma başvurusunda bulunmak istediğini açıklayabilir.
İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Bu başvuru, deport kararına karşı idare mahkemesinde açılacak davadan farklıdır. İki karar için ayrı hukuki başvuru yapılması gerekebilir.
Yabancının içeriğini anlamadığı bir belgeyi, özellikle “gönüllü geri dönüş” formunu, tercüman ve avukat yardımı almadan imzalamaması önemlidir. Gönüllü dönüş beyanı, deport davasının ve koruma taleplerinin değerlendirilmesini etkileyebilir.
2026 Güncel Değerlendirme
2026 yılında geri gönderildiğinde hayatı tehlikeye girecek yabancılarla ilgili dosyalarda temel mesele, tehdidin kişisel, gerçek ve güncel olduğunun ortaya konulmasıdır. Yalnızca ülkedeki genel sorunlardan söz edilmesi yerine yabancının neden özel olarak hedef alınacağı belgelerle açıklanmalıdır.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa, Muğla ve Aydın gibi yabancı nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde yürütülen deport işlemlerinde tebliğ tarihi, gönderilecek ülke, risk delilleri ve yedi günlük dava süresi dikkatle incelenmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, sınır dışı kararının iptali, uluslararası koruma, insani ikamet izni, geri gönderme yasağı ve idari gözetim dosyalarını birlikte değerlendirmektedir. Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından yürütülen hukuki incelemelerde, yabancının gönderileceği ülkedeki güncel koşullar ile kişisel riskleri ayrı ayrı ele alınmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Ülkesine döndüğünde öldürülecek olan yabancı deport edilebilir mi?
Ölüm veya ağır kötü muamele riski konusunda ciddi emareler bulunuyorsa yabancı riskin bulunduğu ülkeye sınır dışı edilemez.
2. Hayati tehlikeyi ispatlamak için resmî belge gerekli midir?
Resmî belgeler önemli olmakla birlikte her durumda zorunlu değildir. Tutarlı anlatım, mesajlar, tanıklar, ülke raporları ve diğer dolaylı deliller birlikte değerlendirilebilir.
3. Yabancının vize ihlali yapması geri göndermeme korumasını kaldırır mı?
Hayır. Vize veya ikamet ihlali bulunması, yabancının ölüm ya da işkence riski olan bir ülkeye gönderilmesini hukuka uygun hâle getirmez.
4. Yabancı güvenli bir üçüncü ülkeye gönderilebilir mi?
Yabancıyı kabul edecek ve yeniden riskli ülkeye göndermeyecek gerçekten güvenli bir üçüncü ülke varsa bu ihtimal değerlendirilebilir.
5. Uluslararası koruma başvurusu deport kararını otomatik olarak kaldırır mı?
Başvuru, deport kararını her durumda kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tebliğ edilen sınır dışı kararına karşı ayrıca yedi gün içinde dava açılması gerekir.
6. Deport kararına karşı dava açma süresi kaç gündür?
Kararın tebliğinden itibaren yedi gündür. İdareye dilekçe verilmesi bu süreyi kendiliğinden durdurmaz.
7. Deport davası reddedilirse yabancı hemen gönderilir mi?
Kararın ardından deport işlemi uygulanabilir. Ancak yakın ve gerçek yaşam veya kötü muamele riski varsa Anayasa Mahkemesine tedbir talepli bireysel başvuru gündeme gelebilir.
8. İnsani ikamet izni kalıcı mıdır?
Hayır. İnsani ikamet izni geçici niteliktedir. İzni gerektiren koşullar ortadan kalkarsa iptal edilmesi mümkündür.
9. Geri gönderme merkezindeki yabancı uluslararası koruma başvurusu yapabilir mi?
Evet. Hürriyeti kısıtlanmış yabancının uluslararası koruma talebi derhâl İl Göç İdaresi Müdürlüğüne bildirilmelidir.
10. Aile veya suç örgütü tehdidi geri göndermeme kapsamına girer mi?
Tehdit gerçek ve ağırsa, ayrıca yabancının ülkesindeki makamlardan etkili koruma alması mümkün değilse özel kişilerden kaynaklanan tehlike de geri göndermeme ilkesi kapsamında değerlendirilebilir.
Uzman Hukuki Destek
Geri gönderildiğinde ölüm, işkence veya insanlık dışı muamele riski bulunan yabancılar açısından yedi günlük deport davası süresi, uluslararası koruma başvurusu, insani ikamet izni ve acil tedbir talepleri birlikte değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır.
Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Mersin, Bursa, Muğla, Aydın ve Türkiye genelinde hizmet veren yabancılar hukuku alanında uzman avukat ile çalışarak haklarınızı güvence altına alabilirsiniz. Geri göndermeme yasağı ve sınır dışı kararından kaynaklanan uyuşmazlıklarda FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık
Hemen Ara: 0312 434 22 22
Telefon ve WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara




