
Mal Teslim Edildiği Halde Fatura Ödenmezse Hangi Hukuki Yol İzlenir? 2026 Güncel Rehber
17 Ağustos 2026
Ticari Sözleşmenin Haksız Feshi Halinde Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir? 2026 Güncel Hukuki Rehber
17 Ağustos 2026Şirket verdiği hizmetin ücretini alamıyorsa ne yapabilir? Hizmet bedeli alacağı, fatura, sözleşmesiz hizmet, e-posta ve WhatsApp delilleri, icra takibi, ihtiyati haciz, itirazın iptali ve ticari alacak tahsili hakkında 2026 rehberi.
Bir şirketin sözleşmede kararlaştırılan hizmeti eksiksiz şekilde yerine getirmesine rağmen müşterinin veya diğer şirketin hizmet bedelini ödememesi, uygulamada en sık karşılaşılan ticari alacak uyuşmazlıklarından biridir. Danışmanlık, yazılım, reklam, mühendislik, bakım, lojistik, organizasyon, aracılık, proje, tasarım, teknik destek ve benzeri hizmetlerde hizmet tamamlandıktan sonra fatura düzenlenmesine rağmen karşı taraf ödeme yapmayabilir. Böyle bir durumda hizmet veren şirketin alacağını hukuki yollarla talep etmesi mümkündür. Şirket; alacağını ve hizmetin yerine getirildiğini gösteren delilleri topladıktan sonra şartlarına göre borçluya ihtar gönderebilir, ilamsız icra takibi başlatabilir, dava yoluna gidebilir ve gerekli koşullar bulunuyorsa ihtiyati haciz talep edebilir. Borçlunun takibe itiraz etmesi hâlinde ise dosyanın niteliğine göre itirazın iptali veya uygun belgeler mevcutsa itirazın kaldırılması yolları değerlendirilebilir. Hizmet alacaklarında asıl kritik konu çoğu zaman faturanın varlığından ziyade hizmetin gerçekten verildiğinin ispatlanmasıdır.
Hizmet Verildiği Halde Ücret Ödenmezse İlk Ne Yapılmalıdır?
İlk aşamada şirketin elindeki bütün ticari belgeler bir araya getirilmelidir. Taraflar arasındaki sözleşme, teklif formu, sipariş, e-fatura, e-posta yazışmaları, hizmet teslim tutanakları, proje dosyaları, raporlar, sistem kayıtları, banka hareketleri, cari hesap ekstresi ve ödeme konusunda yapılan yazışmalar birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle borçlu şirketin “Hizmet hiç verilmedi” veya “Hizmet eksik verildi” savunması yapabileceği düşünülerek hizmetin fiilen gerçekleştirildiğini gösteren belgelerin dava veya icra sürecinden önce hazırlanması önemlidir.
Hizmet Bedeli İçin Doğrudan İcra Takibi Başlatılabilir mi?
Şartları mevcutsa evet. Vadesi gelmiş para alacağı için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılabilir. Alacaklının önce ticaret mahkemesinde dava açıp yıllarca mahkeme kararını beklemesi zorunlu değildir.
Ancak borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederse takip durabilir. Bu nedenle icra takibinin başlatılması kadar, olası itiraza karşı hangi delillerin kullanılacağının önceden belirlenmesi de önemlidir.
Hizmet Bedelini Talep Etmek İçin Yazılı Sözleşme Şart mı?
Her durumda hayır. Ticari ilişkinin niteliğine göre sözleşme elektronik ortamda, yazışmalarla veya başka şekilde kurulmuş olabilir. Tarafların imzaladığı klasik bir hizmet sözleşmesinin bulunmaması, şirketin hiçbir şekilde ücret talep edemeyeceği anlamına gelmez.
Ancak yazılı sözleşmenin bulunmaması ispat meselesini daha önemli hâle getirir.
Bu durumda teklif belgeleri, siparişler, e-postalar, faturalar, hizmet çıktıları ve ödeme yazışmaları özellikle önem kazanır.
Sözleşme Yoksa Hizmet Verildiği Nasıl İspatlanır?
Hizmetin türüne göre ispat yöntemleri değişebilir. Örneğin yazılım şirketi açısından sisteme ilişkin teslim kayıtları, kullanıcı hesapları, kod teslimleri ve teknik destek kayıtları; danışmanlık şirketi açısından raporlar, toplantılar ve e-postalar; reklam ajansı açısından hazırlanan tasarımlar, kampanya kayıtları ve yayınlanan reklamlar; mühendislik şirketi açısından projeler, çizimler ve teknik raporlar kullanılabilir.
Buradaki temel amaç, faturanın arkasında gerçek bir hizmet ilişkisinin bulunduğunu gösterebilmektir.
Fatura Hizmet Bedelini İspatlamaya Yeter mi?
Fatura önemli bir ticari belgedir ancak her uyuşmazlıkta tek başına hizmetin gerçekten verildiğini kesin biçimde ispatlamayabilir. Özellikle borçlu “Bu hizmeti hiç almadım” diyorsa temel ticari ilişkinin ve hizmetin ifasının ayrıca ortaya konulması gerekebilir.
Bu nedenle hizmet alacaklarında yalnızca fatura düzenlenmesiyle yetinilmemesi gerekir.
Faturaya 8 Gün İçinde İtiraz Edilmemişse Ne Olur?
Türk Ticaret Kanunu m.21/2 uyarınca faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içerisinde faturanın içeriğine itiraz etmezse faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır.
Bu durum hizmet veren şirket açısından önemli bir hukuki avantaj sağlayabilir.
Ancak faturaya itiraz edilmemesi, hizmetin her durumda tartışmasız biçimde gerçekleştirildiğinin kesin kanıtı olarak görülmemelidir. Temel ilişkinin varlığı ve hizmetin ifası gerektiğinde ayrıca incelenebilir.
Hizmet Teslim Tutanağı Varsa Alacak Daha Kolay İspatlanır mı?
Genellikle evet. Özellikle proje, yazılım, mühendislik, danışmanlık veya teknik hizmetlerde işin tamamlandığını gösteren teslim veya kabul tutanakları oldukça önemlidir.
Borçlu şirketin yetkilisi hizmetin tamamlandığını gösteren belgeyi imzalamışsa daha sonra “Hizmet hiç verilmedi” savunması yapması açısından önemli bir ispat sorunu ortaya çıkabilir.
E-Postalar Hizmet Alacağını İspatlar mı?
E-posta yazışmaları ticari alacak uyuşmazlıklarında son derece önemli olabilir. Özellikle borçlu şirketin kurumsal e-posta adreslerinden gönderilen siparişler, hizmet talimatları, revizyon talepleri, teslim onayları ve ödeme vaatleri temel ticari ilişkinin ispatında kullanılabilir.
Örneğin borçlu şirket hizmet tamamlandıktan sonra “Raporu teslim aldık, faturayı muhasebeye ilettik” şeklinde e-posta göndermişse bu yazışma önemli bir delil olabilir.
WhatsApp Mesajları Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilen mesaj kayıtları somut olayın özelliklerine göre delil olarak değerlendirilebilir. Özellikle borçlu şirket yetkilisinin “Hizmet tamamlandı, ödemenizi gelecek hafta yapacağız” şeklindeki mesajları başka delillerle birlikte önem taşıyabilir.
Ancak yalnızca ekran görüntülerine dayanmak yerine mümkün olduğunca yazışmanın bütünlüğünün ve orijinal kayıtların korunması gerekir.
“Ödeme Yapacağız” Mesajı Borç İkrarı Sayılır mı?
Mesajın içeriğine göre borcun varlığının kabul edildiğini gösteren güçlü bir delil olabilir.
Örneğin borçlu şirket yetkilisi “2.500.000 TL borcumuzu ay sonunda ödeyeceğiz” şeklinde açık bir açıklamada bulunmuşsa bu ifade, diğer delillerle birlikte alacağın ispatında son derece önemli hâle gelebilir.
Ancak mesajı gönderen kişinin şirket adına işlem yapma yetkisi de değerlendirilmelidir.
Hizmetin Bir Bölümü Ödenmişse Ne Olur?
Kısmi ödeme önemli bir delil olabilir. Özellikle ödemenin açıklamasında fatura veya sözleşme numarasının belirtilmiş olması, ödemenin hangi ticari ilişkiye yönelik olduğunun tespitini kolaylaştırır.
Örneğin 3 milyon TL hizmet bedelinin 1 milyon TL’si “Danışmanlık faturası kısmi ödeme” açıklamasıyla ödenmişse kalan tutara ilişkin uyuşmazlıkta bu banka hareketi önem taşıyabilir.
Cari Hesap Mutabakatı Varsa Ne Olur?
Borçlu şirketin hizmet faturalarını içeren cari hesap bakiyesini kabul etmiş olması alacaklının ispat durumunu önemli ölçüde güçlendirebilir.
Özellikle yetkili kişi tarafından imzalanmış bakiye mutabakatı, tek taraflı cari hesap ekstresinden daha güçlü bir delil niteliği taşıyabilir.
Borçlu Hizmetten Faydalanmışsa Bu İspatlanabilir mi?
Evet. Bazı hizmetlerde klasik anlamda teslim tutanağı bulunmayabilir ancak hizmetin sonuçlarının borçlu tarafından kullanıldığı gösterilebilir.
Örneğin bir yazılım geliştirilmiş ve borçlu şirket aylarca sistemi kullanmışsa kullanım kayıtları; bir reklam kampanyası hazırlanmış ve yayınlanmışsa kampanya kayıtları; bir proje hazırlanmış ve müşteri bu projeyi uygulamışsa buna ilişkin belgeler hizmetin gerçekleştirildiğinin ispatında kullanılabilir.
Borçlu Sonradan “Hizmet Ayıplıydı” Derse Ne Olur?
Borçlu şirketler ödeme talebinden sonra hizmetin eksik veya ayıplı olduğunu ileri sürebilir. Böyle bir durumda tarafların hizmet süresince yaptığı yazışmalar önem kazanır.
Hizmet tamamlandıktan sonra herhangi bir itiraz yapılmadan teslimin kabul edilmesi, hizmetin kullanılması ve hatta memnuniyet bildiren yazışmaların bulunması alacaklı açısından önemli olabilir.
Bununla birlikte ayıp ihbarı, hizmetin niteliği ve temel sözleşme hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Hizmet Bedeli İçin Önce İhtar Göndermek Zorunlu mudur?
Her ticari alacak için icra takibinden önce noter ihtarnamesi gönderilmesini zorunlu tutan genel bir kural bulunmamaktadır. Ancak temerrüt koşulları, faiz başlangıcı ve sözleşme hükümleri nedeniyle ihtar gönderilmesi gerekli veya faydalı olabilir.
İhtarname ayrıca borcun, faturaların ve ödeme süresinin açık şekilde ortaya konulmasını sağlayabilir.
İhtarnamede Ne Yazılmalıdır?
İhtarnamede taraflar arasındaki ticari ilişki, verilen hizmet, ilgili faturalar, toplam borç, vade ve ödeme talebi açık şekilde belirtilmelidir. Ayrıca belirlenen süre içerisinde ödeme yapılmaması hâlinde hukuki yollara başvurulacağı bildirilebilir.
İhtarnamenin içeriği ileride açılabilecek dava açısından da önem taşıyabileceğinden kullanılan ifadeler dikkatle hazırlanmalıdır.
Borçlu Ödeme Planı İsterse Ne Yapılmalıdır?
Ödeme planı kabul edilecekse yalnızca sözlü vaatle yetinilmemesi gerekir. Toplam borcun açıkça kabul edildiği, ödeme tarihleri ve taksitlerin belirlendiği yazılı bir protokol hazırlanması daha güvenli olabilir.
Yüksek tutarlı alacaklarda mümkünse teminat alınması da değerlendirilmelidir.
İlamsız İcra Takibi Nasıl İşler?
Alacaklı hizmet bedeli için yetkili icra dairesinde genel haciz yoluyla takip başlatabilir. Borçluya ödeme emri tebliğ edilir. Borçlu süresi içerisinde ödeme yapmaz ve itiraz etmezse takip kesinleşebilir ve haciz aşamasına geçilebilir.
Borçlu süresinde itiraz ederse ise takip durur.
Borçlu İcra Takibine İtiraz Ederse Ne Yapılır?
Dosyadaki belgelerin niteliğine göre itirazın iptali veya şartları mevcutsa itirazın kaldırılması seçenekleri değerlendirilir.
Hizmet alacaklarında özellikle sözleşme, hizmet kabul tutanağı, faturalar, ticari defterler, e-postalar ve banka hareketleri bu aşamada önem kazanır.
İtirazın İptali Davası Açılabilir mi?
Evet. İİK m.67 kapsamında gerekli şartlar mevcutsa borçlunun itirazının iptali talep edilebilir. Bu davada mahkeme alacağın gerçekten bulunup bulunmadığını inceler.
İtirazın iptali bakımından kanunda öngörülen bir yıllık süre özellikle takip edilmelidir.
İcra İnkâr Tazminatı Talep Edilebilir mi?
İİK m.67 kapsamında şartları gerçekleştiğinde icra inkâr tazminatı talep edilmesi mümkündür. Ancak borçlunun her itirazında otomatik olarak tazminata hükmedilmez.
Alacağın likit olup olmadığı ve uyuşmazlığın niteliği ayrıca değerlendirilir.
Hizmet Faturası İİK m.68 Belgesi Sayılır mı?
Alacaklının tek taraflı düzenlediği her hizmet faturası otomatik olarak İİK m.68 kapsamında itirazın kaldırılmasını sağlayan belge niteliğinde değildir.
Bu nedenle icra takibine itiraz sonrasında hangi hukuki yolun kullanılacağı eldeki belgelerin niteliğine göre belirlenmelidir.
Hizmet Alacağı İçin İhtiyati Haciz İstenebilir mi?
Şartları mevcutsa evet. İİK m.257 ve devamı kapsamında rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağı bakımından ihtiyati haciz gündeme gelebilir.
Alacaklının alacağını yaklaşık olarak ispatlaması gerekir.
Bu nedenle imzalı hizmet sözleşmesi, teslim veya kabul tutanağı, faturalar, borç kabulü içeren yazışmalar ve banka kayıtları ihtiyati haciz dosyası açısından özellikle önemli olabilir.
Borçlunun Mal Kaçırması Şart mıdır?
Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş para alacağı bakımından borçlunun ayrıca mal kaçırdığının gösterilmesi genel bir ihtiyati haciz şartı değildir.
Vadesi gelmemiş alacaklarda ise İİK m.257 kapsamında ayrıca özel şartlar bulunmaktadır.
Şirketin Banka Hesaplarına Haciz Konulabilir mi?
Takibin haciz aşamasına gelmesi hâlinde borçlu şirketin haczedilebilir banka varlıkları üzerine haciz uygulanması mümkündür. Bunun yanında borçlu şirketin araçları, taşınmazları ve üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları da şartları kapsamında haciz sürecine konu olabilir.
Bu nedenle şirketten alacak tahsilinde yalnızca banka hesabına odaklanmak doğru olmayabilir.
Borçlu Şirketin Müşterilerinden Olan Alacakları Haczedilebilir mi?
Şartları varsa evet. Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları İcra ve İflas Kanunu hükümleri kapsamında haczedilebilir. İİK m.89 kapsamındaki haciz ihbarnameleri bu noktada önemli araçlardan biridir.
Özellikle faaliyet gösteren ancak banka hesaplarında düşük bakiye tutan şirketlerde üçüncü kişilerdeki alacakların tespiti önemli olabilir.
Hizmet Bedeline Faiz İstenebilir mi?
Şartları mevcutsa evet. Uygulanacak faiz türü ve faiz başlangıcı tarafların tacir olup olmadığına, sözleşmeye, faturanın vadesine, temel ticari ilişkinin niteliğine ve temerrüt şartlarına göre belirlenmelidir.
Özellikle ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedariklerinde TTK m.1530 kapsamındaki özel ödeme ve temerrüt hükümlerinin uygulanabilir olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Faturada Vade Yazıyorsa Borçlu Otomatik Temerrüde Düşer mi?
Bu konuda yalnızca faturadaki tarihe bakılarak otomatik sonuç çıkarılması doğru değildir. Taraflar arasındaki sözleşme, kararlaştırılan ödeme tarihi ve temerrüde ilişkin hükümler birlikte incelenmelidir.
Faturaya alacaklı tarafından tek taraflı yazılmış ödeme şartlarının borçluyu her durumda bağlayacağı varsayılmamalıdır.
Ticari Hizmet Alacağı İçin Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava şartı arabuluculuk hükümleri gündeme gelir. Bu nedenle hizmet bedeli için doğrudan alacak davası açılması veya icra takibine yapılan itiraz sonrasında itirazın iptali davasına gidilmesi hâlinde arabuluculuk şartı kontrol edilmelidir.
İlamsız icra takibinin başlatılması ise mahkemede dava açılmasıyla aynı işlem değildir.
Borçlu Şirket Malvarlığını Başka Şirkete Aktarıyorsa Ne Yapılabilir?
Bu durum tahsil riskini ciddi şekilde artırabilir. Borçlunun araçlarını, taşınmazlarını veya diğer varlıklarını ilişkili şirketlere veya ortaklarının yakınlarına devretmesi hâlinde ihtiyati haciz başta olmak üzere koruyucu hukuki yollar değerlendirilmelidir.
Şartları oluşmuşsa daha sonra tasarrufun iptaline yönelik süreçler de gündeme gelebilir.
Hizmet Alacağını Tahsil Etmenin En Güçlü Delil Zinciri Nedir?
Özellikle yüksek tutarlı hizmet alacaklarında en güçlü dosya genellikle hizmet sözleşmesi veya teklif + sipariş veya talimat + hizmetin gerçekleştirildiğini gösteren kayıtlar + teslim/kabul belgesi + fatura + ticari defterler + banka hareketleri + cari hesap mutabakatı + ödeme veya borç kabulü içeren yazışmalar şeklinde birbirini doğrulayan belgelerden oluşur.
Böyle bir dosya hem alacağın ispatını hem de hızlı tahsil yöntemlerinin değerlendirilmesini kolaylaştırabilir.
Örnek Olay: Danışmanlık Hizmeti Verildi Ancak Ödeme Yapılmadı
A şirketi B şirketine altı aylık danışmanlık hizmeti vermiştir. Taraflar arasında imzalı sözleşme bulunmaktadır. A şirketi her ay rapor hazırlamış, raporları B’nin yöneticilerine kurumsal e-posta üzerinden göndermiş ve faturalarını düzenlemiştir. B şirketi hizmet süresince hiçbir itirazda bulunmamış ancak son üç faturayı ödememiştir.
Bu durumda sözleşme, raporlar, e-postalar ve faturalar birlikte değerlendirildiğinde hizmetin ifasına ilişkin güçlü bir delil yapısı bulunabilir.
Örnek Olay: Yazılı Sözleşme Yok Ancak Hizmet Kullanılmış
Bir yazılım şirketi müşterinin talebi üzerine özel bir sistem geliştirmiştir. Taraflar arasında imzalı sözleşme bulunmamakla birlikte proje kapsamı e-postalarda belirlenmiş, müşteri sürekli revizyon istemiş, sistem teslim edilmiş ve müşteri sistemi aktif olarak kullanmaya başlamıştır. Buna rağmen fatura ödenmemiştir.
Bu durumda yazılı sözleşmenin bulunmaması alacağın otomatik olarak kaybedileceği anlamına gelmez. E-postalar, sistem kayıtları, teslim belgeleri ve kullanım verileri temel ticari ilişkinin ve hizmetin ifasının ispatında kullanılabilir.
Örnek Olay: Borçlu Hizmeti Kabul Ediyor Ancak Parası Olmadığını Söylüyor
Borçlu şirket yetkilisi “Hizmetle ilgili sorunumuz yok, 4 milyon TL borcunuzu nakit akışımız düzelince ödeyeceğiz” şeklinde e-posta göndermiştir.
Bu tür bir açıklama gönderen kişinin yetkisi ve diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde borcun varlığı açısından önemli bir delil oluşturabilir. Borçlunun ödeme güçlüğü içinde olduğuna ilişkin açıklaması aynı zamanda tahsilat bakımından hızlı hareket edilmesi gerektiğine işaret edebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hizmet verdim ancak ödeme yapılmadı, ne yapabilirim?
Şartlarına göre ödeme ihtarı, ilamsız icra takibi, ticari alacak davası ve ihtiyati haciz seçenekleri değerlendirilebilir.
Yazılı sözleşme olmadan hizmet bedeli alınabilir mi?
Somut ilişkinin niteliğine göre mümkün olabilir. Hizmetin verildiğinin diğer hukuka uygun delillerle ispatlanması gerekir.
Fatura tek başına yeterli midir?
Her durumda değil. Özellikle hizmetin ifası inkâr ediliyorsa hizmetin gerçekleştirildiğini gösteren diğer belgeler önemlidir.
E-posta ve WhatsApp yazışmaları delil olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş elektronik yazışmalar somut olayın özelliklerine göre diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Hizmet faturasıyla icra takibi yapılabilir mi?
Şartları varsa para alacağı için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılabilir.
Borçlu icra takibine itiraz ederse ne olur?
Takip durabilir. Dosyaya göre itirazın iptali veya şartları varsa itirazın kaldırılması yolları değerlendirilebilir.
Hizmet bedeli için ihtiyati haciz alınabilir mi?
İİK m.257 ve devamındaki şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talep edilebilir.
Borçlunun mal kaçırması şart mı?
Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş para alacağı bakımından mal kaçırmanın ayrıca ispatı genel bir şart değildir.
Ödenmeyen hizmet bedeline faiz talep edilebilir mi?
Şartları varsa evet. Uygulanacak faiz ve başlangıç tarihi sözleşme, temel ticari ilişki ve temerrüt hükümlerine göre belirlenir.
Borçlu hizmeti kullandıysa bu önemli midir?
Evet. Hizmetin sonucunun borçlu tarafından kullanılması, diğer delillerle birlikte hizmetin gerçekleştirildiğinin ispatında önemli olabilir.
Sonuç: Hizmet Bedelinin Tahsilinde En Kritik Konu Hizmetin İfasını İspatlamaktır
Hizmet verilmesine rağmen ücret ödenmemesi hâlinde şirketin hukuki yollara başvurması mümkündür. Ancak mal satışlarından farklı olarak hizmet ilişkilerinde çoğu zaman fiziksel bir teslim belgesi bulunmadığından hizmetin gerçekten gerçekleştirildiğini ispatlayan kayıtların korunması daha da önemli hâle gelir.
Sözleşme, teklif ve sipariş kayıtları, proje çıktıları, raporlar, kurumsal e-postalar, teslim veya kabul tutanakları, faturalar, banka hareketleri ve cari hesap mutabakatları birlikte değerlendirilmelidir. Borçlunun “hizmeti aldık”, “faturayı muhasebeye gönderdik” veya “ödemeyi şu tarihte yapacağız” şeklindeki yazışmaları da dosyanın ispat gücünü önemli ölçüde artırabilir.
Alacak vadesinde ödenmiyorsa şartları kapsamında ilamsız icra takibi başlatılabilir. Borçlunun takibe itiraz etmesi durumunda itirazın iptali veya uygun belgeler mevcutsa itirazın kaldırılması değerlendirilebilir. Alacağın yüksek olduğu ve borçlunun mali durumunda bozulma işaretleri bulunduğu dosyalarda ihtiyati haciz imkânının başlangıçta değerlendirilmesi özellikle önemlidir.
Borçlu şirketin ödeme güçlüğü içinde bulunması, malvarlığını ilişkili şirketlere aktarması veya faaliyetlerini başka bir şirkete kaydırması durumunda yalnızca davayı kazanmak yeterli olmayabilir. Bu nedenle alacağın hukuken ispatı ile fiilen tahsil edilmesini sağlayacak stratejinin birlikte kurulması gerekir.
Özellikle milyonluk hizmet alacaklarında aylarca sözlü ödeme vaatlerinin beklenmesi tahsil riskini artırabilir. Borçlunun “önümüzdeki ay ödeyeceğiz” açıklamasının sürekli tekrarlandığı durumlarda alacaklının borçlunun güncel mali durumu ve malvarlığını dikkate alarak hukuki süreci zamanında başlatması önemlidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Hizmet Bedeli ve Ticari Alacakların Tahsili
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; ödenmeyen hizmet bedellerinin tahsili, sözleşmesiz ticari alacaklar, fatura ve cari hesap alacakları, ihtiyati haciz, ilamsız icra takibi, itirazın iptali davaları, şirketler arası alacak uyuşmazlıkları ve yüksek tutarlı ticari alacakların tahsilinde Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




