
İnsan Ticareti Mağduru Yabancı Sınır Dışı Edilebilir mi? (2026 Güncel Rehber)
3 Kasım 2026
Geri Gönderildiğinde Hayatı Tehlikede Olan Yabancı Deport Edilebilir mi? (2026 Güncel Rehber)
3 Kasım 2026Türkiye’de şiddet mağduru yabancı kadının ikamet izni, sınır dışı kararına itiraz, insani ikamet, 6284 sayılı Kanun ve kadın konukevi hakları hakkında 2026 güncel rehber.
Türkiye’de fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik şiddete maruz kalan yabancı bir kadın, vatandaşlığına ve mevcut ikamet durumuna bakılmaksızın koruma talep edebilir. Yabancı kadının ikamet izninin bulunmaması, vize süresini ihlal etmiş olması veya ikamet hakkının eşine bağlı olması, şiddete karşı korunmasına engel değildir.
Şiddet mağduru yabancı kadınlar bakımından iki hukuki süreç birlikte değerlendirilmelidir. Bunlardan ilki, 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet uygulayan kişiye karşı alınabilecek koruyucu ve önleyici tedbirlerdir. İkincisi ise 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında yabancının ikamet, sınır dışı edilme ve geri gönderilmeme durumudur.
Şiddet mağduriyetinin Göç İdaresine ve ilgili kurumlara zamanında bildirilmemesi, yabancının yalnızca vize veya ikamet ihlali gerçekleştiren kişi olarak değerlendirilmesine neden olabilir. Bu nedenle koruma kararı, sağlık raporu, şikâyet tutanağı ve diğer delillerin ikamet ve deport dosyasına sunulması önem taşır.
Yabancı Kadın 6284 Sayılı Kanun’dan Yararlanabilir mi?
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, yalnızca Türk vatandaşlarını koruyan bir düzenleme değildir. Türkiye’de bulunan yabancı kadınlar da şiddete uğramaları veya şiddete uğrama tehlikesi altında bulunmaları hâlinde bu Kanun kapsamında koruma talep edebilir.
Koruma tedbiri için yabancı kadının geçerli ikamet iznine, çalışma iznine veya Türk vatandaşıyla evli olmasına gerek yoktur. Şiddet uygulayan kişinin eş, eski eş, birlikte yaşanan partner, aile bireyi veya başka bir kişi olması mümkündür.
Şiddet mağduru kadın veya şiddete tanık olan başka bir kişi; polis merkezine, jandarmaya, Cumhuriyet Başsavcılığına, aile mahkemesine, valiliğe, kaymakamlığa, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne ya da Şiddet Önleme ve İzleme Merkezine başvurabilir. Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi ve ALO 183 Sosyal Destek Hattı aranabilir.
Koruma Kararı İçin Delil Sunmak Zorunlu mudur?
6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir kararı alınabilmesi için ilk aşamada mutlaka kesin delil, ceza mahkûmiyeti veya ayrıntılı sağlık raporu sunulması gerekmez. Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadın lehine, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda belge aranmadan koruyucu tedbir kararı verilebilir.
Bununla birlikte ikamet, deport ve ceza soruşturması süreçlerinde aşağıdaki delillerin toplanması önemlidir:
- Hastane ve adli muayene raporları,
- Polis veya jandarma müracaat tutanakları,
- Koruma ve uzaklaştırma kararları,
- Tehdit mesajları ve WhatsApp yazışmaları,
- Ses kayıtları ve kamera görüntüleri,
- Tanık anlatımları,
- Fotoğraflar,
- Psikolog ve sosyal hizmet uzmanı raporları,
- ŞÖNİM başvuru kayıtları,
- Kadın konukevi kabul ve değerlendirme belgeleri.
Mağdurun korku, ekonomik bağımlılık veya sınır dışı edilme endişesi nedeniyle daha önce şikâyetçi olmaması, şiddetin gerçekleşmediğini tek başına göstermez.
Şiddet Uygulayan Kişi Hakkında Hangi Tedbirler Alınabilir?
Aile mahkemesi veya yetkili idari makamlar, somut olayın özelliklerine göre farklı koruyucu ve önleyici tedbirler uygulayabilir. Şiddet uygulayan kişinin ortak konuttan uzaklaştırılması, mağdura ve çocuklara yaklaşmaması, telefon veya sosyal medya üzerinden iletişim kurmaması, hakaret ve tehditte bulunmaması kararlaştırılabilir.
Hayati tehlike bulunması hâlinde yabancı kadına geçici koruma sağlanabilir. Kadın ve beraberindeki çocuklar için güvenli barınma yeri, geçici maddi yardım, psikolojik destek, hukuki danışmanlık, sağlık hizmetleri ve gerekli durumlarda kreş desteği verilebilir.
Şiddet uygulayan kişi tedbir kararına aykırı davranırsa zorlama hapsi uygulanması gündeme gelebilir. Yeni tehdit veya saldırı durumunda mevcut tedbirin uzatılması ya da daha kapsamlı tedbirler alınması istenebilir.
Şiddet Mağduru Yabancı Kadın Sınır Dışı Edilebilir mi?
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 55. maddesine göre, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağduru olan yabancı hakkında tedavisi tamamlanıncaya kadar sınır dışı etme kararı alınamaz. Bu düzenleme, yabancı hakkında normal koşullarda deport gerekçesi bulunsa dahi uygulanır.
Ancak şiddet mağduru olmak her durumda süresiz ve otomatik ikamet hakkı vermez. Mağduriyet, devam eden tedavi, güvenlik riski ve geri gönderilme hâlinde karşılaşılabilecek tehlikeler her yabancı bakımından ayrı değerlendirilir.
Yabancı kadının şiddet mağduriyetini İl Göç İdaresi Müdürlüğüne bildirmesi ve mevcut delilleri dosyasına sunması gerekir. Sağlık raporları, koruma kararları, ŞÖNİM kayıtları ve ceza soruşturması belgeleri deport değerlendirmesinde belirleyici olabilir.
Psikolojik Şiddet de Deport İşlemini Durdurabilir mi?
YUKK’un 55. maddesi yalnızca fiziksel şiddeti değil, psikolojik ve cinsel şiddeti de açıkça kapsamaktadır. Dolayısıyla yabancı kadının vücudunda görünür darp izi bulunmaması, korumadan yararlanamayacağı anlamına gelmez.
Sürekli tehdit edilme, aşağılanma, eve kapatılma, pasaporta el konulması, ailesiyle görüşmesinin engellenmesi, ekonomik kaynaklardan mahrum bırakılması ve sınır dışı ettirmekle tehdit edilmesi psikolojik şiddetin göstergeleri olabilir.
Bununla birlikte sınır dışı edilmeme korumasının uygulanması için mağduriyetin ve tedavi ihtiyacının uzman raporlarıyla desteklenmesi önemlidir. Psikiyatri veya psikolog değerlendirmesi, şiddetin yabancı üzerindeki etkilerini ve devam eden tedavi ihtiyacını gösterebilir.
Şiddet Mağduru Yabancı Kadına İnsani İkamet İzni Verilebilir mi?
Hakkında YUKK’un 55. maddesi uyarınca sınır dışı kararı alınamayacak yabancıya insani ikamet izni verilmesi mümkündür. İnsani ikamet izni, diğer ikamet izinlerinin genel şartları aranmadan valilikler tarafından düzenlenebilir.
Şiddet mağduru yabancı kadının insani ikamet izni talebinde aşağıdaki hususlar değerlendirilir:
- Şiddetin niteliği ve devam edip etmediği,
- Tedavi ve rehabilitasyon ihtiyacı,
- Kadının can güvenliği riski,
- Beraberindeki çocukların üstün yararı,
- Geri gönderileceği ülkede karşılaşabileceği tehlike,
- Türkiye’de devam eden ceza veya aile mahkemesi süreci,
- Kadının güvenli konaklama ve geçim durumu,
- Başka bir ikamet izni türüne geçme imkânı.
İnsani ikamet izni kendiliğinden verilmez. Dosyanın somut belgelerle hazırlanması ve insani ikamet gerekçelerinin İl Göç İdaresi Müdürlüğüne ayrıntılı biçimde sunulması gerekir. Diğer ikamet türlerinin şartları insani ikamet izninde aranmasa da izin verilmesini gerektiren zorunlu koşulların devam edip etmediği belirli aralıklarla incelenebilir.
İkamet İzni Eşine Bağlı Olan Yabancı Kadın Ne Yapmalıdır?
Aile ikamet izniyle Türkiye’de bulunan yabancı kadınlar, çoğu zaman ikamet izinlerinin Türk veya yabancı eşlerine bağlı olduğunu düşünerek şiddeti bildirmekten çekinmektedir. Ancak şiddet uygulayan eşin “Seni sınır dışı ettiririm” şeklindeki tehdidi, tek başına yabancının deport edilmesine neden olmaz.
Boşanma hâlinde Türk vatandaşıyla evli olan yabancının normal koşullarda kısa dönem ikamet iznine geçebilmesi için en az üç yıl aile ikamet izniyle Türkiye’de kalmış olması aranabilir. Ancak aile içi şiddet mağduriyeti mahkeme kararıyla ortaya konulmuşsa üç yıllık süre şartı aranmaksızın kısa dönem ikamet izni verilebilir.
Bu nedenle aile ikamet iznine sahip yabancı kadının yalnızca boşanma davası açması yeterli olmayabilir. Şiddet olgusunun mahkeme kararına ve dosyadaki delillere yansıtılması, daha sonra yapılacak ikamet türü değişikliği bakımından büyük önem taşır.
Boşanma Davası Devam Ederken İkamet İzni İptal Edilir mi?
Boşanma davasının açılması, aile ikamet iznini aynı gün otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte evlilik birliğinin sona ermesi, eşlerin ayrı yaşamaya başlaması veya aile ikamet izninin koşullarının kaybedilmesi Göç İdaresi tarafından değerlendirmeye alınabilir.
Yabancı kadının mevcut aile ikamet izninin sona ermesini beklemeden hukuki durumuna uygun yeni ikamet türünü belirlemesi gerekir. Şiddet mağduriyeti bulunuyorsa kısa dönem ikamet izni, insani ikamet izni veya somut duruma uygun başka bir ikamet türü için geçiş başvurusu gündeme gelebilir.
Boşanma davası, koruma kararı ve ikamet işlemleri birbirinden bağımsız görünse de sonuçları bakımından bağlantılıdır. Boşanma dosyasındaki şiddet iddialarıyla Göç İdaresine sunulan açıklamaların birbiriyle uyumlu olması gerekir.
Şiddet Mağduru Yabancı Kadın Kadın Konukevine Kabul Edilir mi?
Yabancı kadınlar; uyrukları, ikamet statüleri veya kimlik belgelerinin bulunup bulunmamasına bakılmaksızın şiddet mağduru olmaları hâlinde kadın konukevi hizmetinden yararlanabilir. Yabancı kadının pasaportunun şiddet uygulayan kişide bulunması veya ikamet kartını kaybetmiş olması, barınma hizmetine kabulüne tek başına engel değildir.
Kadın konukevine yerleşmek isteyen mağdur; kolluğa, ŞÖNİM’e veya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvurabilir. Konukevi adresleri güvenlik nedeniyle gizli tutulur. Kadının beraberindeki çocukları da şartları doğrultusunda koruma ve barınma hizmetlerinden yararlanabilir.
Konukevinde barınmanın yanında psikolojik destek, hukuki yardım, sağlık hizmetlerine erişim, meslek edinme, geçici maddi yardım ve sosyal destek sağlanabilir.
Deport Kararı Daha Önce Verilmişse Ne Yapılmalıdır?
Şiddet mağduru yabancı kadın hakkında daha önce sınır dışı etme kararı verilmiş olması, mağduriyetin sonradan ileri sürülemeyeceği anlamına gelmez. Şiddeti gösteren yeni bilgi ve belgeler İl Göç İdaresi Müdürlüğüne sunularak kararın yeniden değerlendirilmesi ve geri alınması istenebilir.
Ancak idareye yapılan başvuru, deport kararına karşı dava açma süresini kendiliğinden durdurmaz. Sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. Dava açıldığı ayrıca kararı veren makama bildirilmelidir.
Dava dilekçesinde şiddet mağduriyeti, devam eden tedavi, koruma kararları, geri gönderilme hâlinde karşılaşılabilecek riskler ve varsa çocukların durumu açıklanmalıdır. Yedi günlük süre çok kısa olduğundan tebliğ belgesinin tarihi mutlaka kontrol edilmelidir.
Geri Gönderme Merkezindeki Şiddet Mağduru Kadının Hakları Nelerdir?
Geri gönderme merkezinde idari gözetim altında bulunan kadın, maruz kaldığı şiddeti merkezin idaresine, Göç İdaresine, savcılığa veya avukatına bildirebilir. Tercüman talep etme, avukatla görüşme, sağlık hizmetinden yararlanma ve idari gözetim kararına itiraz etme hakkı bulunmaktadır.
İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Kadının güvenli bir konukevine veya belirli bir adrese yerleştirilmesinin mümkün olması, idari gözetime alternatif yükümlülüklerin uygulanması bakımından değerlendirilebilir.
Yabancı kadının anlamadığı dilde düzenlenen belgeleri imzalamaması, özellikle “gönüllü geri dönüş” belgesinin içeriğini tercüman ve avukat yardımıyla öğrenmesi önemlidir. Gerçek iradeye dayanmayan veya baskı altında alınan gönüllü dönüş beyanı hukuken tartışmalı hâle gelebilir.
Şiddet Uygulayan Eş Pasaportu Saklarsa Ne Yapılabilir?
Pasaportun, ikamet kartının veya diğer kimlik belgelerinin şiddet uygulayan kişi tarafından saklanması hâlinde durum kolluk birimlerine ve savcılığa bildirilmelidir. Koruma kararı kapsamında kişisel eşyaların mağdura teslim edilmesi istenebilir.
Pasaport bulunamıyorsa yabancı kadın kendi ülkesinin büyükelçiliği veya konsolosluğuyla iletişim kurabilir. Ancak aileden veya diplomatik temsilcilikten kaynaklanan özel bir güvenlik riski bulunuyorsa bu durum yetkili makamlara açıklanmalıdır.
Belgenin şiddet uygulayan kişide olması, yabancı kadının koruma başvurusu yapmasına, hastaneye başvurmasına veya kadın konukevi hizmetinden yararlanmasına engel değildir.
2026 Güncel Değerlendirme
2026 yılında şiddet mağduru yabancı kadınlara ilişkin dosyalarda yalnızca ikamet kartının geçerlilik süresine bakılması yeterli değildir. Şiddetin niteliği, tedavi ihtiyacı, çocukların güvenliği, geri gönderilecek ülkedeki riskler ve Türkiye’de devam eden adli süreçler birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa, Muğla ve Aydın gibi yabancı nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde, koruma kararıyla ikamet ve deport işlemlerinin eş zamanlı takip edilmesi gerekir. Aile mahkemesinden alınan kararın Göç İdaresi dosyasına sunulmaması veya deport kararının yedi günlük dava süresinin kaçırılması ciddi hak kayıplarına neden olabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şiddet mağduru yabancı kadınların koruma, ikamet izni, insani ikamet, boşanma ve sınır dışı kararına itiraz süreçlerini dosyanın bütünlüğü içinde değerlendirmektedir. Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından yürütülen hukuki incelemelerde şiddet mağdurunun can güvenliği, çocukların üstün yararı ve etkili başvuru hakkı öncelikli olarak ele alınmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. İkamet izni olmayan yabancı kadın koruma kararı alabilir mi?
Evet. Geçerli ikamet izninin bulunmaması, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talep edilmesine engel değildir.
2. Şiddet mağduru yabancı kadın deport edilebilir mi?
Psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağduru yabancı hakkında tedavisi tamamlanıncaya kadar sınır dışı kararı alınamaz. Ancak mağduriyet ve tedavi ihtiyacı somut olay kapsamında değerlendirilir.
3. Yabancı kadın eşinden şikâyetçi olursa ikamet izni iptal edilir mi?
Şikâyetçi olmak tek başına ikamet izninin iptal nedeni değildir. Ancak aile ikamet izninin koşulları değişirse uygun başka bir ikamet türüne geçiş yapılması gerekebilir.
4. Üç yıl evli kalmayan şiddet mağduru yabancı kadın kısa dönem ikamet alabilir mi?
Aile içi şiddet mağduriyeti mahkeme kararıyla ortaya konulmuşsa üç yıllık aile ikamet süresi aranmaksızın kısa dönem ikamet izni verilmesi mümkündür.
5. Şiddeti gösteren sağlık raporu yoksa koruma kararı alınabilir mi?
Evet. Koruyucu tedbir kararında ilk aşamada mutlaka sağlık raporu veya kesin delil aranmaz. Bununla birlikte sağlık raporunun sonradan alınması ceza, ikamet ve deport dosyaları açısından önemlidir.
6. Şiddet mağduru yabancı kadın kadın konukevine kabul edilir mi?
Evet. Yabancı kadınlar statü ve uyruk ayrımı yapılmaksızın kadın konukevi hizmetinden yararlanabilir. Kimlik belgesinin bulunmaması da tek başına kabul engeli değildir.
7. Deport kararına karşı kaç gün içinde dava açılmalıdır?
Sınır dışı kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır.
8. Şiddet mağduru kadına insani ikamet izni verilebilir mi?
Somut olayın koşulları uygunsa ve yabancı hakkında YUKK’un 55. maddesi kapsamında sınır dışı kararı alınamıyorsa insani ikamet izni verilmesi mümkündür.
9. Şiddet uygulayan eş yabancı kadını sınır dışı ettirebilir mi?
Eşin tek başına böyle bir yetkisi yoktur. Sınır dışı işlemleri yalnızca yetkili idari makamlar tarafından kanuni koşullar çerçevesinde yürütülebilir.
10. Yabancı kadın Türkçe bilmiyorsa tercüman isteyebilir mi?
Evet. Kolluk, adli makamlar ve Göç İdaresi nezdindeki işlemlerde anlayabileceği dilde bilgilendirilme ve gerekli durumlarda tercüman talep etme hakkı bulunmaktadır.
Uzman Hukuki Destek
Şiddet mağduru yabancı kadınlar açısından koruma kararı, boşanma davası, ikamet türü değişikliği, insani ikamet izni ve sınır dışı kararına karşı dava süreçleri birlikte yürütülmelidir. Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır.
Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Mersin, Bursa, Muğla, Aydın ve Türkiye genelinde hizmet veren yabancılar hukuku alanında uzman avukat ile çalışarak haklarınızı güvence altına alabilirsiniz. Şiddet mağduru yabancıların ikamet, deport, koruma ve aile hukuku uyuşmazlıklarında FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık
Hemen Ara: 0312 434 22 22
Telefon ve WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara




