
Yapı Tatil Tutanağına İtiraz Nasıl Yapılır? (2026 Güncel Hukuki Rehber)
20 Temmuz 2026
Sit Alanına Ev Yapılabilir mi? Yapılaşma Şartları (2026 Güncel Rehber)
20 Temmuz 2026İmar Kirliliği Suçu Nedir? TCK 184 Cezası ve Savunma Yolları 2026
İmar kirliliğine neden olma suçu nedir? Ruhsatsız bina yapmanın cezası kaç yıldır? TCK 184 kapsamındaki suçun unsurları, fail, zamanaşımı, yapıyı ruhsata uygun hâle getirmenin sonuçları ve 2026 güncel uygulamaları.
İmar kirliliğine neden olma suçu, yapı ruhsatı alınmadan veya mevcut ruhsata aykırı biçimde bina yapılması ya da yaptırılması başta olmak üzere, imar düzenini bozan belirli eylemleri cezalandıran bir suçtur. Suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesinde “Çevreye Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir.
İmar mevzuatına aykırı her işlem otomatik olarak ceza sorumluluğu doğurmaz. Bir aykırılığın TCK m.184 kapsamında suç oluşturabilmesi için kanunda gösterilen maddi ve manevi unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Örneğin ruhsatsız veya ruhsata aykırı şekilde yapılan her imalat “bina” niteliğinde olmayabilir. Basit tadilatlar, sökülebilir eklentiler veya bina vasfı taşımayan uygulamalar bakımından ceza sorumluluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Bununla birlikte aynı fiil nedeniyle belediye tarafından yapı tatil tutanağı düzenlenmesi, mühürleme yapılması, imar para cezası uygulanması ve yıkım kararı alınması da mümkündür. Dolayısıyla ruhsatsız yapılaşma, aynı anda hem idari yaptırım hem de ceza soruşturması doğurabilir.
İmar Kirliliğine Neden Olma Suçunun Hukuki Dayanağı
İmar kirliliğine neden olma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesinde düzenlenmiştir.
TCK m.184/1’e göre, yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ya da yaptıran kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Düzenleme, şehirleşmenin planlı yürütülmesini, çevrenin korunmasını ve imar düzeninin bozulmasının önlenmesini amaçlamaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarında da maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapılmasını suç olarak düzenlediği belirtilmektedir.
İmar Kirliliği Suçunun Unsurları Nelerdir?
Bir kişinin imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılabilmesi için suçun kanuni unsurlarının oluşması gerekir.
Yapı Ruhsatı Alınmadan Bina Yapılması
Suçun en yaygın işleniş şekli, ruhsat alınması zorunlu olmasına rağmen yapı ruhsatı olmadan bina yapılması veya yaptırılmasıdır.
Örnek olarak;
- Ruhsatsız müstakil ev yapılması,
- Ruhsatsız apartman inşa edilmesi,
- Mevcut yapının üzerine kaçak kat çıkılması,
- Ruhsatsız iş yeri veya depo yapılması,
- Ruhsat alınmadan kalıcı nitelikte yapı oluşturulması
TCK m.184 kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak yapının bulunduğu alan, ruhsat gerektirip gerektirmediği ve yapılan imalatın bina niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenmelidir.
Ruhsata Aykırı Bina Yapılması
Yapı ruhsatı alınmış olsa bile inşaatın ruhsata veya onaylı projelere aykırı biçimde gerçekleştirilmesi suç oluşturabilir.
Uygulamada şu aykırılıklarla karşılaşılmaktadır:
- Ruhsatta gösterilenden fazla kat yapılması,
- Yapı alanının izinsiz büyütülmesi,
- Projede bulunmayan bağımsız bölüm oluşturulması,
- Ortak alanların kapatılarak yapıya dâhil edilmesi,
- Binanın konumunun veya boyutlarının projeden farklı yapılması,
- Ruhsata aykırı kalıcı eklenti inşa edilmesi.
Burada önemli olan, ruhsata aykırı imalatın bina niteliği taşıyan bir yapılaşma faaliyeti olmasıdır.
Fiilin “Bina” Niteliğindeki Bir Yapıya İlişkin Olması
TCK m.184’te her türlü “yapı” değil, özellikle bina yapılması veya yaptırılması cezalandırılmıştır.
Bir imalatın bina sayılıp sayılmayacağı değerlendirilirken genel olarak;
- Sabit ve kalıcı olup olmadığı,
- İnsanların içine girebilmesine elverişli bulunup bulunmadığı,
- Barınma, çalışma, üretim veya benzeri amaçlarla kullanılıp kullanılmadığı,
- Temel, duvar, çatı ve taşıyıcı sistem özellikleri,
- Kolaylıkla sökülüp taşınıp taşınamayacağı
incelenir.
Pergola, sundurma, duvar, açık teras, hafif ve sökülebilir eklenti gibi uygulamaların her somut olayda otomatik olarak bina kabul edilmesi mümkün değildir. Teknik bilirkişi incelemesi bu ayrımda belirleyici olabilir.
İmar Kirliliği Suçunun Cezası Nedir?
Yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı biçimde bina yapan ya da yaptıran kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.
Mahkeme cezanın belirlenmesinde;
- Yapının niteliğini,
- Ruhsata aykırılığın boyutunu,
- Failin kastını,
- Meydana gelen tehlikenin ağırlığını,
- Yapının çevre ve şehircilik düzenine etkisini,
- Failin yargılama sürecindeki davranışlarını
dikkate alabilir.
Somut koşullara göre cezanın ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya seçenek yaptırımlar gibi kurumların uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca değerlendirilir. Bunların hiçbiri kendiliğinden uygulanmaz.
İmar Kirliliği Suçunu Kim İşleyebilir?
TCK m.184/1’de hem binayı yapan hem de yaptıran kişi fail olarak düzenlenmiştir.
Bu kapsamda fail;
- Arsa veya yapı sahibi,
- İnşaatı fiilen gerçekleştiren kişi,
- Müteahhit,
- Ruhsatsız binanın yapılmasını organize eden kişi,
- İnşaatı finanse edip yöneten kişi
olabilir.
Tapuda malik görünen kişinin otomatik olarak cezalandırılması mümkün değildir. Malik hakkında mahkûmiyet kararı verilebilmesi için binayı yaptırdığına, fiile iştirak ettiğine veya suçun işlenmesinde sorumluluğu bulunduğuna ilişkin yeterli delil bulunmalıdır.
Taşınmazın maliki ile ruhsatsız yapıyı yapan kişinin farklı olması hâlinde, ceza sorumluluğu fiili gerçekleştiren veya gerçekleştirilmesini sağlayan kişi bakımından araştırılır.
Müteahhit İmar Kirliliği Suçundan Sorumlu Olur mu?
Ruhsatsız veya ruhsata aykırı binayı fiilen yapan müteahhit, koşulların bulunması hâlinde suçun faili olabilir.
Müteahhidin;
- Ruhsat bulunmadığını bilip bilmediği,
- Onaylı projeye vakıf olup olmadığı,
- Aykırı imalatı kimin talimatıyla yaptığı,
- İnşaat üzerindeki fiili hâkimiyeti,
- Yapı sahibiyle arasındaki sözleşme,
- Şantiye ve yapı denetim kayıtları
incelenir.
“Yapı sahibinin talimatını yerine getirdim” şeklindeki savunma, her durumda ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Elektrik, Su veya Telefon Bağlanmasına İzin Verilmesi
TCK m.184 yalnızca ruhsatsız bina yapan veya yaptıran kişiyi düzenlememektedir.
Yapı ruhsatı alınmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına izin veren kişi de kanunda belirtilen şartlar altında cezai sorumlulukla karşılaşabilir.
Bununla birlikte kanunda geçici abonelik hakkı tanınan bazı yapılar bakımından özel istisnalar bulunmaktadır. Bu nedenle elektrik veya su aboneliğinin bulunması, tek başına suçun oluştuğunu ya da yapının hukuka uygun hâle geldiğini göstermez.
Yapı Kullanma İzni Olmayan Binada Sanayi Faaliyetine İzin Verilmesi
Yapı kullanma izin belgesi bulunmayan binalarda herhangi bir sınai faaliyetin yürütülmesine izin veren kişi hakkında da TCK m.184 kapsamında ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu fiil bakımından kanunda iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Burada;
- Binada yapı kullanma izin belgesi bulunup bulunmadığı,
- Yürütülen faaliyetin sınai faaliyet niteliği taşıyıp taşımadığı,
- İzin verme yetkisinin kimde olduğu,
- Sanayi faaliyetinin gerçekten yürütülüp yürütülmediği
araştırılmalıdır.
Her ticari faaliyetin sınai faaliyet kabul edilmesi mümkün değildir.
Suç Türkiye’nin Her Yerinde İşlenebilir mi?
TCK m.184’te yer alan ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapma ve yaptırmaya ilişkin hükümler, kural olarak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.
Bu nedenle yapının bulunduğu alanın;
- Belediye sınırları içinde olup olmadığı,
- Köy yerleşik alanında bulunup bulunmadığı,
- Özel çevre koruma bölgesi, sit alanı veya kıyı alanı olup olmadığı,
- Özel bir imar düzenlemesine tabi tutulup tutulmadığı
belirlenmelidir.
Yalnızca taşınmazın tapu kaydına bakılması yeterli olmayabilir. Suç tarihindeki idari sınırlar ve planlama statüsü araştırılmalıdır.
İmar Kirliliği Suçu Kasten mi İşlenir?
İmar kirliliğine neden olma suçu kasten işlenebilen bir suçtur.
Failin;
- Yapı ruhsatı bulunmadığını,
- Yapılan imalatın ruhsata aykırı olduğunu,
- Buna rağmen bina yapıldığını veya yaptırıldığını
bilmesi ve istemesi gerekir.
Taksirle, yani yalnızca dikkatsizlik veya özensizlik sonucu bu suçun işlenmesi mümkün değildir. Bununla birlikte “ruhsat gerektiğini bilmiyordum” savunması tek başına her olayda ceza sorumluluğunu kaldırmaz. Hatanın kaçınılmaz olup olmadığı ve failin bilgi düzeyi somut olay üzerinden değerlendirilir.
Ruhsata Aykırı Her Tadilat Suç Oluşturur mu?
Hayır.
Ruhsata veya projeye aykırı her değişiklik otomatik olarak imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturmaz. İmalatın bina niteliğinde olması veya mevcut binanın alanını, hacmini ve fiziksel niteliğini suç kapsamında değerlendirilebilecek ölçüde değiştirmesi gerekir.
Örneğin;
- İç bölme duvarlarının değiştirilmesi,
- Kapı veya pencere yerinin değiştirilmesi,
- Basit onarım yapılması,
- Sökülebilir bir sistem kurulması,
- Boya veya kaplama yenilenmesi
her durumda TCK m.184 kapsamında suç oluşturmaz. Ancak bu işlemler idari açıdan ruhsata tabi olabilir ve belediye yaptırımı doğurabilir.
Ceza sorumluluğu ile imar mevzuatından kaynaklanan idari sorumluluk birbirinden ayrılmalıdır.
Balkon Kapatmak İmar Kirliliği Suçu mudur?
Balkon kapatma işleminin suç oluşturup oluşturmadığı, yapılan uygulamanın teknik özelliklerine bağlıdır.
Cam balkon gibi kolayca sökülebilen ve binanın taşıyıcı sistemine müdahale etmeyen uygulamalar ile balkonun duvar örülerek kalıcı biçimde odaya dönüştürülmesi aynı şekilde değerlendirilmez.
Aşağıdaki hususlar önemlidir:
- Kullanılan malzeme,
- İmalatın kalıcılığı,
- Yeni kapalı alan oluşturulup oluşturulmadığı,
- Binanın dış cephesinin değiştirilmesi,
- Taşıyıcı sisteme müdahale edilip edilmediği,
- İmalatın ruhsat veya tadilat ruhsatı gerektirip gerektirmediği.
Teknik inceleme yapılmadan yalnızca “balkon kapatılmıştır” gerekçesiyle cezai sonuca ulaşılması isabetli olmayabilir.
Kaçak Kat Çıkmak Suç mudur?
Mevcut ruhsatlı binanın üzerine ruhsatta bulunmayan yeni bir kat yapılması, uygulamada imar kirliliğine neden olma suçunun en açık örneklerinden biridir.
Kaçak kat;
- Ruhsat dışı yeni kapalı alan oluşturur,
- Binanın hacmini ve kullanım alanını artırır,
- Statik güvenliği etkileyebilir,
- İmar planındaki kat sınırını ihlal edebilir.
Bu nedenle kaçak katı yapan ve yaptıran kişilerin hem cezai hem de idari sorumluluğu doğabilir.
Yapı Tatil Tutanağı Ceza Davası İçin Yeterli midir?
Yapı tatil tutanağı önemli bir delildir; ancak tek başına her durumda mahkûmiyet için yeterli kabul edilmemelidir.
Ceza soruşturmasında ve kovuşturmasında ayrıca;
- Yapının bina niteliğinde olup olmadığı,
- Ruhsat veya onaylı proje bulunup bulunmadığı,
- Aykırı imalatın ne zaman yapıldığı,
- İmalatı kimin yaptığı veya yaptırdığı,
- Yapının bulunduğu alanın suç kapsamına girip girmediği,
- Failin kastının bulunup bulunmadığı
araştırılmalıdır.
Yapı tatil tutanağında yalnızca taşınmaz malikinin adının yazması, kişinin binayı yaptırdığını kesin olarak kanıtlamaz.
İmar Para Cezası ile Ceza Davası Aynı Şey midir?
Hayır.
Belediye tarafından 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında verilen imar para cezası, idari yaptırımdır. TCK m.184 kapsamında yürütülen soruşturma ve açılan kamu davası ise cezai sorumluluğa ilişkindir.
Aynı yapı nedeniyle;
- Yapı tatil tutanağı düzenlenebilir,
- İnşaat mühürlenebilir,
- İmar para cezası verilebilir,
- Yıkım kararı alınabilir,
- Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir,
- Asliye ceza mahkemesinde kamu davası açılabilir.
Bu işlemlerin hukuki dayanakları ve itiraz yolları farklıdır. İmar para cezasının iptal edilmesi ceza davasını kendiliğinden sona erdirmeyebileceği gibi, beraat kararı da yıkım kararını otomatik olarak ortadan kaldırmayabilir.
Yapıyı Ruhsata Uygun Hâle Getirmek Davayı Düşürür mü?
TCK m.184/5, imar kirliliğine neden olma suçu bakımından özel bir düzenleme içermektedir.
Ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yapılan ya da yaptırılan binanın;
- İmar planına uygun hâle getirilmesi,
- Ruhsata bağlanması veya ruhsata uygun duruma dönüştürülmesi
hâlinde belirli koşullarla kamu davası açılmaması, açılmış davanın düşmesi veya mahkûmiyetin sonuçlarının ortadan kaldırılması gündeme gelebilir.
Yargıtay kararlarında, ruhsatsız durumdaki yapının imar planına ve ruhsata uygun hâle getirilip getirilmediğinin araştırılmasının önem taşıdığı görülmektedir.
Ancak yalnızca belediyeye başvuru yapılması, para cezasının ödenmesi veya yapının kullanılmaması yeterli değildir. Yapının hukuken ve fiilen mevzuata uygun duruma getirilmesi gerekir.
Yapının Yıkılması Ceza Sorumluluğunu Ortadan Kaldırır mı?
Ruhsatsız veya ruhsata aykırı kısmın tamamen yıkılması ve yapının imar planına uygun hâle getirilmesi, TCK m.184/5 kapsamında değerlendirilerek kamu davasının düşmesi sonucunu doğurabilir.
Bunun için genellikle;
- Yıkımın gerçekten tamamlanması,
- Aykırılığın tümüyle ortadan kaldırılması,
- Belediyeden güncel durumun sorulması,
- Yerinde keşif veya teknik inceleme yapılması
gerekir.
Kısmi ve göstermelik müdahaleler yeterli olmayabilir.
Yapı Kayıt Belgesi Suçu Ortadan Kaldırır mı?
Yapı Kayıt Belgesi’nin ceza davasına etkisi, belgenin geçerliliğine, kapsadığı imalata ve yapının hukuki statüsüne göre değerlendirilir.
Belgenin;
- Gerçeğe uygun beyana dayanıp dayanmadığı,
- Suça konu imalatı kapsayıp kapsamadığı,
- Sonradan iptal edilip edilmediği,
- Yapının özel kanunla korunan bir alanda bulunup bulunmadığı
araştırılmalıdır.
Yapı Kayıt Belgesi’nin varlığı her olayda otomatik olarak beraat veya düşme kararı verilmesini sağlamaz.
Suç Ne Zaman Tamamlanır?
İmar kirliliğine neden olma suçunun tamamlanma zamanı, suçun işlendiği tarihin ve zamanaşımının belirlenmesi bakımından önemlidir.
Ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşa faaliyetinin devam ettiği durumlarda suçun hukuki niteliği, inşaatın hangi aşamada olduğu ve aykırı imalatın ne zaman tamamlandığı teknik delillerle araştırılabilir.
Şu belgeler kullanılabilir:
- Uydu ve hava fotoğrafları,
- Belediye denetim tutanakları,
- Elektrik ve su aboneliği kayıtları,
- Tapu ve vergi belgeleri,
- Tanık anlatımları,
- Yapı tatil tutanağı,
- Bilirkişi raporları,
- Tarihli fotoğraf ve videolar.
Özellikle yapının 12 Ekim 2004 tarihinden önce mi sonra mı yapıldığı, TCK’nın zaman bakımından uygulanması açısından önem taşıyabilir.
İmar Kirliliği Suçunda Zamanaşımı
TCK m.184/1’de öngörülen cezanın üst sınırı beş yıl olduğundan, dava zamanaşımı genel olarak TCK’nın zamanaşımı hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Ancak zamanaşımının başlangıcı;
- İnşaatın yapıldığı tarih,
- Aykırı imalatın tamamlandığı tarih,
- İnşai faaliyetin devam edip etmediği,
- Zamanaşımını kesen işlemler
dikkate alınarak belirlenir.
Bu nedenle yalnızca yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihe bakılarak zamanaşımı hesabı yapılması her olayda doğru olmayabilir.
Şikâyet Gerekli midir?
İmar kirliliğine neden olma suçu şikâyete tabi değildir.
Savcılık;
- Belediye bildirimi,
- Vatandaş ihbarı,
- Kolluk tespiti,
- Başka bir soruşturma sırasında öğrenme
üzerine kendiliğinden soruşturma başlatabilir.
Şikâyetten vazgeçilmesi kamu davasını sona erdirmez.
Uzlaştırma veya Arabuluculuk Uygulanır mı?
İmar kirliliğine neden olma suçu, mağduru belirli bir kişi olan klasik suçlardan farklı olarak kamusal imar ve çevre düzenini korumaktadır. Bu nedenle ceza uyuşmazlığı bakımından uzlaştırma veya özel hukuk arabuluculuğu yoluyla dosyanın kapatılması mümkün değildir.
Buna karşılık yapının mevzuata uygun hâle getirilmesi, TCK m.184/5’teki özel düzenleme kapsamında ceza davasının sonucunu etkileyebilir.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
İmar kirliliğine neden olma suçuna ilişkin davalarda görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir.
Yetkili mahkeme ise genel olarak suçun işlendiği, başka bir ifadeyle ruhsatsız veya ruhsata aykırı binanın bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Savcılık Soruşturmasında Hangi Deliller Toplanır?
Cumhuriyet savcılığı tarafından;
- Yapı ruhsatı ve ekleri,
- Onaylı mimari proje,
- Tadilat ruhsatları,
- Yapı tatil tutanağı,
- Encümen kararları,
- Tapu kayıtları,
- Belediye imar dosyası,
- Yapı denetim belgeleri,
- Fotoğraflar,
- Şüpheli ve tanık ifadeleri
toplanabilir.
Gerekli görülürse mimar, inşaat mühendisi veya şehir plancısından bilirkişi raporu alınabilir.
İmar Kirliliği Suçunda Savunma Nasıl Yapılır?
Her dosyada savunma, somut olayın özelliklerine göre hazırlanmalıdır. Uygulamada öne çıkan savunma konuları şunlardır:
- İmalatın bina niteliğinde olmaması,
- Yapının ruhsat veya ruhsat eki projeye uygun olması,
- Sanığın binayı yapan veya yaptıran kişi olmaması,
- Yapının suç tarihinden önce tamamlanmış olması,
- Failin kastının bulunmaması,
- Yapının belediye sınırları veya özel imar rejimi dışında kalması,
- Aykırılığın sonradan tamamen giderilmesi,
- Yapının geçerli biçimde ruhsata bağlanması,
- Teknik tespitlerin çelişkili veya yetersiz olması,
- Zamanaşımının dolmuş olması.
Yalnızca tapu malikliği üzerinden cezai sorumluluk kurulmasına itiraz edilmesi ve fiili failin araştırılması önemlidir.
İmar Kirliliği Suçunda Beraat Sebepleri
Aşağıdaki durumlarda beraat kararı gündeme gelebilir:
- Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina bulunmaması,
- İmalatın bina niteliği taşımaması,
- Sanığın yapıyı yaptığı veya yaptırdığının kanıtlanamaması,
- Suçun manevi unsurunun oluşmaması,
- Yapının suç kapsamına giren alanda bulunmaması,
- Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmaması,
- Fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması.
Buna karşılık yapının sonradan ruhsata uygun hâle getirilmesi çoğu durumda beraatten ziyade TCK m.184/5 kapsamında düşme sonucunu gündeme getirir.
2026 Güncel Değerlendirme
2026 yılı itibarıyla imar kirliliğine neden olma suçunda en önemli tartışmalar; aykırı imalatın bina niteliği taşıyıp taşımadığı, suç tarihinin belirlenmesi, yapıyı fiilen kimin yaptığı veya yaptırdığı ve yapının sonradan mevzuata uygun hâle getirilip getirilmediği üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Ceza mahkemesinin yalnızca yapı tatil tutanağına dayanarak karar vermesi yerine;
- Belediye imar dosyasını incelemesi,
- Ruhsat ve projeleri karşılaştırması,
- Gerekirse keşif yapması,
- Teknik bilirkişi raporu alması,
- Yapının yapım tarihini araştırması,
- Sanığın fiille bağlantısını somut delillerle belirlemesi
gerekir.
Özellikle Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi yoğun yapılaşmanın bulunduğu şehirlerde kaçak kat, çatı katı, ruhsatsız eklenti ve proje dışı bağımsız bölüm nedeniyle hem idari hem de cezai süreçler yürütülebilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, imar kirliliğine neden olma suçu, yapı tatil tutanakları, mühür bozma iddiaları, imar para cezaları, yıkım kararları ve ruhsat uyuşmazlıkları konusunda ceza ve idare hukuku boyutlarını birlikte değerlendirerek hukuki destek sunmaktadır. Dosyalar, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından somut olayın teknik ve hukuki özellikleri dikkate alınarak incelenmektedir.
Resmî Kurumlara Dış Bağlantı Önerileri
İçerikte aşağıdaki resmî kaynaklara dış bağlantı verilmesi önerilir:
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 3194 sayılı İmar Kanunu
- Yargıtay Karar Arama Sistemi
- Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
- UYAP Vatandaş Portalı
- Resmî Gazete
İmar kirliliğine neden olma suçu nedir?
Yapı ruhsatı alınmadan veya mevcut ruhsata aykırı biçimde bina yapılması ya da yaptırılması başta olmak üzere, TCK m.184’te gösterilen imar düzenine aykırı fiillerdir.
Ruhsatsız ev yapmanın cezası kaç yıldır?
Yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı bina yapan ya da yaptıran kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Ruhsata aykırı her tadilat suç mudur?
Hayır. İmalatın bina niteliğinde olup olmadığı, yapının alan ve hacmini değiştirip değiştirmediği ve ruhsat gerektirip gerektirmediği teknik olarak değerlendirilmelidir.
Tapu sahibi otomatik olarak cezalandırılır mı?
Hayır. Taşınmaz malikinin binayı yaptığı, yaptırdığı veya suça iştirak ettiği somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Yapı sonradan ruhsata bağlanırsa ne olur?
Yapının imar planına ve ruhsata uygun hâle getirilmesi durumunda TCK m.184/5 kapsamında kamu davasının açılmaması, açılmış davanın düşmesi veya mahkûmiyetin sonuçlarının ortadan kaldırılması gündeme gelebilir.
Kaçak yapı yıkılırsa ceza davası düşer mi?
Aykırılığın tamamen giderilmesi ve yapının imar planına uygun hâle getirilmesi durumunda düşme kararı verilebilir. Yapının güncel durumu belediyeden ve gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle doğrulanmalıdır.
İmar para cezasının ödenmesi ceza davasını kapatır mı?
Hayır. İmar para cezası idari yaptırım, TCK m.184 kapsamındaki dava ise ceza yargılamasıdır. Para cezasının ödenmesi kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.
İmar kirliliği suçu şikâyete tabi midir?
Hayır. Savcılık suçu öğrendiğinde resen soruşturma yapabilir.
İmar kirliliği suçunda hangi mahkeme görevlidir?
Kural olarak suçun işlendiği yerdeki asliye ceza mahkemesi görevlidir.
Yapı tatil tutanağına dava açılması ceza davasını durdurur mu?
Kendiliğinden durdurmaz. Ancak idari işlemin hukuka uygunluğu ve idari yargıda verilen karar, ceza dosyasındaki değerlendirmeyi etkileyebilir.
İmar Kirliliği Suçunda Hukuki Destek
İmar kirliliğine neden olma suçuna ilişkin dosyalar yalnızca ceza hukukuna göre değerlendirilemez. Yapı ruhsatı, onaylı mimari proje, belediye imar dosyası, yapı tatil tutanağı, imalatın bina niteliği ve yapının sonradan mevzuata uygun hâle getirilip getirilmediği birlikte incelenmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde imar kirliliğine neden olma suçu, ruhsatsız yapı, kaçak kat, yapı tatil tutanağı, imar para cezası, yıkım kararı ve idari yargı süreçlerinde hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır. Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından yürütülen süreçlerde teknik belgelerin, ceza dosyasının ve belediye işlemlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




