
Hizmet Verildiği Halde Ücret Ödenmezse Şirket Ne Yapabilir? 2026 Güncel Hukuki Rehber
17 Ağustos 2026
2026’da Şirketlerin En Sık Karşılaştığı 30 Ticari Uyuşmazlık ve Hukuki Çözüm Yolları
17 Ağustos 2026Ticari sözleşmenin haksız feshi halinde hangi tazminatlar istenebilir? Müspet zarar, menfi zarar, yoksun kalınan kâr, cezai şart, yapılan yatırımlar, stok ve personel giderleri ile ticari sözleşme tazminat davası hakkında 2026 rehberi.
Ticari sözleşmelerde taraflardan birinin haklı bir neden bulunmaksızın sözleşmeyi sona erdirmesi, özellikle uzun süreli ve yüksek bedelli ticari ilişkilerde ciddi ekonomik zararlara yol açabilir. Distribütörlük, bayilik, tedarik, hizmet, üretim, yazılım, franchise, danışmanlık, eser, lojistik ve benzeri sözleşmelerde bir şirket sözleşmenin devam edeceğine güvenerek personel istihdam etmiş, ekipman satın almış, stok oluşturmuş, üretim kapasitesi ayırmış veya önemli yatırımlar yapmış olabilir. Karşı tarafın sözleşmeyi hukuka veya sözleşmedeki fesih şartlarına aykırı biçimde sona erdirmesi hâlinde uğranılan fiili zararlar, şartları varsa yoksun kalınan kâr, boşa çıkan yatırım ve giderler, cezai şart ve sözleşmenin niteliğine göre diğer tazminat kalemleri gündeme gelebilir. Ancak haksız fesih hâlinde talep edilebilecek tazminatın türü ve kapsamı her sözleşmede aynı değildir. Öncelikle fesih hakkının bulunup bulunmadığı, fesih bildiriminin sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığı ve fesih ile ileri sürülen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Ticari Sözleşmenin Haksız Feshi Nedir?
Haksız fesih, taraflardan birinin sözleşmeyi kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan geçerli bir fesih hakkı bulunmaksızın sona erdirmesi ya da mevcut fesih hakkını sözleşmede belirlenen usule aykırı şekilde kullanması durumunda gündeme gelebilir.
Örneğin sözleşmede “haklı sebep dışında 90 gün önceden yazılı bildirim yapılması gerekir” hükmü bulunmasına rağmen şirketin sözleşmeyi aynı gün sona erdirmesi tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Ancak her sözleşme sona erdirme işlemi haksız fesih değildir. Sözleşmenin türü ve fesih rejimi ayrıca incelenmelidir.
Fesih Hakkının Bulunup Bulunmadığı Nasıl Belirlenir?
İlk olarak sözleşmedeki fesih maddeleri incelenmelidir. Sözleşmede olağan fesih, haklı nedenle fesih, ihbar süresi, sözleşmeye aykırılığın giderilmesi için süre verilmesi ve fesih bildiriminin şekline ilişkin hükümler bulunabilir.
Bunun yanında Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve sözleşmenin türüne ilişkin özel hükümler de değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla yalnızca fesih bildiriminde “haklı nedenle feshediyoruz” yazılması feshi otomatik olarak haklı hâle getirmez.
Haklı Neden Olmadan Sözleşme Feshedilirse Ne Olur?
Haksız feshe maruz kalan taraf, sözleşmenin niteliği ve somut olayın koşullarına göre uğradığı zararın giderilmesini talep edebilir.
Ancak tazminatın belirlenmesinde temel soru şudur: Haksız fesih olmasaydı şirket hangi ekonomik durumda olacaktı?
Bu sorunun cevabı özellikle müspet zarar ve yoksun kalınan kâr hesaplamasında önemlidir.
Müspet Zarar Nedir?
Müspet zarar, sözleşmenin gereği gibi yerine getirileceğine güvenen tarafın, sözleşme ifa edilseydi içinde bulunacağı ekonomik durum ile haksız fesih sonrasında bulunduğu durum arasındaki farkı ifade eder.
Örneğin üç yıllık tedarik sözleşmesinin ilk yılında haksız şekilde sona erdirilmesi nedeniyle tedarikçinin elde edemediği sözleşmesel kazanç şartları varsa müspet zarar kapsamında değerlendirilebilir.
Yoksun Kalınan Kâr Talep Edilebilir mi?
Şartları mevcutsa evet. Haksız fesih nedeniyle şirketin sözleşme devam etseydi elde etmesi kuvvetle muhtemel olan kazançtan mahrum kalması hâlinde yoksun kalınan kâr talebi gündeme gelebilir.
Ancak burada varsayımsal ve hiçbir ekonomik temeli bulunmayan rakamlar yeterli değildir.
Geçmiş satışlar, sipariş hacmi, sözleşmedeki fiyatlar, kâr marjları, üretim kapasitesi, önceki dönem performansı ve piyasa koşulları değerlendirilerek gerçekçi bir hesaplama yapılmalıdır.
Kalan Sözleşme Süresindeki Bütün Ciro Talep Edilebilir mi?
Kural olarak ciro ile kâr aynı şey değildir. Şirket sözleşme devam etseydi 20 milyon TL ciro elde edecek olsa bile bunun tamamı şirketin zararı değildir. Bu cironun elde edilmesi için yapılacak üretim, personel, lojistik, hammadde ve diğer giderlerin dikkate alınması gerekir.
Bu nedenle yoksun kalınan kâr hesabında genellikle gelirden tasarruf edilen giderlerin çıkarılması gerekir.
Örnek: 3 Yıllık Sözleşme 1. Yılda Haksız Feshedilirse
A şirketi ile B şirketi arasında üç yıllık tedarik sözleşmesi yapılmıştır. A bu sözleşmeye güvenerek üretim kapasitesini artırmış ve yalnızca B’nin siparişlerini karşılamak amacıyla ekipman satın almıştır. B şirketi birinci yılın sonunda sözleşmede belirtilen fesih şartları bulunmaksızın ilişkiyi sona erdirmiştir.
A şirketi somut koşullara göre kalan dönemde elde edemediği kârı, boşa çıkan yatırımın ekonomik etkisini ve haksız fesihle doğrudan bağlantılı diğer zararlarını talep etmeyi değerlendirebilir.
Menfi Zarar Talep Edilebilir mi?
Menfi zarar, esas olarak sözleşmenin geçerli şekilde kurulacağına veya belirli hukuki ilişkinin varlığına duyulan güven nedeniyle uğranılan zararları ifade eden farklı bir zarar kategorisidir.
Haksız fesih uyuşmazlıklarında hangi zarar türünün talep edilebileceği sözleşmenin hukuki niteliğine ve sona erme biçimine göre belirlenmelidir. Müspet zarar ile menfi zararın kavramsal olarak birbirine karıştırılmaması gerekir.
Sözleşme İçin Yapılan Yatırımlar Talep Edilebilir mi?
Şartları varsa haksız fesih nedeniyle ekonomik değerini kaybeden veya kullanılamaz hâle gelen yatırımlar zarar hesabında gündeme gelebilir.
Örneğin şirket yalnızca belirli müşteriye hizmet verebilmek amacıyla özel makine satın almış, depo kiralamış veya teknik altyapı kurmuş olabilir.
Ancak yatırımın başka projelerde kullanılabilir olması tazminat hesabını etkileyebilir.
Özel Makine ve Ekipman Giderleri Talep Edilebilir mi?
Somut olayın koşullarına göre mümkündür. Makinenin yalnızca fesheden şirket için kullanılabilir olması ile başka müşterilere de hizmet verebilmesi arasında önemli fark bulunmaktadır.
Makine başka işlerde kullanılabiliyorsa yatırımın tamamının zarar olarak talep edilmesi mümkün olmayabilir.
Mahkeme ekonomik değer kaybını ve alternatif kullanım imkânını değerlendirebilir.
Personel Giderleri Tazminat Konusu Olabilir mi?
Haksız fesih nedeniyle yalnızca sözleşmenin yürütülmesi için istihdam edilen personelin atıl kalması veya işten çıkarılması sonucu ortaya çıkan bazı maliyetler somut olayın koşullarına göre zarar hesabına konu olabilir.
Ancak bütün personel giderlerinin otomatik olarak karşı taraftan talep edilebileceği söylenemez.
Zarar ile haksız fesih arasında doğrudan bağlantının ortaya konulması gerekir.
Stokta Kalan Malların Bedeli Talep Edilebilir mi?
Özellikle tedarik, üretim ve distribütörlük sözleşmelerinde önemli sorunlardan biridir. Şirket karşı tarafın siparişleri için özel ürün üretmiş veya stok oluşturmuş olabilir.
Sözleşmenin haksız feshi sonucunda bu ürünlerin satılamaması veya ciddi değer kaybıyla satılması hâlinde ortaya çıkan zarar talep konusu yapılabilir.
Ancak malların başka müşterilere satılabilmesi zarar miktarını azaltabilir.
Hammadde ve Üretim Giderleri Talep Edilebilir mi?
Sözleşmenin ifası için yapılan ve fesih nedeniyle ekonomik olarak boşa çıkan giderler şartlarına göre zarar kapsamında değerlendirilebilir.
Özellikle kişiye veya projeye özel üretimlerde bu kalemler daha önemli hâle gelir.
Kira ve Depo Giderleri İstenebilir mi?
Haksız feshedilen sözleşmenin yürütülmesi amacıyla özel olarak kiralanmış depo, ofis veya üretim alanlarının maliyetleri somut olayın özelliklerine göre tazminat hesabında değerlendirilebilir.
Ancak şirketin bu alanları başka faaliyetlerinde kullanabilmesi zarar hesabını etkileyebilir.
Reklam ve Pazarlama Harcamaları Talep Edilebilir mi?
Distribütörlük, franchise ve bayilik ilişkilerinde şirketler markanın pazarlanması için ciddi reklam yatırımları yapabilir.
Sözleşmenin beklenmedik ve haksız şekilde sona erdirilmesi nedeniyle ekonomik karşılığı alınamayan pazarlama yatırımları belirli koşullarda zarar hesabının parçası olabilir.
Cezai Şart Talep Edilebilir mi?
Sözleşmede haksız fesih veya belirli sözleşme ihlalleri için cezai şart kararlaştırılmışsa, şartların gerçekleşmesi hâlinde cezai şart talep edilebilir.
Örneğin sözleşmede “Taraflardan birinin haklı neden olmaksızın sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi hâlinde 2 milyon TL cezai şart ödenir” hükmü bulunabilir.
Bu durumda sözleşmedeki hükmün geçerliliği ve uygulanma şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
Cezai Şart ile Tazminat Birlikte İstenebilir mi?
Bu sorunun cevabı sözleşmedeki cezai şartın niteliğine ve düzenleniş biçimine bağlıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun cezai şarta ilişkin hükümleri dikkate alınarak cezanın yanında ayrıca zarar talep edilip edilemeyeceği değerlendirilmelidir.
Bu nedenle sözleşmede “cezai şart ödenmesi diğer zararların talep edilmesine engel değildir” benzeri düzenlemelerin bulunup bulunmadığı önem taşıyabilir.
Tacirler Arasındaki Cezai Şart İndirilebilir mi?
Tacirler açısından Türk Ticaret Kanunu m.22 özel önem taşır. Tacir sıfatını taşıyan borçlu, kural olarak aşırı ücret veya ceza kararlaştırıldığı gerekçesiyle indirim isteyemez.
Bununla birlikte cezai şartın borçlunun ekonomik mahvına yol açması gibi istisnai durumlarda yargısal değerlendirme gündeme gelebilir.
Bu nedenle ticari sözleşmelerde yüksek tutarlı cezai şart hükümleri hazırlanırken dikkatli olunmalıdır.
Fesih İhbar Süresine Uyulmazsa Tazminat İstenebilir mi?
Evet, şartları varsa. Sözleşmede örneğin altı aylık fesih ihbar süresi öngörülmüş ancak karşı taraf sözleşmeyi derhâl sona erdirmiş olabilir.
Bu durumda ihbar süresine uyulsaydı elde edilecek ekonomik menfaatlerin zarar hesabında değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Sözleşmede Fesih Hakkı Varsa Tazminat Yine de Doğabilir mi?
Evet. Fesih hakkının bulunması, bu hakkın her şekilde kullanılabileceği anlamına gelmez. Sözleşmedeki bildirim süresine, şekil şartlarına veya diğer koşullara uyulması gerekebilir.
Ayrıca dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullanılan fesih hakları bakımından da somut olayın özelliklerine göre hukuki sorumluluk tartışılabilir.
Haklı Fesih Sebebi Sonradan Uydurulabilir mi?
Fesih bildiriminde ileri sürülen gerekçeler ve fesih tarihindeki somut koşullar önemlidir. Karşı tarafın dava başladıktan sonra feshi haklı göstermek amacıyla farklı iddialar ileri sürmesi delillerle birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle fesih bildiriminin içeriği dava açısından kritik belgelerden biridir.
Fesih Bildirimi Yazılı Olmak Zorunda mı?
Bu durum sözleşmenin niteliğine ve sözleşmede kararlaştırılan şekle göre değişebilir. Taraflar fesih bildiriminin noter, KEP veya başka belirli yöntemle yapılmasını kararlaştırmış olabilir.
Özellikle tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların şekli bakımından TTK m.18/3 hükümleri de dikkate alınmalıdır.
Haksız Feshe Uğrayan Şirket Hemen İhtar Göndermeli mi?
Çoğu ticari uyuşmazlıkta feshe karşı şirketin pozisyonunun hızlı ve açık biçimde ortaya konulması önemlidir. Feshin kabul edilmediği, neden haksız olduğu ve doğan zararların talep edileceği ispatlanabilir şekilde bildirilebilir.
Uzun süre sessiz kalınması bazı dosyalarda karşı tarafın savunmasını güçlendirebilir.
Zararın Artmasını Önleme Yükümlülüğü Var mıdır?
Zarar gören tarafın zararın gereksiz şekilde büyümesine izin vermemesi önemlidir. Türk Borçlar Kanunu m.52 kapsamında zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına etkisi tazminatın belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Örneğin haksız fesih sonrası kolaylıkla başka müşteriye satılabilecek malların yıllarca depoda tutulup tamamen değersizleşmesine izin verilmesi tazminat hesabını etkileyebilir.
Başka Müşteriden Kazanç Elde Edilirse Ne Olur?
Haksız fesih sonrası boşalan kapasite başka bir müşteriyle doldurulmuşsa bu durum yoksun kalınan kâr hesabında dikkate alınabilir.
Amaç zarar gören şirketi haksız fesih olmasaydı bulunacağı ekonomik konuma getirmektir; şirketi zarardan daha iyi bir ekonomik duruma taşımak değildir.
Yoksun Kalınan Kâr Nasıl Hesaplanır?
Yoksun kalınan kârın hesabında geçmiş dönem satışları, sözleşmenin kalan süresi, sipariş miktarları, kâr marjı, maliyetler, piyasa koşulları ve alternatif iş imkânları değerlendirilebilir.
Mahkemeler bu konuda çoğu zaman mali müşavir, finans veya sektör bilirkişilerinden rapor alabilir.
Özellikle uzun vadeli ticari sözleşmelerde zarar hesabının teknik şekilde hazırlanması önemlidir.
Tahmini Kâr Talep Edilebilir mi?
Tamamen varsayımsal kazanç beklentileri tazminat açısından sorun yaratabilir. Talep edilen kârın makul ve objektif verilere dayanması gerekir.
Yeni kurulmuş ve henüz hiçbir satış gerçekleştirmemiş bir şirket ile yıllardır aynı müşteriye düzenli satış yapan bir şirketin yoksun kalınan kârı aynı ispat standardıyla değerlendirilmeyebilir.
Geçmiş Yıllardaki Ciro Delil Olabilir mi?
Evet. Özellikle uzun süreli ticari ilişkilerde önceki yıllardaki satış ve kâr rakamları gelecekte elde edilmesi beklenen kazancın belirlenmesinde önemli olabilir.
Ancak cironun doğrudan kâr kabul edilmemesi gerekir.
Haksız Fesih Nedeniyle İtibar Kaybı Talep Edilebilir mi?
Şirketin ticari itibarının somut şekilde zarar gördüğü durumlarda farklı tazminat talepleri gündeme gelebilir. Ancak yalnızca “itibarımız zarar gördü” şeklindeki soyut açıklama genellikle yeterli olmayacaktır.
Zararın varlığı, fesihle bağlantısı ve ekonomik etkisi mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır.
Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Tüzel kişilerin kişilik haklarının hukuka aykırı biçimde ihlal edildiği özel durumlarda manevi tazminat gündeme gelebilir. Ancak sırf ticari sözleşmenin haksız feshedilmiş olması her durumda otomatik olarak manevi tazminat hakkı doğurmaz.
Ek bir kişilik hakkı ihlalinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Haksız Fesih Nedeniyle Müşteri Kaybı Talep Edilebilir mi?
Fesih nedeniyle doğrudan ve ispatlanabilir müşteri kayıpları bulunuyorsa bunların zarar hesabında değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Ancak fesihle müşteri kaybı arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerekir.
Distribütörlük Sözleşmesinin Haksız Feshinde Tazminat İstenebilir mi?
Evet. Distribütörlük ilişkilerinde yoksun kalınan kâr, yapılan yatırımlar, stok zararları ve sözleşmeye bağlı diğer zararlar gündeme gelebilir.
Ayrıca somut ilişkinin özelliklerine göre denkleştirme isteminin uygulanabilir olup olmadığı da ayrıca incelenebilir.
Bayilik Sözleşmesinin Haksız Feshinde Ne Talep Edilebilir?
Bayinin sözleşmeye güvenerek yaptığı yatırımlar, stoklar, reklam giderleri ve yoksun kalınan kazanç somut koşullara göre değerlendirmeye alınabilir.
Ancak her giderin tamamının otomatik olarak tazmin edileceği söylenemez.
Franchise Sözleşmesi Haksız Feshedilirse Ne Olur?
Franchise alan şirket marka standartlarına uygun mağaza, ekipman, personel ve reklam yatırımları yapmış olabilir. Sözleşmenin süresinden önce haksız sona erdirilmesi hâlinde boşa çıkan yatırımlar ve yoksun kalınan kâr önemli zarar kalemleri hâline gelebilir.
Sözleşmedeki fesih ve cezai şart hükümleri özellikle incelenmelidir.
Tedarik Sözleşmesinin Haksız Feshi Halinde Ne Talep Edilebilir?
Tedarikçi yalnızca belirli müşterinin siparişlerini karşılamak amacıyla üretim kapasitesi ayırmış, hammadde satın almış veya özel stok oluşturmuş olabilir.
Haksız fesih hâlinde bu yatırımlar, stok zararları ve şartları varsa sözleşmenin kalan dönemindeki yoksun kalınan kâr gündeme gelebilir.
Ticari Sözleşmenin Haksız Feshi İçin Hangi Mahkemede Dava Açılır?
Uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olması hâlinde görevli mahkeme kural olarak asliye ticaret mahkemesidir. Ancak tarafların sıfatı, sözleşmenin niteliği ve özel düzenlemeler ayrıca dikkate alınmalıdır.
Yetkili mahkeme ise sözleşmedeki yetki şartı ve genel yetki kurallarına göre belirlenir.
Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanabilir.
Bu nedenle haksız fesih nedeniyle para tazminatı talep edilecekse dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin gerekip gerekmediği kontrol edilmelidir.
Haksız Fesih Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?
Sözleşmenin kendisi başta olmak üzere ek protokoller, fesih bildirimi, ihtarnameler, KEP kayıtları, e-postalar, faturalar, siparişler, ticari defterler, banka kayıtları, satış ve kârlılık raporları, stok kayıtları, yatırım faturaları, personel kayıtları ve bilirkişi incelemesi önem taşıyabilir.
Özellikle fesih öncesindeki ticari performansın belgelenmesi yoksun kalınan kâr açısından kritik olabilir.
Şirketin Ticari Defterleri Zarar Hesabında Kullanılabilir mi?
Evet. Şirketin geçmiş satışları, maliyetleri, kâr marjları ve sözleşmeden elde ettiği gelirler ticari defterler üzerinden incelenebilir.
HMK m.222 kapsamında ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin hükümler de ayrıca önem taşır.
Tazminata Faiz Talep Edilebilir mi?
Şartları varsa faiz talep edilebilir. Faizin türü ve başlangıç tarihi borcun niteliğine, temerrüt koşullarına, tarafların tacir olup olmadığına ve sözleşmedeki düzenlemelere göre belirlenmelidir.
Bu nedenle faiz başlangıcı her dosyada otomatik olarak fesih tarihi olmayabilir.
Dava Açılmadan Önce Zarar Hesabı Hazırlanmalı mı?
Özellikle yüksek tutarlı ticari uyuşmazlıklarda bu son derece faydalıdır. Şirketin hangi zarar kalemlerini talep edeceği, her kalemin hangi belgeyle ispatlanacağı ve toplam talebin nasıl hesaplandığı dava öncesinde belirlenmelidir.
“Şirketimiz çok zarar etti” şeklindeki genel açıklamalar yerine zarar kalemlerinin ayrı ayrı somutlaştırılması gerekir.
Haksız Fesih Sonrasında En Kritik 10 Tazminat Kalemi
- Sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle doğan fiili zararlar.
- Şartları varsa yoksun kalınan kâr.
- Boşa çıkan özel yatırım giderleri.
- Kullanılamayan makine ve ekipman maliyetleri veya değer kayıpları.
- Satılamayan veya değer kaybeden stoklardan kaynaklanan zarar.
- Fesihle doğrudan bağlantılı personel maliyetleri.
- Depo, tesis ve özel kira giderlerinden doğan zararlar.
- Sözleşme için yapılan ve ekonomik karşılığı alınamayan pazarlama giderleri.
- Sözleşmede şartları oluşmuşsa cezai şart.
- Somut sözleşme ve olayın özelliklerine göre diğer doğrudan ve ispatlanabilir zararlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Ticari sözleşme haksız feshedilirse tazminat alınabilir mi?
Şartları varsa evet. Haksız fesih nedeniyle ortaya çıkan ve ispatlanabilen zararlar talep edilebilir.
Yoksun kalınan kâr talep edilebilir mi?
Şartları mevcutsa talep edilebilir. Ancak beklenen kazancın objektif ve somut verilerle ortaya konulması gerekir.
Kalan sözleşme süresindeki bütün ciro istenebilir mi?
Kural olarak hayır. Ciro ile kâr aynı değildir; tasarruf edilen maliyetler zarar hesabında dikkate alınır.
Yapılan yatırımlar karşı taraftan istenebilir mi?
Haksız fesih nedeniyle boşa çıkan ve başka şekilde değerlendirilemeyen yatırımlar somut olayın koşullarına göre tazminat konusu olabilir.
Stokta kalan ürünlerin bedeli istenebilir mi?
Şartları varsa stok zararları talep edilebilir. Ürünlerin başka müşterilere satılabilme imkânı zarar miktarını etkiler.
Cezai şart ve tazminat birlikte istenebilir mi?
Sözleşmedeki cezai şart hükmünün niteliğine ve TBK hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Fesih ihbar süresine uyulmazsa tazminat istenebilir mi?
Şartları varsa ihbar süresine uyulmaması nedeniyle doğan zararlar talep edilebilir.
Sözleşmede fesih hakkı bulunması bütün tazminatları engeller mi?
Hayır. Fesih hakkının sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun kullanılıp kullanılmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Haksız fesih tazminatı için arabuluculuk zorunlu mu?
Konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin ticari tazminat talebinde dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir.
Haksız fesih davasında en önemli delil nedir?
Sözleşme ve fesih bildirimi temel belgelerdir. Zararın miktarı açısından mali kayıtlar, geçmiş performans, faturalar, banka hareketleri ve bilirkişi incelemesi de önemlidir.
Sonuç: Haksız Fesih Davasında Asıl Mesele Zararın Doğru Hesaplanmasıdır
Ticari sözleşmenin haksız şekilde feshedilmesi şirket açısından ciddi zararlar doğurabilir. Ancak dava bakımından yalnızca karşı tarafın haksız olduğunu göstermek yeterli değildir. Hangi zararın doğduğu, bu zararın ne kadar olduğu ve haksız fesihle zarar arasında nasıl bir bağlantı bulunduğu da ispatlanmalıdır.
Özellikle uzun vadeli distribütörlük, bayilik, franchise, tedarik ve hizmet sözleşmelerinde şirketlerin sözleşmenin devam edeceğine güvenerek önemli yatırımlar yapması mümkündür. Sözleşmenin süresinden önce hukuka aykırı biçimde sona erdirilmesi hâlinde boşa çıkan yatırımlar, stok zararları ve yoksun kalınan kâr milyonlarca liralık tazminat taleplerine dönüşebilir.
Bununla birlikte zarar hesabında şirketin fesih nedeniyle tasarruf ettiği giderler ve alternatif ticari faaliyetlerden elde ettiği gelirler de dikkate alınabilir. Bu nedenle yalnızca kalan sözleşme süresindeki toplam cironun tazminat olarak talep edilmesi çoğu durumda doğru hesaplama yöntemi değildir.
Haksız fesih bildirimi alındığında sözleşmenin fesih hükümleri, ihbar süresi, ileri sürülen fesih nedeni ve varsa ihlalin giderilmesi için verilmesi gereken süre hızlı şekilde incelenmelidir. Feshe karşı hukuki pozisyonun yazılı şekilde ortaya konulması ve delillerin korunması ileride açılabilecek tazminat davası açısından kritik olabilir.
Özellikle yüksek bedelli sözleşmelerde dava açılmadan önce fesih hukuka uygunluk analizi + zarar kalemlerinin belirlenmesi + mali zarar hesabı + delil dosyasının hazırlanması birlikte yürütülmelidir. Böylece yalnızca haksız fesih iddiası değil, talep edilen tazminatın ekonomik temeli de güçlü şekilde ortaya konulabilir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Ticari Sözleşmeler ve Haksız Fesih Davaları
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; ticari sözleşmelerin haksız feshi, müspet zarar ve yoksun kalınan kâr talepleri, cezai şart uyuşmazlıkları, distribütörlük, bayilik, franchise, tedarik ve hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan yüksek tutarlı ticari tazminat davalarında Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




